23 Bin Kilometre Sonra 'Yürüyen Budalalar'ın Yeni Hedefi: İsfehan Nefsi Cihan

Reklamcı-yazar Jacques Seguela'nın 'Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin' kitabındaki 'Yürüyen bir budala, oturan on entelektüelden iyidir' sözünden hareket eden Hong Kong merkezli bir tedarik firmasının İstanbul şubesi çalışanlarının kurdukları 'Yürüyen Budalalar' isimli gezi grubu yaklaşan İran gezisi hazırlıklarını yoğunlaştırdı.

Reklamcı-yazar Jacques Seguela'nın "Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin" kitabındaki "Yürüyen bir budala, oturan on entelektüelden iyidir" sözünden hareket eden Hong Kong merkezli bir tedarik firmasının İstanbul şubesi çalışanlarının kurdukları 'Yürüyen Budalalar' isimli gezi grubu yaklaşan İran gezisi hazırlıklarını yoğunlaştırdı.

Türkiye'nin bulunduğu bölgeyi 'Mücevher tepesi' olarak nitelendiriren, bu topraklardaki medeniyetlerinin şehirlerini ziyaret ederek bu hazineleri dolayısıyla 'kendilerini tanımayı' hedefleyen 'Yürüyen Budalalar' bugüne kadar 3'ü yurt dışında olmak üzere 13 seyahat gerçekleştirirken, 11 bin 546 kilometresi gidiş olarak yaklaşık 23 bin kilometre kat ederken her gezi için aylar süren titiz çalışma yaptı.

'Yürüyen Budalalar'ın öncülerinden Halil Çelik, seyahat ettikçe bir gezi grubu haline dönüştüklerini belirtirken, üyelerin İstanbul gibi dev metropolde yaşayan, aynı işyerinde uzun süre beraber çalışan, birbirlerini iyi tanıyan, iş gereği ailelerinden bile fazla zaman geçirmek durumunda olan arkadaşlardan oluştuğunu belirtti. Grup; dünyayı etkileyen 2008 krizinde işini kaybedip Edirne'ye yerleşen 2 arkadaşı ziyaret ile başlayan çalışma arkadaşları bu geziden aldıkları tat üzerine oluşmaya başladı.

"ADIMIZA ALDANMAYIN"

Halil Çelik, müzik konusunda hiçbir üyelerinin profesyonel olmadığı halde yapılacak her gezi öncesi o şehir veya ülkenin müziklerini dinleyip, şarkı, türkü veya ilahinin bir bölümünü ezberlediklerini belirtirken, "Yürüyen Budalalar' olarak gittiğimiz şehirlerin sokak, meydan ve köprülerinde söylediğimiz şarkılarla, o şehre samimiyet, muhabbet ve hürmetlerimizi gösteriyoruz" dedi.

Aynı şirket çalışanları birlikte yeni rotalar belirleyip, daha organize yeni seyahat planlarına yönelirken gezi grubunun diğer öncü ismi Yeşim Çoruh Çalışkan, insanların yapısı gereği bilmediğini, tanımadığını  sevemeyeceğini, bu nedenle her seyahatlerinden ortalama dört ay kadar evvel gidilecek şehirler ile ilgili hazırlıklar yapmaya başladıklarını söyledi.

Çalışkan, sosyal medyada kapalı bir grup kurarak, burada seyahat tarihine kadar ziyaret edilecek şehre dair coğrafya, tarih, dil, din, siyaset, edebiyat, gelenek, sanat, müzik, mutfak gibi konularda sayısız paylaşım yaptıklarını ekledi. Çoruh, günübirlik yapılan bir seyahatin bile 4 aylık bir sürecin sonunda gerçekleştiğini anlattı. Yeşim Çoruh Çalışkan, dünyanın önde gelen ülke veya kentleri yerine Türkiye'nin geçmişten gününüze kurduğu medeniyetlerin şehirlerini ziyaret ettiklerini anlattı. Çalışkan, Romanlar'ı veya Kars'taki Terekemeleri tanıdıklarında, Yunus Emre ilahisi, horon teptiklerinde veya halay çektiklerinde veya Mostar'da Stari Most üzerinde Boşnaklarla sevdalinkalar'ı, Vardar Nehri kıyısında Makedon pesmaları ve Rumeli türkülerini okuduklarında zengin kültürü bir kez daha fark ettiklerini belirtirken, "İzmir'de bir Yahudi havrasında Sefarat türküleri mırıldandığımızda, Mardin'de aynı melodiye sahip Süryani ve Müslüman ilahilerini arka arkaya okuduğumuzda tozlanmış da olsa o mücevherlerin ne kadar parlak, gösterişli ve hakiki olduğunu bir kez daha anlıyoruz" dedi.

BİNLERCE TÜRKÜ VE MANİ

Bu ayın sonunda İran'a yapıcak gezi için için internette yaklaşık 30 üye ile 'Isfehan Nısf-ı Cehan' (İsfeha-Cihan'ın yarısı) adını verdikleri kapalı bir grup oluşturan ve İran'ın kültürel, sosyal yapısı, hakkında kitap, video, araştırma, başta olmak üzere paylaşımlar yapan grup üyeleri birbirinden çok farklı görünen iki ülke arasındaki kültürel yapının gerçekte yok yakın olduğunu ifade etti. Halil Çelik, diğer gezilerinde olduğu gibi İran ile ilgili araştırma ve paylaşımları için de uykudan feragat ettiklerini, araştırmalarında Emel Sayın gibi bazı ünlü isimlerin bile Farsça şarkı söylediklerini gördüklerini söyledi. Gittikleri yöreye özgü şalvar, yelek, gömlek, fes, poşu, keşan, şapka, çorap gibi kıyafet ve aksesuarlar kullanmaya özen gösteren grup üyeleri Tebriz, Yezd ve İsfehan'ı kapsayan 5 günlük İran ziyareti için ortak seyahat kıyafet ve aksesuarları belirlemeye çalışıyor.

'YÜRÜYEN BUDALALAR'DAN NOTLAR

'Yürüyen Budalalar' gezi grubu Türkiye'de Edirne, İznik, Bursa, Konya, Trabzon, Kars, İzmir, Kapadokya, Kayseri, Sivas, Mardin, Midyat, Hasankeyf, Diyarbakır, Van, yurt dışında ise Bosna, Makedonya ve Kosova'yı ziyaret etti. Aynı işyerinde çalışan grup üyeleri gezilere tamamen gönüllü olarak ve kendi olanakları ile katılıyor. Gezilere katılma zorunluluğu yok. Üyelerden bazıları tüm gezilere, bazıları sadece birisine katılıyor. Gezilere şu ana kadar toplam 72 farklı kişi katılmış. Yaş ortalaması 35 olan gezi ekibin yüzde 40'ı erkek. Etnik veya coğrafik yapı ayrımı yapılmayan gezilerde 'Kendi medeniyetimiz' diye tanımlanan yerlere öncelik veriliyor. Gezinin tüm organizasyonunu 'Yürüyen Budalalar' gerçekleştiriyor. Gidilen yerlerin tarihi, doğal güzellikleri, ibadethane, çarşı-pazarları, han-hamamları ve lezzet durakları ziyaret ediliyor. Her seyahat için bölge müziğini, sözlerini yansıtan örnekleri içeren bir CD ve bunu tamamlayan bir kitapçık hazırlanıyor. Ekibin repertuvarında Türkçe, Kürtçe, Farsça, Arapça, Süryanice, Ermenice, Rumca, Çingenece, Makedonca, Arnavutça, Boşnakça, Sırpça ve Seferad dilinde şarkılar yer alıyor. - İstanbul

Kaynak: DHA

07 Ekim 2014 Salı 10:20

Hong Kong, İstanbul, İran, Politika, Güncel