Avrupa'da İslam'ın Geleceği Tartışıldı

İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Süleymaniye Yerleşkesi Darulkurra'da gerçekleştirilen 'Avrupa'da İslam'ın Geleceği' konulu konferansta, İHÜ Rektörü Prof. Dr.

İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Süleymaniye Yerleşkesi Darulkurra'da gerçekleştirilen 'Avrupa'da İslam'ın Geleceği' konulu konferansta, İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, dünyada İslam'ın hızla yayıldığına dikkat çekerek, "Bu durum Batı'da İslam düşmanları tarafından sıkça tartışma konusu yapılıyor, Müslümanlar ise kendilerini ikna edici delillerle ifade edemiyor" dedi.
İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Süleymaniye Yerleşkesinde bulunan Darulkurra önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 7 Mart'ta düzenlenen 'Avrupa'da İslam'ın Geleceği' konulu konferansta İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk ile Almanya Osnabrück Üniversitesi İslam Teolojisi Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Bülent Uçar ve Prof. Dr. Merdan Güneş konuşmacı olarak yer aldı.
"FARKLILIKLARIN YÖNETİMİ TÜM DÜNYANIN ÖNÜNDE CİDDİ BİR MESELE OLARAK DURUYOR"
İHÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk, konuşmasında dünyada İslam'ın hızla yayıldığına dikkat çekerek, bu durumun Batı'da İslam düşmanları tarafından sıkça tartışma konusu yapıldığını, Müslümanların ise kendilerini ikna edici delillerle ifade edemediklerini söyledi. Prof. Şentürk, öncelikle geçmiş birikimlerin farkına varılıp ardından dünyaya iyi anlatılmasının ve tanıtılmasının önemine değindi.
Günümüzde ırka dayalı, dine-mezhebe dayalı homojen toplumların ortadan kalkıp yerini heterojen toplumların aldığını kaydeden Prof. Şentürk, buna bağlı olarak bugün dünyanın en büyük probleminin 'Farklılıkların Yönetimi'nde yaşandığını belirtti. Osmanlı'dan Endülüs'e, Hindistan'dan Balkanlara İslam medeniyetinin çok güzel örnekler barındırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Recep Şentürk, bu tarihi tecrübenin farkına varıp geleceğe taşıdığımızda gelecekte söz sahibi olacağımızı da sözlerine ekledi.
"AVRUPA'DA MÜSLÜMANLAR ORTAK HAREKET ETME NOKTASINDA SIKINTI YAŞIYOR"
Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Merdan Güneş de kendi tecrübelerinden hareketle Avrupa'da Müslümanların bugününe dair bir sunum yaptı. Avrupa'da yaşayan Müslümanların kimliklerini nasıl koruyacaklarına dair sıkıntıları olduğunu belirten Prof. Güneş, bu soruna, aile içinde, cami cemiyetleri kanalıyla, bir de resmi İslam din dersi projesi olmak üzere 3 yolla çözüm sağlanmaya çalışıldığını söyledi.
Güneş, resmi İslam dini dersi projesinin belli bir aşamaya geldiğini ifade etti.
Avrupa'da İslam'ın ele alınışının daha çok İslamofobi eksenli olduğunu kaydeden Güneş, "İslamofobiyi körükleyenler ve medya tarafından bir algı operasyonu yürütülüyor.Müslümanlar da 'ortak hareket etme' noktasında sıkıntılar yaşıyor. Alman devleti Müslümanlara 'Karşımıza bütün Müslümanları temsil eden birilerini çıkartın, sorunlarınızı müzakere edip çözüme kavuşturalım' diyor, fakat başarılamadığını görünce ara formüllerin arayışına girerek, hiç olmazsa din derslerinin içeriği ve sürdürülebilirliği noktasında Müslümanlar arasında bir mutabakat bekleniyor" diye konuştu.
"HRİSTİYANLAR İLE MÜSLÜMANLAR ARASINDA ORTAK DİL BULUNAMIYOR"
Almanya'daki Müslümanların yaşadıkları problemlerin temelinde, Alman devleti nezdinde, İslam'ın hala Almanya'da resmi bir din olarak kabul edilmemesinin yattığını söyleyen Prof. Dr. Merdan Güneş'e göre ikinci temel sorun ise, Hristiyanlarla Müslümanlar arasında ortak bir dil bulunamaması.
Prof. Güneş "Çünkü Müslümanların din algısı ile Hristiyanların din algısı farklı. Hristiyanlar için kiliseye vergi verilmesiiyi bir Hristiyanlığın göstergesi sayılırken, Müslümanlar açısından ise "iyi bir Müslüman" olmanın kıstasları oldukça farklı. Bu da Hristiyanlarla Müslümanların bazı toplumsal meselelerde devlete karşı ortak hareket kabiliyetini sınırlıyor.Peki, ne yapılabilir? 1- Toplumsal anlamda Müslümanlar, kendileriyle ilgili ciddi problemler karşısında küçük hesapları bırakıp ortak hareket etme olgunluğuna erişmeli. 2- Dünyanın bir noktasında olumlu yansımaları görülen uygulamalar, başka bir noktasında iyi sonuçlar vermeyebiliyor. Dolayısıyla bir ülkedeki problemlerin çözümünde oradaki gerçeklik hesaba katılmalı. 3- İslam medeniyet birikimini Almanya'daki gerçeklikle buluşturacak araştırma merkezlerine ihtiyaç var" diye konuştu.
"İSLAM MEDENİYETİNİN ÇOK KÜLTÜRLÜ BİRLİKTE YAŞAMA TECRÜBESİNİ TANITMALIYIZ"
Konferansta konuşan Prof. Dr. Bülent Uçar da Türkiye'deki normal dindarlık tezahürlerinin, Avrupa'da radikal-aşırıcı Müslümanlık olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Prof. Uçar, "Örneğin Avrupa'da başörtüsüne yönelik ciddi bir alerji var, başörtüsünü sorun olarak görenler çoğalıyor, bu durum da 'Müslümanlar ciddi bir güç haline geldikçe, İslami hayata dair rahatsızlık artacak' yönündeki kanaati pekiştiriyor" dedi.
Konuşmasında güncel bazı istatistiklere de yer veren Prof. Uçar, Almanlara "İslam denince aklınıza ne geliyor" diye sorulduğunda yaklaşık yüzde 70'inin 'terör' dediğini, 'Hristiyanlık denince' ise yine bu oranlarda 'merhamet, diğergamlık' cevabı verildiğini söyledi.
"Keza Müslümanlar, Almanya'nın 80 milyonluk nüfusunun sadece 5 milyonunu oluştururken, bu oran Almanlar tarafından 6-7 misli fazla algılanıyor" diye konuştu.
Avrupalıların övündükleri çoğulcu, çok kültürlü yaşam tecrübesinin tarihte örneği olmadığı gibi günümüzde de aslında yok derecesinde olduğunu kaydeden Prof. Uçar, "Kendi içlerinde farklı bir mezhebe bile tahammül edemiyorlar. 30 Yıl Savaşları da bu yüzden çıktı. İslam tarihi tecrübesi ise bunun tam aksi. Medeniyetimizin açık toplum ve huzur içinde bir arada yaşama kültürünün dünyaya daha çok tanıtılması gerekiyor" dedi. - İstanbul

Kaynak: DHA

11 Mart 2019 Pazartesi 10:54

Süleymaniye, Avrupa, Güncel