Dha İstanbul Büleni - 2

1- HALİT AKÇATEPE'NİN KIZI EBRU AKÇATEPE: BU MİRAS BİZE YETER...Halit Akçatepe için Cadde Bostan Kültür Merkezi'nde anma töreni düzenlendi.

1- HALİT AKÇATEPE'NİN KIZI EBRU AKÇATEPE: BU MİRAS BİZE YETER...

Halit Akçatepe için Cadde Bostan Kültür Merkezi'nde anma töreni düzenlendi.

*Halit Akçatepe'nin kızı Ebru Akçatepe: İyi bir insan, iyi bir sanatçı, iyi bir baba. Bir evlat olarak diyorum ki; bu miras da bize yeter.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da törene çelenk gönderdi.

Haber: Özgür ALTUNCU / Kamera: Yaşar KAÇMAZ - İstanbul

Sinema ve Tiyatro Sanatçısı Halit Akçatepe için Caddebostan Kültür Merkezi'nde (CMK) tören düzenlendi. Törende aile adına konuşan Halit Akçatepe'nin kızı Ebru Akçatepe, " İyi bir insan, iyi bir sanatçı, iyi bir baba. Bir evlat olarak diyorum ki; bu miras da bize yeter"dedi.

"BABAMLA İLK KEZ AYNI SAHNEDEYİM"

Ailesinin sanatçı bayrağını bir tiyatrocu olarak kendisinin taşıyacağını söyleyen Ebru Akçatepe, " Babamla bugün ilk kez birlikte aynı sahnedeyiz. Oysa daha önce bunu yapabilirdik. Ben onun izinden yürüyerek tiyatrocu oldum. Ailemizin sanat bayrağını taşıyorum .Yakın tarihte bir Halit Akçatepe gecesi düzenleyecektik. Bu sahnede düzenleyecektik. Birçok filmde canlandırdığı talihsizlik karakter, geleneksel şansızlık onu gerçek hayatında da geldi buldu. İşte CKM'deyiz. Babam ve ben, aynı sahneyi paylaşıyoruz. Hayatının final sahnesi de filmlerindeki gibi hüzünlü ve buruk. Arkasında temiz bir geçmiş bırakarak gidiyor. İyi bir insan, iyi bir sanatçı, iyi bir baba. Bir evlat olarak diyorumki; bu miras da bize yeter"diye konuştu.

DOLU SAHNE NE KADAR SEVİLDİĞİNİ GÖSTERDİ

Anma töreninde CKM'nin büyük salonu tamamen doldu. "Benim ne kadar sevildiğimi cenazemde görürsünüz" diyen Akçatepe son kez sahneye çıktığında yalnız değildi. CKM'nin 600 kişilik salonunda boş yer kalmadı. Törende Akçatepe'nin ailesi, oyuncu arkadaşları ve sevenleri katıldı. Eski eşi Tülin Alpman ile çocukları Itır Akçatepe, Ebru Akçatepe ve torunları Alara ve Cem taziyeleri kabul etti. Akçatepe'nin Türk Bayrağına sarılı tabutu son kez sahneye çıkarıldı. "Unutmayacağız" yazısıyla bir fotoğrafı perdeye yansıtıldı. Rol aldığı filmlerden kesitler sahneye yansıtıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çelenk gönderdiği anma töreninde Akçatepe'ye veda için konuşmalar yapıldı.

"TARIK AKANLA GÖZ GÖZE KONUŞTULAR"a

Törenin sunuculuğunu Hababam Sınıfı oyuncularından Ercan Gezmiş yaptı. Halit Akçatepe'nin GATA'da tedavisi sürerken Tarık Akan'ın ziyarete geldiğini anlatan Gezmiş, " Tarık ağabeyiyle karşılaştıklarında inanılmaz sevindi. Gözleriyle 45 dakika karşılıklı konuştular"dedi.

"GELECEĞE UMUTLA BAKMAMIZI SAĞLAYAN SANATÇILARDAN BİRİYDİ"

Törende ilk olarak evsahabi sıfatıyta Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu konuştu. Nuhoğlu," Bizim için gelişmemizde, eğitim yaşamımızda ve şuanda yaşamımızda etkileri oldu. Bu bir ekol. Türkiyenin aydınlık yüzünü gösteren, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan sanatçılardan biriydi" diye konuştu.

GENCO ERKAL: İNSAN KUCAKLAMAK İSTERDİ

Ünlü Tiyatro oyuncusu Genco Erkal da Akçatepe'nin az bilinen tiyatro geçmişine vurgu yaparak, "Onu gören insan kucaklaşmak isterdi. Gözleri pırıl pırıl her zaman çok doğaldı. Oyunculuğun er meydanı tiyatrodur. Onu Güdük Necmi olarak tanıyanlar o tarafını bilmeyecekler. Tiyatromuzun temel direklerinden biriydi. Asıl onun oyunculuk gücünün orda görüldüğüne şahit oldum. Sadece güldürüde değil, her türde çok başarılıydı. Çok ciddi politik oyunlarda oynadık. Çok biliçli, çok açıktı. Her zaman onun mesleğine olan tutkusunu, disiplinine hayran olmuşumdur. Hiçbir gün provaya geç kalmadı, işini hep güzel yaptı.Mutlu bir hayat yaşadı. Çok güzel ailesi oldu. Pırıl pırıl kızları var. Güzel bir iz bıraktı dünyada. En önemlisi de bu arkanızdan güzel anılar bırakmak çok önemli. Ben ona bu son yolcuğunda iyi yolculuklar diliyorum. Işıklar içinde uyusun" şeklinde konuştu.

EROL EVGİN: SAKLADIK BİZ ONU...

Halit Akçatepe'nin aile dostu ünlü Sanatçı Erol Evgin de törendeydi. Duygu dolu bir konuşma yapan Evgin şunları söyledi: "Halit Akçetepe benim yarım asırlık dostumdu. 'Renkli Dünya' adlı bir filmde birlikte oynadık. Çocuklarımız küçüktü, ailece görüşürdük. Güzel günlerdi. Halitçiğim büyük bir sanatçıydı. İnsan olarak da çok değerli bir insandı. İçi dışı birdi. Tertemiz bir insandı. Hayata karşı mizahla durabilmiş, mizahı bir kalkan olarak kullanmış ömrünü sanatına adamış bütün sıkıntıları mizahla aşmış bir insandı.Karadeniz'de bir söz vardır; 'Yıldızlar yağsın üzerine' denir. Işıklar içinde uyusun. Yine Karadeniz'de 'Sakladık onu' derler. Sakladık biz onu. Halitçiğimizi sakladık. O filmleriyle yaşayacak. Kalbimizde sakladık onu."

EMEL SAYIN: BENİM GERÇEK DOSTUMDU

Yine Akçatepe'nin yakın arkadaşı Emel Sayın da törende bir konuşma yaptı. Sayın, " 'Sanat boyutundaki insanlar, Allah'ın görevlendirilmiş kadrosundandır' der bilge, Halit de o görevli sanatçılardan biriydi. O çok önemli bir aktördü. Çok güzel bir insandı. Benim de can dostumdu. Hep yanımda oldu. Ailesiyle birlikte ben onları çok sevdim. Benim gerçek dostumdu. Çok üzgünüm. Nurlar içinde uyusun canım arkadaşım" diye konuştu.

ALKIŞLARLA UĞURLANDI

Törenin ardından Halit Akçatepe alkışlarla sahneden uğurlandı. Ercan Gezmiş cenaze götürülürken " Adile Naşite'e selam söyle, Tarık Akan'a selam söyle, giden bütün çınarlara selam söyle. Gözün arkada kalmasın, biz Türk sinemasına sahip çıkacağız" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Törenden detay görüntüler

-Salondan detaylar

-Yapılan konuşmalar

-Genel ve detaylar

02.04.2017 - 11.35 Haber Kodu : 17040202

02.04.2017 - 11.37 Haber Kodu : 170402026

02.04.2017 - 11.39 Haber Kodu : 170402027

02.04.2017 - 11.40 Haber Kodu : 170402028

02.04.2017 - 12.42 Haber Kodu : 170402035 (aktüel görüntüler)

////////////////////////////////////////

2 - HALİT AKÇATEPE TOPRAĞA VERİLDİ

*Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı:

" Sinema ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Ailesine özellikle sabırlar diliyorum. Allah gani gani rahmet eylesin"

Haber: Özgür ALTUNCU / Kamera: Yaşar KAÇMAZ - İstanbul

Sinema ve Tiyatro sanatçısı Halit Akçatepe için Şakirin Camiinde cenaze töreni düzenlendi. Emel Sayın ve Hülya Koçyiğit tabutun başından ayrılmadı. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ve TBMM Başkanvekili CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamza Çebi de cenazeye katıldı. Kalabalık bir hayran kitlesi de cenaze için Şakirin Camii'ne geldi. Polis camii girişinde üst araması yaparken, avlu tamamen doldu. Öğle namazının bitiminde cenaze namazını kıldırmak için avluya çıkan imamlar düzeni sağlamak için uzun süre uğraştı. Namazı kıldıran imam yapılanın bir dini tören olduğunu söyleyip, alkış yapılmamasını istedi. Helallik alınmasının ardından cenaze namazı kılındı. Halit Akçatepe'nin cenazesi zabıtaların omuzunda cenaze aracına taşındı. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı da cenazeden ayrılırken basın mensuplarına açıklamada bulundu. Avcı Akçatepe'nin ardından, " Sinema ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Ailesine özellikle sabırlar diliyorum. Allah gani gani rahmet eylesin"dedi. Halit Akçatepe'nin cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Görüntü Dökümü:

-------------------

Polisin camii girişindeki önleminden detay

Cenazeden genel ve detay görüntüler

İmamın düzeni sağlamak için yaptığı konuşma

Helallik alınması, cenaze namazının kılınması

Bakan Avcı'nın açıklamaları

Cenazesinin götürülmesi

Genel ve detaylar

02.04.2017 - 15.37 Haber Kodu : 170402059

///////////////////////////

3 - Irak BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE PROTESTO

Özgür EREN - Akın ÇELİKTAŞ, İstanbul DHA

İstanbul Alperen Ocakları ve Türkiye'de yaşayan Türkmenler Kerkük'te yaşanan gelişmeleri protesto etmek için İstanbul Irak Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı.

Protestocu grup saat 11.30 sıralarında Tanju Okan parkında toplandı. Ellerinde 'Kerkük'te oldu bittiye hayır' yazılı dövizler ve 'Bir gece Ansızın 81 Düzce, 82 Musul, 83 Kerkük' yazılı pankart açan grup İstanbul Irak başkonsolosluğuna doğru yürüyüşe geçti.

'Ne Mutlu Türküm Diyene' sloganlar atarak yürüyen grup konsolosluk önünde de sloganlarını sürdürdü.Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Aydın Beyatlı öncülüğünde bir heyet Irak hükümetine iletilmek üzere Irak İstanbul Başkonsolosluğu'na girerek Irak İstanbul Başkonsolosuna mektup verdi. 1 dakikalık saygı duruşun ve İstiklal Marşının okunmasından sonra Türkmen Marşı çalındı.

İstanbul Alperen Ocakları Başkanı Kürşat Mican "Buradan Dışişleri Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Yüz yıldır mankurtlaştırılmış dış siyasetimizden kurtulalım derken bizi iradesiz dış politikanızın içine atmayın. Doğru dış siyasetinizi her zaman destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz. Sizden itidal çağrısı beklemiyoruz. Gereğini yapmanızı bekliyoruz. Barzani'ye,Talabaniye göstermiş olduğunuz sahiplenme duygusunu öz kardeşlerimize, din kardeşlerimize göstermenizi istiyoruz" diye konuştu.

Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Dr. Aydın Beyatlı da "Böyle bir karar özünde Irak Anayasasına aykırıdır. Çünkü söz konusu Anayasanın 140. maddesi kadük olduğu halde Kerkük'ün İhtilaflı şehirler arasında olduğu zikredilmektedir. Kerkük şuanda resmen Bağdat'a bağlı bir şehirdir. Bir emrivaki ile statüsünü değiştirmeye yeltenmek ateşin üzerine barutla gitmek demektir. Kürt halkıyla hiçbir sorunumuz yoktur. Saddam döneminde hepimiz birlikte haksızlıklara ve katliamlara maruz kaldık. Bugün daha samimi bir şekilde birlikte yaşamayı tercih etmek yerine Saddam'ın kullandığı üslubu Türkmenlere uygulamak ne kardeşliğe sığar nede Kerkük'te sorunları çözer. Tükmenler'in ve Araplar'ın görüşleri alınmadan böyle bir kararın yürürlüğe alınması Irak Anayasası'nı hiçe saymak, Bağdat yönetimini kabul etmemek bu şehirde yaşayan Türkmen ve Arapları yok saymaktır" dedi. Grup açıklamaların ardından dağıldı.

