Dha İstanbul Bülteni - 2

1- KEMAL KILIÇDAROĞLU: NE İSTİYORSUNUZ BENDENSite sakinlerinin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,'Karşımdakilerin hepsi sabah 'Kılıçdaroğlu', öğle 'Kılıçdaroğlu', akşam 'Kılıçdaroğlu'...Ne istiyorsunuz benden.

1- KEMAL KILIÇDAROĞLU: NE İSTİYORSUNUZ BENDEN
Site sakinlerinin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
"Karşımdakilerin hepsi sabah 'Kılıçdaroğlu', öğle 'Kılıçdaroğlu', akşam 'Kılıçdaroğlu'...Ne istiyorsunuz benden. Ben de Anadolu'da doğmuş 7 kardeşi olan bir anne, babadan geliyorum"
"Hepimizin hakkı güvence altına alınırsa vatandaş olarak, o hepimizin anayasası demektir. Ancak hepimizin değil de bir grubun hakkını güvence altına alırsa o anayasa uzlaşma belgesi değil egemenlerin belgesi olur"
"Hepimiz biliyoruz ki garibanın 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olmayacak. 18 yaşındaki çocuk iş istiyor. Egemenler ne diyor; 18 yaşında getireceğim kendi çocuğumu milletvekili yapacağım, askerlikten muaf olacak. Garibanın çocuğu da El-Bab'a gidecek, PKK ile mücadele edecek. Bu nedenle o anayasaya biz 'Hayır' diyoruz"
Haber: Enver ALAS / İstanbul,DHA
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beylikdüzü Gürpınar Mahallesi'nde bulunan bir sitenin yönetim toplantısında site sakinleriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, burada site sakinlerinin sorularını yanıtladı.
"DEVLETİN İDARİ YAPISINI BELİRLEME KONUSUNDA BAŞKAN KARARNAME ÇIKARABİLİR"
Bir apartman sakininin, "Eyaletler, kamu-tüzel kişiliği olarak kurulabilir mi?" şeklindeki sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, "Devletin idari yapısını belirleme konusunda başkan kararname çıkarabilir. Dolayısıyla başkan arzu ederse mesela Trakya'da Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'ı birleştirip Trakya vilayeti yapabilir. Başına da bir vali atayabilir. Bir engel yok, Bu yetkiyi verip vermemek sizin elinizde. Ha bu başkan yapmadı ama bir başka başkan gelir yapar" diye yanıt verdi.
"Bu referandumun A partisi B partisiyle ilgisi yoktur" diyen Kılıçdaroğlu, "Bir başkan gelir çok akıllıdır, çok zekidir hiçbir şey yapmaz. Bir başkan gelir akıllı değildir, Türkiye'yi felakete sürükler. Bu nedenle demokrasilerde yetki bir kişiye verilmez. Yetki paylaştırılır. Bu sadece cumhuriyet döneminde değil Osmanlı'da da böyleydi. Osmanlı'da bir padişah var ancak Başbakan'da vardı. Adı neydi 'Veziriazam'. Şimdi vezir yerine 'bakan', veziriazam yerine 'Başbakan', padişah yerine 'Cumhurbaşkanı' var. Padişah ile Cumhurbaşkanının farkı nedir? Padişahlıksa millet yoktur, ümmet vardır. Dolayısıyla herkes padişahın kulu ve kölesidir. Cumhuriyette ise herkes bireydir özgür vatandaştır. Bütün vatandaşlar eşittir" diye konuştu.
"SABAH KILIÇDAROĞLU, ÖĞLE KILIÇDAROĞLU, AKŞAM KILIÇDAROĞLU"
Bir mahallelinin siyasetçinin dili ve üslubuyla ilgili kendi düşüncelerini açıklaması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin dilinin sert olmaması ve kucaklayıcı bir dili olması gerektiğine vurgu yaptı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Elbette siyasetçiler birbirini eleştirecektir. Çünkü bir siyasetçi A derken diğeri B öbürü de C diyebilir. Ama hangisinin doğru olduğuna vatandaş karar verir. Siyasetin dilinin iyi olması lazım. Sert olmaması lazım. Ben buna özen gösteriyorum, göstermeye de çalışıyorum. Ancak karşımdakilerin hepsi sabah 'Kılıçdaroğlu', öğle 'Kılıçdaroğlu', akşam 'Kılıçdaroğlu'...Yav ne istiyorsunuz benden. Ben de Anadolu'da doğmuş 7 kardeşi olan bir anne, babadan geliyorum" ifadelerini kullandı.
