Dha İstanbul Bülteni - 3

(Aktüel görüntüyle geniş haber) 1- BAŞBAKAN YILDIRIM: BOĞAZLARIMIZIN TAMAMINDA YERLİ VE MİLLİ GEMİ TRAFİK SİSTEMİ KURUYORUZBaşbakan Yıldırım,'Boğazlarımızın tamamında; İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve bütün sahil şeridimiz boyunca tamamen yerli ve milli gemi trafik sistemini kuruyoruz.

(Aktüel görüntüyle geniş haber) 
1- BAŞBAKAN YILDIRIM: BOĞAZLARIMIZIN TAMAMINDA YERLİ VE MİLLİ GEMİ TRAFİK SİSTEMİ KURUYORUZ
Başbakan Yıldırım,
"Boğazlarımızın tamamında; İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve bütün sahil şeridimiz boyunca tamamen yerli ve milli gemi trafik sistemini kuruyoruz. Bitirme aşamasına geldik."
"Son 15 yılda 14 askeri gemi projesini tamamladık, hizmete aldık. Tamamıyla mühendislerimiz tarafından dizayn edilen bu gemiler sadece Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyacını değil, dost ülkelerin ihtiyacını da karşılamaktadır."
"Küresel kriz dolayasıyla dünyanın bir çok ülkesi küçüldü. Avrupa küçüldü, Amerika'da büyüme sınırlı kaldı. Gelişmiş ülkelerin tamamında büyüme çok sınırlı kaldı. Ama Türkiye ardı ardına her yıl büyümeye devam etti."
"Birleşmiş Milletler'in daha etkin çalışması ve 5 daimi üyenin veto hakkının daha adil kullanılması bugün dünya Birleşmiş Milletler üyelerinin beklentisidir."
Haber: Gülseli KENARLI - İhsan YALÇIN Kameran: Harun UYANIK / İstanbul DHA
Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul'da düzenlenen denizcilik zirvesinde konuştu. Yıldırım, boğazlar ile tüm sahil şeritleri boyunca yerli ve milli gemi trafik yönetim sistemi kuracaklarını, bu sistemin de bitme aşamasında olduğunu söyledi. 
Başbakan Binali Yıldırım, Uluslararası Denizcilik Zirvesi'ne katıldı. Çırağan Sarayı'nda düzenlenen zirveye Başbakan Yıldırım'ın yanı sıra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Kitack Lim ve Uluslararası Denizcilik Üniversitesi (WMU) Rektörü Cleopatra Doumbia Henry de katıldı. 
Başbakan Yıldırım konuşmasının başında, "Yarın 18 Mart Türk tarihinden, Anadolu tarihinde önemli bir zafer. Çanakkale Deniz Zaferi'nin yarın 103. yıl dönümünü anacağız. Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda, Kıbrıs Harekatı'nda tarihe geçen mücadeleler ortaya koyan ve bu yönde şehit olan denizcilerimize Allah'tan rahmet diliyorum" dedi. 
Başbakan Yıldırım,  "Türkiye'de son 15 yıl içerisinde yapılan altyapı projeleri konusunda Avrupa İmar ve Yatırım Bankası bir araştırma yapmış. Araştırma sonuçlarına göre bulgular şu şekilde; Türkiye'de bölünmüş yollara yapılan yatırım sayesinde son 12 yılda iller arasındaki mesafe en az 1,5 saat kısaldı. İllerin kendi arasındaki ticareti yüzde 40 arttı ve bu yollar sayesinde Türkiye'nin işsizliği ülke bazında yüzde 1 azaldı. Ayrıca bütün iller ihracat yapar hale geldi. Göreceli olarak daha az kalkınmış illerden daha fazla kalkınmış illere olan göçler durdu ve tersine göç başladı. Hem karayolları, hem demiryolları hem de denizcilikte alt yapı ülkelerin kalkınması için önemli bir araçtır, önemli bir kaldıraçtır. Eğer ulaşmazsanız, erişemezseniz o yer sizin değildir. O yüzden de altyapı yapılan yatırım Türkiye'nin 3 kat büyümesinin arkasındaki gerçek sebeptir" diye konuştu. 
"TÜRKİYE BU YIL DA BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK"
"Türkiye bu yıl da büyümeye devam edecek" diyen Başbakan Yıldırım, "İstihdam üretmeye, ihracatını arttırmaya devam edecek. Çünkü ülkemiz için kurduğumuz hayaller büyük. ve bu hayallere içerisinde denizcilik sektörünün de ayrı bir yeri var. Türkiye'nin deniz hudutlarının uzunluğu kara hudutlarının 3 katı. 8 bin 483 kilometre. 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak denizcilik sektörü elbette çok çok önemli. Dolayısıyla kayıtsız kalmamız söz konusu olamaz. Son 16 yılda bütün alanlarda olduğu gibi denizcilik faaliyetlerinde de ciddi bir ivme yakaladık. Bugün toplam ihracatımızın parasal değer olarak yüzde 58'i, yük miktarı olarak yüzde 87'sini deniz yoluyla gerçekleştiriyoruz. 46 ülkeyle 62 adet denizcilik anlaşmamız var" ifadesini kullandı. 
"GEMİNİN SAHİBİ KİMSE O FİLO ONA AİTTİR"
Yıldırım, "Genellikle deniz ticaret filolarına baktığınız zaman, filoların bayraklarıyla, ülkelerin farklı olduğunu görüyoruz. Bu denizciliğin genel karakteridir. Dünya denizlerinde seyreden gemilerin yüzde 70'i başka bir bayrak çeker. Kendi ülkesinin bayrağından başka bir bayrağa sahiptir. Oran bu şekildedir, bazı yerlerde 80 olur, bazı yerlerde 60 olur ama ortalaması yüzde 70'dir. Bu denizciliğin küresel özelliğinden kaynaklanan bir şeydir. Esas olan burada sahipliktir. İster kendi bayrağınızı çekin, isterseniz başka bayrağı çekin, neticede armatör, geminin sahibi kimse o filo ona aittir. Türkiye'nin bayrak durumuna göre baktığınız da filo büyüklüğü daha küçük görülebilir. Ama Türk sahipli gemileri de dahil ettiğinizde 30 milyon dedveyt tona yakın bir filoya sahibiz. büyüklüğüne sahibiz" dedi. 
"BİTİRME AŞAMASINA GELDİK"
Başbakan Binali Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:
"Boğazlarımızın tamamında; İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve bütün sahil şeridimiz boyunca tamamen yerli ve milli gemi trafik sistemini kuruyoruz. Bitirme aşamasına geldik. Bu şu anlama geliyor; bütün denizlerimizde seyreden gemilerin, 7-24 esasına göre uzaktan kumandayla izlenmesi ve oluşabilecek muhtemel risklere karşı gerekli müdahalelerin yapılması. Özellikle hemen kıyısında bulunduğumuz İstanbul Boğazı yılda 50 bine yakın gemiye hizmet veriyor. Öyle bir su yolu ki bazı noktalar 90 dereceye varan keskin dönüşler var. Böylesine zor bir güzergahta herhangi bir deniz kazası yaşanmadan bu trafiği sevk ve idare etmek manuel bir şekilde olması mümkün değil. Bu yüzden de elektronik bir gemi trafik yönetim sistemiyle bu işi en gelişmiş yöntemlerle yapıyoruz." 
"HER TÜRLÜ TECRÜBEYE VE YETKİNLİĞE SAHİPTİR"
Başbakan Yıldırım, "Son 15 yılda 14 askeri gemi projesini tamamladık, hizmete aldık. Tamamıyla mühendislerimiz tarafından dizayn edilen bu gemiler sadece Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyacını değil, dost ülkelerin ihtiyacını da karşılamaktadır. Şuanda yerli ve milli kaynaklarımızla dünyanın en büyük amfibi çıkarma gemilerden birini ve kendi lojistik gemilerimizi yapabilecek teknolojiye, tecrübeye sahibiz. Hücum gemilerinden deniz altı projesine, sismik araştırma gemilerine kadar bir çok projelerin yapımı gerçekleşiyor. Artık Türkiye gerek ticaret gemisi gerekse askeri amaçlı gemi yapımında her türlü tecrübeye ve yetkinliğe sahiptir. Ürettiğimiz yeni ve yerli teknolojiye sahip ürünler, dünya pazarlarında söz sahibi olan ülkeler arasında yerimizi alıyoruz" dedi. 
ÖZEL YATLARA YAKIT DESTEĞİ...
Yıldırım, denizciliği geliştirmek için son 15 yılda bazı tedbirler aldıklarını ifade ederek, "Bunlardan bir tanesi özellikle toplu taşımacılığı artırmaya yönelik yakıtta vergilerin kaldırılmasıdır. 2004'ten 2017'ye kadar geçen süre içinde toplamda sektöre 6.5 milyar lira destek sağladık. Verilen yakıt miktarı 5 milyon ton. Bu desteğin yüzde 20'sini kamu, yüzde 80'ini özel sektör kullandı. Böylece vergisiz yakıt uygulaması ile beraber özel sektöre yıllık 464 milyon destek verdik. Ancak bu konuda bazı yanlış algılar var. Bu vesileyle bunu da düzeltmek istiyorum. Bütün bu destekler bir yana; bazı çevrele bu vergi muafiyeti ile lüks yatlara yakıt desteği sağladığımızı söylüyor. Halbuki durumu böyle mi? Bir bakalım. Vergisiz yakıt kullanımında en büyük pay yüzde 45 ile yolcu gemilerinin ve feribotların. Ardından yüzde 26'lık payla balıkçı tekneleri geliyor. Balıkçılara ve balıkçılığa desteğimi artarak devam edecek. Yatlar dedikleri, yatlara destek sadece yüzde 3. O da hangi yatlara? Ticari amaçla çalışan teknelere. Özel yatlara değil" şeklinde konuştu. 
"AVRUPA KÜÇÜLDÜ, AMERİKA'DA BÜYÜME SINIRLI KALDI"
"Küresel kriz dolayasıyla dünyanın bir çok ülkesi küçüldü. Avrupa küçüldü, Amerika'da büyüme sınırlı kaldı" diyen Başbakan Yıldırım, "Gelişmiş ülkelerin tamamında büyüme çok sınırlı kaldı. Ama Türkiye ardı ardına her yıl büyümeye devam etti. Türkiye'nin yıllık ortalama büyümesi son küresel krizden bu yana yüzde 5.6. İhracatta artış devam ediyor. İstihdamda artış devam ediyor. Şu örneği verirsen herhalde daha iyi anlaşılacak; küresel kriz boyunca dünyada 10 tane büyük proje yapılmış. Bu 10 büyük alt yapı projenin 6 tanesini Türkiye yaptı" ifadesini kullandı. 
"VETO HAKKININ DAHA ADİL KULLANILMASI BUGÜN DÜNYA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜYELERİNİN BEKLENTİSİDİR"
Başbakan Yıldırım, uluslararası alanda denizcilikle ilgili çok mevzuat oluşturulduğunu dile getirerek, "Bu mevzuatların uygulanmasında da maalesef istediğimiz başarıyı yakalayamıyoruz. Bazı konularda alınması gereken kararlar gecikiyor. Bu gecikmenin de ülkelere, dünya denizciliğine çok büyük bir maliyeti oluyor. Birleşmiş Milletler de gördüğümüz ve bugün her fırsatta, herkesin hoşnutsuzluğunu dile getirdiği küresel olaylar karşısında; Birleşmiş Milletler'in daha etkin olması yönündeki beklenti ve bölgesel, küresel sorunlara çözüm üretmedeki yetkinliği ne yazık ki yaşanan bazı olaylarla sorgulanıyor. Birleşmiş Milletler, uluslararası barışı, güvenliği sağlayan ve iç karşılıkları önleyen, sürdürülebilir küresel kardeşliği ve dostluğu geliştiren bir kuruluştur. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in daha etkin çalışması ve 5 daimi üyenin veto hakkının daha adil kullanılması bugün dünya Birleşmiş Milletler üyelerinin beklentisidir" dedi. 
WMU OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISINA KATILDI
Başbakan Yıldırım, zirvenin ardından, Uluslararası Denizcilik Üniversitesi (WMU) olağanüstü toplantısını katıldı. Basına kapalı gerçekleşen toplantıya, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, WMU Rektörü Cleopatra Doumbia Henry, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Suat Hayri Aka ve diğer ülke temsilcileri katıldı. 
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Başbakan Yıldırım'ın konuşması
-Programdan detay
-Genel ve detaylar
17.03.2018 - 11.28 Haber Kodu : 180317035
17.03.2018 - 11.35 Haber Kodu : 180317038
17.03.2018 - 11.40 Haber Kodu : 180317041
17.03.2018 - 11.47 Haber Kodu : 180317044
17.03.2018 - 11.50 Haber Kodu : 180317047
==================
2- GÜRSEL TEKİN: ÇİFTLİK BANK 'IN ARKASINDA ÇOK CİDDİ  BİR ÇETENİN OLABİLECEĞİNE İHTİMAL VERİYORUM 
Haber-Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ - İSTANBUL,DHA
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Çiftlik Bank ile ilgili olarak "Bu mizahi bir şekilde, 'biri geldi, dolandırdı ve gitti' şeklinde tarif edilecek bir şey değildir. Bunun arkasında mutlak ve mutlak ciddi bir kadro vardır, dolandırıcı bir ekip vardır. Bu ekip çözülürse bu mesele de çözülür. Çiftlik Bank'ın arkasında çok ciddi  bir çetenin olabileceğine ihtimal veriyorum ve inanıyorum" dedi. 
Gürsel Tekin, Esenler Turgut Reis Mahallesi'nde kentsel Dönüşüm projesi kapsamında kendilerine vaat edilen yeşil alan, kapalı otopark gibi sözlerin tutulmadığını öne süren Turgut Reis Dönüşüm Sitesi sakinleriyle bir araya geldi. 
