Dha İstanbul Bülteni - 4

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN RUSYA'YA GİTTİHaber-Kamera: Murat ÇAKIR / İstanbul DHACumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'ndan Rusya'ya hareket etti.

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN RUSYA'YA GİTTİ
Haber-Kamera: Murat ÇAKIR / İstanbul DHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'ndan Rusya'ya hareket etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği (İSEDAK) Daimi Komitesi'nin 33. toplantısının ardından Atatürk Havalimanı'na geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi'de düzenlenecek Suriye konulu zirvede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Devlet Başkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelmek üzere saat 13.15'te Rusya'ya gitti. İstanbul Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Rusya'ya; TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı uğurladı. 
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Erdoğan'ın aracıyla uçağın altına gelişi
-Erdoğan'ın araçtan inişi ve askeri tören mangasını selamlaması
-İsmail Kahraman ve diğer ilgililerin uğurlaması
-Erdoğan'ın uçağa binişi ve uçaktan görüntü
-Detaylar  
22.11.2017 - 13.56 - Haber Kodu : 171122108
=====================================
2- ERDOĞAN'DAN HİSARCIKLIOĞLU'NA "SİGARA" GÖNDERMESİ
Haber: Gülseli KENARLI  - Kamera: Güven USTA / İstanbul DHA 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 33. Bakanlar Oturumu'nun katılımcılarıyla tek tek tokalaştı ve aile fotoğrafı çektirdi.
Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'yla tokalaştığı sırada "Bu da sigarayı bırakmayanlardan" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri gülüşmelere neden oldu. Tokaşmanın ardından aile fotoğrafı çekildi. Fotoğrafta, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Yusuf Bin Ahmed El Useymim, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ülke temsilcileri ve heyet başkanları yer aldı.  
Görütü Dökümü:
-----------------
-Erdoğan'ın Hisarcıklıoğlu ile tokalaşması
-Erdoğan'ın sözleri
22.11.2017 - 13.39 - Haber Kodu : 171122102
===================================
3- BAŞBAKAN YILDIRIM: GÖÇÜ DUVARLARI YÜKSELTEREK ÖNLEYECEĞİNİ ZANNEDENLER ÇOK AMA ÇOK YANILDIĞINI YAKINDA ANLAYACAKLAR
Başbakan Binali Yıldırım
" Bugün bana yarın sana. Hiç kimse terörden emniyetli olduğunu düşünmesin. Bugün İstanbul ne kadar güvenli ise Moskova, Londra, Tahran da aynı derecede güvenlidir" 
"Bölgemizde maalesef yaşanan istikrarsızlıklar nedeniyle bugün göçmen durumunda olanların sayısı 55 milyonu aşmış durumda. Göçü duvarları yükselterek önleyeceğini zannedenler çok ama çok yanıldığını yakın zamanda anlayacaklar"
"Terör ile mücadeleyi yaparken bu terörü doğuran nedenlerin bütün ülkeler tarafından dikkatle incelenmesi BM'nin bu konuda etkin bir rol almasını beklemekteyiz" 
Haber: Hakime TORUN - İSTANBUL DHA
Başbakan Binali Yıldırım, Asya Parlamenter Asamblesi 10. Genel Kurulu katılımcıları onuruna verilen öğle yemeğinde konuştu. Yıldırım, "Ülkemiz Asya Parlamenter Asamblesi'nin bu toplantı ile beraber başkanlığını Kamboçya'dan devir alıyor. Bu Başkanlık 2019 yılına kadar devam edecek. 21. yüzyılın Asya yüzyılı olarak adlandırılmasına şaşırmamak lazım. Asya dünyanın en büyük ve nüfusu fazla olan kıtasıdır. Yeniliğe en açık bölge olduğunu düşünüyorum. Bölgemizde uzun zamandan beri var olan kriz ve sorunlara karşı da kalıcı çözümler üretmek adına diğer ülkeler ile yakın işbirliğine devam etmektedir. Örneğin Irak'ta son dönemlerde yaşanan gelişmeler  başta Türkiye, Irak Merkezi Yönetimi ve İran'ın kararlı duruşu ile ve uluslararası camianın bu sözde referandum karşısındaki tutumu sayesinde bu kriz sona ermiş ve otorite bölgede Merkezi Irak Yönetimi'nin eline geçmiş bulunmaktadır. Bu memnuniyet verici  bir gelişmedir. Benzer bir gelişmeyi de Suriye'de yaşamak için Türkiye, Rusya, İran bir süreden beri Astana sürecini başlatmış bulunmaktadır. Nihayet Cenevre'de başlaması öngörülen kalıcı barış ve Suriye devletinin bütün etnik gurupların teröre bulaşmamış bütün etnik grupların temsili ile yeniden teşkil edilme sürecine girilmiştir" diye konuştu. 
