Benim Ülkem Türkiye' Ödül Töreni

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, 'BM Güvenlik Konseyi, 15 üyeden 14'ünün oyuyla karar alamıyor çünkü bir ülke 'Dediğim dedik, çaldığım düdük' diyerek bütün sistemi işlemez hale getiriyor.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "BM Güvenlik Konseyi, 15 üyeden 14'ünün oyuyla karar alamıyor çünkü bir ülke 'Dediğim dedik, çaldığım düdük' diyerek bütün sistemi işlemez hale getiriyor. Hem de 1980 yılında altında imzası olan bir kararı, adeta o kararın hilafına adım atmak suretiyle. Şimdi böyle bir sistemde siz ne Ruanda'daki katliamı engelleyebilirsiniz ne Bosna'daki soykırımı engelleyebilirsiniz ne Arakan'daki Müslümanların acısına merhem olabilirsiniz." dedi.
Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonunca (UDEF) Ankara Ticaret Odasında (ATO) "Benim Ülkem Türkiye" adlı kısa film, şiir, hikaye yarışması ödül töreni düzenlendi.
Türkiye'de eğitim gören uluslararası öğrencilerin katıldığı ödül töreninin açılışında konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Erdoğan, Türkiye'deki uluslararası öğrencilerin bürokratik ve idari süreçlerinin henüz tam anlamıyla sorunsuz bir yapıya kavuşmadığını ama geçen senelere göre çok daha iyi bir noktada olduğunu söyledi.
Erdoğan, bir süre önce yabancı öğrencilerin, sorunlarının nasıl düzeltilebileceği noktasında toplantı yaptığını hatırlattı.
Uluslararası öğrencilere seslenen Erdoğan, "Sizler misafirimizsiniz. Elbette hayatlarınızın bu önemli döneminde, gençliğinizin en verimli çağında, eğitim için kariyerinizi, dünyaya olan katkınızı ilerletmek için Türkiye'ye geliyorsunuz. Türkiye'de bir fırsatı kovalıyorsunuz. Bu arada geçirdiğiniz 4-5 yıl içinde bizim inancımıza göre, bizim misafirlik anlayışımıza göre siz aslında ailemizin birer ferdi haline geliyorsunuz. Bu bizim için çok değerli. Türkiye ailesi sizin gibi misafirlerin gelişiyle ülkemizde yıllarını geçirmesiyle büyüyor, genişliyor." dedi.
Öğrencilerin, ülkelerine döndükleri zaman Türkiye dışında yaşayan bütün dünya vatandaşları içerisinde, Türkiye'yi en iyi ve en doğru tanıyan kişiler olduğuna işaret eden Erdoğan, "Siz burada 4-5 yılınızı geçirdikten sonra, bizlerin misafiri, kardeşi olduktan sonra Türkiye'nin gerçeklerine doğru bir şekilde vukufiyet kazanmış oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda kabul edilen Kudüs tasarısıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
"Dünkü BM oylamasını elbette bugün konuşacağız, konuşuyoruz. Dünya tarihinin önemli dönemeçlerinden bir tanesini yaşıyoruz. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan dünya düzeninin, uluslararası sistemin çürüdüğünü görüyoruz. Kimseye huzur getiremediğini, barışı temin edemediğini görüyoruz. Katliamlara son versin, insanlar arasındaki eşitsizlikleri, adaletsizlikleri gidersin diye tasarlanan sistemin, sadece bu sistemden menfaat devşirmek isteyenlerin adeta 'değirmenine su taşısın' diye kurgulandığını görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'Dünya beşten büyüktür' sloganının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Nitekim dün BM'deki oylamayı biraz derinlemesine ele alacak olursak, BM Güvenlik Konseyi, 15 üyeden 14'ünün oyuyla karar alamıyor çünkü bir ülke 'Dediğim dedik, çaldığım düdük' diyerek bütün sistemi işlemez hale getiriyor. Hem de 1980 yılında altında imzası olan bir kararı adeta o kararın hilafına adım atmak suretiyle. Şimdi böyle bir sistemde siz ne Ruanda'daki katliamı engelleyebilirsiniz ne Bosna'daki soykırımı engelleyebilirsiniz ne Arakan'daki Müslümanların acısına merhem olabilirsiniz. Ne Gazze'dekilere ne Somali'dekilere ne Suriye'dekilere, hiçbirine bir faydanız olmaz. Dünyada çatışma alanları, maalesef büyüyerek ilerlemeye devam ediyor. İnanın Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı gün bile dünya bu kadar karmaşık, bu kadar dengesiz, bu kadar adaletsiz değildi."
Adaletsiz zulüm düzenini ayakta tutmaya çalışan güçlerin, Türkiye'yi itibarsızlaştırmanın gayreti içinde olduklarını aktaran Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür, dediği için, 'Bu düzen düzen değildir' dediği için, bu adaletsizlikleri yapanların yüzüne haykırabildiği için, sizler Türkiye'yi en iyi tanıyanlar olarak ülkelerinize döndüğünüz zaman Türkiye'nin, dünyanın en hayırsever ülkesi olduğunu anlatmayacak mısınız?" diye sordu.
Türkiye'nin dış yardımlarda zirvede bulunduğunu ve bunun ecdada layık olma mücadelesinin göstergesi olduğunu anlatan Erdoğan, "Biz bugün dış yardımlarla zirvedeysek bu bize normal geldiği için yapıyoruz. Böyle olması gerektiği için yapıyoruz. Gazze'de, Somali'de, Arakan'da kimse yokken Türkiye varsa bunu biz kardeşlik hukukunun gereği olduğu için yapıyoruz. Bunu anlatmayacak mısınız?" dedi.
"Dünyadaki bu adaletsiz düzen, bu güçlünün haklı sayıldığı düzen değişecekse ve dünya daha adaletli, daha barışçıl ve huzurlu bir yer haline gelecekse o zaman doğruları konuşanların cesur olması lazım." diyen Erdoğan, öğrencilere ülkelerine gittiğinde Türkiye'yi itibarsızlaştırma çalışmalarına karşı doğruyu anlatmalarını istedi.
"Türkiye'de demokrasinin hakim olduğunu, Türkiye'nin bir kardeşlik ülkesi olduğunu ve refahıyla, gelişmesiyle ve dünyaya vermeye çalıştığı mesajla kardeşliğin merkezi olduğunu gittiğiniz yerlerde anlatın lütfen." diye konuşan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin itibarını ayaklar altına almaya çalışanlar, bilin ki bu katliamları, bu savaşları, bu terörü, doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen, büyütenlerdir. Neden? Onların sistemini gerçekleştirsin diye. Onların düzenini ayakta tutsun diye. Bu böyle olmak zorunda değil. Daha iyi bir Türkiye mümkün. Türkiye, bütün üstüne gelmelere, bütün başına gelenlere rağmen bunun mücadelesini yediden yetmişe verme öz güvenini hamdolsun sağladı. 15 Temmuz'da bir darbeyi yenen Türk milletini bu sistemin egemenleri hiç övmedi. 'İşte demokrasinin zaferi' diye hiç kimse naralar atmadı. Daha ertesi gün ne dediler? 'Aman darbecilere kıymayın, aman darbecilerin burnu bile kanamasın.' Bu sistemin ne denli çürük olduğunu, ne denli bozuk olduğunu niye anladık? Bunları yaşadığımız için anladık."
"ATO olarak eğitime çok önem veriyoruz"
ATO Başkanı Gürsel Baran, ödül töreninde jüri üyeliği yapmak ve ev sahipliğini üstlenmekten memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Eğitim görmek için Türkiye'ye gelen öğrencilere ev sahipliği yapmanın ve onlara destek olmanın, Türkiye'yi tanıtmak yönünde yaptıkları bütün çalışmaların çok değerli olduğunu belirten Baran, "ATO olarak eğitime çok önem veriyoruz ve ülkemizin tanıtılması ve marka değerinin artmasında katkıda bulunacak bu tür projeler içerisinde yer almayı da ayrıca çok önemsiyoruz." diye konuştu.
Dün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısında ABD'nin Kudüs kararını geri çekmesini öngören tasarının ezici bir çoğunluk tarafından kabul edilmesini de memnuniyetle karşıladığını ifade eden Baran, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Trump yönetiminin 'Ben yaptım oldu' mantığı, kabul görmemiştir. Şantajları ve tehditleri ters tepmiştir. Bu saatten sonra Trump yönetimine düşen bu talihsiz kararından dönmektir. Kudüs İslam dininin ilk kıblesidir ve üç din için de anlamı çok büyüktür. Kudüs'ün statüsünü koruyan karara destek veren ülkeler dünya huzur, barış ve istikrarına da katkı sağlamışlardır. Bu kararın alınmasında başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siyasetçilerimizin, diplomatlarımızın rolü çok büyüktür hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum."
Kudüs kararının haktan yana olan herkesin kıblesinin aynı olduğunu gösterdiğini vurgulayan Baran, kararın Türkiye'yi uluslararası platformlarda izole etmeye çalışanlara da en güzel cevap olduğunu söyledi.
Baran, "Türkiye hak davasını haklı duruşunu, kararlılıkla ortaya koymakta ve bu dünya devletleri tarafından da kabul görmektedir. Gençlerimizin de aralarındaki bağları kuvvetlendirmesi bu açıdan önem arz etmektedir. Sizler kendi ülkelerinizde, alanlarınızda ortaya koyacağınız başarıları aranızdaki bu bağ ile uluslararası platformlara taşıyacaksınız." dedi.