Görüntü Dökümü:

Grubun ellerindeki bayraklardan detay görüntü

Grubun Tanju Okan Parkında toplanması

Grubun slogan atarak yürüyüşe geçmesi

Grubun ellerindeki pankart ve dövizlerden detay görüntü

Grubun Irak Başkonsolosluğu önünde slogan atması

Heyetin konsolosluğa girmesi

Grubun saygı duruşunda bulunması ve İstiklal Marşı okuması

Kürşat Micanın açıklamaları

Aydın beyatlının açıklamaları

Genel ve yakın detaylar

//////////////////////////////

4- (ÖZEL) HELAL OLSUN SİZE... İTFAİYE VE BELEDİYE EKİPLERİ ONLAR İÇİN SEFERBER OLDU...

SONDAJ KUYUSUNA DÜŞEN 2 YAVRU KÖPEĞİ 2 SAAT SÜREN OPERASYONLA ÖLMÜN KIYISINDAN ALDILAR

Uğur AYAZSIN, İstanbul DHA

Beykoz'da kapatılmayan 40 metre derinliğinde ve yaklaşık 20 cm genişliğinde su çıkarmak için açılan sondaj kuyusuna düşen 2 yavru köpek İtfaiye ve belediye ekiplerinin sıradışı çalışması sonucu ölümün kıyısından alındı. Yarı baygın halde kuyudan çıkarılan yavrulara olay yerinde ilk müdahale de yapıldı; oksijen verildi, sıcak tutmak için masaj yapıldı, ardından da veterinere nakledildi.

KÖPEKLERİN SAHİBİ YAVRULARI ARAMAYA BAŞLADI

Nuriye Yener adlı köpek sahibi 9 yavru köpeğinden 2 sinin kaybolduğunu bugün 11.00 sıralarında farketti. Yavru köpeklerini evinin çevresinde aramaya başlayan Yener, bundan bir sonuç alamadı. Aradığı bölgeyi genişlettiği sırada ormanlık alandan köpeklerin sesini duyan Nuriye Yener bu yöne doğru gittiğinde 2 yavrunun da bir sondaj kuyusuna düştüğünü gördü.

İTFAİYE VE BELEDİYEDEN YARDIM İSTEDİ

Yardım talebi üzerine olay yerine gelen itfaiye ve belediye ekipleri yavruların 40 metrelik su sondajı için açılan ama kapatılmayan kuyunun 5. metresinde sıkışıp kaldığını gördü.

PARALEL ÇUKUR KAZDILAR

Bunun üzerine olay yerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı iş makinası çağrıldı. Köpeklerin düştüğü kuyunun hemen yanına kurtarma ekiplerinin girebileceği genişlikte bir kazı yapıldı.

BİR KANAL AÇIP YAVRULARI KURTARDILAR. MASKE TAKIP OKSİJEN TAKVİYESİ YAPTILAR

Açılan ikinci kuyuya inen itfaiye ekipleri köpekleri sıkıştığı yerden kurtardı. Kuyudan yarı baygın halde çıkarılan köpeklere İtfaiye kurtarma ekibinin cihazıyla oksijen takviyesi yapıldı. Ekipte bulunanlar yavrulara masaj yaparak onları sıcak tutmaya çalıştı.

Olay yerinde yapılan ilk müdahelenin ardından kazazede yavrular bataniyeye sarılarak veterinere nakledildi.

Sondaj kuyusu ve köpekleri kurtarmak için yanına açılan diğer kuyu kapatıldı.

KÖPEKLERİN SAHİBİ KONUŞTU

Nuriye Yener, sabah iki köpeğinin eksik olduğunu fark ettiğini ve aramaya başladığını anlatarak, "Kuyuya düştüklerini fark ettim. İtfayeye haber verdik. kurtarıldı" dedi. Beykoz'da kuyuya düşen yavru köpek 'Kuyu' da 11 gün sonra itifaiye ekipleri tarafından kurtarılmıştı.

Görüntü dökümü:

----------------------

-Köpeklerden ikisinin kurtarılması

-Köpeklere oksijen verilmesi

-Köpeklerin sahibiyle röp.