"BÖLGELERDE YAŞANAN İSTİKRARSIZLIĞIN EN BÜYÜK BEDELİNİ ÖDEYEN BİR ÜLKEYİZ"
Terör ile ortak mücadelenin önemine vurgu yapan Yıldırım, "Adım adım artık sürdürülemez hale gelen milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığı bu süreci geride bırakmak istiyoruz. Bölgelerde yaşanan istikrarsızlığın en büyük bedelini ödeyen bir ülkeyiz. Bölgede kalıcı barış ve istikrar hayati bir öneme sahip. PKK, PYD, YPG, DEAŞ başta olmak üzere bölgenin ve insanlığın baş belası olan bu terör örgütlerine karşı da amansız bir mücadele içindeyiz. Bu mücadele sadece bizim değil bütün insanlığın sorunudur. Bunlar küresel terör örgütleridir. Bugün bize zarar vermiyor diye umursamayanlar, bu terör örgütleri onların da canını yakacaktır. Terör ile ama, fakat demeden birlikte etkin mücadele mecburiyeti var. Bugün bana yarın sana. Hiç kimse terörden emniyetli olduğunu düşünmesin. Bugün İstanbul ne kadar güvenli ise Moskova, Londra, Tahran da aynı derecede güvenlidir. Küresel terör en büyük tehdit haline gelmiştir. İkinci büyük tehdit de göçtür. Bölgemizde maalesef yaşanan istikrarsızlıklar nedeniyle bugün göçmen durumunda olanların sayısı 55 milyonu aşmış durumda. Göçü duvarları yükselterek önleyeceğini zannedenler çok ama çok yanıldığını yakın zamanda anlayacaklar. Terör ile mücadeleyi yaparken bu terörü doğuran nedenlerin bütün ülkeler tarafından dikkatle incelenmesi BM'nin bu konuda etkin bir rol almasını beklemekteyiz" ifadelerini kullandı. 
"ARAKAN'DA BM ETKİN OLARAK ROL ALAMIYORSA SADECE İNSANLAR ÖLMÜYOR İNSANLIK DA ÖLÜYOR DEMEKTİR" 
Başbakan Yıldırım, "Arakan'da yaşananları görüyoruz. 1 milyonun üzerinde Müslüman halk yerlerinden,  yurtlarından kovuldu. Adeta etnik bir temizliğe tabi tutuldular. BM'de ses yok. Bir başka ülkede bir şey olsa hemen toplanıp yaptırım yoluna gidiyorlar. Dünya, BM sessiz. Cılız bir ses çıkıyor, onu da BM'nin 5 biraderinden bir iki, tanesi hemen hamilik yapıyor tasarıyı veto ediyor. Bunun adına da BM küresel barışa hizmet ediyor diye orada burada büyük laflar ediyor. İnsanların öldüğü yerde BM etkin olarak rol alamıyorsa sadece insanlar ölmüyor insanlık da ölüyor demektir" açıklamasında bulundu. 
"TÜRKİYE HAVACILIKTA 15 YILDA 4 KAT BÜYÜDÜ" 
Türkiye'nin havacılıkta 15 yılda 4 kat büyüdüğünü belirten Başbakan Binali Yıldırım, "Dünyada artık güç değişimi yaşanıyor. Ekonomik değişim artık batıdan doğuya doğru gidiyor. Bugün Batı ülkelerinde büyüme yok neredeyse sıfır seviyesinde. Türkiye havacılıkta 15 yılda 4 kat büyüdü. Dünyadaki büyüme yüzde 0.40. Türkiye'de ise dünya havacılığından aldığı pay bakımında yüzde 2'nin üzerine çıktı. Türkiye havacılıkta küresel anlamda 10'uncu. Avrupa'da 2'nci sıraya yükseldi. Bunun nedeni coğrafi olarak 3 kıtaya yakınlığı ve doğal bir hat oluşturmasıdır" diye konuştu. 
"ASYA ÜLKELERİNİN ÇOK DAHA SIKI İŞBİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ETMELERİNİ ÖNEMSİYORUZ" 
Yıldırım, "Asya'nın gelişen büyüyen ekonomisinin herhangi bir şekilde bölgesel sorunlar, kaoslar ile sekteye uğratılmaması için Asya ülkelerinin çok daha sıkı işbirliği içinde hareket etmelerini önemsiyoruz" dedi.  Yıldırım, "Kore yarımadasındaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Tüm ülkelerin küresel ve bölgesel barışı tehdit edecek bu gibi girişimlere karşı itinalı ve teenni ile hareket etmelerini bekliyoruz. Girişimci dış politika yaklaşımı ile yangın büyümeden, buhran kıvılcımlarını söndürmeye çalışmak hepimizin asli görevi olmalıdır" diye konuştu. Başbakan Yıldırım, "Asya Parlamenter Asamblesi 9. Genel Kurulu toplantısının bildirgesinde FETÖ'nun bir terör örgütü olduğunu ve ülkemiz ile FETÖ'ya karşı mücadelemizde tam dayanışma halinde olduğunu kayda geçirmiştir. Bu vesile ile bütün üye ülkelere ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. 
         
Görüntü Dökümü 
-----------
Başbakan Yıldırım'ın konuşması 
-Detaylar  
===============================
4- PARK HALİNDEKİ HALK OTOBÜSÜ YOKUŞ AŞAĞI KAYIP OKUL DUVARINA ÇARPTI
Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN / İstanbul DHA
Ümraniye'de park halindeyken kaymaya başlayan özel halk otobüsü okul duvarına çarptı. Kaza anında öğrencilerin derste olması ve duvarın yakınında kimsenin bulunmaması olası bir faciayı önledi. 
Kaza, saat 11.00 sıralarında Elmalıkent Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde meydana geldi. 
İçinde sürücü olmayan park halindeki özel halk otobüsü, henüz bilinmeyen bir nedenle yokuş aşağı kaymaya başladı.
Otobüs yaklaşık 10 metre kaydıktan sonra okulun duvarına çarparak durabildi.
ÖĞRENCİLER DERSTEYDİ...
Çarpmanın şiddetiyle duvardaki parçalar ve demir korkuluklar okulun bahçesinde düştü.
Kaza sırasında derste olan öğrenciler, gürültü nedeniyle büyük panik yaşadı. Öğrencilerin o anda derste olması ve duvarın yakınında kimsenin bulunmaması olası bir faciayı önledi. 
Olay yerine gelen Polis ekipleri otobüs ve duvar çevresine şerit çekip önlem aldı. Öğrenciler, otobüs ve duvarın çevresine yaklaştırılmadı. 
Kaza yapan otobüs çekici yardımıyla yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından kaldırıldı. 
VELİLER İSYAN ETTİ
Kaza haberini alan ve okula gelen veliler daha önce de okul çevresinde çok sayıda kaza yaşandığını belirterek yetkililerden bir önlem almasını istedi.
"BÜYÜK BİR GÜRÜLTÜ GELDİ"
Kazayı gören bir öğrenci, "Bahçenin öbür tarafında basket oynuyorduk. Büyük bir gürültü geldi inşaattan taş düştü zannettik. Bir baktık ki otobüs çarpmış taşlar düştü" diye konuştu.
Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.
Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Otobüsün görüntüsü
-Okuldan görüntü
-Parçalanan duvar ve demir korkuluklar
-Okulun bahçesine düşen demir ve taşlar 
-Bahçeye çekilen güvenlik şeridi ve bariyerler
-Otobüsün çıkartılması
-Öğrenci ve  veliler ile röp
-Velilerin tepkisi
-Genel ve detay görüntüler
22.11.2017 - 13.43 - Haber Kodu : 171122103
 
=========================
5-  YÜZLERCE SARIYERLİ "MÜDAHİLLİK" İÇİN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ'NE AKIN ETTİ
Haber-Kamera: Erhan TEKTEN / İstanbul DHA
Bağcılar'daki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne gelen yüzlerce Sarıyerli, ilçe belediyesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne açtığı davaya müdahillik için dilekçe verdi.
"Sarıyer Mahalleler Birliği"ne öncülüğünde 13 mahalle temsilcisi ve çok sayıda kişi, Sarıyer Belediyesi'nin 2981 Sayılı yasa ile kendilerine verilen gecekondu kapsamındaki yerlerin tapuya çevrilme hakkını kullandırmadığı iddiasıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne karşı açtığı davanın görüldüğü İstanbul İdare Mahkemesi'ne geldi. Davaya müdahil olmak için dilekçe veren grup, "Sarıyer bizimdir, bizim kalacak" sloganları attı. Grup adına, dilekçeleri mahkemeye sunan temsilcilerden Rumelihisar Mahallesi Yerleşimcileri Dayanışması Kooperatifi Başkanı Hikmet Kaya basın açıklaması yaptı. 
13 MAHALLE İDARE MAHKEMESİNİN ÖNÜNDE 
Kaya açıklamasında Sarıyer Mahalleler Birliği'ne bağlı Çayırbaşı, Derbent, Emirgan, Ferahevler, Kazımkarabekir, Kocataş, Pınar, PTT Evleri, Reşitpaşa, Rumelihisarı, Sarıdağ, Poligon ve İstinye mahalleleri olarak, uzun süreden beri yerleşimlerini hukuki güvenceye kavuşturmak ve İmar Affı Kanunu'ndan doğan haklarını alabilmek için mücadele verdiklerini belirtti. Kaya, "6306 sayılı Afet Yasası'nın 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle, 1984 tarihli 2981. sayılı İmar Affı Kanunu 2015 Mayıs ayında yürürlükten kalkıyordu. Bu durum üzerine Mahalleler Birliği olarak 6306 sayılı yasadaki bazı hükümlerin değiştirilmesi yoluyla İmar Affı Kanunu'nun iptalinin ertelenmesi için harekete geçtik. 2015 Mart ayında İstanbul- İzmir- Kocaeli Mahallelerinden oluşan 'Mahalleler Birliği' heyeti İstanbul'da gerçekleştirilen büyük bir uğurlamayla Ankara'ya gidip TBMM'deki siyasi partilerin vekilleriyle görüşmek için yola koyuldular. Ankara'daki görüşmeleri sonucunda 2015 Nisan ayında çıkartılan bir torba yasayla 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'nun kaldırılması üç sene (Mayıs 2018'e) ertelendi" dedi. 
"PLANLARI MECLİSE BİLE SOKMADILAR"
Ertelemenin ardından Sarıyer Mahalleler Birliği olarak çalışmalara başlayarak konuyu Sarıyer Belediye Meclisi'ne taşıdıklarının altını çizen Kaya, "Yasanın uygulanabilmesi ve hukuki güvence için gerekli olan İmar Islah Planları'nın yapılması ve yasanın uygulanması konusunda ilçe belediye meclisinden oy birliği ile karar alınmasını sağladık. Bunun üzerine, 2016 yaz aylarından itibaren başlanarak Sarıyer mahallelerinde Islah İmar Planı çalışmaları başladı. Mahalleler düzeyinde hazırlanan ıslah imar planları Sarıyer Belediye Meclisi'nden geçerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi gündeminde görüşülmek üzere, Büyükşehir Belediye Başkanlığına sunuldu. Planları meclise dahi sokmadılar. Bunun üzerine Sarıyer Mahalleler Birliği olarak konuyla ilgili toplu dilekçe verdik. Sarıyer Belediyesi, 'yetersiz/sebepsiz ve de hukuka aykırı' bu işlemin iptali için dava açtı" ifadelerini kullandı.
Otobüslerle Sarıyer'den mahkeme binasına gelen mahalleli, açıklamanın ardından geldikleri otobüslerle yine yaşadıkları yerlere döndü.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Vatandaşları mahkeme binasının önüne gelişi
-Açılan pankartlar
-Alkışlar
-Dilekçelerin temsilciler tarafından içeri sokulması
-Mahalleli ile röpler
-Basın açıklaması
-Atlan sloganlar
-Vatandaşların ayrılması
-Genel ve detaylar
=========================
6- BÜYÜKADA DAVASINDA TÜM SANIKLARIN SAVUNMALARI TAMAMLANDI
Haber: Ümit TÜRK İstanbul / DHA 
Büyükada'da 5 Temmuz 2017'de yapılan toplantıya ilişkin insan hakları örgütlerinin temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 11 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi başladı. 
İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada tutuksuz 8 sanık hazır bulundu. Davanın sanıklarından Alman vatandaşı Peter Frank Steudtner ile İsveç vatandaşı Ali Ghravi ise yurtdışında oldukları için duruşmaya katılmadılar. Başka bir soruşturma kapsamında Bylock kullandığı iddiasıyla İzmir'de tutuklu bulunan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç ise duruşmaya sesli ve görüntülü bilişim sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Tüm sanıkların avukatları da duruşmada hazır bulundu. 
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARININ TOPLANTILARI HAK İHLALLERİNE İLİŞKİN YAPILIR...
İlk olarak sanık Taner Kılıç savunma yaptı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı olduğunu, aynı zamanda avukat ve insan hakları savunucusu olduğunu belirten Kılıç, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin bilgiler aktardı. Bu kapsamda yıl içinde irili ufaklı çok sayıda toplantılar yaptıklarını anlatan Kılıç, bu toplantıların da hak ihlallerine ilişkin, istişare ve eğitim amaçlı yapıldığını söyledi. Ortak çalışma yapan derneklerin de bu toplantılarda hazırladıkları raporları değerlendirdikleri bilgisini verdi. 
TOPLANTI BEN TUTUKLANDIKTAN 30 GÜN SONRA YAPILDI 
İddianamede, kendisinin söz konusu Büyükada toplantısının organizatörü olduğunun iddia edildiğini hatırlatan Taner Kılıç, "Toplantı ben tutuklandıktan 30 gün sonra gerçekleşti. Toplantıyı ben organize etmedim. Ancak toplantıdan haberim vardı. Savcılık sorgusunda bana toplantıyı organize ettiğim yönündeki suçlama sorulmadı. Ancak iddianamede organizatör olduğum yazıldı" ifadesinde bulundu. 
İDDİALAR AĞIR... GÖZALTINA ALAN SEMT KARAKOLU POLİSLERİ...
Toplantının iddia edilen suçlamalar kapsamında gerçekleşmesi durumunda kendileri hakkındaki işlemin semt karakolunun değil, istihbarat, MİT gibi uzmanlık gerektiren kurumlar tarafından yapılacağını belirten Kılıç, iddianamede diğer sanıklar Günal Kurşun ile İdil Eser ile olan be suç atfedilen görüşme kayıtlarının ise insan hakları çerçevesinde yapılan ortak çalışmadan kaynaklandığını ve bu görüşmelerin olağan olduğunu anlattı.
BYLOCK KULLANMADIM
Bylock kullanıcısı iddiasıyla tutuklandığını ancak kendisinin hiçbir zaman Bylock kullanmadığını dile getiren Kılıç, Bank Asya'daki hesabının ise ev kredisi olduğunu ve olağan bankacılık işlemleri çerçevesinde kaldığını söyledi. 
ENİŞTEM ZAMAN GAZETESİ'NDE ÇALIŞIYOR DİYE SUÇLANIYORUM...
Eniştesinin kapatılan Zaman Gazetesi'nde genel yayın yönetmen yardımcılığı yapmasının da kendisine yöneltilen suçlamalar arasında olduğunu ileri süren Kılıç, "27 yıl önce evlenen kız kardeşimin eşinin Zaman Gazetesi'nde çalışması ve benim bununla suçlanmam hukuka aykırı olduğu gibi suçun şahsiliği ilkesini de zedelemektedir" diye konuştu. 
Kılıç'tan sonra sanıklar Nejat Taştan ile Şehmus Özbekli savunma yaptı. İnsan hakları savunucuları olduklarını dile getiren sanıklar, iddiaları kabul etmeyerek beraatlerini talep etti. Duruşma sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediyor.
İDDİANAME
İddianamede, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç hakkında "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla, diğer şüpheliler hakkında ise, "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçlamasıyla 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Sanıkların Adalet Yürüyüşü'nü kaosa çevirmeye çalışmak istedikleri, PKK, DHKP-C ve FETÖ terör örgütleriyle irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri ileri sürülüyor. 
Görüntü Dökümü
------------------------
-Davayla ilgili arşiv görüntüler
=========================================
7- 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA İŞKENCE DAVASI : KÜÇÜK KIZ YAŞADIKLARINI ANLATTI
Sanık baba ile birlikte yaşadığı kadın birbirlerini suçladı.
Haber: Özden ATİK / İstanbul, DHA
Fatih'te 5 yaşındaki kızı Sahra'ya işkence yaptığı öne sürülen baba İbrahim K. ile birlikte yaşadığı Hatice T.'nin yargılandığı davaya devam edildi. Küçük kız mahkeme salonunda alınan ifadesinde, "Hatice'nin yanına gitmek istemiyorum. Babamın yanına da gitmek istemiyorum. Onlar bana kötü davranıyorlar" dedi. 
İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ikinci celsesi görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hatice T. ve İbrahim K. getirildi.  Şikayetçi Anne Kudret K. de avukatıyla birlikte duruşmada hazır bulundu. 
ANNE: "HER İKİSİNDEN DE ŞİKAYETÇİYİM"
Şikayetçi Kudret K. eşiyle aralarında boşanma davası olduğunu ve iki senedir ayrı yaşadıklarını belirterek "Eşimle anlaşamadığımız için ailem beni aldı. Ertesi gün çocuğumu almaya gittiğimde evde yoklardı. Bunun üzerine ailem, 'Babasıdır yanında kalsın' dedi. Karakoldan aranıncaya kadar Ankara'ya gittiklerini sanıyordum. iki yıldır kızımı görmedim. Karakola çağrıldığımızda kızımın her tarafı yanıklar ve morluklarla doluydu" dedi. Anne Kudret K., "Çocuğumun ön dişleri yoktu. Gözünde morluk, ayaklarında, ellerinde yanıklar vardı. Polis sigara söndürüldüğünü söyledi. Kolunda diş izi, sırtında ve boynunda tırnak izleri ve çizikler vardı" diye konuştu. 
Kızı Sahra'nın kendisini gördüğünde suskun ve durgun olduğunu kendisini benimsedikten sonra ise Hatice T.'nin kendisine yaptıklarını anlattığını söyleyen Kudret K., "Kızıma 'Tekrar o kadına gitmek istiyor musun' diye sorunca bana, istemediğini söyleyip kendisini ısırdığını, üstüne çaydanlıkla su döktüğünü, dişlerini söktüğünü anlattı. Kızıma 'Babana neden söylemiyorsun dediğimde 'Babam bana kızıyordu. Beni kemerle dövüyordu' diye anlattı. Her ikisinden de şikayetçiyim" diye konuştu.
TUTUKLU BABA: ÇOCUĞUMA KÖTÜ DAVRANILDIĞINI BİLMİYORDUM
Tutuklu baba İbrahim K. ise "Ben de sizin kadar biliyorum. Günümün üçte ikisini dışarda geçiriyordum. Çocuğuma kötü davranıldığını bilmiyordum. Karakolda öğrendim" dedi. Diğer sanık Hatice T. de suçsuz olduğunu söyledi. 
5 YAŞINDAKİ SAHRA DA DURUŞMADA DİNLENDİ
Daha sonra 5 yaşındaki Sahra dinlenmek üzere duruşma salonuna alındı. Sahra'nın olay sonrasında koruma altına alındığı çocuk esirgeme psikoloğu ve adliye pedagogunun eşliğinde, izleyiciler salondan çıkarıldıktan sonra ifadesi alındı. Olayın mağduru küçük Sahra ifadesinde,  "Babam işe gidiyordu. Evde yalnızken Hatice bana kötülük yaptı. Elime ve ayağıma bilerek çaydanlıkla su döktü. Yaktı. Kollarımı, boynumu, sırtımı ısırdı. Babam kemerle dövdü. Hatice beni dövdüğünde canım çok acıyordu" dedi. Şu anda yurtta kaldığını, arkadaşları ile mutlu olduğunu ve büyüyünce ressam olacağını söyleyen Sahra, "Hatice'nin yanına gitmek istemiyorum. Babamın yanına da gitmek istemiyorum. Onlar bana kötü davranıyorlar. Ben biraz yaramazlık yapıyordum. Hatice'nin yaptıklarını bazen babama söylüyordum, bazen söylemiyordum. Çünkü beni döver diye korkuyordum. Hatice'nin yaptıklarını söylediğimde babam beni dövdü. Neden dövdüğünü bilmiyorum" diye konuştu. 
ÇOCUK PSİKOLOĞU: HATİCE'NİN KENDİSİNE İŞKENCE YAPAN KİŞİ  OLDUĞUNU SÖYLÜYORDU
Sahra'dan sonra dinlenen Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü'nde görevli çocuk psikoloğu Bahar İlhan, "Sahra bize getirildiğinde bacaklarının üst ve iç bölgeleri su toplamıştı. Yanık yarasına benzer yaralar vardı. Pantalon giyemiyordu. Yürümekte ve oturmakta zorlanıyordu. Hatice'nin kendisine işkence yapan kişi olduğunu söylüyordu. Babası ile ilgili en ufak bir bilgi vermedi" şeklinde konuştu. Mağdurenin ifadesinin ardından sanık Hatice T.'nin kardeşleri tanık olarak dinlendi. Tanıklar, kardeşleri Hatice T.'nin Sahra'ya kötü davranışlarını görmediklerini söylediler. 
