DHA YURT BÜLTENİ - 1

KORONAVİRÜSTE VAKA SAYISI YİNE BİNİN ALTINDA KALDI SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, dün yapılan 33 bin 633 koronavirüs testinden 961'inin pozitif çıktığını, 27 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 4 bin 249'a ulaştığını duyurdu.

KORONAVİRÜSTE VAKA SAYISI YİNE BİNİN ALTINDA KALDI

 

SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, dün yapılan 33 bin 633 Koronavirüs testinden 961'inin pozitif çıktığını, 27 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 4 bin 249'a ulaştığını duyurdu.

Bakan Koca, Twitter hesabından 'Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu'nu açıkladı. Tabloya göre dün yapılan 33 bin 63 testten 961'i pozitif çıktı, 27 hasta hayatını kaybetti, 1003 kişi de iyileşerek taburcu edildi. Tabloda toplam test sayısı 1 milyon 729 bin 988, toplam vaka sayısı 153 bin 548, toplam vefat sayısı 4 bin 249, toplam yoğun bakım hasta sayısı 820, toplam iyileşen hasta sayısı 424, toplam iyileşen hasta sayısı 114 bin 990 olarak yer aldı.

Bakan Koca, tablo ile birlikte paylaştığı mesajında ise "Artan test sayısına rağmen pozitif çıkan vaka sayısı öngörüldüğü seviyede seyrediyor. Destek tedavisine ihtiyaç duyan hasta sayısı azalıyor. Yeni hayat tarzımız; kontrollü sosyal hayat, hep birlikte tedbir. Koşulu; maske, 1,5 metre sosyal mesafe" ifadelerini kullandı.

ANKARA,

===========================

CHP'Lİ ESKİ İL BAŞKAN YARDIMCISI GÖZALTINA ALINDI

 

İZMİR'de, camii hoparlörlerinden İtalyanca bir marşın çalınmasıyla ilgili olarak, söz konusu anları sosyal medya hesabında paylaşan CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, gözaltına alındı.

İzmir'de, önceki gün saat 17.00 sıralarında, birçok caminin hoparlöründen İtalyanca bir marş çalınmasıyla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında, söz konusu anları sosyal medya hesabında paylaşan CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, gözaltına alındı.

Konuya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İzmir ilindeki birçok caminin hoparlörlerinden aynı anda ezan yerine İtalyanca bir parçanın çalındığı ve sosyal medyada ilgili videoların yer aldığı yönündeki haberlerin yayınlanması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturmada bir danışmanlık şirketinde yönetici olarak görev yapan Banu Özdemir Türk Ceza Kanunu'nun 216/3 maddesi kapsamında "Dini değerleri alenen aşağılamak" suçundan gözaltına alınmıştır."

GÖRÜNTÜLERİN NASIL ULAŞTIĞI SORULDU

İzmir'de, camii hoparlörlerinden İtalyanca bir marşın çalınmasıyla ilgili olarak, söz konusu anları sosyal medya hesabında paylaşan ve ifadesine başvurulmak üzere akşam saatlerinde emniyete davet edilen CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir'e, 'Paylaşımını yaptığı çeşitli camilerdeki görüntülerin kısa sürede nasıl eline ulaştığı' sorusunun yöneltildiği öğrenildi.

CEP TELEFONU DA İNCELEMEDE

Ayrıca, Özdemir'in cep telefonun da incelemeye alındığı, camilerde müzik yayınının yapıldığı sırada görüşme yapıp yapmadığının da araştırıldığı öğrenildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

 

MÜFTÜLÜKTEN AÇIKLAMA: YİNE SALDIRI OLDU, MERKEZİ SİSTEME ARA VERİLDİ

İzmir'de, camii hoparlörlerinden İtalyanca bir marşın çalınmasıyla ilgili olarak, söz konusu anları sosyal medya hesabında paylaşan CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir gözaltına alınırken, İzmir İl Müftülüğü, dün Bayraklı ve Bornova ilçelerinde de aynı tarzda saldırı olduğunu ve merkezi sisteme ara verdiklerini duyurdu.

