Dha istanbul bülteni - 3

SİLİVRİ açıklarında 26 Eylül'de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremden etkilenen ilçelerin başında gelen Avcılar'da son 15 gün içerisinde satılık veya kiralık eski yapıların fiyatı dibe düşerken, yenileri büyük ölçüde yükseldi.

SİLİVRİ açıklarında 26 Eylül'de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremden etkilenen ilçelerin başında gelen Avcılar'da son 15 gün içerisinde satılık veya kiralık eski yapıların fiyatı dibe düşerken, yenileri büyük ölçüde yükseldi.
Gölcük Depremi'nde resmi kayıtlara göre 264 kişinin yaşamını yitirdiği Avcılar'da Yeşilkent ve Tahtakale Mahallesi'nde yıllarca imar planı yapılmaması ve Firuzköy Mahallesi'nin bir bölümünde de imar planı olmamasının yanı sıra 1999 Depremi'nden sonra yapılara 4 kat sınırı getirilmesinin de etkisiyle kentsel dönüşüme gidilemedi. İlçede bulunan 4 katın üstündeki yapıların yerine aynı yükseklikte yapı izni verilmemesi nedeniyle önemli bölümü deniz kumundan yapılan ve günümüzdeki standartlara uygun olmayan binalar yenilenemedi. Silivri depreminin ardından binlerce kişi yapılarını Avcılar Belediyesi veya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü uzmanlarına gözleme dayalı kontrol ettirirken, çürük olduğu tespit edilen binalar tek tek boşaltılmaya ve mühürlenmeye başlandı. Son Deprem ile birlikte evlerini boşaltan veya daha güvenli binalara geçmek isteyenler yeni yapılara yönelince bu binaların kira ve satış fiyatları son 15 günde büyük ölçüde arttı.

"KİRALIK YENİ DAİRE BULAMAZSINIZ"
Müşterilerinin büyük bölümü yabancılar olan Beşir Zengin, Küçükçekmece Gölü ve deniz manzaralı dairelerin özellikle tercih edildiğini vurgularken, "Deprem, işlerimizi olumlu yönde etkiledi. İnsanların içine korku girdi dedi. Beşir, şöyle devam etti: "Kiralık da olsa, satılık da olsa insanlar daha çok yeni yapılara yöneldi. Şu anda piyasada kiralık olarak yeni bir daire bulamazsınız. Hepsi doldu. Tahliye edilen binalar var. Satılık binalara bu dönem rağbet arttı. Bu arada faizler 0.99'a düştü. Deprem ardından kirada, hem de satış fiyatlarında artış oldu. İnsanlar, eski dairelerden çıkıp, yenilerine taşındı. Yeni bina 2+1 kiralık fiyatı bin 200-bin 300 TL'den 2 bin- 2 bin 300 TL'ye kadar çıktı. Satışlarda da yüzde 20 fark etti. 350 bin TL'lik bazı daireler 400 bin oldu. Yeni binalara talep arttı."

