Arap Dünyasında Siyasal Geçişler ve İç Çatışmaların Çözümü' Konferansı

Nobel ödüllü insan hakları aktivisti Karman: 'Arap Baharı'nın yaşandığı ülkeler devrimin üçüncü yılına giriyor.

Nobel Barış ödüllü insan hakları aktivisti Tevekkül Karman, "Arap Baharı'nın yaşandığı ülkeler devrimin üçüncü yılına giriyor. Bu insanlar değişim, demokrasi ve özgürlükler için, hedeflerine ve rüyalarına sahip olmak için çaba sarf etmeyi sürdürecek" dedi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Global Barış ve Demokrasi Merkezi Müdürü de olan Karman, üniversitenin Florya yerleşkesinde düzenlenen "Arap Dünyasında Siyasal Geçişler ve İç Çatışmaların Çözümü" konulu konferansın açılışında, devrimden sonraki geçiş sürecinin, devrimdeki öneminden bahsetti.

Karman, devrimde insanların, ülkenin yeniden yapılanması için ülkenin sesini duyurmaya çalıştığını anlatarak, "O yüzden devrimler yıkıcı olduğu kadar yapıcıdır da. Müdahaleler ve rejimi sonlandırma sürecinde yapılan eylemler, devrim sonrası geçiş sürecinin nasıl geçtiğini de gösterir" diye konuştu.

Devrim sürecinde olduğu gibi, geçiş sürecinde de tek ses olmanın önemine değinen Karman, diktatörlük rejiminden demokrasiye geçiş sürecinde sesin bir kaç parçaya bölünmesi durumunda, sonucun başarısızlık olabileceğini söyledi. 

Karman, diktatörlük rejiminden daha kötü bir rejim olduğunu düşünmediğini belirterek, barışçıl devrim ve isyanların iyi bir değişim için yapıldığını ifade etti.

Diktatörlük rejimini yıkmak için pek çok adım olduğu gibi, rejimin değişmesinin ardından da yapılacaklar olduğunu vurgulayan Karman, "Devrimi tamamlamak için sadece rejimi yıkmak yeterli değildir. Yapıcı olmak için her yönüyle bunu devam ettirmek gerekmektedir. Değişime devam etmek her zaman önemlidir. Bu yalnızca bir geçiş süreci değildir. Gerçek geçiş süreci için önemli olan şey, geçişi sağlayabilmektedir. Geçiş sürecinde tüm devrik ağların ve kurumların yeniden yapılması ve yeni kurumların oluşturulması gerekmektedir. Bu yeni kurumlar, değişimi geçiş süreci içinde tamamlayabilmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

Karman, devrim, değişim ve reformların, devrik sistemi ve diktatörlüğü değiştirmek amacıyla yapıldığını dile getirerek, gücü ele geçirmek için seçime gidilmesi gerektiğini aktardı.

Arap Baharı'nın yaşandığı ülkeler olarak devrimdeki ilk aşamayı başarıyla geçirdikleri için gurur duyduğunu ifade eden Karman, şöyle konuştu:

"Devrimlerimize devam edeceğiz. Değişime devam edecek ve bundan vazgeçmeyecek olduğumuz için de gurur duyuyoruz. En iyisinden daha da iyi olmak ve fark yaratmak istiyoruz. Arap Baharı'nın yaşandığı ülkeler devrimin üçüncü yılına giriyor. Bu insanlar değişim, demokrasi ve özgürlükler için, hedeflerine ve rüyalarına sahip olmak için çaba sarf etmeyi sürdürecek. Devrimin ilk günlerinde insanlar bunu nasıl yapacaklarını bilmiyordu."

 

"Arap ülkelerinde bu tür ayaklanmalar ilk kez yaşanmıyor"

 

Universite Paris 8 Öğretim Üyesi Prof. Aissa Kadri de Arap ülkelerinde bu tür ayaklanmaların ilk kez yaşanmadığını vurgulayarak, medyada ilk kez yaşanıyormuş gibi bir algı oluşturulduğunu söyledi.  

Bu gelişmelerin yeni olmadığına işaret eden Kadri, şöyle devam etti:

"Dünya savaşından sonra da bu tür ayaklanmalar yaşandı. 1950'li yıllarda Fas, Cezayir, Tunus'ta benzer halk ayaklanmaları oldu. Medyada, sanki geçmişte bu tür ayaklanmalar daha önce hiç olmamış gibi yansıtılıyor. Arap dünyasının kendine has bir ayrıcalığı yok. Arap dünyası kavramını da aslında çok doğru bulmuyorum. Fas ile Ürdün'ü, Mısır ile Tunus'u bir tutamayız. Hepsi birbirinden çok farklı. Bundan dolayı Arap dünyası kavramını yıkıp, yeni bir kavram oluşturmalıyız. Fakat tabii ki hepsinin ortak noktası, totaliter rejimin ortasında kalması."

Kadri, eğitimin, bu olaylardaki etkisinin büyük olduğunu ifade ederek, "Bir toplumu toplum yapan eğitimdir ve eğitimin bu tür olaylardaki etkisi çok büyüktür. Özellikle Arap dünyasındaki gençlerin ayaklanmalarının en büyük nedeni son yıllarda gerçekleştirilen eğitim reformlarıdır" dedi.

Aissa Kadri, halkın yeni istekleri olduğunu, kişilerin birey olarak tanınmak, gençlerin de göç etmek yerine kendi ülkelerindeki siyasi yapıda yer almak istediklerini aktardı.

İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mustafa Aydın'ın da katıldığı etkinlikte, Universite Paris Descartes'ten Dr. Fouad Nohra da Orta Doğu'daki devrimlerin gerçekleşme süreci hakkında bilgi verdi. - İstanbul
08 Mayıs 2014 Perşembe 16:57

Tunus, Fas, Paris, Mustafa Aydın, Politika, Güncel