Bir şampiyonun yüreği

Her spor dalının değişmeyen büyükleri vardır.

Her spor dalının değişmeyen büyükleri vardır. Konu Formula 1 olduğunda ise Ferrari'nin yeri tartışmasızdır. O kırmızı arabanın yarattığı duygu olumlu ya da olumsuz anlamda büyük oluyor. Öyle ki seven onun sayesinde bu spora ısınırken, kimisi de bu güçten hazzetmeyip karşısına alıyor. Bir dönem herkesin favorisi olan Michael Schumacher’in ardından sadece Kimi Raikkonen ile yüzü gülen İtalyan ekibi, sonraki dönemde mutsuz gözlerle diğer takımların şampiyon olmasını seyretti. Beklentiler gün geçtikçe arttı, bu beklentileri karşılamak için hamleler yapıldı ama sonuç değişmedi. Bu hamlelerden belki de en önemlisi Sebastian Vettel’in takıma dâhil olmasıydı. 2014’te vatandaşı ve aynı zamanda idolü Schumacher’in efsanevi koltuğuna oturan Vettel, benzer bir hikâye yaratmak istedi. Bugüne geldiğimizde ise o hikâye mutlu olmaktan öte bir drama dönüştü.
!!window.__es_gtm_helper.inject_ad('outstream','528110160outstream', !!0, !!0, !!0)
-->
Sezon öncesi yapılan testlerde iyi performanslar yakalayan Ferrari ve Vettel bu sezon için çok umutluydu, belki de artık eleştirilere cevap vermenin zamanıydı. Bu tatlı hayaller, sezonun ilk yarışı Avustralya Grand Prix'sinde yerini o bilindik kâbuslara bıraktı. Yarış sırasında takıma neden yavaş kaldıklarını soran Alman pilot, aldığı yanıtla konuşmayı devam ettiremedi: "Biz de şu an sebebini bilemiyoruz..." Performansla alakalı istenen verim alınamazken, Mercedes takımı sezon öncesi testlere göre oldukça iyi durumdaydı. Aslında bu yarış, yaklaşan felaketin habercisiydi. Yarış sırasında anlaşılamayan sebep sonradan fark edildi; Ferrari motor gücüyle düzlüklerde iyi durumda olsa da, dönüşlerde aerodinamik problem sebebiyle çok vakit kaybediyordu. Aracın sıkıntılarının yanında takım emirleri ve kararları da izleyenlere saç baş yoldurtuyordu. Kanada yarışına gelene kadar Mercedes'ler neredeyse hatasız bir performans sergilerken, herkes sezonun şimdiden bittiği konusunda hemfikirdi. Takım bu durumdayken Vettel’in dertleri daha da fazlaydı. Ferrari’ye bu sezon katılan Charles Leclerc, taraftarların yeni gözdesi olmuştu. Performans olarak da genç pilot Vettel’den daha iyiydi. Dört dünya şampiyonluğu bulunan tecrübeli pilot hata yaptıkça yeni takım arkadaşı daha da parlıyordu. Birinci pilotluğu artık o kadar güvende değildi ve durum hiç iyi gözükmüyordu.

Zorlu geçen yarışlardan sonra sıra yedinci durak Kanada Grand Prix'sine gelmişti. Pist uzun düzlüklere sahip olduğu ve Ferrari araçlarda belli değişimlere gittiği için ümit vardı. Bu etkenler işe yaradı ve Vettel sıralama turlarında pole pozisyonunu kazanmayı başardı. Genel olarak yarış tarzı ve tecrübesiyle Alman pilot için bu çok güzel bir haberdi. Yarış gününe gelindiğinde ilk kısım Vettel’in istediği gibi ilerliyordu. Kalkışta sıkıntı yaşamamış, pit-stoplardan sonra liderliğine devam ediyordu. Ne olduysa bundan sonra oldu... Ezeli rakibi Lewis Hamilton pit'ten sonra aradaki süreyi hızlı bir şekilde eritti. Bundaki başlıca sebep lastikler olarak görülebilir. İkili arasındaki mücadele bu denli yoğunken Vettel üçüncü virajda aracın kontrolünü kaybetti. Durumu toparlamak için çimlere çıkmak zorunda kalan Alman pilot, bu sırada onu geçmeye çalışan Hamilton’ın önünde piste çıkıp rakibinin geçiş alanını kapamış oldu. Bu olaydan sonra liderliğine devam eden Ferrari pilotu, şimdi bile herkes tarafından tartışılan bir kararla yıkıldı. FIA hakemleri, bu olay sırasında rakibi açısından tehlikeli şekilde piste döndüğüne hükmettikleri Vettel'e beş saniye cezası verdi. Yarışın sonuna kadar liderliği kaptırmayan ancak Hamilton ile arasındaki farkı da beş saniyenin üzerine çıkaramayan Vettel, ceza dolayısıyla yarışı ikinci tamamlamış sayıldı.

Yarışın bitimiyle telsizden karara isyan eden tecrübeli pilot, olay sırasında gideceği başka yer olmadığını ve bu kararla hakemlerin hırsızlık yaptığını dile getirdi. Yarıştan sonra seyircileri selamlayan Vettel, padoğa girerken durdurduğu aracını geri geri iterek padoktan komple geri çıkarmış oldu. Normalde yarış sonrası röportaja gitmesi gerekirken kaskını çıkarmadan hışımla takım alanına geçti. Burada yetkililer tarafından ikna edilen Vettel, podyum alanına doğru ilerledi. Tam binadan içeri girecekken Hamilton’ın aracının önündeki birinci sıra levhasını farkedip oraya fırladı. Normalde kendi aracının olması gereken yerde bulunan ikinci sıra levhasını bir numaralı levhayla değiştiren Vettel’e bu sırada tribünlerden inanılmaz bir destek geldi. Yoğun baskı ve eleştirilere maruz kalan pilotun bu hareketi, bu zamana kadar yaşadıklarına karşı bir isyan gibiydi. Bu tepkisinden ötürü muhtemelen yüklü bi para cezası alacak olsa da günün kaybedeni kesinlikle o değildi. Sezonun akıbetinin değişmesi bu noktadan sonra çok zor, ancak yarışı takip eden herkes bir şampiyonun yüreğine tanıklık etmiş oldu.

Kaynak: EuroSport.com

12 Haziran 2019 Çarşamba 02:23

Sebastian Vettel, Pilot, Spor
YORUMLAR