Dha İstanbul Bülteni - 3

(aktüel görüntüyle geniş haber)1- ERDOĞAN: BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,'Baktık ki olmuyor Sincar'a bir operasyon, öbür tarafa bir operasyon yaklaşık 210-220 tane teröristi orada hallettik. ve en önemli merkezlerini oralarda vurduk.

(aktüel görüntüyle geniş haber)

1- ERDOĞAN: BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

"Baktık ki olmuyor Sincar'a bir operasyon, öbür tarafa bir operasyon yaklaşık 210-220 tane teröristi orada hallettik. ve en önemli merkezlerini oralarda vurduk. Niye ? Bu milletle oyun oynanmaz. Herkes bunu görecek. Dolayısıyla vakti saati geldiğinde ne yapacağımız biz gayet iyi biliriz. Bir gece ansızın gelebiliriz"

"YSK'nın dışında seçimle ilgili başka bir merci yoktur. Şimdi bunlar ne yaptı? YSK kesin kararını da açıklamasına rağmen Danıştay'a müracaat ettiler. Danıştay da verdi kararını. Oradan da zaten olumsuz geleceği belliydi. Onla da yetinmediler"

"Kendilerinde güç vehmedenlere mahkeme kapılarını boş verip bu seçimlere hazırlanmalarını tavsiye ediyorum. Biz şimdiden hazırlıklara başladık. "

"Önümüzdeki Salı günü Anayasa'mızın 16 Nisan'da değişen hükmüyle elde ettiğimiz bir imkanını kullanacak kurucusu olduğum partiye tekrar üye olacağım. Ardından da 21 Mayıs'ta yapılacak olağanüstü kongremizde partimizin yeni yönetim şekli belirlenecek.ö

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: İdris TİFTİKCİ  / İstanbul DHA 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Olağan Genel Kuruluna katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında, "Terör örgütlerine karşı tarihimizin en büyük başarılarını elde ediyoruz. FETÖ'nün devletten, iş dünyasından, sivil toplum hayatımızdan ve ülkemizin her köşesinden sökülüp atılması yolunda çok önemli uygulamalar gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Bu bitmedi. Bu vücudumuzdaki öyle bir virüs ki metastaz yaptı. Bunun tamamen temizlenmesi gerekiyor. Silahlı kuvvetlerimiz, Polis teşkilatımız, devletin tüm kurumları… Her yerden temizlenmesi gerekiyor. 

Ne demiştim? 'İnlerine gireceğiz' demiştim. İnlerine girdik ama bitmedi, in çok. Aynı şekilde PKK'nın da inlerine girdik, giriyoruz. Bakın şu anda askerimiz, polisimiz dağlarda, Tendürek'te, Gabar'da, Cudi'de, Bestler Deresinde. İki yüz metre yerin dibine kuyu açmak suretiyle, şehrin altında yeni şehirler kurmak suretiyle, oralarda lojistik malzemelerini ve kendilerini barındıracak imkanları kurmuşlar ve şimdi bizim askerimiz, jandarmamız, polisimiz, güvenlik korucularımız hep birlikte, yerin altında da bunlarla adeta savaşıyorlar. Burada durmadık, sınırın ötesinde de PYD ile YPG... Görüyorsunuz kimlerin desteğinde onlar bize oralardan nasıl saldırıyorlar? Havan toplarıyla vesaire. Ama oraları da onlara mezar ediyoruz, yine durmak yok. Hatırlarsanız şunu söylüyordum, 'biz bundan sonra birilerinden gelecek destekle değil, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz' demiştik ve kendimiz kesiyoruz" dedi.

"BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ"

Erdoğan, "Şimdi hedef Münbiç. Amerika'nın başını çekiği koalisyon güçleriyle beraber biz Rakka operasyonunu yaparız. Ama Amerikalı dostlara da diyoruz ki gelin yanınıza terör örgütü almayın. Çünkü bir terör örgütünü bir başka terör örgütü ile temizlemek olmaz. Böyle bir yanlış saplantı içinde olmayın. Çünkü terör örgütlerinin iyisi kötüsü olmaz. Bunların hepsi kötüdür. Elimizde belgeler var. 16'sında Amerika'da Sayın Trump ile görüştüğümüzde hep belgeleri de önlerine koyacağım. Bakın durum bu. Koskoca Amerika, bu kadar koalisyon güçleri ve Türkiye elele verilim Rakka'yı, DEAŞ'a mezar ederiz. Bunlar kendilerine kaçacak delik ararlar. Aynı şekilde Musul. Aynı şekilde El Anbar. Buralarda da bu mücadeleyi sürdürelim. Eğer bunu Irak'ta, kendi hallerine bırakacak olursak sürekli kurban vermeye devam ederiz. İşte Telafer, işte Sincar. Ne oldu? Baktık ki olmuyor Sincar'a bir operasyon, öbür tarafa bir operasyon yaklaşık 210-220 tane teröristi orada hallettik. ve en önemli merkezlerini oralarda vurduk. Niye? Bu milletle oyun oynanmaz. Herkes bunu görecek. Dolayısıyla vakti saati geldiğinde ne yapacağımızı biz gayet iyi biliriz. Bir gece ansızın gelebiliriz" şeklinde konuştu.

"BUGÜN BİZİ VURAN TERÖR UNUTMASINLAR YARIN DA ONLARI VURACAKTIR"

"Hepimizin malumu olan birtakım güçler, bölgeyi satranç tahtası, terör örgütlerini de gerektiğinde feda edilebilecek piyonlar gibi kullanarak kendilerine yeni hareket alanları açmaya çalışıyorlar" diyen Erdoğan, "Her zaman ifade ediyorum; burada da bir kez daha ifade etmekte fayda görüyorum. Terör örgütleriyle mücadelemiz, bizim için bir oyun değildir, bir beka meselesidir. Çünkü sınırlarımız içindeki ve hemen yanındaki terör örgütleri bomba patlattığı zaman Avrupa'nın, Amerika'nın, Rusya'nın değil bizim canımız yanıyor. Terör örgütleri roketle, havanla, silahla saldırı düzenlediklerinde hedefte Avrupa'sı Amerika'sı, Rusya'sı değil bizim Mehmetimiz var, bizim polisimiz var, bizim vatandaşlarımız var; şehit olanlar onlar oluyor, diğerleri değil. Bu örgütlerin yıkmaya çalıştıkları devlet bizim devletimiz, bölmeye çalıştıkları millet, bizim milletimizdir. Bir başka ifadeyle terör örgütleriyle mücadele bizim için bir seçenek değil bir mecburiyettir. Bunun böyle bilinmesi lazım. Onun için hiç kimse kusura bakmasın. Biz terör örgütlerine asla müsamaha göstermedik, göstermeyeceğiz ama tüm Batı'nın da bir şeyde bizimle beraber olması lazım, eğer samimiyseler, terörle mücadelede samimiyseler, buradan taviz veremeyiz. Çünkü bugün bizi vuran terör unutmasınlar yarın da onları vuracaktır" diye konuştu. 

"SİZİN BAŞKA İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YOK MU?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçimlerde yaşadık, şu referandumda yaşadık; Avrupa'nın birçok ülkesinde bu teröristleri, bizi içimizden bölmek için kullanmadılar mı? Hepsini uluslararası televizyonlarda da gösterdik. Ülkemizde aynı şekilde gösterdik, gösteriyoruz. Hadi verin bu teröristleri bize; vermezler. Çünkü onları bize karşı kullanmanın gayreti içindeler. Onların piyonları bunlar. Dosyalarıyla her şeyiyle verdiğimiz halde ama gelip bizden, sıkılmadan, utanmadan bir tane ajan provokatörü isterler ve bunu da Alman rezidansında, Tarabya'da bir ay saklarlar, Boğaz'a nazır. Şimdi tabii tutuklandı, içeride. Hala onu istiyorlar. Sizin başka işiniz gücünüz yok mu? Kendi yargılarına gelince bağımsız, kendi yargıları tarafsız ama bizim yargımıza gelince bizim yargı taraflı, öyle mi? Bizim yargımız da kararı verdi, tutukladı. Olay bu kadar basit. Önce siz o istediğimiz teröristleri verin. Elini kolunu sallayarak dolaşıyorlar ve kampanyalar yapıyorlar. Kendi milletvekilleri dahi Almanya'da, Hollanda'da, Avusturya'da bu tür kampanyalara katılıyorlar. İsviçre, gördünüz bütün gazetelerde falan... Parlamentonun önünde dev bir pankart, fakirin resmi, şakağına da silahı dayamışlar 'Erdoğan'ı öldürün'... Gücün yeterse öldürürsün ayrı mesele ama biz bir şeye inanmışız, o da nedir? 'La tahzen innallahe meana'... Biz buna inanmışız ve biz Rabbimizin bizimle beraber olduğuna inandığımız için korkmadan yürüyoruz" dedi. 

"54 YILDIR KALKIP DA ŞU AVRUPA BİRLİĞİ KAPISINDA TÜRKİYE'YLE DALGANI GEÇME"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de şu anda Batı'dan ne istiyoruz? Yapacaksan yap, varsa sende bir adalet anlayışı, adaletini göster, ortaya bunu koy. Türkiye işte taa sene 64, sene 2017. 54 yıldır kalkıp da şu Avrupa Birliği kapısında Türkiye'yle dalganı geçme. Çözecekseniz bu işi çözün. Bu milletin de bir sabrı var. Bir yere kadar. Ondan sonra da Erdoğan böyle konuşunca, 'Niye Erdoğan böyle konuşuyor?' Diktatör dersiniz sabır, her türlü hakareti yaparsınız sabır. Nereye kadar sabır? Bir yere kadar" şeklinde konuştu.

"BAŞARIYI MAHKEME KAPILARINI AŞINDIRARAK DEĞİL ANCAK MİLLETİN GÖNLÜNE GİREREK ELDE EDEBİLİRSİNİZ'"

Erdoğan, "Türkiye'nin uzun zamandır arayışı içinde olduğu, 15 Temmuz'un artık kaçınılmazlığını gösterdiği bir büyük reformu, 16 Nisan'da sizlerin onayıyla hayata geçirdik. Şimdi bu da onları rahatsız ediyor. Niye rahatsız ediyor? Milletin verdiği karar her şeyin üstünde değil mi? Şu katılıma bak ya. Avrupa'da böyle bir katılım var mı? Yüzde 85,5'luk bir katılım oranıyla halk oylamasında bir demokratik tercih ortaya kondu. Yaklaşık 50 milyon vatandaşımın her birine ben teşekkür ediyorum. 49 milyon geçerli oy içindeki 25 milyon 157 bin evet oyuyla, bu büyük reformu yüzde 51,4 oranla hayata geçmesi yönünde irade beyan eden vatandaşlarıma ayrıca teşekkür ediyorum. Seçim meydanları er meydanlarıdır. Demokrasi için er meydanı seçim meydanıdır. Pehlivan için de Kırkpınar'dır. Mesajınız varsa orada söylemeniz, ne marifetiniz varsa orada sergilemeniz gerekir. Seçim bittikten sonra ortaya çıkan sonucun üzerini gölgelemek için gösterilen gayretleri ben bir cumhurbaşkanı olarak üzüntüyle takip ediyorum. Sandıktan elde edilemeyen sonucu, çünkü Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bizim hukukumuzda nihai kararı veren mercidir. YSK'nın dışında seçimle ilgili başka bir merci yoktur. Şimdi bunlar ne yaptı? YSK kesin kararını da açıklamasına rağmen Danıştay'a müracaat ettiler. Danıştay da verdi kararını. Oradan da zaten olumsuz geleceği belliydi. Onla da yetinmediler. Anayasa Mahkemesi'nde böyle bir arayışa girdiler. Anayasa Mahkemesi zaten daha önce de açıklamasını yapmıştı. Şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkeme'sinde kendisine çözüm arayanlara sözüm şudur: 'Başarıyı yanlış yerde arıyorsunuz. Başarıyı mahkeme kapılarını aşındırarak değil ancak milletin gönlüne girerek elde edebilirsiniz'" diye konuştu.

"BOŞUNA UĞRAŞIYORSUNUZ. 16 NİSAN ARTIK GERİDE KALDI"

Erdoğan, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Niye millete saygı duymuyorsun? Millet karanını verdi bu işi bitirdi. Boşuna uğraşıyorsunuz. 16 Nisan artık geride kaldı. Bir kez daha milli irade hür bir şekilde sandıkta tecelli etmiştir. Artık bu halk oylamasını da sonuçlarını da tartışmanın bir kıymeti harbiyesi yoktur. Bitti bu iş. Bundan sonra yapılması gereken önümüzdeki diğer seçimlere hazırlanmaktır" şeklinde konuştu.

"KURUCUSU OLDUĞUM PARTİYE TEKRAR ÜYE OLACAĞIM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2019 yılı Kasım ayında, 2019 yılı Mart ayında yeni sisteme göre adımlar atılacak. İlk yerel seçimler bundan sonra yapılacak. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimi, milletvekilliği seçimi Kasım'da yapılacak. Artık heyecanınızı oraya saklayın. Orada atın bu adımları. Avrupa Birliği ülkemize yönelik haksız ve adaletsiz tavrında değişiklik yapmazsa belki bu konuda da bir halk oylaması ihtiyacı olacak. Olur mu olur. İngiltere BREXIT yapıyor oluyor da Türkiye'yi kapısına yakıştırmayanlar, kapıdan içeri sokmayanlar Türkiye'nin bir halk oylaması kararından niye rahatsız oluyorlar? Hem almıyorsun, hem içeri sokmuyorsun hem de halk oylaması yapılacak dendiği zaman rahatsız oluyorsun. Niye rahatsız oluyorsun? Gerçekten bunlar bizi çok mu seviyor? Yeni bir şey daha duydum. Avrupa'da halk oylamasıyla ilgili sandık kurdurmazlarmış. O sandıklar da size kalsın. Bize Türkiye yeter. Yıllarca zaten bu işi burada yürüttük. Onlar da sizin yine ayrıca bir yüz karalığınız olacak. O da tarihe kayıttır. Kendilerinde güç vehmedenlere mahkeme kapılarını boş verip bu seçimlere hazırlanmalarını tavsiye ediyorum. Biz şimdiden hazırlıklara başladık. Önümüzdeki Salı günü Anayasa'mızın 16 Nisan'da değişen hükmüyle elde ettiğimiz bir imkanını kullanacak kurucusu olduğum partiye tekrar üye olacağım. Ardından da 21 Mayıs'ta yapılacak olağanüstü kongremizde partimizin yeni yönetim şekli belirlenecek. Buradan alacağımız enerjiyle bir yandan teşkilatlarımızı güçlendirerek seçimlere hazırlayacak, bir yandan da icraatlarımızla milletimizin gönlünde daha yükseklere çıkmanın yollarını arayacağız. Bu işler öyle Hani bir söz var ya '10 dönüm bostan yan gel yat Osman' bu anlayışla olmaz. Eğer bir hedefiniz varsa bunun için çalışmanız, gayret etmeniz, sürekli kendinizi yenilemeniz şart. Yenilemeden olmaz" dedi. 

"ENİNDE SONUNDA HER ŞEY ASLINA RÜCU EDER"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim muhalefetin yaptığı gibi hiçbir şey yapmadan sadece başkalarını suçlayarak başarı elde etmeye çalışırsanız her seferinde işte böyle hüsrana uğrarsınız. Muhalefetin şirazesi öylesine bozulmuş durumdaki millete hakaretlerinin dozunu artırmaya başarısızlıklarının sebebini doğrudan millete yüklemeye başladılar. Lafa gelince ağızlarından demokrasiyi düşürmeyenlerin yüzlerindeki makyaj dökülmeye, halkçılık kılıfının altına gizledikleri o faşist damar kendini belli etmeye başladı. Bu işler böyledir. Eninde sonunda her şey aslına rücu eder. Mazisine baktığınız zaman, şöyle çıkarın, o 80-90 yılı hep bunu görürsünüz. Çünkü tek parti döneminde onlar için zaten mağlubiyet söz konusu değil. Ama çok partili döneme girdikten sonra alabildikleri tek galibiyet yok. Avrupa'daki Nazi artıklarıyla aynı safta buluşanların durumu bu işte. Şu an onlarla buluştular, onlarla beraber hareket ettiler" şeklinde konuştu.

"DEMEK Kİ BİRBİRİMİZE İHTİYACIMIZ VAR, BUNU GÖRECEKSİN"

Erdoğan Mart ayı ihracat rakamlarının iyi geldiğini belirterek "Tabi geçen ay ki rakamlarda, ihracatta da ithalatta da ilk sırayı Almanya'nın alıyor olması, her iki ülkenin de üzerinde düşünmesi gereken bir tablodur. Demek ki birbirimize ihtiyacımız var, bunu göreceksin. Rakamlar son dönemde Avrupa'daki Türkiye karşıtı kavganın ön saflarında yer almaya hevesli gözüken Almanya'nın bu tutumunu gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor" dedi.

"ARTIK BİZ EN KÖTÜYÜ İNŞALLAH GERİDE BIRAKTIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası yatırımlar konusunda çok önemli sinyaller alıyoruz. Yarın Hindistan, Çarşamba günü Rusya, bir sonraki hafta Kuveyt, Çin ve ardından Amerika'ya gideceğiz. Ardından Belçika'da NATO liderler zirvesine katılacağız. Ne içeride ne dışarıda kimsenin bekleyeceği bir milat kalmadı. Koşacağız, koşturacağız. Artık biz en kötüyü inşallah geride bıraktık. Bundan sonra hep daha iyiye, güzele yol alacağız" diye konuştu. 

"SİZİN RESMİ ÖZ SERMAYENİZ DIŞINDA DA ÖZ SERMAYENİZ VAR"

Erdoğan,  "Bir başka rahatsız olduğum konuda faiz. Faiz konusunda da ekonomideki güven ve istikrarın güçlenmesine paralel olarak önümüzde dönemde olumlu adımlar atılacağına inanıyorum. Buradan halk oylaması sonuçları bekleyen herkesi harekete geçmeye davet ediyorum. Biliyorsunuz yatırımda ve istihdamla ilgili çok ciddi teşvikler getirdik. Tüm firmalarımızdan tüm girişimcilerimizden bu teşviklerden yararlanarak işlerini büyütmelerini konusunda cesur adımlar atmalarını bekliyoruz. Bu ülkenin kullanılmayan her potansiyeli hem bizim hem işadamlarımızın açısından büyük kayıptır. İşadamlarınıza sesleniyorum, yastığınızın altındaki değerleri çıkarın. Sürün bunları sermayenize. Sizin resmi öz sermayeniz dışında da öz sermayeniz var. Sürün. Büyüt yatırımı. ve yatırımı büyüttükçe gel teşvik kapsamına gir bundan da ciddi imkanlar elde et" dedi. 

MUHLİS AKARSU'NUN TÜRKÜSÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Katliamı'nda hayatını kaybeden halk ozanı Muhlis Akarsu'ya ait "Duydum Dost Yarelenmiş Yine Gönlüm Hoş Değil" türküsünün sözlerini okudu.  Erdoğan, "Yüreği bu ülke için çarpmayanlarla sevinci de tasası da bu ülke için olmayanlarla hedeflerimize ulaşamayız. Bakınız halk ozanımız ne diyor 'Duydum dost yarelenmiş, yine gönlüm hoş değil. Her yanı parelenmiş, yine gönlüm hoş değil. Dost hasreti zor imiş, her dem ahu-zar imiş. Dert adamı yer imiş, yine gönlüm hoş değil'  Bize ülke olarak, millet olarak işte böyle dostlar lazım" dedi.

KUT'ÜL AMERA MÜFREDATA GİRİYOR

Kut'ül Amera'nin yıldörümüne değinen Erdoğan,  "Bugün 101. yıl dönümünü yad ettiğimiz önemli bir zaferin kahramanlarını yad etmek istiyorum. Bundan bir asır önce 29 nisan 1916 tarihinde herkesin artık ayağa kalkamaz diye baktığı ecdadımız, Kut'ül Amare'de yakın tarihimizin en önemli zaferlerinden birini kazanmıştır. Bu vesileyle Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere, birinci dünya savaşının tüm cephelerinde kahramanca mücadele ederek şehit olan gazi olan tüm askerlerimizi rahmetle, minnetle, tazimle yad ediyorum. Maalesef ülkemizde yakın tarihimizin Kut'ül Amare gibi iftihar verici zaferlerinin üzeri örtülmeye adeta özellikle de unutturulmaya çalışılmıştır. Halbuki İngilizler bu zaferden iki yıl sonra İstanbul'u işgal ettiklerinde kullandıkları bütün ofislere 'Kut'u unutma' levhaları asmıştır. İnşallah bundan sonra çocuklarımıza tarihimizin diğer levhaları gibi, Kut'ül Amare zaferini hakkıyla öğretecek yeni bir müfredatı eğitim sistemimize kazandırmakta kararlıyız" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

----------------

Erdoğan'ın konuşması

Detaylar 

29.04.2017 - 12.30 Haber Kodu : 170429051

===============================

 (EK GÖRÜNTÜ İLE GENİŞ HABER)

2- 1 MAYIS TERTİP KOMİTESİ, KAZANCI YOKUŞU'NDA ANMA YAPTI 

 

Haber-Kamera: Mustafa ÖZDABAK-Zeki GÜNAL/İSTANBUL, 

1 Mayıs 2017 Tertip Komitesi, 1 Mayıs kutlamalarında hayatını kaybeden işçileri anmak için Taksim'de bir araya geldi. DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Başkanı Lami Özgen, Türk Tabipler Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz, CHP İstanbul İl Sekreteri Hakkı Sağlam ile HDP MYK üyesi Sezai Temelli'nin aralarında bulunduğu topluluk, Kazancı Yokuşu'na yürüdü. Polis bu sırada çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı."Emek, Barış, Demokrasi için Yaşasın 1 Mayıs" yazılı pankart açıldı. "Yaşasın 1 Mayıs", "Biji Yek Gulan", "Taksim 1 Mayıs alanıdır" diye slogan atıldı.

Türkiye ve dünyanın değişik bölgelerinde 1 Mayıs kutlamalarında hayatını kaybedeler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Bu sırada hayatını kaybedenlerin isimleri okundu.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko konuşmasında;"40 yıl önce bu alanda 37 yoldaşımız katledildi. Onlarla birlikte onbinlerce işçi kardeşimiz burada yaralandı. Ancak 40 yıldan buyana hala faşist katiller bulunarak adalete teslim edilmedi. DİSK olarak bu katiller bulununcaya, adalete teslim edilinceye kadar bizim Taksim mücadelemiz devam edecektir. Taksim'den hiçbir zaman vazgeçmedik. Hiçbir zaman da vazgeçmeyeceğiz. 1977 yılında katledilen işçi kardeşlerimiz milyonların kalbine gömüldüler.  İşçilere Taksim'i yasaklayanlar birgün faşist Kenan Evren gibi, onlar da toprağa yalnız başına gömülecekler" dedi.

Kani Beko konuşmasının devamında şunları söyledi; "Bugüne geldiğimizde hala siyasiler cezaevinde.Akademisyenler üniversitelerden atılarak, üniversitelerimizi kararttılar. Akademisyenlerimizi cezaevine attılar. Bunları mutlaka haykırmamız ve kürsülerden söylememiz gerekliydi. İçşi kardeşlerimize gelince 15 milyon işçinin kıdem  tazminatını gasp etmek istiyorlar. Taşeron işçileri hala kadro bekletnileri var. Önümüzdeki dönemde 6.5 milyona yakın işçinin kiralık işçi olma ihtimali var. İşçi kardeşlerimizin ve çalışanların, ekonomik, demokratik, siyasi, sosyal haklarını kürsülerden haykırmaya ihtiyacımız olduğundan dolayı kitlesel 1 Mayıslar'ı yaratmak zorundayız..

 

REFERANDUMDA SANDIKLARDAN 25 MİLYON KAHRAMAN ÇIKTI

Türkiye'nin geleceğini belirleyecek 16 Nisan'da anayasa referandumu yapıldı. Bu sandıklardan 25 milyona yakın kahraman çıktı. Bu sandıklardan hayır çıktı. Ama siyası bir talimatla milyonlarca sandıktan çıkan hayır oylarını gasp edildi. Bu burada bitmeyecek. Bu mücadele sonuna kadar sizlerle birlikte yanyana, omuz omuza verilecek. Bizim ülkemize yakışan, özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik, laik,sosyal bir anayasaya ihtiyacımız var. Bunun mücadelesini omuz omuza verme sözünü  veriyorum" dedi

KESK eş başkanı Lami Özgen konuşmasında;"Bu ülkenin işçileri, emekçileri, hayatı var edenleriyiz.  Emek üreterek gerçek yaşamı üretenleriz. Bundan dolayı bizden korkacaklar. Korkmaya da devam edecekler. Çünkü  emeğiyle, alınteriyle bu ülkenin bütün değerlerini üreten bizleriz. Bizler yoksulluğa, sömürüye talana karşı emek taleplerimizi haykırarak 1 Mayıs günü alanlarda olacağız" dedi.

Türk Tabipler Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, "Bugün burada 1 Mayıs 1977 katliamında hayatını kaybeden canlarımızı sevgiyle, özlemle anıyoruz. Anıları mücadelemize, laik demokratik bir ülke için verdiğimiz mücadeleye ışık tutuyor. Yolumuzu aydınlatıyor" dedi.

TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz ise "1 Mayıs, birlik, beraberlik mücadele, dayanışma ruhumuzu ve gücümüzü geçmişten geleceğe taşımak için buradayız" şeklinde konuştu

Kazancı Yokuşu'na 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybedenler için karanfil bırakıldı. Açıklama sonrası İstiklal Caddesi'nde, 1 Mayıs 2017'de Bakırköy Halk Pazarı'nda düzenlenecek kutlama için bildiri dağıtıldı.

Topluluk yürüyerek 1 Mayıs 1989'da  Mehmet Akif Dalcı'nın öldüğü yere geldi. Mehmet Akif Dalcı anıldı.

Görüntü dökümü

--------------

-Anmanın yapılacağı alanda polisin önlemi

-Taksim'de toplanan grup

-Yürüyüş

-Sloganlar

-Açılan pankart ve dövizler

-DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun konuşması

Kesk Eş Başkanı Lami  Özgen'in konuşması

Türk Tabipler Birliği Genel Başkanı Raşit Tükel'in konuşması

-TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz'ın konuşması

-Ölenlerin anısına karanfil bırakılması

-Mehmet Akif Dalcı'nın öldüğü yerde toplanan grup

-Arzu Çerkezoğlu'nun konuşması

-Karanfillerin bırakılması

-Genel vedetay görüntüler

29.04.2017 - 11.51 Haber Kodu : 170429042

29.04.2017 - 12.29 Haber Kodu : 170429050

====================

3- KURTULMUŞ:  AVRUPA KITASI BİRKAÇ MİLYON YABANCIYA TAHAMMÜL EDEMİYOR

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 

"Avrupa kıtası birkaç milyon yabancıya tahammül edemiyor. Hani özgürlük, barış vardı, hani diğer dinlere saygı vardı" 

"Birlikte yaşama meselesi sadece dille olabilecek bir şey değil, gönül ve zihinlerin ortaya koyacağı bir eylemler bütünüdür"

" (Açlık grevi yapan Filistinlilerin bulunduğu cezaevi önünde İsrailli  grubun mangal yapması)  Bu açlık grevinin yapıldığı yerin kapısında, televizyonlarda gördünüz; onlarla dalga geçer gibi hem hakları baskı altında tutuluyor hem de etler, kebaplar yenilerek manen hakaret ediliyor" 

Haber-Kamera: Enver ALAS, İstanbul / DHA

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Şişli Cevahir Kongre Merkezi'nde gerçekleşen "Osmanlı Döneminde Kudüs Uluslararası Sempozyumu"nun açılışına katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Numan Kurtulmuş, Kudüs ve Filistin'in müslümanlar bakımından öneminden bahsetti.  İsrail'in bütün uluslararası anlaşmaları ihlal ederek Kudüs'ü işgal altında tuttuğunu belirten Kurtulmuş, "Çuvaldızı önce başkasına batırırken iğneyi de islam dünyasının kendisine batırmasının önemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. 

"ESAS MESELE KUDÜS DAVASININ ÇOK GERİLERE DÜŞMÜŞ OLMASIDIR"

10 yıl öncesine kadar Kudüs davasının ve İsrail işgalinin islam toplumlarının siyasetteki bir numaralı gündem maddesi olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, "Maalesef son birkaç yıldır özellikle soğuk savaşın sona ermesinden sonra ortaya kıçan tabloda islam coğrafyasının dışarıdan işgaller içeriden iç çatışmalarla darmadağın olduğu bu dönemde neredeyse hiçbir islam ülkesinin gündeminde ne Kudüs meselesi var ne de Filistin davası vardır. Keşke mümkün olsa, islam dünyasını yöneten bütün siyasi liderlerin, islam dünyası adına fikirler, ilimler üreten bütün üniveritelerin duvarlarında 'Kudsi Şerif'in resimleri yer alsa ve herkes bir şekilde Kudüs ve Filistin davasına sahip çıktığını ortaya koysa. Esas mesele Kudüs davasının çok gerilere düşmüş olmasıdır" dedi.

EZANIN YASAKLANMASI KARARI TEPKİ

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, konuşmasında İsrail hükümetinin, Knesset'te ezanın hoparlörlerden okunmasını yasaklayan yasa tasarısının kabul edilmesi kararına tepki gösterdi.  

Kararın siyasi ve kültürel bir baskı olarak Filistin halkı üzerinde 'Demokles'in kılıcı' gibi tutulduğunu aktaran Kurtulmuş, "Bir taraftan bunu gündeme getiren bir işgal diğer taraftan Birleşmiş Milletler'in sayısız kararlarına rağmen sürekli yeni yerleşim yerleriyle Kudüs'ün etnik ve dini yasıpısın bozmaya çalışan bir işgal devleti var. Dünya kınıyor, kınadığıyla kalıyor" diye konuştu.

FİLİSTİNLİ TUTSAKLARIN AÇLIK GREVİ

İsrail hapishanelerinde bulunan Filistinlilerin başlattığı açlık grevine de değinen Numan Kurtulmuş, "Filistinli bin 500 tutsağın açlık grevine girdiği bir dönemdeyiz. Maalesef her türle baskı ve eziyetle açlık grevinin sonlandırılmasına çalışılıyor. İnsanların aileleriyle görüşmesine müsaade edilmiyor.  Bu açlık grevinin yapıldığı yerin kapısında, televizyonlarda gördünüz; onlarla dalga geçer gibi hem hakları baskı altında tutuluyor hem de etler, kebaplar yenilerek manen hakaret ediliyor" şeklinde konuştu. 

 

"HANİ ÖZGÜRLÜK, İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ..."

Numan Kurtulmuş, son dönemde Avrupa'da artan göçmen düşmanlığı ve islam karşıtlığı ile hatırlatarak, şunları söyledi:  

"Avrupa kıtası birkaç milyon yabancıya tahammül edemiyor. Hani özgürlük, barış vardı, hani diğer dinlere saygı vardı. 'Türkler dışarı' diye duvarlara yazıyorlar. Camilerin kapılarına gamalı haç işaretleri koyuyorlar. Parlamentolarda çok oy alan birinci ikinci partilerin başkanları çıkıyor 'İslam yasaklanmalı', 'Müslümanlar Avrupa'dan dışarı atılmalı' diyor. Hani özgürlük, insan hakları demokrasi, hani birlikte barış içinde yaşama...Birlikte yaşama meselesi sadece dille olabilecek bir şey değil, gönül ve zihinlerin ortaya koyacağı bir eylemler bütünüdür."

Açılış konuşmalarının ardından günün anısına Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'a bir plaket takdim edildi. Sempozyum iki gün boyunca çeşitli panellerle devam edecek. 

Görüntü Dökümü

--------------------

-Numan Kurtulmuş'un salona gelişi

-Kurtulmuş ve protokolden görüntüler

-Salondaki katılımcılar

-Numan Kurtulmuş'un konuşması

-Genel ve detaylar

29.04.2017 - 14.10 Haber Kodu : 170429095_

========================

4- KUTSAL TOPRAKLARDAKİ KAVGANIN TARAFLARI BİRBİRİNİ SUÇLADI

 

FATİH MEDRESELERİ TEMSİLCİSİ: 3 KARDEŞİMİZİ KANLAR İÇİNDE ÖLDÜ DİYE BIRAKTILAR. ÇARŞAFLI KIZIMI YARALADILAR.

KIYAM-DER TEMSİLCİSİ: BASTONLARLA ARKADAŞLARIMIZA SALDIRMALARIYLA ARBEDE YAŞANDI

 

Haber-Kamera: İstanbul DHA

Umre için gittikleri kutsal topraklarda Salı günü kavga ettikleri sosyal medyaya yansıyan fotoğraf ve görüntülerle ortaya çıkan Kıyam-Der ile Fatih Medreseleri temsilcileri birbirini suçladı. 

Kavganın taraflarından Fatih Medreseleri üyeleri İstanbul'a döndü. Türk Hava Yolları'nın tarifeli seferiyle Medine'den İstanbul Atatürk Havalimanı'na dün saat 21.30 sıralarında gelen Fatih Medreseleri Genel Başkanı Masum Bayraktar ve üyeler dış hatlar geliş terminalinde çiçeklerle karşılandı. Karşılama sırasında kalabalık tekbir getirip, "Sizlere kalkan eller kırılsın", "Mekke müşrikleri hesap vermeli" şeklinde slogan attı. Bayraktar'ın elinden tuttuğu çocuk zor anlar yaşadı.

 

"ÇİRKİN BİR SALDIRIYA UĞRADIK"

Havalimanı çıkışında başı sargılı ve bir kolu askıda olan iki kişinin de katılımıyla açıklama yapan Masum Bayraktar, olayın kavga olmadığını kendilerinin saldırıya uğradığını iddia etti. Bayraktar şöyle konuştu:  

"Çok bereketli, güzel bir Umre geçiriyorduk. 25 Nisan Salı günü 21.30'da son derece haince, çirkin bir saldırıya uğradık. Kesinlikle kavga değil, biz saldırıya uğradık. Otelin girişinde hakaret ettiler. Asansöre gittiğimizde, 150 kişi hazırlıklı bir şekilde ellerinde bastonlarla birlikte bize saldırdı. Bastonlar arkadaşlarımın ellerine geldi. Çoğunun eli çatlak durumda. Ayrıca başlarına vurarak saldırılarına devam ettiler. Bu arada 14 yaşındaki çarşaflı kızımı da elinden yaraladılar. Şu anda 3 parmağı çatlak. 3 tane kardeşimizi yerde kanlar içinde öldü diye bıraktılar. Bu adamlar bizi katletmek üzere geldiler. Bunlar cemaati karıştırmak ve bölmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Buradan yetkililere sesleniyoruz; bu ilk defa olmadı. 2013 yılında yine kardeşlerimizi İsmailağa Camii'nin kapısında dövdüler. 2014 yılında Medine-i Münevvere'de caminin içinde bize olmayacak tehditlerde bulundular."

 

"OTEL LOBİSİNDE BİR ARBEDE YAŞANDI"

Fatih Medreseleri üyelerini suçlayan Kıyam-Der Başkanı Mehmet Emin Demir ise Kıyam-Der'in twitter hesabından bir açıklama yaptı. Demir, "Mekke'deki Umre kafilemiz odalarına yerleşmeye başladıkları sırada, Masum Bayraktar ile birlikte 20 kişilik grubun otele giriş yapmasıyla, otel lobisinde birkaç arkadaşımıza sözlü olarak sataşmak suretiyle taciz etmeleri ve aynı zamanda ellerindeki bastonlarla arkadaşlarımıza saldırmaları neticesinde otel lobisinde bir arbede yaşandı. Görevli ve hoca arkadaşlarımızın müdahalesiyle olayın büyümesi engellenmiştir. İstanbul'da olmama rağmen Mekke'deki otel lobisinde yaşanan hadiseyle şahsımı ilişkilendirmeye çalışmaları manidardır. Şahsımı ve hizmetiyle şeref duyduğum Kıyam-Der ailesini hedef olarak göstermektedirler. Yaşanan bu olayı başlatan taraf kendileri olmalarına rağmen, olayı çarpıtarak Kıyam-Der ailesi hakkında 'Karagümrük Çetesi', 'esrarkeşler' ve hakarete varan ifadelerle sosyal medya üzerinde bir algı operasyonu yapmaya çalışmaktadırlar" dedi. 

 

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Karşılamaya gelen üyelerden görüntü

-Grubun karşılanması

-Bayraktar'ın açıklaması 

-Mehmet Emin Demir'in açıklaması

-Grup içindeki yaralılar

-Sosyal medyada kavgaya ilişkin paylaşılan görüntüler

29.04.2017 - 14.20 Haber Kodu : 170429099_

29.04.2017 - 14.21 Haber Kodu : 170429100

===============================

5- ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ İÇİN BİSİKLETLE 250 KİLOMETRE GİDECEKLER

 

Haber-Kamera: Ali AKSOYER/İSTANBUL

İstanbul Bisiklet ve Doğa sporları grubu (İspidos) tarafından Çanakkale şehitlerini anmak için düzenlenen İstanbul-Çanakkale Bisiklet turu Yenikapı'da başladı. 10 yaşından 70 yaşına kadar, her türlü meslek grubundan kadın erkek 120 bisikletli Çanakkale şehitliğine kadar 2 gün boyunca pedal basacak.

Yaklaşık 250 kilometrelik tura Engelsiz Pedal derneğinden biri görme özürlü 3 kişilik bir ekipte katılıyor.

250 KİLOMETRE BİSİKLET KULLANACAKLAR

Çanakkale Şehitlerini anmak için İstanbul Bisiklet ve Doğa sporları grubu tarafından düzenlenen bisiklet turu için yaşları 10 ile 70 arasında değişen 120 bisikletli sabahın erken saatlerinde İDO feribot iskelesi önünde toplandı. Aralarında öğrenciler, bankacılar, işadamları, doktorlar, eczacıların bulunduğu grup üyeleri Feribotla Bandırma'ya geçerek, Önce Biga'ya, burada bir gün konakladıktan sonra Pazar günü Çanakkale'ye ulaşacaklar. Grup bisikletleriyle Çanakkale şehitliğini gezerek, Çanakkale savaşlarının 102. yıldönümünde bir kez daha şehitlerimizi anacak.

GÖRME ÖZÜRLÜ SPORCUDA PEDAL BASIYOR

Bisiklet turuna Üniversite bisiklet gruplarının yanı sıra Engelsiz pedal derneğinden de 3 kişilik bir ekip katılıyor. Görme özürlü sporcu Cem Cengiz iki kişilik tandem bisikletin arkasında otururken bisikleti Faruk Sezer kullanıyor. Aynı ekipteki Sinan Yakut Yancı'da ekibin yol güvenliğine yardımcı oluyor. Bisiklet ve Doğa sporları grubu yöneticisi Ümit Yıldız "Çanakkale zaferinin 102. yılında 102 İspidos'lu Çanakkale'de sloganıyla başladığımız bu yolculukta çok ilgiden dolayı sayımız 120'ye ulaştı. Feribotla Bandırma'ya geçtikten sonra ilk gün 85 kilometre bisiklet kullanarak gideceğimiz Biga'da konaklayacağız ertesi gün 95 kilometre yok kat ederek Çanakkale'e ulaşacağız. 3.günde ise 45 kilometre bisiklet kullanarak Çanakkale şehitliğini gezip şehitlerimizi anacağız" dedi.

EN KÜÇÜK KATILIMCI 10 YAŞINDA

Yaklaşık 250 kilometrelik bisiklet turuna katılan en küçük katılımcı 10 yaşındaki Alp Keçecioğlu, çok heyecanlı olduğunu söyleyerek "Bazı yerlerde yaşım gereği bisiklet süremeyeceğim. Ancak bu tur un içinde olmak bana büyük bir heyecan veriyor.ö dedi. Tura katılan 12 yaşındaki Kerem Köken ise "Bu tur'a babamla birlikte katılıyoruz. Tur'a katılacağım kaç gündür heyecanla start gününü bekliyordum.ö dedi. Tura katılan Taner Tabak ise "Şehitlerimizi anmaya gidiyoruz. Cumhuriyetin Temel taşlarından biri olan Çanakkale savaşlarının 102.yıldönümünde şehitlerimize anacağız.ö dedi. Bisiklet turuna kadılan ve bankacılık yaptığını söyleyen Çiğdem Şahin "Bisiklete binmeyi çok seviyorum. Kışın çok vakit bulamasam da böyle turlara katılmak çok hoşuma gidiyor. Daha öncede Bisikletle Çanakkale'ye gitmiştim. " dedi. 3 yıldır bisiklete bindiğini söyleyen 57 yaşındaki Nur Kılıçel "Her yaşta spor yapılabiliyor. Bu tür turlara mutlaka katıyorum. Böyle bir grupla Çanakkale'ye gidip şehitlerimizi anacağımız için çok heyecanlıyım" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

Bisiklet turunun başladığı Yenikapı da detay görüntüler, 

Sırasıyla Ümit Yıldız, Çiğdem Şahin, Taner Tabak, Nur Kılıçel, 12 yaşındaki Kerem Köken, 10 yaşındaki Alp Keçicioğlu'yla röportaj, --Katılımcıların bandırmada yol sürüşleri ve görme özürlü sporcunun tandem bisikletle yol sürüşü

29.04.2017 - 14.22 Haber Kodu : 170429101

Kaynak: DHA

29 Nisan 2017 Cumartesi 15:26

Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale, 1 Mayıs, Sincar, Politika, Güncel