Dha istanbul bülteni - 3

RİVA'DA ÖĞRENCİLERİN BULUNDUĞU SERVİS ARACINA KURŞUN YAĞMURUHaber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - İsa ALMAÇAYIR - İstanbul DHA - BEYKOZ Riva'da öğrencilerin bulunduğu servis minibüsüne ateş açıldı.

RİVA'DA ÖĞRENCİLERİN BULUNDUĞU SERVİS ARACINA KURŞUN YAĞMURU

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - İsa ALMAÇAYIR - İstanbul DHA - BEYKOZ Riva'da öğrencilerin bulunduğu servis minibüsüne ateş açıldı.
Beykoz Riva Mahallesi'ndeki olay dün saat 16.00 sıralarında  meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Cemil Gök (58), Galip Öztürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okuyan 4 öğrenciyi okul çıkışı evlerine götürmek üzere yola çıktı. Servis sürücüsü Gök, Paşamandıra köyünden geçtiği sırada aniden önüne çıkan köpeğe çarptı.
Çarptığı köpeğe bakmak için durmak isteyen Gök'e tam da bu sırada kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahla ateş açıldı. Neye uğradığını şaşıran Cemil Gök, servis minibüsünün arka camları ve kapılarına kurşun isabet edince durmayarak olay yerinden uzaklaştı. Olayda mucize eseri yaralanan olmazken serviste bulunan 4 öğrenci ölümden döndü. Olayda aracın arka camı ve kapılarına isabet eden çok sayıda saçma izi ise yaşanan dehşeti gözler önüne serdi.

"KÖPEĞE BAKMAK İÇİN YAVAŞLADIĞIM SIRADA ARKAMDAN ATEŞ AÇILDI"
Başından geçen dehşet anlarını anlatan servis sürücüsü Cemil Gök, "Cumhuriyetköy'den öğrencileri aldıktan sonra Riva'ya doğru gidiyordum. Paşamandıra köyünü geçtikten sonra önüme aniden fırlayan hayvana çarptım. Durup köpeğe bakmak için yavaşladığım sırada arkamdan ateş açıldı. Çocuklar fark etmedi ama ben anladım. Hemen oradan uzaklaştım. Çok şükür kimseye bir şey olmadı. Olay sırasında durup durmama arasında tereddüt ettim. Yani insem orada bana da ateş edecekti. Allah korusun ölebilirlerdi de.  Şikayetçi oldum, tutanaklar tutuldu. Karakol gerekeni yapacak. Bunu yapan kimse bulunmasını istiyoruz.  Yani kazadır bu. Böyle bir durumda  herkes birbirine ateş mi edecek " dedi.
Sürücü Cemil Gür'ün arkadaşı ve meslektaşı Satılmış Arslan ise yaşanan olayın civarda servis taşımacılığı yapan herkesi ve özellikle öğrencilerle velilerini etkilediğini söyledi. Arslan, "Okul servis işi yapıyorum. Arabayı bu şekilde görünce şaşkına döndük. Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız. Çünkü ben de öğrenci taşıyorum. İnsanlar çocuklarını bize emanet ediyor. O yüzden bu işin üzerinde duracağız" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------
-Servis aracından görüntü
-Araçtaki kurşun izleri
-Servis sürücüsü ile röp.
-Başka bir servis sürücüsü ile röp.
-Muhabir anonsu
-Genel ve detay görüntüler
 