Projenin yürütüldüğü alanda site sakinlerinin şikayetlerini dinleyen Gürsel Tekin, alanda incelemelerde bulundu. Daha sonra site sakinleriyle birlikte bir basın açıklaması yapan. Tekin, CHP olarak 2007'den itibaren kentsel dönüşümün yerinde olması gerektiğini ifade ettiklerini, ancak buna uyulmamasıyla birlikte çok sayıda mağduriyet yaşandığını söyledi. Bunun ilk örneklerinden birinin de Sulukule olarak bilinen Sultan Mahallesi'nde yaşandığını vurgulayan Tekin,  "Sultan Mahallesi'nde oturan herkes sürgüne tabi tutuldu" diye konuştu.  Gürsel Tekin, "Buraya baktığınızda neredeyse yeşil alan sıfır noktada, bu kadar yüksek emsal ile vatandaşa 'size iyi ev yapacağım' diyerek Çiftlik Bank gibi  ne yazıkki devletin kurumları da dolandırmaya başlamış. Bu vatandaşların dertlerini anlatabilecekleri bir merci yok" dedi. 
"BU İNSANLARIN EVLERİNE GÖZLERİNİZİ DİKMEYİN" 
Gürsel Tekin, Turgut Reis Mahallesi'ndeki projeye aykırı olarak yapılan dönüşüm uygulamasını Esenler CHP ilçe örgütü olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve parlamentoya kadar taşıyacaklarının altını çizdi. 
Tekin,"İstanbul'da yüz binlerce böyle sorun var. İnsanlar yuvalarını yaparken çok kolay yapmıyor. Büyük imkansızlıklar içinde parasını, altınını satarak buralarda ev alıyorlar. Bu insanların evlerine gözlerinizi dikmeyin. Bırakın insanlar kendi yuvalarında huzur içinde yaşasınlar" dedi. 
"KENTSEL DÖNÜŞÜMLER, 'YIKIM DÖNÜŞÜMLERİ'NE DÖNÜŞÜYOR"
Site sakinlerinin yaşadıkları mağduriyetler üzerine açıklamalarda bulunan Tekin şunları söyledi:
"Belediyeler otopark konusunda modern dolandırıcılık yapıyor. Otopark yapma karşılığı para alıyorlar, aldığınız bu harçlar karşılığında bugüne kadar İstanbul'da bugüne kadar İstanbul'da ben, bir tek otopark yapıldığını görmedim. Vatandaşlarımızı buradaki yerleri kentsel dönüşüme tabi tutulmuş. Ama buranın sorunu şu; projeye uygun yapılmamış. Daha önce vaat edilirken 'bu yapılacak ve uygulamaların tamamı benzer olacak denmiş. Ama birine farklı bir uygulama, birine de farklı bir uygulama yapıyorsunuz. Buradaki emsal artışlarından tapusu olan vatandaşlarımızı faydalanıyor mu? Hayır... Kim faydalanıyor? Buna ne hakkınız var. Burada oturan 280 hane yarın buradan çıktığında 3 metre yolda ne itfaiye girebilecek ne de çift şerit yapabileceksiniz. Burada en önemlisi yargı bu planı durdurma kararı almış ama buna rağmen halen çalışma var. Burada ciddi bir mağduriyet var. Bu kafayla kentsel dönüşümler, 'yıkım dönüşümleri'ne dönüşüyor."
ÇİFTLİK BANK İDDİALARI
Gürsel Tekin basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Çiftlik Bank dolandırıcılığı iddiaları hakkında bir soru üzerine Gürsel Tekin, "Türkiye'de bu organize işler ne sondur ne de ilktir. Şöyle bir empati yapın; bir garip çocuk geliyor, devletin kurumlarını da topluyor açılışlar yapıyor. Bankalarda çok ciddi kredi hesapları açıyor. Bunun arkasında organize bir çete olmaması mümkün değildir" şeklinde yanıt verdi. 
"BUNUN ARKASINDA MUTLAK VE MUTLAK CİDDİ BİR KADRO VARDIR"
Tekin, "Bu mizahi bir şekilde, 'biri geldi, dolandırdı ve gitti' şeklinde tarif edilecek bir şey değildir. Bunun arkasında mutlak ve mutlak ciddi bir kadro vardır, dolandırıcı bir ekip vardır. Bu ekip çözülürse bu mesele de çözülür. Çiftlik Bank denilen şeyin arkasında çok ciddi  bir çetenin olabileceğine ihtimal veriyorum ve inanıyorum" şeklinde konuştu. ifadelerini kullandı. 
SİTE SAKİNLERİNDEN BASIN AÇIKLAMASI
Öte yandan site sakini Mehmet Güveç de yaşadıkları mağduriyeti anlatmak üzere bir basın açıklaması yaptı.  Güveç, "Bugün geldiğimiz aşamada 416. sokağı, bizim eski arsalarımızın olduğu parsele kattılar. Belediye başkanımızın bize vaat ettiği yeraltı otoparkımızı ve yeşil alanı iptal ettiler. Bizler site sakinleri olarak 1976'dan beri 416 sokak olarak kullandığımız yolumuzu, otoparkımızı ve yeşil alanı istiyoruz" ifadelerini kullandı.  
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Gürsel Tekin'in kentsel dönüşüm mağdurlarıyla buluşması
-CHP'li vekil site sakinleriyle konuşması
-Gürsel Tekin'in projenen gerçekleştiği alanda incelemeleri
-Tekin'in basın açıklaması
-Mehmet Güveç'in basın açıklamasını okuması
-Tekin'in Çiftlik Bank sorusunu yanıtlaması
-Genel ve detaylar
17.03.2018 - 14.19 Haber Kodu : 180317091
===========================
3- ÇİFTLİK BANK İLE İLGİLİ ARŞİV GÖRÜNTÜLER
Görüntü Dökümü:
--------------------
Şirketin Ümraniye'deki ofisinden görüntüler
Şarküteriden görüntüler
Çiftlik Bank'ın basın ve iletişim danışmanı oyuncu Mehmet Çevik ile röportaj
Bursa'daki çiftlikten görüntüler
Açılış töreninden görüntüler
Mehmet Aydın'ın açıklaması
Dua okunması
Kurdelenin kesilmesi
Detaylar
17.03.2018 - 14.13 Haber Kodu : 180317089
======================================
(ÖZEL)
4- RUS GENÇ KIZIN İSTANBUL'DA YARDIM ÇIĞLIĞI....
Babasından tehdit ve şiddet gördüğünü belirten Mariyam Tulegenova evden kaçtı, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Ancak Türkiye'de yaşayan babası, Genç kızın peşini bırakmadı. Babası, Mariyam'ın yerini bulabilmek için annesinin kafasına silah dayadı. Görüntülü arama yaptı. Genç kız o görüntüler de delil olarak sundu.
Babasının tehditlerinin kesilmediğini söyleyen İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Mariyam Tulegenova, okuluna bile gidemez hale geldi.
'Baba' demediği 'İlias' diye bahsettiği kişiden kurturmak için gözyaşları içinde yetkililere şöyle seslenen 20 yaşındaki  Mariyam Tulegenova, "Biri ölmeden birşey yapılmalı, bu adam durdurulmalı. Ölmek istemiyorum" dedi.
Haber- Kamera:  Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Mariyam Tulegenova 20 yaşında Tatar kökenli Rusya vatandaşı. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Tulegenova, iddiasına göre Türkiye'de yaşayan iş adamı babası İlias Tulegenov (40)  tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor.  Mariyam Tulegenova'nın şikayeti üzerine babası hakkında başlatılan soruşturma başlatıldı. Ancak tehditlerin sürdüğünü belirten genç kız babasının annesinin başına silah dayadığı görüntüleri delil olarak sundu. Tulegenova'nın avukatı İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesi'ne başvurarak  koruma talebinde bulundu.
"ÖĞRENCİ OLDUKLARI İÇİN BANA BAKAMAYACAK HALDEYDİLER"
Mariyam Tulegenova, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Ancak, öz babasının tehditleri yüzünden okuluna bile gidemiyor.  Babası Kırgızistan, annesi Tataristan uyruklu olan Rusya vatandaşı Tulegenova,  "İstanbul'da doğdum. Öğrenci oldukları için bana bakamayacak haldeydiler. Bu yüzden beni anneannem büyüttü. Rusya'ya gönderildim Tataristan'a. Anneannem tarafından büyütüldüm. Türkiye'ye tekrar geri döndüm. 10 yıldır buradayım.  Bu 10 yıl içerisinde görmediğim şiddet kalmadı... Her türlü psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldım. En son evden kaçışımı tetikleyen olay Antalya'da yaşadığım işkence ve darp oldu" dedi.
"ANNEMİ VE BENİ DÖVDÜ"
40 yaşındaki babasını suçlayan Mariyam Tulegenova, Antalya'daki olayı da şöyle anlattı: "Antalya'ya aile dostlarımız ve komşularımız ile birlikte Antalya'ya gittik. Benim özel mesajlarımı okuyan babam olan kişi, öfkelendi mesajların içeriği nedeniyle. Mesajlarımda ona hakaret ve küfürler vardı. Çünkü ben darp edilmekten bu tarz hayat yaşamaktan sıkıldığımı bir arkadaşıma dile getirmişti. Bunun için sinirlenen İlias (babası) beni darp etti, aynı zamanda içki içirdi. Hastaneye kaldırıldım o gece, hastanede kaldım, serum yedim. Kanımda 1.92 promil alkol çıktı. Sonraki gece annem ve beni büyük bir şekilde darp etti. Annemin yüzünün yarısı kıpkırmızı bir şekilde kanlar içinde... Gözü kör olacaktı neredeyse. Jandarma ve güvenliğe başvurdum. Jandarmayı çağırdık. Bir işlem yapmadılar sadece ifademizi aldılar. Darp raporu tuttular sonrada İlias'ı gözaltına almadan geri gönderdiler otele bizimle birlikte geri döndü. Bu kadar tehlikeli bir adamı bizim yanımıza koydular. Biz aslında 'gözaltına alınır belki biraz rahatlarız'  diye düşündük ama böyle birşey olmadı" 
"BANA ZORLA DİLEKÇE YAZDIRDILAR"
Eve döndüklerini belirten Tulegenova, "Annem kendi isteğiyle Ilias'ı eve soktuğu için ben evden çıkmak durumunda kaldım. Aile dostumuza sığındım. Onlar da bana ihanet etti. Onlar kaldığım süre boyunca beni babamla barıştırmaya, ikna etmeye çalıştılar. Aile dostu, İlias'ı eve sokuyor ve o gün bana yine İlias'ın bana şiddet uygulanmasına izin verdi. Koruma kararım olmasına rağmen böyle bir şey yaşandı. Bana o gece zorla bir dilekçe yazdırdılar, 'Ben koruma kararında vazgeçiyorum' diye.  'İmza atmazsan seni öldürürüm' diyerek imzalattılar. O geceden sonra evden kaçtım. Üniversite kartım, akbilim ve 20 TL ile bir arkadaşıma gitti. O bana yardım etti bu süreçte" diye konuştu.
