AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Her bir vatandaşımızın ülkesiyle, milletiyle devletiyle ve elbette partimizle ilişkisini güçlendirmeliyiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her bir vatandaşımızın ülkesiyle, milletiyle devletiyle ve elbette partimizle ilişkisini güçlendirmeliyiz. Dikkat ediniz burada partimizi son sırada sayıyorum. Çünkü ülkesini, milletini, devletini seven her vatandaşımızı biz tabii olarak partimizin muhibbi olarak da görüyoruz." dedi.
Erdoğan, Ankara Spor Salonu'nda yapılan AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'ndeki konuşmasında, Türkiye'nin dünden çok daha güçlü, müreffeh ve demokrat olduğuna işaret ederek, "İnşallah yarınki Türkiye, bugünkünden çok daha büyük, çok daha zengin, hak ve özgürlükler bakımından çok daha ileride olacaktır." ifadesini kullandı.
15 Temmuz darbe girişimi ve 16 Nisan halk oylamasının, Türkiye'nin geleceği bakımından çok önemli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin istiklali, kendilerinin ve çocuklarının istikbali için meydanlara, sokaklara inan tüm vatandaşlara teşekkür etti ve darbe teşebbüsünde şehit düşenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diledi.
Bu tür hadiselerin milletlerin tarihlerindeki kritik dönüm noktaları olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye'de artık hiçbir şeyin 15 Temmuz öncesi gibi olmayacağı bilinmelidir. Sınırlarımız içindeki ve dışındaki tüm terör örgütleriyle mücadelede yeni bir dönem başlamıştır. İşte Fırat Kalkanı Harekatı bunun en güzel örneğidir. Cerablus'ta, Rai'de, Dabık'ta, Bab'da Türkiye, ordusuyla, bütün varlığıyla kendini göstermiştir. Bu ülkeye, bu millete silah doğrultan, silah doğrultanları teşvik eden hiç kimseye karşı en küçük bir müsamahamız olamaz. Sözün bittiği, sadece ve sadece icraatın konuşulduğu bir döneme girdik."
AK Parti'nin 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nden sonra Türkiye'de güvenlikten yatırımlara kadar çok önemli adımların hayata geçirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hani Mehmet Akif; 'Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi tarih' diyor ya işte biz ibret alacak, bir asır önce başımıza gelenlerin yeniden yaşanmasına izin vermeyeceğiz. 16 Nisan'da milletimizin teveccühüyle kabul edilen anayasa değişikliği, bu kararlılığımızı güçlü şekilde hayata geçirmemizi sağlayacak olması bakımından çok önemlidir. Her ne kadar yeni yönetim sistemiyle ilgili maddeler, 2019 Kasım'daki seçimle yürürlüğe girecek olsa da milletimizin halk oylamasında ortaya koyduğu irade, çalışmalarımız konusunda bize çok büyük bir güç vermiştir.
AK Parti olarak artık işimiz daha zor. Daha önce olduğu gibi yüzde 34 ile yüzde 40 ile hatta yüzde 49,5 ile iktidara gelme imkanımız kalmadı. Artık çıta yüzde 50 artı 1'dir, yüzde 50'nin üzerinde oy almanın ne demek olduğunu, ne kadar zor olduğunu önce 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde en son da 16 Nisan halk oylamasında hep birlikte gördük, tecrübe ettik. Bunun için 2019 seçimlerinde netice almak istiyorsak hemen kolları sıvamalı, çalışmaya başlamalıyız. AK Parti'nin boşa geçirecek bir anı bile yoktur. Genel Merkez'deki, TBMM'deki, il, ilçe, belde, mahalle teşkilatlarındaki, belediyelerdeki, il genel meclislerindeki tüm arkadaşların bu bilinçle görev yapmaları gerekiyor. Çok basit hataların bile nelere mal olabildiğini en son 16 Nisan'da bizzat yaşayarak gördük."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin, kendisinden önce görülmeyen, yok sayılan, varlığı inkar edilen kesimlerin sesi olarak ortaya çıktığını, bu kesimleri merkeze taşıması sayesinde hep güçlenerek bugünlere geldiğini bildirdi.
Erdoğan, Türkiye'de dindarların yıllarca ötekileştirildiğini, insanların Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, Arnavut, Roman, Arap denilerek kökeninden, Sünni, Alevi, Bektaşi denilerek mezhebinden, meşrebinden, köylü, taşralı denilerek örfünden dolayı dışlandığına değinerek, şu görüşlere yer verdi:
"Eğitimin de zenginliğin de makamın da mevkinin de şan, şöhretin de babadan oğula aktarıldığı adeta monarşi rejimi kurulmuştu. Cumhuriyetin sahibi olan cumhurun değerleri, beklentileri, talepleri yok sayılmıştı. AK Parti, cumhuriyetle cumhuru buluşturan, cumhuriyeti asli sahibi olan cumhura teslim eden parti olduğu için milletimiz tarafından bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmiştir."
AK Parti iktidarında Türkiye'de ne kadar sorun varsa konuşulduğunu, tartışıldığını ve çözüme kavuşturulduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yapacağımız iş aynı çizgide devam etmektir. Nerede yaşarsa yaşasın, hangi inanç kesimine, sosyal gruba, kültürel tabakaya mensup olursa olsun her bir vatandaşımızın ülkesiyle, milletiyle, devletiyle ve elbette partimizle ilişkisini güçlendirmeliyiz. Dikkat ediniz, burada partimizi son sırada sayıyorum. Çünkü ülkesini, milletini, devletini seven her vatandaşımızı biz tabii olarak partimizin muhibbi olarak da görüyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının Türkiye'nin en ücra köşesindeki haneye, orada yaşayan erkek, kadın, genç, yaşlı vatandaşa kadar ulaşması gerektiğine işaret etti. Erdoğan, "Üye sayısı 10 milyonun üzerinde olan bir parti, 80 milyona ulaşma konusunda sıkıntı çekemez, çekmemelidir. İletişim teknolojileri ne kadar gelişirse gelişsin hiçbir şey insani temasın, yüz yüzü görüşmenin yerini tutamaz. Onun için her vatandaşımızla doğrudan irtibat kurmanın yollarını aramalı, halini hatırını sormaktan derdini dinlemeye ve çözümüne yardımcı olmaya kadar her yöntemle kendileriyle alakadar olmalıyız." ifadesini kullandı.
Erdoğan, mahalli idareler seçimleri ve 2019 Kasım'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine kadar vatandaşların tamamına ulaşma hedefinin gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Mayıs'ta başlayacak ramazan ayının da parti teşkilatınca iyi değerlendirilmesi istedi.
Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Milletimizle birlikte artık bir inşa ve ihya dönemindeyiz. Yeni Türkiye'nin ruhunu milletimiz 15 Temmuz'da ortaya koymuştur, 16 Nisan'da da milletimiz yeni Türkiye'nin yönetim biçimi konusundaki kararını vermiştir. 3 Kasım 2002 tarihinden beri ülkeyi yönetme vazifesini üstlenmiş parti olarak yeni dönemin mimarisini belirleme sorumluluğu da bizim üzerimizdedir. Bunun için en başta kullandığımız yöntemi ihya edecek, yani 2 ayaklı bir program yürüteceğiz. Bir yandan demokratik kazanımlarımızı ileri taşırken diğer yandan kalkınma alanında daha büyük hamleler başlatacağız. Demokratikleşme alanında hedefimiz; ülkemizin ve dünyanın değişen şartları ışığında her kesimden, her yaştan, her meşrepten insanımızın hak ve özgürlükler bakımından kendisini daha güvende hissedeceği bir Türkiye inşa etmektir."
Erdoğan, terörle mücadeleye halel getirmeden vatandaşların özgürlük alanlarını mümkün olan en üst seviyeye çıkarmakta kararlı olduklarına değinerek, şunları aktardı:
"Kalkınma alanında ise milli gelirimizin arttırılmasından büyük projelere, mimariden enerjiye kadar tüm alanlarda ülkemizi geleceğe hazırlayarak bu çalışmaları hayata geçireceğiz. AK Parti olarak kurulduğumuz günden beri milletimizi hiç hayal kırıklığına uğratmadık. Bize düşen, bu davaya hizmet eden herkesin hakkını, hukukunu korumaktır. AK Parti'ye hiçbir karşılık beklemeden, tamamen yüreğinden gelen bir sevgiyle sahiplenen her kardeşimizin, başımızın üzerinde yeri vardır.
7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaşananlar, AK Partisiz bir Türkiye'nin nasıl hızla eski kriz günlerine dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalabildiğini göstermiştir. Milletimizin bize itimadı, istikrar ve güven ortamını muhafaza ederek ülkemize yaptığımız hizmetlerden kaynaklanıyor. Bu parti çatısı altındaki hiç kimsenin bu itimada halel getirecek davranışlar içerisine girmeye hakkı yoktur. Bu anlayışla çalışmayan hiç kimseye AK Parti'nin ne teşkilatlarında ne belediyelerinde ne Meclis grubunda ne hükümet kademelerinde yeri yoktur."
Erdoğan, belediyelerin AK Parti için ayrı önemi olduğunu belirterek, AK Parti'yi belediye çalışmalarındaki tecrübe ve başarıları üzerine kurduklarını, parti olarak en önemli güç kaynaklarının belediyeler olduğunu kaydetti.
(Sürecek)

Kaynak: AA

21 Mayıs 2017 Pazar 17:03

Türkiye, Ak Parti, Recep Tayyip Erdoğan, Politika, Güncel