DHA İSTANBUL BÜLTENİ-5

ESKİ İNGİLİZ SUBAYININ CENAZESİ ADLİ TIP'TAN ALINDIHaber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK-/İSTANBUL Beyoğlu'nda ofisinin önünde ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Gustag Edward Le Mesurier'in cenazesi Adli Tıp Kurumu'ndan alındı.

ESKİ İNGİLİZ SUBAYININ CENAZESİ ADLİ TIP'TAN ALINDI

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK-/İSTANBUL Beyoğlu'nda ofisinin önünde ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Gustag Edward Le Mesurier'in cenazesi Adli Tıp Kurumu'ndan alındı.

Beyoğlu Karaköy'de ofisinin yer aldığı sokakta cesedi bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Gustag Edward Le Mesurier'in cenazesi öğle saatlerinde Adli Tıp Kurumu'ndan alındı. Cenazenin ülkesine gönderilmek üzere havalimanına götürüldüğü öğrenildi. 

Görüntü Dökümü

------------

-cenazenin çıkışı

-Detaylar

13.11.2019 -14.14- Haber Kodu : 191113143

13.11.2019 - 14.14 Haber Kodu : 191113142

===============================

 

2-ÖLÜ BULUNAN ESKİ İNGİLİZ SUBAYININ EŞİ CİNAYET BÜRO AMİRLİĞİNDE

Ali AKSOYER / İSTANBUL - KARAKÖY'deki ofisinin önünde ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier'in eşi davet üzerine cinayet büro amirliğine geldi. Daha önce ifadesi alınan ve eşinin intihar etmiş olabileceğini söyleyen Emma Hedvig Christina Winber'in sohbet şeklinde tekrar bilgisine başvurulduğu gerekli görülmesi halinde ek ifade alınacağı öğrenildi.

Gayretepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ne saat 13.30 sıralarında bir kadın arkadaşı ile birlikte gelen Emma Hedvig Chirstina Winber bina girişinde kaydını yaptırdıktan sonra 3. katta bulunan cinayet büro amirliğine çıktı. Daha önce Polis tarafından olayla ilgili ifadesi alınan genç kadın, eşinin antideprasan ilaçlar kullandığını, intihar etmiş olabileceğini belirtmişti.

İsveç uyruklu Emma Hedvig Chirstina Winber'in savcılığın talimatı sonucu bir kez daha emniyete çağrıldığı öğrenildi. Emma Hedvig Chirstina Winber'in sohbet şeklinde yapılan mülakatta olayın bir kez daha üzerinden geçildiği karanlıkta kalan noktaların aydınlatılmaya çalışıldığı öğrenildi. Bu mülakatın tamamlanmasının ardından gerekli görülmesi halinde Emma Hedvig Chirstina Winber'in ek ifadesinin alınacağı kaydedildi.

===========================

3- CİNAYET MASASI ESKİ DEDEKTİFİ: ATLADIĞI YERE BAKTIĞIMIZDA ÖLME İHTİMALİNİ ÇOK ZAYIF GÖRÜYORUM

Haber - Kamera: Semih ÇALIŞKAN-Güven USTA/ Karaköy'deki ofisinin önünde ölü bulunan eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier'in ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken cinayet masası dedektiflerinden emekli polis memuru Mustafa Bayram, Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan ilk raporu değerlendirdi. Bayram, "Bahsedilen ön otopsi raporuyla bu atladığı yere baktığımızda şahsın ayaklarında kırıklar oluşabilir ancak ölme ihtimalini çok zayıf görüyorum" dedi.

Eski İngiliz istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier'in ölümüne ilişkin soruşturma devam ediyor. Adli Tıp Kurumunca hazırlanan ön otopsi raporunda ölümün genel bedensel tramvaya bağlı olduğu ve herhangi bir darp izine rastlanmadığı belirtilirken Le Mesurier'in hayatını kaybettiği Ali Paşa Medresesi Sokağına gelen cinayet masası dedektiflerinden emekli polis memuru Mustafa Bayram, raporu değerlendirdi.

"ATLADIĞI YERE BAKTIĞIMIZDA ÖLME İHTİMALİNİ ÇOK ZAYIF GÖRÜYORUM"

Le Mesurier'in evinin bulunduğu sokağı ve cansız bedeninin bulunduğu yeri inceleyen emekli polis memuru Mustafa Bayram, "Burada ilk etapta anlatılan olay yerinde bu camdan yani 6 metre gibi bir yükseklikten atlama ihtimalinden bahsediliyor. Bahsedilen ön otopsi raporuyla bu atladığı yere baktığımızda şahsın ayaklarında kırıklar oluşabilir ancak ölme ihtimalini çok zayıf görüyorum. Çünkü mesafe çok yakın. Bu mesafeden atlayan bir kişinin düştüğü yer itibarıyla  ölme ihtimalini çok zayıf görüyoruz. Onun harici cesedinin bulunduğu yer arasındaki mesafe çok uzun" diye konuştu.

"İLACIN TESİRİYLE ORADA ÖLMÜŞ OLABİLİR"

Le Mesurier'in yere düşmeden önce zehir veya ilaç içme ihtimalinin olabileceğini söyleyen Bayram şunları söyledi:

"Bu düşüş yerlerini gören kameralar var. Eğer şahıs oradan düştüyse ölmeden önce intiharla ilgili zehir veya farklı ilaçlar alarak intihar etmek istemiş olabilir. Ölümü hızlandırmak adına kendini oradan atmışsa düştüğü yerden, bulunduğu yere kadar sürüklenerek gelip, ancak ilacın tesiriyle orada ölmüş olabilir. Oradan atlayıp düştüğü zaman ölme ihtimali zayıf olduğu için bunu söylüyorum."

İNTİHAR Mİ, CİNAYET Mİ?

Le Mesurier'in kanında yapılacak incelemelerin büyük önem taşıdığını ifade eden Eski Cinayet Masası dedektiflerinden emekli polis memuru Mustafa Bayram, "Biz bu işlerde olay cinayet mi, değil mi diye değerlendirebilmemiz için ceset incelendiğinde vücutta bıçak yarası, silah yarası, boğma, darp, şahsın bir başka kişiler tarafından zorla atıldığına dair izler var mı, yok mu bunlarla ilgili çalışma yaparız. Az önce ön otopsi raporunda buna benzer bir bulguya rastlanmadığı söylendiğine geriye ne kalmış oluyor? Acaba bir zehir veya ilaç içip bununla önceden bir intiharı deneyip, denemediği kandaki incelemeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

"DIŞARIDAN HERHANGİ BİRİNİN GELME İHTİMALİ YOK DENECEK ŞEKİLDE"

Le Mesurier'in hayatını kaybetmeden önce gittiği yerlerde de detaylı inceleme yapılması gerektiğini ifade eden Mustafa Bayram şunları söyledi:

Burayı ve şahsın düştüğü yeri görebilecek üç tane kamera var. Polis arkadaşlar bunlarla ilgili çalışmayı mutlaka yapıyordur. Şahsın az önce söylediğim gibi acaba o camdan mı yoksa çatı katından mı kendini attığına dair mutlaka görüntüden şahsın düştüğü yer itibarıyla göreceklerdir. Binanın girişi gayet korunaklı. Buraya dışarıdan herhangi birinin gelme ihtimali yok denecek şekilde. Eğer varsa bunu eşinin bilmesi lazım. Eşi birlikte eve girdiklerini beyan ediyor. Eve gelmeden önce nereye gittiler, nerede yemek yediler, nerede oturdular, burada gidip kaldıkları yerler, oralarda bulunan kamera görüntüleri, eve geliş güzergahlarıyla ilgili uzun bir çalışma yapılması gerekiyor. Bu çalışma neticesinde bunun gerçek anlamda intihar mı, cinayet mi, belki gittiği yerde yediği yemekten zehirlendi. Bunu da bilemeyiz. Çünkü zehrin belli bir süresi vardır. Bunlarla ilgili otopsi raporları, kanda zehir var mı bununla ilgili rapor hazırlandıktan sonra net olarak hepsi ortaya koyulur."

Görüntü Dökümü

------

Eski Cinayet Masası dedektiflerinden emekli polis memuru Mustafa Bayram ile röportaj

13.11.2019 - 14.17 Haber Kodu : 191113146

===========================

4- MÜMTAZ SOYSAL SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK / İstanbul DHA 

Eski Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı.

İstanbul'daki evinde 90 yaşında hayatını kaybeden Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın cenaze namazı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda öğle namazının ardından kılındı. Cenazede kızları Funda Soysal ve Defne Soysal taziyeleri kabul etti. 

Cenaze törenine Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz,  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, gazeteci yazar Sedat Ergin ve Altan Öymen gibi iş, siyaset ve spor dünyasından çok sayıda isim katıldı.

"SAYGIYLA, HÜRMETLE ANIYORUZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu cenaze namazı yaptığı açıklamada, "Mümtaz Soysal gerçekten de Türkiye için büyük bir kayıp. Bütün yaşamı adalet mücadelesiyle, insan hakları mücadelesiyle geçti. Türkiye'nin sağlıklı ve güzel bir anayasaya sahip olması için mücadele etti. Hapse atıldı, uzun süre hapiste kaldı, hapisteki hayatını da üç aşağı, beş yukarı hepimiz biliyoruz. Şöyle bir paradoks ile hep karşı karşıya kaldık; bu ülke için çalışanlar, bu ülke için mücadele edenler, adalet için mücadele edenler bir şekliyle ağır bir bedel ödüyorlar. O bedel ödeyenlerden bir tanesi de rahmetli Mümtaz Soysal'dı. Mütevazi bir hayatı vardı, görkemli saraylarda, görkemli evlerde oturmadı. Mütevazi kendi halinde oturan, yazan, çizen bir insandı. Aynı zamanda binlerce öğrenci yetiştirdi. Bir akademisyenin en temel gurur kaynağı yetiştirdiği öğrencilerdir. Onlar bugün Türkiye'nin bütün coğrafyasında, hatta dünya coğrafyasında hizmet veriyorlar. Kendisini saygıyla, hürmetle anıyoruz. Allah rahmet eylesin" dedi. 

Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ise, "Benim hocamdı aynı zamanda. Hem siyasette, hem de üniversitede beraber olduk. Kendisini çok takdir ederdim. Kaybından dolayı büyük üzüntü duyuyorum, yakınlarına baş sağlığı diliyorum" diye konuştu. 

"HEPİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN"

Kızı Funda Soysal cenaze namazı öncesi güçlükle konuşarak, "Şu anda çok şey hissediyorum. Türkiye'nin, bütün insanların, hak hukuk mücadelesi veren herkesin, bütün öğrencilerin, gazetecilerin, sendikacıların, hepimizin başı sağ olsun" dedi. 

Soysal'ın Türk bayrağına sarılı tabutu alkışlarla cenaze aracına taşındı. Soysal'ın cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. 

Görüntü Dökümü:

--------------------

Defne Soysal'ın görüntüsü

Tabutun görüntüsü

Cenazeden görüntüler

Funda Soysal ile röportaj

Mesut Yılmaz ile röportaj

Kılıçdaroğlu ile röportaj

Cenaze namazından görüntüler

Helallik alınması

Tabutun taşınması

Alkışlamalar

Detaylar  

 13.11.2019 - 14.36 Haber Kodu : 191113152

13.11.2019 - 14.41 Haber Kodu : 191113154

===============================

5- TACİZDEN KURTULMAK İSTERKEN DÜŞEREK ÖLEN GÜLAY BURSALI SORUŞTURMASI: 3. ŞÜPHELİ 3 YIL SONRA YAKALANDI

Ali ABLAY - Çağatay KENARLI, İSTANBUL,

Başakşehir'de 22 Mart 2016'da 20 yaşındaki Gülay Bursalı'nın 10. kattan aşağı düşerek hayatını kaybetmesi soruşturmasında, aranan bir şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 

Başakşehir'de üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Gülay Bursalı 2016 yılı Mart ayında, 10. kattan aşağı düşerek hayatını kaybetmişti. Olaydan sonra harekete geçen polis, Gülay Bursalı'nın erkek arkadaşı Engin Ö.'yü gözaltına almıştı. Genç kıza tecavüz etmeye kalkarak intiharına neden oldukları iddia edilen günlük ev kiralayan C.İ. ile yanındaki kimliği tespit edilemeyen bir kişi ise aranmaya başlanmıştı. Engin Ö. Emniyetteki ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. C.İ. ise olaydan sonra Ağrı'da yakalanarak İstanbul'a getirilmiş ve tutuklanmıştı. 

Olay sırasında firari üçüncü kişi olarak aranan Mehmet V.(23), Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekiplerinin denetimleri sırasında Aydın V. adına düzenlenmiş sahte kimlikle birlikte dün Küçükçekmece, Mehmet Akif Mahallesi İnönü Caddesi'ndeki bir kahvehanede yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelinin kasten öldürme suçundan arandığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan Mehmet V.'nin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Görüntü dökümü:

--------------

-Arşiv

13.11.2019 - 14.13Haber Kodu : 191113141

========================

6- 'BÜYÜK GÖÇ' BELGESEL OLDU

Haber: Enver ALAS /İSTANBUL, ATATÜRK Havalimanı'nın ticari uçuşlara kapatılmasının ardından 'Büyük Göç' olarak adlandırılan İstanbul Havalimanı'na taşınma süreci belgesel oldu.  Belgesel, 45 saat olarak planlanan ancak 33 saatte tamamlanan taşınmanın her anına ışık tutuyor.

İstanbul Havalimanı'nın işletmecisi İGA, Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden olan İstanbul Havalimanı'na 6 Nisan'da gerçekleşen ve 'Büyük Göç' olarak adlandırılan taşınma sürecini filme aldı. İGA'dan yapılan açıklamaya göre 17 dakikalık belgesel filmin, sosyal medya platformları üzerinden yayımlandığı bildirildi. Atatürk Havalimanı'nın İstanbul Havalimanı'na taşınmasını konu alan belgesel filmde, hem taşınmanın arka planındaki çalışmalar gözler önüne seriliyor hem de zamana karşı yürütülen süreç anlatılıyor.

HAVACILIK TARİHİNİN EN BÜYÜK LOJİSTİK OPERASYONU

Belgesel, 'Büyük Göç'ün arka planında hangi çalışmaların yapıldığına ışık tutuyor. Filmde ayrıca rekor sürede gerçekleştirilen taşınmada görev alanların emeği yansıtılıyor. Atatürk Havalimanı'nın 86 yıllık işlevini tamamlaması sonrası İstanbul Havalimanı'na taşınma sürecinin aktarıldığı belgeselde, yüzlerce uçak ve apronda kullanılan aracın, tonlarca malzemenin taşınması sürecinde zamana karşı önemli bir yarış ortaya konuyor. Türkçe seslendirmesi Uğur Taşdemir tarafından yapılan, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan belgesel İGA'nın sosyal medya hesaplarından yayımlandı.

45 SAAT OLARAK PLANLANDI 33 SAATTE TAMAMLANDI

5 ve 6 Nisan tarihlerinde gerçekleşen 'Büyük Göç' kapsamında Atatürk Havalimanı, 45 saat için planlanan ancak 33 saatte rekor sayılan bir lojistik operasyon süreciyle İstanbul Havalimanı'na sorunsuz bir şekilde taşınmıştı.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Belgeselden görüntüler

 


Kaynak: DHA

13 Kasım 2019 Çarşamba 14:46

Adli Tıp Kurumu, İstanbul, Güncel