EVLERİNİ TAHLİYE EDENLER KİRALIK EVE YÖNELDİ
Avcılar'da emlakçı Serkan Kaya da, depremden sonra panik halinin ortaya çıktığını anlatırken, "Yeni binalara müthiş bir talep var. Çünkü insanlar burada tahliye etmesi gereken binaları tahliye ettiler. Bundan dolayı hemen çıkıp ev alamayacağı için tercihleri kiralık oldu. Ancak, kiralığı karşılayacak arz yok. Tek tük binalar da ekonomik nedenlerle alınamıyor. Barınma ihtiyacı var. Depremden 1 hafta önce çok ciddi sirkülasyon vardı. Arap müşteri fazlaydı. Eski yapıların fiyatı dip, yenilerin tavan yaptı" diye konuştu.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Kampusü'ndeki öğrenci yurtları da boşaltılırken, öğrenciler ne yapacaklarını şaşırdı. Uzun süreden bu yana ev arayan üç öğrenci bir araya gelerek Avcılar'da güç de olsa kiralık ev bulurken, kiraların yüksekliğinden yakındı. Bunlardan Akif Uğur Ayder Öğrenci, "Deprem olduğundan beri kiralarda da bir artış var. Emlakçı olsun, ev sahibi olsun çok talep olduğu için en yüksek ne kadara verebilirim diye uğraşıyor" dedi.
Üniversite öğrencisi Ege Kocamanlar da, deprem korkusundan sonra ev kiralarında artış olduğunu anlatırken, Mustafa Mert Eğmez, üniversiteye uzak Esenyurt yerine Avcılar'a taşınmaya karar verdikleri dönemde depremin olduğunu, Beylikdüzü'ndeki aşırı yüksek kiraları ödeyemediklerini, eğitim yılı başladığından buldukları evi tutmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Avcılar'daki konutların drone ile görüntüleri
-Deprem anında güvenlik kamerasında kaçan bir kadın
-Depremden hemen sonra çekilen panik ve korku görüntüleri-röportajları
-Avcılar'daki devrilen minareden görüntüler
-Hasar ihbarı yapılan binalardan inceleme görüntüleri
-Konutlarının incelenmesi için başvuranlardan görüntüler
-Kiralık ilanları
-İÜC'de bavulları ile ayrılan öğrenciler
-Ev taşıma görüntüleri
-Ev arayan ve güçlükle bulduklarını söyleyen 3 öğrencinin görüntüleri
-Yabancılara yönelik emlak satıp-kiralayan Beşir Zengin ile röportaj
-Emlakçı ile röportaj

===========================

8- ATAKÖY'DEKİ TENTE FACİASI MAĞDURU:  DOMİNO TAŞI GİBİ TENTELER ÜZERİMİZE DÜŞTÜ

Haber: Serpil KIRKESER / Kamera: İstanbul DHA
Ataköy 5. Kısımda Ömer Duruk Cami'nde 2017 yılında 3 kişinin hayatını kaybettiği ve 45 kişinin yaralandığı 'tente faciasına' ilişkin 4 tutuksuz sanık imamın "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada, şikayetçiler olay günü yaşadıklarını anlattı. Olay günü kar yağdığını, herhangi bir uyarı duymadıklarını ve imamın 'Çabucak kıldırırım' diyerek cemaati cenaze başında topladığını anlatan müşteki Fatma Bostancı, "Domino taşı gibi tenteler üzerimize düştü. Benim olay neticesi beynimde ödem oluştu. Olayda ihmali olan kişilerden şikayetçiyim" dedi. Müşteki Ramazan Özbey de olayda en büyük kusurun belediyenin olduğunu savunarak, şikayetçi olduğunu söyledi. 17 müştekinin duruşmaya zorla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

İKİNCİ DURUŞMA YAPILDI
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada olayın meydana geldiği camide görevli imamlar Adem Karabey (47) ve Faruk Yazar (35) hazır bulundu. Öte yandan duruşmada 11 müşteki de duruşmaya katıldı.

"DOMİNO TAŞI GİBİ TENTELER ÜZERİMİZE DÜŞTÜ"
Müşteki Fatma Bostancı "Biz olay günü cenazeye gittik. Kar yağıyordu ancak herhangi bir uyarı duymadık. Domino taşı gibi tenteler üzerimize düştü. Benim olay neticesi beynimde ödem oluştu. Tedavi gördüm, tedavim sona erdi. Olay nedeniyle şikayetçiyim" dedi. Soru üzerine Bostancı, "İkaz üzerine şeridin diğer tarafına geçtik, uyarıya uyduk. Cenaze namazını kıldıracak imam 'Çabucak kıldırırım' dedi ve cemaati cenaze başına topladı. Daha sonra tente büyük bir gürültü ile üzerimize çöktü. Bu olayda ihmali olan kişilerden şikayetçiyim" diye konuştu.

"ORADA ZATEN TENTE YAMULMUŞTU"
Müşteki Hülya Burhanzade de olay günü yaşadıklarını şöyle anlattı:  
"Cenazeye geldiğimde zaten bir şerit çekilmişti. Şeridin çekildiği kısmın dışında durdum. Burası da tentenin altıydı. Orada da zaten tente yamulmuştu. Altına direk koymuşlardı. Direk o tenteyi tutuyordu. Bu bunu kaldırmaz diye düşündüm. Namaz bitti. Bir ses duydum. Sesi duyar duymaz koşmaya başladım. Yanımda Gülfer Ucuzal vardı. O yeteri kadar koşamadı ama kendimi dışarı attığım anda arkamdan domino taşı yıkılır gibi tentenin üzerime doğru geldiğini hissettim. Yere kapaklandım. Olaydan öncede benim kalçamda protez vardı. Ayaklarım içeride kaldı zannettim ama dışarıdaydı. Ben olayda yaralanmadım. Ben kalçamda protez olduğu için ve kendimi yere attığım için hastaneye gittim. Protezim nedeniyle kalçamda ağrı oluşmuştu. Arkadaşım tentenin altında kaldı, şikayetçiyim."

"MAĞDURİYETİM DEVAM ETMEKTEDİR"
İhsan Akyüz de olay günü cenazeye katıldığını belirterek, "Şeridi gördüm ama herkes şeridin girilmemesi gereken tarafındaydı. Tentenin altındalardı. Hiç kimse şerit ile alakalı önlem almamıştı. Cenaze dağılırken bu olay meydana geldi. Uçta bir çökme gördüm. Kendimi korumak için direk altına tutunmaya çalıştım. Tente tümüyle oturdu. Olayda ben de yaralandım. Olayda omurilik zedelenmesi geçirdim. Alt tarafım tamamen felç oldu. Bir yıl kadar yatılı fizyoterapi gördüm. Halen tedavim devam etmektedir. Kısmen sakat kaldım. Yürümekte zorlandım. Halen tedavim ve mağduriyetim devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Müşteki Ramazan Özbey de "Cami görevlileri yargılanmaktadır, ama belediye görevlilerinin de kusuru vardır. Şikayetçiyim" dedi.

"HAKKIMI HELAL ETMİYORUM"
Arzu Halide Özgiray da olay günü eşiyle cenazeye katıldığını belirterek, "Tentenin demiri direkt üzerime düştü. Benim yanımdaki kişi öldü. Bir saat kurtarılmayı bekledim. Sağ ayağım direk altında kalığı için itfaiyenin gelmesi gerekti. Sağ ayağım, sol topuğum ve sol dizim omurgamdan 5 kez ameliyat oldum. Bir gece yoğun bakımda toplam 17 gün hastanede kaldım. 4 ay bakıcı ile evimde yatalak kaldım. Çocuklarıma bakamadım. Anne ve babam demans ve yatalaktır onlarla ilgilenemedim. Tedavim ömür boyu sürecek olay nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadım. Haklarımı helal etmiyorum" dedi.

17 MÜŞTEKİ HAKKINDA ZORLA GETİRİLME KARARI
Nilgün Gürsoy da olay nedeniyle 5 ameliyat olduğunu belirterek, "Belim kırıldı, sol bacağım tamamen paramparça oldu. Sağ bacağımın kesilme durumu söz konusuydu. Oturup kalkarken problem yaşıyorum. Tedavim sona erdi ancak ağrılarım halen daha devam etmektedir" şeklinde konuştu. 17 müşteki hakkında duruşmaya zorla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, tanıkların da dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

DAVANIN ARDINDAN AÇIKLAMA
Duruşma bittikten sonra açıklama yapan Arzu Halide Özgiray, olay günü yaşanan ihmal sonucu tentenin altında kaldığını, bir saat kurtarılmayı beklediğini söyledi. Olayda yaralanan eşiyle birlikte hastanede yoğun bakımda kaldıklarını belirten Özgiray hastane ve tedavi sürecini anlattı.

İDDİANAME
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede,  kılınan cenaze namazının akabinde cemaatin altında bulunduğu tentenin çöktüğünü belirterek, şüphelilerden Mustafa Kavukluoğlu ve Mustafa Çiçek'in anonslarla uyarılar yapılmasına ve etrafı çevrilmesine rağmen cemaati tentelerin altında topladığını iddia ediliyor. Şüpheliler Adem Karabey ve Faruk Yazar'ın ise Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönergesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ederek dikkat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettikleri ve bu suretle tipik neticeye neden olduklarının değerlendirildiği ifade ediliyor. İddianamede, şüpheliler Adem Karabey (47),  Faruk Yazar(35), Mustafa Çiçek (50) ve Mustafa Kavukoğlu (34) "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

 Görüntü Dökümü:
----------------------
-Özgiray'ın konuşması
-Genel ve detaylar
-Olaya ilişkin arşiv görüntüler 

==============================

9-ŞULE İDİL DERE'NİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN 6. BİLİRKİŞİ RAPORU MAHKEMEYE ULAŞTI

-6. bilirkişi raporunda iki sanık tali kusurlu bulundu.
-Bir önceki raporda 2 sanığın adlarının sehven rapora yazılmadığı belirtildi.

Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL DHA
Kadıköy Yoğurtçu Parkı'nda 13 Mayıs 2016 tarihinde bisiklet yolunda yürürken hafriyat kamyonunun altında kalarak hayatını kaybeden Şule İdil Dere'nin ölümüne ilişkin 6. bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı.  6. raporda, 5. raporda haklarında değerlendirme yapılmayan iki sanığın adının sehven raporda yer almadığı belirtildi. 5. raporda haklarında değerlendirme yapılmayan iki sanık 6. raporda tali kusurlu bulundu.

İKİ SANIĞIN ADLARI SEHVEN RAPORA YAZILMAMIŞ
Davaya bakan İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi, 3 Temmuz 2019 tarihinde yaptığı son duruşmada dava dosyasına 5. bilirkişi raporunun geldiğini, bu raporda iki sanığa yönelik kusur değerlendirmesi yapılmadığını gerekçe göstererek aynı heyetten bir kez daha rapor alınmasına karar vermişti. Aynı heyet tarafından hazırlanan 6. rapor, yarın görülecek duruşma öncesi mahkemeye ulaştı. Raporda, sanıklar İbrahim Ruhi Kelleci ve Zafer Karasaçlı'nın adlarının 5. raporda sehven yazılmadığı belirtildi. Raporda, bu iki sanığın tali kusurlu olduğu kaydedildi.

5. RAPORDA DA ÜÇ SANIK KUSURLU BULUNMUŞTU
5. raporda, kamyon şoförü Mumin Kılıç asli kusurlu,  İSTAÇ A.Ş. Asya Yakası Kıyı Temizlik Şefi Teyfur Bingöl, İBB Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü Kıyı Temizleme Şefi Saffet Altındağ tali kusurlu bulunmuştu. Böylece 7 sanıktan 5'i kazanın oluşumunda kusurlu bulundu. 5. raporda sanıklar Ergun Ata ve Kamil Cemal Yıldırım ile maktül Şule İdil Dere'ye herhangi bir kusur atfedilmemişti. 6. raporda da Ata, Yıldırım ve Dere'ye herhangi bir kusur atfedilmedi.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 13 Mayıs 2016 tarihinde gece vakti Kadıköy Yoğurtçu Parkı ile Kurbağalıdere arasında kalan yaya ve bisiklet yolunda yürüyen Şule idil Dere'nin, Kurbağalıdere ıslah çalışması nedeniyle orada bulunan hafriyat kamyonunun altında kaldığı belirtiliyor.
Dere'nin, Mümin Kılıç yönetimindeki hafriyat kamyonunun manevra yapması ile altında kalarak hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, İSTAÇ (İstanbul Çevre Yönetimi Ticaret A.Ş.) yetkilileri Ruhi Kelleci ve Teyfur Bingöl, Zafer Karasaçlı, İBB Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü Kıyı Temizleme Şefi Saffet Altındağ, kontrol elemanı Ergun Ata, Kamil Cemal Yıldırım ve şoför Mümin Kılıç'ın, "Taksirle adam öldürme" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.

Görüntü Dökümü:
-----------------
-ARŞİV

 


- İstanbul

Kaynak: DHA

08 Ekim 2019 Salı 14:17

İstanbul, Silivri, Avcılar, DHA, Güncel