18. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali'

18. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, birçok farklı ülkeden grupların gösterisini ağırlayacak.

KAAN BURAK ŞEN - 18. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, birçok farklı ülkeden grupların gösterisini ağırlayacak.

Konferans, atölye çalışmaları ve film gösterimlerinin de gerçekleştirileceği festivale ilişkin AA muhabirine açıklama yapan İstanbul Karagöz Kukla Vakfı Başkanı Cengiz Özek, kuklanın çok naif bir sanat olduğunu dile getirdi.

Kuklanın tarihinin çok eskiye dayandığını belirten Özek, "İnsanlığın ilk başladığı günlerde belki kukla bilinci yoktu ama kullandığı objeyi başka bir formda kullanmak istediği için bir anlamda obje tiyatrosu yapıyorlardı. Mevcut bir objeyi başka bir maksatla kullanmaya başladığımız anda, aslında kuklalaşmaya başlıyor. Adını bilmeden bir tür kuklacılık yapmaya başladılar. İnsan, ateşle tanıştıktan sonra, gölgeyle de tanıştı. Belki yaşadığı mağara içinde kendi gölgesinden korktu, ürktü ama bir tür tiyatro başladı" diye konuştu. 

Memlüklülerin, Türk gölge oyununun temelini attığını kaydeden Özek, dönemin edebi eserlerinde bunun görülebileceğini ifade etti.

Cengiz Özek, 1517'de İbn-i İlyas'ın, Yavuz'un seferini aktardığı "Arap Tarihi" adlı kitabında, Türk gölge oyununun temelini anlattığının altını çizerek, "Kitap, Yavuz Sultan Selim'in gölge oyunlarını beğenerek izlediğini, Memlük Sultanı Tomanbay asılırken, ipin kopması sonucu ikinci kez asılışını bir Memlük gölge oyunu sanatçısının gösterdiğini, oyundan çok etkilenen Yavuz'un sanatçıyı oğlunun da izlemesi için İstanbul'a götürdüğünü aktarıyor" dedi.

Karagöz oyununun İstanbul'daki paşaların Balkanlar'a tayin edilmesinin ardından Balkanlar'a taşındığına dikkati çeken Özek, buradan da Avrupa, Kuzey Afrika ve Arap coğrafyasına yayıldığını vurguladı.

"Kuklanın bir aktör kimliği vardır"

Cengiz Özek, kuklanın göstergebilimin bir aktörü olarak tanımlanabileceğini belirterek, "Kuklanın bir aktör kimliği vardır. Mesajını sadece sözle değil görsel olarak da verebilen bir aktördür" dedi.

Osmanlı'nın son döneminde başlayan, Cumhuriyet döneminde de büyük hızla devam eden batıya hayranlığın geleneksel sanatları azalttığını öne süren Özek, bu nedenle seyircinin de yavaş yavaş yok olduğunu kaydetti.

Cengiz Özek, maceracı ve keşfedici dürtüleri olan seyircilerin kuklaya ilgi gösterdiğine işaret ederek, "Kukla, çocuğun pedagojik eğitiminde de önemli bir yere sahip. Tabii ki düzgün prodüksiyonlar seçilerek bu yapılmalı. Özellikle çocuğa birşey öğretmekte araç olarak, kukla kullanılabilir. Bizde bu algı çok gelişmemiş ama festivaller de bu işe yarıyor zaten" diye konuştu.

Kuklanın çok renkli ve söylemek istediğini çok net ileten bir sanat olduğunu ve kukla festivalinin oldukça önemli olduğunu söyleyen Özek, şunları aktardı:

"Festivaller, bu sanatların yeniden algılanması, yeni kişilerin yetişmesi ve kültürlerarası diyaloğun oluşması için oldukça önemli araçlardır. Biz de Türkiye'nin ilk kukla festivaliyiz. Hem Türk Karagözü'nü yeniden algılatmak, dünya kukla sanatçılarıyla buluşturmak, hem de kültürlerarası bir diyalog başlatabilmek istiyoruz."

Cengiz Özek, festivale başladıklarında sayıca çok az olan Karagöz sanatçısının giderek arttığına vurgu yaptı.

" Geniş bir coğrafyadan eserler seçildi"

Repertuvarı hazırlarken geniş bir coğrafyadan eserler seçmeye gayret ettiklerini aktaran Özek, şu bilgileri verdi:

"Hem geleneksel formda hem de modern nitelikte kukla oyunlarını getiriyoruz. Bütün sahne plastiğini kendine alan olarak tercih eden kukla prodüksiyonlarını getirmeyi hedefliyoruz. Nitekim bu yıl Tayvan'dan çok geleneksel bir formda ev kuklası getirirken, aynı zamanda modern bir Tayvan kuklasını da getirmeyi ilke edindik."

Vakıf olarak en büyük düşlerinin, Karagöz'ün hak ettiği değeri Türk halkının algılaması olduğunu söyleyerek, "Daha modern kimlikte, günümüz sorunlarını kendine ilke edinmiş bir Karagöz'den bahsediyorum. Bu Karagöz'ün müzesini oluşturmak istiyoruz. İki yıl içinde dev bir kukla atölye oluşturup, Karagözleri sergilemek, atölye içerisinde oyunlar yapmak, seyirci oluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Festival 25 Ekim'e kadar devam edecek

Fransa, Hollanda, Hong Kong, İspanya, İtalya, Kore, Romanya, Rusya, Şili ve Tayvan'dan katılımcıların yer aldığı festival, Fransız Kültür Merkezi, Hollanda Başkonsolosluğu, Akbank Sanat, Küçük Salon, Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık Evi, Forum İstanbul, Marmara Forum, Torium AVM, Mall of İstanbul, Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Kültür Merkezi, Sahne Pulcherie gibi mekanlarda kukla severlerle buluşacak.

Festival kapsamında bugün Hollanda, Rusya ve İtalya ekipleri gösteri sunarken, yarın Akbank Sanat'ta Kore, Fransız Kültür Merkezi'nde ise Fransız ekibi gösteri sergileyecek. 

Festival, 25 Ekim'de sona erecek.

Kaynak: AA

14 Ekim 2015 Çarşamba 10:43

Yavuz Sultan Selim, Hollanda, Tayvan, İstanbul, Kültür Sanat