Dha Yurt Bülteni - 1

1)PKK'LI TERÖRİSTLERİN YOLA TUZAKLADIĞI 350 KİLOLUK EYP, İMHA EDİLDİ MARDİN'in Derik ilçesinde PKK'lı teröristlerin yola tuzakladığı amonyum nitrat ile güçlendirilmiş 350 kiloluk el yapımı patlayıcı, güvenlik güçlerince bulunarak, imha edildi.

1)PKK'LI TERÖRİSTLERİN YOLA TUZAKLADIĞI 350 KİLOLUK EYP, İMHA EDİLDİ
 
MARDİN'in Derik ilçesinde PKK'lı teröristlerin yola tuzakladığı amonyum nitrat ile güçlendirilmiş 350 kiloluk el yapımı patlayıcı, güvenlik güçlerince bulunarak, imha edildi.Derik ilçesi Atlı Mahellesi yakınlarında Jandarma ekiplerinin yol kontrolü sırasında mısır tarlası yakınlarından geçen yola PKK'lı teröristlerce tuzaklanmış el yapımı patlayıcı bulundu. 4 bidon içerisinde amonyum nitrat ile güçlendirilmiş 350 kiloluk patlayıcı, yapılan incelemenin ardından ilçe merkezine 3 kilometre uzaklıktaki bir bölgeye götürülerek, kontrollü olarak imha edildi. İlçe merkezinden de duyulan patlama sesi, kısa süreli paniğe neden oldu.
Güvenlik güçleri, tarla sahibini gözaltına alırken, patlayıcıyı tuzaklayan teröristlerin bulunup, etkisiz hale getirilmesi için çalışma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Patlama anı
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ /DERİK(Mardin),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================================
2)BURSA'DA SURİYELİ AİLENİN EVİNE MOLOTOFLU SALDIRI
 
BURSA'da 6 kişilik Suriyeli  bir ailenin yaşadığı eve molotof kokteyli ile saldırı düzenlendi.
Olay, merkez Yıldırım ilçesi Arabayatağı Mahallesi'nde gece saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, beyaz bir otomobil ile sokağa gelen 2 şüpheli, otomobilden inerek daha önceden hazırladıkları molotof kokteyllerini 6 kişilik Suriyeli ailenin yaşadığı evin balkonuna ve penceresine fırlattı. 2 şüpheli daha sonra sokağa geldikleri otomobil ile kaçarak kayıplara karıştı. Sesleri duyarak uyanan aile alevlere ise kendi imkanları ile müdahale ederken durum hemen itfaiye ve polis ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kontrol altına alırken, polis ekipleri ise çevrede incelemelerde bulundu. Yangın sonrası evde ve park halindeki bir kamyonette maddi hasar meydana gelirken, kaçan şüphelilerin kullanıma hazır 2 molotof kokteylini de olay yerinde bıraktıkları görüldü. Olay yeri inceleme ekipleri ve bomba imha uzmanı molotof kokteyllerine el koyarak incelemeye aldı. Polis, molotoflu saldırganları yakalamak için geniş çaplı soruşturma başlattı.
Görüntü Dökümü
----------------------
Molotof kokteyllerinden görüntüler
Yanan ev ve zarar gören kamyonetten görüntüler
Polis ekiplerinin inceleme yapması
Haber-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ /BURSA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===============================================
3)YERLİ MALI HAFTASI ETKİNLİĞİNDE 8 ÖĞRENCİ ZEHİRLENDİ
 
ADAPAZARI'nda bir ilkokulda 8 öğrenci, 'Yerli Malı Haftası' etkinliğinde yedikleri börekten zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.Olay, dün 16.30 sıralarında Hızırtepe Mahallesi'ndeki Mehmet Akif Ersoy İlk ve Ortaokulu'nda meydana geldi. 'Yerli Malı Haftası' etkinliği kapsamında bir öğrencinin evde, annesinin yaptığı börekten yiyen öğrencilerde mide bulantısı ve kusma şikayetleri görüldü. Rahatsızlanan 5'inci sınıf öğrencileri Muhammed Emir Akçay, Olcay Çoban, Ecrin Dal, Zeynep Çıkrıkçıoğlu, Gökhan Köroğlu, Ömer Küçük, Yusuf Karaman ve Damla Karagöz, öğretmenlerinin çağırdığı ambulansla Hızırtepe Aile Sağlığı Merkezi'ne kaldırıldı. Buradaki ilk müdahalenin ardından da öğrenciler, Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne sevk edildi.
Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Öğrencilerin hastaneye getirilmesi
Haber-Kamera: Aziz GÜVENER /ADAPAZARI(Sakarya),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=================================================
4)HAFİF TİCARİ ARAÇ SULAMA KANALINA UÇTU: 2 ÖLÜ
 
MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, ehliyetsiz sürücünün kullandığı hafif ticari aracın sulama kanalına uçtuğu kazada 2 kişi öldü. Kaza, dün saat 15.00 sıralarında, Turgutlu'nun Çampınar Mahallesi yolu Arpalık mevkiinde meydana geldi. Ehyetsiz sürücü 16 yaşındaki Kaan Karabulut yönetimindeki 45 SB 3909 plakalı hafif ticari araç, aşırı hız sonucu kontrolden çıkıp, kurumuş sulama kanalına uçtu. Ön kısmı hurdaya dönen araçta sıkışan sürücü Karabulut ile ismi öğrenilemeyen yanındaki bir kişi öldü.
Sıkıştıkları yerden çıkarılan cesetler, olay yerinde yapılan incelemenin ardından Turgutlu Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------
Kaza yerinden görüntü
Genel ve Detay görüntü
Haber-Kamera: Doğan ÇİZMECİ /TURGUTLU(Manisa),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
====================================
5)BANKA SOYGUNCUSUNU VATANDAŞLAR YAKALADI, OLAYA GİDEN POLİSLER KAZA YAPTI
 
GAZİANTEP'in Nurdağı ilçesinde, girdiği banka şubesinde müşterilere kurusıkı tabanca doğrultup gişedeki memurdan bir miktar para alıp kaçan üniversite öğrencisi Ahmet K. (25), vatandaşlar tarafından yakalandı. Soygun ihbarıyla bankaya gitmeye çalışan polis aracının da bir otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1'i polis 4 kişi yaralandı.
Olay, öğleden sonra Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. Adana Caddesi'ndeki banka şubesine gelen Ahmet K., kurusıkı olduğu belirlenen tabancayı içerideki bir kız öğrencinin başına dayayıp gişede görevli memurdan bir miktar para istedi. Memurun bir miktar para verdiği Ahmet K., hızla bankadan ayrılırken, bu sırada dışarıda ATM'nin para çekerken olayı fark eden bir uzman çavuş havaya uyarı ateşi açıp şüpheliyi durdurmak istedi. Elindeki tabancayla ateş açarak uzman çavuşa karşılık veren Ahmet K., bir süre sonra vatandaşlar tarafından yakalandı. Vatandaşların etkisiz hale getirdiği Erciyes Üniversitesi'nde öğrenci olan Ahmet K., ihbarla bölgeye sevk edilen polisler tarafından gözaltına alındı.
POLİS ARACI KAZA YAPTI: 4 YARALI
Soygun için bölgeye gelen polis aracı ile Adem Ertosun'un kullandığı 27 LE 137 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazada ismi öğrenilemeyen 1 polis memuru, otomobil sürücüsü Adem Ertosun (52) ile sivil otomobilde bulunan İsmail Turan (45) ve Devlet Atılgan (49) yaralandı. Yaralılardan polis memuru ayakta tedavi edilirken, diğerleri ise ihbarla gelen sağlık görevlileri tarafından ambulanslarla Nurdağı Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste ilk müdahaleleri yapılan 3 yaralı, Gaziantep'teki hastanelere sevk edildi. Yaralılardan İsmail Turan'ın hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.
Görüntü Dökümü
----------------------
Olay yeri
Bankadan detay
Kaza yapan polis aracı ve otomobil
Yaralıların ambulansa taşınması
Görgü tanığı ile röp.
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Ramazan TUNCER /GAZİANTEP,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================================
6)DAYI-YEĞEN TEMİZLİĞE GİTTİKLERİ EVDE YAŞLI ADAMI ÖLDÜRDÜ
 
KARABÜK'te, yalnız yaşadığı evde bıçaklanarak öldürülen 89 yaşındaki Recep Serdar'ın katil zanlısı olduğu iddiasıyla, evine temizliğe gelen 19 yaşındaki Sibel H. ile dayısı 40 yaşındaki Alaattin K. tutuklandı. Alaattin K.'nın, yaşlı adamın cüzdanından bir miktar parayı çalması nedeniyle çıkan kavgada, yeğeniyle birlikte Recep Serdar'ı öldürdüğü belirtildi.
Geçen Pazar günü, Karabük Mahallesi Kardeş Sokak'ta yaşayan emekli terzi Recep Serdar'ın yalnız yaşadığı evinin ışıklarının iki gündür yandığını fark eden komşuları, yakınlarına haber verdi. Gelen Serdar'ın ismi öğrenilemeyen torunu, kapıyı açan olmayınca yedek anahtarla içeriye girdi, dedesini kanlar içinde salonda yerde yatarken buldu. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekibi, Recep Serdar'ın boynuna ve karnına aldığı bıçak darbeleriyle yaşamını yitirdiğini belirledi. Evde yapılan incelemede, herhangi bir şeyin çalınmadığı tespit edildi. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada Recep Serdar'ın evine en son Sibel H. ile dayısı Alaattin K.'nın geldiği saptandı. Yapılan çalışmalar sonucu Sibel H., merkeze bağlı Cumayanı Köyü'nde gözaltına alındı.
CÜZDANDAKİ PARAYI ÇALINCA KAVGA ÇIKTI
Emniyete götürülen Sibel H., ifadesinde cinayeti itiraf etti. Sibel H., temizlik için gittikleri evde dayısı Alaattin K.'nın Recep Serdar'ın cüzdanından bir miktar para çaldığını, yaşlı adamın da fark edince tartışma çıktığını söyledi. Sibel H., tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kendisinin de mutfaktan kaptığı bıçakla Recep Serdar'ı boynundan bıçakladığını ifade etti. Dayısı Alaattin K. da yere düşen yaşlı adamı, yanındaki bıçakla boynundan ve karnından bıçaklayarak öldürdüğünü, ardından da birlikte kanı temizlediklerini iddia etti.
CİNAYETİN ARDINDAN HIRSIZLIK YAPARKEN AYAĞINI KIRMIŞ
Polis, Alaattin K.'nın cinayetin ardından karıştığı bir hırsızlık olayında ayağını kırdığını ve hastanede olduğunu tespit etti. Tedavisinin ardından Alaattin K. da gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen dayı- yeğen, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adliyenin arka kapısından çıkarılan Alaattin K., gazetecilerin cinayeti niçin işledin sorusunu, "Benim haberim yok. Ayağım ise gittiğim hırsızlık olayında oldu' diye yanıtladı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Cinayet zanlısı Alaattin K'nın adliyeden çıkarılması ve gazetecilere açıklaması
Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE / KARABÜK,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================
7)ELAZIĞ'DA AVUKAT AĞACA ASILI BULUNDU
 
ELAZIĞ Barosu'na bağlı avukat Özgür Türkkan (33), merkeze bağlı Beyyurdu köyü kırsalında ağaca asılı halde ölü bulundu. Merkeze bağlı Beyyurdu köyü kırsalında, dün saat 14.30 sıralarında ağaca asılı halde bir kişiyi gören görenler, polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede, ağaca asılı kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından ölen kişinin Elazığ Barosu'na bağlı avukat Özgür Türkkan olduğu tespit edildi. Türkkan'nın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Fırat Üniversitesi Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Olay yerinden genel görüntüler 
-Polislerden görüntü 
-Genel ve detay görüntüler 
Haber-Kamera: Erkan BAY / ELAZIĞ,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================
8)ORMANLIK ALANDA ERKEK CESEDİ BULUNDU
Antalya'nın Kemer ilçesinde Oğuzhan Türk'ün (25) ormanlık alanda iple ağaca bağlı cesedi bulundu. İhbarı yapan ve polisin olay yerinde bulduğu arkadaşı ise birlikte alkol almak için ormanlık alana geldiklerini, tuvalet ihtiyacı için yanından ayrıldığı Oğuzhan Türk'ü döndüğünde bu şekilde bulduğunu anlattı. Kemer Emniyet Müdürlüğü ekipleri gece ilçe merkeziyle Kiriş Mahallesi'ni bağlayan Çalış Tepesi'ndeki ormanlık alanda erkek cesedi olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Bölgeye giden ekipler bir ağaca iple boynundan asılı halde erkek cesedi buldu. Yapılan incelemede cesedin Oğuzhan Türk'e ait olduğu anlaşıldı. Polise ihbarı yapan ve ekipler gittiğinde cesedin yanında beklerken bulduğu M.O.K., verdiği ilk ifadede Oğuzhan Türk ile arkadaş olduklarını ve birlikte alkol almak için motosikletle bölgeye geldiklerini söyledi. Tuvalet ihtiyacını gidermek için bir süreliğine Oğuzhan Türk'ün yanından ayrıldığını anlatan M.O.K., döndüğünde ise Türk'ü ağaçta asılı şekilde can çekişirken bulduğunu ve tüm uğraşlarına rağmen kurtaramadığını aktardı. Savcının incelemesinin ardından Oğuzhan Türk'ün cenazesi otopsi için Kemer Devlet Hastanesi morguna konuldu. Oğuzhan Türk ve M.O.K.'nin olaydan yaklaşık 1 saat önce Kemer-1 girişindeki polisin uygulama noktasında 34 UR 5601 plakalı motosikletle durdurulduğu ve inceleme sonrası Çalış Tepesi yönüne gittiği belirlendi. M.O.K. ifadesi için polis merkezine götürülürken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
----------------------
Motosiklet detay
Olay yeri inceleme ekibi detay
Olay yeri inceleme detay
Ceset ve olay yeri inceleme ekibi
Ölen kişinin arkadaşının yakın detayı ve olay yerinde polise anlatımı
Cesedin cenaze aracına taşınması ve aracın gidişi
M.O.K.'nin olayı anlatması
Şahıslara ait motosikletin yunus polisi tarafından götürülmesi
Haber-Kamera: Levent YENİGÜN / KEMER(Antalya),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================================
9)DİREKSİYON BAŞINDA, YARI ÇIPLAK HALDE ÖLÜ BULUNDU
KONYA'da Murat Kagır (21), otomobilin sürücü koltuğunda yarı çıplak halde ölü bulundu. Kagır'ın ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından belirleneceği bildirildi.
Olay, dün saat 16.45 sıralarında merkez Karatay ilçesi Akabe Mahallesi Kanal Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, 42 HT 905 plakalı otomobilin sürücü koltuğunda hareketsiz ve yarı çıplak haldeki bir kişiyi gören çevredekiler, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde gencin yaşamını yitirdiğini belirledi. Polisin çalışması sonucu ölen kişinin Murat Kagır olduğu saptandı. Aracın Kagır'ın babasına ait olduğu ve gencin 2 gün önce evden ayrılıp dönmediği tespit edildi. Murat Kagır'ın cenazesi, olay yeri incelemelerinin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Cesetten ve araçtan detay
-Polisin inceleme yapması 
-Genel ve detay
Haber-Kamera: Mehmet IŞIK /KONYA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==================================
10)BODRUM'DA HAZİNE ARAZİLERİNİN ÖZELEŞTİRİLMESİ KARARINA TEPKİ
 
ÖZELLEŞTİRME Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) Resmi Gazete'de yayımlanan kararlarına göre, Bodrum'da Maliye Hazinesi'ne ait 9 taşınmazla ilgili imar planı kararına Bodrumlular tepki gösterdi. İlçe sakinleri, Bodrum'a bir yatırım yapılacaksa bunun yeni üst yapılar yerine altyapılar için olması gerektiğine dikkat çekti.
Resmi Gazete'de Muğla-Datça, Bodrum, Antalya-Aksu, İzmir-Çiğli ve Şanlıurfa-Karaköprü'de imar planı değişiklikleri yapıldığının yayımlanmasının ardından, karara tepkiler gelmeye başladı. Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği Başkanı Cevat Kalfa, ÖYK'nin aldığı kararların bir tek bununla kalmadığını belirtip, şunları söyledi:
"Aslında 11'inci ayda başladı Bodrum'la ilgili kararlar alınmaya. Bu alanların bir kısmı planlı, bir kısmı plansız alınan kararlar, tamamen satışa ve ranta dayalı bir karar. Bu alanlarda Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun almış olduğu kararla planlama yetkisini Özelleştirme İdaresi alıyor. Ankara'da planlayıp, buraya onaya gönderiliyordu. Daha önce yapılan işlemlerde belediyelerin görüşü alınıyordu; acaba bunda alınacak mı? Bu soru işareti. Özelleştirilecek alanların bazıları imarlı alanlar bazıları da plansız alanlar. Plansız bir alanı da satışa çıkarmaya çalışıyorlar. Buralarda plan tadilatı yapılacak. 2020-2022 yılına kadar planlamayı bitirip, satışa sunacaklar."
Kalfa, "Bu alanlar tamamen ranta dayalı belli kadroları imarları açarak yoğun imar getirecek. Konut imarlı olarak çıktığı için konut bölgesinde turizme pek bir katkı sağladığını söyleyemeyiz. Bodrum Yarımadası'na artı bir nüfus artış ilavesi daha getirecek. Biz şu anki kararın imarları daha düzgün, rantı daha derli toplu olabilecek bir hale getircek diye beklerken her gün yeni bir imar kargaşası, yeni bir artı imar getiriyor. Bakanlık bu şekilde Bodrum Yarımadası'na bir yük daha getiriyor. Tüm bunlar altyapı tamamlanmadan yapılıyor. Bunlar yapılırken Bodrum Yarımadası'nın altyapısında düşünmek gerekiyor" dedi.
'ÖNCELİKLE ALTYAPI YATIRIMLARINA İHTİYACIMIZ VAR'
Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Arif Yılmaz da 'imar planları' denildiğinde tüylerinin diken diken olduğunu belirtip, şöyle konuştu:
"Çünkü bugüne kadar buranın yerel halkının ihtiyaçlarına yönelik düzgün bir imar planı yapılması hiçbir zaman başarılamadı. Denizci olarak, denizden bakan bir gözle yapılaşmanın neler getirdiğini çok güzel gözlemleyebiliriz. Çok kötü bir görüntü ile karşı karşıyayız. Zaten yapılaşmada çok ciddi sıkıntılar var. Hal böyleyken biz kendi vatandaşımızın tapulu arazilerindeki düzenlemeleri doğru düzgün yapamamışken, bir de devletin elindeki arazilerin çeşitli imar düzenlemeleri ile yapılaşmaya açılması bize yapılabilecek, turizme yapılabilecek en büyük kötülüklerden bir tanesi. Bizim artık o tarz şeylere değil, altyapı yatırımlarına ihtiyacımız var. Bodrum olarak, Muğla bölgesi olarak turizmde üçüncü büyük bölge olmamıza rağmen gerekli altyapıyı yardımlarını göremiyoruz, hala katı atık sorununu çözemedik. Sıvı atıkta şikayetlerimiz var. Dolayısıyla bu tarz özelleştirmeler değil, eğer devlet bir şey yapacaksa bizim altyapımıza destek versin; tek beklentimiz bu."
'PEK ÇOK DEĞERİMİZİ SATTIK'
Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mustafa Demiröz de kararı eleştirdi. Demiröz, şöyle dedi:
"Bodrum gibi değerin çok yüksek olduğu alanlarda Özelleştirme İdaresi'nin birtakım alanları özelleştireceği ve imara açacağı yönünde haberler çıktı. Bugüne kadar yapılan imar uygulamalarında baktığımızda ne kazandığımız da ne kaybettiğimiz de çok net, açık. Bütün doğal alanlarımızı, koylarımızı, hayallerimizi betona boğduk. Hesapsızca hiç düşünülmeden sürekli üst yapıya yapılan yatırımlardan dolayı altyapıda büyük sıkıntılar baş gösterdi. Kanalizasyonlarımız sorun, çöplerimiz sorun, yollarımız sorun, yaşam alanlarımız sorun. İmara açarak bütün bunları gözetmeden imara açmak demek. Bütün bu sorunlara ilave yük getirmesi demek, artık bunların farkına vararak imaları açmaktan, üst yapı yatırımı yapmaktan ziyade, öncelikle bunların durdurulup, altyapıların günün şartlarına uygun hale getirilmesi gerekiyor. Yoksa ne turizmde ne de normal yaşantımızda daha kötüye gitmekten başka bir sonuç olmayacak. Hangi gerekçeyle bu alanlar özelleştirilecek, imara açılacak konut eksikliği mi var, turizmde tesis eksikliğimiz mi var? Bunlara baktığımızda hiçbirinin olmadığını görüyoruz. O zaman insanın aklına şu geliyor: Ranta yönelik bir uygulama gibi görülüyor. Yani milletimize, milli varlığımıza ait pek çok değerlerimizi bugüne kadar hep sattık."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Bodrum'dan genel görüntü
-Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği Başkanı Cevat Kalfa ile röp.
-Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mustafa Demiröz ile röp.
-Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Arif Yılmaz ile röp.
Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR-Hülya ELTEŞ / BODRUM(Muğla),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================================
11)GÖKÇEADA'DA ALTIN MADENİ BAŞVURUSU İPTAL OLDU
 
Çanakkale'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki tarih, doğa ve turizm cenneti, Türkiye'nin en büyük adası Gökçeada için Merih Madencilik Şirketi'nin altın ve Gümüş arama başvurusuyla tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Yükselen tepkiler ve Gökçeada'nın Cittaslow 'sakin şehir' üyeliğinin iptali gündeme gelmesinin ardından şirket de geri adım attı. Kurumlardan olumlu görüş alamayacağını anlayan şirket Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunu geri çekti. 'Organik Ada' olma yolunda ilerleyen Gökçeada için tehlike şimdilik geçmiş oldu. 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü, Merih Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Gökçeada İlçesi Yuvacık Mevkiinde altın ve gümüş madeni aramak için yaptığı ÇED başvurusunu geri çektiğini açıkladı. Müjdeli haber, dün mesai saatinin bittiği anlarda geldi. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Çanakkale İli, Gökçeada İlçesi, Yuvacık Köyü Mevkii'nde (H15c4-H15c1 paftalarında) ve Merih Madencilik San ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan 'AR: 201201447 Altın ve Gümüş Maden Arama' Projesi ile ilgili olarak, 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği (a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler (Ek-2) Listesi Madde 55- Maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri, (sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç) kapsamında hazırlanan proje tanıtım dosyası 07.11.2017 tarihinde Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne e-ÇED sistemi üzerinden başvuru yapılmıştır. Merih Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nce 14.12.2017 tarihinde  e-ÇED sistemi üzerinden proje iptal talebinde bulunulmuş olup, Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce aynı tarihte iptal talebi uygun bulunmuş ve ÇED süreci iptal edilmiştir" denildi. 
Başta Gökçeadalılar olmak üzere tüm Türkiye'den, hatta, merkezi İtalya'da bulunan Cittaslow Birliği'nden gelen tepkiler üzerine, ÇED sürecinde kurumlardan olumlu görüş alamayacağını anlayan şirket, geri adım atmak zorunda kaldı. Ancak, şimdi de elinde altın ve gümüş arama ruhsatı bulunduğu belirtilen şirketin, ilerleyen süreçte ÇED süreci için yeniden müracaatta bulunup bulunmayacağı merak konusu oldu. 
CİTTASLOW MEKTUBU ETKİLİ OLDU 
İtalya'da 1999 yılında kurulan, 'sakin' felsefesine ve kendi özelliklerine sahip çıkan kentlerin bir araya geldiği Cittaslow Birliği, Türkiye'den üye 14 yerden biri olan Gökçeada'yı, 2011 yılında dünyanın ilk ve tek sekin Adası seçmişti. Ancak Merih Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin altın ve gümüş aramak için yaptığı başvuru sonrası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü, ÇED sürecinin başladığını kamuoyuna duyurduğu andan itibaren Gökçeada'nın bu unvanı tehlikeye girdi. Merkezi İtalya'da bulunan Cittaslow Kentler Birliği'nin Genel Başkanı Stefano Pisani, Gökçeada Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı'na bir mektup gönderdi. Gökçeada'ya maden ocağı açılması halinde sakin şehir üyeliğinin iptal edileceğini kaydetti. 
"ALTIN ARAMA RUHSATI OLDUĞU GERÇEĞİ UNUTULMAMALI"
Ada'da altın ve gümüş aranmasına yönelik girişimin duyulduğu andan itibaren karşı harekete geçen Gökçeada Belediye Başkanı İYİ Partili Ünal Çetin, Sakin Şehir unvanını geri vermemek için tüm dinamitlerle birlikte gereken mücadeleyi vereceklerini belirtti. Başkan Çetin, "Çünkü bu karar, Gökçeada'nın yıllardır ortaya koymuş olduğu vizyonla çelişiyor. Adamızın organik ada olması ve sakin şehir unvanıyla anılması noktasındaki ısrarımız devam ederken, adının altın ve gümüş madeni ile anılması Gökçeada'ya zarar verecektir. Altın ve gümüş madeni aranması konusu kamuoyuna taşınmasının ardından merkezi İtalya'da bulunan Cittaslow Kentler Birliği Stefano Pisani, belediyemize bir mektup göndermiştir. Eğer ki altın ve Gökçeada'da gümüş madeni aranır ise Cittaslow unvanının geri almak durumunda olduğunu ifade ediyor. Buda bizim adamız açısından ve ülkemiz açısından ciddi bir prestij kaybı olacaktır. Neyse ki şimdilik şirketin ÇED başvurusunu geri çekmesiyle tüm bu tehditler ortadan kalkmış oldu. Ancak şirketin elinde arama ruhsatı olduğu gerçeği de unutulmamalı" diye konuştu.
"ORGANİK ADA İLAN EDİLMESİNİ ÇOK ARZU EDİYORUZ"
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Türkiye genelinde 6 havzayı organik havza ilan etme çalışması başlatmıştır. Bunlardan birisi de Gökçeada'dır. Gökçeada, Organik tarımla ilgili ilk çalıştayını da Sayın Vali Başkanlığında Çanakkale'de yapmıştır. Biz organik ada ilan edilmesini çok arzu ediyoruz. Bakanlık bununla ilgili çalışmaları başlatmış ve en kısa sürede de adanın tamamı, organik ada olarak ilan edilecektir. Böyle bir durum karşısında altın aranması başlar ise, çok üzülerek ifade ediyorum, organik ada olmaktan da çıkmış olacağız. Bu bizim için gerçekten ekonomik bir cinayet olacaktır. Süt ve süt ürünleri, et, bal, sebze başlıca bizim organik ürünlerimiz içerisinde ama, Organik ada ilan edilmesiyle birlikte Gökçeada'da üretilen bütün ürünler organik olacaktır" diye konuştu.
HALK DA ESNAF DA TİPKİLİ
Gökçeada'da altın ve gümüş madeni aranmasına Belediye Başkanı Ünal Çetin kadar, halk ve esnaflarda karşı çıkıyor. Göçmen olarak geldiği Ada'da 32 yıldır yaşadığını ve şuan taksicilik yaptığını söyleyen Ekrem Aydos, "Burada böyle bir şeyin olması Ada için çok kötü. Çünkü burada organik tarım, organik arıcılık var. Sakin bir şehir, yer altı kaynakları adanın kendine yeterli. Bu şartlarda biz madeni istemiyoruz" dedi.
Gökçeada'da kuaförlük yapan Canan Sarıkaya, "Bu başvuruyu yanlış değerlendiriyorum. Çünkü Adamız çok doğal ve bakir bir yerdir. Halk olarak buranın güzelliklerinin altın ve gümüş arayışıyla bozulmasını istemiyoruz. Burası turiste çok açık bir yer. Turizmimiz engellenecek. Toprağa verilecek olan siyanürler, toprak verimine zarar verecektir. Bu yüzden istemiyoruz" diye konuştu.
İŞYERİNE 'ALTINCILAR GİREMEZ' PANKARTI ASTI
'Bu işyerine altın arayıcıları giremez' yazılı pankartı kafesinin bahçesine asan Cem Metin, "2008'den beri adada yaşıyorum. Burada esnaflık yapıyorum. Adamızı çok seviyoruz. Burada hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Bireysel olarak ne yapabileceğimizi düşünürken, aklıma bu geldi. Adamızı koruruz diye düşündük. Organik tarım üzerine kurulu bir ada, yer altı ve yerüstü zenginlikleri olan bir yer. Buraların tamamen bakir ve doğal kalması gerekiyor" dedi.
Huzur BULMAYA GELDİ HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADI 
Huzurlu ve yavaş bir hayat sürmek için 2 yıl önce Gökçeada'ya yerleşen Alper İkiz, "Uzun yıllar yurtiçi ve yurt dışında, Londra, İstanbul ve İzmir gibi metropolitan kentlerde özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra sağlıklı, doğal huzurlu bir ortamda yaşayabilmek ve böyle bir ortamda çocuk büyütebilmek için Gökçeada'ya yerleştim. Ama, alınan bu karar uygulamaya geçecek olursa, elbette ki bizim hayalimiz suya düşmüş olacak" diye konuştu.
"ORGANİK ÇİFTLİK YATIRIMINI DURDURMAK ZORUNDA KALACAĞIM"
Ankara'da 14 yıldır çalıştığı firmadan istifa edip Gökçeada'ya gelerek organik bal üreten bir firma kuran ve şimdi de organik çiftlik kurmak için bir arsa satın alan Serbülent Uzun, "Bunun için 29 kurumdan bütün onayları aldım. Yatırım hazırlığı yaptım. Şu anda yatırım hazırlığındaydım ama maden olayından dolayı bu yatırımların hepsini durdurmak zorunda kalacağız" dedi.
"ADAYA HER YAZ 400 BİN ÇEYREK ALTIN GİRİYOR"
Gökçeada'da Tekel Müdürlüğü'nden emekli Zerafettin Uzun ise, "2017 yılında adamıza ziyaret eden kişi sayısı 400 bin. Adaya gelip gemiden inen her vatandaşın 250 lira harcadığını düşünürsek ki bu daha fazla rakamdır. Bugün bir çeyrek altının değeri de 250 lira. Yani her yaz buraya turizmden 400 bin çeyrek altın gidiyor. Şimdi üstteki altını bırakıp, yeraltındaki altını aramanın ve doğaya, çevreye zarar vermenin anlamı nedir. Bunu düşünmek bile istemiyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. 
Görüntü Dökümü
----------------------
Gökçeada'dan genel ve detay görüntü
Başkan Ünal Çetin ile röp.
Ekrem Aydos ile röp.
Canan Sarıkaya ile röp. 
Cem Metin ile röp.
Alper İkiz ile röp. 
Serbülent Uzun ile röp.
Zerafetin Uzun ile röp. 
Laz Koyu'ndan görüntü
Maden aranacak bölgeden görüntü.
Gökçeada Bal Hatıra  Ormanı'ndan ve arı kovanlarından görüntü
Burak Gezen'in anonsları
Haber-Kamera: Burak GEZEN-Mustafa SUİÇMEZ / ÇANAKKALE,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================================
12)FEVZİOĞLU: 80 MİLYON HAK VE HUKUKTA KUCAKLAŞIRSA, AYRILMA TEHLİKESİ ORTADAN KALKAR
 
TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Fevzioğlu, Siirt'in Şirvan İlçesine bağlı Soğanlı köyünde çöken evde 2 çocuğuyla birlikte yaşamını yitiren Cemal Coşkun'un yakınlarına taziye ziyaretinde bulundu. Burada konuşan Fevzioğlu, "Ben Türkiye'nin hakta, hukukta 80 milyon olarak kucaklaştığında, hiçbir şekilde bir ayrılma tehlikesi yaşamayacağına inanıyorum" dedi. 
TBB Başkanı Metin Fevzioğlu, Muş, Bingöl, Batman ve Mardin baro başkanlarıyla birlikte Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Soğanlı köyünde 20 gün önce aşırı yağış nedeniyle çöken evde 2 oğluyla birlikte yaşamını yitiren Cemal Coşkun'un yakınlarına taziye ziyaretinde bulundu. Coşkun ailesine başsağlığı dileyen Fevzioğlu, burada yaptığı konuşmada, "Biz buraya taziyeye geldik. Cemal Coşkun, Yusuf ve Ömer için buraya geldik. Bu devirde bunun olmaması lazım, yani bir yağmur yağdı, dam çöktü. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nde olmaması lazım. Devletimize, milletimizi Allah zeval vermesine ama, bu konularda kaynakların daha doğru harcanabileceğini, refah içinde yaşayabileceğimizi biz biliyoruz. Çok bir şey istemiyor aslında vatandaşımız, hastanesinde şifa bulmak, adliyesinde adalet bulmak, belediyesinde hizmet istiyor yani, devletinden hizmet istiyor ve eşit muamele görmek istiyor" dedi. 
'SOĞANLI KÖYÜNE PASAPORTLA GELMEK İSTEMİYORUM'
Türkiye'nin hak ve hukukta kucaklaştığında ayrılma tehlikesinin de ortadan kalkacağına inandığını anlatan Fevzioğlu, "Ben Türkiye'nin hakta, hukukta 80 milyon olarak kucaklaştığında, hiçbir şekilde bir ayrılma tehlikesi yaşamayacağına inanıyorum. Ne zaman buralara gelsem, bu topraklara gelsem, baro başkanlarımız ile ne zaman vatandaşlarımızı kucaklaşmaya gitsek, biliyorum ki bizim insanlarımız birbirinden ayrılmak istemiyor. ya bazen siz ayrılırsanız İstanbul'a pasaport ile girersiniz gibi sözler var, bana göre bunlar rencide edicidir. Çünkü ben de Soğanlı köyüne pasaport ile gelmek istemiyorum. Yani ben buraya vatanım olarak gelmek istiyorum, bu toprak benim toprağımdır, hepimizin toprağıdır. Biz ayrısı, gayrı olmayan ve iç içe geçmiş insanlarız" diye konuştu. 
'TÜRKİYE'NİN KUDÜS GİRİŞİMİYLE GURUR DUYUYORUM'
Köydeki okula giderek öğrencilere bot, mont ve giyim yardımında bulunan Fevzioğlu, Kudüs konusunu da değerlendirerek, şöyle konuştu:
"Kudüs ile ilgili gelişmeleri kaygı ile izliyoruz tabi. Bu tamamen Amerikan Başkanı Trump'ın bir gensoru ile devrilme tehlikesi belirlediğinde kendi iç politikası gereği arkasına Yahudi, İsrail lobisini alma girişimidir. Maalesef dünyada bazen bu sığ siyasetçiler, gözlerini kırpmadan insanları ölüme gönderebiliyorlar. Yani umrunda bile olmadan kaç kişi öldü, kaç kişinin canı yanacak, ne kadar kan dökülecek, hiç düşünmeden kendi koltuğunu korumak için böyle bir iş yapmıştır. Ama dünya gerekli karşılığını verdi. Dün toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı çok ciddi bir mesaj verdi. Ben Türkiye Cumhuriyetinin bu girişimi ile ilgili gurur duyuyorum, herkeste duymalıdır. Yapılan toplantıda oy birliği ile bir kez daha İsrail'in ve ABD'nin kararının reddedilmesi önemlidir. Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olarak tanınması önemlidir. Ama bir not düşelim sevgili arkadaşlar buraya, Kudüs'ü İsrail en başta işgal etmeyecekti, edemiyecekti neden etti? Çünkü maalesef İslam dünyası eğitimde geri kaldı. Maalesef İslam dünyası teknolojide geri kaldı. Ekonominiz, teknolojinin, güçlü ise ordunuzda güçlü oluyor. Bunun için de iyi bir eğitim sitemine ve güçlü bir hukuk sistemine ihtiyacımız vardır. İslam dünyası eğer hukuk sistemini çağdaşlaştırırsa, güvenilir hale getirir ise eğitimini çağdaşlaştırırsa, matematik, fizik, kimya öğretirse çocuklarına, bu durumda kimse aklından bile geçiremez Kudüs'ü başkent ilan etmeyi."
Akşam saatlerine Siirt'e dönen TBB Başkanı Metin Fevzioğlu, burada da Vali Ali Fuat Atik'i makamında ziyaret etti.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Barolar Birliği Başkanı Fevzioğlu, yol kenarında bulunan koruyucular ile sohbeti,
-Kendisine tahsis edilen aracı Barolar Birliği Başkanının kendisi kullanması,
-Soğanlı köyüne taziyeye katılması,
-Köy okulunda bulunan çocuklara giyim yardımı yapması, 
-Türkiye Barolar Birliği Başkanın açıklaması,
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mehmet Yücel DURAK / SİİRT,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=========================================
13)CANİKLİ: FİNANSMANININ TAMAMI GENELKURMAY BAŞKANIMIZIN AİLESİ TARAFINDAN YAPILMAMAKTADIR
MİLLİ Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Orgeneral Hulusi Akar'ın memleketinde cami yaptırdığına ilişkin haberlerin düzeltilmesi gerektiğini, Akar ve ailesinin inşaatı devam eden camiye imkanları ölçüsünde destek olduklarını kaydetti. Canikli, "Bakın, aile olarak Genelkurmay Başkanımız ailesiyle birlikte, akrabalarıyla birlikte inşaatı devam eden bir camiye tamamının finansmanı değil, imkanları ölçüsünde bir destek sağlıyorlar. İnşaatı daha önce başlamış olan camiye bir yardımdır. Bunun neresi yanlış Hiçbir yeri yanlış değil. Bunun üzerinden spekülasyon yapmak ve Genelkurmay Başkanımızla ilgili haksız birtakım töhmetlerde bulunmak doğru değil" dedi.
Milli Savunma Bakanı Canikli, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın memleketi Kayseri'de cami yaptırdığına ilişkin haberlere açıklık getirdi. Canikli konuya ilişkin şunları söyledi:
"Genelkurmay Başkanımıza yönelik olarak, inşaatı başlamış bir camiye aile olarak yaptıkları katkıdan, bir maddi destekten yola çıkarak Genelkurmay Başkanımızla ilgili olarak haksız birtakım spekülasyonlar ve saldırılar söz konusudur. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. Bakın, aile olarak Genelkurmay Başkanımız ailesiyle birlikte, akrabalarıyla birlikte inşaatı devam eden bir camiye tamamının finansmanı değil, imkanları ölçüsünde bir destek sağlıyorlar ve bunun kesinlikle hiçbir şekilde duyulmaması ve isimlerinin de verilmemesi hassasiyetiyle bunu, bu yardımı yapıyorlar Genelkurmay Başkanımız ve ailesi. Fakat oradaki Belediye Başkanı bu bilgiyi paylaşıyor bütün şeye rağmen, kamuoyuyla paylaşıyor ve babasının ve annesinin ismini veriyor. Finansmanının tamamı Genelkurmay Başkanımızın ailesi tarafından yapılmamaktadır, bir yardımdır. Gönüllerinden geçmiş oradaki camiye, inşaatı daha önce başlamış olan camiye bir yardımdır. Bunun neresi yanlış Hiçbir yeri yanlış değil. Bunun üzerinden spekülasyon yapmak ve Genelkurmay Başkanımızla ilgili haksız birtakım töhmetlerde bulunmak doğru değil."
Görüntü Dökümü
----------------------
-Meclis kaydı Canikli açıklaması
Haber-Kamera: Nursima KESKİN /ANKARA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================================
Tiyatro oyuncusuna sahnede saldırı (ek)
14)DARP RAPORU ALIP, ŞİKAYETÇİ OLDU
Tokat'ta 2 gün önce Başkent Kültür Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenen 'Kanlı Nigar' oyununun yönetmeni ve aynı zamanda oyuncusu olan Abdullah Suphi Yüksekcan, sahnede, organizasyon şirketinin paralarını eksik ödediğini, ancak seyirciye duydukları saygı nedeniyle oyunu devam ettireceklerini söyledi. Yüksekcan, bu sırada organizatör S.Ş.'nin saldırısına uğradı. Olayın ardından darp raporu alıp, şikayetçi olan Yüksekcan, açıklama yaptı.
Organizatörlerin kendisini arayarak Tokat'a davet ettiğini ve oyunun maliyetini düşürmek için dekor ve orkestra istenmediğini belirten Abdullah Suphi Yüksekcan, şunları söyledi:
"Oraya gittiğimizde gördük ki müzikal ve ekiple ilgili bilgi verilmemiş. Ayrıca sorumlusu da bizmişiz gibi reklam yapılmış. Biz zaten oyundan önce bu durumdan rahatsız olduk. ve bize teklif edilen tutarın yüzde 70'ine yakını ödendi, ancak yüzde 30'una yakını ödenmedi. Ama biz seyirciye saygımızdan dolayı oyuna başlamış bulunduk. ve orada oyun hakkında, hakkımızda bir karalama yapıldı. Sanki konuşup anlaşılmamış gibi, dekorsuz ve orkestrasız geldiğimiz söylendiği için seyirciye bir açıklama yapmamız gerekiyordu. Bunun açıklamasını finalde yapsak seyirci kaybımız olurdu ve ilgili şahıslarda ortadan kaybolurdu. Bu nedenle oyunun son 20'nci dakikasında sahneye çıkıp açıklama yapma gereği duydum. Sorumlunun bizler olmadığını, onların olduğunu söyledik. O şekilde oraya gitmek istemediğimizi ancak 'böyle gelmemiz söylenildi' diyerek suçlu olmadığımızı burada bir dolandırıcılık söz konusu olduğuyla ilgili açıklama yaptık. Daha sonra seyirci beni, ben seyirciyi alkışladım ve dışarı çıkarken kuliste bizimle pazarlık yapan bu kişi bana saldırdı. Biz o kişiyi orada etkisiz hale getirdik ve daha sonra polise haber verdik."
Görüntü Dökümü
----------------------
-Abdullah Suphi Yüksekcan açıklama
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Gökhan CEYLAN / ANKARA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================================
14)HASTANEDE PATLAMA TATBİKATI, GERÇEĞİ ARATMADI
 
MUĞLA'nın Marmaris İlçe Devlet Hastanesi'nde 2 kişinin öldüğü, onlarca kişinin de yaralandığı patlama tatbikatı, gerçeği aratmadı. Hastane bahçesine taşınan bazı yaralıların kendilerini role fazla kaptırdığı görüldü.Marmaris Devlet Hastanesi'nin bahçesinde dün saat 18.40 sıralarında tatbikat yapıldı. Tatbikata, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE), 112 Acil Servis, jandarma, polis, Muğla Büyükşehir İtfaiye ekipleri ve hastane çalışanlarından oluşan 300 personel katıldı. Tatbikat gereği, hastanenin zemin katında bulunan yemekhanede tüp patlaması meydana geldi. İhbar üzerine ekipler harekete geçti. Muğla Büyükşehir Belediyesi, polis, jandarma ve UMKE ekipleri, kısa sürede hastaneye geldi. Jandarma ve polis hastane çevresinde güvenlik önlemi alırken, üç özel hastaneden yedi ambulans sevk edildi. İtfaiye ekipleri, söndürme ve soğutma çalışması yaparken, UMKE ve 112 Acil ekipleri yemekhaneden 15 yaralıyı ve 2 ölen kişinin cesedini hastane bahçesine çıkardı. Yaralılara hastane bahçesinde yeşil, sarı, kırmızı ve siyah kodlarla müdahalede bulunuldu.
Hayati tehlikesi bulunan yaralılar ambulanslarla özel hastanelere sevk edildi. Yaralılara müdahale, film sahnelerini aratmadı. Bazı personellerin kendini role fazla kaptırması ilginç görüntüler oluşturdu. Vatandaşlar, yaşananları ilgiyle izledi, cep telefonuyla kaydetti. Bir saat süren tatbikat sonunda personel hatıra fotoğrafı çektirdi. Marmaris Devlet Hastanesi yönetimi, tatbikatı başarılı ile bitiren personele tatlı ikramında bulundu.
'MESAİ ARKADAŞLARIMIZIN DİNANİZMİNİ ARTIRDIK'
Marmaris Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ahmet Mutlu Arıcı, Sağlık Bakanlığı yılda bir defa patlama tatbikatı senaryosu talimatının mevcut olduğunu söyledi. Olağan bir afet veya patlama durumunda yapılabileceklerin test edilmesi ve eksiklerin giderilmesi için tatbikat gerçekleştirdiklerini anlatan Dr. Arıcı, "Burada, mesai arkadaşlarımızın hem dinamizmini sağlamak, hem de dikkat çekmek maksadıyla yemekhanede tüp patlama planımızı uyguladık. Dışarıdan gelecek her türlü afet senaryosuna hazır bir ekibim mevcut. Bir de içeriden gelecek bir tehlikeye karşı ne durumda olacağımızı gözlemlemek istedikö dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Marmaris Devlet Hastanesi bahçesinde tatbikat genel görüntü
-Tatbikattan genel ve ayrıntılı görüntü
-Tatbikat sonunda personelin hatıra fotoğrafı çektirme görüntüsü
-Marmaris Devlet Hastanesi Başhekimi Ahmet Mutlu Arıcı ile röportaj
Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN /MARMARİS(Muğla),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
====================================
15)KANALİZASYON İNŞAATINDAN TARİH ÇIKTI
 
DENİZLİ'nin Tavas ilçesi Yaka Mahallesi'nde belediye ekiplerinin kanalizasyon hattı için yaptığı kazı sırasında, yaklaşık 3 metre derinlikte tarihi eser kalıntıları ortaya çıktı. 1500 yıllık olduğu sanılan tarihi mermer sütunlara rastlayan belediye ekipleri, polise ve Müze Müdürlüğü'ne haber verdi.Tavas ilçesi Bağlar Mevkii'ndeki Yaka Mahallesi'nde Denizli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) ekipleri, geçtiğimiz hafta kanalizasyon hattı için çalışma başlattı. Ekipler, kepçe ile hat açarken 3 metre derinlikteki çukurdan tarihi sütunlara ait mermer parçaları olduğu görünce polise haber verdi. Kanalizasyon hattı çalışması yapılan sokakta tarihi eser ortaya çıkması üzerine polis ekipleri önlem aldı, kazı çalışması durduruldu. Sokağa gelen Müze Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Kanalizasyon hattı kazılırken ortaya çıkan tarihi sütunların 1500 yıllık Geç Roma dönemine ait olduğu sanılıyor.
Ayrıca, Müze Müdürlüğü'nün arkeologlarının bölgeye gelip, kazı alanında başka eserlerin olup olmadığı konusunda inceleme yapacakları öğrenildi. Kazıların durdurulduğu sokakta oturan Halil İbrahim Tiver, kanalizasyon hattı kazılırken, tarihi eserin çıktığını belirterek, "DESKİ görevlileri burada alt yapı çalışması yapıyordu. Kanalizasyon hattı kazılırken, iş makinesiyle tarihi taşları bulmuş. İşçiler taşları bulunca polise haber verdi. Ardından kazılar durduruldu" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------
Kazı alanından görüntü
Taşlardan görüntü
Mahalle sakininin konuşması
Mermer sütun parçalarından görüntüler
Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN /DENİZLİ,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================================
16)İSKİLİP'TE 300 METRELİK TÜNEL BULUNDU
 
Çorum'un İskilip ilçesinde, belediyeye ait iş makinelerinin çevre düzenlemesi yaptığı sırada yerin altında 300 metreliktünel bulundu. İlçede vatandaşlardan büyük ilgi gören kapalı tünelle ilgili Müze Müdürlüğü ekipleri araştırma başlattı.
Çorum'un İskilip ilçesinde, belediyeye ait iş makinelerinin çevre düzenlemesi yaptığı sırada kepçe operatörü kapalı tüneli fark ederek kazıyı durdurdu ve olayı polise bildirdi. Polis incelemelerinin ardından alanın tarihi olduğunu düşünerek Çorum Müze Müdürlüğü'ne bildirdi. Çorum Müze Müdürlüğü ekipleri alanı kapatarak incelemelere başladı.
Olayla ilgili açıklamada bulunan İskilip Belediye Başkanı Recep Çatma, "Çevre düzenlemesi sırasında kepçe operatörü tünele benzeyen bir alanı görünce çalışmalarını durdurup bize haber verdi. Biz de tünelin bulunduğu alanda güvenlik önlemlerini aldık ve yetkililere konuyu bildirdik. Bulunan tünelin ilk etapta tarihi su kemeri olabileceğini düşünüyoruz. Ancak gerçek ileriki günlerde netlik kazanacak" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Tünelin bulunduğu alana gelen vatandaşlar
-Yetkililerin vatandalarıı uyarması
-Detaylar
Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR /ÇORUM,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===================================

Kaynak: DHA

15 Aralık 2017 Cuma 08:12

PKK, Mardin, Bodrum, Gökçeada, Politika, Güncel