"O ANAYASA UZLAŞMA BELGESİ DEĞİL EGEMENLERİN BELGESİ OLUR"
Referandum sürecinde hiçkimseyle tartışmamaya özen gösterdiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Anayasayı oylayacağız. Anayasa hem benim hem de benim gibi düşünmeyenlerin de anayasası olacak. Hepimizin anayasası olacak. Dolayısıyla ne siyasi görüş ne etnik kimlik ne yaşam tarzı bu anayasayı ilgilendirmiyor. Anayasa hepimizin haklarını güvence altına alacak. Hepimizin hakkı güvence altına alınırsa vatandaş olarak, o hepimizin anayasası demektir. Ancak hepimizin değil de bir grubun hakkını güvence altına alırsa o anayasa uzlaşma belgesi değil egemenlerin belgesi olur" şeklinde konuştu.
MİLLETVEKİLLİĞİ SEÇİLME YAŞI
Anayasa değişikliğiyle milletvekili seçilme yaşının 18'e düşürülecek olmasına değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "Hepimiz biliyoruz ki garibanın 18 yaşındaki çocuğu milletvekili olmayacak. 18 yaşındaki çocuk iş istiyor. Egemenler ne diyor; '18 yaşında getireceğim kendi çocuğumu milletvekili yapacağım, askerlikten muaf olacak. Garibanın çocuğu da El-Bab'a gidecek, PKK ile mücadele edecek'. Bu nedenle o anayasaya biz 'Hayır' diyoruz." diye konuştu.
"BİR KİŞİYİ DÜŞÜNEREK SANDIĞA GİTMEYİN"
Kılıçdaroğlu, "Devletin forsunu kullanıyorlar. Devletin arabalarını, uçaklarını kullanıyorlar. Devletin parasını, televizyonlarını kullanıyorlar ve propaganda yapıyorlar. Biz, 'Allahımıza ve halkımıza güveniyoruz' dedik. Sizlerden sadece şunu istiyorum; çocuklarınızı düşünerek sandığa gidin. Bir kişiyi düşünerek sandığa gitmeyin. Bir kişiyi düşünerek sandığa giderseniz, o kişi vefat ettiğinde, istifa ettiğinde, o kişi bir daha seçilmediğinde Türkiye nereye gider? Bu soruyu düşünerek sandığa gidip oy kullanacaksınız" dedi.
SİTE SAKİNLERİYLE ÇEKTİRDİ
Toplantıya Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat da katıldı. Toplantının sonunda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Kemal Kılıçdaroğlu, site sakinleriyle fotoğraf çektirdi.
Görüntü Dökümü
---------------------
-Kemal Kılıçdaroğlu'nun salona gelişi
-Vatandaşların alkışı
-Ekrem İmamoğlu'nun konuşması
-Site sakinleri
-Kemal Kılıçdaroğlu'na soru sorulması
-Kılıçdaroğlu'nun yanıtları
-Toplantının sonunda yoğun ilgi
-Fotoğraf çekilmesi
-Genel ve detaylar
30.03.2017 - 10.38 Haber Kodu : 170330023_
30.03.2017 - 10.39 Haber Kodu : 170330024
=====================================
2- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NDE GERGİNLİK
Haber. Erhan TEKTEN İstanbul DHA
İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda bazı öğrenciler gözaltına alındı.
İstanbul Üniversitesi Beyazıt yerleşkesinde, Kızıldere'de 42 yıl önce girdikleri çatışmada öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak için toplanan öğrencilere izin verilmedi. Öğrenciler ile özel güvenlik görevlileri arasında gerginlik çıkması üzerine Polis müdahale etti.
Çıkan olaylar öğrencilerin cep telefonu kameralarına yansıdı. Yaşanan arbede sonrası anma için toplanan öğrencilerden bir çoğunun gözaltına alındığı belirtildi.
Görüntü Dökümü:
-------------
//ÖĞRENCİ KAMERASI
-Öğrencilerin koşuşturması
-Polisin pankartı alması
-Mahir Çayan resmi olan bayrak
-Yaşanan arbede
-Bazı öğrencilerin gözaltına alınma anı
-Genel ve detaylar
30.03.2017 - 12.00 Haber Kodu : 170330050
=======================================
3- ATATÜRK HAVALİMANI SALDIRISI DAVASINDA "GÖREVSİZLİK" KARARI
Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Atatürk Havalimanı'nda 28 Haziran 2016 tarihinde terör örgütü DAEŞ tarafından gerçekleştirilen saldırıya ilişkin 42'si tutuklu 46 şüpheli hakkında açılan davada görevsizlik kararı verildi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na gönderdi.
TEMMUZ AYINDA YÜRÜRLÜĞE GİREN YASA HATIRLATILDI
Görevsizlik kararında yargılaması sürdürülen suçlardan bir kısmının "silahlı örgüt kurma ve yönetme", "örgüt üyeliği" ve "Anayasayı ihlal" suçlarından olduğu, 23 Temmuz 2016'da Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6723 sayılı yasada, Terörle Mücadele Kanunu(TMK) kapsamına giren suçlara ilişkin açılan davaların suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiğinin belirtildiği kaydedildi.
"MAHKEMEMİZ GÖREVSİZ"
Kararda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2. Ceza Dairesi'nin 1 Mart 2017 tarih ve 2017/248-287 E-K sayılı kararında 23 Temmuz 2016 tarihinden sonra açılan davalar yönüyle kovuşturma yapmak görevinin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu belirtildiği ifade edildi. Söz konusu 46 sanık hakkında açılan davanın 6723 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra da 15 Şubat 2017 tarihinde iddianamenin açıldığının altı çizilen kararda mahkemelerinin görevsiz olduğu vurgulandı. Dava dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veren Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 42 sanığın tutukluluk hallerinin de devamına karar verdi. 42 sanığın duruşma günü cezaevinden getirtilerek hazır edilmeleri için yazılan müzekerelerin de iptaline karar veren mahkeme heyeti, 3 sanık hakkında ek savunmalarının tespiti amacıyla çıkarılan yakalama emirlerinin devamına, yakalama kararının gereğinin yetkili ve görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nce değerlendirilmesine hükmetti.
=============================
4- FETÖ'DEN TUTUKLANAN İKİ ESKİ SAVCI VE HAKİME "SAHTECİLİKTEN" 2'ŞER YIL HAPİS CEZASI
Haber: Serpil KIRKESER İstanbul DHA
Eski hakim Dursun Ali Gündoğdu ile eski savcılar Adnan Çimen ve Sadrettin Sarıkaya "Resmi belgede sahtecilik" ve "Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme" suçlarından haklarında açılan dava kapsamında hakim karşısına çıktı. Eski Hakim Gündoğdu, "Böyle bir suçlama ile karşınıza geldiğim için üzgünüm. Yanlış yanlışı doğuruyor. İnsanın başına her şey geliyor" şeklinde savunmasını yaptı, diğer sanıklar da tahliyesini ve beraatini istedi. Davayı ilk duruşmada karara bağlayan mahkeme Gündoğdu ve Sarıkaya'yı "Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme" suçlarından 2'şer yıl, Çimen'i de 'Resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların hapis cezasını ertelemeyen mahkeme, sanıkların bu suçlardan da tahliyesine karar verdi. Ancak Gündoğdu, Çimen ve Sarıkaya halen Yargıtay'da görülen "Selam Tevhid'de Kumpas" davası kapsamında tutuklu oldukları için cezaevinden çıkamayacak.
SANIKLAR DURUŞMAYA KATILDI
Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Adnan Çimen ve Sadrettin Sarıkaya getirilirken, Dursun Ali Gündoğdu tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.
"TESLİM OLMADIM, YARGININ TAVRINI İZLEMEK İSTEDİM"
Dursun Ali Gündoğdu savunmasında 2015 yılının Haziran ayında Anadolu Adliyesi'nde görev yaparken Şanlıurfa'ya atandığını, 14 Temmuz 2015'te göreve başladığını anlattı. "Selam Tevhid" dosyası kapsamında Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından açığa alındığını ve hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu söyleyen Gündoğdu, "Mayıs 2016 tarihinde de yeşil pasaportumu emniyete teslim ettim. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkımda dava açıldı ve yakalama kararı çıkarıldı. Yine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da hakkımda ikinci bir yakalama kararı daha çıkarıldı. Ancak ben teslim olmadım. Yargının tavrını izlemek istedim" dedi.
"YASAL OLMAYAN YOLLARLA YURTDIŞINA GİTMEYE KARAR VERDİM"
"Kasım ayında yasal olmayan yollarla yurtdışına gitmeye karar verdim" diyen Gündoğdu, "Pasaportum yoktu. Sahte pasaport çıkartmak istedim. Bir aracı buldum ve 1000 Euro'ya anlaştık. Kendi fotoğraf ve kimlik bilgilerimi verdim. Sadrettin Sarıkaya da kimlik bilgilerini ve fotoğraflarını verdi. O da pasaport çıkartmak istiyordu. 500 Euro kapora verdik. Amacım yasal olmayan yollardan Yunanistan'a oradan da Avrupa ülkesine geçmekti. 15-20 gün sonra pasaport hazırlandı. Pasaportu almaya gittiğimde yanımda eski meslektaşım Hasan Kılıç'ın pasaportunu da götürdüm amacım hazırlanan pasaport ile gerçek pasaportu karşılaştırarak, kontrolünü yapmaktı. Sahte pasaportu aldığımızda geçerlilik süresinin 10 yıl olduğunu ve kimlik bilgilerinin daktilo ile yazıldığını, fotoğraf üzerindeki hologramında çok kötü olduğunu fark ettim. Aracıya yanımdaki gerçek pasaportu gösterdim, tartıştık. 500 Euro'nun, 300 Euro'sunu verdim 200 Euro'sunu vermedim. 2017 yılının Ocak ayında çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 'vatandaşlıktan çıkarma' düzenlemesi nedeniyle Yunanistan'a geçmekten vazgeçtim. Yeşil pasaport çıkarmamdaki amaç Yunanistan'da yeşil pasaportu olanlara olumlu davrandıklarını öğrenmiştim. Yeşil pasaportu o nedenle çıkarmıştım. Yurtdışına gitmekten vazgeçince sahte pasaportun kimlik bilgileri ve fotoğraf içeren bir yaprağını yırttım. Tamamını yırtmadım işler düzelir aracıdan diğer parayı alırım diye diğer yerini yırtıp atmadım" şeklinde konuştu.
"BÖYLE BİR SUÇLAMA İLE KARŞINIZA GELDİĞİM İÇİN ÜZGÜNÜM"
Gündoğdu, Hasan Kılıç'a ait pasaportun gerçek olduğunu üzerinde herhangi bir oynama ve değişiklik yapılmadığını belirterek, "2016 yılının Kasım ayında Hasan Kılıç ile dışarıda buluştuk. Sonra bize geldi. Pasaportunu istedim. Niyetimi de söyledim. Rızasıyla verdi" dedi. Hakimin "Pişman mısınız?" sorusu üzerine Gündoğdu, "Böyle bir suçlama ile karşınıza geldiğim için üzgünüm. Yanlış yanlışı doğuruyor. İnsanın başına her şey geliyor. Her iki suçun unsurları oluşmamıştır. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Diğer sanık Sadrettin Sarıkaya da Dursun Ali Gündoğdu'nun savunmasına aynen katıldığını belirterek, beratini ve tahliyesini istedi.
ADNAN ÇİMEN: SAHTE KİMLİK TEMİN ETMEK ZORUNDA KALDIM
Diğer tutuklu sanık Adnan Çimen de 15 Temmuz darbe girişimin ardından hakkında iki ayrı yakalama kararı çıkarıldığını anlatarak şunları söyledi: "Yakalama kararlarının ardından olağanüstü hal ilan edildi. Gözaltı süresi de 30 güne çıkarıldı. Basında gözaltı sürelerinin uzaması nedeniyle sürekli işkence ve kötü muamele haberleri çıkıyordu. Bu gerekçelerle hayati bütünlüğümü düşünerek olağanüstü halin bitmesini uygun gördüm. Bu süreçte ailemle bütün irtibatım koptu. Bu süreçte farklı adreslerde kaldım. Dışarıya kendi kimliğimle çıkamadığım için zaruri olarak başka bir kimlik kullanmak zorunda kaldım. Eminönü'nde tesadüfen tanıştığım bir kişiye bu konuyu bahsederken bu tür kimliğin düzenlenebileceğini öğrendim. Kimlik bilgilerimi ve fotoğrafımı bu kişiye verdim. Bu şahıs da sahte kimliği temin edip bana getirdi. Daha sonra bu kimliği hiç kullanmadım. Dışarıya pek çıkmazdım. Yakalandığım gün bu kimliği ilk kez yanıma almıştım. Ancak bu kimliği polislere ibraz etmedim. Bu yöndeki iddiaları kabul etmiyorum. Emniyet görevlileri cüzdanımı alınca içinde bu kimlik çıktı. Sahte kimliği menfaat için değil mecburiyetten temin etmek zorunda kaldım. Başka türlü hayatımı idame ettirmem mümkün değildi. Pişmanım ve üzgünüm. Başka suçtan tutukluyum bu nedenle tahliyemi talep ediyorum"
SANIKLARA 2'ŞER YIL HAPİS CEZASI
Davayı karara bağlayan mahkeme, tutuklu sanıklar Dursun Ali Gündoğdu ve Sadrettin Sarıkaya'yı "Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizlemeö suçlarından 2'şer yıl ayrı ayrı hapis cezasına çarptırdı. Gündoğdu ve Sarıkaya'yı 'Resmi belgede sahtecilik' suçundan da suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar veren mahkeme, sanık Adnan Çimen de 'Resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların hapis cezasını ertelemeyen mahkeme, sanıkların tahliyesine de karar verdi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
"Selam Tevhid'de Kumpas" yaptıkları iddiasıyla 54 hakim ve savcı hakkında açılan davanın firari hakimi Dursun Ali Gündoğdu ile firari savcıları Sadrettin Sarıyaka ve Adnan Çimen 17 Şubat 'ta yakalanmıştı. Meslekten ihraç edilen eski hakim Dursun Ali Gündoğdu ile Hakan Fidan'ı 7 Şubat 2012 tarihinde ifadeye çağıran firari savcı Sadrettin Sarıkaya, Kayaşehir'de saklandıkları evde, firari savcı Adnan Çimen'de Bakırköy'de sokakta yürürken gözaltına alınmıştı. Şüpheli Gündoğdu ve Sarıkaya hakkında yakalandıkları sırada evde çıkan 2 sahte pasaport ve Adnan Çimen'in üzerinde bulunan nufüs cüzdanın sahte olması sebebiyle haklarında soruşturma başlatılmıştı. Gündoğdu ve Sarıkaya'nın 'Resmi Belgede Sahtecilik' ve 'Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme' suçlarından 4'er yıldan 10'ar yıla kadar hapsi istenen iddianamede, Adnan Çimen'in ise 'Resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
20 ŞUBATTA TUTUKLANMIŞLARDI
Öte yandan 20 Şubat'ta Bakırköy Adalet Sarayı'na çıkarılan Dursun Ali Gündoğdu ile eski savcılar Adnan Çimen ve Sadrettin Sarıkaya haklarında açılan Selam Tevhid'de Kumpas davası kapsamında 'Darbeye teşebbüs' ve 'Örgüt üyeliği' suçlarından tutuklanmıştı. Sanıklar halen bu dava kapsamında tutuklu bulunuyor.
Görüntü Dökümü:
---------------------------
-Savcıların ve hakimin görüntüleri (Arşiv)
30.03.2017 - 12.02 Haber Kodu : 170330051_
================================
5- İSTİNYE - ÇUBUKLU ARABALI VAPUR HATTINDA 1 HAFTADA 8 BİN 579 ARAÇ TAŞINDI
Haber: İstanbul,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın talimatıyla, 21 Mart tarihinden itibaren hizmet vermeye başlayan İstinye Çubuklu arabalı vapur hattı, İstanbullulardan büyük ilgi gördü. Asya-Avrupa geçişini 8 dakikaya indiren hat ile 1 haftada 8 Bin 579 araç ve 10 Binin üzerinde yolcu taşındı.
İstanbulluların, Asya- Avrupa geçişlerinde İstinye Çubuklu arabalı vapur hattını tercih etmeleri köprü trafiğini önemli bir ölçüde rahatlatmış olacak. Hattın yılda 40 bin seferle 1 milyon 700 bin araç, 2,5 milyon yolcu taşınması hedefleniyor. Bu sayede, zaman ve yakıtta önemli ölçüde tasarruf sağlanırken, karbondioksit salınımında da azalma gerçekleşecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Hatları A.Ş., tarafından işletilen hatta, iki arabalı vapurla ile hizmet veriliyor. Aşiyan ve Erguvan isimli arabalı vapurlar, dalgasız ve yumuşak yanaşma özelliğinde tasarlandı. Aşiyan Gemisi, 65 otomobil, 250 yaya yolcu kapasiteliyken, Erguvan Gemisi 65 otomobil, 434 yaya yolcu kapasiteli.