    
"BABAM FUHUŞ YAPTIĞIMI DA İDDİA ETTİ"
Evden kaçtıktan sonra Rusya'ya gittiğini, babasının arkadaşlarına, ailesine ve akrabalarına her türlü tehditte bulunarak kendisini bulmaya çalıştığını öne süren Tulegenova, "İlias, 'Benim kızım çok yanlış yönden gidiyor bizi dinlemiyor' diyor. Fuhus yaptığımı iddia edip beni bulmaya çalışıyorlar . Hatta şöyle bir tehdit vardı; 'Sen fuhuş yapıyorsun seni sınır dışı ettirim' tarzı bir konuşma vardı. Boş yalan iddialar ile beni tehdit ediyor. Hala sürüyor bunlar" şeklinde konuştu.
"ANNEMİN KAFASINA SİLAH DAYAYARAK ANNEANNEMİ ARADI"
Babasının en son kendisini bulmak için Rusya'da bulunan anneannesini ve  teyzesini görüntülü aradığını söyleyen Tulegenova, "Annemin kafasına silah dayayıp  benim numaramı ve e-postamı öğrenmeye çalışıyor" diyerek söz konusu görüntüleri gösterdi. 6 Mart'ta çekildiği belirtilen görüntülerde İlias Tulegenov'un karısının başına silah dayadığı görülüyor. 
İlias Tulegenov'ın o anlarda Rusya'da yaşayan eşinin annesini ve kız kardeşini arayarak "Hepinizi mezara koyacam, hepinizi geberteceğim. Mariyam'ın numarasını verin" dediği belirtiliyor. 
"KIZIMIZI BULMAK İÇİN TİYATRO ÇEVİRDİK" DİYORLAR
Görüntülerin kendisine ulaşmasının adından  polisi aradığını belirten Tulegenova,  "Polis olay yerine gitti. 'Biz bunu kızımızı bulmak için tiyatro gerçekleştirdik' demişler. Karakolda  ifade vermişler. Sadece bir saat gözaltında tutuluyor ve savcı serbest bırakıyor. Ruhsatsız silahı olmasına rağmen bir de yabancı uyruklu olmasına  rağmen savcı salıyor.  Bugün annemin kafasına  silah dayayan biri yarın başkasının da silah dayayabilir. Bu sadece annem için değil kamu içinde tehlikeli bir insan. O yüzden ben cezasını çekmesini, hayatımdan gitmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.
'SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN TEHDİT EDİYOR' İDDİASI
Babasının serbest bırakıldıktan sonra sosyal medya üzerinden tehditlerde bulunduğunu söyleyerek söz konusu tehdit mesajlarını okuyan Tulegenova, tehditler nedeniyle okula gidemediğini kaydetti.
Gözyaşı döken Tulegenova,  "Hala dışarıda. Adalet yerini bulmuş değil, cezasını çekmiş değil.  Ben sesimi duyurmak istiyorum. Buradan halka yetkililere herkese sesleniyorum. Tehdit altında yaşamaktan sıkıldım. Okulumu okumak istiyorum. Hayatımı yaşamak istiyorum her normal insan gibi. 20 yaşında hür ve özgür bir  kadınım. Annemin susmasına alıştı ama benim susmamam, evden gitmem, dava etmem onu çok gururunu kırdı egosunu zedeledi. Bu yüzden beni bir önce bulup öldürüp susturmak istiyor. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum. Çünkü kadın ölmeden bir şey yapılmıyor.  Biri ölmeden bir şey yapılmalı bu adam durdurulmalı. Annem zaten susuyor. Onun da sesini duyurmak istiyorum. Kardeşim de öyle kardeşim küçük çok tehlikeli bir insanla yaşıyorlar.   İlias, annemi, kardeşimi öldürmekle tehdit ederdi hep. Hala öyle tehdit ediyor. Kamuya ve aileme çok tehlikeli bir adam, hala dışarıda. Tekrar silah bulabilir.  Bu sefer daha ciddi şeyler yaşanmadan onun sınır dışı edilmesi, cezasını çekmesini, hapse tıkılmasını istiyorum. Yakın zamanda sınavlarım başlayacak. Okula gidemediğim için zaten derslerimi tam görmemiş haldeyim hala. Bunun tek sorumlusu
İlias. Benim okula gitmemi engelliyor tehditleri yüzünden... Ben rahat rahat okuluma gidemiyorum. Dersimi göremiyorum. Bunun bir cezası olmalı. Ben eğitim ve yaşama hakkı olan bir insanım. Ama bunlar engellendiği  takdir de tekrar tekrar suç duyurularında bulunacağım. Çok gencim 20 yaşındayım önümde kocaman bir ömür var ölmek istemiyorum" ifadelerini kullandı. 
  
Manavgat'TA DARP DAVASI AÇILDI, TEHDİT SORUŞTURMASI DEVAM EDİYOR
Öte yandan Mariyam Tulegenova'nın tehdit şikayetine ilişkin baba İlias Tulegenov hakkında  soruşturma Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sürerken,  Antalya'da yaşanan darp olayına ilişkin  baba Tulegenov'un sanık olduğu dava da Mayıs ayında Manavgat Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Öte yandan Tulegenova'nın avukatı İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesi'ne başvurarak müvekkili için koruma talepli dilekçe sundu. 
Görüntü Dökümü:
--------------
-Mariyam ile röp.
-İlias'ın eşinin kafasına silah dayaması (cep telefonu görüntüsü)
-Genel ve detaylar
17.03.2018 - 13.31 Haber Kodu : 180317080
17.03.2018 - 13.32 Haber Kodu : 180317081
=======================
5- OKUL HARÇLIĞINI AFRİN'DEKİ MEHMETÇİĞE GÖNDERDİ 
*Zeytin Dalı Harekatı'nda görev alan askerlere moral vermek isteyen "Birilerivar Derneği", yurt genelindeki  ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin yazdığı bin 200 mektubu mehmetçiğe teslim etmek üzere Hatay'a götürdü.
*Sivas'ta okuyan bir öğrenci de mektubun içine 5 liralık harçlığını koydu.
Haber-Kamera: Anıl UÇAN-İSTANBUL DHA
Sivas'ta Kazancılar ortaokulunda okuyan Simanur Yetgin isimli öğrenci, 5 liralık harçlığını Zeytin Dalı Harekatı'na katılan mehmetçiğe gönderdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de sürdürdüğü Zeytin Dalı Harekatı'nda görev alan askerlere moral vermek isteyen "Birilerivar Derneği", 270 adet powerbank ve yurt genelindeki  ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin yazdığı bin 200 mektubu mehmetçiğe teslim etmek üzere Hatay'a götürdü. Dernek üyeleri askerler için hazırlanan paket içerisine powerbank, mektup ve ismi azam duasının yazılı olduğu küçük not koydular. Sivas'tan mehmetçiğe mektup yazan Kazancılar ilkokulu öğrencisi Simanur Yetgin ise mektubun içerisine harçlığı olan 5 lirayı koyarak mehmetçiğe gönderdi. 
"MEHMETÇİĞİN İHTİYACI OLAN MORAL"
"Askerimizin ve mehmetçiğimizin bugün orada istediği şey moral ve motivasyon" diyen Aksoy, "Biz de yönetimde ki arkadaşlarımız ne yapabiliriz diye düşündük. Bunun neticesinde mektup projemizi hayata geçirdik. Türkiye çapında yaklaşık 9 bin üyemiz var. Bu projemizi üyelerimizle paylaştık. Mektubun yanında bir de onların iletişimini sağlayabilecek bir de powerbank hediye etmek istedik onlara. Telefonları şarjsız kalmasın, aileleriyle rahat bir şekilde iletişime geçmeleri açısından. Bütün üyelerimiz Türkiye'nin dört bir yanından mektuplarını gönderdiler. Minik kardeşlerimizin öğrenci kardeşlerimizin yazmış olduğu mektuplar muhteşemdi. İnanılmaz duygu yüklü mektuplar var. Dediğim gibi hazırladığımız paketler içerisinde Powerbank, mektuplarımız, kendi derneğimizin yazdığı mektup,ismi azam duamız var." şeklinde konuştu.
OKUL HARÇLIĞINI GÖNDERDİ 
Bir öğrencinin 5 liralık harçlığını mektubun içerisine koyarak mehmetçiğe gönderdiğini belirten Akyıldız "Bizi en çok duygulandıran mektup, ilkokulda okuyan öğrenci kardeşimizin gönderdiği mektup oldu. Mektupla beraber yolladığı 5 liraydı. Beni inanılmaz derecede duygulandırdı. 5 lira harçlığıydı. Onu koydu ve gönderdi. Onun dışında kendisi ilkokul üçüncü sınıfa giden bir kardeşimiz var. O da ufak bir resmini mektubun üzerine yapıştırmış. 'Asker abilerimiz sakın üzülmeyin. Biz buradayız' yazmışlardı. Bunun dışında çok çeşitli ve güzel mektuplar vardı " diye konuştu.