'BAZI CAMİLERİMİZE YİNE AYNI TARZDA SALDIRI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR'

İzmir İl Müftülüğü'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, dün Bayraklı ve Bornova ilçelerinde de aynı tarzda saldırı olduğunu ifade edildi. Müftülüğün yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"20 Mayıs Çarşamba günü İlimizdeki bazı camilerimizin hoparlörlerinden yapılan müzik yayınından sonra dün de yine Bornova ve Bayraklı ilçelerimizdeki bazı camilerimizde de yine aynı tarzda bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Yaşanan bu olayın ardından da konu adli mercilere intikal ettirilmiştir. Diğer taraftan söz konusu saldırılar aydınlığa kavuşturulana kadar, tedbir amaçlı olmak üzere İzmir'de merkezi ezan sistemi uygulamasına geçici bir süreyle son verilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Haber: Davut CAN/İZMİR,

============================

İZMİR İL MÜFTÜSÜ BALKAN: 'PROFESYONELCE BİR SALDIRI'

 

İZMİR'de, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce camilerin merkezi sistemine girilerek müzik yayını yapılmasının ardından, İzmir Müftüsü Recep Şükrü Balkan, yayını yapan art niyetli kişilerin kim olduklarını bilemediklerini belirterek, "Maalesef, telsiz sistemiyle çalışan merkezi sistemimizin frekansına şifreyi kırmak suretiyle girilip profesyonelce yapılan bir saldırıyla karşı karşıya kaldık" dedi.

Olay, önceki gün saat 17.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, merkezi sistemin frekansına korsan şekilde giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, İzmir'deki bazı camilerden müzik yayını yaptı. Camilerin müzik yayını yapması karşısında şaşıran vatandaşlar, cep telefonlarına sarılarak o anları kayıt altına aldı. Vatandaşların görüntüleri sosyal medyada paylaşması üzerine İl Emniyet Müdürlüğü konuyla ilgili soruşturma başlatırken, İzmir Müftülüğü de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na konuyla ilgili suç duyurusunda bulundu.

Olayla ilgili açıklama yapan İzmir İl Müftüsü Recep Şükrü Balkan, olayın kendilerini çok üzdüğünü, kanlarına dokunduğunu belirterek, "Bunlar kim olduklarını bilemediğimiz art niyetli kişiler, kimsenin günahını da almak istemiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bizim kutsallarımıza, dini değerlerimize bu kadar saygısızlık yapılmasını da anlamış değiliz. Maalesef telsiz sistemiyle çalışan merkezi sistemimizin frekansına şifreyi kırmak suretiyle girilip, profesyonelce yapılan bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. Bazı camilerimizde maalesef, bu 'çav bela' diye bilinen, garip, anlamakta güçlük çektiğimiz müzik yayınını minarelerden yayınladılar. Şu anda emniyet müdürlüğü yetkililerimiz gerekeni yapıyorlar. Başsavcılığımıza da gerekli suç duyurusunda bulunduk. Onlar da hem resen soruşturma açmışlardı zaten hem de bizim başvurumuz sonucunda bir soruşturma açtılar. Her yerden her türlü inceleme yapılıyor ve yapılacak. İnşallah bu milletin dini değerlerine bu saygısızlığı yapanların gerekli cezayı almalarını istiyor ve bekliyoruz" dedi.

'GAYRİMÜSLİM VATANDAŞLARDAN TELEFON AÇIP, TEPKİ KOYANLAR OLDU'

Balkan, bu olayda kendilerini sevindiren bir taraf da olduğunu belirterek, "Başta İzmir olmak üzere bu olaya Türkiye'nin her yerinden, her kesiminden çok ciddi tepki yağdı. İnsanımız konuyu sahiplendi ve bunu yapanlara çok ciddi tepki ortaya koydu. Bazı kesimlerde maalesef İzmir ile ilgili bazı algılar oluşturulmaya çalışılıyor. İzmir o algıları hak eden bir şehir değil. İzmir her türlü hoşgörünün, sevginin, saygının hakim olduğu bir şehirdir. Biz bunu yaşayarak burada görüyoruz. Ben bunun bütün İzmir'e mal edilmesine üzülürüm, bunu yanlış bulurum. İzmir'deki her kesim, tabiri caizse dindar olmayan insanlarımız bile bizi aradılar ve bu konudaki üzüntülerini dile getirdiler. Düşünün ki gayrimüslim vatandaşlarımızdan bile telefon açıp, tepkisini ortaya koyan vatandaşlar oldu. Birkaç kişinin yaptığı bu densizliği bütün İzmir'e mal etmenin yanlış olacağını düşünüyorum" dedi.