==============================
6- MELEK BAYKAL'DAN 'AHUDUDU' OYUNUNDA ÇİFTE ATATÜRK MESAJI
Haber-Kamera: İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL DHA
Tiyatro sanatçısı Melek Baykal, Avcılar'da düzenlenen 'Tiyatro Festivali' kapsamında sahnelenen iki perdelik komedi 'Ahududu'nun finalinde salondaki Atatürk posterini iki eliyle göstererek "Aydınlık güzel günlerimiz gelecektir tekrar" derken, dekordaki saatin 09.05'i gösterdiği dikkat çekti.
Avcılar Belediyesi 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü nedeniyle 'Tiyatro Festivali' düzenledi. Barış Manço Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi'ndeki etkinlik Tiyatro Ak oyuncularının 'Ne Seninle Ne Sensiz' isimli oyunu ile başladı. Tiyatro etkinliği dün gece Suna Keskin, Melek Baykal, Nedim Saban, Cem Güler, Halim Ercan, Dicle Alkan, Birol Engeler, Özgür Yetkin ve Bülent Seyran'ın rol aldığı iki perdelik 'Ahu Dudu' oyunu ile devam etti. Ücretsiz oyun büyük ilgi görürken 400 kişilik salon tıklım tıklım doldu.
Joseph Kesselring'in yazdığı, Nedim Saban'ın uyarlayıp yönettiği 'Ahududu' oyununun dekorunu Barış Dinçel, kostümlerini Günnur Çaras hazırladı. Yaşlı iki kadının yalnızlığa karşı buldukları yöntemi konu edindiği oyunda Suna Keskin'in yanı sırauzun süre sonra bu eserle tiyatroya dönen Melek Baykal ile Cem Güler, Halim Ercan, Dicle Alkan, Birol Engeler, Özgür Yetkin ve Bülent Seyran rol aldı. İki yaşlı kadının konaklarına kalmaya gelenleri öldürerek bodruma gömmelerini konu alan iki perdelik komedinin sonunda Melek Baykal iki eliyle salonun duvarındaki Atatürk posterini göstererek "Aydınlık güzel günlerimiz gelecektir tekrar" derken büyük alkış topladı. Sanatçılara çiçek ve teşekkür plaketi verilirken mikrofonu alarak konuşan Avcılar Belediye Meclisi'nin CHP'li üyesi Özkan Alıntaş, Melek Baykal'ın "Aydınlık günler" diyerek Atatürk'ü gösterdiğini vurgularken oyunun dekorundaki saatin o anda 09.05'i gösterdiğine vurgu yaparak "Şuradaki saate bakmanızı istiyorum. O saat aydınlık Türkiyemiz için çok önemli" dedi.
Avcılar'daki 'Tiyatro Festivali'nde bu hafta içerisinde yetişkinlere yönelik Sevinç Erbulak ve Fırat Tanış'ın oynadığı 'Ayrılık', Aşkın Şenol, Baransel Gürsoy, Berk Yaygın, Deniz Özmen, Fatih Koyunoğlu, Gökhan Azlağ, Pınar Tuncegil'in rol aldığı 'İvan İvanoviç Var Mıydı', Cengiz Küçükayvaz, Somer Karvan, Seher Terzi, Kirkor Dinçkayıkçı, Burcu Tuna, Güray Yazıcı, Gamze Durmuş, Deniz Yılmaz, Orçun Tansoylu'nun oynadığı 'Akidezadeler' sahnelenecek. Ayrıca hafta sonunda 'Sihirli Sevgi', 'Hoşgeldin Uzaylı' isimli çocuk oyunları canlandırılacak.
Görüntü Dökümü:
--------------
-Oyundan görüntüler
-Oyunun finalindeki Melek Baykal'ın sözleri ve elleriyle işareti
-CHP'li üyesi Özkan Alıntaş'ın Baykal'ın hareketi ve dekordaki saate dikkat çeken konuşması
-İzleyicilerden görüntüler
30.03.2017 - 11.09 Haber Kodu : 170330034

Kaynak: DHA

30 Mart 2017 Perşembe 12:33

Sadrettin Sarıkaya, Adnan Çimen, Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Gündoğdu, Politika, Güncel