Adil Yargıyı Etkileme Davasında Ergenekon Bağlantısı

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 11 kişi hakkında açılan davanın iddianamesinde sanıkların, meslekten ihraç edilen kişilerin tekrar mesleğe aldırıp stratejik öneme haiz hakimlik ve savcılık görevine getirildikleri ifade edildi.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 11 kişi hakkında açılan davanın iddianamesinde sanıkların, meslekten ihraç edilen kişilerin tekrar mesleğe aldırıp stratejik öneme haiz hakimlik ve savcılık görevine getirildikleri ifade edildi. Ayrıca bu kişilerin sanıklar tarafından daha sonra mesleki anlamda ve örgüt menfaatleri doğrultusunda kullanılmaya çalışıldıkları iddia edildi. Ayrıca sanık Tülay Bekar'ın haber müdürlüğünü yürüttüğü Batı Trakya Dergisinde Ergenekon ana dava sanığı Veli Küçük'ün bir dönem yayın kurulu başkanlığını Kemal Kerinçsiz'in de hukuk danışmanlığını yaptığı belirtildi.



Elde edilen delillerden, şüphelilerin örgütsel birlikteliklerinin uzun bir geçmişe dayandığının tespit edildiği anlatılan iddianamede, bu kapsamda şüpheli Tülay Bekar'ın bazı telefon görüşmelerinde geçen Batı Trakya Dergisiyle ilgili yapılan araştırmada derginin 2007 yılı içerisinde yayınlanan sayılarında, Tülay Bekar'ın, bu dergide haber müdürü olarak görev yaptığı, aynı derginin Yayın Kurulu Başkanlığını Birinci Ergenekon" davasının tutuklu sanıklarından Veli Küçük, hukuk danışmanlığını yine aynı davanın tutuklu sanığı Kemal Kerinçsiz'in yaptığı kaydedildi.



Şüpheli Mehmet Cengiz'in "Ergenekon Silahlı Terör Örgütü"nün medya yapılanmasına yönelik yapılan soruşturma kapsamında da hakkında işlem yapıldığı anlatılan iddianamede, şüphelinin Yalçın Küçük, Hanefi Avcı ve Doğu Perinçek'le irtibatlı olduğu belirtildi. Ayrıca 6 Ekim 2009 tarihinde Oda TV internet sitesinde yayınlanan özel yetkili hakim ve savcılarla emniyet mensuplarının yemek fotoğraflarının da Cengiz tarafından verildiğinin tespit edildiği anlatıldı.



İddianamede sanıkların, kamuoyu nezdinde yargılamanın hukuk kuralları dışında yapıldığını, yargılamayı yapan hakimler arasında görüş farklılıkları olduğunu, yargılamayı yapan mahkeme heyetini kamuoyunda tartışılır hale getirmeyi amaçladıkları anlatılan iddianamede, önceki birçok iddianamelerde anlatıldığı şekilde örgütün genel eylem metodu olan kara propaganda ile kamuoyu oluşturmaya çalıştığı belirtildi.



Sanıkların, her kademedeki yargı mensubunu istedikleri yere atanmalarını sağlamak amacıyla hakim ve savcı isimlerin bulunduğu listeler verdiklerinin anlaşıldığı öne sürülen iddianamede "Meslekten ihracına karar verilen kişileri tekrar mesleğe aldırıp kendilerince stratejik öneme haiz hakimlik ve savcılık görevine getirdikleri, bu kişileri daha sonra mesleki anlamda ve örgüt menfaatleri doğrultusunda kullanmaya çalıştıkları anlaşılmıştır" denildi.

Kaynak: CHA
04 Ocak 2012 Çarşamba 18:20

Son Dakika