"Balyoz" Davasında Beklenen Karar Açıklandı

Balyoz davasında beklenen karar açıklandı.

Balyoz davasında beklenen karar açıklandı.



Silivri Cezaevi Kampüsünde yer alan duruşma salonunda görülen davanın 108. celsesinde mahkeme kararını açıkladı. Verilen uzun aranın ardından 17.30 sıralarında mahkeme heyeti salona geldi. Mahkeme heyetinin salona gelmesinden önce ellerinde kalkanları olan 25 jandarma görevlisi, mahkeme heyeti ile tutuklu sanık bölümünün arasına yerleştirildi. Tutuklu sanıklar ile izleyiciler arasına da bir sıra uzman jandarma çavuş, bir sıra jandarma er görevlendirildi. Bu yoğun güvenlik önlemi, izleyiciler ve sanıklar arasında tepkiye yol açtı. Bu sırada görevli bir jandarma binbaşı, izleyici bölümünün ön tarafına gelerek, başlaması beklenen duruşma için sakin olmalarını istedi. İzleyicileri sakin olmaları konusunda uyaran jandarma binbaşı, gerek görülürse izleyicilerin duruşma salonundan çıkarılmasına karar verilebileceğini de belirterek "Beni anlayışla karşılamanızı istiyorum" dedi.



Bu sırada sanıklar arasından "Korkularak yapılıyorsa bizim önümüzde ordular duramaz" diye bağırma sesi duyuldu. Sanıkların tepki göstermesi üzerine Başkan Diken'in talimatıyla sanıklar ve heyet arasında görevlendirilen jandarma görevlileri heyetin her iki yanına çekildi. Daha sonra da Başkan Diken, sanıklar ile izleyicileri sakin olmaları konusunda uyardı. Biraz sonra okuyacakları kararın henüz kesinleşmediğini belirten Diken, kararın üye hakim Ali Efendi Peksak tarafından okunacağını söyledi. Daha sonra da Peksak, mahkeme heyeti tarafından alınan toplam 11 sayfadan oluşan kararı okumaya başladı.



Mahkeme firari sanıklar Ali Göznek ve Ahmet Gökhan Rahtuvan ile ifadesi alınamayan sanık Levent Ersöz hakkındaki dava dosyasının ayrılmasına karar verdi.



Sanık Ali Tarık Akça yargılama sürecinde öldüğü belirlenen Ali Tarık Akça hakkındaki yargılamanın da düşmesine karar veren mahkeme, 36 sanık hakkında ise "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren iskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs ettikleri" (darbeye teşebbüs) iddiası ile cezalandırılmaları istenmişse de atılı suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle haklarında beraat kararı verdi.



Üye hakim Ali Efendi Peksak, Abdullah Zafer Arısoy hakkında verilen beraat kararına muhalefet ettiğini açıkladı. Diğer 325 sanık hakkında ise, 6 yıl ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi.



20 yıl hapisle en yüksek cezayı Çetin Doğan, Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına alırken; en düşük cezayı ise gizli belgeleri saklamaktan 6 yıl hapis alan Hakan Büyük oldu.



Duruşmada hazır bulunan ve haklarında ceza hükmü olunan 6 tutuksuz sanık Abdulkadir Eryılmaz, Güllü Salkaya, Erden Ülgen, Özgür Ecevit Taşçı, Berna Dönmez ve Tevfik Özkılıç hakkında ise hürriyeti bağlayıcı ceza verildiği, kaçma ihtimalleri bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı belirtilerek bu sanıklar hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Ayrıca hapis cezalarına çarptırılan ancak duruşmada bulunmayan tutuksuz 69 sanık hakkında ise hürriyeti bağlayıcı ceza verilmiş olması nedeniyle kaçma ihtimali bulunduğu, adli koruma tedbirlerinin de yetersiz kalacağı gerekçe gösterilerek haklarında yakalama kararı çıkarıldı.



Mahkeme, sanıklar Çetin Doğan, Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına hakkında darbeye teşebbüs suçlamasıyla önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Cezanın Terörle Mücadele Kapsamında olduğundan 1/2 oranında artırılması gerektiği belirtilen kararda verilen cezanın zaten ağırlaştırılmış müebbet hapis olması nedeni ile tekrar artırılmasına fiilen imkan bulunmadığı belirtildi. Sanıklar işlemeye kast ettikleri eylemlerini elverişli vasıtalarla icraya başlamış olmakla birlikte ellerinde olmayan sebeple sonucun meydana gelmediği ve bu nedenle eylemleri eksik teşebbüs aşamasında kalmış bulunduğunda meydana gelecek zarar ve tehlikenin ağırlığı, kast ve kusurlarının yoğunluğu, güttükleri amaç ve olaylardaki konumları nazara alınarak bu üç sanık hakkındaki cezanın 20 yıla indirilmesine karar verildi.



MHP milletvekili Engin Alan, Ergin Saygun, Şükrü Sarıışık, Ramazan Cem Gürdeniz, Nejat Bek, Süha Tanyeriİhsan Balabanlı, Kadir Sağdıç, Özer Karabulut, Ahmet Feyyaz Öğütçü'nün de aralarında bulunduğu 78 sanık hakkında da aynı suçlama ile yani "Darbeye eksik teşebbüs" suçlamasıyla 18 yıl hapis cezası verildi.



Ayrıca Dursun Çiçek, Ali Türkşen, Tevfik Özkılıç ve Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 214 sanık hakkında ise yine "Darbeye eksik teşebbüs" suçlamasıyla ve oy çokluğuyla 16 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, sanık Tevfik Özkılıç'ın ismi Gen-Etüt belgesinde geçmekte ise de seminere gözlemci olarak katılmış olması karşısında suça katılımının sabit bulunmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun kararına iştirak etmediği yönünde muhalefet şerhi sundu. Ahmet Şentürk, Emin Hakan Özbek, Tülay Delibaş, Levent Kerim Uca ve Ömer Faruk Ağa Yarman haklarında ise 13 yıl 4 ay hapis cezası verilmesi karara bağlandı. Ayrıca tüm ceza alan sanıkların ömür boyu kamu görevlerinden men edilmesine karar verildi. Ceza alan sanıkların mahkeme masraflarını ödemelerine verilen karar ise sanıklar ve izleyiciler arasında tepki ile karşılandı.



Kararın açıklanmasının ardından sanıklar ve izleyiciler uzun süre salonu terk etmedi. Karara tepki gösteren sanık yakınları arasında fenalıklar geçirenler oldu. 112 acil yardım ekipleri, sinir krizi geçirenlere müdahale etmekte zor anlar yaşadı. İzleyiciler ile sanıklar arasında basın mensuplarına hakaret edenler görüldü. Tam bu sırada mahkeme heyeti salonu terk etti. Sanıklardan Hanifi Yıldırım, Zaman gazetesi muhabirlerinin bulunduğu bölüme doğru pet su şişesi fırlattı. Tutuklu sanık Mustafa Önsel'in, sandalye üzerine çıkarak basın mensuplarına sinkaflı ve şiddet içeren sözler sarfettiği görüldü. Hanifi Yıldırım'ın da hakaret içeren sözleri dikkat çekti. Sanıkların basın mensuplarının bulunduğu bölüme geçip bir zarar vermeleri ihtimaline karşı basın mensupları ile sanıklar arasına jandarma görevlileri barikat kurdu. Bu sırada Ergenekon davasının tutuklu sanığı İlker Başbuğun avukatı İlkay Sezer, Zaman gazetesi muhabirlerinin önüne geçerek taşkınlık gösteren sanıklara sakin olmaları yönünde uyarıda bulundu.



Bu sırada bazı sanıkların, gazetecilerin bulunduğu bölüme tepki gösterdiği görüldü. Gazetecilerin bulunduğu bölüme sanıkların pet şişe attığı görüldü.



Karara ilişkin görüşleri sorulan sanıklar ise, görüşlerini şöyle ifade etti.



Çetin Doğan, "Adalet mülkün temeli olmaktan çıkmış zulmün temeli olmuştur. Bu ülkeye 50 yıl hizmet ettim. Çok sayıda madalyam var. Ancak bugün aldığım madalya bunların arasında en değerli olanıdır. Zindanda oluşumuz, dışarıda oluşumuzdan daha güçlüdür. Davamıza yardımcı olacaktır. Bizdeki kıvılcımı daha da büyütecektir" diyerek tepkisini dile getirdi.



Halil İbrahim Fırtına ise, "Türkiye Cumhuriyeti ve devletine ders olsun söyleyecek bir şeyim yok." diye konuştu.



Deniz Kuvvetlerinin tamamen çökertildiğini belirten Ramazan Cem Gürdeniz ise "Dünya tarihinde bu kadar komuta yapısına saldırı yapan ülke yoktur." ifadesini kullandı.



Ali İhsan Çuhadaroğlu,"Kürdistan kurulması için onurlu subaylar buraya hapsedilmiştir" diye bağırdı.



Ali Sadi Ünsal ise, "Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları verilen bu karara ortaktır" dedi. - İSTANBUL

Kaynak: İHA
21 Eylül 2012 Cuma 21:05

Son Dakika