Arap Ülkelerinde Demokrasi Tartışıldı

İstanbul Aydın Üniversitesi Tevekkül Karman Global Barış ve Demokrasi Merkezi’nin düzenlediği ‘Arap Dünyasında Siyasal Geçişler ve İç Çatışmaların Çözümü’ konulu konferansa 2011 Nobel Barış Ödülü sahibi Tevekkül Karman ve çok sayıda bilim insanı katıldı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde bulunan Tevekkül Karman Global Barış ve Demokrasi Merkezi tarafından düzenlenen konferansta Arap dünyasındaki siyasal geçişleri etkileyen sosyolojik, demografik, dini politikaların yanı sıra eğitim sistemleri ile demokratik geçişler arasındaki ilişkiler konuşuldu. Bir coğrafyanın demokratik hareketlere hazır olmamasının demokratik hareketlerin verimini azalttığını ve bu konuda üniversitelere çok fazla görev düştüğünü belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın, “Kendi coğrafyamızdaki ve dünyanın değişik bölgelerindeki üniversiteler esas itibariyle konuyu enine boyuna yatırıp bu hareketlerin zemin bulmasından önce o topraklarda ne gibi değişiklikler yapılması gerektiğini o ülkenin imkan ve kabiliyetleri ölçüsünde değerlendirerek bu ülkelere enjekte etmelidir. Eğer akademi olarak biz o toprakları hazır hale getirmezsek sonuç itibariyle her gün televizyonlarda binlerce insanın ölümleriyle karşılaşmış oluruz” şeklinde konuştu.

Devrimi tamamlamak için diktatör rejimini yıkmanın yeterli olmadığını belirten Nobel Barış Ödülü sahibi Yemenli aktivist Tevekkül Karman, “Diktatör rejimini yıkmak devrimi tamamlamak için yeterli değil, tüm çökmüş ağı yeniden yapmak gerekir. Önemli olan diktatörlükten demokrasiye geçişi sağlamaktır. Çatışmaların ertelenmesi bu süreci etkiler. Devrimi arayanlar devrim sonrası seçimle tekrar çatışmayı başlatıyor. Bu da geçiş sürecinde çok önemli bir etken” dedi. Karman, Arap Baharı’nın 3. yılına girdiğini ve insanların demokrasi ve özgürlük için çok çaba sarf ettiğini ve aynı zamanda sorunları nasıl çözeceklerini öğrendiklerini de ifadelerine ekledi.

Arap toplumlarının demokrasiyi çok istediğini fakat İslam kurallarının uygun olup olmadığını değerlendiren Paris Descartes Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Fouad Nohra, “Bazı doğu bilimcinin araştırmasında Arap toplumlarının demokrasi ile uyumlu olmadığı görülmektedir. Arapların yarım yüzyıldır demokrasiyi çok istedikleri biliniyor. Ancak bunu eleştirip İslam’ın demokrasi ile uyumlu olup olmadığına bakalım. Bir kişinin ölümünden dolayı Araplar bir kişiyi cezalandırmıştır. Fakat İslam’da bunu yapılmaması gerektiği belirtilmiştir” diye konuştu.

Arap dünyasındaki gelişmelerin medya tarafından yanlış aktarıldığını ve Arap coğrafyalarında daha öncede başkaldırının olduğunu vurgulayan Paris Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Aissa Kadri, “Arap dünyasındaki gelişmeler yeni değil. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da bu coğrafyalarda başkaldırı olmuştu. Medya Arapları daha önce ayaklanmamış gibi gösteriyor. Arap Dünyası kavramını düşünmeyin. Bu kavramı çok doğru bulmuyorum. Bu kavramın yerine başka bir kavram düşünün. Hepsinin ortak yanı otoriter rejim altında gelişme göstermeye çalışmış olmasıdır. Bu ülkeleri birleştiren noktalar ise azınlıklar arasındaki sınıf farkının ortaya çıkmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2014 Cuma 09:27

Mustafa Aydın, Politika, Güncel