'Anadil Karnınızı Doyuracak mı?'

Bahçeli olağanüstü güvenlik önlemleri altında Diyarbakırlılara böyle seslendi.

MHP lideri Devlet Bahçeli Diyarbakır mitingindeki konuşmasına başladı. Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

Diyarbakır'ın her köşesindeki kardeşlerimize selamımı gönderiyorum. Ergani'yi, Hani'yi, Hazro'yu, Kulp'u, Lice'yi, Silvan'ı hürmetle selamlıyorum... Hepinizi bağrıma basıyorum, hepinizi kucaklıyorum..

Diyarbakır deyince aklımıza çok şey gelir. Ziya Gökalp Bey Diyarbakır'ın hediyesidir. Bitmeyecek millet aşkımızı Gökalp Bey'den esinlendik. Cahit Sıtkı Tarancı bu ilden çıkmıştır. Şair, yazar Süleyman Nazif Diyarbakır'ın Türk milletine armağanıdır. Diyarbakır'ın karpuzu ağzımızın tadı sohbetimizin tadırı.

Aynı yüzün iki yanağıyız. Diyarbakır surları bir bedende aynı ruh olduğumuzu kanıtlar. Dağılmaya değil toplanmaya, kavgaya değil barışmaya, husumete değil uzlaşmaya hazırım diyor. Diyarbakırlı kardeşlerim küsresel oyun tezgahlarının oyunlarından bıktım diyor. Ses ver Diyarbakır, sesime kulak ver Türkiye..



Merak etmeyin biz varız, Milliyetçi Hareket Partisi var.

Başbakan'ın aramıza açmaya çalıştığı nefreti yok etmeye Gavurdağı sınırını yok etmeye geldim. Bin yıllık kardeeşliği yaşatmak için buraya geldim. Ekmeğimizi, suyumuzu, özlemlerimizi paylaştık. Yemen'de yan yanaydık, Çanakkale'de şehadet şerbetinden beraber içtik. Birlikte güldük birlikte ağladık. Kız aldık kız verdik sıla özlemini hep beraber duyduk. Dokunan kilimlere kardeşliğimizi hep beraber işledik.

Aynı geceye yelken açtık, aynı güneşle ısındık. Benzer düşleri kurduk, Mezlana'dan, Hacı Bektaşı Veli'den fikir aldık.. Bu topraklara hep beraber mührümüzü vurduk. Bilmeyene, anlamak istemeyene hatırlatırım ki bu büyük milletin adı Türk milletidir. Dilleri, alt kültür gurupları ile aynı hedefe yönlendirmiştir. Zaferlerimiz, fetihlerimiz tarihe damga vurmuştur

Adımız, kimliğimiz, dinimiz ne olursa olsun, Türk milletiyiz. Son yurdumuzda nefes alan herkesi ecdadımızın yadigarı olarak kabul ediyoruz. Hangi etnik kökene, hangi meshebe sahip olursa olsun herkesi cenabı allahın bir kulu olarak benimsiyor ve sahipleniyoruz. Herkes eşittir Türkiye diyerek farklılıklara prim vermedik.

Anlayan, dinleyen, koşan, sevinen herkesi bir gördük beraber kabul ettik ve ayrılmaz bir bütün olarak yüreğimize bastık. Türk milletinin hiç bir ferdi öteki değildir. Kimseyi kendi evinde yabancı olmasını istemedik. Aksini düşünenlerin karşısında durduk. Diyarbakırlı kardeşlerim biz siziz siz de biz. Başbakan'a ve bölücü PKK'ya inat ayrımız gayrımız yok.

1000 yıldır son vatanımızı beraber savunmadık mı? Bayrağımızı beraber sallamadık mı? Zorluklara birlikte katlanmadık mı? Bunların hepsini birlikte gerçekleştirdik. Etnik tahrikçilerin sözlerine kanmayın. İstanbul'dan oturup ahkam kesenlere kulak asmayın. Onların rahatı beyde yok. Sürekli ben yiyeim ben içeyim diyorlar. Ama gözleri size gelince ağızları başka söylüyor. TÜSİAD ve TESEV'in raporlarını hazırlayanların niyetleri iyi değildir. Bir zahmet gelsinler iş versinler.

Ve Diyarbakırlı arkadaşlarımızın ellerinden tutsunlar. Oynan oyunları, tuzakları, komploları anlayın. Ortak hissedar değil bu devletin asli sahiplerindensiniz. Siz bizim her şeyimdesiniz. Duamızda, gönlümüzdesiniz. Washinton'dakiler, Brüksel'dekiler sizi benden çoks evemez, anlayamaz. Erbil'dekiler benden çok sizi sahiplenemezler.

Dicle'de çalan davulun sesiyle Ankara'da heyecanlanmadınız mı? Hani'den, Hazro'dan, İzmir'e Manisa'ya sevdalarınızı götürmediniz mi? Siz de ananızdan bacınızdan, yavuklunuzdan ayrı düşmediniz mi? Elbette sıkıntılarınızın olmadığını söylemek istemiyorum. Sıkıntıyı sadece siz yaşamıyorsunuz.

En az sizin kadar sorunu olan vatandaşlarımız var. Her sorunun çözümü çıkmaz sokaklardan aranmıyor. Bağımsız devlet özlemi içinde olanlar aklını başına alsın. Bizim verecek ne bir çakıl taşı toprağımız ne de bir kişimi

Kaynak: Haberler.Com

06 Haziran 2011 Pazartesi 14:32

Güncel