AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran seçimleriyle Türkiye'nin, en önemlisi de değişimin kazandığını belirterek, 'Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, sizlerin gayretleriyle, Türkiye'de artık cuntalar dönemi,'...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran seçimleriyle Türkiye'nin, en önemlisi de değişimin kazandığını belirterek, "Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, sizlerin gayretleriyle, Türkiye'de artık cuntalar dönemi, çeteler dönemi, darbeler dönemi tarihe karışmıştır. Ben inanıyorum ki artık ne bu millet ne de bu gençlik, bundan sonra demokrasinin rayından çıkmasına, çıkartılmasına asla müsaade etmeyecek, göz yummayacaktır" dedi.



Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, 12 Haziran seçimlerine değindi. 12 Haziran seçimlerinin, milletin değişim iradesinin, değişim arzu ve taleplerinin sandığa çok güçlü bir şekilde yansıması olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin 2023 hedeflerine, Türkiye'nin gelecek tasavvuruna millet tarafından vurulmuş onay mührü olduğunu ifade etti.



12 Haziran'ın, Türkiye'nin değişim ve büyüme sürecinde, çok önemli bir virajın geride bırakılması olduğunu kaydeden Erdoğan, kendilerinin 3 Kasım'dan 12 Haziran seçimlerine kadar, bir yandan hizmet üretirken bir yandan da önyargılarla mücadele ettiklerini anlattı.



"Bizimle ilgili olarak topluma pompalanan kaygıları, korkuları, niyet okumaları ortadan kaldırmanın mücadelesini verdik" diyen Erdoğan, aynı zamanda, 3 Kasım ile 12 Haziran arasındaki süreçte, demokrasinin arızalarını gidermenin, demokrasinin eksiklerini telafi etmenin mücadelesini verdiklerini, bunu Parlamento içindeki grubu bulanan 3 partiye rağmen yaptıklarını kaydetti.



Erdoğan, "İşte buradaki bu kadro, Türkiye'de demokrasiye güç katmış bir kadrodur. Onlar Parlamento'da bize karşı yoğun mücadele verirken, meydanlarda indiğimizde bizim kampanyamızsa karşı onlar da kampanya yürüttü. Ama ne oldu- Benim aziz milletim, yüzde 58 ile iktidar partisi AK Parti'nin kampanyasına evet dedi. Ama bunlar hala milletin dilini anlamıyor, anlamak istemiyor, anlayamazlar. Zaten anlasalardı benim milletim çok daha farklı bakardı bunlara" dedi.



"Bu kadro mafyaya, çetelere, karanlık suç örgütlerine karşı amansız mücadele yürütmüş bir kadrodur. Bu kadro, cuntalara karşı göğsünü siper etmiş bir kadrodur" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:



"12 Haziran seçimlerinde ve sonrasında ortaya çıkan eser, hiç kuşkusuz en başta işte bu salondaki kadronun eseridir. 12 Haziran'da, AK Parti değil, millet kazanmıştır, 75 milyon kazanmıştır. 12 Haziran'da, Türkiye kazanmıştır. 12 Haziran'da en önemlisi de değişim kazanmıştır. Allah'ın izniyle, milletimizin desteğiyle, sizlerin gayretleriyle, Türkiye'de artık cuntalar dönemi, çeteler dönemi, darbeler dönemi tarihe karışmıştır. Ben inanıyorum ki artık ne bu millet ne de bu gençlik, bundan sonra demokrasinin rayından çıkmasına, çıkartılmasına asla müsaade etmeyecek, göz yummayacaktır. Her türlü tehdit karşısında biz buradayız, AK Parti buradadır. Ama demokrasiye, milli iradeye, hukuka, bizimle birlikte, bizden çok daha fazla milletin, gençlerin, yeni neslin sahip çıkacağına biz yürekten inanıyoruz.



