Canik'te Öğrencilere 'verem' Eğitimi

Tüberküloz(verem) hastalığının etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor olmasına karşın, halen tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak varlığını koruduğu bildirildi.'Verem Haftası' nedeniyle Canik'te bulunan okullarda ve cezaevinde 'Hastalıklardan Değil, Geç Kalmaktan Kork' sloganıyla eğitim seminerleri veren Canik Sağlık Grup Başkanlığı, bu eğitimler çerçevesinde 40 bin kişiye ulaşmayı hedefliyor.

Tüberküloz(verem) hastalığının etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor olmasına karşın, halen tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak varlığını koruduğu bildirildi.



"Verem Haftası" nedeniyle Canik'te bulunan okullarda ve cezaevinde "Hastalıklardan Değil, Geç Kalmaktan Kork" sloganıyla eğitim seminerleri veren Canik Sağlık Grup Başkanlığı, bu eğitimler çerçevesinde 40 bin kişiye ulaşmayı hedefliyor. Eğitim çalışmaları çerçevesinde okullarda öğrencilere bilgi veren Canik Sağlık Grup Başkanlığı Eğitim Koordinatörü Mustafa Kocaoğlu, veremle savaş konusunda uyarılarda bulundu. Basillerin çoğunlukla akciğerlerde hastalık oluşturmalarına rağmen kemikler, eklemler, beyin, böbrekler, sindirim sistemi, omurga gibi organ ve sistemleri de etkileyebildiğini, tüberküloz (verem) hastalığının önlenebilen, tedavi edilip iyileştirilebilen, toplumsal açıdan önemli bir hastalık olduğunu ifade eden Eğitim Koordinatörü Mustafa Kocaoğlu, "Tüberküloz hastalığı etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor olmasına karşın, halen tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak varlığını korumaktadır. Tüm dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri tüberküloz basili ile enfektedir. Enfekte kişilerin yüzde 5-10'u yaşamlarının bir döneminde hasta olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2010 yılında çıkardığı Küresel Tüberküloz Kontrolü Raporu'na göre dünyada 2009 yılında tahmini 9.4 milyon yeni vaka ortaya çıkmıştır. Toplamda 14 milyon tüberküloz vakası olduğu tahmin edilmektedir. Tahmini olarak 1 milyon 68 bin kişi 2009 yılında tüberkülozdan hayatını kaybetmiştir. Tüberküloz vakalarının çoğu Güney-Doğu Asya, Afrika ve Batı Pasifik bölgelerinde yer almaktadır. Türkiye'de toplam 18 bin 452 tüberküloz hastası 2008 yılında verem savaşı dispanserleri kayıtlarına girmiştir" dedi.



Tüberküloz hastalığının nasıl bulaştığını anlatan Mustafa Kocaoğlu, "Mycobacterium tuberculosis basili tarafından oluşturulan tüberküloz hastalığı hava aracılığı ile tüberküloz hastasından sağlam kişiye bulaşır. En bulaştırıcı olan hastalar tedavi görmemiş, balgam mikroskobisinde ARB pozitif olan akciğer ve larinks tüberkülozlulardır. Nefes vermekle, özellikle de öksürmek, hapşırmak, konuşmak ile mikroplar çevre havaya saçılır. Sağlıklı kişiler bu mikropları nefesleriyle alırlar. Hasta ile yakın ve uzun süreli teması olan kişilere bulaşma riski fazladır. Bunlar; aile bireyleri, aynı evi paylaştığı arkadaşları, işyeri arkadaşları olabilir. Bulaşma için genellikle verem hastası bir kişi ile belirli süre birlikte yaşamak gereklidir. Alınan basiller kişiyi hastalandırmaksızın vücutta saklı kalır ve vücut direncinin düştüğü bir anda hastalık oluşturur. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem ilk 2 yıldır. İlk 2 yılda yüzde 5, sonrasında yüzde 5 olmak üzere, yaşam boyu hastalık gelişme riski yüzde 10'dur. Tedavi başlandıktan sonra bulaşma hızla sona erer" diye konuştu.



Tüberküloz hastalığının belirtileri ve nasıl tanı konulduğu hakkında da bilgi veren Kocaoğlu, "Tüberküloz hastalığı genellikle sessiz bir başlangıç gösterir. Kronik bir tablo vardır. Solunum sistemi semptomları, hastalığa spesifik olmayan sistemik semptomlar ve akciğer dışı diğer organ bulguları görülebilir. Tüberküloz semptomları ve hastalığın ciddiyeti, çok hafifle hayatı tehdit eden tablo arasında değişebilir. Semptomlar lokal ve sistemik olabilir. Tüberküloz hastalığı herhangi bir organ veya dokuyu tutabilir. Solunum sistemi bulguları; öksürük, balgam çıkarma, hemoptizi, göğüs ağrısı, sırt-yan ağrısı, nefes darlığı ve ses kısıklığıdır. Sistemik bulgular; ateş, gece terlemesi, halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama ve hastalığın olduğu organa özgün bulgulardır. Tüberküloz hastalığının kesin tanısı balgamda tüberküloz basillerinin gösterilmesi ile konulur. Hastanın yakınmaları ile hastalıktan şüphelenilir. Hastanın değerlendirilmesinde kapsamlı bir tıbbi yaklaşım gerekir. Hastanın öyküsü, fizik bulguları, akciğer filmi, tüberkülin cilt testi ile hastalıktan şüphelenilir ve bakteriyolojik ya da histolojik inceleme ile tanı kesinleştirilir. Verem savaş dispanserlerinde tanı işlemleri, tedavi, ilaçlar ve takip ücretsizdir" şeklinde konuştu. - SAMSUN

Kaynak: İHA

05 Ocak 2012 Perşembe 15:55

Canik, Yerel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri