Çanakkale'de Truva'nın İntikamı Alındı'

Gazeteci-Yazar Cevdet Cantürk, Çanakkale'de binlerce yıl önce önce yapılan işgal girişiminin 1915'te Truva'nın olduğu yerde ve aynı yöntemle tekrar edildiğini belirterek, 'Çıkarmanın ardından 8,5 ay süren çok kanlı boğuşmaların sonunda, istilacıların sıvışıp gitmesi üzerine Anafartalar...

Gazeteci-Yazar Cevdet Cantürk, Çanakkale'de binlerce yıl önce önce yapılan işgal girişiminin 1915'te Truva'nın olduğu yerde ve aynı yöntemle tekrar edildiğini belirterek, "Çıkarmanın ardından 8,5 ay süren çok kanlı boğuşmaların sonunda, istilacıların sıvışıp gitmesi üzerine Anafartalar grubu Komutanı Mustafa Kemal, 'İşte şimdi Truva'nın İntikamını aldık' demiştir." ifadesini kullandı.
Cantürk, Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde yayımlanan "Truva'nın İntikamı (Şu Boğaz Harbi)" eserinden hareketle, dünyada eşi görülmemiş büyük bir saldırı karşısında gerçekleştirilen muhteşem geri dönüşün hikayesini AA muhabirine anlattı. Cevdet Cantürk, "Çanakkale Zaferi, en ileri teknolojiye ve en güçlü kaynaklara sahip Batı'nın, öküz arabalarına, mekkare kollarına dayanan, aslan yürekli Doğu'ya karşı istila hareketi olması sebebiyle, bu zafer bir kat daha değerliydi." dedi.
Aynı istila girişiminin binlerce yıl önce Truva'ya yapıldığını ve Batı'dan gelen görkemli bir filo ve çok sayıda askere karşı Truvalıların var gücüyle topraklarını savunduğunu dile getiren Cantürk, "İşte 1915'te düzenlenen askeri harekat, tam da Truva'nın olduğu yerde, tam da aynı yöntemle tekrar edildi. Dünya Savaşı'nın, bir kara ordusunun sürekli olarak bir düşman ordusuna ve donanmasına karşı savaşmak zorunda kaldığı yegane büyük savaştı. Dahası hava savaşları da tarih sahnesine yeni çıkıyordu. Özellikle çıkarmanın ardından 8,5 ay süren çok kanlı boğuşmaların sonunda, istilacıların sıvışıp gitmesi üzerine, Anafartalar grubu Komutanı Mustafa Kemal, 'İşte şimdi Truva'nın İntikamını aldık' demiştir." şeklinde konuştu. Cantürk, 18 Mart Zaferi'nden önceki saldırıların Türk ordusu için bir deneyim kazanma, düşmanı tanıma süreci olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Çanakkale mahşerini iki genel başlıkta değerlendirmek gerekir. Denizdeki mücadele ve karaya asker çıkarılmasının ardından topyekun saldırılar ve savunmalar.18 Mart aslında tek bir günlük savaş değildi. İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan birleşik filo, boğazı bir hamlede geçebileceklerine inanıyordu. Özellikle şubat ayındaki ve mart başındaki girişimleri adeta Türk tarafı için bir talim oldu. Zira, Cevat Paşa ve kurmayları, eksikleri tespit edip gereken tedbirleri alıyor, düşmanını tanıyordu. Ünlü Amerikan Generali Patton'ın tespitine değinmek gerekirse, 18 Mart gününden önceki saldırılar Türkler için savunma açıklarını kapatmak için adeta uyarı olmuştu."
Savunma açıklarını kapatmak amacıyla yapılan mayın döşeme çalışmaları, boğazın içindeki deniz altı engelleri, savunmada kullanılacak top bataryaları ve sahte topların ilk akla gelenler olduğunu kaydeden Cantürk, "18 Mart'ta cepheye gelen ilk uçağın, ilk keşif gezisinde gördükleri savaşın ilk manevralarıydı. Birleşik filoyu Bozcaada açıklarında gören uçucular, derhal durumu komutanlara bildirdiler. Devasa zırhlı gemilerin ilk atışı 11.10'da başladı. Saat 14.00 sularında savunma taktikleri ve önceden hazırlanan planların işe yaradığı görüldü." diye konuştu. Birkaç saat içinde filonun üçte birini kaybeden düşmanın bir cenaze alayı gibi gerisin geriye dönmeye başladığını vurgulayan Cantürk, sözlerini, "Kahraman subaylar Hasan ve Mevsuf'un şehit olduğu Dardanos Bataryası'ndan birleşik filonun dönüşünü izleyen Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa'nın ağzından şu sözler döküldü: Dönüyorlar, geçemediler, geçemeyecekler." diyerek tamamladı.

Kaynak: AA

17 Mart 2018 Cumartesi 12:55

Cevat Paşa, Çanakkale Zaferi, Truva, Kültür Sanat