Dha Yurt Bülteni 1

1)ADIYAMAN'DA PKK'NIN SÖZDE BÖLGE SORUMLUSU ÖLDÜRÜLDÜ İÇİŞLERİ Bakanlığı tarafından 'Gri' kategoride aranan, terör örgütü PKK'nın sözde bölge sorumlusu 'Zülfikar' kod adlı Yusuf Tunç (34), beraberindeki başka bir teröristle birlikte ölü ele geçirildi.

1)ADIYAMAN'DA PKK'NIN SÖZDE BÖLGE SORUMLUSU ÖLDÜRÜLDÜ

 

İÇİŞLERİ Bakanlığı tarafından 'Gri' kategoride aranan, terör örgütü PKK'nın sözde bölge sorumlusu 'Zülfikar' kod adlı Yusuf Tunç (34), beraberindeki başka bir teröristle birlikte ölü ele geçirildi.Adıyaman merkeze bağlı Kömür beldesi kırsalında 16 Ağustos'ta, askeri aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristlerce döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesiyle 1, dost ateşiyle ise 3 askerin şehit olduğu olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında terör örgütü PKK'ya yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan Şehriban Tunç'un evindeki aramalarda terör örgütüne ait dökümanlar bulundu. Güvenlik güçlerinin incelemesinde kadının oğlunun da İçişleri Bakanlığı'nca aranan teröristler listesinde 'Gri' kategoride aranan, örgütün sözde bölge sorumlusu 'Zülfikar' kod adlı Yusuf Tunç olduğu saptandı. Annesine yazdığı mektuplarda ilaç ve gıda istediği belirlenen teröristin yakalanması için bölgede hummalı çalışma başlatıldı.

Güvenlik güçleri dün Kömür Beldesi kırsalında yürüttüğü arazi arama taramasında iki terörist ile karşılaşıldı. Askerlerin 'Teslim ol' çağrısına ateşle karşılık veren iki terörist, çıkan çatışmada öldürüldü. Yapılan incelemede etkisiz hale getirilen teröristin, terör örgütünün sözde bölge sorumlusu Yusuf Tunç olduğu anlaşılırken, ikinci teröristin kimliği ise belirlenemedi.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

İçişleri Bakanlığı tarafından 'Gri' kategoride aranan, terör örgütü PKK'nın sözde bölge sorumlusu 'Zülfikar' kod adlı Yusuf Tunç (34), beraberindeki başka bir teröristle birlikte ölü ele geçirilmesine ilişkin Adıyaman Valiliği yazılı açıklama yaptı. 

Jandarma tarafından teröristlerin etkisiz hale getirilerek şehitlerin kanlarının yerde kalmadığı belirtilen açıklamada şöyle denildi:

"14 Ağustos 2018 tarihinde İlimiz Kömür beldesi bölgesinde bir mermer ocağına yapılan saldırıyı ve 16 Ağustos 2018 tarihinde yine aynı bölgede el yapımı patlayıcı ile yapılan eylemi gerçekleştiren bölücü terör örgütü mensubu iki terörist (biri sözde bölge sorumlusu ve gri listede aranan Yusuf Tunç) 17 Ekim günü jandarma timlerince gerçekleştirilen operasyonla etkisiz hale getirilmiş, şehitlerimizin kanı yerde kalmamış, intikamı alınmıştır. Bölgede operasyonlar devam etmektedir."

** DİĞER TERÖRİST, TUTUKLANAN HDP İLÇE BAŞKANI'NIN OĞLU

Adıyaman'da, İçişleri Bakanlığı'nın terör arananlar listesinde gri kategoride bulunan 'Zülfikar' kod adlı sözde bölge sorumlusu PKK/KCK'lı terörist Yusuf Tunç (34) ile birlikte öldürülen diğer teröristin, 4 askerin şehit olmasının ardından cebinden 'Top gol oldu 15 Ağustos 2.ci yer' yazılı not kağıdı çıkan ve 19 Ağustos'ta tutuklanan HDP Gerger İlçe Başkanı Mahmut Özdemir'in oğlu 'Soreş Semsur' kod adlı Murat Özdemir olduğu belirlendi. 

2011 yılında CHP İlçe Başkanlığı da yaptığı belirlenen Özdemir'in, PKK'ya katılıp 'Roza Semsur' kod adını kullanan kızı Suna Özdemir'in ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nce Hakkari'nin Çukurca ilçesi Kazan Vadisi'nde 2011 yılında düzenlediği operasyonda etkisiz hale getirildiği ortaya çıkmıştı. Özdemir'in kayınbiraderi Seyit Ahmet Özdemir ve yeğeni Mehmet Özdemir ile 4 akrabasının da terör örgütü PKK'nın dağ kadrosundayken operasyonlarda öldürüldüğü, kardeşi Şeyhmus Özdemir'in de yine PKK bünyesinde yer aldığı ve yurtdışına kaçarak İsviçre'ye yerleştiği belirlendi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Terörist Yusuf Tunç fotoğrafı

Kömür kırsalı

Askerin çatışma anı

Öldürülen PKK'lılar

Askerin uyarıda bulunması

Askerin yürümesi

Genel ve detay görüntüler 

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 135 MB

=======================================================

KAHRAMANMARAŞ'TA YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 7 ÖLÜ, 24 YARALI (EK)

2) CENAZELER MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLDİ

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Sami Demir, Selahattin Turan, Ahmet Karakuş, Hüseyin Hint, Şengül Uysal, Doğancan Türk ve Bilgin Demir'in Göksun Devlet Hastanesi'ndeki otopsileri tamamlandıktan sonra yakınlarına teslim edildi. Uzman Onbaşı Doğancan Türk ve ile er Selahattin Turan'ın cenazeleri Samsun'a, polis memuru Ahmet Karakuş'un cenazesi Ordu'ya, Sami Demir'in cenazesi Kırşehir'e, Hüseyin Hint, Şengül Uysal ve Bilgin Demir'in cenazeleri ise Çorum'a gönderildi.

'95 GÜN SONRA YANINDAYIM' DEDİKTEN 24 SAAT SONRA CENAZESİNİ ALDIM

Kazada yaşamını yitirenlerden Selahattin Tura, vatani görevini yaparken çiftçi ailesine yardım etmek için izin aldığı ortaya çıktı. Torununun cenazesini almak için Göksun'a gelen Selahattin Turan'ın ismi öğrenilemeyen dedesi, torununu izin bittikten sonra görev yaptığı Gaziantep'e gitmek için otobüse kendisinin bindirdiğini belirterek, "4 numaralı koltuğa oturttum. Giderken '95 gün sonra yanındayım dede' demişti. 24 saat sonra cenazesini aldım" diye konuştu. Turan, hastanede yapılan törenin ardından Türk barağına sarılı tabutla memleketine gönderildi.

KIZINI ZİYARET EDİP ŞIRNAK'A GİDECEKTİ

Polis memuru Ahmet Karakuş'un ise 20 gün önce babasını kaybettiği belirtildi. Kahramanmaraş'ta görev yapan öğretmen kızını ziyaret edip görev yeri olan Şırnak'ın İdil ilçesine gitmek için bindiği otobüsün kaza yapması sonucu hayatını kaybeden Karakuş'un Türk bayrağına sarılı naaşı memleketi Ordu'ya gönderildi.

DOKTOR OLACAKTI

Kazada yaşamını yitirenlerden Bilgin Demir'in hayali ise doktor olmaktı. Girdiği sınavda Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanan Demir, bindiği otobüsün devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi. Gece otogarda oğullarını otobüse bindirerek Gaziantep'e uğurlayan lise öğretmeni baba Ali İhsan Demir ile ilkokul öğretmeni Zehra Salmanpakoğulları Demir, acı haberle yıkıldı.

BABASININ İZİNDEN GİDECEKTİ

Kazada yaşamını yitirenlerden Piyade Uzman Onbaşı Doğancan Türk ise bu TSK'ya bu yıl katıldı. İzin dönüşü görev yeri olan Kilis'e gitmek isterken kazada yaşamını yitiren Doğancan Türk'ün, Türk bayrağına sarılı cenazesini, emekli uzman çavuş babası aldı.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Morg önünde bekleyen askerler

Selahattin Turan'ın cenazesinin çıkarılması

Cenaze aracına konulması

Turan'ın yakınlarının orga gitmesi

Doğancan Türk'ün cenazesinin çıkarılması

Türk'ün yakınlarının ağlaması

Tabutun cenaze aracına konulması

Türk'ün ağlayan yakınları

Morg önündeki kalabalık

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 385 MB

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================

3)89 YAŞINDAKİ KORE GAZİSİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

 

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde yaşayan Kore gazisi 89 yaşındaki Ali Aygen, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Gazi Aygen, askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Kore Gazisi Ali Aygen, dün sabaha karşı saat 04.00'te evinde geçirdiği kalp krizinin ardından yaşımını yitirdi. Gazi Aygen'in cenazesi, Nazilli Devlet Hastanesi morgunda yıkandıktan sonra merasim bölüğü tarafından alınıp, Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan 50'nci Yıl Camii'ne getirildi. Cenaze töreninde Nazilli Kaymakamı İbrahim Küçük, Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akif Dönertaş, Aydın Askeralma Bölge Başkanı Personel Albay Ramazan Altınok, Nazilli Belediye Başkanı MHP'li Haluk Alıcık, Aydın İl Emniyet Müdürü Doktor Rahmi Baştuğ, İlçe Emniyet Müdürü Bünyamin Daşdemir, Nazilli İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Hakdan Öztürk, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Abdulgani Kavak, Nazilli Gaziler Derneği üyeleri ve askeri erkan ile gazinin yakınları katıldı. Aygen, öğlende kılınan cenaze namazının ardından Eğriboyun Mezarlığı'nda oluşturulan Gaziler Mezarlığı'nda toprağa verildi. Nazilli İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Hakdan Öztürk, tören sonunda Aygen'in kızı Mebrule Yaman'a Türk bayrağı verdi. Mebrule Yaman da bayrağı öperek teslim aldı.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Kore Gazisi Ali Aygen'in Nazilli 50.Yıl Camisine getirilişi.

Camide cenaze namazının kılınışı

Cami hocasının vatandaşlardan helallik istemesi

Gazinin cenazesinin Eğriboyun Mezarlığına götürülüşü

Gaziler Mezarlığında toprağa verilişi

Mezarlıkta Kuranı Kerim okunması

Yüzbaşı Hakdan Öztürk'nün gazinın kızına öperek Türk bayrağını vermesi

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Bahattin ALBAYRAK / NAZİLLİ (Aydın),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===========================

4)BURSA'DA SANAYİ SİTESİNDE YANGIN VE PATLAMA SESLERİ KORKUTTU

BURSA'nın Nilüfer ilçesinde Kayapa Sanayi Sitesi'nde bir plastik atık geri dönüşüm fabrikasında yangın çıktı. Alevler metrelerce yükselirken, art arda patlamaların da meydana geldiği fabrika yangınına itfaiye ekipleri müdahale etti.

Kayapa Sanayi Sitesi'nde bir plastik atık geri dönüşüm fabrikasında saat 22.10 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangında, alevler kısa sürede tüm binayı sardı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Fabrikada sık sık meydana gelen patlamaların ardından alevlerin yükselmesi itfaiye ekiplerinin müdahalesini güçleştirdi. Gökyüzünü aydınlatan yangın, çevrede korkuya yolaçarken, polis güvenlik önlemi aldı. İtfaiye ekipleri söndürme çalışmalarını sürdürüyor

YANGIN MESAİ SAATİ DIŞINDA MEYDANA GELDİ

Bursa'nın Nilifer ilçesinde bulunan Kayapa Organize Sanayi Bölgesi'nde geri dönüşüm fabrikasında çıkan yangının mesai saati dışında meydana geldiği öğrenildi. Yaralanan olmayan yangına Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait itfaiye ekibi 20 araç ile müdahale ediyor. Sık sık patlamaların meydana gelmesi nedeniyle itfaiye erleri yangına müdahalede güçlük çekiyor. Alevler tüm fabrikayı sararken, bölgedeki doğalgaz ve elektrik hatları da kesildi. 

BAŞKAN AKTAŞ: TÜM ARAÇLAR SEFERBER EDİLDİ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, sanayi bölgesinde çıkan fabrika yangını ile ilgili çalışmaları izlemek üzere olay yerine geldi. İtfaiye ekiplerinin seferber edildiğini ve çevre belediyelerden de destek istendiğini belirten başkan Aktaş, alevlerin diğer fabrikalara sıçramasının söz konusu olmadığını belirtti. Aktaş, "Burası Ticaret Odası Meclis Başkanı Ali Uğur'a ait Entegre Enerji A.Ş. isimli geri dönüşüm tesisi.  Burada organize sanayiden toplanan atıkların çimento fabrikaları için yakıta dönüştürülmesi ile ilgili bir proses var. Söndürme çalışmalarında yaklaşık 8-10 dönümlük bir alanda 6 bin metrekarelik kapalı alana müdahale edildi. Bu işletme Kayapa Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde ama burada yalnızca 3-4 tane müstakil fabrika var. 21.02'de gelen ilk ihbar üzerine en yakın sanayi yani merkez itfaiye teşkilatından müdahale yapılıyor. Atıkların yandığından bahsediliyor. Genelinde fabrikanın ciddi bir bölümüne hemen müdahele edilmiş. Şu an bütün araçlarımız seferber edilmiş durumda. Çevre bölgelerden de araçlar istedik. Şu an için diğer fabrikalara sıçraması söz konusu değil" diye konuştu.

Yangının büyük bölümünün kontrol altına alındığını ifade eden Başkan Aktaş, can kaybı olmamasının sevindirici olduğunu kaydetti. Aktaş, "Büyük geçmiş olmuş, can kaybının olmamasından dolayı sevinçliyiz. Sabaha kadar soğutma işlemleri devam edecek. An itibariyle geldiğimiz noktada dönem dönem harlamalar ve patlamalar oldu. Özellikle 2 kritik noktamız vardı, onlar tamamen kontrol altına alındı" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------------

Alevlerden detaylar

Ambulanstaki yaralılar

İtfaiye ekiplerinin müdahalesi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş açıklama

Havadan görüntüler

Haber-Kamera: Osman ŞİŞKO- Berktuğ ÖNCÜ- Enver Fatih TIKIR- Muammer İRTEM- Gürkan DURAL- Halil ÖZÇOBAN / BURSA

================================

5)MANİSA'DA 2 EV YANDI: 2 YARALI 

MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, 49 yaşındaki Fatma Akçakaya'nın evinde çıkan yangın yandaki eve de sıçradı. Yangında hafif yaralanan 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Yangın, dün saat 19.00 sıralarında Osmancık Mahallesi'ndeki bir evde çıktı. İddiaya göre Fatma Akçakaya evde yemek pişirilen ocaktan sıçrayan kıvılcımlar eşyaları tutuşturdu. Kısa sürede evi saran alevler kısa süre sonra yandaki Cemal Çelik'e ait eve de sıçradı. Alevleri gören mahalle sakinleri durumu itfaiye, sağlık ve jandarma ekiplerine bildirirken, bir yandan da alevlere kendi imkanlarıyla müdahale etti. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdü. Olayda hafif yaralanan Fatma Akçakaya ve misafiri Hayati Önkol (79) sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla Turgutlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Akçakaya ve Önkol'un sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, yanan iki evde de maddi hasar oluştu. 

Yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor. 

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Yangın söndürme çalışmalarından görüntü

Alevlerden görüntü

İtfaiye ekiplerinden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Doğan ÇİZMECİ / TURGUTLU (Manisa),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=============================

6)KIZ ÇOCUĞUNA TACİZDEN TUTUKLANDI

MANİSA'da, 9 yaşındaki kız çocuğuna tacizde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan İlhami M. (44), emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Yunusemre'nin Ayni Ali Mahallesi'ndeki bir ilkokulda okuyan 9 yaşındaki kız çocuğuna, iddiaya göre, evli ve 2 çocuk babası İlhami M. elle tacizde bulundu. İlhami M., polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen İlhami M., tutuklandı. İlhami M. emniyetteki ifadesinde, tacize uğradığı öne sürülen çocukla kızının aynı okulda olduğunu belirterek, "Engelli sınıfında okuyan kızımı her gün görmeye gidiyorum. Orada kimsenin kızına bir şey yapmadım. Olayla ilgili olarak üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Suçsuzum" dedi.

ÇOCUĞUN ANNESİ TEPKİLİ

Taciz edildiği öne sürülen çocuğun annesi B.Y., ilk olarak 11 Ekim Perşembe günü kızının kendisine, parkta oynarken İlhami M.'nin mahrem yerlerini ellemeye çalıştığını söylediğini belirterek, "Ben yakıştıramadım. 'Kızım sana öyle gelmiştir' dedim. Ertesi gün ise kızım sınavdan çıktıktan sonra, ders notlarını öğrenmek için içeriye girdiğimizde, o adam yine okuldaydı. Kızım bana, bu adamın bugün yanına gelip, 'Kitap okusana, sen okumayı bilmiyor musun?' dediğini anlattı. Bu adamın, tuhaf hareketler yaptığını söyledi. Bunun üzerine okul idaresine gidip, durumu anlattım. Pazartesi günü ise o adam yine okula geldi. Okul yönetimi teyit için adama haber vermeden, kızıma uzaktan gösterdi. O an çocuğum korkusundan titredi. 'Anne, o adam benim yanıma yaklaşmasın çok korkuyorum' dedi. Ne yapacağımı bilemedim. Bu olayı eşimden ve babamdan sakladım. Sonra işin içinden çıkamadım. Durumu eşimle, babama anlattım. Dün ise okula gittiğimde, adamı okulda gördüm. Bu kez eşimi çağırdım. Orada adamı gördükten sonra arbede çıktı. Ben bu adamdan şikayetçiyim. Benim kızımın psikolojisi bozuldu. Kızım o günden sonra her şeyden korkar oldu" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Şüphelinin sağlık kontrolüne getirilişi

Devlet Hastanesi bahçesinden detay

Mağdurun annesi Burcu Y. ile röp.

Şüpheliye kalabalığın tepki göstermesi (cep telefonu kamerası)

Haber- Kamera: Cemil SEVAL / MANİSA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================================

7)HASTA YAKINLARI HASTANE GÜVENLİKLERİNE SALDIRDI

 

İZMİR Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, yasak olmasına rağmen çocuklarını hastaların bulunduğu kata sokmak isteyen 2 kişi, bıçak ve sopalarla hastane güvenliklerine saldırdı. Olayda güvenlik görevlileri Bedri Kaya (31) ile Özlem Kablay (43) yaralandı. 

Olay, dün saat 16.00 sıralarında Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde meydana geldi. Hastanede tedavi gören yakınlarını ziyarete gelen kimliği öğrenilemeyen 2 kişi, yasak olmasına rağmen 14 yaşından küçük olan çocuklarını hastaların bulunduğu kata sokmak istedi. Bunun üzerine güvenlik görevlileri Bedri Kaya ve Özlem Kablay çocuğu içeriye alamayacaklarını söyledi. Güvenlik görevlileriyle hasta yakınları arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bıçak ve sopalarla güvenlik görevlilerine saldıran hasta yakınları Kaya ve Kablay'ı yaraladı. Hastane personelinin ihbarı üzerine gelen polis ekipleri saldırganları yakalayarak gözaltına aldı. Aynı hastanede tedaviye alınan Kaya ve Kablay'ın sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. 

Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.   

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Kavga anından görüntü

Yaralanan güvenliklerden görüntü

Hastaneden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Mehmmet GÜNEY / İZMİR,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================================

8)TEKİRDAĞ'DA 'PALALI' MARKET SOYGUNU

 

TEKİRDAĞ'ın Çerkezköy ilçesinde, akaryakıt istasyonuna pala diye bilinen bıçakla girerek, marketin kasasından 600 TL çaldığı güvenlik kameralarınca tespit edilen kar maskeli Burak S., yakalanarak gözaltına alındı.

Çerkezköy ilçesinde, akaryakıt istasyonuna saat 05.00 sıralarında elindeki pala diye bilinen bıçakla giren şüpheli, market kasasından tehditle 600 TL çalarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kameralarını incelemesi sonucunda şüphelinin kimliğinin Burak S. olduğu belirlendi. Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Burak S.'yi yakalayarak gözaltına alındı. Suçunu itiraf eden Burak S., sağlık kontrolünün ardından ifadesi için Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Güvenlik kameralarına yansıyan olayda, yüzünü kar maskesiyle gizlediği görülen Burak S., elindeki pala ile tezgahtaki görevliyi tehdit ederek uzattığı poşete paraları doldurmasını istedi. Ardından akaryakıt istasyonundan çıkarak kaçtı. Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

-Güvenlik kamerası görüntüleri

-Şüphelinin istasyona girişi

-Elindeki pala ile tehdit ve paraları alması

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================================

9)MANTARDAN ZEHİRLENEN 12 KİŞİDEN BİRİ ÖLDÜ

 

Karaman'da, 1-17 Ekim tarihleri arasında araziden toplayıp yedikleri mantardan zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye başvuran 12 kişiden 1'i hayatını kaybetti, 4'ü ilk tedavisinin ardından taburcu edildi, diğer 7 kişinin tedavisi ise sürüyor. 

Kentte son günlerde yağmur yağışlarının ardından araziden mantar toplayıp yiyen vatandaşlar, zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvurdu. Hastaneye başvuran 12 kişiden Dudu Akın (66), kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Dudu Akın'ın cenazesi dün Yeşil Cami'de kılınan cenaze namazı sonrası şehir mezarlığına defnedildi.  

İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Arslan, 1-17 Ekim tarihleri arasında 12 kişinin mantar zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye başvurduğunu belirtti.  Arslan, şunları söyledi:

"Karaman Devlet Hastanesi'ne mantar zehirlenmesi şüphesiyle toplam 12 hasta başvurmuş, bu hastalardan 4 tanesi ayaktan takip edilerek taburcu edilmiştir. Diğer 8 hasta ise ilimiz ve çevre illerde tedavi altına alınmıştır. Konya iline sevk edilen 1 hastamız maalesef hayatını kaybetmiştir. Doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir."

Mantar zehirlenmelerinin özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görüldüğünü ifade eden Arslan, "Ülkemizde doğal alanlarda yetişen zehirli mantarların da bulunduğu unutulmamalıdır. Zehirli mantarların tadı yenilebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenlerle zehirli ve yenilebilen mantarları birbirinden ayırt etmek çok zor olduğundan yabani mantarlar toplanıp yenilmemelidirö dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Dudu Akın'ın cenaze namazından detay

Zehirlenen kişinin hastaneden sevk edilmesi 

Haber- Kamera: Muammer ŞEN/KARAMAN, -

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

================================================

10)KANLAR İÇİNDE POLİS MERKEZİ ÖNÜNDE BAYILAN KİŞİ, TABURCU OLDU

 

İZMİT'te kimlikleri belirlenemeyen kişilerle girdiği tartışmanın ardından cinnet getiren ve usturayla kendisini yaraladıktan sonra yaklaşık 700 metre yürüyerek gittiği polis merkezi önünde bayılan Tamer O., tedavi gördüğü hastaneden taburcu oldu.

Olay, önceki akşam saatlerinde Ömerağa Mahallesi Fethiye Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, bir mekanda alkol alan Tamer O., daha sonra caddede kimlikleri henüz belirlenemeyen kişilerle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında cinnet getiren Tamer O., elindeki usturayı sol omzuna sapladı. Yaralanarak kanlar içerisinde kalan Tamer O., yaklaşık 700 metre ileride bulunan Saraybahçe Polis Merkezi'ne geldi. Polis merkezi önünde bir süre sendeledikten sonra düşüp bayılan Tamer O.'ya ilk müdahaleyi polisler yaptı. Polis ekiplerinin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla Kocaeli Devlet Hastanesi'ne götürülen Tamer O., tedavisinin ardından taburcu oldu. Tamer O.'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

-Şahsa karakol önünde polisler tarafından yardım edilmesi

Haber: Alişan KOYUNCU - Kamera: İZMİT (Kocaeli),-

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================

11)HAKKARİ'DE KAN DAVALI AİLELER BARIŞTIRILDI

 

HAKKARİ'de, 5 gün önce aynı aileye mensup iki kişi arasında çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği kan davası, Jirki Aşireti ileri geleni Tahir Adıyaman'ın devreye girmesiyle barışla sonuçlandı.

Hakkari'ye 20 kilometre uzaklıkta bulunan Kırıkdağ Köyü'nde 5 gün önce Adıyaman ailesinin fertleri arasında bilinmeyen nedenden dolayı tartışma yaşandı. Silahların ateşlendiği çatışmada Kemal Adıyaman hayatını kaybetti. İki aile arasındaki husumete son vermek için bölgedeki aşiret ve kanaat önderleri bir lokantada verilen barış yemeğinde bir araya geldi.

Jirki Aşireti ileri geleni Tahir Adıyaman ve bölgedeki kanaat önderlerinin devreye girmesiyle, kan davalı aile fertleri barıştırıldı.

Jirki Aşireti'nin Hakkari'deki Temsilcisi  Mehmet Adıyaman, yaşanan tatsız olay nedeniyle üzüntü duyduklarını belirterek, "Aşiretimiz 100 yıldan beridir böyle bir olay ile karşılaşmadı. İki kişi arasında bizim de bilmediğimiz nedenle, tatsız bir kaza yaşandı. Hayatını kaybeden genç benim  hepimizin torunumdu. Hepimiz kardeşiz. Biz jirki aşireti olarak, hayatımız boyunca hiç bir zaman birbirimizden intikam almadık, birbirimizden davacı olmadık. Biz kardeşiz ve bu kardeşlik bağımızda güçlüdür" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Kan davalı aile fertlerinin barış yemekte bir araya gelmesi

-Jirki aşireti İleri geleni Tahir Adıyaman'ın aileleri barıştırması

Kanaat önderi Mehmet Adıyamanın konuşması

İş adamı Sabahattin Baş konuşması

Genel Detay

Haber-Kamera: Mehmet ÖZKAN/HAKKARİ, - 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

12)PROF. DR. ORTAYLI: 12 ADALARI LOZAN'DA VERDİK DEMEK, CEHALETTİR

 

KAYSERİ'de 2'ncisi düzenlenen Kitap Fuarı'na 'Onur Konuğu' olarak katılan Prof. Dr. İlber Ortaylı, sevenleriyle bir araya geldi. Lozan Antlaşmaları tartışmaları hakkında konuşan Ortaylı, "12 adayı Lozan'da kaybettik diyorlar. Bu söz tamamen cehalettir. Açın lütfen tarih okuyun. Bu sözü söyleyen bizim içimizdeki ve Yunanistan'daki bazı yalancılar" dedi.

Merkez Kocasinan İlçesi Zümrüt Mahallesi'nde bulunan Kadir Has Kültür Merkezi Salonu'nda gerçekleştirilen konferansa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik'in yanı sıra çok sayıda davetli, öğrenci ile vatandaşlar katıldı. Kayseri'nin en büyük salonlarından biri olan salonda izdiham yaşanırken, merdiven boşlukları ve kulis aralıklarının da dolu olduğu dikkatlerden kaçmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, "Geçen yıl salon dar gelmişti. Buraya geldik. Bu salonun kapasitesi de malum ama, maşallah vatandaşlarımız buraya da sığmadı. Müthiş bir ilgi var. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. Kayseri Kitap Fuarı'na 'Onur Konuğu' olarak katılan İlber Ortaylı'nın söyleşisini 2 bin 500 kişinin takip ettiği belirtildi.

'TEL AVİV BİZİM SAYEMİZDE KURULDU'

Günümüzde İsrail sınırları içinde yer alan birçok şehri Osmanlı'nın kurduğunu ifade eden Prof. Dr. İlber Ortaylı, "19. Yüzyıl'ın Osmanlı coğrafyasını maalesef bilmiyoruz. Bu bizim için çok yanlış şeyler getiriyor. O zaman ki Şam'dan, Halep'ten, Beyrut'tan haberimiz yok. Bu salonda bir anket yapsam 'Beyrut neresi? Nasıl gelişmiştir' desem, çoğu kişi cevap veremez. Beyrut dediğimiz yer bir köydür. Onu, o hale getiren biziz. Bugün ki İsrail'deki şehirlerin hangilerini biz kurduk desem. Çoğundan haberiniz yoktur. Yafa, sadece bir iskeleydi. Gemi yanaşamazdı. Yafa'yı mamur hale biz getirdik. Osmanlı geliştirdi. Tel Aviv bizim sayemizde kuruldu. Biz müsaade ettik. Geldi, yerleştiler, kurdular. Sultan Hamit döneminde Yahudi gelmedi diyorlar. Bu tamamen yalandır. Avrupa'da zulüm gören Yahudiler sığınmak için talepte bulunuyor. Bir kısmı alınıyor. Bir kısmı reddediliyor. Gelenlerin bazıları da beğenmediği için ilk fırsatta buradan başka ülkelere gidiyor" dedi.

'TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KURANLAR OSMANLI DEVLET RİCALİDİR'

Yakın çağ tarihinin, araştırmazlık dolayısıyla tahribatın çok fazla olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ortaylı, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranlar tamamıyla Osmanlı Devlet ricalidir. Ay'dan inmemişlerdir. Osmanlı demek bir millet demek değildir. Osmanlı diye bir millet yok. 'Osmanlıca' zaruretten dolayı bürokrasinin geliştirdiği bir dildir. Bir sürü kelime var. Çoğuna Arapça diyorlar. Araba söylesen anlamaz. Osmanlıca, bir düşüncenin, gelişmenin, devlet hayatının, bürokrasinin, ilmi ihtiyacının, sosyal bilimler ve iktisat gibi bilimlerini gelişmesi, yeni şeylere bakması için hayatımıza girmiş. Bunu ayrı dil diye söylemeyin. O, bürokrasinin dili. Onun için okumuş olmak ve halkın anlaması lazım. Halk, günlük hayattaki kelimeleri bilir" diye konuştu.

'TÜRK KELİMESİ IRKÇILIK ANLAMINA GELMİYOR'

'Türkler' kelimesinin ırkçılık anlamına gelmediğini de ifade eden Prof. Dr. İlber Ortaylı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Devlet isimleri, ya kurulduğu şehrin adını taşırlar Roma İmparatorluğu gibi, yahut hanedanın adını taşırlar Sasaniler, Abbasiler, Emeviler, Selçuklu veyahut Osmanlı. Bunun düpedüz millet adına dönüşmesi biraz zorlamadır. Muhtelif unsurlardan oluştuğumuz için devletin adı böyle çıkmıştır. Yani bir vatandaşlık gibi çıkmıştır. Zaten o imparatorluk parçalandı, geriye Türkler kaldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Türkiye olarak kuruldu ve ondan sonra da yerleşti daha Osmanlı İmparatorluğu ortadan kalkmadan. Çünkü çifte idare vardı biliyorsunuz, 1922 Kasım'ına kadar. Ondan sonra da bugünkü Türkiye Devleti adı oldu. Adı ırkçı yaklaşımla söylenmemiştir, bu çok açıktır. Fransa nasıl sadece Frank'ların ülkesi değilse ama herkesi içeriyorsa. Hiçbir kimse kalkıp da 'Vay faşist Fransa' demiyor. Demekki burada başka bir şey var."

'12 ADALARI LOZAN'DA VERDİK DEMEK CEHALETTİR'

Yunanistan'ın batı devletleri tarafından sürekli korunduğunu da ifade eden Ortaylı, "Türkiye devleti kurulurken bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldı. Mudanya Mütakeresi ve Lozan'da müthiş bir kavga çıktı. Lozan'da bize hiç kimse, süngüyle girmediğimiz, restore etmediğimiz haritamızı ve haklarımızı restore etmediğimiz bir memleketi vermez. Tarihte böyle memleketler vardır. Bunlardan bir tanesi Yunanistan'dır. Her zaman başka kuvvetler tarafından korunur. Hatta kaybettiği bir şekilde iade edilir" dedi. Lozan Antlaşması tartışmalarından da bahseden Prof. Dr. Ortaylı, "O zaman İngiltere ve Fransa, kolay kolay Yunanistan'dan Türklere toprak vermezdi. Yunanistan karlı çıkardı. Atina'ya yanaştık. Oradan mütakere imzalandı. Lozan'da süngü nerede bitiyorsa orayı verirler bize. '12 adayı Lozan'da verdik' demek cehalettir. Gidin lütfen haritaya bakın, doğru dürüst tarih okuyun. Lozan'da 12 adaların işi yok. Onlar çoktan zaten elden gitmiş. Londra ve Uşi Antlaşmaları'nda elden gitmiş. Bunu söyleyen 2 takım var. Birincisi, bizim içimizde olanlar, Allah onları ıslah etsin ikincisi de Yunan uydurukçuları. Yunanistan'daki ve buradaki yalancılar bir araya geliyor, adı da '12 adayı Lozan'da verdik' oluyor. 12 adaları Lozan'da vermedik. Musul'u da vermedik.  O zaman, Musul'da değildik. Musul bizim değildi. Halep'i de vermedik. Orada da değildik. Niye verelim. Milletin inisiyatifi olmasa, Hatay, Maraş ve Urfa'dan bu tarafa geçecektik" ifadelerine yer verdi.

'KAYSERİLİLERİN TARİHİ GÖRÜŞÜ KİRLENMEYE BAŞLADI'

Osmanlılar döneminde Kayseri sanayisinin gelişmişliğinden bahseden Ortaylı, "Osmanlı coğrafyasını bilmezseniz ve sloganlarla öğrenirseniz 'Bu imparatorlukta hiç sanayi yoktu' dersiniz. Ben bunu bir devlet adamından duydum, bir eski başbakandan ama doğru değildir, sanayi vardır, ihracat bile yapıyorlardı. Kayseri'de sanayi vardı, bunu Kayserililer bilmiyor, en fazla 'Bizim burada halı dokuturlardı' derler. Halı dokutmanın ötesinde işler vardı. Metal dokuma sanayisi üst düzeydeydi. Burada metal, büyük olmayan bir sanayi vardı. Top fabrikaları yoktu ancak sanayi vardı ve bunlar ihraç ediliyordu. İhracattan dolayı demiryolu gelmesi söz konusu olunca Ankara'ya kadar geleceği duyulunca, Kayserililer ayaklandı, 'bize gelmeyecek mi?' diye. Berlin'e, Hamburg'a kadar mal satıyorlarmış. Buradan giden kumaşı, halıyı, metal eşyayı, kuru meyveyi ve tabi ki pastırmayı, çoğu kişi bilmiyor. Belki bunlar silah satmaya, otomobile benzemez ama bir üretimdir, mamuldür. Gelir getirir. Kayseri'deki taş konaklar yıkıldı. Yerine devasa binalar yapıldı. 1962'den beri bu şehri bilirim. O Kayseri gitti, bu Kayseri geldi. Afiyet olsun. İkisi aynı olmadığı için, Kayserililerin tarihi görüşü kirlenmeye başladı" diye konuştu.

Program sonunda Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik tarafından Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya hediye verildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın konuşmaları

Genel detay görüntüler

10 dakika  45 saniye  /  1.4 GB

Haber -Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================================

13)MARMARİS'TE AYAĞINA 'TAŞ' BAĞLANAN DENİZ KAPLUMBAĞASI KURTARILDI

 

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, ayağına parke taşı bağlanarak denize atılan deniz kaplumbağasını (Caretta caretta), denizciler kurtardı.

Olay, önceki gün gündüz saatlerinde Bozburun Mahallesi açıklarında meydana geldi. Bozburun Yat Kulüp'te çalışan kaptan Ramazan Kaya, mesai arkadaşlarını yattan almak için Zodyak botla açıldı. Arkadaşlarını alıp limana geri dönerken su yüzeyinde deniz kaplumbağasının çırpındığını gören Kaya, botla deniz kaplumbağasına doğru yaklaştı. Ön ayağına parke taşı bağlandığını fark eden Kaya, kaplumbağayı bota alıp ayağındaki taşı çıkardı. Kaya ve arkadaşları kaplumbağanın vücudunda yara olup olmadığına baktıktan sonra talihsiz hayvanı tekrar denize bıraktı. Yaşadıkları anı cep telefonu kamerasıyla kaydeden yat personeli kadın, "Caninin biri gördüğünüz gibi parke taşı ile bağlayıp denize bırakmış. Gördüğünüz gibi uzun uğraşlar sonucu hayvanı kurtardık" dedi.

Kaptan Ramazan Kaya ise yaptığı açıklamada, "Bozburun Liman çevresinde 3 tane caretta caretta kaplumbağamız var. Deniz kaplumbağalarına tüm denizciler gözü gibi bakmakta. Ön ayağına yaklaşık 3 kiloluk parke taşı bağlanan deniz kaplumbağasını kurtardıktan sonra iki saat süreyle takip ettik. Sağlığı yerinde ve liman çevresinde dolaşıyor. İnsanlık dışı bir olay. Bu hayvanların nesli tükendiği için koruma altında. Kimseye zararları yok ve nasıl bir hisle insanlık dışı işkence yapılmış akıl erdiremiyorum. Bu konu ile ilgili tüm denizcilerimizi uyararak kaplumbağalara gözü gibi bakmalarını istedik" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

Deniz kaplumbağasının kurtarılma anından görüntü

Parke taşından görüntü

genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===================================

14)ZEYTİNYAĞININ BİNLERCE YILLIK SERÜVENİ BU MÜZEDE

 

İZMİR'in Urla ilçesine bağlı kırsal Uzunkuyu Mahalllesi'ndeki Köstem Zeytinyağı Müzesi, zeytinin toplanmasından sofralara yağ olarak gelinceye kadar yaptığı yolculuğu gözler önüne seriyor.

İzmirli tanınmış Ortopedi Uzmanı Dr. Levent Köstem ve eşi öğretmen Güler Köstem 17 yıl önce Urla'nın kırsal Nohutalan Mahallesi'nde bir arazi alarak zeytinciliğe başladı. Buraya 12 binden fazla zeytin ağacı dikildi. Zeytinci bir aileden gelen ve çocukluğu da babasının İzmir'in Buca ilçesindeki zeytinyağı fabrikasında geçen Levent Köstem, Nohutalan Mahallesi'ndeki zeytinliğine gelip giderken gördüğü eski zeytinyağı fabrikaları ve üretim malzemelerinden esinlenerek, müze kurmak için arayışa girdi. Çevresindeki geçmişten bugüne zeytinyağı üretiminde kullanılan malzemeleri toplamaya başlayan Köstem, müze hayalini gerçekleştirmek içinde Urla-Çeşme Yolu üzerindeki kırsal Uzunkuyu Mahallesi'ndeki eski bir mobilya fabrikasını satın aldı.

TÜRKİYE'NİN İKİNCİ SANAYİ MÜZESİ

Elden geçirilen mobilya fabrikası Köstem Zeytinyağı Müzesi'ne dönüştürüldü. Anadolu topraklarında bugüne kadar kullanılan tüm zeytinyağı ezme sistemleri birebir ölçülerde sergilendi. Müze geçen 19 Kasım'da hizmete açıldı. Köstem'in 30 yıllık birikimleriyle 'yaşayan müze' kavramından yola çıkarak kurduğu yer, Türkiye'nin ikinci sanayi müzesi olma özelliğini taşıyor. Büyük ilgi gören müze, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri saat 09.00 ile 17.00 arasında gezilebiliyor. 

KÖYLÜLER İÇİN ZEYTİNYAĞI TAHLİL LABORATUVARI DA BULUNUYOR

Mekanın bir sanayi müzesi olmanın ötesinde bir eğitim kurumu olacağını belirten Levent Köstem, "Amacımız ağaçları bile tanımayan çocuklara doğayı ve tarımı sevdirmek. Burada bir de zeytinyağı tahlil laboratuvarımız var. Yöre köylüsüne hizmet verecek. Ağaçların ve elde edilen yağın kalitesine bakacağız. Uluslararası standartta asit ölçümü yapacağız. Tesislerimizde üreticinin zeytinini işlemesini sağlayacağız. Köstem Zeytinyağı Müzesi'nde gelecek yıl sabun ve hijyen bölümü de olacak" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

-Köstem Zeytinyağı Müzesi'nden görüntü

-Müzenin kurucusu Levent Köstem ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Cengiz ERDİL / URLA (İzmir),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================================

15)'GIDADA GELECEK ENDİŞESİ' PANELİ

 

BURSA'da, '16 Ekim Dünya Gıda Günü' kapsamında, 'Gıdada Gelecek Endişesi' konulu panel düzenlendi.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası ortaklığında Bursa Akademik Odalar Birliği'nde gerçekleşen panele aynı zamanda gıda mühendisi de olan CNN Türk Editörü ve Spor Spikeri Emre Tilev de katıldı. Panelde bir sunum gerçekleştiren Emre Tilev, gelecekte savaşların su nedeniyle gerçekleşeceğini belirtti. Nüfus popülasyonunun artacağına ve bundan ötürü bugünkü besinleri bulmakta zorlanılacağına işaret eden Tilev, "O yüzden öne çıkacak olan besinler genelde bugün Mars'a gitmeyi planlayan insanların kullanmaya çalışacağı besinler olacak. Çünkü her 3 insandan birinin aç kalmasını bekliyoruz. Protein değeri yüksek besinleri, soylentleri tüketmeye başlayacağız" ifadelerini kullandı. Sunumun ardından Emre Tilev'e ve katılımcılara plaket takdim edildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

-Emre Tilev'in sunumu

-Panelden detaylar

-Ödül takdimi ve toplu fotoğraf çekimi

Görüntü Boyutu: 368 MB // Görüntü Süresi: 3 dakika 17 saniye

Haber-Kamera Gürkan DURAL/BURSA,- 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

16)SILA, BURSA'DA HAYRANLARIYLA BULUŞTU

TÜRK pop müziğinin sevilen seslerinden Sıla, Bursalı hayranlarıyla Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda buluştu.

Güz konserleri kapsamında farklı şehirlerde sahne alan Sıla, uzun bir aradan Bursa'ya geldi. Sevilen şarkılarının yanı sıra birbirinden şık kostümleri ve sahne şovlarıyla da beğeni toplayan başarılı sanatçı, yoğun ilgi gördüğü konsere daha imza attı. Kapalı gişe konserleri ile sevenleriyle buluşan Sıla, dünden bugüne hit olmuş şarkılarını bu kez 5 bin kişilik konser alanını dolduran Bursa seyircisi için söyledi. Bursalı hayranlarının heyecanla bekledikleri Sıla konseri, 21 Ekim'de bir kez daha Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleşecek.

Görüntü Dökümü

---------------------------------

-Konserden detaylar

Haber-Kamera: Enver Fatih TIKIR/BURSA, - 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=========================

Kaynak: DHA

18 Ekim 2018 Perşembe 08:39

Adıyaman, Güncel