12 Haziran, bakın altını çizerek ifade ediyorum, bizi değil, Türkiye'yi değiştiren bir seçim olmuştur. Biz Allah korusun, tekebbürden, kibirden, gururdan çok büyük bir hassasiyetle sakınan bir kadroyuz. Seçimin hemen ertesinde, il başkanları toplantımızda ifade ettim; İspanya'da, Gırnata şehrinde, El Hamra Sarayı'nın duvarlarında, Endülüs Sultanlarını hizaya getiren, korkutan, en önemlisi de uyaran o muhteşem ilkeyi biz aklımızdan çıkarmıyoruz: 'Ve la galibe İllallah. Allah'tan başka zafer sahibi yoktur. Osmanlı Sultanı'nın her gün saraya girerken kapıdaki görevlendirdiği o garibe birer sarı altın vermesi gibi...'Gururlanma padişahım senden büyük Allah var.' Görevi sadece bu. İşte bu anlayış, kültür inanıyorum ki bu hareketi çok daha güçlü, çok daha farklı yerlere götürmektedir, götürecektir. Bizi 12 Haziran seçimleri sonrasında, son derece haksız şekilde tekebbürle itham edenler, değişimi anlayamayan, değişen Türkiye'ye ayak uyduramayanlardır."



-"Biz çizikleri kaldırdık"-



Erdoğan, milli irade önünde, demokrasi önünde engellerin kalktığı, hukukun güç kazandığı bir Türkiye'de, özgürlükleri daha da ileri standartlara ulaştırmanın mücadelesi içinde olduklarını belirterek, kimler karşısında kibirleneceklerini, gururlanacaklarını ve tekebbüre kapılacaklarını da çok iyi bilen bir kadro olduklarını söyledi.



Yıllardır devam edegelen, anlamsız baskı, yasak ve kısıtlamaları ortadan kaldıran bir kadro olduklarına işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:



"En önemlisi de biz 75 milyonun hayat tarzına olduğu kadar, seçme, tercih etme özgürlüğüne saygı duyan, bunu güçlendiren bir kadroyuz. Bakın en son kademeli eğitimi yasalaştırarak, bir yasaklama, kısıtlama, engelleme değil; tam tersine, veliler ve öğrenciler için daha geniş tercih hakkı getirdik. Türkiye'de bazı seçeneklerin, bazı şıkların, bazı tercihlerin üzeri çizilmişti; biz bu çizikleri kaldırdık. Biz kimseye, meslek liselerini ya da imam hatipleri dayatmıyoruz. Hiçbir öğrenciye, hiçbir veliye biz seçmeli Kur'an dersini, Siyer dersini dayatmıyoruz. Tam tersine biz, önü kapatılmış olan bu seçeneklerin önünü açıyoruz; milletimizin önüne, seçme özgürlüğünü, tercih özgürlüğünü koyuyoruz. Bu özgürlüğü alıp hem de 2 kere Anayasa Mahkemesi'ne taşımak, dayatmacı, yasakçı, baskıcı, statükocu zihniyetin bir kez daha açığa çıkmasıdır. Yeni CHP diyorlar, bunun neresi yeni- Olsa olsa, Doğan görünümlü Şahin olur bunlardan.



1930'da milletin umudu haline gelen Serbest Cumhuriyet Fırkası'na nasıl baktılarsa, bugün de özgürlüklere aynı gözlükle bakıyorlar. 1940'larda millete, milli iradeye, milletin manevi değerlerine, dini değerlerine nasıl hor baktılarsa, bugün de aynı şekilde hor bakıyorlar. AK Parti Türkiye'de demokrasiyi güçlendirdiği, Türkiye'yi büyüttüğü ve değiştirdiği oranda, inanıyorum ki er ya da geç, muhalefet de bir gün bu değişime ayak uyduracaktır.



Demokrasi savunucusu olmak, bedel ödemeyi, mücadele etmeyi, zor zamanda doğru tutum takınmayı gerektirir. Zor zamanda statükocu, rahat zamanda demokrat olunmaz. Demokratlık, bir imaj çalışması, bir halkla ilişkiler faaliyeti değildir. Demokratlık, söylemlerin eyleme dönüşmesiyle, zor zamanda ete kemiğe bürünmesiyle oluşur. Bir çiçekle bahar gelmez arkadaşlar. Şu anda muhalefetin değişime karşı ayak dirediğini, statükoya sıkı sıkıya tutunduklarını görüyoruz. İnanıyorum ki tabanları, özelikle de kendi tabanları bu partileri değişmeye zorlayacak, açıkçası bizim de ihtiyaç duyduğumuz kaliteli, seviyeli muhalefet er ya da geç Türkiye'de oluşacaktır."



(sürecek)



Muhabir: Melda Çetiner



Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM

Kaynak: AA

12 Haziran 2012 Salı 12:59

Demokrat Eğitimciler Sendikası, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Kamuyu Aydınlatma Platformu, Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi, Halkla İlişkiler, Parlamento, AK Parti, Türkiye, İspanya, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri