Başbakan Yardımcısı Babacan: (3)

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kredi mevduat oranının yüzde 121'e çıktığını belirterek, 'Eğer yatırıma gidiyorsa, hele hele sanayi yatırımına gidiyorsa problem yok. Ama taşa, toprağa, çikolataya, sakıza gidiyorsa tüketim için ithalat yapılıyorsa ve bunun için finansman sağlıyorsak, Türkiye'nin dış borcu,özel sektörün dış borcu bu şekilde artıyorsa, Allah korusun ona çok dikkat etmek lazım' dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kredi mevduat oranının yüzde 121'e çıktığını belirterek, "Eğer yatırıma gidiyorsa, hele hele sanayi yatırımına gidiyorsa problem yok. Ama taşa, toprağa, çikolataya, sakıza gidiyorsa tüketim için ithalat yapılıyorsa ve bunun için finansman sağlıyorsak, Türkiye'nin dış borcu,özel sektörün dış borcu bu şekilde artıyorsa, Allah korusun ona çok dikkat etmek lazım" dedi. 



Babacan, Habertürk televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.



Seçim sonrası planlarının sorulması üzerine Babacan, 3 dönem kuralının çok önemli olduğunu ve uygulanması gerektiğini söyledi. Parti tüzüğüne 3 dönem kuralını yazan ekip içinde yer aldığını belirten Babacan, "Yazdığımız ve söz verdiğimiz gibi mutlaka arkasında durmamız gerekiyor, bu önemli" diye konuştu.



Ekonomi politikalarında kurum ve kuralların çok önemli olduğunu vurgulayan Babacan, bu dönemde şimdiye kadar yapılmayan, 2023 hedeflerini de gözeten çok detaylı gelecek hazırlığı yaptıklarını anlattı. "Önümüzdeki dönemin yol haritası belli, raylar döşenmiş durumda" diyen Babacan, Türkiye'nin ihtiyacını tespit ettiklerini ve gerekli hazırlıkları yaptıklarını ifade etti.



Babacan, kişilerin gelip geçici, kurum ve politikaların kalıcı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:  



"Burada önemli olan yazılı dökümanlara bakmak lazım ve yazılı dökümanların da uygulanıp uygulanmadığını sürekli izlemek lazım piyasalar açısından bu çok önemli. Söz veripte yapmamanın bedeli büyük olur. Bunlar kişilere endekslendiği anda çok yanlış olur. Eğer bir ülkedeki güven A şahsına, B şahsına, C şahsına bağlıysa o sistem kötü bir sistemdir. Kişilerin başına herşey gelebilir, herşey olabilir. Herkes fani, siyaset tablosu değişebilir ama ileri demokrasilerde, gelişmiş ekonomilerde sistem görüyoruz. İnsanlar oralara yatırım yapıyorlarsa sisteme güvendikleri için yapıyor. O ülkenin yargı sistemine, Merkez Bankası'na, kurumlarına güvendiği için yatırım yapıyor. Yatırımı yapanlar o ülkede filanca bakan var, o ülkede bu hükümet var diye yatırım yapmazlar. Böyle birşey olmaz, yatırımcı uzun vadeye bakmak zorunda."



" İmalat sanayisine önem verilmeli"



Babacan, yabancı yatırımlara yönelik sorular üzerine, "Son 1-2 yıldır özellikle sanayi yatırımlarında durgunluk görüyoruz. Toplam olarak olarak özel sektörün yatırım harcamlarında da artıştan çok memnun değiliz. Bunun için kısa vadede devreye girebilecek sanayi destek paketi açıkladık. Bu önemli, bugün başalayıp, bugünden itibaren sonuç alabileceğimiz konulardan bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. 



Türkiye'nin imalat sanayisine çok önem vermesi gerektiğini vurgulayan Babacan, burada özellikle ihracata yönelik sanayi üretiminin önemli olduğuna değindi. Babacan, Türkiye ne kadar çok yatırım, üretim ve ihracat yaparsa, gerçek anlamda kalkınma ve gelişimini sağlayabileceğini kaydetti.



Bankaların 100 liralık mevduata karşılık, 121 lira kredi kullandırdığına işaret eden Babacan, "Yani kredi mevduat oranı yüzde 121'e çıktı. Eğer yatırıma gidiyorsa, hele hele sanayi yatırımına gidiyorsa problem yok. Ama taşa, toprağa, çikolataya, sakıza gidiyorsa tüketim için ithalat yapılıyorsa ve bunun için finansman sağlıyorsak, Türkiye'nin dış borcu, özel sektörün dış borcu bu şekilde artıyorsa, Allah korusun ona çok dikkat etmek lazım" diye konuştu.



-"Türkiye'yi daha ileri götürecek bir sistem kurgulamamız gerekiyor"



Başkanlık Sistemi ile ilgili bir soruya ilişkin, seçim beyannamelerinde, temel hak ve özgürlükleri ele alan, gerçek anlamda birinci sınıf demokratik işleyişi baz alan, halkın direkt olarak iradesinin yansıdığı ve ortak aklın oluşturacağı istişare mekanizmalarının bulunduğu bir parlamento ve bunu merkezine alan bir Başkanlık Sistemi'nden bahsettiklerini ifade eden Babacan, daha fazla detayın çalışılması gerektiğini söyledi. 



Babacan, nasıl bir başkanlık sistemi olacağının yeni anayasa yazılırken, tartışmalar istişareler ve ortak aklın oluşmasıyla detaylandırılacağını belirterek, "Bütün olumsuz tecrübelerden geçen bir ülke olarak ve 12 yıllık iktidar tecrübesi ile beraber çok iyi, dengeli, güven oluşturan ve Türkiye'yi daha ileri götürecek bir sistem kurgulamamız gerekiyor. Onun için çalışmalarımız nihayete ermiş değil, elimizde bütün detaylarıyla yazılmış bir anayasa taslağı yok. Fikirler ve yaklaşımlar var. Bunun nihayetinde oturup parlamentodan önce tüm partilerle tartışılması lazım, kamuoyuna mal edilmesi lazım. Nihayet şekliyle referandum ile halkın oyuyla neticelendirilmesi lazım" diye konuştu.



-"Özel sektörün dış borcunu kontrollü büyütmemiz lazım"



Bir soru üzerine kamunun net dış borcunun sıfırlandığını hatırlatan Babacan, 2012 yılından bu yana daha çok özel sektörün dış borcunun sürdürülebilirliğinin makroekonomik politikaların merkezinde tutulması gerektiğine inandıklarını söyledi. 



Babacan, büyüme ve özel sektörün dış borcunun milli gelire oranının önemli olduğunun altını çizerek, "Bizim yüzde 3-4'lük bir büyüme ile yüzde 3-4'lük cari açığı döndürebileceğimizle ilgili çok geniş bir kanaat var piyasada. Bizim cari açığımız yüzde 3-4 aralığına indiğinde kimse cari açığı bizim önümüze koymaz" dedi. 



Doğrudan sermaye girişinin son yıllarda biraz düşük seyrettiğini belirten Babacan, önümüzdeki dönemde özel sektörün dış borcunu kontrollü büyütmek ve milli gelire oranla fazla zorlamamak gerektiğini vurguladı. 



Babacan, kamu borcuna bakıldığında, milli gelire oranla her şartta sabit ya da düşen bir kamu borcunun olduğunu ifade ederek, "Yüzde 33'e indi, önümüzdeki trend en kötü senaryoda sabit, en iyi senaryoda daha da düşecek bunu herkes görüyor" ifadesini kullandı. 



Bankaların kısa vadeli borçlanmasını daha maliyetli hale getirdiklerine dikkati çeken Babacan, son 2 ayda bankaların aldıkları dış borçların orta ve uzun vadeli olma yönünde trendin değiştiğini söyledi. 



Kısa vadeli dış borç ile Merkez Bankası'nın rezervleri oranlarının sınırda olduğuna işaret eden Babacan, bankaların maliyet nedeniyle kısa vadeyi tercih ettiğini, bu durumda da Türkiye'nin risk algısının büyüdüğünü, bankaların kısa vadeli dış borcunun yüksek gibi göründüğünü, son iki aydaki trendlerde kısa vadeden orta ve uzun vadeye geçişin başladığını söyledi. 



Önümüzdeki 2-3 yıl içinde Amerikan doları faizlerinin, FED faizlerinin artacağı ve likidetinin de pahalanacağı bir döneme girildiğini ifade eden Babacan, "Böyle bir döneme girerken hem özel sektör dış borcunda hem de cari açıkta böyle bir rehavet olamaz. Cezası şiddetli olur" diye konuştu. Babacan, önümüzdeki dönemde büyümenin sağlıklı, sürdürülebilir ve emin adımlarla olması gerektiğini ifade etti.



Kaynağın nereden bulunacağı sorusuna Babacan, daha yüksek katma değerli ihracatın finansman ihtiyacını azaltacağını bildirdi. Orta Vadeli Program'da enflasyon, cari açığı düşürmek, yapısal reformlarla potansiyel büyümenin artırılmasının söylendiğini anımsatan Babacan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, bin 248 eylemden 40 tanesinin tamamlandığını açıkladığını, bu reformlar yapıldıkça, güven ortamının çabuk toparlayacağını söyledi.



"Çalışan nüfusun yüzde 25'i tarım sektöründe"



Enflasyonun nasıl yenileceğinin sorulması üzerine Babacan, çalışan nüfusun yüzde 25'inin tarım sektöründe olduğunu, ifade etti. Babacan, gıda fiyatının aynı zamanda çiftçilerin geliri anlamına geldiğini söyledi. Üreten kesimin Avrupa'da yüzde 10, Türkiye'de yüzde 25 olduğunu ifade eden Babacan, fiyat politikalarında sadece tüketici fiyatı değil, üreticinin eline geçecek rakamın da önemli olduğunu kaydetti.



Babacan, gıda komitesinin çalışmalarına değinerek, "Bazı ürünlerde üreticinin eline geçen rakam 1 lira, perakende satışı 5 lira. Ne oluyor bu aralarda, burada fire mi çok ya da oligopoller mi oluşmuş,  bunları biraz daha irdelememiz gerekiyor. Ama ortalama enflasyondan daha yüksek bir gıda enflasyonu biraz işin kaderinde var, müdahale edip, o arz fazlalığının alınabileceğini düşünüyorum" diye konuştu. 



(Bitti)

Kaynak: AA

20 Mayıs 2015 Çarşamba 14:30

Merkez Bankası, Ali Babacan, Türkiye, Ekonomi