-İtfaiyenin çalışması

-Sondaj kuyusu

-Belediyenin çalışması

-Sondaj çuılkurunun kapatılması

-Köpeklerin zabıta aracına konulması

-Köpeklere itfaiye erinin masaj yapması

-Genel ve detaylar

02.04.2017 - 14.22 Haber Kodu : 170402048

//////////////////////////////////////////////////////////

5 - (ÖZEL) YAVRU KÖPEKLER SAHİBİNE TESLİM EDİLDİ

Haber-Kamera: Uğur AYAZSIN/ İstanbul, DHA

Beykoz'da düştükleri sondaj kuyusundan kurtarılarak veterinere götürülen 2 yavru köpek tedavisinin ardından sahibine teslim edildi. Büyük sevinç yaşayan Nuriye Yener, "Çok şükür kavuştum onlara" dedi.

"40 METRE DERİNLİĞİNDEKİ KUYUYA DÜŞTÜLER"

İstanbul Beykoz'da kapatılmayan 40 metre derinliğinde ve yaklaşık 20 cm genişliğinde su çıkarmak için açılan sondaj kuyusuna düşen 2 yavru köpek İtfaiye ve belediye tarafından kurtarıldı. Yarı baygın halde kurtarılarak olay yerinde ilk müdahalesi yapılan köpekler zabıta ekipleri tarafından özel bir veteriner kliniğine götürüldü. Burada klinik sahibi Alper Altuğ, köpeklere serum verdi. Köpekler battaniyeye sarılı halde sıcak su torbaları ile ısıtıldı. Kendilerine gelen yavrulara mama verildi.

"YAVRU KÖPEKLERİN DURUMU İYİ"

Veteriner Altuğ, "Birisi kurtuldu, diğerinin durumu kritik. Geldiklerinde hipotermiğe girmişlerdi. Vücut ısılarını yükselttik. Serum verdik, sıcak su torbaları ile ısıtıyoruz. Yoğun bakım kabinine koyulmaları gerekiyor. Bence ikisi de yaşar" ifadelerini kullandı.

"KÖPEKLERİN SAHİBİ ÇOK SEVİNDİ"

Yavru köpekler daha sonra büyükşehir belediyesine bağlı ekipler tarafından sahibi Nuriye Yener'e teslim edildi.

Yener, köpeklerini alırken büyük sevinç yaşadı. Yavru köpeklere sarılan Nuriye Yener, saatlerdir yemek yemediğini ve üzüldüğünü söyledi. Sokaktan alıp köpekleri beslediğini belirten Yener, "Köpeklere iki yıldır bakıyorum. 8 yavru doğdu. 40 günlükler. İkisi kuyuya düşmüştü. İtfaiye kurtardı. Çok şükür kavuştum onlara" dedi. Yener, kurtarılan köpekleri battaniyeye sararak evine götürdü.

Görüntü Dökümü :

-----------------------

-Yavrulara serum verilmesi

-Sıcak su torbasıyla ısıtılmaları

-Veteriner ile röportaj

-Köpeklerin veterinerden çıkartılması

-Köpeklerin sahibi ile röportaj

-Köpeklerin annesi ve kardeşleri

-Köpeklere bakan kadının evi

-Köpeklerin sahibine verilmesi

-Kadının sevinci

-Kurtarılan köpeklerin yürümesi

-Genel ve detaylar

02.04.2017 - 15.34 Haber Kodu : 170402048

////////////////////////////////////////////////////////////

6- İSTANBUL'A YENİ GÖZ: MİNİBÜS VE TAKSİ DOLMUŞLARA DA KAMERA GELİYOR

Ezgi ÇAPA/İSTANBUL,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) metro ve otobüslerin içini an be an kaydeden kamera takip sistemlerinin ardından, tüm minibüs ve taksi dolmuşlara da kamera ile takip sistemi kurulmasına karar verdi.

ARAÇLARA PANİK BUTONU GELİYOR

Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu proje kapsamında tüm minibüs ve taksi dolmuş araçlarına aracın içerisinde kör nokta bırakmayacak şekilde kameralar yerleştirilecek. Araç takip ünitesi ve panik butonunun yerleştirileceği araçlar 7 gün 24 saat izlenecek. Bu sistemle güvenli yolculuğun yanı sıra, güzergah ve konum takibi yapılması, toplu ulaşımın denetlenmesi, hız takibi ile kaza riskinin düşürülmesi hedefleniyor.

