Dha İstanbul Bülteni -4

(ÖZEL) 1- PATRON ÇILDIRDI.

(ÖZEL) 
1- PATRON ÇILDIRDI... ARAÇLARI FORKLİFTLE YOLA BÖYLE  FIRLATTI
Arnavutköy'de fabrikaları olan 2 kardeş arasındaki anlaşmazlık büyüdü. 
Ağabey makineleri almak isteyince kardeşi fabrika girişine araçları çektirerek önlem aldı.
Ancak öfkeli ağabey fabrika önündeki araçları forklift kaldırarak yola fırlattı.
O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Haber: Mehmet AKTARAN / İstanbul DHA
Arnavutköy'de kilit üreten bir firmanın kardeş olan iki ortağından A.D., biri çalışana, diğeri şirkete ait park halindeki iki otomobili forkliftle kaldırarak yola fırlattı.  
KARDEŞLER ANLAŞMAZLIK YAŞADI
Olay, geçtiğimiz çarşamba günü Ballıca Mahallesi'nde bir fabrikada meydana geldi. İddiaya göre, kilit üreten firmanın iki ortağı M.D. ile ağabeyi A.D. arasında bir süredir kavgaya varan anlaşmazlıklar yaşandı. A.D.'nin çalışanlara da şiddet uyguladığı ileri sürüldü. Firmanın 8 çalışanı, kendilerine şiddet uyguladığını iddia ederek A.D.'den şikayetçi oldu. 
Son olarak A.D., ağabeyinden ayrılarak fabrikadaki bazı makineleri almak istedi. Buna engel olmak isteyen M.D., şirketin ve bazı çalışanlar araçları park ettirerek fabrikanın girişini kapattı. Bu duruma sinirlenen A.D., park halindeki biri çalışana, diğeri firmaya ait iki otomobili, fabrikanın forkliftle kaldırarak yola fırlattı. Yolda ters dönen ve forkliftle itilerek sürüklenen iki otomobilde hasar oluştu.
O ANLAR GÜVENLİK KAMERASINDA...
Patronun sinirlenerek park edilen iki otomobili forkliftle kaldırarak yola fırlatması güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
O sırada yoldan araçların geçtiği ve güvenlikçi ve diğer çalışanların olayı izlediği de kameraya yansıyor. Bununla yetinmeyen A.D.'nin  tekrar gelerek iki otomobili de forkliftle itip yerde bir süre sürüklediği görülüyor.
Görüntü Dökümü:
-------------------------
GÜVENLİK KAMERASI
-Forkliftle otomobilleri havaya kaldırması
-Otomobilleri yola fırlatması
-Otomobillerden birini forkliftle iterek ters döndürmesi
-Ters dönen iki otomobili de forkliftle iterek bir süre yerde sürüklemesi   
-O sırada yoldan geçen araçlar
-Çalışanların olayı izlemesi 
10.03.2018 - 14.39 - Haber Kodu : 180310091
=========================================
2- USTA OYUNCU ERCAN YAZGAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANIYOR (1)
Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER - Yüksel KOÇ / İstanbul DHA
Felç tedavisi gördüğü sırada hayatını kaybeden usta oyuncu Ercan Yazgan için Üsküdar'daki Şakirin Camii'nde cenaze töreni düzenleniyor. Yazgan, burada ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. 
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Cenaze töreni
-Cenazeye katılanlar
-Genel ve detaylar
===================================
3- İBRAHİM KALIN: İSLAMOFOBİK YAKLAŞIMLAR AVRUPA DEMOKRASİSİNİ SORGULAR HALE GETİRİYOR
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 
"Artık giderek aşırı sağcı hareketler, ayrımcı, ırkçı, İslamofobik hareketler Avrupa merkez siyasetini belirleyen, ona rengini veren bir nitelik kazanmış durumda"
 
"10 yıl 20 yıl önce olmaz böyle şeyler, bunlar ırkçı tutumlardır denen şeylerin giderek Avrupa siyasetinde, Amerika'da yeni normlar olarak kabul edilmeye başladığını görüyoruz
"Bu tür İslamofobik, ırkçı yaklaşımların normalleşmesi de kendini demokrasinin, çoğulculuğun, liberalizmin merkezi olarak gören Avrupa'nın temel iddialarını da aslında sorgulanır hale getiriyor" 
Haber: Yüksel KOÇ - Kamera: Harun UYANIK / İstanbul DHA
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul'da düzenlenen İslamofobi ile Mücadele Çalıştayı'na katılarak bir konuşma yaptı. 
Avrupa'da yükselişe geçen İslamofobi, ırkçılık, aşırı sağcı hareketlerle ilgili toplumsal farkındalık oluşmadığını söyleyen Kalın, "Yani batı aslında sorunun, meselenin farkında değil. Bu meseleyi kim doğru bir şekilde tespit edip ortaya koyacak sorusunun muhatabı da aslında İslamofobik ayrımların, ırkçılığın muhatabı olan Müslüman toplumların kendileri" dedi. 
'İSLAMOFOBİK YAKLAŞIMLAR AVRUPA DEMOKRASİSİNİ SORGULAR HALE GETİRİYOR'
Kalın, "Artık giderek aşırı sağcı hareketler, ayrımcı, ırkçı, İslamofobik hareketler Avrupa merkez siyasetini belirleyen, ona rengini veren bir nitelik kazanmış durumda. 10 yıl 20 yıl önce olmaz böyle şeyler, bunlar ırkçı tutumlardır denen şeylerin giderek Avrupa siyasetinde, Amerika'da yeni normlar olarak kabul edilmeye başladığını görüyoruz. Bu tür İslamofobik, ırkçı yaklaşımların normalleşmesi de kendini demokrasinin, çoğulculuğun, liberalizmin merkezi olarak gören Avrupa'nın temel iddialarını da aslında sorgulanır hale getiriyor" diye konuştu.
İbrahim Kalın,  "Marks 1870-1880'li yıllarda Yahudi sorunu diye bir meseleyi ortaya atmıştı. Temeli iddiası da şuydu; eğer aydınlanma gerçekten yeni bir dünya kuracaksa, vaat ettiği özgür birey, özgür toplum, eşitlikçi sosyal yapı vaadini gerçekleştirecekse bunun testi Yahudiler üzerinden olacak diyordu. Çünkü istediği kadar Avrupalılar kendilerini demokrasinin beşiği olarak tanımlasınlar Avrupa'nın göbeğinde o dönemde bile, 19. yüzyılın ikinci yarısında bile var olan Yahudi meselesi çözülmeden, yani Yahudiler de yeni Avrupa toplumunun eşit bireyleri olarak topluma entegre edilmeden aydınlanma meselesi tam manasıyla çözülmeyecektir. Daha doğrusu aydınlanma test edilmemiş olacaktır diyor. Dolayısı ile Avrupa toplumlarının yapması gereken Marks'ın Yahudi sorunu olarak tanımladığı meseleyi çözmekten geçiyordu. Yani Avrupa'daki Yahudi topluluğu Avrupa toplumlarına eşit vatandaşlar olarak entegre edilmesi. Bu meselenin çözülmemesinin tarihi serencamını hepimiz biliyoruz. Bu meselenin çözülmeyip tam tersine Almanya'da II. Dünya Savaşı'nda modern tarihin en büyük katliamlarından, soykırımlarından birisi ile neticelendiğini hepimiz biliyoruz. Yani bir anlamda Marks'ın 1870-1880'li yıllarda gündeme getirdiği konu bir 50-60 yıl sonra kendi ülkesinde bir holokost olarak karşımıza çıktı" şeklinde konuştu.
'TESPİ AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE YAPMAMIZ GEREKİYOR'
İbrahim Kalın,  "Gidişata baktığınız zaman nasıl o dönemde Yahudi meselesi bir mesele olarak görülmediyse, ihmal edildiyse, yok sayıldıysa bugün de Müslümanlara karşı yükselen bu aşırı sağcı, ırkçı, İslamofobik eğilimlerin, akımların, siyasi hareketlerin eylemleri önemsizleştirildiğini, işlevsizleştirilmeye çalışıldığını, normalleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bir kere bizim öncelikle buna itiraz etmemiz gerekiyor. Bunun ciddi bir mesele olduğunu, tedbir alınmazsa Avrupa'nın siyasetiyle, STK'larıyla, basınıyla, akademisiyle, dini liderleriyle buna karşı bir tavır alınmazsa bunun ileride Holokost benzeri başka felaketlere yol açabileceği tespitini bizim açık ve net bir şekilde yapmamız gerekiyor" dedi.
"Müslümanların ötekileştirilmesi Avrupa'da gerçek sorunların ötelenmesi imkanını sağlıyor" diyen İbrahim Kalın, " Bu ötekileştirme üzerinden bir sahte güvenlik duygusu, sahte bir konfor duygusu yaratılıyor. ve asıl meseleler, Avrupa toplumlarının karşı karşıya kaldıkları göç, işsizlik, ailenin çöküşü, şehirlerdeki suç, şehirleşme, ekonomik sorunlar gibi reel sorunlar ki bunların hiçbirisinin aslında Müslüman azınlıklarla bir ilgisi yok. Yahut Afrikalı azınlıklarla bir ilgisi yok, yahut Polonyalı azınlıklarla bir ilgisi yok. Ama o toplumların bu sorunları Müslümanların üzerinden tanımlayıp İslam karşıtlığı üzerinden yansıtmaya çalışması bir sahte güvenlik duygusu bir konfor duygusu yaratıyor" diye konuştu.
"DEAŞ TERÖRÜNÜN BİRİNCİ MUHATABI MÜSLÜMANLARIN KENDİLERİ"
Kalın,  "Sürekli Müslüman azınlıkların, İslam ülkelerinin batı toplumlarını ortadan kaldıracağı, onların kültürünü sanatını, medeniyetini yok edeceği, askeri olarak onları yeneceği şeklinde üretilen söylemler, özellikle İslam ve şiddeti bir araya getiren yaklaşımlar tam da böyle bir işleve sahip. Yani bir gerçekliği ifade etmiyor. Halbuki bugün somut, objektif  olarak baktığınız zaman dünyanın en büyük orduları İslam ülkelerinde değil. Müslüman ülkeler dünyanın en büyük ekonomilerine sahip değil. Nükleer silahlar bir iki ülke hariç, yani Pakistan hariç neredeyse hiçbir İslam ülkesinin elinde değil. Batılı ülkelerin elinde. İşgal edilen ülkeler İslam ülkeleri. Ayrımcılığa maruz kalanlar Müslüman toplumlar. DEAŞ terörünün birinci muhatabı Müslümanların kendileri. DEAŞ bugüne kadar diğer bütün toplulukların hepsini bir araya koyun onlardan çok daha fazla Müslüman öldürmüştür. Çok daha fazla İslam ülkesinde yıkıma yol açmıştır, tarihi eserlerini ortadan kaldırmıştır. Bu belanın muhatabı da Müslüman topluluklar ama maalesef fatura da onlara kesiliyor" ifadesini kullandı.
'İSLAM VE ŞİDDETİN ÖZDEŞLEŞTİRİLMESİ ÇOK SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE YAPILIYOR'
"İslam ve şiddetin özdeşleştirilmesi çok sistematik bir şekilde yapılıyor"  diyen Kalın, " Niye, çünkü küresel sistemin de bir ötekiye ihtiyacı var. Yani Komünizm yenildikten sonra, Sovyet bloğu dağıldıktan sonra bir küresel ötekiye ihtiyaç var. Küresel sistemin bu ihtiyacı şu anda bu İslam ötekileştirilmesi üzerinden sağlanıyor " dedi.
Almanya'DA İSLAMOFOBİK SALDIRILAR
İbrahim Kalın, "Alman İçişleri Bakanlığı'nın açıkladığı bir raporda geçen yıl Almanya'da Müslümanlara yönelik 950 saldırı olduğu ifade ediliyor. Bu günde neredeyse üç tane saldırı demektir. Sadece o insanlar Müslüman olduğu için, Türk olduğu için, Arap olduğu için saldırıya maruz kalmaktadırlar. Şimdi bunun tersini düşünün. Yani yılda 950 saldırının Türkiye'de kiliselere yapıldığını veya başka bir Müslüman ülkesinde havralara yapıldığını düşünün. Herhalde bütün dünyayı ayağa kaldırırlardı. Ayak işlerini yapan insanlar artık iş kuruyorlar, şirket kuruyorlar. Kültür sanat insanı oluyorlar. Yani artık toplumda görünür hale geliyorlar. Asimile olmadan, Müslüman kimliklerini koruyarak bunu yapıyorlar. Müslüman kimliklerinden feragat etmeden bu sosyal fonksiyonları üstlenmeye başlıyorlar. Bu rahatsız ediyor. Bugün tedbir alınmazsa İslamofobik yaklaşımla yarın Avrupa'da, batı dünyasında başka felaketlere yol açabilir. İkinci olarak orada yaşayan Müslüman toplulukların kendi temel hak ve hürriyetlerini savunma konusunda daha büyük bir gayretin içerisinde olması gerekiyor. Üçüncü olarak da bu İslam karşıtlığının modern dünyanın yeni normali olarak kabul edilmesine her fırsatta ve her platformda karşı çıkmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü:
Çalıştayın yapıldığı salondan genel ve detay görüntü
İbrahim Kalın'ın salonda otururken görüntüsü
İbrahim Kalın'ın konuşması
 
10.03.2018 - 14.17 - Haber Kodu : 180310083
========================
4- İSTANBUL'DA 30 SAAT SU KESİNTİSİ
Haber: Özgür Deniz KAYA / İSTANBUL  
İSKİ, 5 ilçede 30 saat su kesintisi yapılacağını açıkladı.
İSKİ, Kağıthane-Levent Ana İsale Hattı'ndaki yenileme ve bakım-onarım çalışması nedeniyle Beyoğlu, Şişli, Kağıthane, Beşiktaş ve Eyüpsultan'da 30 saat su kesintisi olacağını belirtti.
Kesintinin salı günü saat 10.00'dan çarşamba günü saat 16.00'ya kadar süreceği kaydedildi.
Yapılan açıklamaya göre 30 saatlik kesintinin olacağı yerler şöyle:
-Beyoğlu: Kaptan Paşa, Piyale Paşa, Fetih Tepe, Piri Paşa, Keçeci Piri, Kulaksız, İstiklal, Yenişehir, Hacı Ahmet, Bostan, Bülbül, Kocatepe, Çukur, KalyoncuKulluğu, Sururi Mehmet Efendi, Yahya Kahya, Çatma Mescit, Kamer Hatun, Hüseyinağa, Kuloğlu, Şehit Muhtar, Cihangir, Kılıç Ali Paşa, Firüz Ağa, Evliya Çelebi, Şahkulu, Asmalı Mescit, Katip Mustafa Çelebi ve Tomtom mahalleleri ile Ömer Avni, Örnektepe ve Pürtelaş Hasan Efendi mahallerinin üst kotları
Şişli: Gülbahar, Mecidiyeköy, Kaptan Paşa, Halide Edip Adıvar, Halil Rıfat Paşa, Mahmut Şevket Paşa, Cumhuriyet, Duatepe, Merkez, 19 Mayıs, Meşrutiyet, Halaskargazi, Teşvikiye, Harbiye, İnönü, Ergenekon, Bozkurt, Eskişehir, Feriköy, Yayla, Kuştepe, İzzetpaşa, Esentepe ve Fulya mahalleleri
Kağıthane: Gültepe, Harman Tepe, Telsizler, Ortabayır, Çağlayan, Hürriyet, Gürsel, Talatpaşa, Mehmet Akif Ersoy, Nurtepe, Hamidiye ve Merkez mahalleleri ile Yahya Kemal mahallesinin üst kotları.
Beşiktaş : Levent, Etiler, Ulus, Nispetiye, Kültür, Akat, Rumelihisarı, Gayrettepe, Dikilitaş, Balmumcu, Yıldız ve Levazım mahalleri ile Bebek, Arnavutköy ve Kuruçeşme bölgelerinin üst kotları.
Eyüpsultan : Hasdal Askeri Kışlası, Kemerburgaz (Mithatpaşa ve Mimarsinan) ve Göktürk mahalleri
========================================
5- İNGİLTERE BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE DOĞU GUTA EYLEMİ
Haber: Hakan KAYA - Kamera: Hasan YILDIRIM / İstanbul DHA
Suriyeliler Platformu üyesi bir grup, Suriye rejiminin Doğu Guta'daki sivillere yönelik saldırılarını protesto etti. 
İngiltere Başkonsolosuğu önünde toplanan, ellerinde Suriye bayrakları bulunan grup, sık sık Arapça sloganlar attı. 
Kalabalık adına açıklama yapan Suriyeli Dernekler Platformu Başkanı Dr. Mehdi Davut, "Rusya ve Esat rejimi savaş kurallarını ihlal ediyor. Savaş esnasında kullanmaması gereken kimyasal, misket, fosfor bombaları kullanıyor. Şuan Guta'da yüzlerce kişi yıkık binaların altında yatmakta imkansızlıktan dolayı insanlar halen çökmüş binaların altında kalmış durumda. Bombalama yapılırken okul, hastane camii demeden tüm sivilleri hedef alıyor. Burada Dünyadaki uluslararası kurumlara sesleniyoruz. Esat rejimi gitmeli, Guta halkı Guta'dan çıkmamalı, Doğu Guta'dan çıkması gereken sadece yabancı milislerdir. Guta'ya acilen insani yardım gönderilmelidir" dedi. 
Açıklamanın ardından grup olaysız şekilde dağıldı. 
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Ellerinde bayraklar ve döviz bulunan gruptan görüntü
-Grubun slogan atması
-Polis ekiplerinden görüntü
-Basın açıklaması yapılması
-Genel ve detaylar
10.03.2018 - 15.40 - Haber Kodu : 180310098

Kaynak: DHA

10 Mart 2018 Cumartesi 16:33

Mahmut Şevket Paşa, İstanbul, Avrupa, Politika, Güncel