Görüntü Dökümü 
-Ersoy Akyıldız Röportaj
-Kolilerin hazırlanış görüntüleri
-Paket içeriği
-Mektup ve paranın fotoğrafı
-Detaylar
===================
(ÖZEL)- 
6- MASKELİ SOYGUNCULAR HİÇ KİMSEYE ALDIRMADAN PERDECİYİ TALAN ETTİ
O ANLAR GÜVENLİK KAMERASINDA
Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-Alper KORKMAZ-İSTANBUL DHA 
Sultanbeyli'de perde satışı yapan bir mağazaya giren yüzleri maskeli ve şapkalı soyguncular, 100 bin lira değerinde perde çaldı. 
Hırsızlık sırasında yoldan geçen yaya ve araçlara aldırış etmeyerek rahat tavırlar sergileyen soyguncular, güvenlik kameraları tarafından görüntülendi.
Soygun geçtiğimiz hafta saat 07.20 sıralarında meydana geldi. Mecidiye Mahallesi'nde perde satışı yapan bir mağazaya gelen yüzleri maskeli ve şapkalı, 4 soyguncu minibüsle işyerinin önüne geldi. Kapıyı açarak hemen işe koyulan soyguncular, top halindeki perdeleri dakikalar içerisinde çalarak minibüse koydu. Dakikalar içinde gerçekleşen ve 100 bin lira değerindeki perdelerin çalınması güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
 
SOYGUN KAMERADA
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, 4 soyguncu sabah saatlerinde içeriye giriyor. Hırsızlar, hızlı bir şekilde top halindeki perdeleri çalıyor. Çaldıkları perdeleri geldikleri araca yükleyen hırsızlar kaçıyor. Hırsızların yoldan geçen yaya ve  araçlara aldırış etmeden rahat tavırlar sergilemesi dikkat çekti. Soyguncular ardından kaçarak uzaklaşıyor.
"HIRISIZLARIN BİR AN ÖNCE YAKALANMASINI İSTİYORUM"
İşyeri sahibi Muhsin Polat hırsızların bir an önce yakalanmasını istediğini söyleyerek "3-4 dakika içinde 100 bin liralık perde çalmışlar.Televizyon, bilgisayarı da  çalmışlar. Anadolu yakasında son 1 ayda 3 perdeci arkadaşımızın da dükkanları soyulmuş. Bunlar çete" diye konuştu.Güvenlik kamera görüntülerini incelemeye alan Polis ekipleri, hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.
 
Görüntü Dökümü:
---------------
GÜVENLİK KAMERASI
-Minübüsle gelen hırsızların görüntüsü
-İçeri girmeleri
-Perdeleri alıp minibüse götürmeleri
-İşyerindeki bilgiayar ve televizyonu  almaları
-Hırsızlık sırasında yoldan geçen araç ve yayaların görüntüsü
-Minibüsle ayrılmaları
AKTÜEL GÖRÜNTÜ
-İşyeri sahibi ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
17.03.2018 - 13.01 Haber Kodu : 180317076
====================
7- TERÖR OPERASYONUNDA 2 TUTUKLAMA
Haber: İstanbul DHA
İstanbul'da terör örgütü DHKP-C'ye yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'nce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında DHKP-C terör örgütün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda 13.03.2018 günü düzenlenen operasyonda F.K. ve M.A. isimli şahıslar yakalanmış, şahıslar aynı gün sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslik edilmiştir"
================
8- İSTANBUL'DA 24 SAAT SU KESİNTİSİ
Haber: İstanbul DHA
İstanbul'da 5 ilçede 24 saat su kesintisi yaşanacak.
İSKİ'den yapılan açıklamada, içme suyu isale hatlarında bakım - onarım - yenileme çalışmaları yapılacağı belirtildi. Çalışma nedeniyle 
pazartesi günü saat 10.00'dan, salı günü saat 10.00'a kadar 5 ilçede bazı mahallelere su verilemeyeceği kaydedildi.
Su kesintisi yaşanacak yerler şu şekilde:
Başakşehir:  Bahçeşehir 1. ve 2. Kısım.  
Arnavutköy: Hadımköy, Yeşilbayır, Ömerli, Bahşayış, Deliklikaya, Yassıören, Hastane, Dursunbey ve Nakkaş  Mahalleleri.
Esenyurt:  Esenkent, Sanayi, Koza ve Aşık Veysel Mahalleleri.
Avcılar: Tahtakale Mahallesi.
Büyükçekmece: Karaağaç Mahallesi.

Kaynak: DHA

17 Mart 2018 Cumartesi 14:48

Çanakkale, Aktüel, Binali Yıldırım, Gürsel Tekin, Politika, Güncel