YERİNDEN HIZINA KADAR TEK BİR MERKEZDEN TAKİP EDİLECEK

Sistem kapsamında veriler tek bir merkezde, "Toplu Ulaşım Yönetim ve Denetim Merkeziönde izlenecek. Bu sistem için hazırlanmış özel bir yazılım ile toplu ulaşım araçlarına ait görsel raporlama, 7 gün 24 saatlik konum ve hız bilgisi, kaza ve acil durum bilgisi ve güzergah kontrolü yapmak mümkün olacak. Merkeze eş zamanlı olarak gönderilen veriler arasında plaka numarası, son veri gönderme zamanı, hız, adres ve yer bilgisi, son uğranılan durak, aracın çalışma süresi ve sürücü bilgileri yer alacak. Taksi dolmuşlarda aracın kendi güzergahını takip edip etmediği, duraklarda bekleme süresi de hesaplanacak.

HEM YOLCUYU HEM ŞÖFORU KORUYACAK

Araçlara kurulacak kameralar, başta terör olayları olmak üzere, meydana gelebilecek adli olayların araştırılması, delillere ve faillere ilişkin bilgilere hızlı ulaşılması ve suçların aydınlatılabilmesi için de kullanılacak. Bu takip sistemi ile can güvenliği, hırsızlık, gasp, kayıp-çalıntı kontrolü ile kural ihlallerinin kontrolünün sağlanması planlanıyor. Öte yandan şikayet nedeniyle doğabilecek mağduriyetlerin de önlenmesi hedefleniyor. Cana ve mala zarar verecek suçlarda azalmanın hedeflendiği proje ile İBB Beyaz Masa'ya yöneltilen şikayetlerin de hızlı sonuçlandırılması planlanıyor.

UYGULAMA NASIL OLACAK

Tüm Minibüs ve Taksi Dolmuş araçlarının dahil olacağı sisteme katılım için Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü internet sitesi üzerinden randevu alınması ve ardından aracın kurulum alanına götürülmesi gerekiyor. Araçların servislerinin aksamaması için kurulumlar gece saat 21.00 ile 07.00 saatleri arasında yapılacak.

ŞU ANA KADAR 172 ARAÇTA KULLANILMAYA BAŞLANDI

Şu ana kadar 85'i minibüs, 87'si taksi-dolmuş olmak üzere toplam 172 aracın montajı tamamlandı. Sistemin tamamlanması ile birlikte şehir içerisinde çalışmakta olan 6 bin 460 minibüs ve 572 taksi-dolmuşta toplam bin 032 araçta, 28 bin 128 kamera ile tüm hareketlilik izlenebilir hale gelecek. Montaj çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:

---------------------

Trafik kontrol merkezinden görüntü

Genel ve detaylar

02.04.2017 - 10.50 Haber Kodu : 170402048

////////////////////////////////////////

7 - ŞEVKET ÇORUH, "BABA SAHNE"Yİ SAVAŞ DİNÇEL'İN DOĞUM GÜNÜNDE AÇTI

Haber: Orhan SENCER / Kamera: İstanbul, DHA

Sinema ve dizi oyuncusu Şevket Çoruh, tamamen kendi yatırımı olan ve İstanbul'un kültür sanat hayatına büyük emeklerle kazandırdığı Kadıköy'deki tiyatrosu Baba Sahne'yi, 10 yıl önce hayatını kaybeden usta oyuncu Savaş Dinçel'in 75'inci doğum gününde açtı.

Çok sayıda ünlü ismin katıldığı gecede Baba Sahne'nin perdelerini, Savaş Dinçel'in torunu ve öğrencilerinin çocukları açtı. Sunuculuğunu Şevket Çoruh'un yakın dostu, Dinçel'in eski öğrencilerinden İlker Ayrık'ın üstlendiği açılış gecesinde, usta oyuncunun doğum günü sahnede kutlandı. Öğrencileri sahnede, Savaş Dinçel'in "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" oyununda seslendirdiği ve sözleri kendisine ait olan "Bir Sanatkar Asla Ayı Değildir" şarkısını söyledi. Daha sonra Dinçel'in doğum günü pastası kesildi. Savaş Dinçel için özel olarak hazırlanan video gösteriminin ardından, her yıl aynı tarihte Müjdat Gezen Sanat Merkezi öğrencileri tarafından tiyatro alanında verilen Savaş Dinçel Ödülleri de 10. kez sahiplerini buldu. En İyi Kadın Oyuncu seçilen Demet Evgar, ödülünü Mustafa Alabora'dan alırken; En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Aliye Uzunatağan, Erdal Beşikçioğlu adına menajerine takdim etti. En İyi Yazar ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazanan Ferhan Şensoy, oyunu nedeniyle geceye katılamazken ödüllerini Şensoy adına Ortaoyuncular'ın müdürü Mustafa Gültekin aldı.

Gecede ayrıca Müjdat Gezen, İsmail Dümbüllü'nün tulüat fesini Şevket Çoruh'a devretti.

TAPUDA "TİYATRO" OLARAK KAYITLI TEK YER

Tapuda "tiyatro" olarak kayıtlı tek yer olma özelliği taşıyan "Baba Sahne", binanın müteahhidi Mustafa Ekşioğlu tarafından tiyatro sahnesi olarak yapılmış ve tapuya bu şekilde kaydettirilmiş. İlk kez 1967 yılında Yıldırım Önal Kadıköy İl Tiyatrosu adıyla oyunların oynandığı mekanda, daha sonra Abdurrahman Palay, Nezih Tuncay, Ani İpekkaya-Çetin İpekkaya gibi birçok usta isim sahne aldı. İlerleyen dönemlerde sinema, atari salonu, oyun alanı olarak yeniden düzenlenen ve kullanılan mekanın mülkünü Şevket Çoruh, 27 Mart 2015 tarihinde Dünya Tiyatro Günü'nde satın aldı. Mekanı, ilk röleve çizimlerine uygun olarak asıl yapım nedeni olan tiyatroya dönüştürmeyi hedefleyen ünlü oyuncu böylece İstanbul'a 232 koltuk kapasiteli muhteşem bir salon kazandırdı. Baba Sahne, iki fuaye alanı, kafeteryası, özenle hazırlanan teknik altyapısı, havalandırması, (PA) ses sistemi, ışık sistemi ve ekipmanıyla tiyatro oyunlarının yanı sıra İstanbul'un kapalı konser alanları arasında da yerini alacak.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Tiyatro perdesinin çocuklar tarafından açılması

-Savaş Dinçel'in 75'inci doğum gününün sahnede pasta ile kutlanması

-Ödül töreni

-Müjdat Gezen'in, İsmail Dümbüllü'nün tulüat fesini Şevket Çoruh'a devretmesi

-Salondan detaylar

02.04.2017 - 15.48 Haber Kodu : 170402048

//////////////////////

8 - ÜNİVERSİTEDEKİ HİPOTERAPİ PROJESİNİN İLK 'ÖZEL' ÖĞRENCİLERİ

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL,-

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Veteriner Fakültesi Meslek Yüksel Okulu (MYO) Atçılık ve At Antrenörlüğü Bölümü tarafından 3 yıl önce başlatılan 'Hipoterapi' adı verilen at üstünde terapi yöntemi projesinin pilot uygulamasına geçildi. Proje kapsamında Avcılar'daki Milli Eğitim'e bağlı Özel Eğitim Uygulama Okulu'nun 'Özel' öğrencileri üniversitede heyecan içerisinde at bindi çeşitli egzersizler yaptı. İÜ Avcılar Kampusu'ndeki Veteriner Fakültesi MYO Atçılık ve At Antrenörlüğü Bölümü Öğretim Görevlisi veteriner hekim İbrahim Kurban, 3 yıl önce başlattıkları projenin pilot uygulamalarına geçtiklerini söyledi. Nüfusun yüzde 13'lük bölümünü oluşturan engelliler ile sağlıklı bireyleri bir arada topluma entegre edebilmeyi amaçladıklarını anlatan Kurban, şöyle dedi:

"Dekanımız Prof.Dr. Güven Kaşıkçı koordinatörlüğü ve başkanlığında projemizin pilot uygulamalarına başladık. Engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve yapacağımız tesiste ilgili kurumlarla oluşturacağımız kombine çalışmada engelli bireylerin ihtiyaçlarını anlamak ve ona yönelik hizmet verebilmeyi amaçladık. Bu proje için İÜ Avcılar Kampusu'nde 80 dönümlük arazi tahsis edildi. Türkiye'de olmayan uluslararası bir tesis yapmayı ve burada engellilere yönelik hipoterapi ve adaptif binicilik eğitimi verirken bu eğitimleri verecek eğiticileri yetiştirmeyi amaçlıyoruz." Öğretim görevlisi İbrahim Kurban, atların normal bireyler üzerinde bile özgüveni arttırıcı etkisi bulunduğunu vurgularken, "Hipoterapi sadece ata binmek değil; at beslemek, yanında olmak, dokunmak ilgilenmek insanlarda özgüveni arttırıyor. Atın, bireyle beraber senkronize hareket etmesi üstündeki kas aktivitesini etkiliyor ve tetikliyor. Bu da mevcut hastalığa yönelik tedavi sürecini arttırıyorö diye konuştu.