203 ülkeden 114 bin öğrenci
UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat ise konuşmasında, Türkiye'de 34 yılda 160 ülkeden 100 binden fazla uluslararası öğrenci bulunduğu bilgisini paylaştı.
Bolat, "Ülkemizde eğitim alan uluslararası öğrencilerin hayatlarının baharı, en güzel yılları en az 5 yılı Türkiye'de geçmekte ve onlar Türkiyeli olmaktadır. Bu beş yıl içinde okullarımızda okuyorlar, yurtlarımızda kalıyorlar, sokaklarımızda yürüyorlar, toplumumuzla kaynaşıyorlar. Kısacası, Türkiye'de yaşıyorlar. Ülkelerine döndüklerinde de ömürlerinin sonuna kadar Türkiye'yi temsil ediyorlar." dedi.
Öğrencilerin ikinci vatanlarının Türkiye olduğunu söylediklerini belirten Bolat, "Bu yıl bu yarışmayla hedefimiz uluslararası öğrencilerin gözüyle Türkiye'mize bakabilmektir. Türkiyeli olan bu kardeşlerimiz 'Türkiye'yi nasıl görüyorlar, ne hissediyorlar. Türkiye hakkında düşünceleri nedir ve Türkiye daha güzel nasıl olur?' bunları görebilmek için yarışmamızı tertip ettik." şeklinde konuştu.
Yarışmaya katılan tüm öğrencilere teşekkür eden ve yarışmada başarılı olanları kutlayan Bolat, programa katılan ve jüri üyeliği yapan protokole de teşekkürlerini iletti.
3 kategoride ödüller sahiplerini buldu
Yarışmada kısa film, hikaye ve şiir kategorisinde ödüller verildi.
Kısa Film kategorisinde, Kayseri'de öğrenim gören Kırgızistanlı Manasbeg Maksudov, "Benim Ülkem Türkiye" isimli eseriyle birincilik, Kütahya'da öğrenim gören Türkmenistanlı Aziz Jahanov "Biz Bir Milletiz" isimli eseriyle ikincilik ve Gazinantep'te öğrenim gören Hindistanlı Syed Fouzan Ishaqui "Türkiye" isimli eseriyle üçüncülük ve Çanakkale'de öğrenim gören Endonezyalı Roida Hasna "Türkiye'm" eseriyle mansiyon ödülüne sahibi oldu.
Hikaye kategorisinde, Giresun'da öğrenim gören Burkina Fasolu Ouesseini Zorome "Sınıftaki Siyah Çocuk" isimli eseriyle birinciliğe, İstanbul'da öğrenim gören Bangladeşli Rabiul İslam "Yırtık Bir Defter" ile ikinciliğe, Afyonkarahisar'da öğrenim gören Afganistanlı Mohammad Rahim Alimi "Kahraman Çoban" ile üçüncülüğe ve İstanbul'da öğrenim gören Tacikistanlı Alizhon Shymardonov da "Mazlumun Umudu Türkiye" eseriyle mansiyona layık görüldü.
Şiir kategorisinde ise Sakarya'da öğrenim gören Azerbeycanlı Sabina Abbaslı "Benim Ülkem Türkiye" birincilik ödülü, Adana'da öğrenim gören Suriyeli Betül El- Haznevi "Sevgi Diyarı Anadolu" eseriyle ikincilik, İstanbul'da öğrenim gören Nijeryalı K. Adam Abubakar "15 Temmuz Gecesi" isimli eseriyle üçüncülük ve Kocaeli'de öğrenim gören İranlı Nikfal Moghanlou "Türkiye" isimli eseriyle mansiyon kazandı.
Yarışmanın jüri üyeliğini ise AK Parti İnsan Hakları Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı, AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Kütahya Milletvekili Mustafa Şükrü Nazlı, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Mehmet İlker Çitil, AK Parti Uşak Milletvekili Dr. Alim Tunç, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Erbay Kücet, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Emre Topoğlu, Kamu Diplomasisi Kurumu Koordinatörü ve TRT Yönetim Kurulu Üyesi Ali Osman Öztürk, TRT Kürdi Kanal Koordinatörü Mustafa Ekici, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve Canik Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu üstlendi.
Bilal Erdoğan, kısa film yarışması birincisi Manasbeg Maksudov'a, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise hikaye kategorisi birincisi Ouesseini Zorome'ye ödülünü verdi.

Kaynak: AA

22 Aralık 2017 Cuma 16:27

Kudüs, Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan, Türkiye, Politika, Güncel