Bugünde kaybolup geçmişte yaşamak; Alzheimer

İleri derecede unutkanlıkla sonuçlanan ve kişin yakın geçmişe ait hatıralarını çalan Alzheimer'ı Reem Nöropsikiyatri Merkezi'nin Kurucusu Nörolog Mehmet Yavuz anlatıyor.

Unutmak, hatıraları kaybetmek, aynı bedende bir bebek gibi yeniden doğmak Hepsi bir şiirden alıntı gibi ama tüm bu durumlar aslında Alzheimer hastalığının getirdiği zorluklardan sadece birkaçıdır.

Alzheimer nedir, ne değildir?

Alzheimer hastalığı, düşünce süreçlerini darmadağın edip, onları zihinsel karmaşa ve engellenmişlik denizinde yelkensiz bırakan, unutkanlık ile karakterize bir beyin bozukluğudur. Tüm dünyada Alzheimer'a yakalanmış 20 milyon kişi vardır ve pek çok kişi, büyük anne-babalarını veya eşlerini bu hastalığın ellerinde izlemek zorunda kalır. Türkiye'deki rakamlara baktığımızda, 500 bin civarında hasta olduğu iddia ediliyor ve bu rakamın 2050'de 3 milyona ulaşması bekleniyor.

Bugün artık hastalığın ileri biçimlerinde gündelik yaşam etkinlikleriyle bağlantılı işlevleri daha iyiye götüren, bakım ve gözetim gereksinimini azaltan yeni tedaviler mevcuttur.Oysa hala Alzheimer hastalığının yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak geliştiğini düşünerek tedaviyi ihmal edenler vardır.

Gençlerde de Alzheimer görülebilir

70'lerde hastalığın görülme sıklığı bugünle kıyaslayınca ortalama 30 kat artmış durumda. Dünya Alzheimer Raporu'na göre de, 2030 yılında hasta sayısı 2'ye, 2050'de 3'e katlanmış olacak. Türkiye'de 2050 yılında hasta sayısının bugünkünün 8 katı daha fazla olacağı öngörülüyor. Ayrıca bugün yaşlı insanların yanı sıra, genç ve orta yaşlı insanların da hastalığa tutulabileceği gerçeği görmezden geliniyor.

Alzehimer hastası olan kişi, sağlıklı toplumun özerk bir bireyi olmaktan çıkıp, hastalığın ileri evrelerinde hem fiziksel hem de ruhsal açıdan tamamen başkalarına bağımlı bir hale gelmektedir. Alzehimer hastalığının tedavisi de oldukça güç ve meşakkatli olup sadece ABD'deki maliyeti 100 milyar dolar civarındadır. 1900'lü yıllarda aynı zamanda şizofreninin de isim babası olan Emil Kraepelin tarafından öğrencisinin ismi verilerek tanımlanan Alzheimer, ne yazık k, her geçen yıl daha da popülerleşmektedir. 1970'lerde hastalık hakkında sadece 30 kadar bilimsel yayın varken 2010'lara gelindiğinde bu rakam 30 bini bulmuştur yani tam bin kat artmıştır.

Yaşlılar bebekleşmeye başlıyor

Bu hastalığı bu kadar zor kılan sebeplerden biri, kişinin giderek çocuklaşması hatta bir bebeğe dönüşmesidir. Hastalıkta başlangıç dönemi, geç çocukluk dönemi olan 7-12 yaş grubuna, orta dönem, 2-7 yaş erken çocukluk dönemine ve ağır Alzheimer dönemi ise 0-2 yaş bebeklik dönemine tekabül eder. Sinsi ve yavaş seyirli hastalık, bireyi gittikçe dramatik bir şekilde bebekliğe götürür.

Alzheimer neden olur?

Beynimizin bir santimetre küpünde, bir trilyon bağlantılı, 100 milyar nöron bulunmakta ve bunların arasında her bir saniyede 10 milyon çarpı milyar kere uyarı gerçekleşmekte. Bu fabrika içerisinde hücreler arası bağlantılar ve etkileşimler ve bu etkileşimi sağlayan kimyasal maddeler hafıza sistemimizin temelini teşkil eder.

Alzheimer'a neyin sebep olduğu tam bilinmemekle beraber iki tez vardır. Birincisi, hücreler arasında bağlantıyı koparan, amiloid plakların ve nörofibril yumakların gelişimi, ikincisi ise nöronları da fonksiyonel bozukluğa neden olan tau proteinin, hücreler içerisinde çökmesi. Ancak birçok nörobilim uzmanı, sebep olarak daha çok 'amiloid plakları' göstermektedir. Zaten şu sıralar üzerinde çalışılan "Alzheimer aşısı" da bu plakları önlemeye yöneliktir.

Belirtileri nelerdir?

Alzheimer ya da kısa adıyla AH genellikle önce unutkanlık belirtileri ile başlar, sonra motor, algılama ve davranışsal patolojiler ile devam eder. Başlangıç dönemlerinde unutkanlığa ek olarak beklenmedik beceriksizlik ve sakarlık durumları ile herkesi şaşırtabilir. Esas itibariyle zihinsel yıkım tablosu olup, toplam demans (bunama) vakalarının üçte ikisini teşkil eder.

İnsülin spreyi ve elektromanyetik sinyal tedavisi

Son zamanlarda insülinin Alzheimer hastalığıyla mücadelenin anahtarı olabileceği öne sürülüyor. Washington'daki Veterans Administration's Puget Sound Health Care System tarafından yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonuçları açıklandı. Buna göre burundan insülin spreyi verilen hastaların bilişsel yeteneklerinde düzelme olduğu ortaya konuldu. Bu yeni tedavi yönteminin erken dönemde teşhis edilen Alzheimer hastalığını durdurabileceği düşünülüyor.

Bir kısım bilim adamına göre bu hastalık bir tür beyin diyabeti olarak görülüyor ve beyin hücreleri şekeri kullanamadığı için bir süre sonra aralarındaki bağlantılar kopuyor. Bu da hastalığa sebebiyet veriyor. Alzheimer hastaları üzerinde yapılan otopsilerde beyinde insülin yetersizliği görülmesi bu çalışmalara önayak oldu. Şeker ve insülin metabolizmasının tüm vücut gibi beyinde de sağlıklı sürdürülebilmesi için fiziksel ve mental egzersiz gerekiyor.

TMS tedavisi ile Alzheimer tedavi edilebilir

Yapılan bir başka araştırmaya göre düzenli çay kahve içilmesi de önemli ölçüde Alzheimer'dan koruyor. Biz burada dünyada ilk kez TMS tedavisini Alzheimer üzerinde kullanıyoruz. Bu yöntem normalde dünyada depresyon ve panik atakta yaygın olarak kullanılıyor. Manyetik stimülasyonla beynin belirli bölgelerine dışarıdan gönderilen elektromanyetik sinyallerin gerek hareket sistemi ile ilgili hücreleri gerekse düşünce ve davranışlarla alakalı hücreler üzerine uyarıcı şok etkisi yaparak hücre dejenerasyonunu düzelttiği düşünülüyor. Yapılan son bilimsel çalışmalar Alzheimer hastalığında özellikle beynin şakak loblarında metabolizma düşüklüğü olduğunu göstermekte. Birçok araştırmacı Alzheimer hastalığına sebep olarak bu durumu gösteriyor. Manyetik stimülasyonun, tedavi yapıldığı bölgede beyin dokusunun metabolizmasını yani hareketliliğini yükselttiği yapılan SPECT ve PET çalışmaları ile ispatlandı.

Kaynak: Bültenler

23 Eylül 2019 Pazartesi 16:10

Amerika Birleşik Devletleri, Washington, Çocukluk, Türkiye, Bebek, Anne, Çay, Son Dakika

Son Dakika