AT İLE TEDAVİ İÇİN UZMAN YETİŞTİRİLECEK

Türkiye Binicilik Federasyonu'nun engelliler ile biriminin tam yetkilisi ve komisyon üyesi, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi'nin proje koordinatörü Sebia Tataroğlu, Türkiye'de hipoterapi konusunda iyi niyetle yapılan bir çok çalışmalar olduğunu ancak bunların resmi ve usulüne uygun yapılması gerektiğini, devletin yetkili birimlerinin bu görevi İÜ'ye verdiğini bildirdi. Tataroğlu, Binicilik Federasyonu'nun desteği ve ilgili kurumlarla işbirliği yaparak 1 yılda tamamlanacak uluslararası seviyede tesis yapıldığını anlatırken "Eğitim gibi çalışmalar başladı. Türkiye'de diğer ülkelerdeki gibi bu alanda eğitim ve uzman olmayışı nedeniyle uzman yetiştirilmesi amaçlanıyorö dedi.

KOVBOY ŞAPKASI İLE GELDİ

İÜ'deki fizyoterapi rehabilitasyon bölümündeki çok sayıda öğrenci de projede yer alırken pilot çalışma kapsamında Milli Eğitim'e bağlı Avcılar Özel Eğitim Uygulama Okulu'nın 'Özel' öğrencileri üniversitede konuk edildi. Okul Müdürü Recep Sözveren, proje kapsamında orta veya ağır zihinsel engelli, ayrıca otistik öğrencileri ata binmeye getirdiklerini anlatırken, "Binicilik Federasyonu, İÜ ile işbirliği yaparak hazırladıkları proje kapsamında öğrencilerimize ata binme heyecanı yaşattıkö dedi.Engelli öğrenciler ata binmek için heyecanlanırken bir öğrenci korktuğunu belli etmemek ve sırasını geçiştirmek için arkadaşının dizinde uyuklarken birisinin yanında kovboy şapkası getirdiği dikkat çekti. At üzerinde çeşitli hareketler yaptırılan engelli öğrenciler birbirlerine tezahürat yaptı.

MEVZUAT, DENEYİMLİ ÇALIŞAN VE EĞİTİMLİ AT EKSİK

Veteriner Fakültesi MYO Müdürü Doç.Dr. Mehmet Cangündüz, yüksek okulda atçılığın her alanında etkin bireyler yetiştirip bunları sektöre kazandırabilmeyi amaçladıklarını anlattı. Doç.Dr. Cangündüz, böyle bir projeye neden gerek duyulduğunu anlatırken, "Türkiye'de hipoterapi konusunda yerleşik bir mevzuat, tecrübeli insan ve bu konuda eğitimli atların olmaması veya bu işlerin yapılacağı optimal mekanların olmamasından dolayı belli bir açık var. Görevimiz; bu açıkları kapatmak gerekli yetkin ve etkin personeli istihdam edebilmek, bunların eğitimlerini verebilmek, optimal şartlarını düzenleyebilmekö diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Öğrencilerden görüntüler

-Okul Müdürü Recep Sözveren konuşurken

-Kovboy şapkalı saman balyası üzerindeki bir öğrenci

-Ata binmekten korkan öğrenciler ve atı severlerken çekilen görüntüler

-At üzerinde öğrencilerin hareketi

-Öğretim Görevlisi veteriner hekim İbrahim Kurban ile röportaj

-Türkiye Binicilik Federasyonu'nun engelliler ile biriminin yetkilisi Sebia Tataroğlu ile röportaj

-Terapi ile ilgilenen bir öğrenci ile röportaj

-Veteriner Fakültesi MYO Müdürü Doç.Dr. Mehmet Cangündüz

-Genel ve detaylar

02.04.2017 - 11.22 Haber Kodu : 170402048

Kaynak: DHA

02 Nisan 2017 Pazar 15:57

Halit Akçatepe, Savaş Dinçel, Türkiye, Irak, Politika, Güncel