2019 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, yeni askerlik sistemine ilişkin çalışmaların yoğun şekilde sürdürüldüğünü belirterek 'Önümüzdeki günlerde bu tamamlanacak ve bundan sonra ülkemizin, kamuoyunun gündeminden mümkünse bu bedellidir, dövizlidir, 6 ay mıdır, 7 ay mıdır, asteğmendir, üsteğmendir...

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, yeni askerlik sistemine ilişkin çalışmaların yoğun şekilde sürdürüldüğünü belirterek "Önümüzdeki günlerde bu tamamlanacak ve bundan sonra ülkemizin, kamuoyunun gündeminden mümkünse bu bedellidir, dövizlidir, 6 ay mıdır, 7 ay mıdır, asteğmendir, üsteğmendir lafını çıkarıp bunu bir zemine oturtma gayretimiz sürüyor." dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki Bakanlığının 2019 bütçesinin görüşmelerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlayan Akar, göreve gelir gelmez yaptıkları çalışmalardan birinin uzman erbaşlara orduevi statüsünde tesis kazandırmak olduğunu, Ankara, İstanbul ve İzmir'de bunun çalışmasının yapıldığını söyledi.
bedelli askerlik, dövizli askerlik veya klasik askerliğe ilişkin soruları da yanıtlayan Akar, bu konuyla ilgili 2-3 aydan bu yana çalışma yapıldığını, bunun henüz sonuçlanmadığını bildirdi.
Çalışmanın çok değişik boyutları bulunduğunu, farklı bakanlıkları da ilgilendirdiğini ifade eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarım ve hayvancılık çok önemli bir konu. Bunun üzerinde devamlı duruyoruz. Doğu ve Güneydoğu'yu gezdikçe, oradaki insanlarla konuştukça, görüştükçe, Kürt kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimiz, orada yaşayan insanlarla, Türklerle hep beraber oturup sohbet ettikçe, tamamen samimi ortamda konuştukça ortaya çıkan manzara, bu bir günde ortaya çıkan bir şey değil. Tarım ve hayvancılık şart çünkü öbür türlü fabrika denildiği zaman, 'Ağrı'ya fabrika yapalım', nasıl yapacaksınız fabrika? Hammaddesi, ustası nereden gelecek, mühendisi nerede yatacak, lojmanı nerede, yolu nerede, demir yolu var mı, hava yolu var mı gibi bir sürü sorun çıkıyor. Tarım ve hayvancılıktan başladığın takdirde çok daha rahat ilerleme, gelişme olabilir diye düşünüyoruz. Bu manada oradaki yaptığımız çalışmalarda bunu dedikten sonra, bu sefer Tarım Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı 'Siz böyle diyorsunuz ama çocuklar askerliği yedek subay olarak yapmak istiyor, 6 ay yapmak istiyor bunun için de kimse tarım lisesine, meslek lisesine, tarım ve hayvancılığa bakmıyor, herkes üniversiteye gitmeye çalışıyor' diyorlar.
Diğer taraftan yurt içinde, yurt dışında evlatlarımız, kardeşlerimiz, okuyanlar var, çok önemli görevlerde, çok önemli akademik çalışmalar yapıyor. 20-25 gün gel, git vesaire bunlar ne getiriyor, ne götürüyor? Olaya tamamen objektif şekilde bakıp herhangi bir şekilde takım tutar gibi taraf olmaksızın ne yapabiliriz diye Tarım Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız dahil arkadaşlarımız yoğun şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Önümüzdeki günlerde bu tamamlanacak ve bundan sonra ülkemizin, kamuoyunun gündeminden mümkünse bu bedellidir, dövizlidir, 6 ay mıdır, 7 ay mıdır, asteğmendir, üst teğmendir lafını çıkarıp bunu bir zemine oturtma gayretimiz sürüyor."
Ay Yıldız Projesi'ne ilişkin de bilgi veren Akar, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının Etimesgut'ta ay yıldız şeklinde yapılacak binada hizmet vereceklerini açıkladı.
"Köşesiz de değiliz"
Özgürlük, demokrasi ve refahın güvenlik olmadan gerçekleşemeyeceğini dile getiren Akar, Türkiye'nin 81 milyonluk bir millet olduğunu, bu milletin birbirine sarılıp güvenliğini, refahını, egemenliğini ve bağımsızlığını sağlaması gerektiğini söyledi. Akar, şöyle konuştu:
"Özgürlük, demokrasi, hepsi eyvallah fakat bizim de bazı şeylerimiz var. Köşesiz de değiliz. Bazı şeylerde köşeliyiz. Bu da nedir? Türkiye'nin güneyinde, Irak'ın kuzeyinde, Suriye'nin kuzeyinde bir koridora asla izin vermeyeceğiz. Bu mümkün değil. Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim. Bunu muhataplarımıza resmi toplantı, gayriresmi toplantı, sosyal faaliyetler, açık ve net söylüyoruz. Bunu göze alın ona göre planınızı yapın. Eğer bu olmazsa olmazımızı açıktan ortaya koymadığımız takdirde herkes yalan yanlış hesaplar yapıyor. Bu sefer herkes kaybedecek. Başından bilin, eğer bunu göze alıyorsanız buyurun. Değilse bir an önce hiza istikamete girin. Biz Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğü, siyasi bütünlüğünden yanayız. Bunda hiçbir şüphe yok. Ama oradaki şartları iyi değerlendirmek lazım. Yani hırsızın hiç mi suçu yok? Biz durup dururken Suriye'ye girmedik ki. Durup dururken Irak'a girip çıkmıyoruz ki."
Milli Savunma Bakanı Akar, Münbiç'te DEAŞ'ın etkisiz hale getirilmesi gerektiğini 2014-2015'te ABD'lilerin gündeme getirdiğini belirterek "Amerikalılar, 'Biz buraya gireceğiz, girerken de YPG'yi kullanacağız fakat buradaki faaliyetleri derleyip toparladıktan sonra çıkacağız' dediler, çıkmadılar. 'Yapacağız' dediler yapmadılar. Daha sonra yol haritası yapıldı. Güvenlik prensipleri ortaya konuldu. Buna göre de takvimin gerisinde olmakla beraber bugün yapılması gerekenlerden bir aşama daha geçildi." diye konuştu.
Bu konudaki ilişkiyi sabırla sürdürdüklerini ifade eden Akar, "Sonuçların alınmasını bekliyoruz ve muhatabımız Amerikalı dostlarımıza bir an önce yaptığımız planların gerçekleşmesini tavsiye de ediyoruz, teklif de ediyoruz, gündeme getiriyoruz." dedi.
İdlib konusuna da değinen Akar, şunları kaydetti:
"İdlib bizim için hayati bir sorun. Eğer İdlib'de yaşayan 3,5, kimilerine göre 4 milyon Suriyeli kardeşimiz Türkiye'ye gelirse gelmeye kalkarsa -ki almamak diye bir şey yok- orada ölüm kalım varsa insansınız, nasıl almam diyeceksiniz? Biz daha o seviyeye gelmedik, modern seviyeye gelmedik. 'Almıyorum' diyemiyoruz. Adamları tel örgülerin peşinde bırakamıyoruz. Aldığımız zaman zaten içeride 3,5 milyon misafir etmekten dolayı birtakım külfetler içindeyiz. Bu Avrupalı, Amerikalı dostlarımızın, uluslararası kurum ve kuruluşların verdikleri 3 artı 3 milyar avronun esamesi okunmuyor. Hepsi bizim kendi bütçemizden çıkıyor. Bu nedenle burada biz Ruslarla, İranlılarla konuşmalarımızda dedik ki 'İdlib olmazsa olmazımız'. Burada herhangi bir şekilde rejimin varil bombasıydı, uçaklardı, topçuydu, roketlerdi, buraya tasallut ederlerse buna karşı tavrımızı koyacağız. Bunun üzerine Soçi'de 17 Eylül'de yapılan toplantı sırasında bazı sıkıntılar yaşanması anında Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsi gücü, girişimiyle Sayın Putin ile yaptığı ikili görüşmeyle bu noktaya gelindi."
(Sürecek)

Kaynak: AA

01 Kasım 2018 Perşembe 20:47

Hulusi Akar, Politika