Ayla Çelik: 'Gözlere Değil Kulaklara Takılmak İstiyorum'

Türk pop müziğine kazandırdığı hit şarkılarla tanınan Ayla Çelik bir kez daha yorumcu kimliğiyle karşımızda.

Türk pop müziğine kazandırdığı hit şarkılarla tanınan Ayla Çelik bir kez daha yorumcu kimliğiyle karşımızda. ‘Ben' isimli albümünü müzikseverlerle buluşturan Çelik'in en büyük arzusu, iz bırakacak şarkılar yapabilmek.
Ayla Çelik, konservatuvar eğitimi almış, Melih Kibar ve Adnan Ergil gibi önemli müzik adamlarıyla çalışmış bir isim. ‘Ben', ilk albümü değil. Daha önce bir albüm daha yayınladı ama fazla ses getirmedi.
Zaman gazetesinden Ali Pektaş'ın sorularını yanıtlayan Çelik, müziğe başlamasının biraz heves biraz da baskıyla olduğunu söylüyor.
Çelik'in şarkıları kendisinden daha meşhur olsa da bu durum onu hiç rahatsız etmemiş. Üstelik bundan oldukça memnun. “Bu bir tercih meselesi. Göze mi takılmak istersiniz, dile mi? Benim için dile takılmak daha önemli. O anda beni kaç göz görebilir? Ama o kadar dil beni söylüyor. Gözlerine takılsam ne olur, takılmasam ne olur.” diyor.
Müzisyenin ciddi bir müzikal geçmişi var. Şarkı söyleyerek yola çıktı, ne oldu da söz yazarlığına karar verdi? İşin açıkçası o da halen bunun nedenini tam olarak bilmiyor. Ama yaşadığı bir olay bunda etkili olmuş: “Niyetim şarkı söylemeye devam etmekti. Bir gün arkadaşım bana bir şiir okudu. O, şiiri okurken ben içimde bir müzik duydum. Onun bir melodisi vardı. Sonra duyduğum şeyi mırıldandım ve notaya aldım. Daha sonra Melih Kibar'a götürdüm. Bir bana baktı, bir notaya, ‘Ne oldu, besteci mi kesildin başımıza? Çok güzel, denemeye devam et.' dedi.”
Genelde hem şarkı söyleyip hem de şarkı sözü yazan ya da beste yapanlar başkalarına eser verirken biraz kıskanç olur. Ama bu durumun Ayla Çelik için geçerli olmadığını öğreniyoruz. O, verirken değil de sonradan kıskanıyormuş. “Doğamda kıskançlık var ama şarkılarım konusunda kıskanç değilim. Bu tuhaf aslında. Biri mutlu olduğunda ben de çok mutlu oluyorum.” diyor.
Keşke vermeseydim, kendim söyleseydim durumu da yaşamamış hiç. Şarkıları veriyor ve sonra unutuyor. Mesela geçen hafta Gökhan Tepe ile bir şarkı yapmış ve bir haftadır dinliyormuş. Ona göre şarkı kendisinden çıkınca hikâye bitiyor.
Çelik, ilham diye bir şeyin olmadığını da düşünüyor. Yaptığı işte başarılı olmasının sebebini disiplinli çalışmasına bağlıyor. Yaptığı şarkıların iki-üç günlük olmasını istemeyip kendisinden sonra da yıllarca söylenmesini arzu ediyor.
Sahne için çok heyecanlıyım
Ayla Çelik, yakında sahnelere çıkacak ve tecrübesi olmasına rağmen çok heyecanlı: “Sanki daha önce sahneye hiç çıkmamış, bu işle hiç ilgim yokmuş gibi hissediyorum.” Peki, müzisyen bundan sonra sadece kendi şarkılarını mı söyleyecek? Cevabı şöyle oluyor: “Önceliğim tabii ki kendi şarkılarım... İşe böyle başladım. Bir de keyif aldığım şarkı çok az. Sahnede sıkıntı yaşıyorum, o zaman yazayım dedim. Şarkılarım çok ciddi bir repertuvar yapıyor zaten.” Müzisyenin en büyük hayali ise ‘Lüküs Hayat' gibi bir müzikal yapabilmek.
Ben Beyaz'ı değil o beni ikna etti
Ayla Çelik hem duygusal hem de neşeli şarkılar yazan bir söz yazarı. Peki, gerçekte nasıl biri? “Evet şarkılarım gibiyim ama çok iyi bir insanım. (Gülüyor) Arkadaşlarım huysuz olduğumu söyler. Sevdiklerimi hırpalarım. Aklı başında biriyim.” diyor. Duygusal ve neşeli şarkılarının kendisini yansıttığını söylüyor. Bazen çok duygusal bazen de sinir bozacak kadar neşeli olabildiğini anlatıyor.
‘Ben' isimli albümün sürprizi ise Beyaz düeti. Beyaz ile Ayla Çelik'in dostluğunu neredeyse bilmeyen yok. Beyaz'ın albüme dahil olmasını ise şöyle anlatıyor: “Herkes bana Beyaz'ı nasıl ikna ettiğimi soruyor. Aslında o beni ikna etti. Bir gün bir şey yaparsam seninle yaparım, diyordu. Müzikal ruhuma güvendiği için istiyordu. Sahnede de birlikte şarkı söyleriz elbette.”
Herkesin bildiği gibi Beyaz, son günlerde çok talihsiz şeyler yaşadı. Bu konuda ne düşündüğünü sorduğumuzda üzülerek şunları ifade ediyor: “Bu çok üzücü bir durum. Yılların emeği var. Çok saygılı ve düzgün biri. Yaşadıklarını hak etmiyor. Ne işi var onun adliyede? Ne gerek var böyle bir şeye? Çok duygusal ve hassas. Zaten çok etkilendi. Programın devam etmesi gerek. Kendi sıkılsa biz kapısına dayanıp yalvarırdık devam etmesi için. Bence Beyaz'dan özür dilenmeli.”

Kaynak: CİHAN

28 Şubat 2016 Pazar 08:54

Ali Pektaş, Adnan Ergil, Melih Kibar, Ayla Çelik, Kültür Sanat