Dejavu, Gizli Arzuların Çıkış Kapısı Mı?

Reem Nöropsikiyatri Kliniği'nden Nörolog Mehmet Yavuz, tüm bunların hafızamızın bize oynadığı küçük oyunlar mı olduğu sorusunu cevaplarken günlük hayatta sık sık başımıza gelen dejavu gizemini açıklıyor.

Geçmiş, gelecek, bugün… Silik bir anı, birkaç saniyeliğine oluşan yaşanmışlık hissi ve tanıdık simalar… Eğer siz de tüm bunları deneyimlediyseniz şu anda dejavudan bahsettiğimizi anlamış olabilirsiniz.

BEN BU ANI DAHA ÖNCE YAŞAMIŞTIM…

Yaşanılan bir olayı daha önceden yaşamış veya görülen bir yeri daha önceden görmüş gibi hissetme durumuna dejavu denir. Kısaca dejavu, bir anı daha önceden yaşamışlık hissidir.

Hemen hemen herkesin bir kez deneyimlediği bu gizemli his, geçmişi tam da şimdi gün yüzüne çıkarıyor. Bugün yaşadığı bir olayı sanki daha önce yaşamış gibi hisseden kişiler, yaşadıkları olayların çok fazla tanıdık geldiğini söyler. Dejavuyu deneyimleyen kişiler, oraya daha önce geldiğini, bu anı birebir yaşadığını ya da aynı olayı rüyasında gördüğünü ifade eder. Geçmişin hatırlanması mı, geleceğin sırları mı yoksa algılayamadığımız paralel evrenle yaşanan çatışmalar mı bilinmez ama dejavu, ilk çağlardan beri tartışılan ve gizemini koruyan bir konudur. Her ne kadar bilimsel çevrelerce hafızada yaşanan anomali sonucunda ortaya çıkan bir durum olarak kabul edilse de bu konu hakkında Freud'un bastırılmış anılar kuramından, reenkarnasyona kadar birçok 'ilginç' açıklama mevcuttur.

DEJAVU MU YOKSA BASTIRILMIŞ GİZLİ ARZULAR MI?

Edebiyattan sanata, felsefeden dine kadar birçok prensibe ilham kaynağı olan dejavu, tıpkı rüyalar gibi bastırılmış duyguların, dipte kalmış arzuların veya bir alt kimliğin yansıması mı? Tartışmaya fazlasıyla açık olan dejavu, bilinçaltının derinliklerinde kalan isteklerin, arzu ve beklentilerin, gün yüzüne çıkmak için kendine bulduğu bir çıkış kapısı olabilir mi? Bilinçaltının yaptığımız her davranış, aldığımız her karar üzerindeki etkilerini düşününce neden olmasın?

Rüyalar, geçmişten kalan silik hatıralar, gelecekten izler taşıyan anlar… Hepsinin alt metninde sizi siz yapan ancak çeşitli sebeplerle ortaya koymadığınız duygular var. Bu duygular için bir kaçış noktası olarak görülen dejavu, bazen unutulmuş bir rüyanın anısı bazen de gerçekleşmesini istediğiniz bir arzunun çağrışım yoluyla hatırlanması olarak yorumlanabilir.

ZAMAN İÇİNDE ZAMAN…

Evren keşfedilmemiş her kör noktasıyla bir gizem doğurur. Bu gizemlerin başında ise zaman kavramı gelir. Çünkü zaman kontrol ve kumanda edebildiğimiz bir varlık değildir, başına buyruktur, emir de anlamaz rica da… Bir düzlemde hep ileri doğru gittiği düşünülür. Zamanı hiç kimse geriye saramaz ya da ileriye alamaz. Dejavu deneyimini yaşayanlar ise şu soruyu sorar; şimdi tanık olduğum anı nasıl daha önce yaşamış gibi hissedebilirim?

Bilimsel bir çerçeveden biraz uzaklaşalım ve bu sorunun cevabını kuantum ile cevaplamaya çalışalım. Kuantum görüşüne göre zaman bir çark gibidir. Sonsuz sayıda koridor içeren bu çarkta yaptığımız her seçim bir koridoru simgeler. En önemli koridorlar hayatımızı etkileyen seçimlerimizdir. Evlilik ve meslek gibi… Seçmek istediğimiz ancak seçemediğimiz kararlarımız ise orada silik de olsa varlığını sürdürür. İşte bu duygular kuantum evreninden sızarak bugünde karşımıza çıkar. Kuantuma inananlar için dejavuyu böyle yorumlamak mümkündür.

BİLİM NE DİYOR?

Dejavuyla ilgili birçok araştırma ve farklı görüşler mevcuttur. Yaygın olan görüş ise beynin deneyime yönelik kesin bir algı üretmeden önce kısmi bir algı yaratması ve bu kısmi algının da dejavu hissinin yaşanmasına neden olmasıdır. Dejavu için getirilen bilimsel açıklamalardaki ortak çıkarım; bu hissin beynin sağ ve sol lobu arasında yaşanan küçük bir zaman farkından kaynaklandığını göstermektedir. Bir diğer açıklama ise yaşanan bu tanıdık gelme hissinin yorgunluk, stres, sarhoşluk gibi durumların nöronal sistemde tanıdık ile bilineni ayıran mekanizmada tutarsızlık yarattığı görüşünü savunuyor.

Dejavu her ne kadar birçok prensibe bağlı olarak açıklansa da bu durumu olağanüstü temel üzerinden yorumlamak her zaman daha gizemli hissettirmiştir. Bu noktada bilime ya da kuantum gibi paralel evren yorumlarına inanmak tamamen sizin seçiminizdir.

Kaynak: Bültenler

22 Şubat 2018 Perşembe 09:57

Güncel