Tam sürüm için tıklayın. [Hata Bildir]

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, "Bu ayağın sivil ayağı vardır, içeride sivil ayağı vardır, dışarıda sivil ayağı vardır, yargı ayağı vardır, emniyet ayağı vardır, bunlar çıkartılıyor.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (2)
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, "Bu ayağın sivil ayağı vardır, içeride sivil ayağı vardır, dışarıda sivil ayağı vardır, yargı ayağı vardır, emniyet ayağı vardır, bunlar çıkartılıyor. Siyaset ayağı da vardır, olmaması mümkün mü? Türkiye'de hangi darbede siyaset ayağı yoktu? Dolayısıyla bu kadar kendilerince hazırlanılmış, Cumhurbaşkanımızı öldürmek üzerine, öyle başlayacağı varsayılan bir darbenin mutlaka başka ayakları da vardır. Bunların hepsinin çıkartılması lazım." dedi.

Kurtulmuş, TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kuvvet komutanlıklarıyla ilgili NATO yapısında olduğu gibi tek kuvvet altında, gücü aynı anda kullanan bir yapının mı amaçlandığının sorulması üzerine Kurtulmuş, bunların hepsinin çalışılacağını, ihtiyacın ne olduğunu bildiklerini söyledi.

Kurtulmuş, "Bir daha Türkiye'de hiçbir kimse aklının ucundan dahi darbe yapmayı geçiremeyecek kadar kuvvetli, demokratik bir yapının Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde de olması lazım. Bunu yaparken de şunu açıkça ifade edeyim, buradaki amaç Türk Silahlı Kuvvetlerimizin itibarını zedelemek, geri plana itmek değildir, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni olması gereken yere çekmektir. Yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazifesi Türkiye siyasetine belli aralıklarla müdahale etmek değil, müdahale edecek birtakım zeminlere müsaade etmek değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazifesi vatan savunması olmalıdır." diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, bir başka soru üzerine, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığına tam olarak bağlanacağını, diğer konularla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Askeri liselerin kapatılmasına ilişkin bir soruya ise Kurtulmuş, bu konuyla ilgili de çok ciddi çalışmalar yapıldığını ifade etti.

Siyasi alanda darbeleri önlemenin yolunun demokratikleşme olduğunu ifade eden Kurtulmuş, devletin ele geçirilecek değil, hizmet edilecek bir yer olduğu anlayışıyla devletin bütün kadrolarının, birimlerinin, her tarafının millete açılmasının önemine vurgu yaptı.

- "Aklınıza gelen her birimin içerisinde varlar"

TSK'nın içerisinde irticayla mücadele programları uygulandığını, ailesinde dindar insanların bulunduğu kişilerin TSK'ya alınmadığını, 28 Şubat sonrasında da muhafazakar insanların devlet kadrolarından çıkarıldığını anımsatan Kurtulmuş, "Böyle bir ortamda birisi çıkıp gelip kulağınıza 'ya kardeş bunlar seni almıyorlar ama ben alırım, gel benim örgütüme katıl' derse bu insanlara illegal birtakım paralel yapıların üyesi olmak, onun içine katılmak imkanı verirsiniz. Onun için diyoruz ki yargıda aynı şeyi yapmış bu adamlar, üniversitede aynı şeyi yapmış, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet kuvvetleri içinde yapmış, aklınıza gelen her birimin içerisinde varlar." değerlendirmesinde bulundu.

- "Üç temel ilkemiz olacak, ehliyet, liyakat ve millete sadakat"

Yapının özellikle 28 Şubat'tan sonraki süreçte güçlendiğine dikkati çeken Kurtulmuş, yükseltme ve belli makamlara getirme vaadiyle taraftar toplandığına işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunu önlemenin yoluysa sistemin demokratikleşmesidir. Üç tane temel ilkemiz olacak, ehliyet, liyakat ve millete sadakat. Kim bu kriterleri karşılıyorsa hangi toplumsal gruptan olursa olsun, ister Alevi ister Sünni ister Türk ister Kürt ister sosyal demokrat ister milliyetçi ister muhafazakar ne olursa olsun ama ehliyeti olsun ama liyakati olsun ve millete sadakati olsun. Sadakati örgütlere değil, sadakati güç sahiplerine değil, sadakati birtakım paralel çevrelere değil, sadakati bizatihi millete, vatana olsun. Bu şekilde biz devlet sistemini herkese açabilirsek, siyasal sistemimizi de reforme etmiş oluruz."

Kurtulmuş, yarın gerçekleştirilecek Yüksek Askeri Şura toplantısına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, şurayı insanların ordudan atıldığı bir toplantı şeklinde düşünmemek gerektiğini söyledi.

Darbe girişimiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok ağır bir darbe aldığını belirten Kurtulmuş, "Şimdi süratle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin milletin ordusu haline gelmesi lazım. Onun için Yüksek Askeri Şura'nın öne çekilmesi önemli bir adımdır. Bekleyecek bir günümüz, bir saatimiz dahi yok. Öncelikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinden bu adamların temizlenmesi ama temizlenmek için Yüksek Askeri Şura toplantısına da gerek yok. Biliyorsunuz çıkarılan kanun hükmünde kararname kapsamında zaten ilgili komutanın teklifi ve Milli Savunma Bakanının imzasıyla ordudan, bu örgütle intisaplı, irtibatlı olan herkesin çıkarılması söz konusudur. Bu zaten olağanüstü hal kapsamında olacak bir şeydir. Yani bir daha YAŞ'ı beklemeye gerek yok. Yarınki YAŞ'ta yeni bir şey ortaya çıkacak, ordunun dizaynı çıkacak." diye konuştu.

