2,2 Milyon Kadın Çiftçi, Tarımın Belkemiği'

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda çalışan 2,2 milyonu aşkın kadının, ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretimin de merkezinde yer aldığını belirterek, 'Günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçiler, tarımın da belkemiğidir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda çalışan 2,2 milyonu aşkın kadının, ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretimin de merkezinde yer aldığını belirterek, "Günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçiler, tarımın da belkemiğidir. Tarımsal üretimin yarıdan fazlasını kadınlar gerçekleştiriyor." ifadesini kullandı.
Bayraktar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, çalışma hayatının her alanında bulunan kadınların tarımda da çok önemli roller üstlendiğine işaret ederek, sektördeki 5 milyon 53 bin kişiden 2 milyon 242 binini kadınların oluşturduğunu bildirdi.
Kadınların, ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretimin de merkezinde yer aldığını belirten Bayraktar, günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçilerin, tarımın da belkemiği olduğunu, bu alandaki üretimin yarıdan fazlasını kadınların gerçekleştirdiğini ifade etti.
Bayraktar, tarımda çalışan kadınların yüzde 81,6'sının ücretsiz aile işçisi, yüzde 8,1'inin ücretli-yevmiyeli, yüzde 10,2'sinin kendi hesabına çalışanlardan oluştuğuna, sadece 2 bininin ise işveren konumunda bulunduğuna dikkati çekti.
Tarımda sosyal güvenlik açısından kayıt dışılığın da yüzde 94,2 ile çok yüksek olduğunun altını çizen Bayraktar, kadınların, sigortalı olmak yerine, primleri ödemekte güçlük çektikleri için eşleri üzerinden sağlık hizmeti aldıklarını bildirdi.
Kırsal kesimde kadının iş gücüne katılım oranı yüksek olsa da tarım istihdamındaki azalmanın, kadın istihdamının da giderek düşmesine yol açtığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
"Tarımda çalışan kadınlar, tarım dışına çıktıklarında veya göç ettiklerinde iş gücüne katılamamakta ya da zorluk çekmektedirler. İş gücüne katılan kadınlar ise daha çok statüsü düşük, kalifiye olmayan işlerde sosyal güvenceden yoksun bir biçimde çalışmaktadır. Bu ise kadının çalışma ve toplum hayatının dışında kalmasına neden olabilmektedir. Tarım sektörü Türkiye'de kadınların çalışmak zorunda kaldığı bir sektördür. Geçmişten günümüze kadınlar, tarımda her zaman üretimin içinde yerini almıştır. Ancak bu genellikle aile içi üretime katkı biçiminde değerlendirildiğinden bir çalışma olarak görülmemiştir. Kadınların iş gücüne katılım oranın artması ekonomik verimliliği artıracak, kalkınma potansiyelini iyileştirecektir. Kadınların ekonomik kalkınmaya, kırsal kalkınmaya etki edebilmeleri için ekonomik ve sosyal statülerinin iyileştirilmesi ve buna yönelik politikalar geliştirilmesi önemlidir."
-"Kadın çiftçiler, çalıştıkları her 3 yıl için 1 yıl yıpranma payı almalı"
Bayraktar, tarımda eğitim olmadan verimliliğin sağlanamayacağına dikkati çekerek, ülke çapında "Kadın Çiftçi Eğitimi" programını sürdürdüklerinin altını çizdi. Kadın çiftçilere, sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik ve liderlik, kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ana eğitim konuları yanında, her türlü tarımsal faaliyetlerle ilgili eğitim verildiğini vurgulayan Bayraktar, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi yönünde teşvik edici önlemlere acil ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Bu kadar ağır bir yükü taşıyan kadın çiftçilerin, pozitif ayrımcılığı hak ettiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:
"Kadın çiftçiler, çalıştıkları her yıl için ilave 120 gün, 3 yılda 1 yıl yıpranma almalıdır. Devlet, kadın çiftçilerimize yüzde 50 oranında prim desteği vermelidir. Söz konusu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerin sağlık harcamaları eşleri yerine, kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, böylece sosyal güvenlikte kayıt dışılık da önlenmiş olacaktır. Sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle, hizmet borçlanması yapılabilmeli, üç doğum sınırlaması kaldırılmalıdır."

Kaynak: AA

07 Mart 2017 Salı 12:36

Dünya Kadınlar Günü, 8 Mart, Şemsi Bayraktar, Ekonomi