HAKİM: ÇOCUĞUN VÜCUDUNDA 40'A YAKIN LEZYON TESPİT EDİLMİŞ. NE DİYORSUN
Hakim, "Adli Tıp Kurumu raporuna göre çocuğun vücudunda 40'a yakın lezyon tespit edilmiş, Ne diyorsun?" diye sorunca sanık baba İbrahim K., "Ben annesi gittikten sonra çocuğum yurt ortamında yetişmesini istemediğim için bir yuva bulmak amacıyla diğer sanıkla bir araya geldim. Bir baba olarak 5 yaşındaki çocuğuma kötü davranmam mümkün değildir. Buna gözyummam da mümkün değildir. Tahliyemi talep ederim" dedi. 
Sanık Hatice T. ise "Suçsuzum. Kendi öz kızım gibi Sahra'ya baktım. Çocuğa şiddet uygulayan babasıdır. Suçu bana atmaktadır" diye konuşarak tahliyesini talep etti. 
TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Mahkeme, mağdure Sahra'nın raporunu dikkate alarak her iki sanığın da tahliye talebini reddetti. Sanıklara gelecek celseye kadar son savunmalarını hazırlamaları için süre veren mahkeme, duruşmayı erteledi. 
İDDİANAME
İddianamede tutuklu sanık Hatice T.'nin "Çocuğa karşı eziyet" ve "Yaralama" suçlarından 4 yıldan 11 yıla, tutuklu sanık baba İbrahim K.'nın ise "Alt soya karşı eziyet" ve "Yaralama" suçlarından 4,5 yıldan 12,5 yıla kadar hapisleri isteniyor.
Görüntü Dökümü: (ARŞİV)
--------
-Olayla ilgili arşiv görüntü
=======================
8- MARKET SOYGUNCULARI GÜVENLİK KAMERASINDA
Haber-Kamera: Ali AKSOYER / İstanbul DHA
İstanbul'da silahla market soyan 3 kişi, polis ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. Soygun anında bir müşterinin eli silahlı soygunculara aldırış etmeden kasadaki işlemlerini sürdürmeye çalışması dikkat çekti.
Sultangazi ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde meydana gelen silahlı market soygunu üzerine polis tarafından başlatılan soruşturmada polis soyguncuların kullandığı otomobilin plakasını belirledi.19 Kasım 2017 tarihinde tespit edilen beyaz renkli aracın Gaziosmanpaşa, Mevlana Mahallesinde bir marketin önüne geldiğinin tespit edilmesi üzerine operasyon için düğmeye basıldı. Hemen market önüne giden Gasp Büro Amirliğine bağlı ekipler, soygun yaptıktan sonra hızla içerden çıkan şüphelilerle adeta burun buruna geldi.
ATEŞ EDİLEREK YAKALANDILAR
Polisleri görünce ellerindeki  17 bin 500 lira olan poşeti atan şüpheliler kaçmaya çalışırken, açılan uyarı ateşinin ardından gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüpheliler Ahmet B.(22) ile Habib Ç.(25)'nin ifadesi doğrultusunda soygunlar sırasında onlara yardım eden Özgür E.(20)'de gözaltına alındı.
DAHA ÖNCE DE İKİ MARKET SOYMUŞLAR
Şüphelilerin 29 Ağustos 2017 tarihinde Sultangazi ilçesinde, 5 Kasım 2017 tarihinde yine Sultangazi ilçesinde meydana gelen iki soygun olayının da failleri olduğu tespit edildi.
VATANDAŞLAR SOYGUN SIRASINDA KASADA SIRA BEKLEMEYE DEVAM ETMİŞ
5 Kasım'da meydana gelen soygun sırasındagüvenlik kamerasına ilginç bir görüntü de yansıdı. Marketteki bir müşterinin eli silahlı soygunculara aldırış etmeden kasadaki işlemlerini sürdürmeye çalışması dikkat çekti.
Poliste işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Olay anının güvenlik kamera kayıtları
-Şüphelilerin adliyeye sevki
dhafeed

Kaynak: DHA

22 Kasım 2017 Çarşamba 14:44

Türkiye, Sarıyer, Rusya Federasyonu, Recep Tayyip Erdoğan, Politika, Güncel