====================

2- ÇATALCA'DA ÖLEN KİŞİ İLE TATİLE GELEN GÜNEY AFRİKALI'NIN CENAZELERİ ADLİ TIP'TA KARIŞTI   

Müslim SARIYAR-Savaş ATAK/İSTANBUL, ÇATALCA'da  85 yaşında ölen Bedri Ayhan ile Güney Afrikalı Jacobus Johannes Nelson(66) cenazeleri otopsi için getirildikleri  Adli Tıp Kurumu'nda karıştı. Olay, Johannes Nelson'un yakınlarının cenazelerini almaya gelmesiyle ortaya çıktı.
Çatalca'da 3 ay önce 45 yaşındaki bir kadınla evlenen Bedri Ayhan geçen hafta hayatını kaybetti. Ayhan'ın ölümü 'şüpheli' bulunarak otopsi için cenazesi Adli Tıp'a gönderildi. Aynı tarihlerde, Türkiye'ye tatil için gelen ve kalp krizi geçirerek ölen Güney Afrikalı Jacobus Johannes Nelson için de otopsi yapıldı. Cenazeyi teslim almaya gelen Bedri Ayhan'ın ailesine yanlışlıkla Afrikalının cenazesi verildi. Bedri Ayhan'ın ailesi karışıklığı fark etmeyince Nelson'un cenazesi 1 Ekim'de Çatalca'nın Dağyenice köyünde ikinci kez cenaze namazı kılınarak  toprağa verildi.  Karışıklık, Nelson'un yakınlarının cenazelerini  almaya gelmesiyle ortaya çıktı. Cumhuriyet Başsavcısı'nın talimatıyla soruşturma başlatıldı. Yapılan incelemelerin ardından Çatalca'daki cenaze çıkarıldı ve yerine  Bedri Ayhan'ın cenazesi gömüldü. Mezardan çıkarılan Nelson'un cenazesi de ailesine teslim edilerek ülkesine gönderildi.

Ek görüntüler
////////////////////
-Mezarlığın görüntüsü
-Adli Tıp aracı 
-Camii anonsu

Görüntü dökümü:
--------------
Bedri Ayhan ile Jacobus Johannes Nelson'ın fotoğrafı

===============

3- BAĞCILAR İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI TAHLİYE EDİLDİ.

Haber-Kamera: Yılmaz OKUR/İSTANBUL,
Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binası tahliye edildi.
İstanbul'da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremde zarar gören okulların tahliyesine devam ediliyor. Bu kapsamda tahliye edilmesine karar verilen Bağcılar Gaziosmanpaşa İlkokulu ile birlikte aynı binada bulunan Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de tahliye edildi. Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Fen Lisesi binasına taşındı. 

Görüntü Dökümü:
--------------
Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün taşınması
-Müdürlük bahçesindeki kamyonlar
-Kamyonlara eşyaların taşınması
-Kamyonun hareket etmesi
-Binadan genel görüntü
-Genel ve detay görüntüler

==========================

4-  TARİHİ CAMİNİN KONUTLAR ARASINDA KALAN AVLU GİRİŞİ RESTORE EDİLMEYİ BEKLİYOR

- İstanbul depreminde zarar gören tarihi yapı çevresinde önlem alındı.

Haber: Semih ÇALIŞKAN - Feridun AÇIKGÖZ - İSTANBUL DHA -
Külliyesiyle birlikte klasik Türk mimarisinin son eseri olarak kabul edilen Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nin konutlar ile dükkanlar arasında kalan ve 5,8 büyüklüğündeki depremde zarar gören tarihi girişi restore edilmeyi bekliyor. 
Fatih'te Davutpaşa Mahallesi'nde Kızılelma Caddesi ile Hekimoğlu Ali Paşa caddesi kavşağında Osmanlı dönemi, 18. yüzyıla özgü bir cami Hekimoğlu Ali Paşa Camii. Zaman içerisinde çeşitli onarımlar gören külliyeden, camiye bağlı olan ahşap hünkar kasrı ile Kocamustafapaşa Caddesi'ndeki çeşme ve güneydeki kapı kısmı hariç dış avlu duvarları günümüze ulaşmamış. 287 yıl önce inşa edilen tarihi camiyi diğer camilerden farklı kılan ise 200 metre ötede konut ve dükkanların arasında kalan avlu girişi. Yıllar önce yaşanan yangın sonrası bölgede konutlar yapılmaya başlamış böylece caminin tarihi girişi de evlerin arasında kalmış. O günden beri önünden her gün çok sayıda yaya ve Araç geçse de pek çok kişi yapının tarihi önemde olduğunu fark etmiyor. 

CAMİNİN TARİHİ GİRİŞİ DEPREMDE ZARAR GÖRDÜ
İki hafta önce İstanbul'da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki Deprem pek çok yapıyı etkilediği gibi Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nin caddede yer alan tarihi girişine de zarar verdi. Deprem sırasında yapıdan taşların döküldüğü belirtilirken ardından bölgeye güvenlik gerekçesiyle bariyerler koyulduğu görüldü. 

MAHALLE SAKİNLERİ TARİHİ YAPININ RESTORE EDİLMESİNİ İSTİYOR
Davutpaşa mahallesinde yaşayan Adem Güler depremde zarar gören yapının tarihi önemde olduğunu söyleyerek, "Depremde bu yapı sallandı, bazı taşlar düştü. Arka tarafta ve ön tarafta taşlar düştü. Onun üzerine zabıta ekipleri tekrar taş düşebilir, kimseye zarar gelmesin diye çevirdiler. Aslına uygun bir şekilde, hiç bozulmadan sağlamlaştırılmalı" dedi. 
Yıllardır bölgede oturan Sıtkı Yapıcı, "Bu tarihi bir eserdir. Bu caddede tamamen caminin avlusu eskiden. 70 sene önce bu evlerin hiçbiri yoktu. Tarihi bir eser olduğu için bir önce kazandırılmalı ve gelecek nesillere bir eser bırakılmalıdır" diye konuştu. 
Eskiden caminin avlusu olarak kullanılan bölümdeki konutlardan birinde oturan 20 yaşındaki Ahmet Günerdi, "Bence restore edilmesi çok iyi olur. Çünkü Osmanlı kültürünü yansıtan nadir yapılardan biri. Tarihi bir özelliği de var. Bize Osmanlı kültürünü yaşattığı için restore edilmeli diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 

"7 YILDIR RESTORASYON İÇİN ONAY BEKLİYORDUK" 
Görevliler ise yaklaşık 7 yıldır Hekimoğlu Ali Paşa Camii ve sokakta konutlar arasında yer alan tarihi girişinin restore edilmesi için onay beklendiğini ve geçen aylarda o onayın verildiğini belirtti. İhale aşamasının ardından camide restorasyon çalışmalarının başlaması bekleniyor. 

Görüntü Dökümü
-----------------------------------
Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nden görüntüler
-Konutlar arasında kalan cami girişinden görüntüler
-Vatandaşlarla röportaj
-Muhabir anonsu (Semih Çalışkan) 

=====================

5- İMAMOĞLU, Esenler BELEDİYESİ'Nİ ZİYARET ETTİ

İSTANBUL, İSTANBUL  Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Esenler Belediyesi'ni ziyaret etti. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu tarafından belediye binasının girişinde karşılanan İmamoğlu, toplantıya, yardımcılarıyla katıldı. 

Toplantı öncesinde yaptı konuşmada İmamoğlu, şunları söyledi: "Bütün ilçe belediyelerini gezeceğiz. Başkanların gözünden Büyükşehir Belediyesi'nin faaliyetlerini dinleyeceğiz. Gördükleri eksikleri ya da yapılan; ama yürümeyen işleri dinleyeceğiz, önerileri de tabii. Bunun yanı sıra entegre neler yapabilir, konuşacağız. Bu gündemle bütün belediye başkanlarımızı gezeceğiz. Yine 39 belediye başkanımızla 10 bölge üzerinden bir çalışma modeli başlatacağız. Bunu başlatabilmemiz için de tüm İstanbul özetini ilçelerden almamız gerekiyor. Bu toplantıların buna büyük bir katkısı olacak. Koordineli, bir arada iş üretme becerisini geliştireceğiz, geliştirmeliyiz. Herkes seçilmiş belediye başkanı. 39 ilçemiz için de aynı şey geçerli. Biz de bu şehre bütüncül olarak hizmet etmek zorunda olan Büyükşehir Belediye başkanıyız. Tanım ve yol haritası çok net. Aksi olursa millet bizden hesap sorar. O bakımdan bugün Esenler Belediye Başkanımızdan hem brifing alacağız hem saha gezimiz var. Umut ederiz ki hem Esenler hem İstanbul adına güzel hizmetler verdiğimiz bir dönem olsun. Teşekkür ederiz Esenler Belediye Başkanımıza."

GÖKSU, SUNUM YAPTI 
İmamoğlu, Esenler Belediye Başkanı Göksu'ya İstanbul temalı el işi çini tablo hediye ederken, Göksu da İmamoğlu'na  "Senfonik Orkestra Eşliğinde Sultani Şiirler / Ahenng-i Hümayunö isimli kitap hediye etti. Heyet, daha sonra Göksu'nun sunum yapacağı basına kapalı toplantıya geçti. Toplantının ardından İmamoğlu, Göksu ve beraberlerindeki heyet, devam eden projeleri yerinde inceledi. Heyet, sırasıyla Esenler Kentsel Dönüşüm Merkezi, 15 Temmuz Millet Bahçesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı - TOKİ iş birliğiyle yapılan "Esenler Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi" inşaat alanında incelemelerde bulundu. 

İMAMOĞLU'NUN ESPRİSİ KAHKAHAYA BOĞDU
Millet Bahçesi'nde, İmamoğlu ve Göksu arasında  "mangal diyalogu" yaşandı. İmamoğlu, bahçede mangal yapılması kararının yanlış olduğunu belirtti, Göksu, halk oylaması yaptıklarını ve 'mangal yapılsın' talebinin çıktığını iletti. İmamoğlu, ilçe belediye başkanlığı döneminden örnek verererek, "Beylikdüzü'nde baş edemedik, en son iptal ettik. Belki de İstanbul'un en güzel sahili, Beylikdüzü'nün o bakir sahiliö dedi. Göksu ise "Bizim burada 2 bin 200 metre yürüyüş parkurumuz var. Bisiklet parklarımız var. Açık etkinlik alanımız var. Bizim bir de orijinal ayakkabısız girilen parkımız var. Yürüyüşünüzü ayakkabısız yapıyorsunuz. Çimde çakılda, odun kabuğunda, çamurda." dedi.  İmamoğlu ise "Elektriğini atsın diye" yanıt verdi. Göksu'nun "Evet" demesi üzerine İmamoğlu, "Meclisi gelmeden biraz yürü de öyle gel" demesi çevredekileri kahkahaya boğdu. 

"DEPREM, HEPİMİZİN ZİHNİNDE ÖNCELİKLİ KONU"
İmamoğlu ve Göksu, gezinin son durağı olan "Esenler Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesiö inşaat alanında, gazetecilerin bölgeyle ilgili sorularını yanıtladı. "İBB ile Esenler Belediyesi arasındaki kentsel dönüşüm protokolünün yerel seçim sonrasında iptal edildiği gündeme gelmişti. Yeniden protokol yapılması gündemde mi? İBB ve Esenler belediyesi arasında kentsel dönüşüm için iş birliği olacak mıö sorusuna Göksu, "Geçmişte uygulamadan kalkmıştı zaten" yanıtını verdi.
İmamoğlu ise, "Seçimden sonra bizim elimizde öyle bir protokol yoktu. Daha önce iptal edilmiş bir protokol var. Bugün detayları konuştuk. Arkadaşlarım bir plan masasına oturacaklar beraber. Burada yetkili olan Esenler Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Ama bizim sürece, İstanbul halkı adına hakim olma talebimiz oldu. Başkanla beraber aynı masada sohbet edelim, konuşalım şeklinde bir karar birliği yaptık. Sürecin tamamını, Esenler için kentsel dönüşümden doğacak boşluklarla ilgili 5000'lik bölge planlarıyla ilgili de bir arada çalışma konusunda birlikte karar verdik. Ekiplerimiz ortak bir çalışma masası kuracak" yanıtını verdi.  
İmamoğlu, "Kentsel dönüşüm İstanbul için önemli miö sorusu üzerine "Çok. Deprem en önemli konu. Kentsel dönüşüm de bu sorunun çözümünün en önemli parçası. Biz artık belediye başkanları her binaya bakarken, 'Riskli mi, değil mi' o gözle bakıyoruz. Her birimiz bir imzayı atarken, bu şehri depremle ilgili nasıl çözüme ulaştırırız diye bakıyoruz. Hepimizin zihninde vicdanında öncelikli konu. Depremin de en önemli ana başlıklarından biri kentsel dönüşüm." dedi.
İmamoğlu ziyaretin ardından İstanbul müftüsü Mehmet Emin Maşalı'yı makamında ziyaret etti. 

Görüntü Dökümü:
------------------
-Ziyaretlerden görüntü 
-İncelemeden görüntü 
-Detaylar

==================

6- KADIKÖY-KARAKÖY VAPURUNDAKİ ŞÜPHELİ ADLİ KONTROL HÜKÜMLERİ İLE SERBEST BIRAKILDI

*Sorgusunda 'elim ayağım kendiliğinden oynuyor' dedi

Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL,
Karaköy-Kadıköy vapurunda kadınlara yönelik, "Israrlı cinsel tacizde" bulunduğu iddiası ile gözaltına alınan Rıza E., adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Rıza E., sorgusunda olay günü alkol aldığını belirterek, "Alkollü iken elim ayağım kendiliğinden oynuyor. Olay günü bacağım kaşınmaya başladı, ben de kaşıdım" dedi. 
Önceki gün Karaköy-Kadıköy vapurunda kadınlara yönelik cinsel tacizde bulunduğu iddiası ile dün gözaltına alınan Rıza E., emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 
Soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, sorgusunu yaptığı Rıza E.'yi, "Israrlı cinsel taciz" suçundan tutuklanması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etti. 

'ALKOLLÜ İKEN ELİM AYAĞIM KENDİLİĞİNDEN OYNUYOR'
Sorgusunda olay günü 4 bira içtiğini söyleyen Rıza E., "Sonra Karaköy-Kadıköy vapuruna binerek üst kata çıktım. Ben daha önce panik atak geçirmiştim. Alkollü iken elim ayağım kendiliğinden oynuyor. Olay günü bacağım kaşınmaya başladı, bende kaşındım. Oradaki kişiler bana tepki gösterince alkolün de verdiği heyecanın etkisiyle olay yerinden ayrılıp vapurun lavabosuna gittim. Hatta montumu da orada unutmuşum. Kimseye karşı cinsel taciz eylemim olmadı. Art niyetim de yoktur" dedi. 

TUTUKLAMA TALEBİ REDDEDİLDİ
2006 yılından 2012 yılına kadar psikolojik tedavi gördüğünü söyleyen Rıza E., "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, tutuksuz yargılanmak istiyorum" dedi. 
Mahkeme, şüpheliye yüklenen suçun alt üst sınırını göz önüne alarak tutuklama talebinin reddine karar verdi. Mahkeme, şüphelinin yurt dışına çıkışını yasaklarken, haftada iki gün de Polis merkezine giderek imza vermesine karar verdi. 

================

7- ŞİŞLİ'DEKİ SİLAHLI ÇATIŞMAYLA İLGİLİ 7 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Haber: Özden ATİK / İstanbul, DHA
Şişli'de sokak ortasındaki silahlı çatışmada gözaltına alınarak nöbetçi mahkemeye sevk edilen 10 şüpheliden 7'si tutuklandı. 
Olay sonrası gözaltına alınan 14 kişi dün Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi. Nöbetçi savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden 4'ü serbest bırakıldı. Şüphelilerden 10'u ise tutuklama ve adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi 5. Sulh Ceza Hakimliği'nce sorgulanan şüphelilerden 7'si tutuklanırken; 3'ü adli kontrol talebiyle serbest bırakıldı. 
Yayla Mahallesi'nde 3 Ekim 2019'da meydana gelen olayda iki grup arasında, sokak ortasında, bilinmeyen nedenle silahlı kavga çıkmıştı. Kahvecilik yapan Hüseyin A., kavgada vurularak yaralanmıştı. Kavgaya karışanlar Şişli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

Görüntü dökümü:
---------------
-

=====================

8- YOLDA UYUYAN KÖPEĞİ EZEN SÜRÜCÜ SAVCILIK TALİMATIYLA SERBEST BIRAKILDI 

Çağatay KENARLI İSTANBUL,
Ümraniye'de minibüsüyle sokakta uyuyan köpeği ezip kaçan sürücü yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli sürücü savcılık talimatıyla emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 
Ümraniye'de 7 Ekim'de minibüsüyle sokakta uyuyan köpeği ezip kaçan sürücüyü yakalamak için İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Polis çalışmalarında aracın plakasından 27 yaşındaki Hasan Ç.'ye ulaştı. Polis ekipleri dün Hasan Ç.'yi Sancaktepe İnönü Mahallesi'nde bulunan evinde gözaltına aldı. Ümraniye Asayiş Büro Amirliği'ndeki işlemleri tamamlanan Hasan Ç. savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. 

Görüntü dökümü:
------------
-ARŞİV görüntü
-Şüphelinin emniyete getirilmesi

======================

9- ŞULE İDİL DERE'NİN ÖLÜMÜ DAVASI... MAHKEME 7'İNCİ KEZ BİLİRKİŞİ RAPORU İSTEDİ

Yüksel KOÇ / İSTANBUL, KADIKÖY Yoğurtçu Parkı'nda hafriyat kamyonunun altında kalarak yaşamını yitiren Şule İdil Dere'nin ölümüne ilişkin açılan davaya devam edildi. Olaya sebebiyet veren kamyonun şoförü Mümin Kılıç, önceki savunmalarından farklı şeyler söylemek istediğini belirterek, "Olay günü aracın geri geri geldiği sırada gözlemci olarak görevlendirilen H.E. ve T.B. isimli kişiler ateşin başında patates közlüyorlarmış" dedi.
Mümin Kılıç'ın avukatı H.E. ve T.B.'nin davaya dahil edilmesini istedi. Mahkeme bu iki kişinin davaya dahil edilme talebini kabul etmedi. Mahkeme ayrıca, 6 kez bilirkişi incelemesi yapılan dosyaya ilişkin olarak 7. bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. 

İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 10. duruşmasına, tutuksuz yargılanan sanıklar Mümin Kılıç, Saffet Altındağ, Kamil Celal Yıldırım, Ergun Ata, Teyfur Bingöl ve avukatları ile maktül Şule İdil Dere'nin annesi Nesrin Aslan ile avukatları katıldı.

Duruşmada söz alan müşteki Nesrin Aslan'ın Avukatı Mehmetcan Sezgin, dosya kapsamında yeterince rapor alındığını belirterek, "Dosya tekemmül etmiştir. Öncelikle daha önceki celselerde belirttiğimiz gibi suç vasfının ihmal suretiyle kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme aksi kanaatte ise ise alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilsin" dedi.

Tutuksuz sanıklardan Saffet Altındağ, "Tarafıma isnat edilen hiçbir kusuru kabul etmiyorum" dedi. Sanıklardan Ergün Ata ise, gelen son bilirkişi raporuna itirazı olmadığını belirterek beraatine karar verilmesini istedi.

SANIK AVUKATLARI 7. KEZ BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMASINI İSTEDİ
Bazı sanıkların avukatları, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürerek bir kez daha bilirkişi raporu alınmasını istediler.

KAMYON ŞOFÖRÜ: GÖZLEMCİLER PATATES KÖZLÜYORMUŞ
Şule İdil Dere'nin ölümüne neden olan ve bilirkişi raporlarında asli kusurlu bulunan kamyonun şoförü Mümin Kılıç, daha önceki savunmalarından farklı şeyler söylemek istediğini belirtti. Kılıç, "Olay günü aracın geri geri geldiği sırada gözlemci olarak görevlendirilen H.E. ve T.B. isimli kişiler ateşin başında patates közlüyorlarmış. Beraber çalıştığım arkadaşlarım Mustafa Aslan, Cevdet Zaimoğlu ve Talip Ülker bu olaya şahittir. Kaza olduktan sonra bana kağıtlar imzalattılar, araçla ilgili eğitim verildiğine ilişkin. Ancak ben hiçbir eğitim almadım. Eğitim almadan araca bindirdiler. İlk defa o gün kullandım. Şef N.B. ve formen H.U. ile daha önce müdafiim olarak görev yapan avukat beni tehdit etmişlerdir. Avukatımı şikayet etmedim, bunu mahkemeye söylemek istedim" dedi.
Mümin Kılıç'ın Avukatı Feleknaz Füsun Erten müvekkiline baskı uygulandığını savunarak, "İşten çıkartılma tehdidi altında beyanda bulunması sağlanmıştır. İsmini verdiği kişilerin beyanlarının alınmasını ve sorumlulukları kapsamında dosyaya dahil edilmesini talep ediyoruz. Olay yerinde keşif yapılmadan bilirkişi raporu düzenlenmiştir" dedi. Avukat Erten, müvekkilinin kaza yerinde gözlemci olarak görevlendirilen H.E. ve T.B.'nin dosyaya dahil edilmesini istedi.

MAHKEME H.E. VE T.B.'NİN DOSYAYA DAHİL EDİLMESİ TALEBİNİ REDDETTİ
Mahkeme, Mümin Kılıç'ın Avukatı Erten'in, kaza yerinde gözlemci olarak görevlendirilen H.E. ve T.B.'nin dosyaya dahil edilmesi talebini, "Sanık Kılıç'ın aşamalarda alınan beyanları arasında çelişkinin giderilemediği, beyanlarının soyut nitelikte kaldığı" gerekçesi ile reddetti.

7. KEZ BİLİRKİŞİ RAPORU ALINACAK

Mahkeme, dava kapsamında alınan önceki bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu belirterek, bir kez daha bilirkişi raporu alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 13 Mayıs 2016 tarihinde gece vakti Kadıköy Yoğurtçu Parkı ile Kurbağalıdere arasında kalan yaya ve bisiklet yolunda yürüyen Şule İdil Dere'nin, Kurbağalıdere ıslah çalışması nedeniyle orada bulunan hafriyat kamyonunun altında kaldığı belirtiliyor.
Dere'nin, Mümin Kılıç yönetimindeki hafriyat kamyonunun manevra yapması ile altında kalarak hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, İSTAÇ (İstanbul Çevre Yönetimi Ticaret A.Ş.) yetkilileri Ruhi Kelleci ve Teyfur Bingöl, Zafer Karasaçlı, İBB Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü Kıyı Temizleme Şefi Saffet Altındağ, kontrol elemanı Ergun Ata, Kamil Cemal Yıldırım ve şoför Mümin Kılıç'ın, "Taksirle adam öldürme" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.

==================

10- ÇOCUKLARDA KALP HASTALIKLARI YÜZDE 60 SİNSİ İLERLİYOR

İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, - Çocukluk çağında görülen ani ölümlerin 100'ünden 99'unun kalp hastalıklarından kaynaklandığını belirten Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, hastalıkların yalnızca yüzde 40'ının belirti verdiğini söyledi. Süleymanoğlu, ailesinde 50 yaş altındaki kişilerde ani kalp ölümü görülen çocukların düzenli kontrol edilmesi konusunda uyardı.
Ordu'da kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 8 yaşındaki Batuhan Artçı'nın ardından çocuklarda görülen kalp krizi riski ve alınması gereken önlemler akıllara geldi. Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da kalp krizi vakalarının görülebileceğini belirten Emsey Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, bu durumun kalıtsal olabileceğine dikkat çekti.
RİTİM BOZUKLUĞU, GENETİK HASTALIKLAR...
Çocuklarda görülen kalp krizlerinin yaş grubuna göre değişiklik göstereceğini ifade eden Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, "2 yaş altındaki çocuklarda daha çok kalple ilgili yapısal bozukluklar yer alırken daha sonraki yaşlarda ritim bozuklukları, genetik hastalıklar kalp krizine yol açar. Çocukluk çağındaki ani ölümlerin en önemli nedeni kalp kaynaklıdır. 100 çocuğun 99'u kalp kaynaklı sebeplerle hayatını kaybetmektedir. Bunun en önemli nedeni ise ritim bozukluğu, genetik hastalıklar, kalp kasının zayıfladığı ya da kalınlaştığı hastalıklardır. Bunların önemli bir kısmı önceden muayene ile fark edilebilir. Fakat belirti vermeye gelince bu konuda biraz şanssızlık var diyebiliriz. Çünkü çocukların en fazla yüzde 40'ında bir kalp rahatsızlığı meydana gelmeden önce belirti verir" diye konuştu.
RİSK GRUBUNDA KİMLER VAR?

Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, hastalığın belirti verdiği durumlarda ise ailelerin dikkat etmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

"Bu belirtiler bayılma, göğüs ağrısı, çabuk yorulma, çarpıntı olabilir. Bu belirtiler görmezden gelinebilir ya da atlanabilir. O nedenle bunu fark etmek için ailede kalp hastalığı nedeniyle kaybedilen biri var mı bakılmalı ve varsa mutlaka kontrol edilmelidir. Ani ölümün olan ailelerin çocukları çocuk kardiyologu tarafından değerlendirilmelidir. Tansiyon ölçümü, EKG ile bir karar verilebilir. Ama en iyisi bir çocuk kardiyologu tarafından yapılacak genel bir muayenedir. Görülme oranı çok nadir olduğu için rutin bir kontrol önermek biraz masraflı ve uygulanması zor bir yöntem olacaktır. Onun yerine risk gruplarını belirleyip bu çocuklara mutlaka bir muayene yapmak gerekir. Risk grupları ise ailesinde erken yaşta kalp hastalığı nedeniyle kayıp olanlar, kalbinde doktor muayenesi sırasında üfürüm tespit edilen çocuklar, EKG'de bir ritim sorunu fark edilenler, çabuk yorulanlar, bayılma, göğüs ağrısı gibi şikayetleri olan çocuklardır. Çocuklarda en sık görülen kalp hastalıkları ise ritim bozuklukları ve genetik olarak kalp kası kalınlığıyla ortaya çıkan hastalıklardır. Bu daha çok ani ölümle ilişkilidir."

SPORA YÖNLENDİRMEDEN ÖNCE BUNLARA DİKKAT

Ailelere çocuklarına spor yaptırmaları tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, spor öncesi dikkat edilmesi gerekenleri de şu sözlerle sıraladı:

"Çocukları spora yönlendirmeden önce ailelerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Ailede 50 yaş öncesi ani kayıp varsa, çabuk yorulma, göğüs ağrısı, bayılma gibi şikayetler varsa öncesinde mutlaka bir çocuk kardiyologu tarafından muayene edilmeli. Çocuk kardiyoloğuna ulaşılamaz ise  çocuk doktoru veya aile hekimi tarafından muayene edilmesinde fayda var. Gerekirse bir EKG, ekokardiyografi ve efor testleriyle değerlendirilmesinde önemli. Çocukların kilosu aile tarafından takip edilmeli. Çocukta eğer kilo artışı varsa mutlaka bu konuda bir uzman yardımı alınmalı ya da aile içerisinde önleyici program oluşturulmalı. Ani ölüme neden olan hastalıklardan bir kısmı küçük yaşlarda belirti vermez, erişkin dönemine yakın zamanda bulgu verir. Bu hastalıkların çoğu genetik kökenli olup sonradan edinilmiş hastalıklar değildir."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Çocukların kalp muayenesi detayları
-Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu röportajı

 


Kaynak: DHA

09 Ekim 2019 Çarşamba 14:59

İstanbul, Esenler, DHA, Güncel