BTP Genel Başkanı Haydar Baş'ın davasında karar

Başkasına ait mal varlığını zorla ele geçirdiği iddiasıyla hakkında dava açılan BTP Genel Başkanı Haydar Baş ve 12 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı.

Başkasına ait mal varlığını zorla ele geçirdiği iddiasıyla hakkında dava açılan BTP Genel Başkanı Haydar Baş ve 12 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, Haydar Baş'ın 'resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme' suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına hükmetti. Haydar Baş'ın 'nitelikli yağmaya azmettirme' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından ise beraatine karar verildi.

Doktor Mustafa Erarslan ile geçmişte ortaklıkları olduğu daha sonra ise boş senetler imzalatarak mal varlığını ele geçirdiği iddiasıyla hakkında dava açılan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş ile aralarında avukatlarının da bulunduğu 13 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada müşteki Mustafa Erarslan ile eşi Meral Erarslan katılırken tutuksuz sanıklar Lütfullah Öner ile Gürcan Bahar da hazır bulundu. Duruşmaya sanık Haydar Baş ise katılmadı.

Duruşma Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt altında yapıldı.

Duruşmada beyanda bulunan müşteki avukatı, müvekkili ile Lütfullah Önder arasında herhangi bir husumet olmadığını söyleyerek müvekkili Mustafa Erarslan'a bir ceza kesildiğini ve bu cezayı kesen kişinin Haydar Baş olduğunu aktardı. Müşteki avukatı ayrıca dosya kapsamında bütün delillerin toplandığını söyleyerek tüm sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Savunma yapan tutuksuz sanık Lütfullah Önder ise, müşteki avukatlarının dert yanar gibi beyanda bulunduğunu söyleyerek "Duygu sömürüsü ve ajitasyon yapmada çok maharetliler. Biz suçsuzluğumuzu ispat etmek için çabalıyoruz. İşte burada masumiyet karinesinin altını çiziyorum. Senetlerin sonradan doldurulduğuna dair bir kanıt yok, tanık yok" şeklinde konuştu.

Sanıklardan Gürcan Bahar ise bir cemaat yapılanması uydurulduğunu söyleyerek "Her seferinde farklı bir senaryo ile karşımıza çıkılıyor. O gün orada bir tehdit olmadı. Ben feminizme Atatürkçü düşünceye inanan bir insanım. Suçsuzum" şeklinde savunma yaptı.

Mahkeme tarafların dinlenilmesinin ardından kararını açıkladı

Mahkeme heyeti tutuksuz sanık Haydar Baş'ın 'nitelikli yağmaya azmettirme' ve 'özel belgede sahtecilik' suçlarından beraatine karar verirken, 'resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme' suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme Gürcan Bahar'ın 'nitelikli yağma' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçundan beraatine hükmetti. Mahkeme heyeti sanıklardan Lütfullah Önder'in 'nitelikli yağma' suçundan beraatine karar verirken,'resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına hükmetti.

Davanın sanıklarından Maşallah Tarhan'ın ise müşteki Mustafa Erarslan'a yönelik 'kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama' suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ile cezalandırmasına karar verildi. Mahkeme dosya kapsamında yargılanan diğer tüm sanıkların üzerilerine atılı suçlardan beraatine hükmetti.

Mahkeme ayrıca karar kesinleşinceye kadar Haydar Baş'ın 5 adet taşınmazına yönelik tedbir kararının ve yurt dışı çıkış yasağının devamına hükmetti.

İddianameden

Geçmişte Haydar Baş ile ortaklıkları olan Doktor Mustafa Erarslan'ın eşi Meral Erarslan, 2014 yılında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelerek Haydar Baş'ın avukatları tarafından kendisine boş senetler imzalatıldığı gerekçesiyle şikayetçi olmuştu. Geçmişte Haydar Baş ile iş ilişkisi olan Mustafa Erarslan da iddiaları doğrulayıp darp edildiğini söylemişti. Olayın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Niyazi Erarslan, Mustafa Erarslan ve Meral Erarslan müşteki olarak yer alırken, Haydar Baş ve avukatlarının aralarında bulunduğu 15 kişi ise sanık sıfatıyla yer almıştı. İddianamede, şüpheli Haydar Baş'ın 'cebir ve şiddet kullanarak birden fazla kişiyle birlikte nitelikle yağmaya azmettirme' suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar, 'açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasına azmettirme' suçundan ise 2,5 yıldan 8 yıl 9 aya kadar olmak üzere, toplam 23 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

İddianamede, diğer sanıkların ise 'yağma' ve 'zincirleme şekilde açığa imzanın kötüye kullanılması' suçlarından cezalandırılmaları istenmişti. - İSTANBUL

Kaynak: İHA

16 Ekim 2019 Çarşamba 17:37

Haydar Baş, 3. Sayfa
YORUMLAR