Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa'da

Erdoğan, 'Büyük Roman Ödülü' töreninde konuştu: (1) 'Mühim olan şu beden kafesi değil. Mühim olan candır, can. İşte onun için derisinin rengine bakmayız, cana bakarız. Diline bakmayız, öze bakarız. İnancına, mezhebine, yaşam tarzına bakmayız, biz ruha, ruhtaki o güzelliğe bakarız. Canlar arasında, insanlar arasında yani yaradılmışlar arasında ayrım yapmadık, yapmayız, yapılmasına da izin vermeyiz' 'Biz, Batıcı bir anlayışın uyduları değiliz. Onlar bizim gibi bakamazlar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Mühim olan şu beden kafesi değil. Mühim olan candır, can. İşte onun için derisinin rengine bakmayız, cana bakarız. Diline bakmayız, öze bakarız. İnancına, mezhebine, yaşam tarzına bakmayız, biz ruha, ruhtaki o güzelliğe bakarız. Canlar arasında, insanlar arasında yani yaradılmışlar arasında ayrım yapmadık, yapmayız, yapılmasına da izin vermeyiz"

Erdoğan, Türkiye Romanlar Konfederasyonu tarafından Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Büyük Roman Ödülü" töreninde yaptığı konuşmasına, Romanlara "sevgili kardeşlerim, değerli vatandaşlarım" diye seslenerek başladı. 

Bursa'da, 81 ilden gelen Romanlarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'deki, dünyadaki tüm Roman kardeşlerimize selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum" dedi. İstanbul'da, 14 Mart 2010'da binlerce Roman vatandaşla büyük bir coşku ve neşe içinde bir araya geldiğini anımsatan Erdoğan, Bursa'da "cumhurbaşkanı" sıfatıyla Romanlarla buluştuğunu vurguladı. 

Bursa'daki okullarda geleceğin müzisyenlerinin yetiştirildiğini ifade eden Erdoğan, programın başındaki mini konser için solist Aysun Taşçeşme ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Çalgı Mektebi Roman Orkestrası'na teşekkür etti. 

Kasımpaşa'da doğup büyüdüğü için Romanlara yabancı olmadığını, Roman kültürünü bildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlarla aynı okula gittiklerini, futbol oynadıklarını, Dolapdere'de, Hacıhüsrev'de, Yenişehir'de yine onlarla beraber olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onlarla acıyı, hüznü, kederi, sevinci beraber yaşadım, hep birlikte paylaştım. Sizin meseleniz elbette benim de meselemdir. 2010'daki buluşmada söylediğimi, bugün bir kez daha gönülden ifade ediyor, 'İlle de Roman olsun, ister taştan çamurdan olsun, o da Allah kuludur, her ne olursa olsun' diyorum. Bizim hayata bakışımız budur, farklı bakamayız. Çünkü yaradılanı Yaradandan ötürü seven bir anlayışın mensupları olarak biz kimseye farklı bakamayız. 

Biz, Batıcı bir anlayışın uyduları değiliz. Onlar bizim gibi bakamazlar. Avrupa Birliği müktesebatının içine Romanlarla ilgili başlığı koyarlar ama onlardan sonra da ülkelerinden Romanları dışarı atarlar. AB üyesi ülkelerin içinde bunları hep gördük, hala yapıyorlar, yapmaya devam ediyorlar. Hani AB müktesebatı içinde vardı, niye Romanları ülkenizden kovuyorsunuz, sizin insana bakışınız bu mu? Evet, Batı'nın insana bakışı bu. Onlar bizim gibi bakamazlar. Biz 1 milyon 700 bin Suriyeliyi misafir ediyoruz, sadece Türkiye olarak biz. Koskoca Avrupa'nın tamamında 130 bin kişi var. Tablo bu."

"Türkiye'deki ayrımcı yaklaşımların tamamını elimizin tersiyle ittik"

"Bizim önce can gelir, canın içine girdiği beden kafesine değil biz öze bakarız yani cana bakarız" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunus Emre'nin 'İş bu söze Hak tanıktır / Bu can gövdeye konuktur / Bir gün ola çıka gide / Kafesten kuş uçmuş gibi" dizelerini okudu.

Önemli olanın beden kafesi değil, can olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Onun için derisinin rengine bakmayız, cana bakarız. Diline bakmayız, öze bakarız. İnancına, mezhebine, yaşam tarzına bakmayız, biz ruha, ruhtaki o güzelliğe bakarız. Canlar arasında, insanlar arasında yani yaradılmışlar arasında ayrım yapmadık, yapmayız, yapılmasına da izin vermeyiz. Roman kardeşlerimize, Türkiye'de geçmişte yapılan ayrımcı yaklaşımların tamamını biz elimizin tersiyle ittik. Mevzuatı ayrımcılıklardan biz temizledik. Ne vardı biliyor musunuz o mevzuatın içinde, İş Kanunu'nda anarşistler, casuslar ile çingeneler birlikte anılıyordu. Bunları biz temizledik. Bu, bizim değerlerimize terstir. Bizim inancımıza, ilkelerimize terstir. 'Böyle bir şey olamaz' dedik, koyduk bir kenara attık. Nüfus cüzdanlarını bedelsiz hale getirdik. Çünkü orada da bir bedel var. Onu da kaldırdık. Adnan Menderes Üniversitesi'ne Roman Merkezi'ni kurduk. Kalkıp Kürdoloji Enstitüsü kuruyorsun da Roman Merkezi kurmaktan niye çekineceksin?"

- Bursa

Kaynak: AA

06 Şubat 2015 Cuma 19:43

Merinos, Avrupa Birliği, Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan, Yerel