Beethoven'in Bilinmeyen Yönleri

'Sebat et, sanatını icra etmekle kalma, onun derinlerindeki anlamı etraflıca kavramaya da çalış; bu çabaya değer. Çünkü yalnızca sanat ve bilim, insanı tanrılar katına çıkarabilir.'

Beethoven'in bilinmeyen yönleri

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Dünyaya Yön Verenler Dizisi'nin 23. kitabı besteci ve piyanist Beethoven'in yaşantısını ve müziğini detaylı olarak ele alıyor. ABD'li müzikolog Lewis Lockwood tarafından kaleme alınan ve Ebru Kılıç'ın Türkçeleştirdiği 640 sayfalık kapsamlı kitap, sanatçının az bilinen yönlerini gözler önüne seriyor.

Sitemkâr olduğu kaderini en az dehası kadar büyük irade gücü sayesinde kabullenmiş ama kurulu düzenin kendini konumlandırdığı yere hayatı boyunca razı olmamış bir kişilik Beethoven. Çevresindekiler tarafından huysuz, kaba, savruk, pasaklı bir adam olarak görülse de; Beethoven'ın beste çalışmalarına büyük bir titizlik, kesinlik ve ayrıntıcılık hâkimdir. Bu açıdan bireyin dünya üzerindeki süfli varlığıyla çağların ötesinden insanın ruhuna uzanan dehanın ulvi sanatsal varoluşu arasındaki karşıtlığın en dokunaklı örneği olarak nitelendirilir eleştirmenlerce.

Genç yaşından itibaren işitme duyusunu yitirmeye başlayan ve ömrünün son on yılında hemen hemen tamamen kaybeden Ludwig van Beethoven (1770-1827), dünyaya armağan ettiği bestelerin bir kısmını, örneğin Dokuzuncu Senfoni'yi kendisi dinleyememiştir. Eserin ilk icrasının salonda yol açtığı alkış tufanını sahneden duyamamış, ancak birisi onu kolundan tutup arkasına döndürdüğünde görebilmiştir. Bu durumuyla bile insanlık tarihinin en güzel bestelerinden bazılarını üreten ve müzikte büyük bir değişim yaratan büyük devrimci, dehanın beden bulmuş halidir.

Princeton, Harvard ve Boston üniversitelerinde ders veren ABD'li müzikolog ve Beethoven uzmanı Lewis Lockwood'un kaleminden çıkma biyografi, Beethoven'in hayatını ve müziğini detaylı şekilde ele almaktadır. Sanat dehasının yaşantısı ile ilgili pek çok az bilinen anekdota yer veren kitap Ebru Kılıç tarafından Türkçeleştirildi. Beethoven müzikle amatör veya profesyonel olarak ilgilenen tüm okurların ilgisini çekebilecek ölçüde doyurucu ve kapsamlı bir kaynak kitap.

Kitaptan: (12. Bölüm – Sahne Müziği)

"Opera Beethoven'e zor geliyordu."

"Her şeyde ustalaşmayı hayal eden Beethoven, opera hayali kuruyordu. İkinci bir Mozart olacağı tahminini boşa çıkarmaması için dikkat çekici enstrümantal eserler bestelemesinin yeterli olmadığını; bir noktada operayla, Mozart'ın rekabet çıtasını hayal edilemeyecek kadar yukarılara taşıdığı bu müzikal biçimle yakından ilgilenmesi gerektiğini biliyordu. Ama opera Beethoven'e zor geliyordu. Opera pratiği yaparak yetişmemişti, oysa Mozart on iki yaşından beri operayla iç içe olmuştu. Bonn ve Viyana, dönemin opera türünün eksiksiz bir mönüsünü sunmuş olsa da Beethoven, doğuştan ya da deneyimli opera bestecilerinde gördüğümüz doğal tiyatro hissine sahip değildi; bu bestecilerin birçoğu da onun biçimlere, fikirlere ve oranlara hâkimiyetinden yoksundu; ama bu tiyatro hissi lütfu onlarda bol bol bulunuyordu. Ayrıca Beethoven Viyana'da sahne projeleri üzerine düşünmeye başladığı sıralarda, 1803 yılı civarında, sağırlığı da iyice ilerlemiş; durumu opera insanlarıyla, yani şarkıcılarla, emprezaryolarla, sahne yönetmenleriyle, tiyatro izleyicileriyle, gişeyle, kısacası opera yapımının kalabalık dünyasıyla uğraşmasını zorlaştıracak kadar kötüleşmişti."

Dizinin yayınlanmış diğer kitapları: Winston Churchill, John Stuart Mill, Simon Bolivar, Jean-Jacques Rousseau, Immanuel Kant, Charles Darwin, John Locke, Korkunç İvan, Hammurabi, Olof Palme, Gabriel García Márquez, Arthur Rimbaud, Jack London, Budha, Hegel, Leibniz, Afrikalı Leo, Thomas Hobbes, Sarah Bernhardt, Mithradates, Konstantinos Palaeologos, Kierkegaard.

Kaynak: Bültenler

01 Şubat 2014 Cumartesi 15:19

Viyana, Mozart, Beethoven, Güncel