Atatürk'ü Anma Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ekonomik ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak söylüyorum, ülkemizin bugün güney sınırlarında yaşadığı güvenlik sorunlarının en önemli sebebi, Misakımilli'den verilen tavizlerdir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomik ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak söylüyorum, ülkemizin bugün güney sınırlarında yaşadığı güvenlik sorunlarının en önemli sebebi, Misakımilli'den verilen tavizlerdir. O tavizler verilmeseydi şu anda nerede olduğumuzu anlayın, hatırlayın. Dün bizi Misakımilli'nin gerisine düşürenler, bugün Lozan'ı da bir kenara bırakıp Sevr'e doğru giden bir hesap içindeler. Ancak göremedikleri bir şey var. Bugünkü Türkiye, dünün Türkiye'si değildir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki "Atatürk'ü Anma Töreni"nde yaptığı konuşmada, Atatürk'e "Atatürk" dedikleri için bir çok senaryonun yazıldığını belirtti.

Cumhuriyetin kurucusunun adı "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" ise bunu ifade etmelerinden daha doğal bir şey olamayacağını ifade eden Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin bu önemli değerini darbecilerin, vesayetçilerin, ruhu faşist söylemi, marksist marjinal çevrelerin tekeline mi bırakacağız? CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz, bunu da böyle bilin. Atatürk'ü özellikle bunların o zihinsel fetişizmine kurban edilmesine de hiç rıza göstermeyeceğiz. Onu Kurtuluş Savaşımızın Gazi'si, milletimizin Mustafa Kemal'i ve Cumhuriyetimizin Atatürk'ü olarak tüm yönleriyle anlayacak ve anlatacağız. Bundan hiç kimsenin rahatsız olmaması, tam tersine ülkemizin bu olgunluğa ulaşmasından dolayı herkesin memnuniyet duyması gerekir." diye konuştu.

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı tüm gelişmelerin bir asır önce yaşananlardan bağımsız olmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye ve içinde bulunduğu bölgeyle ilgili kanlı senaryoların yenilenerek tedavüle sokulduğunu anlattı.

Son iki asırda çok büyük kayıpların verildiğini, çok büyük acıların yaşandığını, büyük fedakarlıklar yaptıklarını aktaran Erdağan, şu ifadeleri kullandı:

"Biz Kurtuluş Savaşımıza başlarken ilan ettiğimiz Misakımilli'mize dahi sahip çıkamadık. İşte şimdi Suriye'de, Irak'taki gelişmelerde zaman zaman dikkat ederseniz bir şeyi dillendiriyorum. Nedir o, 'Biz Misakımilli'mize yeniden sahip çıkmak zorundayız' diyorum. Bizim Misakımilli hudutlarımızdan eğer taciz ediliyorsak, eğer o hudutlar içerisinden ülkemize saldırılar oluyorsa, burada 'Buyrun devam edin' deme lüksümüz yoktur. Gereği neyse bunun gereğini gerektiği şekilde yapma zorunluluğumuz vardır. İşte Fırat Kalkanı Harekatı budur. Şu anda İdlip'te, Afrin'de yapılmakta olan budur. Biz burada seyirci kalamayız. Gereği neyse bunu yapmak durumundayız. Birilerinin 12 bin kilometre uzaklıktan gelmek suretiyle buralarda parselasyona girmesine başımızı sallama lüksümüz de yoktur. Neyse bunun hakkını vermek durumundayız. Orada olanlar bizim akrabalarımız, onların değil. Öyleyse akrabalarımızın hukukuna da sahip çıkma mecburiyetimiz var. "

"Öyle bu iş lafla olmuyor, bu iş yürekle oluyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, az önce Yemen türküsünü dinlediklerini belirterek, "Ne diyor? Redif sesi var diyor. O 'redif' dedikleri ne? Onlar 13, 14 yaşındaki çocuklardı. O işte o redifleri Yemen'e gönderen bir ecdadın torunlarıyız biz. O rediflerin komutanı kimdi? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tü. Aynı Çanakkale'de yaşamadık mı? Çanakkale'de 15, 16, 17 yaşında diş hekimleri Çanakkale'de savaşmadı mı? Tıp Fakültesi'nin o genç çocukları oralarda savaşmadı mı? Önlerindeki kim vardı? Gazi Mustafa Kemal vardı." dedi.

"Razı olabileceğimizin en asgarisi olarak ilan ettiğimiz bu sınırların dahi gerisinde bir anlaşmayı Lozan'da şartlar gereği kabul etmek zorunda kaldık." diyen Erdoğan, Lozan'ın, kayıplarının yanında kazanımları da olan bir anlaşma olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Lozan'ın kayıplarını konuşmak, o kazanımları, kazanımlarını konuşmak da kayıplarını ortadan kaldırmaz. Ekonomik ve siyasi boyutunu bir kenara bırakarak söylüyorum. Ülkemizin bugün güney sınırlarında yaşadığı güvenlik sorunlarının en önemli sebebi, Misakımilli'den verilen tavizlerdir. O tavizler verilmeseydi şu anda nerede olduğumuzu anlayın, hatırlayın. Dün bizi Misakımilli'nin gerisine düşürenler, bugün Lozan'ı da bir kenara bırakıp Sevr'e doğru giden bir hesap içindeler. Ancak göremedikleri bir şey var. Bugünkü Türkiye, dünün Türkiye'si değildir."

Kurtuluş Savaşı döneminin ardından, rahmetli Adnan Menderes ve rahmetli Turgut Özal'ın Türkiye'ye kazandırdığı vizyonla, en son da 15 yılda AK Parti'nin ortaya koyduğu büyük dönüşümle şekillenmiş yepyeni bir Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Tıpkı bir asır önceki zaferlerde olduğu gibi milletimiz, devletiyle bütünleşerek hedeflerine doğru ilerliyor. Gezi olayları gibi toplumsal kaos projelerini, 17-25 Aralık gibi sofistike darbe girişimlerini, bölücü örgütün çukur eylemleri gibi hain tuzaklarını, 15 Temmuz gibi ihanet girişimlerini boşa çıkarta çıkarta yolumuza da devam ediyoruz. Suriye ve Irak'ta milyonlarca insanın kanının dökülmesi pahasına kurulan tezgahların amacına ulaşmasını engellemek için elimizden geleni yaptık, yapıyoruz. Bu konuda hiç de azımsanamayacak bir mesafe kat ettiğimize de inanıyorum. Oyun öylesine büyük, kullanılan malzemeler öylesine elverişli, bu uğurda seferber edilen kaynaklar o kadar zengin ki işimiz gerçekten çok zor. Ama asıl olan zoru başarabilmektir. Tıpkı bir matruşka gibi açtıkça içinden sürekli yeni figürlerin çıktığı bu karmaşık düzeni Allah'ın yardımı ve siz milletimizin desteğiyle eninde sonunda bozacağız."

(Sürecek)

Kaynak: AA

10 Kasım 2017 Cuma 13:25

Mustafa Kemal Atatürk, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Lozan, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika