Dha İstanbul Bülteni - 4

1 -(görüntülerle)BUGÜNE KADAR YAKALANAN EN YÜKSEK MİKTAR Çağatay KENARLI / İSTANBUL DHAİstanbul Narkotik suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri, Ambarlı limanında bir gemide yapılan aramada 212 kilogram saf kokain ele geçirildi.

1 -(görüntülerle)BUGÜNE KADAR YAKALANAN EN YÜKSEK MİKTAR 

Çağatay KENARLI / İSTANBUL DHA

İstanbul Narkotik suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri, Ambarlı limanında bir gemide yapılan aramada 212 kilogram saf kokain ele geçirildi. Bu miktar İstanbul'da şuan yakalanan en büyük miktardı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğüne gelen bir ihbar üzerine, İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ve Emniyet ekiplerince ortaklaşa operasyon yapıldı.

Operasyon kapsamında; Brezilya'dan hareketle İspanya üzerinden  bugün Ambarlı Limanı'na gelen jelatin yükü bir konteyner X-ray taramasına sevk edildi. Tarama sonucunda yoğunluk tespit edilmesi üzerine konteyner tam tespit işlemi için açıldı. Jelatin yükünün arasında valizler içinde gizlenmiş şekilde 193 pakette toplam 212 kg. kokain ele geçirildi. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Ele geçirilen kokainin fotoğrafları 

-Olay yerinden görüntüler

-Ele geçirilen kokainin polislerce taşınması

13.06.2017 - 17.44 Haber Kodu : 170613192

==========================

 (ÖZEL)

2-  "EV HAPSİ CEZASI" NA ÇARPTIRILAN "EVSİZ" İN ÇARESİZLİĞİ

Mahkeme tutanaklarına ev adresi olarak geçen, bir futbol sahasının yarı büyüklüğündeki açık alandan dışarıya adım atamıyor. Mahkeme kararının uygulandığını Polis denetliyor, Barış Alkan'ın bu alandan dışarı bir adım atmasına izin vermiyor.    

Haber: Özgür ALTUNCU / Kamera: Güven USTA,İstanbul DHA

Evi, kayıtlı olduğu bir adresi yok. Sokakta yaşıyor. Yani bir evsiz.   Mahkemenin adli kontrol tedbiri olarak verdiği  " ev hapsi" cezasını, evi olarak tanımlanan boş bir arazide çekiyor. 

EVSİZE EV HAPSİ

31 yaşındaki Barış Alkan, 14 Nisan'da Kadıköy Söğütlüçeşme'de uyuşturucu madde kullanmak ve satmak suçlamasıyla polis tarafından gözaltına alındı. Savcılık tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama talebini reddederken, Alkan için CMK 109/3 J maddesi gereğince, 'konutu terk etmemek suretiyle Adli Kontrol Tedbiri uygulanmasına' karar verdi. Bu kararın hukuk dilindeki karşılığı ev hapsi.  

"DAHA ÖNCE KARŞILAŞILAN BİR DURUM DEĞİL"

Baro tarafından Barış Alkan'ı savunması için görevlendirilen Avukat Oktay Özer karara şaşırdı. Ev hapsi kararına itiraz eden Özer, Bu daha önce karşılaşılan bir durum değil. İtirazlarımı hem sözlü hem de sonradan yazılı bildirmeme rağmen, taleplerimiz reddedildi. Kişi dışarıda yatıyor. Herhangi bir konutu yok. Ama bu kişi hakkında bir ev hapsi kararı var. Bu nasıl uygulanacak " diye sordu. 

EV ADRESİ VE TELEFONU OLMAYAN BARIŞ'I BULDUK

Oysa Barış Alkan, mahkeme kararında adres bilgisi olarak yer alan Söğütlüçeşme Metrobüs Durakları arkasında bulunan metal levhalarla çevrili boş alanda cezasını çekmeye başladı bile.Telefonu el konulan Barış Alkan'a ulaşabilmenin tek yolu Sögütlüçeşme civarında onu tanıyan birilerine rastlayıp nerede olduğunu sormak. Çevrede dolaşması yasak olan Barış'a kısa bir soruşturmanın ardından ulaşmak mümkün.    

"EVİM OLMADIĞI HALDE EV HAPSİNDEYİM"

Kendisi gibi madde bağımlısı olan kişilerle birlikte sokakta yatan Barış Alkan'ın Sögütlüçeşme Metrobüs istasyonu ve çevresine çıkması yasak. Bölgede görev yapan polisler Alkan'ın bulunduğu yerden çıkmasına izin vermiyor. Bulunduğu bölgeden dışarı adım atamadığını söyleyen Barış Alkan, "Polisler gördükleri her yerde engelliyor. Dışarı çıkarsam 'suç' diyorlar. Evim olmadığı halde yine ev hapsindeyim "diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

--------------------------

Avukat Oktay Özer ile röportaj

Mahkeme kararından detay

Sögütlüçeşme çevresinden detaylar

Sokakta yaşayanların Barış'ın nerede olduğunu göstermesi     

Barış ve arkadaşlarından detaylar

Sokakta yaşadıkları bölgeden detaylar

Barış Alkan ile röportaj

Muhabir anonsları

Genel ve detay görüntüler

13.06.2017 - 15.51  Haber Kodu : 170613138

===========================

 (ek görüntüyle geniş haber)

3 - HAMAMDA TURİSTLERE TACİZE CEZA 

Karaköy'de iki yıl önce,  2 Fransız kadın turiste cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen 4 hamam çalışanından 2'si beraat etti. Biri 6 yıl 3 ay, diğeri ise 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Kadın avukatlar duruşma sonrası adliye önünde açıklama yaptı.

Haber-Kamera:  Hayati KILIÇ - Ümit TÜRK İstanbul DHA

Karaköy'de bir hamamda 2 Fransız kadın turiste cinsel tacizde bulundukları iddia edilen hamam çalışanı 4 kişinin yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme iki kişi hakkında beraat verirken, diğer 2 kişiyi ise  6 yıl 3 ay hapis ve  8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

İstanbul Adalet Sarayı'ndaki İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen kara duruşmasına "Basit cinsel saldırı" suçundan 7'şer yıla kadar hapisleri istenen tutuksuz sanıklardan Ahmet K. katıldı. Diger sanıklar duruşmaya gelmedi.

ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Şikayetçi Fransız turistler  Zelda S. ve Florine L. duruşmaya katılmazken, onları duruşmada 7 kadın avukat temsil etti. Şikayetçi avukatları sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek "Müvekkilimizin yabancı olmasından yararlanan sanıklar, onların Türk hamam kültürünü bilmediklerini kötüye kullanmışlardır. Kendilerinin sanıklara iftira atmasını gerektirecek hiçbir neden yoktur. Birden fazla kişi tarafından hizmet ilişkisi kötüye kullanılarak gerçekleştiğinden cezayı ağırlaştırıcı sebeplerde uygulama alanı doğmuştur. Üst sınırdan cezalandırılmalarını talep ediyoruz" dediler.

Sanıkların avukatı Mehmet Akif Tekelioğlu ise savunmasında " Söz konusu hamamın seçilmesinde farklı anlatımlar bulunmaktadır. Bu hamamın kurban olarak seçildiğini düşünüyoruz. Şikayetin sigorta şirketinden para almak amacıyla yapıldığını düşünüyoruz. Şikayetçiler kendi rızaları ile hamama gelip işlem yaptırmışlardır. Keseleme ve masaj işlemleri ayrı yerlerde yapılmış olup,şikayetçilerin arkadaşları da bu işlemler sırasında ziyarette bulunmuş ve her hangi bir aksaklık olmadığını görmüşlerdir" dedi.

2 CEZA 2 BERAAT

Duruşma sonunda, Ahmet K. ve İbrahim K. mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine karar verildi. Sanıklardan Cafer A. hakkında "cinsel saldırı" suçundan 6 yıl 3 ay, Osman C. hakkında da aynı suçtan 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi.  

 

"KARAR BEKLEDİĞİMİZDEN OLUMLU ÇIKTI..."

Duruşmanın ardından Çağlayan Adalet Sarayı önünde toplanan, Fransız kadınların avukatlarıyla, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Kadınlarla Dayanışma Vakfı üyeleri, "Hamamda cinsel tacizinin ve erkek şiddetinin takipçisiyiz" yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptılar. Avukat Ezgi Duman, "Karar beklediğimizden olumlu çıktı açıkçası. Çünkü biz genelde erkek yargı pratiğiyle karşılaşmaya alışkınız ne yazık ki. Bugün 4 failin 2'si ceza aldı. Üstelik de üst sınırdan ceza aldılar. Hizmet ilişkisinin kullanılması gerekçesiyle hakim ağırlaştırıcı sebepleri de uyguladı. Bu açıdan kararı olumlu karşılıyoruz" dedi. 

Bu tip kadınların adalete güvenini artıran kararların çoğalmasını istediklerini belirten Duman, "Ancak 2 sanığın beraat etmesi bakımından ve iyi hal indirimlerinin uygulanmasını tabi ki eleştiriyoruz. Bu bakımdan kararı istinaf mahkemesine taşımayı düşünüyoruz" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

---------------------------

Adliye önünde toplanan kadınlar

Açılan pankart 

Avukat Ezgi Duman'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

/////////

-Olayın ardından hamam önündeki protestodan görüntüler (ARŞİV

13.06.2017 - 15.52  Haber Kodu : 170613139

13.06.2017 - 15.27 Haber Kodu : 170613125

==========================

4 -  FETÖ/PDY ADLİ TIP YAPILANMASI DAVASI;ARANDIĞINI BİLMEYEN SANIK DURUŞMADA TUTUKLANDI

Haber: Yüksel KOÇ/İSTANBUL, 

FETÖ / PDY'nin İstanbul Adli Tıp yapılanmasına yönelik 38'i tutuklu, 3'ü firari 52 sanığın, "Silahlı terör örgütüne üye olmakö suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davaya devam edildi. Bugünkü davanın duruşmasına gelen firari sanıklardan Mustafa Cahit Gül, mahkeme tarafından tutuklandı. Böylece tutuklu sayısı 39'a yükseldi. 

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu yargılanan 38 sanık ile tutuksuz yargılanan 7 sanık katıldı. Bu dava kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan eski adli tıp uzmanı Mustafa Cihat Gül de bugünkü duruşmaya geldi. Hakkında yakalama kararı bulunan Gül, Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ tarafından kürsüye çağrıldı. Avukatıyla dün görüştüğünü, hakkındaki yakalama kararından haberi olmadığını söyleyen Gül, savunma yapmaya hazır olduğunu söyledi. 

Üye hakimin, "İddianamede hakkındaki yakalama kararı yazıyor, nasıl haberin olmaz" sorusunu, "E-devlete girdiğim de iddianameyi gördüm ama hakkımda yakalama kararı olduğunu bilmiyordum" şeklinde yanıtladı. 

Adli tıp kurumunda 2010 yılında göreve başladığını, 4 yıl asistanlık yaptığını, daha sonra da 3. İhtisas Dairesi'nde uzman olarak çalışmaya başladığını belirterek, 15 Temmuz'dan sonra açığa, peşinden de gözaltına alındığını söyledi. 

TANIKLAR KISKANÇLIKTAN ALEYHİNE İFADE VERMİŞ

Herhangi bir örgüte üye olmadığını, kurum içerisinde de böyle bir yapılanmanın olmadığını savunan Gül, aleyhine konuşan bazı tanıkların kendisini tanımadığını, tanıyan tanıkların da kıskançlık nedeniyle aleyhine tanıklık yaptığını iddia etti. 

TÜM SINAVLARDAN 100 TAM PUAN ALMIŞ

Kurum içindeki sınavların tümünden 100 tam puan aldığı hatırlatılan Gül, sınavlarda herhangi bir şaibe bulunmadığını savunarak, bunun kendi başarısı olduğunu söyledi. 

TUTUKLANDI 

Duruşma savcısı, savunması tamamlanan Gül'ün tutuklanmasını taleb etti. Sanık hakkındaki yakalama kararını kaldıran mahkeme, "Sanığa atılı suçun vazıf ve mahiyeti, sanık ve tanık beyanlarının tamamının alınmamış olması ve adli kontrol tedbirlerinin şu aşamada yetersiz oluşunu" gerekçe göstererek Gül'ün tutuklanmasına karar verdi. Duruşma salonundan çıkarılan Gül, tutuklama işlemlerinin yapılması için polise teslim edildi. 

Savunması alınan tutuklu sanık Ahmet Akça, gözaltı süresince kötü muamele gördüğünü söyledi. Mahkeme Başkanı Dağ, gözaltı sürecini ilişkin değil, hakkındaki suçlamalar konusunda savunma yapması gerektiğini söyledi.

GÖZALTINDA KÖTÜ MUAMELE TARTIŞMASI

Sanık Akça'nın avukatı buna itiraz ederek müvekkilinin işkence gördüğünü bunu da mahkeme de anlatması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Başkan Dağ, "Bunun yeri mahkeme değil savcılıktır. Şikayetinizi oraya yaparsınız. 9 ay boyunca şikayet yaptınız mİ? Siz bir hukukçusunuz bir dilekçe verdiniz mi? İşkence yapıldığına dair bir savcılığa başvurunuz oldu mu'ö dedi. Bunun üzerine sanığın avukatı, "Hayır ama müvekkilimi bu konuda dinlemeniz gerekir. Belki anlatacakları önemli olabilirö dedi. Mahkeme Başkanı Dağ, "Hayır efendim. Bugüne kadar hiç bir başvurunu olmamış bir dilekçe bile verilmemiş ise bu konuda iyi niyetli olduğunu düşünemem. Neden şimdi? Mahkemenin konusu bu değil? Biz de noter değilizö sözleri ile sanık Akça'nın iddianamedeki suçlamalar konusunda savunmasına devam etmesini istedi.

Suçlamaları kabul etmeyen Akça, açığa alınana kadar Fizik İhtisas Dairesi'nde çalıştığını belirterek, iddianamede iddia edildiği gibi telefonuna ByLock  yüklemediğini ve bu programı kullanmadığını söyledi. Örgüt üyesi olmadığını söyleyen Akça, Adli Tıp Kurumu bünyesinde FETÖ yapılanmasını hiç duymadığını, böyle bir yapının olduğunu da bilmediğini kaydetti.  

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgütün İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki yapılanması anlatılıyor. Şüphelilerden ele geçirilen dokümanlar sıralanırken, şüphelilere ilişkin tanık beyanlarına da ver veriliyor.

İddianamede, şüphelilerden 35'inin örgütün haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, bir kısmının da 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açtığı veya bir kısmının da varolan hesaplarında arttırım yaptıkları anlatılıyor. İddianamede, tüm şüphelilerin "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

============================

5 - İSTANBUL SHOPPİNG FEST İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,

 

" Bu şehrin Shopping Fest'te dünyada en önde gelen bir merkez olmasını arzu etmekteyiz. Bunu kesinliklikle başaracağız"

İTO Başkanı İbrahim Çağlar,

" 9 AVM'de tüm etkinliklerimiz gerçekleştirilecek. Toplamda 200'e yakın yerli ve yabancı tasarımcı, 15'e yakın sanatçı ve sergi, 150 civarında atölye ve sohbet programı, 30'u aşkın müzik ve dans performansı sergilenecek"

Haber-Kamera: Enver ALAS, İstanbul / DHA

İstanbul'u alışveriş destinasyonu olarak cazibe merkezi haline getirmek amacıyla 2011'den itibaren düzenlenen İstanbul Shopping Fest(İSF), bu yıl 'paylaşmak' temasıyla 1-16 Temmuz tarihleri arasında 7'nci kez alışveriş tutkunlarıyla buluşacak.

İSF 2017'nin tanıtımı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile İstanbul Ticaret Odası(İTO) Başkanı İbrahim Çağlar'ın katılımlarıyla düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleşti.  İTO'nun, Eminönü'ndeki merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Kadir Topbaş, İstanbul'un dünyada hak ettiği yere gelmesi için çalıştıklarını ifade etti. İSF'nin 2011 yılından beri yapıldığını anımsatan Topbaş, etkinliğin her geçen yıl gelişerek dünyada kabul gördüğünü söyledi. Topbaş, " 2016 maalesef hem İstanbul hem de Türkiye için sıkıntılı bir yıl oldu. Çok kısa zamanda toparlanan bir şehir ve ülkeyiz. Bunu milletçe başardık" dedi. 

"İSTANBUL'UN SADECE BİR ALIŞVERİŞ DEĞİL HER YÖNÜYLE YAŞANABİLME İMKANI VAR"

İstanbul Shopping Fest'in  her yıl yüzde 20-30'luk artışlarla büyüdüğüne vurgu yapan Kadir Topbaş, " 2015'de bir önceki yıla göre yüzde 48 büyümüşüz. Kaybettiklerimizi telafi etme adına 2017'nin çok daha farklı gelişeceğine inanıyorum. İstanbul çok önemli bir fırsat ortaya koyuyor. İstanbul'un sadece bir alışveriş değil her yönüyle yaşanabilme imkanı var. Mevsim de buna uygun ve duyarlı bir mevsim. Hep beraber bu şehrin Shopping Fest'te dünyada en önde gelen bir merkez olmasını arzu etmekteyiz. Bunu kesinliklikle 

başaracağız" diye konuştu. 

İTO BAŞKANI ÇAĞLAR,  ETKİNLİKLERİ ANLATTI

İTO Başkanı İbrahim Çağlar da konuşmasında İSF'yi küresel bir marka haline getirdiklerini söyledi. Etkinliğin İstanbul'daki birçok kurum ve kuruluşun birlikte hareket etmesiyle çok güçlü hale geldiğini ifade eden Çağlar, İSF etkinlikleri kapsamında bu yıl sanat ve tasarım etkinliklerine de yer vereceklerini bildirdi.

"200'E YAKIN YERLİ VE YABANCI TASARIMCI KATILACAK"

İstanbul'a sadece alışveriş için gelinmediğini bununla birlikte İstanbul'un kültürünü ve sanatını da görmeye geldiklerini belirten Çağlar, bundan dolayı bu yıl farklı konsept ve tasarımların olacağını ifade etti. Çağlar, İSF ile ilgili şu bilgileri verdi:

" 9 AVM'de tüm etkinliklerimiz gerçekleştirilecek. Toplamda 200'e yakın yerli ve yabancı tasarımcı, 15'e yakın sanatçı ve sergi, 150 civarında atölye ve sohbet programı, 30'u aşkın müzik ve dans performansı sergilenecek. Bu etkinlikler 16 gün boyunca devam edecek."

"16 TEMMUZ İLE SINIRLAMAMIZIN SEBEBİ 15 TEMMUZ'DA YAPILACAK OLAN ANMA ETKİNLİKLERİ"

İbrahim Çağlar, 15 Temmuz darbe girişiminden dolayı geçen yıl etkinliğe katılan kişi sayısında azalma olduğunu, bu yıl katılımın artacağını bildirdi. Daha önceki yıllarda bir ay süren İSF'nin bu yıl 16 gün boyunca yapılacak olmasıyla ilgili bir soruya Çağlar, "Bu yıl 15 Temmuz'da ülkemizde şehitleri anma etkinliklerimiz olacaktır. Shopping Fest'te süre olarak bayramdan hemen sonra başlamak zorunda. Biz bunu 16 Temmuz ile sınırlamamızın sebebi 15 Temmuz'da yapılacak olan etkinlikler ile shopping fest etkinliklerinin aynı tarihe denk gelmemesidir" şeklinde konuştu. 

İSTANBUL SHOPPİNG FEST

Öte yandan İSF'nin yeni konsepti ile bu yıl alışveriş tutkunları ilkleri yaşayacak. Ziyaretçiler, Design İSF alanlarında "Sanat, Tasarım ve Atölye" çerçevesinde sergilerden söyleşilere, dinletilerden enstalasyonlara kadar farklı etkinliklere katılma fırsatı yakalayacak.

Akasya, Capitol, Emaar Square, Forum İstanbul, İstinyePark, Kanyon, Palladium, Venezia Mega Outlet ve Zorlu Center'da kurulacak "Design İSF" alanları, ziyaretçileri alışveriş fırsatlarının yanı sıra tasarım ve sanat ile buluşturacak.

ÜNLÜ MODA TASARIMCILARINA ULAŞMA İMKANI 

Design İSF alanları, katılımcılara Bahar Korçan, Arzu Kaprol ve Gamze Saraçoğlu gibi moda dünyasının tanınmış tasarımcılarının yanı sıra mücevher, aksesuar, mobilya, seramik, grafik, kumaş, kitap, kırtasiye, cam, takı, aydınlatma ve organik gıda gibi alanlarda fark oluşturan üreticilerin ürünlerine de ulaşma imkanı sağlayacak.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Basın toplantısından görüntüler

-İbrahim Çağlar'ın konuşması

-Kadir Topbaş'ın konuşması

-Genel ve detaylar

13.06.2017 - 17.24 Haber Kodu : 170613184

===============================

6 - THY UÇAĞINDA DOĞAN KADİJU Bebek İSTANBUL'DA

Faik KAPTAN-Murat ÇAKIR/İSTANBUL DHA 

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı,  THY'nin Konakri (Gine)-Ouagadougou (Burkina Faso)-İstanbul seferini yapan uçağında uçuş ekibinin gayretiyle dünyaya gözlerini açan Kadiju bebeği, Fransa'daki annesi ile buluşturmak için teyzesi ile İstanbul'a getirdi. Ayci, ilerde bebeği  THY'de pilot olarak görmek istediğini söyledi. Kadiju bebek yarın teyzesi ile birlikte annesi ile buluşmak üzere THY uçağı ile İstanbul'dan Liyon'a götürülecek.

Henüz iki aylık Kadiju bebeği kucağında seven İlker Aycı, zaman zaman  kız bebeğin ellerini öperek, makam odasında  şu açıklamayı yaptı

 "Kadiju bebeği bayram öncesinde teyzesiyle arkadaşlarımız Konakri'den bugün buraya getirdiler. Bu gece burada misafirimiz olacak. Yarın uçağımızla Lyon'a annesinin yanına gidecekler. Böylece bayram öncesi aileyi kavuşturmuş olacağız. Teyzesinin nezaretinde annesine götürüyoruz. Sonra teklifi iletecekler aileye. Kadiju bebeği ve ailesini İstanbul'a getirip Türkiye'de kalmalarını, bebeğin Türkiye'de eğitimini  bizim desteğimizle yapmalarını sağlamak istiyoruz.İleride de inşallah havacı olur. THY'de çalışabilir, diye ona her türlü desteği sunacağız. Bizim uçağımızda doğan bebeğimiz inşallah bir gün uçaklarımızı uçuracak pilotlarımızdan birisi olur ya da THY'nin Konakri ya da Afrika müdiresi olur. Artık THY'deki görevinin ne olacağı eğitimi sonrası göreceğiz ama önemli olan Kadiju uçakta doğduktan sonra  bizim bebeğimiz sayılır. Milli bebeğimizi bayram öncesi annesiyle kavuşturup bir güzelliğe imza atalım istiyoruz. Sonra da ailesinin kararına göre takip edeceğiz.ö

 Aycı, iyi bir insan olarak yetişmesini istediği Kadiju bebeğe iyi dileklerini sundu. Aycı,ö  En değerli yolcumuz. Ömrü uzun, bahtı açık olsun. İnşallah THYde çok güzel bir göreve gelir. İnşallah eğitimini tamamladıktan sonra ailesine, milletine, dünyaya, THY'ye  hayırlı güzel bir insan ve iyi bir insan olarak yetişi. Bize düşen de yardım etmek. Bebeğimizi bırakmayacağız " dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Kadiju bebeğin Aycı'nın kucağında görüntüsü

-Bebek ve teyzesi

-Aycı'nın konuşması

-detay

13.06.2017 - 17.34 Haber Kodu : 170613186

============================

7 -  ADALET BAKANLIĞI MÜNEVVER KARABULUT AİLESİ'NE 225 BİN TL ÖDEYECEK…

Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA

Vahşice öldürülen Münevver Karabulut'un otopsisi sırasında yan masadaki erkek cesetten sperm bulaşmasıyla ilgili Adalet Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul 4.İdare Mahkemesi, manevi tazminat talebinin kabulüne karar vererek, 225 bin TL'nin dava açma tarihi olan 19 Nisan 2010'dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece Karabulut Ailesi'ne ödenmesine karar verdi. İstanbul 4. İdare Mahkemesi kararında, "Olayın meydana geliş şekli, davalı idare personelinin kusuru, davacıların olay nedeniyle duydukları acı ve elem göz önüne alındığında manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır" denildi.

ÖLÜ ERKEK BEDENİNDEN BULAŞTIĞI TESPİT EDİLDİ

3 Mart 2009 tarihinde sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından vahşice öldürülen Münevver Karabulut'un otopsi tutanağında iç çamaşırından sperm bulunduğu belirtildi. Yapılan araştırma sonucunda sperm örneğinin Adli Tıp Morgu'nda yan masada bulunan ölü erkek bedeninden bulaştığı tespit edildi. Bunun üzerine Münevver Karabulut'un annesi Nagihan Karabulut ve Süreyya Karabulut Avukatları Rezan Epözdemir aracılığıyla Adalet Bakanlığı aleyhine 250 bin TL'lik manevi tazminat davası açtı. İstanbul 4. İdare Mahkemesi Karabulut Ailesi'ne 25 bin TL manevi tazminat ödenmesine 28 Aralık 2010 tarihinde oy birliğiyle karar verdi. Tazminatı az bulan Avukat Rezan Epözdemir, Danıştay'a itiraz etti. 

DANIŞTAY, İDARE MAHKEMESİ'NİN KARARINI BOZDU 

Tazminatı az bulan Danıştay 10. Dairesi de 25 Mayıs 2015 de "Manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, manevi tazminat miktarının olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, benzer olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerektiğini" savunarak İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararını bozdu. 

BAKANLIK 225 BİN TL ÖDEYECEK

Bunun üzerine İstanbul 4. İdare Mahkemesi  geçtiğimiz günlerde yeni bir karar vererek Adalet Bakanlığı'nı, Karabulut Ailesi'ne 225 bin TL tazminat ödemeye mahkum etti. 

MAHKEME GEREKÇESİNİ DE AÇIKLADI

"Davacıların yakını olan Münevver Karabulut'un elim ve vahşi cinayet sonucunda hayatını kaybettiği ve bu cinayetin uzun bir süre kamuoyunu meşgul ettiği ve davacıların cinayetin vahşeti, hem de basının ve toplumun aşırı ilgisinden dolayı büyük bir mağduriyet yaşamıştır" diyen mahkeme kararında şu ifadelere yer verdi: "Hal böyleyken maktülün iç çamaşırlarında bir de sperm bulunduğu hususunu otopsi raporu ile öğrenmeleri üzerine bu mağduriyetleri katlanarak arttı. Davalı idare personelinin olayın bütün kamuoyunca bilindiği ve takip edildiği de göz önüne alındığında daha önceki bir bedenin otopsisinde kullanılan eldivenler değiştirilmeksizin davacıların yakının da otopsisinin bu eldivenleri kullanarak gerçekleştirmesi sonucunda sperm bulgusunun ortaya çıkması üzerine daha detaylı bir inceleme yapılmaksızın bu olguya otopsi raporunda yer vererek maktulün vefatından önce cinsel ilişkiye girdiği düşüncesinin ailesinde yer etmesine neden olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda olayın meydana geliş şekli, davalı idare personelinin kusuru, davacıların olay nedeniyle duydukları acı ve elem göz önüne alındığında manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır."

AİLEYE YASAL FAİZİYLE ÖDENECEK

Kararda Karabulut Ailesi'nin manevi tazminat talebinin kabulüyle 225 bin TL'nin dava açma tarihi olan 19 Nisan 2010 yılından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Karabulut Ailesi'ne ödenmesine karar verildi.

Kaynak: DHA

13 Haziran 2017 Salı 18:08

Süreyya Karabulut, İbrahim Çağlar, Kadir Topbaş, Akça, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika