Arınç: Barışı Bozmak İsteyenler Var Ama Hiçbir Dönemde Başarılı Olamamışlardır

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Leyla Zana'nın söylediklerini özetlemek gerekirse, öncelikle şiddet dursun diyor.'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Leyla Zana'nın söylediklerini özetlemek gerekirse, öncelikle şiddet dursun diyor. Silahlar sussun diyor. Bunu da güçlü bir lider çözebilir o da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır diyor ve siyasetin diliyle konuşmalıyız. Bir insan ya siyasetin dilini kullanır ya da şiddetin dilini kullanır." dedi.



Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hatay'daki temasları kapsamında Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş'ı makamında ziyaret etti. Burada, gazetecilerin sorularını cevaplandıran Arınç, Suriye'de yaşananları ve Leyla Zana'nın açıklamalarını değerlendirdi.



Hatay'ın, yüzyıllardır bir barış şehri olduğunu ifade eden Arınç, "Bu barışı bozmak isteyenler var şüphesiz. Ama bunlar hiçbir dönemde başarılı olamamışlardır. Yüz bulamamışlardır. Yine Hatayımız, buradan dünyaya ışık saçacak özelliklere sahip bir ilimizdir. Ticari anlamda güçlüdür. Yaş sebze ve meyve ihracatı ile İskenderun, Dörtyol bölümlerinin zenginlikleriyle, ulaşım imkanlarıyla, Suriye ile sınır olmasının sağladığı avantajlar, buna bağlı gelişmeler dolayısı ile Hatayımızın çok geliştiğini ve gelişmeye de müsait olduğunu biliyorum. Ama bizim terörle mücadele konusunda da dünya barışının sağlanması konusunda da farklılıkları zenginlik olarak kabul etmek ve farklı olanların birlikte özgürce göstermek bakımından, Hatay'ın bir örnek olarak gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.



"HERKESE İNSANİ AMAÇLA KUCAK AÇTIK"



Arınç, kendisine yöneltilen 'çadır kentte kalan Suriyeli Türkmen generalin yalnız bırakıldığı' yönündeki açıklamalarla ilgili soruyu cevaplarken, konu ile ilgili bilgisi olmadığını söyledi. Türkmen generalle ilgili çıkan haberi görmediğini belirten Arınç, "Demek ki bu haberi atlamışım. Ancak biz Türkiye'de sığınmacı olarak bulunan herkese insani amaçla kucağımızı açtık." dedi.



Türkiye hükümetinin, bu konuda şu ana kadar 170 milyon TL masraf yaptığını da vurgulayan Arınç, "Sadece bu insanlar mağdur olmasınlar, can ve mal güvenlikleri sağlanabilsin diye. Bizim bütün amacımız Suriye'de kan akmasının durması ve önlenmesidir. Orada da demokratik bir ilerleme ümit ediyoruz. Ama son gelişmeler Suriye'de o kadar kritik bir noktaya geldi ki BM gözlemcileri bile faaliyetlerini askıya aldılar. Daha önceleri yine bir kandil gecesinde 300'den fazla Suriyeli yurttaşın hayatını kaybettiğini biliyoruz. Dün akşam da Miraç kandilinde yine hayatını kaybeden insanlar var. Bu da bizi fevkalade üzüyor. Şiddetin ve akan kanın durmasını acilen istiyoruz. Suriye, kendi iç meselesini kendi iç dinamikleriyle çözecektir. Ama silahların konuştuğu, bombaların patladığı, şehirlerin muhasara altına alınıp hedef gözetilmeksizin her tarafın bombalandığı bir yerde ilk yapılacak şey şiddetin ve silahların durması ve susmasıdır. Bahsedilen kişi ile ilgili bilgi sahibi olanlar konuşabilirler. Ama ben şunu yakinen biliyorum ki Türkiyemiz sığınmacılar noktasında da herkesi kucaklama ve bütün ihtiyaçlarını karşılama noktasındayız." şeklinde konuştu.



"TÜRKİYE'DE TOPLUMSAL BARIŞ KURULUYOR"



Arınç, Leyla Zana'nın, terörle ilgili yaptığı açıklamaları da değerlendirdi. Türkiye'de çok güzellikler olduğunu belirten Arınç, şöyle konuştu: "Türkiye, büyüme hızında dünyada ikinci. Milli gelir artışında dünyada fevkalade güzel bir seyir izliyor. İhracatı fevkalade yüksek. Türkiye İtalya'nın, Yunanistan'ın, İspanya'nın, Portekiz'in, İrlanda'nın, İzlanda'nın iflas noktasına geldiği bir ekonomide harikalar meydana getiriyor. Türkiye'de toplumsal barış kuruluyor. Türkiye'de geçmişte yaşanan olumsuzlukların hepsinden hesap soruluyor. Türkiye'de ayrımcılıklar kalmadı. Bütün bu güzelliklerin içerisinde terör bizi fevkalade üzmektedir. Eli kanlı bir örgüt halen silahlarını konuşturmakta, polisimize yönelik, askerimize yönelik, hatta kadınlara, genç kızlara yönelik eylemlerine devam etmektedir. Amacımız, terörün son bulmasıdır. Bunu Türkiye'de 75 milyon insan istiyor. Terörün bitmesini istemeyen sadece terör örgütlerini yönetenler ve maşa durumunda olanlardır. Ama biz muhalefeti ile iktidarı ile Türkiye'de yaşayan milyonlarca insan, bir an önce terör bitsin, ülkemize huzur gelsin, çünkü biliyoruz ki terör bittiği anda Türkiye uçuşa geçecektir. Yatırımlar daha çok artacaktır. Güvenlik gelecektir. İnsanlar huzursuzluk içinden çıkıp daha çok atılım yapma ihtiyacını duyacaklardır. Bugünkü gelişmeler 10 misli ile katlanacaktır.



Sayın Zana'nın da söyledikleri göz ardı edilecek şeyler değil. Ben kendisini yakinen de tanıyorum. 10 yıl cezaevinde yatıp çıktıktan sonra görüştüğümüzde de bu fikirleri taşıdığını görmüştüm. Zana'nın söylediklerini birkaç cümleyle özetlemek gerekirse, öncelikle şiddet dursun diyor. Silahlar sussun diyor. Bunu da güçlü bir lider çözebilir o da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır diyor ve siyasetin diliyle konuşmalıyız. Bir insan ya siyasetin dilini kullanır ya da şiddetin dilini kullanır. Şiddetin dilini kullanacaksa ona artık siyasetçi denemez. Bunu bütün BDP'li milletvekilleri için, milletvekilleri olmasa bile halk noktasında söz söyleme noktasında ağzını açan herkesin siyaseti mutlaka siyasetin dili ile yapması lazım. Zana'nın söylediklerinden yola çıkarak, Türkiye'de siyasi diliyle konuşarak ve birlikte görüşerek, birlikte karar almak sureti ile doğruları hep beraber sahiplenmek sureti ile kendi öz eleştirisini de yaparak yeni bir yol açmalıyız diyor. Bunu sadece bir milletvekili söylediği için değil. Ama geçmişten bu yana o kanatta etkin bir siyasetçinin söylediği için bin önemli buluyorum. Kendisine yönelik, tehditleri ve eleştirileri de görüyorum. Bunu tabii de buluyorum, çünkü şiddetin dilini terk etmeyenler, Zana'nın eylemlerine karşı ona bir takım şöyler söylemekten geri kalmayacaklardır. Ama biz de sürekli olarak Zana'yı övücü kelimeler kullanırsak karşı tarafı tahrik etmiş oluruz. Bence söylediklerinde doğruluk payı var. Bu doğrulara hep birlikte sahip çıkmamız daha doğru olur diye düşünüyorum. Umarım ki siyasetin dili ile toplumun sorunlarına sahip çıkmak konusunda daha duyarlı hale gelmemiz beklenebilir."

Kaynak: CHA

17 Haziran 2012 Pazar 13:29

Bülent Arınç, Leyla Zana, Türkiye, Suriye, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri