Dha İstanbul Bülteni - 4

1- İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI TUTUKLANDIHaber: Serpil KIRKESER - Çağatay KENARLI / Kamera: Ersan SAN, İstanbulDHABakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan İstanbul Emniyet Müdürü Ö.C. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

1- İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI TUTUKLANDI
Haber: Serpil KIRKESER - Çağatay KENARLI / Kamera: Ersan SAN, İstanbulDHA
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan İstanbul Emniyet Müdürü Ö.C. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ö.C .bu Sabah Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Bakırköy Adalet Sarayı'na getirildi. Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan şüpheli Ö.C, tutuklanarak cezaevine götürüldü.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Edinilen bilgiye göre bir uyuşturucu kuryesi geçtiğimiz günlerde Atatürk Havalimanı'nda yakalandı. Kurye ile bağlantılı olduğu düşünülen şüphelilerin evine de polis baskın yaptı. Eve yapılan baskında uyuşturucu (bonzai) ele geçirildi. Uyuşturucunun ele geçirildiği evi kimin kiraladığını araştıran polis, emniyet müdür yardımcısı Ö. C. 'nin adına ulaştı. Yapılan operasyonda gözaltına alınan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı şüpheli Ö. C. önceki gün Bakırköy Adalet Sarayı'nda getirildi. Ö.C. "Uyuşturucu ticareti yapmak" suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme de yurtdışına çıkış yasağı koyarak Ö.C.'yi serbest bıraktı. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı da Ö.C.'nin serbest bırakılmasına dün itiraz etti. İtiraz üzerine Ö.C. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Ö.C.'de bu kararın ardından ikinci kez dün gözaltına alınarak Vatan caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Ö.C'nin sağlık kontrolü için getirildiği hastaneden çıkışı
-Bakırköy Adliyesi'nden görüntü
-Ö.C.'nin içinde bulunduğu aracın görüntüsü
-Genel ve detaylar
====================================
2- (ÖZEL)
İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI CEZAEVİ'NDE
Cengiz ÇOBAN, İstanbulDHA
"Uyuşturucu ticareti yapma" suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ö.C. cezaevine konuldu. Dün geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde geçiren Ö.C Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Daha sonra Bakırköy Adliyesi'ne getirilen eski Emniyet Müdürü çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı ve Üsküdar'daki cezaevine konuldu. Olayın ortaya çıkmasından sonra açığa alınan Ö.C'nin cezaevine girdiği sırada yüzünü gizlemeye çalıştığı görüldü.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
-Sivil polis aracının gelmesi
-Cezaevi girişinde kontrol noktasından geçmesi
-Ö.C araçtan inmesi
-Polislerle birlikte cezaevine girmesi
-Cezaevinden görüntü
dhafeed
====================================
3- HASTANEYE SİLAHLI BASKIN "ORGANİZE İŞ" ÇIKTI
Duvarları kurşunlayan kişi aslında 200 bin lira karşılığında başhekimi vuracağını söyledi. O'na silah temin etmekle suçlanan kişinin de bir başka olayda, Can Dündar'a yönelik saldırıda da silahı temin eden kişi olarak yargılandığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan bir başka şüphelinin de 3'üncü bir silahlı saldırı olayına karıştığı, adının Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hasan Dal'a yönelik silahlı saldırıda geçtiği belirlendi.
Emniyete göre 1'i tetiği çeken, 4'ü de planlayıcı olarak gözaltına alınan isimlerin tamamı Alaattin Çakıcı'ya yakın isimler.
Çağatay KENARLI, İstanbul DHA
Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimlik binasının içinde duvarlara silahla ateş açan kişi ve olayın planlayıcıları olduğu iddia edilen toplam 5 kişi adliyeye sevk edildi.
Emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 26 Ocak Perşembe günü Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hastane duvarlarına ateş açan Ferdi E. yakalanarak sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne getirildi. Görgü tanıkları şüphelinin ateş ettiği sırada 'Alaattin Çakıcı abimi nasıl tedavi etmezsiniz' diye bağırdığını söyledi.
200 BİN LİRAYA BAŞHEKİMİ AYAĞINDAN VURACAKTI
Şüpheli Ferdi E.'nin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde "Barış D.'nin kendisine başhekimin ayağından vurma karşılığında 200 bin lira teklif ettiğini ve bu para karşılığında hastanede başhekimi bulamayınca rastgele ateş açtığını fakat olay öncesi ve sonrasında anlaştıkları parayı alamadım" şeklinde ifade verdiği öğrenildi.
OLAYIN PLANLAYICISI 3 KİŞİ VE SİLAHI TEMİN EDEN 1 KİŞİ DAHA GÖZALTINTA ALINDI
Polis ekipleri bu bilgiler üzerine soruşturmayı derinleştirerek şüphelileri teknik ve fiziki takiple belirledi. Olayın planlayıcıları olduğu iddia edilen Barış D., Barış Ö., Etem Ç. ile silahı temin ettiği önü sürülen Sabri B. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına aldı. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre şüphelilerin Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan Alaattin Çakıcı'ya yakın isimler olduğu belirlendi.
CAN DÜNDAR'A SALDIRIDA DA SİLAHI TEMİN EDEN KİŞİ ÇIKTI
Gözaltına alınan şüphelilerden Sabri B.'nin 6 Mayıs 2016'da Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde Can Dündar'a yönelik silahlı saldırıyı gerçekleştiren Murat Ş.'ye silahı temin eden kişi olmakla suçlandığı ve birlikte sanık sıfatında yargılandığı öğrenildi.
EDİRNE'DE CEZAEVİ MÜDÜRÜNE SALDIRIDAN TUTUKLANAN ŞÜPHELİ DE OLAYA KARIŞMIŞ
Şüpheli Etem Ç.'nin yapılan incelemesinde, 16 Aralık 2015 'te Alaattin Çakıcı'nın Edirne Cezaevi'nden başka bir cezaevine sevk edileceği sırada, Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hasan Dal'a yönelik silahlı saldırı gerçekleştirilmesi olayında tutuklanan M.M. ile birlikte olaya karışan isimlerden olduğu ve yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlendi.
5 KİŞİ ADLİYE'YE SEVK EDİLDİ
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden Ferdi E., Barış D., Barış Ö., ve Etem Ç. ve Sabri B. Kartal'da bulunan Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edildi.
Görüntü Dökümü
----------
(Polis Kamerası)
-Şüphelilerin sağlık kontrolüne götürülmesi
-Genel ve detaylar
DHAFEED
====================================
4- ESENYURT'TA UYUŞTURUCU OPERASYONU
Haber-Kamera: Çağatay KENARLI / İstanbul DHA
Esenyurt'ta uyuşturucu tacirlerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheliden 2'si tutuklandı.
Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Esenyurt'ta uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon gerçekleştirdi. 5 Şubat Pazar günü düzenlenen operasyonda polis ekipleri baskın yaptığı adreslerde toplam 29 kilo 460 gram esrar ele geçirdi. Operasyon kapsamında A.S., Y.A., H.A., B.S. ve N.A. yakalanarak gözaltına alındı.
1 ŞÜPHELİ SAHTE KİMLİK KULLANDIĞI BELİRLENDİ
Vatan Caddesi'nde bulunan Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü'ne sorgulanmak üzere getirilen şüphelilerin yapılan detaylı incelemesinde A.S.'nin sahte nüfus cüzdanı kullandığı gerçek kimliğinin ise F.G. olduğu belirlendi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 5 şüpheli dün Bakırköy Adalet Sarayı'na sevk edildi. Şüphelilerden, F.G. ve Y.A. tutuklandı. H.A. adli kontrol şartıyla, B.S. ve N.A. da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
OPERASYON POLİS KAMERASINDA
Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı operasyon polis kameraları tarafından görüntülendi. Operasyon yapılan evlerde valizler içinde uyuşturucu maddelerin bulunması kaydedildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler basın mensuplarına sergilendi.
Görüntü Dökümü
------------------------
(Polis Kamerası)
-Evde arama yapan polis ekipleri
-Uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi
(Aktüel Görüntü)
-Sergiden görüntü
-Ele geçirilen uyuşturucu maddeler
-Genel ve detaylar
====================================
5- ZEYTİNBURNU'NDA KUYUMCU SOYGUNU
Haber-Kamera: İbrahim AKTÜRK / İstanbul DHA
Zeytinburnu'nda maskeli ve silahlı 4 kişi, sabah saatlerinde kuyumcu dükkanının sahibi ve oğlunun ellerini bağlayıp etkisiz hale getirdi. Soyguncular daha sonra vitrinde bulunan bir miktar altını alıp kayıplara karıştı.
Olay, sabah saatlerinde Zeytinburnu, Beştelsiz Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerindeki bir kuyumcu dükkanında meydana geldi.
Silahlı ve maskeli 4 kişi dükkana girerek, kuyumcu Hasbi Parlakkılıç ile oğlu Mehmet Ali Parlakkılıç'ı silahla tehdit etti.
Soyguncular daha sonra baba ile oğlunu dükkanın arka tarafındaki bölüme götürüp burada ellerini ve ayaklarını bağladı.
Daha sonra zanlılar vitrindeki bir miktar altını alıp yanlarına getirdikleri çantaya koyarak olay yerinden kaçtı.
Bir süre sonra dükkana giren müşteriler işyerinde kimsenin olmadığını görünce arka bölüme baktı. Baba ile oğlun elleri ve ayaklarının bağlı olduğunu gören müşteriler durumu hemen polise bildirdi. Bu arada, müşterilerin yardımıyla Hasbi Parlakkılıç ile oğlu Mehmet Ali Parlakkılıç kurtarıldı. Olay yerine gelen polis ekipleri, saldırganların yakalanması için işyerinde ve çevresinde inceleme yaptı. Delil toplayan polis ekipleri, baba ile oğlun da ifadesine başvurdu.
KUYUMCU DÜKKANI SAHİBİ, SAVCININ BABASI
Öte yandan, işyeri sahibi Hasbi Parlakkılıç'ın, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Parlakkılıç'ın babası olduğu öğrenildi. Savcı Parlakkılıç, olay yerine gelerek yetkililerden bilgi aldı. Bir süre babasına ait kuyumcu dükkanında kalan Parlakkılıç, daha sonra olay yerinden ayrıldı.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Olay yerinden detay görüntüler
-Kuyumcu dükkanın önünden görüntüler
-İnceleme yapan polis ekiplerinden detaylar
-Çevredeki kalabalıktan görüntüler
-Bir görgü tanığı ile röportaj
-Bakırköy savcısı Parlakkılıç'ın olay yerine gelmesi (saçsız olan, siyah montlu)
-Parlakkılıç'ın çıkışı
-Detaylar
====================================
6- DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK PLATFORMUNDAN REFERANDUM İÇİN 'HAYIR' KAMPANYASI
Haber: Özgür ALTUNCU - Kamera: İdris TİFTİKÇİ / İstanbul DHA
Çeşitli siyasi parti, sivil toplum örgütü, dernek, sendika ve bireysel aktivistin bir araya gelerek oluşturduğu Demokrasi İçin Birlik Platformu, bugün referandum için hayır kampanyasının tanıtımını yaptı.
Demokrasi İçin Birlik Platformu'nun Kenter Tiyatrosu'ndaki kampanya tanıtım toplantısına birçok isim katıldı. Ercan Karakaş, Süleyman Çelebi, Sarp Kuray, Nur Sürer, Hüsnü Mahalli, Ayşenur Arslan, Levent Tüzel, Ufuk Uras, Celallettin Can, Hasip Kaplan, İhsan Eliaçık, Arzu Çerkezoğlu, Filiz Kerestecioğlu, Sezai Temelli ve Mücella Yapıcı bu isimler arasındaydı.
"SOL BİRLİKTELİK DEĞİL"
Birlikteliklerinin bir sol birlik olmadığını söyleyen Yazar Ayşegül Devecioğlu, "Bütün toplum kesimleriyle konuşacak, kutuplaşmaya deva olacak, bütün kesimlerle konuşan bir topluluktan söz ediyoruz. Yeni bir demokrasi anlaşıyını gündeme getirmiş bir birliğiz" dedi.
MANİFESTO OKUNDU
Ardından Demokrasi İçin Birlik Platformu'nun manifestosu okundu. 'Hayır biz Varız başlıklı' manifestoda anayasa değişikliğinin tartışılmaya başladığı anda meşruiyetini yitirdiği, OHAL koşullarında halkın özgür iradesinin oluşamadığı belirtildi. Değişikliğin bir memleket meselesi haline geldiğinin vurgulandığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Kimse bu kadar yetkiye sahip olmamalı. Tek adam yönetimi Türkiye'nin geleceği, huzuru, kalkınması, istikrarı açısından kesin bir geri dönüş. İktidarın gücünün siyasal iktidardan tamamen bağımsız, güçlü kurumla ve yapılar eliyle dengelenmesi ve denetlenmesi zorunlu."
"BU SİSTEME GEÇİT VERMEYELİM"
Demokrasi İçin Birlik Platformu'nun toplantısından Tiyatro Sanatçısı Orhan Alkaya da anayasa değişikliğinin maddelerine tek tek değinerek, kendileri açısından ortaya çıkacak sıkıntıları anlattı.
Alkaya, "Bir toplumsal uzlaşı ortamı sağlanamadığı için tamamen gündemden kalkmış olan başkanlık sistemi, birden bire en önemli gündem oldu. Oysa demokrasilerde Anayasa yangından mal kaçırır gibi yapılmaz. Özgür bir ortamda, her kesimin düşüncelerini ifade edebileceği, koşullarda yapılır. Ülkemizi on yıllarca etkileyecek yasalar bir ayda hazırlandı. Bu acele niye '"diye soran Alkaya sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: Neden Anayasa'yı üç ayda değiştirmek için gece gündüz çalışıldı' Bu anayasa değişikliği halkın somut dertlerine çözüm değil. Çünkü toplumsal uzlaşma aranmadı. Sizi tek adam rejimine ikna etmek isteyenlere cevabımız var. Güçlü Başkan Güçlü Türkiye diyorlar . Hayır güçler Türkiye halkının değil, başkanın elinde toplanıyor. Olacağı söyleyelim. Türkiye güçlü bir başkanın hükmettiği, zayıf bir ülke haline gelecek. Sonuç, bütün yetkileri bir elde toplamak hiçbir ülkeye iyi gelmemiştir. O tek adamın kim olduğu, hangi partiden olduğu hiç önemli değildir. Bugün sevdiğin birisi başkan olacak diye düşünebilirsin. Ama yarın nefret ettiğin, hatta korktuğun biri aynı yetkilerle başkan olabilir. Sorun tek adamlar üretmeyecek sistem kurmaktadır. O tek adamları getirmek kolay, göndermek çok zordur. Bu sisteme geçit vermeyelim" dedi.
"YETMEZ AMA EVET" DİYENLER ÖZELEŞTİRİ YAPTI MI ?
Demokrasi İçin Birlik Platformu'nun içinde 2010 referandumuna "Yetmez ama evet" kampanyasına destek verenlerin de bulunduğunu, bu konuda bir özeleştiri yapılıp yapılmadığını soran bir gazeteciye HDP eski İstanbul Milletvekili Levent Tüzel yanıt verdi. Tüzel soruya," Artık bu tehlikeli gidişatın karşısında durmak gerektiğini anlayıp, doğru tutumun yanında, bugün referandum açısından hayır demenin doğru tutum olacağını düşünüyorlar ve bu harekete de güç veriyorlar Bu özeleştirinin kendisi "yanıtını verdi.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Toplantıya katılan isimlerden detaylar
-Melda Onur'un Türmen'in mektubunu okuması
-Devecioğlu'nun açıklaması
-Okunan manifestodan bir bölüm
-Alkaya'nın konuşması
-Tüzel'in açıklaması
-Detaylar
====================================
7- 26 ASKERİ PERSONEL FETÖ SUÇLAMASIYLA ADLİYEYE GÖNDERİLDİ
Haber-Kamera: Ali AKSOYER / İstanbul DHA
FETÖ soruşturması kapsamında Bylock kullandığı iddia edilen 26 askeri personel, Asayiş Şube Müdürlüğü'nde yapılan sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.
Alınan bilgiye göre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 18 Ocak 2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığının başlattığı soruşturmada İstanbul merkezli 54 ilde, 243 askeri personel FETÖ'ye üye olmak şüphesiyle gözaltına alındı. 243 şüpheliden 77'sini İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler Ankara, İzmir, Konya, Kocaeli, Manisa, Kayseri'deki operasyonlarda gözaltına almıştı. İşlemleri tamamlanan bu şüphelilerden 26'sı geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerin sorgularının devam ettiği öğrenildi.
Yakalanan şüphelilerin bazılalarının Bylock kullandığı, bir kısmın ise örgüt üyeleri ile irtibatlı oldukları için haklarında yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.
Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Şüphelilerin emniyetten çıkışı
-Şüphelilerin polis midibüsüne binmesi
-Genel ve detaylar
================================
8- (ÖZEL)
MELİS GÜRSOY'UN KIZLARININ BAKICISI HIRSIZLIKTAN CEZA ALDI
Haber: Yüksel KOÇ / İstanbul DHA
Büyük bir şirketin yönetim kurulu üyesi Melis Gürsoy'un çocuklarının bakıcısı Filipin asıllı Türk vatandaşı L.M.B., ziynet eşyaları çaldığı gerekçesi ile "Güveni kötüye kullanmak" suçundan yerel mahkemece 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
İstinaf Mahkemesi, suçun hırsızlık olduğu gerekçesi ile yerel mahkemenin kararını kaldırarak L.M.B.'yi "Bina içinde hırsızlık" suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Kararın sanık tarafından istinaf edildiğini gerekçe gösteren İstinaf Mahkemesi, sanık lehine olan yerel mahkemenin 1 yıl 3 aylık cezasının uygulanmasına hükmetti ve sanığa verilen cezayı 2 yıl süre ile erteledi.
ZİYNET EŞYALARINI ÇALMAKTAN ŞİKAYET ETMİŞTİ
Melis Gürsoy, iki kızının hizmetlisi olan L.M.B.'yi, çeşitli tarihlerde evinden ziynet eşyalarını çaldığı gerekçesi ile şikayet etmişti. 2015 yılında yapılan şikayet sonucu açılan dava geçen yıl İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Mahkeme, L.M.B.'yi "Güveni kötüye kullanmak" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.
KARARI 'BERAAT' TALEBİYLE İSTİNAF ETTİ
L.M.B.'nin avukatı, müvekkilinin şikayetçinin zararını karşıladığını, bu nedenle beraat etmesi gerektiğini gerekçe göstererek yerel mahkemenin kararını İstinaf Mahkemesi'ne taşıdı. Dosyanın geldiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nde görülen duruşmaya sanık L.M.B. ve Avukatı Gül Pembe Soytürk ile şikayetçi Melis Gürsoy'un avukatları İlkan Koyuncu ve Uğur Güner katıldılar.
Sorgusu yapılan sanık L.M.B., üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek, "Ben atılı suçlamayı işlemedim. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" dedi. L.M.B., çaldığı iddia ettiği eşyaların 6 yıllık çalışması karşılığında müşteki tarafından kendisine hediye edildiğini öne sürdü.
Sanığın Avukatı Gül Pembe Soytürk ise, müşteki Melis Gürsoy'un kullanmadığı eşyaları müvekkiline verdiğini iddia ederek, "Müşteki böyle bir iddiada bulununca da eşyaları iade etmiştir. Müşteki de bunu kabul etmiştir. Müvekkilimin beraatini talep ediyoruz" dedi.
'ÇALINAN EŞYALAR ARASINDA PARA VE MÜVEKKİLİN EŞİNİN KOL SAATİ DE VAR'
Şikayetçi Melis Gürsoy'un avukatları ise, sanığın 15 yıldır Türkiye'de çocuk baktığını belirterek, "Sanık şikayetimizden sonra korkup bir kısım eşyaları iade etmiştir. Tamamını iade etmemiştir, zararın tamamı giderilmemiştir. Çalınan eşyalar arasında para ve müvekkilimin eşinin kol saati de vardır. Kısmi ödemeye muvafakat etmiyoruz, şikayetimiz devam etmektedir, sanığın cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.
SAVCI HIRSIZLIKTAN CEZA İSTEDİ
Duruşma savcısı Yekta Çobanoğlu, sunduğu esas hakkındaki mütalaasında, şikayetçinin evinde hizmetli olarak çalışan sanığın eyleminin, "Bina içinde hırsızlık" olduğunu, yerel mahkeme tarafından, "Güveni kötüye kullanma" suçundan kurulan 1 yıl 3 aylık hapis cezasına ilişkin hükmün kaldırılarak, sanığa, "Bina içinde hırsızlık suçundan" ceza verilmesini istedi.
SANIK: KIZLARI BENİ MÜŞTEKİDEN DAHA ÇOK SEVİYORDU, KISKANDIĞI İÇİN SUÇLAMADA BULUNDU
Savcı Çobanoğlu'nun esas hakkındaki mütalaasına karşı son sözü sorulan sanık L.M.B., mütalaayı kabul etmediğini belirterek, "Ben müştekinin iki kızına baktım. Kızları beni müştekiden daha çok seviyordu. Müşteki beni kıskandığı için böyle bir suçlamada bulunmuştur. Suçlamalar doğru değildir. Ben her pazar kiliseye gidip dua ediyorum, böyle bir şey yapmam, çünkü tanrıdan korkuyorum. Suçlamalar doğru değildir" dedi.
20. Ceza Dairesi Başkanı Mehmet Halit Tekiş, mahkemenin kararını açıkladı. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin sanığa, "Güveni kötüye kullanma" suçundan verdiği 1 yıl 3 aylık hapis cezasını kaldıran Daire, sanığı "Bina içinde zincirleme hırsızlık" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırdı. Daire, bu cezayı iyi hal indirimi ile 5 yıl 2 ay 15 güne düşürdü.
20. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin 1 yıl 3 aylık cezasının sanık tarafından, "Beraat" talebi ile istinaf edildiğini, bu nedenle kendi kararları yerine sanık lehine olan yerel mahkemenin kararının sanık aleyhine uygulanması gerektiğine hükmetti.
Daire, sanığın 1 yıl 3 aylık hapis cezasını da 2 yıl süre ile erteledi.
====================================
9- VALE CİNAYETİNDE 8 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Haber-Kamera: Ali AKSOYER / İstanbul DHA
Kumburgaz'da yaklaşık 4 ay önce bir barın önünde çıkan silahlı kavgada öldürülen vale Cahit Muhammet Battal (28), cinayetinde 8 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin barda kavga çıkarttıkları için dışarı atıldıkları bir süre sonra arkadaşlarıyla birlikte gelerek bara baskın yaptıkları öğrenildi. Şüphelilerin 4'ü tutuklandı.
KAPIDAKİ VALEYİ ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ
Kamiloba Mahallesi'nde bir bar önünde 19 Eylül 2016 tarihinde saat 02.10'da silahlı kavga yaşanmıştı. Barın önüne gelen kalabalık bir grubun açtığı ateş sonucu kapıda bekleyen ve vale olarak çalışan Cahit Muhammet Battal vurularak ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, saldırganlar ise olayın ardından kaçmışlardı.
SALDIRIYI BARDAN DIŞARI ATILANLAR GERÇEKLEŞTİRMİŞ
Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından cinayetle ilgili yapılan soruşturmada olay öncesinde içerde eğlenen 3 kişinin aşırı alkol alıp taşkınlık yaptığını bu nedenle bar çalışanları tarafından dışarı atıldıkları tespit edildi. Bu kişilerin yanlarına arkadaşlarını alarak bir süre sonra geri döndükleri ve işyerini kurşunladıkları ortaya çıktı.
8 KİŞİ YAKALANDI 4'Ü TUTUKLANDI
Bu gelişme üzerine polis olaya karıştıkları tespit edilen Mehmet K.(25), Fatih K.(24), Yahya A.(23), Said O.(25), Herver K.(25), Hezver K.(29), Tolga G.(26), Feylazur K.(26) gözaltına alındı. Poliste yapılan sorgularında şüphelilerin, suçlamaları kabul etmedikleri öğrenildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mehmet K., Fatih K., Yahya A.., Said O. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hezver K. ve Tolga G. haklarındaki soruşturma tamamlanması için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne geri gönderildi.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Şüphelilerin emniyetten çıkışı
====================================
10- LİMAK, KUVEYT HAVALİMANINI 6 YIL YERİNE 4 YILDA BİTİRECEK
Haber: İstanbul DHA
İstanbul'da inşaatı devam eden Yeni Havalimanının yapımcı firmalarından Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, bir süre önce ihalesini aldıkları ve 6 yılda tamamlanacağını bildirdikleri Kuveyt Havalimanı inşaatını 4 yılda bitireceklerini söyledi.
Türk müteahhitlerinin şimdiye kadar aldıkları en büyük iş olarak belirtilen Kuveyt Havalimanı yeni terminalinin 6 yıl yerine 4 yılda tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Nihat Özdemir, Kuveyt Emiri'ni ziyaretlerinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Burada Sayın Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al-Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ve H.e. Veliaht Prens Sheikh Nawaf Al-Ahmad Al-Jaber Al-Sabah'ı ziyaret ettik. Görüşmelerimiz sırasında "Bu havalimanının tüm Kuveytlilerin hayali olduğunun farkındayız. Yapım süresi olan 6 yıl çok uzun bir süre, bunu 3,5-4 yıla mutlaka indirmemiz gerektiğine inanıyoruz."
Kuveyt'e sadece bu proje için gelmediklerini belirten Özdemir, "Buraya yatırım için geldik. Bütün çalışmalarımızı ve organizasyonlarımızı buna göre planlıyoruz. Böylesi bir projenin yapılması iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecekö diye konuştu.
UMARIM PROJENİN TEMELİNİ BİRLİKTE ATARIZ
Kuveyt Büyükelçisi Murat Tamer'in de bulunduğu görüşmede Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al-Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a iyi temennilerini ileterek, "Umarım bu projenin temelini birlikte atarız" dedi.
Projenin hızlanabilmesi için Kuveyt tarafına düşen görevler olduğunu belirten Al-Sabah, "Biz de üzerimize düşeni yapacağız" dedi. Büyükelçi Murat Tamer, Nihat Özdemir ve beraberindeki heyet daha sonra Başbakan Sheikh Jaber Al-Mubarak Al-Hamad Al-Sabah tarafından da kabul edildi.
12 BİN KİŞİYE İSTİHDAM
Kuveyt Havalimanı yeni terminal binası inşaatı ile ilgili kontrat geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Limak İnşaat tarafından imzalanmıştı. Yaklaşık 4.6 milyar dolar değerindeki kontrat Türk müteahhitlerinin yurtdışında tek başlarına aldıkları en büyük kontrat olma özelliğini taşıyor. İnşaat süresince ortalama 7,500 kişiye istihdam sağlayacak olan projede çalışan sayısının 12,000'e kadar çıkması bekleniyor. İkonik ve çevreci bir dizayna sahip olan yeni terminal binası, 25 milyon yolcu kapasiteli olacak ve tavanındaki güneş panelleri sayesinde kendi elektriğinin bir bölümünü de üretebilecek.

Kaynak: DHA

09 Şubat 2017 Perşembe 14:29

Nihat Özdemir, Türkiye, Kuveyt, Cumhuriyet Başsavcılığı, Politika, Güncel