BAŞSAVCILIK AÇIKLAMA YAPTI

Öte yandan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı da konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Bazı internet sitelerinde, İzmir ilindeki birçok caminin hoparlörlerinden aynı anda ezan yerine İtalyanca bir parçanın çalındığı ve sosyal medyada ilgili videoların yer aldığı yönündeki haberlerin yayınlanması üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığımızca 'Dini değerleri alenen aşağılamak' suçundan resen soruşturma başlatılmıştır" denildi.

'CHP'LİLERİN BUNU KINAMAYIP, DESTEKLEYİCİ TWEET ATMASI KUTUPLAŞTIRMAKTIR'

İzmir'de, frekansına korsan yolla girilerek müzik yayını yapılan  Hisar Camii'ndeki merkezi sistem frekansına merkezi sistem görüntülendi. Müezzinin ezan, sela ya da duaları okuduğu odada, sinyal kesici 'jammer'  bulunmasına rağmen frekansa giriş yapıldığı öğrenildi.

Cami imamı Beytullah Anar, bu olayın Müslümanlar olarak kendilerini son derece üzdüğünü belirterek, "Diyanet personeli arkadaşların şu anda üçte ikisi sahada Vefa Destek Grupları'nda çalışıyorlar, dolayısıyla her zaman camilerinde olmayabiliyorlar. Tunç Soyer'in açıklaması, İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir'in aynı anda fotoğrafları paylaşması, bu işte bir organizasyon olduğu intibasını uyandırıyor. Onların da olaya tepki göstermesini istiyoruz. Biz herkesi kucaklayalım derken, bizleri, bazı kesimler kendilerinden uzaklaştırıyor "dedi.

Bayraklı'nın Emek Mahallesi'ndeki Çamlık Camii cemaatinden Vehip Sevgi(48) de camiden gelen sesi duyduklarını ve çok rahatsız olduklarını dile getirerek, "Bu durum aslında demokrasiye inanmayan insanların aşağılık duygusu ve kompleks duygusunun dışa vurumudur. Yoksa bir insanın ezanla, namazla ne sıkıntısı olabilir? Birbirinin inancıyla ne zoru olabilir? Bu nasıl bir düşmanlıktır? Bence bu sadece 3-5 kişinin kamuoyunda sıkıntı yaratmak için yaptığı bir eylemdi. Bu konunun iyice araştırılıp, mümkünse sistemin daha güvenilir hale getirilmesini istiyorum. Kimlerin yaptığı tespit edilerek bir sonraki hamlelerinin önüne geçilmiş olur. Neticede biz rahatsız oluyoruz. Buradaki bütün camilerde bu duyuldu, ben de duydum. Kişilerin sinir uçlarına çok dokunuyorlar. İnsanın canı sıkılıyor, bir şey de yapamıyorsunuz. Müdahale edemiyorsunuz. Yetkililerden ve Cumhuriyet savcılarından hatta milletvekillerinden ricamız, bu parti işi değildir, hepsi konunun üzerine eğilsin. Suçlular cezalandırılsın. Üstü örtülmesin. Ben kasıtlı olduğunu sanmıyorum birkaç kişinin aşağılık kompleksinden kaynaklanıyor" diye konuştu.

'YAPANLAR BİR YANA BİR DE BUNU DESTEKLEYENLER VAR'

Cami cemaatinden İsmail Vural (55) da yaşanan olaydan sonra CHP'li bazı kişilerin olayı kınamayıp, o anlara ait görüntüyü paylaşmasını eleştirerek, "Üzüldük tabii. Müslüman bir ülkede bunların yaşanması doğru değil. Yapanlar bir yana bir de bunu destekleyenler var. CHP il başkan yardımcısının bu eylemi destekleyen tweet atmasına çok üzüldüm. Ne gerek vardı? Müslümanlarla laikler arasında bir ayrım oluşturmasınlar. Biz hem Atatürkçüyüz hem de Allah'ı, Peygamberi seviyoruz. Bunlar dış mihraklara malzeme oluyorlar, onların değirmenlerine su taşıyorlar. Ben başka bir anlam veremiyorum. CHP'lilerin bunu kınamayıp, destekleticiyi tweet atması kutuplaştırmaktır. Dindar ve muhafazakar kesim ile laik kesim diye ayırmaya çalışıyorlar. Atatürk'e biz saygı duyuyoruz o bizim liderimiz. Türkiye hepimizin Türkiye'si. Burada Ermeni'si de yaşıyor Katolik'i de yaşıyor Müslümanı da yaşıyor. Kardeşçe yaşıyoruz" diye konuştu.

'O ŞARKIYI ÇALARAK DOLAŞMASINA ANLAM VEREMİYORUM'

Ali Sirkova (57) da cami hoparlörlerinden gelen sesi duyduğunu belirterek şunları söyledi:

"Önceki akşam üzereydi ikindi namazında duydum. Ezan okunmadan bir iki dakika önce bir zil sesi gibi bir ses geldi ve şarkı çalmaya başladı, dikkatimi çekti. Hemen cami imamını aradım. Bir saldırı olduğunu anladık. Ben 48 yıldan beri İzmir'deyim 5 tane il dolaştım devlet memurluğu yaptım. Bu kadar cami düşmanlığı görmedim. Biz Osmanlı torunuyuz, Atatürk'ün bir maske gibi kullanılmasına tahammül edemiyorum. Camilere saldırarak bizi Atatürk düşmanı göstermeleri zorumuza gidiyor. Büyükşehir Belediyesi'nin arabalarda o şarkıyı çalarak dolaşmasına anlam veremiyorum. Bu memleket 80 öncesi çok olaylar gördü. Atatürk maskesi takıp da Türkiye'de komünizmi savunmasınlar. Camiler bizim ibadet yerimiz Buralar elden gittikten sonra bu memlekette hiçbir şey kalmaz."

Mahalle sakinlerinden 59 yaşındaki Ayhan Duman da "Önceki gün 5 gibi camilerden o sesi duyunca diyanetin ele geçirildiğini sandım. Çok yadırgadım" dedi. Taner Şahin ise şöyle konuştu:

"Şu mübarek Ramazan ayında, devletimiz koronavirüsle büyük mücadele verirken İzmir'de yapılan bu saygısızlığı şiddetle kınıyorum. Biz Müslüman bir toplumuz, bu çalan müzik bize hitap etmiyor. Bizim dini duygularımızı suiistimal ediyorlar. Biz kimsenin bir şeyine karışmıyoruz. Seçilmiş bir başkandır, bizim sözümüz yok ama ben 40 yıldır bu mahalledeyim hizmet görmüyoruz. Emek Mahallesi'ndeki pazar yerinde 4 tane tezgah var. Nerede hizmet? Şu mübarek ramazan gününde Müslümanlar'dan çıkıp en azından bir özür dilesinler."

'15 TEMMUZ'DA SELALARIMIZLA DARBELERİ SAVDIK'

Ayrıca, Diyanet-Sen üyeleri de, Eşrefpaşa semtindeki Odunkapı Camii önünde toplanarak, yaşanan olaya tepki gösterdi. Diyanet-Sen 1 No'lu Şube Başkanı İbrahim Güzeldağ, koronavirüs nedeniyle bir süredir camilerden sela ve dua okunduğunu, saldırının bunu hazmedemeyen bazı kesimler tarafından yapılmış olabileceğini belirterek, "Halkımız balkonlardan bizim dualarımıza amin diyor. Bizler 15 Temmuz'da selalarımızla darbeleri savdık. Bizler yine dualarımızla, salavatlarımızla ihtilal marşı çalanlara yine Allah'ın izniyle 'dur' deriz. Biz din görevlileri olarak mahzunuz. Cemaat camide buluşamadığı için üzgün. Bu dönemde, insanların ramazandan zevk almadığı bir zamanda, İzmir gibi bir ilde bin 300 din görevlisinin VEFA gruplarında çalıştığı bir zamanda, kimliği belirsiz kişilerin İtalyan devrim marşını camilerden çalması çok yakışıksız, isabetsiz ve amacının ne olduğu, neye hizmet ettiği bilinmeyen bir eylemdir. Biz bu kişileri kınıyor ve lanetliyoruz. Olayla ilgili gerekli işlemleri yapılıyor. Camiye siber saldırı yapan, caminin kendisine saldırmış demektir, Müslümanlara hakaret etmiş, ramazana saygısızlık etmiş demektir. Müslümanların vicdanıyla, caminin kimliğiyle, ramazanın onuruyla oynayan kişilerin bir an önce bulunup, cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

'TESTİNİN İÇİNDE NE VARSA DIŞARI O KADAR'

Güzeldağ, Tunç Soyer'in, 'Çav Bella benimle özdeşleşti' açıklaması ile ilgli olarak da "İnsanlar zihniyetini, içinden geçenleri dışına yansıtır. Testinin içinde ne varsa dışarıda da o akar. Bu zihniyet hep böyledir. Biz Diyanet-Sen olarak insanları hep kucaklamak istiyoruz, amacımız budur. Ramazan gününde böyle bir şey yapılması, Tunç Soyer'in söyledikleri, İl Başkanı Yardımcısı Banu Özdemir'in yaptıkları sanki organize olmuş gibi aniden fotoğrafları paylaşması gerçekten düşündürücü" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

İbrahim Güzeldağ ile röp.

Beytullah Anar ile röp.

Merkezi sistemden görüntüler

Merkezi sistemdeki jammerdan görüntü

Camilerden ve cemaatten görüntüler

Cami cemaatinden röportajlar

Muhabir Davut CAN'ın anonsları

Genel ve detay görüntü

Haber: Davut CAN - Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK - Ahmet TURHAN ALTAY / İZMİR,

==========================

CAMİLERDEN YAPILAN 'MÜZİK' YAYININA VATANDAŞTAN TEPKİ

İZMİR'de, 2 gündür üst üste farklı ilçelerde bulunan camilerin merkezi sistemine müdahale edilerek müzik yayını yapılmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Bornava ilçesinde, cami minaresinden Selda Bağcan'ın 'Yuh Yuh' şarkısının çalındığı ileri sürülürken, o sırada cep telefonu ile görüntü alan vatandaşlardan Kadir Yıldız (35), "Yani birilerin bunu bilinçli ve kasıtlı yaptığını düşünüyorum" dedi. 

İzmir'in birçok ilçesinde, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce iki gündür camilerin merkezi sistemine girilerek müzik yayını yapıldı. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatılırken,  müzik yayınının yapıldığı o anları sosyal medya hesabında paylaştığı iddia edilen CHP İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir, gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de müzik yayınını yapan kişi ya da kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İzmir Müftülüğü ise saldırıların önüne geçebilmek için camilerin merkezi sistemi çalışmasına ara verdiğini duyurdu.

'YUH YUH' ŞARKISI ÇALINDI İDDİASI

Dün çalınan İtalyanca bir marşın ardından bugün de Bornova ilçesine bağlı İnönü Mahallesi'nde bulunan Esentepe Camii'nin minaresinden Selda Bağcan'ın 'Yuh Yuh' adlı şarkısının çalındığı ileri sürüldü. Bu sırada, evde bulunan Kadir Yıldız isimli vatandaş, büyük bir şaşkınlık ile olayı cep telefonu ile görüntülemeye çalıştı. Yaşanan olayın kasıtlı yapıldığını ileri süren Yıldız, bu duruma tepki gösterdi.

'BİLİNÇLİ OLARAK YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'

Olayın ardından Demirören Haber Ajansı muhabirine açıklamada bulunan Yıldız, "Akşam iftar saatlerine yakın bir saatte, iftar hazırlığı durumundaydık. Birden büyük bir ses geldi, müzik sesi, ben buradan geçen arabalardan zannettim o sesi. Sonra balkona çıktığımda caminin minaresinden müzik sesinin geldiğini duydum. Zaten o an hemen telefonumu video konumuna aldım. Durumu göstermeye çalıştım ama sonuna doğru yetiştim. Çünkü hem şaşırmıştım hem de bu kadar yüksek sesin geldiğini duyunca anlayamadım. Birkaç gündür böyle olayların yaşanması üzücü, bizim açımızdan üzücü, yani bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum. Böyle mübarek bir ayda, bunların yapılmasını hiç onaylamıyorum, çirkin buluyorum. Yani birilerin bunu bilinçli ve kasıtlı yaptığını düşünüyorum. Benim gibi birçok insan da bunu düşünüyor" dedi.

'RAMAZAN AYINDA MİNARENİN IŞIĞI SÜREKLİ YANARDI'

Cami minaresinden yapılan müzik yayının ardından, minarenin ışıklarının kapatıldığını belirten Yıldız, "Ben yaklaşık 22 yıldır burada oturuyorum, normalde ramazan aylarında minarenin ışığı sürekli yanardı ve bugün minarenin ışığının yanmadığını gördük. Bu olaydan kaynaklı yanmadığını düşünüyoruz. Açıkçası biz bu olaydan dolayı yanmadığını düşünüyoruz" diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Kadir Yıldız'ın çektiği görüntü

-Camiiden görüntü

-Kadir Yıldız Röp. 

