Bağımlılıkla Mücadelede Kamu-Stk İşbirliği Çalıştayı'

İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Önal, bağımlılık konusunun Türkiye'de Avrupa ülkelerine göre yeni olduğunu belirterek, 'Türkiye Müslüman bir toplum olduğu için Avrupa ülkelerine göre, ateizmin, inançsızlığın yaygınlaştığı ülkelere göre, daha iyi konumda.

İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Önal, bağımlılık konusunun Türkiye'de Avrupa ülkelerine göre yeni olduğunu belirterek, "Türkiye Müslüman bir toplum olduğu için Avrupa ülkelerine göre, ateizmin, inançsızlığın yaygınlaştığı ülkelere göre, daha iyi konumda. Ama hızla Avrupa ülkeleri seviyesine doğru yürüyoruz. " dedi.

Eyüp'teki Bahariye Mevlevihanesi'nde İstanbul Valiliği, İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından "İstesen Yeter" temasıyla "Bağımlılıkla Mücadelede Kamu-Sivil Toplum Kuruluşları Çalıştayı" düzenlendi.

Önal, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, İstanbul'da bu kadar güzelliği mahveden, geleceğe damga vuracak olan bir bağımlılık sorununun da yaşandığını söyledi.

İstanbul'un, herhangi bir konu gündeme geldiğinde Türkiye'nin yüzde 25'ini kapsadığını belirten Önal, şöyle konuştu:

"İstanbul elimizdeki verilerin dörtte birini ifade eder. Ancak bağımlılık konusu gündeme geldiğinde bu böyle değildir. Çünkü bağımlılık denilen illet, genellikle metropollerde yaygındır. Dolayısıyla bağımlılık dediğimizde bu sorunun yüzde 40'ı, bazı verilerde de yüzde 50'si İstanbul'da yaşanır. Demek ki omuzlarımızda bağımlılık gibi konunun, tüm Türkiye'nin yüzde 50'sini hissediyoruz. Türkiye'de bağımlılıkla ilgili mücadelenin, bağımlılıktan doğan sorunların yüzde 50'si burada oluşuyor. Omuzlarımızdaki yük tahmin edilenden daha ağır. O nedenle kamu ve sivil toplum örgütleri olarak daha çok diyalog içinde bu illetin etkilerini azaltmamız gerekiyor."

Böyle bir sorunun yoğun olarak yaşanmaya başlanmasının bir utanç kaynağı olduğunu dile getiren Önal, sözlerine şöyle devam etti:

"Madde bağımlılığı, dünyada tutunacak herhangi bir şeyi olmayan, maneviyatı kalmamış, yöneleceği yönü bilmemiş insanların başvuracağı bir şeydir. Ülkemizin nüfusunun yüzde 99'u Müslüman. Müslüman olduğunu bildiğimiz bir toplumda, binlerce, on binlerce bağımlının olması esasında bizim Müslümanlığımızı da ciddi olarak tartışılır hale getiriyor bana göre. Çünkü gerçek anlamda Müslüman olabilsek gerçek anlamda evlatlarımızı Müslüman olarak yetiştirebilsek ve İslam'ı onlara anlatabilsek bu bağımlılık sorununu yaşamamamız gerekir. Çünkü gerçek bir Müslüman'ın aynı zamanda madde bağımlısı olması akıl dışı bir olaydır.

Öncelikle toplum olarak, bir İslam memleketinde böyle bir sorun yaşıyorsak bundan dolayı kendimizi rahatsız hissetmemiz ve bunun sorumluluğunu derin olarak düşünmemiz gerekir. Bu durumda yapılması gereken şeyler esasında çok basit ama toplumumuzun bir çok kesiminde, kamu kuruluşlarında çalışanlar olsun, sivil toplum kuruluşlarında görev yapanlar olsun bu büyük soruna çok fazla derinden yaklaşmıyor. Kamu kurumlarının bir çoğunda bir şeyler yapılıyormuş gibi gösteriliyor ama gerçek anlamda kendisini derinlemesine adayan devlet memuru da az. Sivil toplum örgütlerinde durum biraz daha farklı. Onların bir çoğu bu soruna henüz çok yabancılar ama sivil toplum örgütlerinde de bu sorunla mücadele eden birçok kişi var."

Bağımlılık konusunun Türkiye'de Avrupa ülkelerine göre yeni olduğunu anlatan Önal, "Türkiye Müslüman bir toplum olduğu için Avrupa ülkelerine göre, ateizmin, inançsızlığın yaygınlaştığı ülkelere göre, daha iyi konumda. Ama hızla Avrupa ülkeleri seviyesine doğru yürüyoruz. Bu da demektir ki Türkiye'deki bağımlılık oranı, çabalarımıza rağmen artacaktır. Çünkü bu bir eğilim. Biz bu artışın oranını ne kadar baskılayabilirsek bizim için o kadar kardır." değerlendirmesinde bulundu.

Önal, hükümetin, bağımlılık sorununun Türkiye'de önemli bir konu haline geldiğini görünce ilk adımı 2014 yılının son aylarında attığını ve 2014'ün aralık ayında Bağımlılıkla Mücadele Stratejisi çerçevesinde tüm kamu kurullarına görevler verildiğini söyledi.

Çalıştaya, İnsan ve Medeniyet Hareketi Genel Sekreteri Mehmet Bulayır da katıldı. Çalıştayın diğer bölümlerinde bağımlılık konusunda kamu kurumlarının faaliyetlerinin sunumu, koruyucu ve önleyici hizmetler, danışmanlık, arındırma, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, sosyal uyum hizmetleri konuları ele alınacak.

Kaynak: AA

14 Mayıs 2018 Pazartesi 12:26

Avrupa, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri