Dha İstanbul Bülteni - 4

Yönetim Kurulu Murahhas Azası Rifat Akkaya, CNN TÜRK Genel Müdürü Erdoğan Aktaş, Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Vehbi Koç Vakfı Başkanı Semahat Arsel,...

Yönetim Kurulu Murahhas Azası Rifat Akkaya, CNN TÜRK Genel Müdürü Erdoğan Aktaş, Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar,  Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Vehbi Koç Vakfı Başkanı Semahat Arsel, Taylan Bilgel, Berna Tokar, İlhan Kesici, Sırrı Süreyya Önder, Gamze Akkuş İlgezdi, Fikri Sağlar, Güneri Civaoğlu, Sedat Ergin, Murat Yetkin, Ozan Sağdıç, Mehmet Özbek, Nebil Özgentürk, Altan Öymen, Ferhat Boratav, Murat Özyeğin, İlhan Kesici, İbrahim Tatlıses, Yücel Paşmakçı, Eşber Yağmurdereli, Belkıs Akkale, Seher Dilovan, Erdal Erzincan, Hüseyin Turan, Ahmet Arslan, İzzet Altınmeşe,Sebahat Akkiraz, Sümer Ezgü, MahsunKırmızıgül, Onur Akın, Zara, Kubat, Ümit Tokcan, Ali Rıza Binboğa, Suavi, Koray Avcı, Zafer Mutlu, Kanat Akkaya, Mehmet Özer, Verda Özer'in de aralarında bulunduğu medya, iş, siyaset ve sanat dünyasından birçok isim katıldı.
HANZADE DOĞAN BOYNER: ÖZELLİKLE BABAM İÇİN MÜZİK DEYİNCE AKLINA İLK GELEN HALK MÜZİĞİDİR
Kokteylin ardından devam eden yemekli gecede, davetlilere vakfın ve ödülün tanıtım filmi gösterildi. Daha sonra törenin açılışında konuşan Aydın Doğan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner, ADV'nin 20 yılı aşkın süredir, emeği, üretimi ve başarıyı ödüllendirmeyi önemli bir misyon olarak kabul ettiğini ifade ederek, "Bu nedenle Aydın Doğan Ödülü'nü, her yıl kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanlarında başarılarıyla ön plana çıkmış kişi ve kurumlara veriyoruz. Bu sene de, yine kendi alanında öncü olmuş çok saygın bir sanatçımızı ödüllendirmekten mutluluk duyuyoruz. Halk müziği hepimiz için çok önemli.  Ancak, özellikle babam için müzik deyince aklına ilk gelen, halk müziğidir.  Bu müziğe kendisi tutkundur, pek çok eseri ezbere bilir ve hatta söyler.  Ne mutlu bize ki, bu yıl yönetim kurulumuz, babamın ve ailemizin de çok sevdiği, Türk Halk Müziği alanında ödül verilmesini kararlaştırdı. Halk müziğinin duyguları birleştirici özelliğine dikkat çekmek ve evrensel değerimizi birlikte bu gece hatırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Taşlamalardan uzun havalara, lirik türkülerden ağıtlara, zeybekten horona farklı yörelere ait türkülerimiz melodilerimiz var. Ama hepsi bu toprakların insanlarının mutluluğunu, acısını, sevincini, kederini yansıtıyor. Kısacası halk müziği bizi anlatıyor. Bizi biz yapan birleştiren, güçlendiren türküler en büyük zenginliğimiz" diye konuştu.
HALK MÜZİĞİ VE BAĞLAMA ALANINDA BİRÇOK YENİLİĞİN TEMSİLCİSİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türk Halk Müziği'nin gelecek kuşaklara en iyi şekilde taşınması için yoğun bir çaba gösterdiğine vurgu yapan Hanzade Doğan Boyner, "Musiki ile ilgili birçok derneğimiz ve kuruluşumuz halk müziğine önemli katkılar sağlıyor.  Konservatuarlarımız öğrenci yetiştiriyor. Sevgili hocalarımız bu alanda fedakarca çalışmalar yapıyor. Elbirliği ile halk müziğimizi canlı tutmak, eserlerimize sahip çıkmak ve bu özgün müziği evrensel boyutlara taşımak hepimizin görevi.  Vakıf olarak bu ortak çabaya küçük bir katkı  yapmaktan mutluluk ve onur duyuyoruz. Türk Halk Müziği denince akıllara ilk gelen isimlerden biri hiç şüphesiz Arif Sağ'dır. Arif Sağ, Türk Halk Müziği ve Bağlama alanında özgün arayışlarını sürdürerek birçok yeniliğin temsilcisi olmuştur" dedi.
Arif Sağ'ın Anadolu müziğinin dünya arenasına taşınmasında büyük bir rol oynadığına dikkat çeken Hanzade Doğan  Boyner sözlerini "Ancak sadece repertuar ve duygu bakımından zenginliklerle dolu usta bir sanatçı olmakla yetinmemiş, İstanbul Devlet Türk Müziği Konservatuarında birçok gence ilham vermiş;  yol göstermiştir. Bu gece, bağlamayı ruhuyla birleştiren sevgili Arif Sağ'a ödülümüzü takdim etmek bana büyük heyecan ve onur veriyor. Kendisine Türk Halk Müziğine kazandırdığı sayısız değerin yanı sıra kültürümüze sahip çıktığı ve bu değerli sanatı farklı kültürlerle tanıştırdığı için kalpten teşekkür ediyorum. Çok değerli Arif Sağ'ı yürekten kutluyor, Türk Halk Müziği'ne ve Türk kültürüne katkılarının uzun yıllar boyunca devam etmesini diliyorum. Sağlıkla kal üstad Arif Sağ …" diyerek tamamladı.
ARİF SAĞ, ÖDÜLÜNÜ AYDIN DOĞAN'IN ELİNDEN ALDI
Hanzade Doğan Boyner'in  konuşmasının ardından Arif Sağ'ın tanıtım filmi gösterildi. Daha sonra  Aydın Doğan Vakfı (ADV) Kurucusu ve Onursal Başkanı, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Arif Sağ'a ödül heykelciğini takdim etti.
ARİF SAĞ: SANATÇILARIN HEPSİ İYİDİR
Ödülü aldıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Arif Sağ, "Böyle önemli bir ödüle Aydın Doğan Vakfı'nın beni layık görmesi önemli bir mesele. Sanatçıların hepsi iyidir. Hepsinin kendilerine göre meseleleri vardır. Kimisi güzel resim yapar, kimisi güzel şiir yazar, kimisi iyi roman yazar, kimisi iyi müzik yapar. Herkes bir şey yapar ama bunların hepsi sanatçıdır. Ben bu ödülü kabul ederken Aydın Doğan Vakfı'nın bir sivil toplum örgütü olması nedeniyle kabul ettim. Bu nedenle önemli benim için..." dedi.
Sağ basın mensuplarının, "Sizden sonra bu ödülü alacaklara bir mesajınız var mı?" ve "Yeni nesil Halk müziği arasındaki ilişki sizce nasıl?" şeklindeki sorularına, "Bu işe layık olana versinler. Onun kararını ben veremem. Onun kararını Vakıf veriyor. Oturuyorlar, kendi aralarında tartışıyorlar, bir karara varıp ondan sonra ödülü hak edene veriyorlar. Halk müziği dinliyorlar. Bence aslanlar gibi de dinliyorlar. Ama tabii ki dil değişmiştir, müziğin belki ritmi değişmiştir. Belki armonizasyon da değişmiştir ama sonuçta bir bakıyorsunuz altında Karacaoğlan diyor, Pir Sultan Abdal diyor, Aşık Veysel diyor. Demek ki bu yeni gençlik bu isimleri tanıyor. Tanıyor ki dinliyor"  diye cevapladı. Sağ, "Ödülü aldığınızda neler hissettiniz?" sorusuna ise, "Bu eğer bir hak edişse orada sorun yok. Ama eğer hatır içinse orada sorun var. Ben Aydın abinin hatır için ödül vereceğine inanmam" dedi.
AYDIN DOĞAN: TÜRKÜLER TOPLUMUN AYNASIDIR
Aydın Doğan da tören için hazırlanarak davetlilere dağıtılan kitapçığın ilk sayfasındaki açıklamasında,  türkülerin toplumun dili olduğunu ifade ederek, "Sevdasını da hüznünü de insanlarımız bugüne kadar hep türkülerle anlata gelmiştir. Türküler, toplumun aynasıdır. Asırlar öncesinden bugüne toplumsal değişimin izini türkülerden takip etmek mümkündür.  Bizi biz yapan, birleştiren, güçlendiren türküler, hiç şüphesiz en büyük zenginliklerimizdendir. Ben türkülerle büyüdüm. Türkülerin yeri bende bir başkadır. Hayatımın farklı dönemlerine eşlik eden, dilimden düşürmediğim türküler oldu. Halk müziğini çok severim. Hele usta bir sanatçıdan dinlenen bir türkünün yerini başka ne tutabilir ki?" dedi.
Aydın Doğan,  "İşte Arif Sağ, böyle bir üstatlardan biri…  Ömrünü Türk Halk Müziği'ne adayan, yüreğinin en derinliklerinden bulup çıkardığı sözleriyle bizi de derinden sarsan, bağlamasıyla bam telimize basan, yeni kuşaklara miras kalacak bir ekol yaratan dev bir usta! Bu yıl  Vakıf olarak, Aydın Doğan Ödülü'nü kendisine takdim etmenin gururunu yaşıyoruz. Arif Sağ'a halk müziğiyle, notalarla, bağlamayla dopdolu geçecek nice sağlıklı yıllar diliyorum" şeklinde konuştu.
ARİF SAĞ'DAN DAVUL PERFORMANSI
Konuşmaların ardından gecede Arif Sağ, davulla kısa bir performans sergiledi. Daha sonra TRT Koro şefi Zafer Gündoğdu, İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı öğrencileri ve TRT sazlarından oluşan koro,mini bir konser verdi. Mehmet Özbek, İzzet Altınmeşe, Belkıs Akkale, Erdal Erzincan'ın da aralarında bulunduğu Türk Halk Müziği sanatçıları da koro eşliğinde canlı performans sundular. Daha sonra Sağ'ın öğrencileri ve sanatçı dostlarından oluşan bir grup, toplu olarak türkü söyledi.
Canlı performans sergileyen sanatçılardan İzzet Altınmeşe sahneden inerek İbrahim Tatlıses'in bulunduğu masada gelerek birlikte türkü söyledi. Bu sırada Aydın Doğan da ikilinin yanlarına geldi. TRT sanatçısı Aysun Gültekin'in söylediği 'Kelkit'in altı bağlar" türküsüne de Gümüşhane Kelkit doğumlu olan Aydın Doğan ayağa kalkarak eşlik etti. Aydın Doğan, performansının ardından Gültekin'i tebrik etti. Gecede, davetliler Aydın Doğan ve Arif Sağ'a büyük sevgi gösterilerinde bulundular. Çok sayıda davetli Aydın Doğan ve Arif Sağ'ın bulunduğu masaya gelerek sohbet edip birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Öte yandan İbrahim Tatlıses de Arif Sağ'ın oturduğu masaya giderek elini öptü.
Ödül töreni, konserin ardından Aydın Doğan, Hanzade Doğan Boyner ve Arif Sağ'ın geceye katılan sanatçılarla birlikte toplu fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.
NİDA TÜFEKÇİ'NİN ÖĞRENCİSİ
Arif Sağ kimdir?
1945, Erzurum doğumlu olan Arif Sağ, 3-4 yaşlarından itibaren, babasının değirmeninde duyduğu ritmik seslerin etkisiyle müzikle bir bağ kurdu. 5 yaşında kaval, 6 yaşında gramofon ve plakla; 7 yaşında Erzincan'da Kumaş Dede'nin dükkanında bağlamayla tanıştı. 14 yaşına kadar burada aşıklık geleneğini öğrenip, deyişler söylemeye başladı. İstanbul'a geldiğinde Aksaray Musiki Cemiyeti'nde Nida Tüfekçi'nin öğrencisi oldu. 1963'de ilk plağı 'Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün'ü çıkardı. 1965'de bağlama sanatçısı olarak İstanbul Radyosu kadrosuna katıldı. Arif Sağ, o yıllarda başlayıp yaklaşık 20 yıl süren '45'lik plak dönemi'nin en ünlü adlarından biri oldu. Bu süreçte 50'ye yakın plak, 200'ün üzerinde beste yaptı. Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanı sıra çok sayıda sanatçıya besteler verdi. Bu bestelerinde yerel motiflere çok sık yer verdi. 1975'de kurulan 'İstanbul Devlet Türk Müziği Konservatuarı'na öğretim üyesi olarak giren Arif Sağ, bu yıllarda halk müziği ve bağlama konusundaki akademik çalışmalarına başladı. 1982'de konservatuardan ayrılıp, kendi adına 'Arif Sağ Müzik Evi'ni kurdu. Aynı yıl, İstanbul Şan Tiyatrosu'nda ilk bağlama resitalini verdi. 1980'li yıllarda ülke dışında çalışmalara başladı ve çeşitli Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerinde halk müziğimizi ve çalgımızı tanıtıcı etkinliklerde bulundu.
Milletvekili seçilen ilk halk müziği sanatçısı oldu ve 1987-1991 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekili olarak görev yaptı. 5 Mayıs 1996'da Almanya Cumhurbaşkanı  Roman Herzog'un desteği ile Köln Filarmoni Orkestrası ile Köln Filarmoni Salonu'nda verdiği konserle Anadolu müziğinin batıya tanıtılmasına ciddi katkıları oldu. 1996 yılında Köln Senfoni Orkestrası eşliğinde Erdal Erzincan ve Erol Parlak'la birlikte Köln'de verdiği konser büyük ilgi gördü ve yine aynı yıl Cumhurbaşkanlığı tarafından kendisine özel ödül verildi.
2000 yılında, İspanya'nın ünlü Flamenko gitaristi TomaTito ile Avrupa'nın 12 ayrı şehrinde konserler vererek bağlamanın yurt dışında tanınmasını ve hak ettiği övgüyü almasını sağladı. 2003 yılında Lübnan'lı sanatçı MarcelKhalife'yle birlikte "Kültürler Buluşmasıö adı altında Türkiye'de bir dizi konserler veren sanatçı, 2005 yılında bir başka flamenko gitaristi GerardoNunez'le birlikte Hollanda ve Türkiye'de konserler verdi. Arif Sağ, bütün bu etkinlikleri süresince eğitimciliğini de ihmal etmedi. Derslerinin yanı sıra Erdal Erzincan'la beraber hazırladıkları 'Bağlama Metodu' büyük ilgi gördü.
AYDIN DOĞAN ÖDÜLÜ
Aydın Doğan Vakfı tarafından Vakfın kurucusu Aydın Doğan adına verilen Aydın Doğan Ödülü, Türk insanının kültürünü ve yaşam kalitesini yükseltmek, Cumhuriyet Türkiyesi'nde kültür, sanat, edebiyat, bilim eserlerini, yaratıcılarının kişiliğinde ödüllendirmek amacını taşıyor. Vakfın da temel amaçlarından olan, gelecek kuşakları eğitmek ve onlara örnek olacak başarıları özendirmeyi de kriterleri arasında yer veren Aydın Doğan Ödülü, bu nedenle çeşitli alanlardaki özverili çalışmaları, yaratılan birikimi ve bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasını da önemsiyor.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE AYDIN DOĞAN ÖDÜLÜ
1) 1997 Aydın Doğan Ödülü: Roman Adalet Ağaoğlu
2) 1998 Aydın Doğan Ödülü: Sosyal ve Beşeri Bilimler Prof. Dr. Doğan Kuban ve Prof. Dr. Emre Kongar
3) 1999 Aydın Doğan Ödülü: Görsel Sanatlar Ara Güler
4) 2000 Aydın Doğan Ödülü: Şiir Melih Cevdet Anday
5) 2001 Aydın Doğan Ödülü: Tarih Prof. Dr. İlber Ortaylı
6) 2002 Aydın Doğan Ödülü: Klasik Batı Müziği Ankara Devlet Konservatuarı
7) 2003 Aydın Doğan Ödülü: Arkeoloji Ord. Prof. Dr. Sedat Alp ve Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu Hizmet Ödülü: Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü ve Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü
8) 2004 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği Yücel Paşmakçı
Hizmet Ödülü: İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı ile Folklor Kurumu
9) 2005 Aydın Doğan Ödülü: Kent Mimarisi, Kent Dokusu 
İzmir Konak Meydanı Düzenlemesi ve Kastamonu Tarihi Kent Dokusu İyileştirme Projeleri
10) 2006 Aydın Doğan Ödülü: Resim Adnan Varınca
11) 2007 Aydın Doğan Ödülü: Moda Tasarımı Özlem Süer ve Ümit Ünal
12) 2008 Aydın Doğan Ödülü: Heykel Seyhun Topuz
13) 2009 Aydın Doğan Ödülü: Tiyatro Genco Erkal
14) 2010 Aydın Doğan Ödülü: Sinema Nuri Bilge Ceylan
15) 2011 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği Mehmet Özbek
Hizmet Ödülü: Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı
16) 2012 Aydın Doğan Ödülü: Öykü Selim İleri
17) 2013 Aydın Doğan Ödülü: Türk Müziği Prof. Dr. NevzadAtlığ ve Türk Musikisi Vakfı
18) 2014 Aydın Doğan Ödülü: Fotoğraf Ozan Sağdıç
Hizmet Ödülü: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü
19) 2015 Aydın Doğan Ödülü: Roman Orhan Pamuk
20) 2016 Aydın Doğan Ödülü T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)
21) 2017 Aydın Doğan Ödülü: Resim Neş'eErdok
22) 2018 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği Arif Sağ
Görüntü Dökümü 
-------------
Törene katılanlar
Hanzade Doğan Boyner'in konuşması
Arif Sağ röp
Aydın Doğan'ın görüntüsü
İbrahim Tatlıses'ten görüntü
İzzet Altınmeşe, İbrahim Tatlıses ve Aydın Doğan'ın türkü söylemesi
Ödül töreni
Toplu fotoğraf çekimi
Genel ve detaylar
05.04.2018 - 15.08 Haber Kodu : 180405110
05.04.2018 - 15.07 Haber Kodu : 180405109
===========================
2- (ÖZEL)- FATİH SAHİLİ'NDE YAŞLI ADAM DENİZE DÜŞTÜ 
Haber-Kamera: Murat SOLAK-Yılmaz BEZGİN-İSTANBUL DHA
Fatih Yenikapı Sahili'nde 81 yaşındaki Kibar Sancar bilinmeyen bir nedenden dolayı denize düştü. Deniz Arama ve Kurtarma Birliği (DAK-SAR) ekipleri tarafından çıkarılan Sancar, hastaneye kaldırıldı. 
Olay saat 14.00 sıralarında meydana geldi. 81 yaşındaki Kibar Sancar, bilinmeyen bir nedenden dolayı denize düştü. Olayı gören vatandaşlar Polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Sahilde bulunan DAK-SAR ekipleri de harekete geçerek yaşlı adamın denize düştüğü yere gitti. Ekipler, denize düşen yaşlı adamı çıkartarak sağlık ekiplerine teslim etti. Sancar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan 81 yaşındaki Sancar'ın hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
Denize düşen Sancar'ı kurtaran DAK-SAR baş kaptanı Umur Zamanoğlu, "Harekat merkezine, vatandaşın ihbarı üzerine görevli botumuz çıkış yapıyor. Çıkış yaptıktan sonra denize düşen kazazedeyi denizden çıkartıyor. İlk müdahaleyi yapıyor arkadaşlarımız. Maalesef kalp durmuş bir şekilde bota alınıyor. Geri döndürme çalışmaları yapılırken 112 ekipleri intikal ediyor. 112 ekipleri de kalp masajı yapıyorlar. Durumunun stabil olması ve dönme ihtimaline karşı hastaneye kaldırılıyor" diye konuştu. 
Görüntü Dökümü:
-Denize düşen vatandaşın bottaki görüntüsü
-Denize düşen vatandaşı karaya çıkarma
-Sağlık ekiplerin vatandaşa kalp masajı yapması
-Deniz Arama ve Kurtarma Birliği baş kaptanı Umur Zamanoğlu röp
-Genel ve Detaylar
 
=======================
3- EYÜPSULTAN'DA YANAN KAUÇUK FABRİKASININ HAVADAN GÖRÜNTÜSÜ 
Haber-Kamera: Ali AKSOYER-İSTANBUL DHA
Eyüpsultan'da sabaha karşı çıkan yangında kauçuk, plastik ve izolasyon malzemelerin üretildiği fabrikada büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Fabrikadaki hasar havadan görüntülere yansıdı. 
Görüntü Dökümü:
-------------
EK GÖRÜNTÜ
-Fabrikanın havadan görüntü
GEÇİLEN GÖRÜNTÜLER
-Olyın meydana geldiği yer
-Alev alev yanan fabrika deposu
-İtfaiye ekiplerinin çalışması
-Vatandaşlarla röp.
-Ambulansta müdahale edilen itfaiye eri
-Yangından gündüz görüntüsü
-Kontrol altına alınan yangın 
-Genel ve detaylar  
05.04.2018 - 05.53 Haber Kodu : 180405004
05.04.2018 - 06.37 Haber Kodu : 180405006
05.04.2018 - 07.48 Haber Kodu : 180405007
======================
4- (ek bilgilerle)- HAYALİ OTOMOBİLLERLE 14 MİLYON LİRALIK VURGUN
 
Haber: Çağatay KENARLI-İSTANBUL DHA
İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 5 ilde düzenlediği operasyonda 15 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin üretimi ve ithalatı yapılmadığı halde çok sayıda lüks araç için sahte belgeler düzenleyerek bankalardan 14 milyon lira çekerek ortadan kaybolduğu belirtiliyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından İstanbul merkezli Ağrı, Edirne, Muğla ve Kırklareli'nde hakkında gözaltı kararı verilen 23 şüphelinin yakalanması için sabah saatlerinde operasyon düzenledi. Polis ekipleri yaptığı baskınlarda 15 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi'nde bulunan Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi.
SAHTE BELGELERLE HAYALET ARAÇ BAŞINA 800 BİN LİRAYA KADAR KREDİ
Mali polis şüphelilerin üretimi ve ithalatı yapılmadığı halde çok sayıda lüks aracı, sahte belge düzenleyerek gümrükten giriş yapmış gibi göstererek sahte Türk Standartları Enstitüsü (TSE) raporları düzenleyip bu araçlara tescil işlemi yaptırdıklarını tespit etti. Polis ekipleri yaptığı ilk incelemeye göre şüphelilerin 17 lüks araç için bankalardan araç başına yaklaşık 800 bin lira arasında kredi çekip ortadan kaybolduklarını belirledi. Şüphelilerin bu yolla yaklaşık 14 milyon liralık bir vurgun yaptıkları ortaya çıktı.  
  
================
5- PİLOTTAN KULEYE KUŞ SÜRÜSÜ UYARISI
Haber: Anıl UÇAN-İSTANBUL DHA
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı çevresinde görülen çok sayıda kuş sürüsü üzerine, kulede görevli kontrolör, pist başındaki uçağın pilotuna bekleme talimatı verdi.
-Kontrolör pilota, "Efendim pist sonuna doğru sol tarafta kuş geçişi var. Bir iki dakika bekleyelim" dedi. 
-Pilot ise kuleye " Teşekkürler efendim. Biz de şu anda takibini yapıyoruz. Beklemedeyiz" anonsunu yaptı.
Bir başka Pilot ise kalkıştan hemen sonra kuş sürüsüyle karşılaştı. 
Kuleye; "Kalkışta 500 feetlerde leylek sürüsü geçti" diye bilgi verdi.
Görüntü Dökümü:
-Ses kaydı
05.04.2018 - 15.15 Haber Kodu : 180405111
======================
6 - (GENİŞ HABER) ZAMAN GAZETESİ ESKİ YAZARLARI VE YÖNETİCİLERİNE AÇILAN DAVADA MÜTALAA VERİLDİ...
Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Kapatılan Zaman Gazetesi'nin eski yazarları ve yöneticilerine yönelik 17'si tutuklu 31 sanık hakkında açılanda davada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne ve Şahin Alpay'ın da aralarında bulunduğu 9 sanığın "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi ile "örgüt üyeliği" suçundan 15'er yıla kadar hapsi talep edildi. 20 sanık için "örgüt üyeliği"nden, 2 sanık için de "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan 7 yıl 6 aydan 15'er yıla kadar hapsi talep edildi.  
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararının ardından 16 Mart'ta tahliyesine karar verilen sanıklardan Şahin Alpay'ın bir televizyon kanalında "Fetullah Gülen dünyanın en barışçıl din adamı, Siz kim oluyorsunuz ya!..Fetullah Gülen'e terörist diyecek kim oluyorsunuz siz? ya utanın..." şeklindeki sözlerine de yer verilen mütalaada şunlar belirtildi:
"Şahin  Alpay örgütsel tavrından bir an bile vazgeçmemiştir. Ülkede yaşanan olaylara Fetullahçı perspektif ile bakmıştır. Toplumu muhtemel darbe girişimine hazırlamıştır. Yazılarında darbenin nesnel koşullarının oluştuğunu iddia etmiştir."
Sanıklardan Mümtazer Türköne'nin de örgüt ele başısı Fetullah Gülen'e sadık kaldığı, sadakatinden ödün vermediği belirtilerek, "Kendisine verilen görevi yerine getirmiştir" denildi. 
 
24 SANIK DURUŞMAYA KATILDI
Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusü'nün karşısında bulunan binada 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce  görülen duruşmaya 17 tutuklu sanık katıldı. Ayrıca tutuksuz sanıklardan Şahin Alpay'ın da aralarında bulunduğu 7 tutuksuz sanık duruşmada hazır bulundu. 
9 SANIK İÇİN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTENDİ
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasının hazır olduğunu ve mütalaayı özetleyerek okuyacağını söyledi. Savcı, sanıklar Ali Bulaç, Mümtazer Türköne, İbrahim Karayeğen, Mehmet Özdemir, Mustafa Ünal, Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, İhsan Duran Dağı ve Orhan Kemal Cengiz'in "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile "Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan" 7 yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
20 SANIĞA ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN 15'ER YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
Mütlaada sanıklar Ahmet Metin Sekizkardeş, Alaattin Güner, Cuma Kaya, Faruk Akkan, Hakan Taşdelen, Hüseyin Belli, Hüseyin Turan, İsmail Küçük, Murat Avcıoğlu, Onur Kutlu, Sedat Yetişkin, Şeref Yılmaz, Yüksel Durgut, Zafer Özsoy, Ahmet İrem, Ali Hüseyinçelebi, Süleyman Sargın, Osman Nuri Arslan, Osman Nuri Öztürk ve Adil Gülçek'in "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapsi istendi. 
2 SANIKA YARDIM ETMEDEN 15'ER YILA KADAR HAPSİ TALEP EDİLDİ
Sanıklar Lalezar Sarıibrahimoğlu ve  Nuriye Ural ise, "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan 7 yıl 6 aydan 15'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaada, 17 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi istendi.
MÜTALAADA HUKUKİ DEĞERLENDİRMEDE BULUNULDU
Sanıklardan Ali Bulaç'ın, Zaman Gazetesi'nde yazarlık yaptığı, örgütün üst düzey yöneticileriyle irtibat halinde olduğu, örgüt çağrısıyla Bank Asya'daki hesabına para yatırdığı, Bank Asya hesabında 2014 yılından 2015 yılına kadar önemli para artışı olduğu belirtilen mütalaada, Ali Bulaç'a ait ele geçirilen dijital materyallerde de örgüt ele başısı Fetullah Gülen'e ait sohbet videoları ve kitaplar olduğu kaydedildi. Sanık Bulaç'ın Fetullah Gülen'e sadık kaldığı, Fetullah Gülen'in belirttiği emirler doğrultusunda yazılar yazdığı anlatılan mütalaada, "Ali Bulaç'ın darbeyi meşru gösterme arayışı içine girmiş, Bank Asya'ya destek olmaktan da geri durmamıştır. Fetullahçı çizgide yazılar yazmıştır" denildi. 
BYLOCK'A 2 BİN 21 DEFA BAĞLANMIŞ"
Mütalaada sanıklardan İbrahim Karayeğen'in de örgütün gizli haberleşme ağı olan ByLock'a 2 bin 21 defa bağlandığı, darbeden sonra kaçarken havalimanında yakalandığı ve üzerinde yapılan aramada da 1 Dolar ele geçirildiği öne sürüldü. Karayeğen'in yaptığı paylaşımlarla örgüte yönelik soruşturmaları eleştirdiği ve örgüt ele başısı Gülen'e bağlılığını dile getirdiği belirtildi.