-Telefonla görüntü izlenmesi görüntü

-Genel ve detay görüntü. 

Haber - Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/İZMİR,

=======================

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 262'NCİ GÜN

DİYARBAKIR'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 134 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal mesafe kuralına göre, 262'nci günde de sürdürdü. Adana'dan gelen ve oğlu Engin (20) için eylemine devam eden Kamile Küçükdağ, 11 bayramdır evlat hasretini yaşadığını belirterek, bu bayramda da evladı için eylemine devam edeceğini ve çocuğunu almadan gitmeyeceğini söyledi.

Diyarbakır'da oturan Mehmet Akar, geçen yıl 21 Ağustos tarihinde ortadan kayboldu. Akar'ın annesi Hacire Akar, bir gün sonra HDP Diyarbakır il binası önüne geldi. Oğlunun HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen anne Akar, il binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Hacire Akar'ın çocuğuna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP binası önünde oturma eylemine başladı.

13 AİLE, EVLADINA KAVUŞTU

Hacire Akar'ın oğlu Mehmet'in yanı sıra eyleme katılanlardan Hatice Ceylan'ın oğlu Cafer, Hüsniye- Hüseyin Kaya çiftinin kızları Mekiye, Halime Kadran'ın torunu Halil İbrahim Kadran, Necla- Metin Açan çiftinin oğlu Harun Açan, Nizamettin- Aslıhan Eşrefoğlu çiftinin oğlu Hüseyin, Gevriye Ayhan'ın kızı Pelda, Melik Aslan'ın oğlu Volkan, Muhteber Birlik'in oğlu Veysi Birlik, Cahide Alkan'ın oğlu Mehmet Emin, Şahize Altınkaynak'ın kızı Halise Alptekin, Naime Dalmış'ın kızı Tekoşin Açar ve Sait Açar'ın oğlu Haşim, terör örgütünden kaçarak, güvenlik güçlerine teslim oldu. Böylece oturma eylemi yapan ailelerden 13'ü, evlatlarına kavuşmuş oldu. Hacire Akar dışındaki 12 aile, diğer ailelere destek olmak için oturma eylemine devam ediyor.

'BAYRAMDA DA EYLEMİMİ SÜRDÜRECEĞİM'

Adana'nın Seyhan ilçesinden gelerek, 5 yıl önce 15 yaşındayken, dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Engin için oturma eylemine katılan Kamile Küçükdağ, kış mevsimi, koronavirüse ve ramazan ayına rağmen eylemlerini sürdürdüklerini belirterek, bayramda da eylemlerine devam edeceklerini söyledi. Çocuğunu almadan gitmeyeceğini ifade eden Küçükdağ, evladına kaçıp güvenlik güçlerine teslim olması için çağrıda bulundu. Küçükdağ, şunları söyledi:

"262 gündür eylemimizi devam ettiriyoruz, çocuklarımızı almadan gitmeyeceğiz. 11 bayramdır evlat hasretindeyim. Ne günahım vardır çocuğumu götürmüşler dağa mahkum etmişler, beni de kapılarının önüne mahkum etmişler. Koronavirüs oldu biz eylemimize devam ettik, kış mevsiminde yine öyle, Ramazan ayı geldi yine buradayız, şimdi bayram olacak bayramımızı da burada geçireceğiz. Çünkü evladımızı almadan buradan gitmeyeceğiz, evladımızı getirip teslim etsinler öyle gidelim. Çocuğumuzdan başka bir şey istemiyoruz onlardan. Bunların elinden gelse beni de diğer oğlumu da götürürler. Bunlar ne hasta ne yaşlı ne çocuk dinliyor, fırsat bulsalar alıp götürüyorlar. Özellikle gariban neredeyse onu bulup götürüyorlar. Neden kendi çocuklarını götürmüyorlar. Bunlar Kürt değiller. Kürt Kürt'e böyle zalimlik yapmaz. Bunlar kardeşi kardeşe vurdurtuyorlar. Ben buradan oğluma sesleniyorum, eğer beni görüyor ve duyuyorsan gel devletimize, askerimize teslim ol. Onlar ceza var, işkence var diyorlar ne ceza ne de işkence var. 13 kişi teslim oldu, annelerinin yanındadır. Sen de gel. Ben bütün Türkiye'ye sesleniyorum, bize duacı olsunlar ve destek versinler."

Kaynak: DHA
22 Mayıs 2020 Cuma 08:06

Son Dakika