Darbe girişimi sonrası çok sayıda üst düzey askeri yetkilinin tutuklandığına işaret eden Kurtulmuş, "Ortada çok sayıda insanın irtibat içerisinde olduğu söylenen bir darbe teşebbüsü var. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin birçok makamına muhtemel olarak atanabilecek olan isimlerin devre dışı kaldığı bir Yüksek Askeri Şura söz konusu." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan nezaretinde konuyla ilgili çalışmaların yapıldığını, bugün de Erdoğan'ın davetiyle Başbakan Binali Yıldırım ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın bir araya geldiğini bildiren Kurtulmuş, "Yarın da tek günlük bir çalışmayla olgunlaştırılmış olan bu çalışmanın son rötuşları yapılacak. Burada üç şey yapılacak, kimler emekli edilecek, kimlerin 1 yıl daha beklemelerine karar verilecek ve kimler terfi edecek. Dolayısıyla Yüksek Askeri Şura çok olağanüstü bir dönemde toplanıyor ama ordudan ayıklanma kanun hükmünde kararnameler gereği yapıldığı için Yüksek Askeri Şura bir anlamda üzerinde çok titiz çalışılmış olan bu tayin ve terfilerle ilgili bir süreç oluşacak ve ayrıca ordunun yeniden organizasyonuyla ilgili birtakım konuların da yarınki Yüksek Askeri Şura'da gündeme gelmesi bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Kara kaplı defterin kapağı açıldı"

FETÖ darbe girişiminin sivil ayağına ilişkin bir soru üzerine ise Kurtulmuş, kendisine 15 Temmuz'da bu soru sorulduğunda "Bundan sonra kara kaplı defterin kapağı açıldı" dediğini anlattı.

Kurtulmuş, "Çok şükür millet vaziyet etti, emniyet kuvvetlerimizin, bütün birimlerimizin fedakar gayretiyle çok şükür bu iş söndürüldü, bu iş bastırıldı ama kara kaplı defter de açıldı. Her ifadede, her sanığın ifadesinde hatta her tanığın ifadesinde yeni birtakım bilgiler ortaya çıkıyor. İnanın ki her gün onlarca farklı şeyler öğreniyoruz, biz de yeni yeni öğreniyoruz ve bu çok derin bir şey gördüklerimiz, duyduklarımız zannediyorum aysbergin sadece görünen yüzüdür. Bunun altında çok daha görünmeyen tarafların olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı.

"Adliyenin çok titiz bir şekilde çalışması lazım"

Bundan sonraki dönemde siyasetin konuşacağı bir meselenin kalmadığını dile getiren Kurtulmuş, "Güvenlik birimlerimiz bu eşkıyaları, bu eşkıyalarla intisaplı, irtibatlı olanları ortaya koydu, çıkardı. Şimdi adliyenin çok titiz bir şekilde çalışması lazım. Mesela, Akıncılar Üssü'ndeki ordunun imamı olduğu söylenen kişi nasıl serbest bırakılır? Böyle bir şeye nasıl inanılır? HSYK gerekli incelemeleri yapıyor. Böylesine vahim bir darbe teşebbüsü, ben buna darbe teşebbüsü de değil, Türkiye'yi işgale hazırlanma teşebbüsünün içerisinde olduğu söylenen bir sivil, siz hayatınızda bir gece gidip bir karargahta kaldınız mı? Ben de kalmadım. Ne işi var orada onun? Buna benzer bir sürü nokta var, bunların hepsi ortaya çıkar." dedi.

"Bundan sonra yargının işidir." ifadesini kullanan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ayağın sivil ayağı vardır, içeride sivil ayağı vardır, dışarıda sivil ayağı vardır, yargı ayağı vardır, emniyet ayağı vardır, bunlar çıkartılıyor. Siyaset ayağı da vardır, olmaması mümkün mü? Türkiye'de hangi darbede siyaset ayağı yoktu? Dolayısıyla bu kadar kendilerince hazırlanılmış, Cumhurbaşkanımızı öldürmek üzerine, öyle başlayacağı varsayılan bir darbenin mutlaka başka ayakları da vardır. Bunların hepsinin çıkartılması lazım. Bu sefer çok şükür şöyle bir avantajımız oldu. İlk andan itibaren medyanın çok sağlam durması, siyasetin bütünüyle sağlam durması. Yani Meclis'teki diğer partilerin de sağlam durması bu anlamda darbecilere prim verebilecek siyasetçi havuzunu çok çok daraltmış olabilir. Ben hiçbir şeyi bilerek ve hiç kimseyi kastederek de söylemiyorum."

(Sürecek)
27 Temmuz 2016 Çarşamba 19:36
Tam sürüm için tıklayın. [Hata Bildir]