Başbakan Erdoğan: 'Önce Sen Kendine Tavsiyede Bulun'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'i sert dille eleştirerek, 'Ermenistan'da başka, Fransa'da başka, Türkiye'ye geldiğinde bambaşka Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'i sert dille eleştirerek, 'Ermenistan'da başka, Fransa'da başka, Türkiye'ye geldiğinde bambaşka.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'i sert dille eleştirerek, "Ermenistan'da başka, Fransa'da başka, Türkiye'ye geldiğinde bambaşka Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'i sert dille eleştirerek, "Ermenistan'da başka, Fransa'da başka, Türkiye'ye geldiğinde bambaşka. Böyle 3 yanlı, 4 yanlı, 5 yanlı siyasi liderlik olmaz" diyerek, "Önce sen kendine tavsiyede bulun" dedi.

AKP'nin TBMM'deki grup toplantısı ilk bölümünde grup adına bir konuşma yapan Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Başbakan Erdoğan'a annesinin ölümü nedeniyle başsağlığı diledi. Ardından kürsüye gelerek bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, iç ve dış gelişmeleri değerlendirdi.

Başbakan Erdoğan, annesinin ölümünden dolayı başsağlığı dileyen, dua edenlere teşekkür ederek şöyle konuştu:

"Dün Karacaahmet'te Hüvelbaki yazılı bir mezar taşının başındaydık. Bugün burada sizlerin yanındayız. Zor bir durum ama siz de bilirsiniz ki hayat böyle işte. Annemizin vefatı dolayısıyla acımızı paylaşan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm milletimize şahsım, ailemiz adına teşekkür ediyorum.

Allah kendilerinden razı olsun. Yurtiçinden yurtdışından taziyede bulunmak üzere gelenler ve telefonla arayanlara teşekkür etmek istiyorum. Aziz milletimizin gösterdiği bu gönül inceliğini unutmak mümkün değil. Dostlar sağ olsun. Kardeşlerimiz sağ olsun ve dostluğumuz ebediyen baki kalsın.

Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ ve Kilis vekilimiz Fuar Karakuş'un anneleri de ebediyete intikal etti. Allah onlara da sabır versin. Annelerimiz, babalarımız bizi hayata hazırladı. Kulaklarımıza şu hakikati de fısıldadılar. Dediler ki: Bir değirmendir bu dünya, baki olan sade odur. Ölüm haktır, ebedi hayat haktır. Her lahza bu hakikati hatırlamaya çalışıyoruz. Musalla taşının arkasında bize şahitlik edecek olanların haklarını helal etmelerini her şeyden önemli görüyoruz. Üzerimizde kul hakkı kalmadan inşallah huzura varırız."

-YENİ ANAYASA-

Türkiye'nin yeni dönemde yüksek bir temsil ile oluşturduğu parlamentosunun 1 Ekim 2011 tarihinde açılışını "iyi bir başlangıç yaptık" sözleriyle hatırlatan Erdoğan, "Bu tarihi imkanı en iyi şekilde değerlendirmek üzerimize kaydedilmiş bir borçtur" diyerek şöyle devam etti:

"Yeni bir anayasa için siyasi partilerimizin belli bir mutabakat zemininden hareketle değişim sürecini başlatmalarından ve kapılarını açmalarından dolayı tüm partilere teşekkür ediyorum. İyi bir başlangıç yaptık. Doğru yoldayız. Bu aziz milletin mayasında bizi biz kılan güçlü bir irademiz zaten var.

Yapacağımız anayasa milletimizi ve Türkiye'yi geleceği güvenle taşıyacaktır. Bu Meclis milletimizle birlikte yapacağı yeni anayasa ile adını tarihe farklı kaydettirecektir.

TBMM'de temsil edilen tüm partilerimizin ön şart olmaksızın uzlaşma komisyonunda masaya oturmaları en önemli eşiğin aşılması anlamına gelir.

Partilerin aldıkları oy oranlarına, milletvekili sayılarına bakmaksızın uzlaşma komisyonuna her partinin eşit üye sayısı ile dahil olması samimiyetimizin göstergesidir. Bu süreci olduğunda pozitif bir iklim içinde yürütmek istiyoruz. Süreç kendi mecrasında işleyecektir.

İnşallah bu hayırlı süreci akamete uğratacak her türlü menfi süreci bertaraf edecek müşterek bir ortam oluşur. Bu işin muhakkak bir sınırı olmalı. İşi sıkı tutalım. Bir yıl içinde de bu işi bitirmiş olalım. Türkiye gibi bir ülke başka ülkelerden 3 ya da 6 ayda anayasa yapmasını beklerken cumhuriyet tarihi içerisinde birçok deneyimleri geçirmiş güçlü bir altyapıya sahipken 1 yıl içinde anayasa hazırlamayız gibi bir anlayışın içinde girersek geçmiş ve geleceğimize doğru yorum yapmamız mümkün değil."

-"ÖNCE SEN KENDİNE TAVSİYEDE BULUN"-

Türkiye'nin "Nerede ötelenmiş, başı sıkışmış bir toplum varsa" orda olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, "Bunu Somali'de, Haiti'de, Pakistan'da gördük" dedi. Erdoğan şöyle devam etti:

"Libya ve Tunus'ta bize gösterilen muhabbeti anlatmam mümkün değil. Bu teveccühe rağmen ülkemiz ve hükümetimizin zaman zaman haksız eleştirilere maruz kaldığını görüyor ve üzülüyoruz. Türkiye bölge üzerinde herhangi bir gizli gündemi olan ülke değildir. Bizim kitabımızda kaynağını halktan almayan bir yönetim asla meşru olamaz. Türkiye kendi ilkeleri neyi gerektiriyorsa o istikamette yoluna devam edecektir. ABD'den döndükten sonra da yoğun dış seyahat programımız devam etti. Çıkıyor Fransa'nın Cumhurbaşkanı Ermenistan'a gidiyor ve Türkiye'ye kendine göre tavsiyelerde bulunuyor. Önce sen kendine tavsiyede bulun, kendine çeki düzen ver. Kalkıp da Fransa'da başka, Ermenistan'da başka, Türkiye'ye geldiğin zaman bambaşka. Böyle iki yanlı üç yanlı siyasi liderlik olmaz. Her şeyden önce siyaset dürüstlük istiyor dürüstlük. Ülkende 600 bin Ermeni, 500 bin Türk var. Bir taraftan Türkiye ile her türlü ilişkiniz var. Ama siz büyük düşünmüyor da daracık bir şeyle sadece ekonomik imkanlarının farklı olduğu için böyle bir tavır içine giriyorsan kusura bakma Türkiye kolay yutulacak bir lokma değildir. Devlet adamlığı unvanını taşımak, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmeyi gerektirir. Bunun idrakinde olmayanlar, Fransız kalanlar gerçeği anladıklarında çok geç kalacaklardır."

-"HER DEFASINDA DAHA ÇOK ŞEY İSTİYORLAR"-

Tüm söylediklerinin kayıtlarda bulunduğunu da hatırlatan Başbakan Erdoğan, Filistin-İsrail görüşmelerinde her defasında daha da fazla şeyler istendiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi:

"Kendileri bir araya gelsin anlaşsın diyemezsiniz, on yıllardır bir araya geliyorlar, olmamasının arkasında egemen güçler var. Bugün yine anlaşamıyorlarsa yine aynı şey. Eğer anlaşmaları isteniyorsa, Sudan'da ne yaptınız? Aynı şekilde İran'da ne yaptınız? Diğer ülkelerde neler yapıyorsunuz? Buralarda da aynı şeyi yapmanız lazım. BM'de de söyledim. İsrail'de 89 yaptırım kararı aldı. İsrail hepsine uydu mu? Uymadı. Peki uyguladınız mı yaptırım baskı? Hayır. E şimdi bu şekilde şımartılmış bir ülke kalkar da İsrail ile barış masasından barışarak geleceğe yönelir mi? Her masaya oturuşta daha çok şey istiyor ve bunun sınırı yok. O sınırın ne olduğunu biz de biliyoruz, Filistin'in evlatları da çok iyi biliyorlar." - Ankara
11 Ekim 2011 Salı 14:12

Politika, Güncel