"GÜLEN'E SADAKATİNDEN ÖDÜN VERMEMİŞTİR"
Kapatılan Zaman Gazetesi yazarlarından olan Mümtazer Türköne'nin yazdığı yazıların bazılarını mütalaasında okuyan savcı, sanık Türköne'nin takipsizlik kararı verilen 17-25 Aralık soruşturmalarının tekrar açılması gerektiğini ve kapatanların da yargılanması gerektiğini yazısında belirttiğini söylediği aktarıldı. Mümtazer Türköne'nin "Ülke otokrasi ile yönetilen bir ülke haline getirilmiştir. Hukuk sistemi işlemez hale getirilmiştir, hesap verecekler" şeklinde yazılar yazdığı belirtilen mütalaada, "Yazdığı yazılarda otokrasiye vurgu yapmıştr. Yurtta Sulh Konseyi'nin TRT'de okuttuğu bildiride de ülkenin otokrasi ile yönetilen bir ülke haline getirildiği cümlesi kullanılmıştır. Yazıların da Fetullahçı yapının sözcülüğüne soyunmuştur. Türköne'nin Yurtta Sulh Konseyi bildirisi ile yazıları arasında benzerlik olduğu, örgüt üyesi olmadığını savunsa da yazıları ve yorumlarıyla Fetullahçı perspektifinde baktığı, yazılarında hükümetin ve anayasal sistemin cebir ile değiştirilebileceğini söyleyerek darbeye zemin hazırlamıştır. Örgüt ele başısı Fetullah Gülen'e sadık kalmıştır. Sadakatinden ödün vermemiştir. Kendisine verilen görevi yerine getirmiştir" denildi.
ŞAHİN ALPAY'IN O KONUŞMASI DA MÜTALAADA YER ALDI
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararının ardından mahkeme tarından 16 Mart'ta tahliyesine karar verilen tutuksuz sanıklardan Şahin Alpay'ın da Zaman Gazetesi yazarı olduğu belirtilen mütalaada, Alpay'ın Gülen Cemaatine yakınlığıyla bilinen kanalların Digitürk'ten çıkarılmasının ardından faks çekerek aboneliğini sonlandırdığı anlatıldı. Sanık Alpay'ın yazılarında paralel yapının safsata olduğu belirttiği, Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca ve bazı emniyet mensupları hakkında yürütülen soruşturmaların cadı avına dönüştürüldüğünü yazdığı belitti. Alpay'ın "Zaman Gazetesi özgür basının kalesidir" şeklinde beyanı olduğu ifade edilen mütalaada Sanık Alpay'ın katıldığı bir televizyon programında da şunları söylediği aktarıldı: "Yav hangi terör, ne olmuş, ne şiddet uygulanmış... Fetullah Gülen ile şiddetin ne alakası var. Ulan siz kimleri kandırabilirsiniz? Fetullah Gülen dünyanın en barışçıl din adamı, İslam dünyasında en barışçıl din adamı. Siz kim oluyorsunuz ya!.. Fetullah Gülen'e terörist diyecek kim oluyorsunuz siz? ya utanın..." Şahin Alpay'ın köşe yazılarına ve Twitter paylaşımlarına da değinilen mütalaada, "Şahin Alpay örgütsel tavrından bir an bile vazgeçmemiştir. Ülkede yaşanan olaylara Fetullahçı perspektif ile bakmıştır. Toplumu muhtemel darbe girişimine hazırlamıştır. Yazılarında darbenin nesnel koşullarının oluştuğunu iddia etmiştir" denildi.  
İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı İsmet Bozkurt tarafından hazırlanan 64 sayfalık iddianamede terör örgütü FETÖ yapılanmasının tarihsel gelişimi, amacı ve hedefleri anlatılıyor. Örgütün medyayı ne zaman ve ne şekilde kullandığına da ayrıntılı değinilen iddianamede, örgütün strateji gereği 2013 yılına kadar devlete ve hükümete karşı gizli ve derinden bir mücadele yürüttüğü, 2013 sonrasında ise açıktan saldırıya geçtiği iddia ediliyor. Örgütün, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak devlet sırlarını ifşa ettiği, algı oluşturarak meşru hükümetleri çalışamaz hale getirmeyi hedeflediği kaydedilen iddianamede,  bunu yapması için de medya gücünü kullandığı, şüphelilerin de haber ve yazılarıyla bu durumu bilerek sürdürdüğü öne sürülüyor. 31 şüpheli hakkında "Darbeye teşebbüs" suçundan 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve "Silahı terör örgütüne üye olmak" suçundan da 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Görüntü Dökümü:
----------------
Dava ile ilgili arşiv görüntüler
05.04.2018 - 12.16 Haber Kodu : 180405058 - İstanbul

Kaynak: DHA

05 Nisan 2018 Perşembe 16:43

Kanal D, Şahin Alpay, Arif Sağ, Aydın Doğan, Politika, Güncel