Dha Yurt Bülteni - 1

İdlib kırsalına kurulan sahra hastanesinde yaralılar tedavi görüyorSuriye İdlib kırsalına sahra hastanesi kuruldu.

İdlib kırsalına kurulan sahra hastanesinde yaralılar tedavi görüyor
Suriye İdlib kırsalına sahra hastanesi kuruldu. Halep'ten getirilen yaralıların bu sahra hastanesinde tedavi altına alındığı durumu ağır olanların ise Türkiye'ye getirildiği belirtildi.
Görüntü Dökümü
-------------------
-İdlib kırsalından görüntü
-kurulan sahra hastanesi
-yaralılardan görüntü
-detaylar
Haber-Kamera: Hatay
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===============================================
İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, dünyayı yardıma çağırdı
Sınır kapısında yeni bir açıklama daha yapan İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Halep'ten tahliyelerin yeniden başlatılmasını istedi.
Halep'ten çok az sayıda insanın tahliye edildiğini söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti:
"İlk anlaşmanın ardından çok az insan koridordan geçebildi. Anlaşma tekrar bozuldu. Suriye rejimi, 'Orada artık sivil insan kalmamıştır, bundan sonrakiler bundan sonra silahlı güç olarak kabul edecektir' açıklaması yaptı. Rusya Savunma Bakanlığı da benzeri açıklama yaptı. Bu büyük bir tehlike. Bu sözler yeni bir katliamın habercisidir. İçeride 90 bin insan var, hepsi çıkmak istiyor. Gördüğümüz kadarıyla bu insanların çıkmasına engel olunduğu gibi yapılacak katliam içinde meşru bir zemin oluşturuyorlar. Bütün dünyayı yardıma çağırıyoruz. Son kafilede 800 kişiyi esir aldılar, bunları dövdüler, 3 kişiyi şehit ettiler, kadınları dövdüler. Bu nasıl bir dünya, bu nasıl bir devlet anlayışı? Sivil toplum kuruluşlarının hepsi harekete geçmeli. Bu anlaşmaya Rusya uymalı. Eğer bundan sonra bir katliam olursa bunun hesabını hiç kimse veremeyecek. Bir imdat çağrısı olarak bütün dünyaya 'katliamı durdurun' diyoruz."
'SAHRA HASTANESİ KURULDU'
Suriye tarafına bir sahra hastanesinin kurulduğunu da aktaran Yıldırım, "Halep'ten getirilen yaralılar ilk olarak orada tedavi ediliyor. Daha sonra durumu ağır olanlar Türkiye'ye getiriliyor" dedi.
Görüntü Dökümü
--------------------
-Yıldırım'ın açıklamaları
Haber: Murat KİBRİTOĞLU / HATAY
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=======================================
DEAŞ hedefleri vuruldu
Suriye'de yürütülen 'Fırat Kalkın Harekatı'nda terör örgütü DEAŞ'ın 45 hedefi, ateş destek vasıtaları ile baskı altına alındı. Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklar tarafından ise Bab, Bzaghah ve Kabr al Mukri bölgelerinde tespit edilen DEAŞ terör örgütüne ait 15 hedef imha edildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmede "Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyeti göstermektedir" denildi.
Görüntü Dökümü
----------------------
(ARŞİV)
-Hava harekatı görüntüleri
Haber: KİLİS,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
================================
Genelkurmay Başkanı Akar Gaziantep'te
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, akşam saatlerinde Gaziantep'e geldi.
Orgeneral Akar, yanında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve bazı üst düzey komutanlarla birlikte akşam saatlerinde helikopterle Gaziantep'e geldi. 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'na inen Orgeneral Akar ve beraberindekiler Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Ekiyor tarafından karşılandı.
Orgeneral Akar'ın askeri birlikleri denetleyeceği belirtildi.
SINIR BİRLİKLERİNİ DENETLEDİ, VALİLİĞİ ZİYARET ETTİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, akşam saatlerinde geldiği Gaziantep'te, Suriye sınır hattındaki birlikleri denetledi. Orgeneral Akar, daha sonra yanındaki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve İkinci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel ile birlikte Gaziantep Valiliği'ni ziyaret etti.
Vali Ali Yerlikaya tarafından karşılanan Orgeneral Akar, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladı. Orgeneral Akar, valilik makamında 1 saat 15 dakika boyunca Vali Yerlikaya'dan sınır hattındaki gelişmeler ile ilgili bilgi aldı.
Orgeneral Hulusi Akar ve yanındaki komutanların, kentteki temaslarını sürdüreceği belirtildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Valilik binasından görüntüler
Haber-Kamera: GAZİANTEP
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================================
Erzincan'da 4.5 büyüklüğünde deprem
ERZİNCAN'da Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kısa süreli paniğe neden olan depremde, ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı olmadı.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Mertekli Köyü olarak belirlediği deprem, saat 00.21'de oldu. Yerin 1.9 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, kent merkezinin yanı sıra çevre ilçelerde de hissedildi. Kısa süreli paniğe neden olan depremde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı olmadı.
3 ARTÇI DEPREM DAHA
Bu depremin ardından bölgede, büyüklükleri 2.0 ile 2.6 arasında değişen, üç artçı deprem daha meydana geldi.
DEPREMDEN ETKİLENEN MAHALLEDE AFAD EKİPLERİ İNCELEME YAPTI
Erzincan'da gece saat 00.21'de meydana gelen 4.5 şiddetindeki deprem sonrası Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan İl Müdürlüğü ekipleri, depremin merkez üssü olan Çağlayan Beldesi Mertekli Mahallesi'nde incelemelerde bulundu. Yapılan incelemelerde deprem sonrası mahalledeki birkaç kerpiç evde ufak hasarlar meydana geldiği gözlendi.
Mertekli Mahallesi'nde meydana gelen deprem sonrası AFAD ekipleri mahalleyi ziyaret etti. 450 civarı kişinin yaşadığı mahalledeki çok sayıda evin kerpiç olması mahallelide panik yarattı. Yapılan incelemelerde depremin kerpiç malzemelerle yapılan bir kaç evde ufak boyutta hasara neden olduğu gözlendi. Depremden etkilendiklerini söyleyen ev sahibi Veysel Fırat, "Ailemi aldım. Dışarı çıktık durduğu zaman. Girdim içeri tekrar. Baktım burası hep aşağıya inmiş. Kırılmış ağaçların hepsi" dedi. Fırat, 'Deprem şiddetli miydi?' sorusuna da "Şiddetliydi bayağı" şeklinde cevap verdi.
DHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mertekli Mahallesi Muhtarı İsmail Keleş'te, "Tabi bu acıyı daha önce yaşamış bir toplum olarak insanlar üzerinde büyük bir panik etkisi yaptı. İlk etapta insanlar dışarı çıktı.
Şu an hala uyumayan insanlarımız var. Tabi bunun acısını daha önceden yaşadık. İnsanlar can havliyle dışarı çıkmaya çalıştı fakat havanın soğuk olması sebebiyle herkes içeri girmek zorunda kaldı" dedi. Keleş, "Hasar var mı?" sorusuna da "Ciddi anlamda bir hasar yok ama sadece hasar psikolojik olarak. Başka ciddi bir anlamda hasarımız yok şu anda şükürler olsun" şeklinde yanıt verdi. Deprem sonrası 2 artçı sarsıntı daha yaşandığını söyleyen Muhtar Keleş, "AFAD ekipleri geldi sağ olsunlar. Teşekkür ediyoruz kendilerine. Panik hali devam ediyor insanlar üzerinde. Gördüğünüz gibi evlerimizin halleri. Kerpiç evler üzerinde etki yaptı tabi, normal betonarme binalarda pek etkisi olmadı ama. Bunun gibi kerpiç evler var bir kaç tane" ifadelerini kullandı.
Mahallede incelemelerini tamamlayan AFAD ekipleri daha sonra köyden ayrıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-AFAD ekiplerinin köye gelişi ve çalışmaları
-Mahalleden görüntüler
-Depremde ufak hasar gören evden görüntüler
-Ev sahibi ile röportaj
-Köy muhtarı ile röportaj
-AFAD ekiplerinin köyden ayrılması
-Genel ve detaylar
Haber-Kamera: Recep DEMİRCİ / ERZİNCAN,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================
Yüksekova'da öğretmen ve köylüler yolda mahsur kaldı
HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesi'ne bağlı Dedeler Köyü'den ilçe merkezine gelen 6'sı öğretmen 30 kişinin içinde bulunduğu 8 araç, yoğun Kar yağışı ve tipi yüzünden 2 saat boyunca yolda mahsur kaldı. Kaymakamlığa bağlı karla mücadele ekiplerinin 1 saat süren çalışmasıyla, mahsur kalanlar kurtarıldı.
Yüksekova'ya 17 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeler Köyü'nden özal araç ve servis araçlarıyla yola çıkan 6'sı 30 kişi, köyden 5 kilometre uzaklaştıktan sonra Ova mevkiinde yoğun kar yağışı ve tipiye yakalandı. Karın yolu kapatması üzerine 8 araç yolda mahsur kalınca araçta bulunan vatandaşlar ve öğretmenler telefonla kaymakamlığa ulaşarak yardım istedi. Bunu üzerine Kaymakamlığa bağlı karla mücadele ekipleri grayder ve kepçeden oluşan 2 araçla hemen yola çıktı. Yaklaşık 1 saat süren karla mücadele çalışmasının ardından 30 kişi, bulundukları bölgeden kurtarılarak ilçe merkezine getirildi.
Yolda mahsur kalan Dedeler Köyü İlkokulu öğretmeni Halime Taşçı, yolda büyük sıkıntı yaşadıklarını anlattı. Taşçı, "İlçeye doğru gelirken tipiye yakalandık. Tipiden dolayı ilerleyemedik. Köyden de yardıma gelenler oldu. Aracımızı kara saplandığı yerden çıkaramadık. Grayderlerin gelmesi ile de kurtulduk. Her koşulda eğitim ve öğretime devam etmeye çalışıyoruz. Buralar bize emanet. Zor koşullarda olsa eğitim mücadelemiz devem edecek" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
-Kara saplanan araçlar
-Araçlarını zincirleyen sürücü
-Yolda mahsur kalan öğretmenleri taşıyan araç
-Araç içinde ısınmaya çalışan öğretmenler
-Köylülerin yardıma gelmesi ve küreklerle kara saplanan araçları çıkartılması
-Araçlari iten köylüler
-Açıklama Yapan öğretmen Halime Taşçı
-kepçe ve grayderin yol açılması
-Genel detaylar
Haber: Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari), -
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================
Polis kavga eden iki gruba biber gazıyla müdahale etti
ADIYAMAN'da iki grup arasında 'araç park etme' nedeniyle çıkan taş ve sopaların kullanıldığı kavgayı polis, biber gazı ve cop kullanarak ayırdı. Kavgada 1 kişi yaralandı, 5 kişi gözaltına alındı.
Olay, öğleden sonra Varlık Mahallesi'nde meydana geldi. Yolda 'araç park etme' nedeniyle iki grup arasında çıkan tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine gelen polisler, taş ve sopalarla birbirine saldıran tarafları, biber gazı ve cop kullanarak ayırdı. Polislerin müdahalesiyle sonlandırılan kavgada 1 kişi yaralanırken, kavgaya karıştığı saptanan 5 kişi gözaltına alındı. Yaralı kişi ise sağlık görevlileri tarafından ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülerek tedaviye alındı.
Kavgayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
Kavga grup
Polislerin müdahalesi
Şahısların gözaltına alınması
Genel ve detay görüntüler
Haber: Mahir ALAN-Kamera: ADIYAMAN-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==================================
Didim'de PKK/KCK operasyonu: 11 gözaltı
AYDIN'ın Didim İlçesi'nde, terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında HDP Aydın İl Başkanı Tamis Akpınar'ın da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.
Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekipleri tarafından terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik ilçe merkezinde şafak vakti operasyon düzenlendi. Didim Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen PKK/KCK soruşturması kapsamında, Didim'deki çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. PKK/KCK talimatları doğrultusunda açlık grevi, oturma eylemi ve terör örgütü propagandası yaptıkları, eylemlere katıldıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünü ve kanlı eylemleri övücü paylaşımlarda bulundukları tespit edilen S.S. (40), Y.T. (42), A.Z. (65), A.Y. (33), A.P. (59), D.U. (37), K.S. (47), Ö.F.Y. (24), Ö.D. (25) ve Y.E.E. (24) gözaltına alındı. Aynı soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan HDP Aydın İl Başkanı Tamis Akpınar (57) da Kuşadası'nda yakalandı.
Adreslerde yapılan aramalarda ise 1 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet av tüfeği, çok sayıda mermi, üzerinde terör örgütü elebaşı ve teröristlerin fotoğraflarının yer aldığı çok sayıda dergi, kitap ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, sorgulanmak üzere Didim İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Şüphelilerin ifade işlemleri sürüyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
---------------------------------
Ekiplerin adreslere baskını
Adreslerde ele geçirilen tüfekler
Ele geçirilen malzemeler
Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Ediz VERDİOĞLU / DİDİM (Aydın),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
================================
Ceyhan'a bin polisle asayiş uygulaması
ADANA'nın Ceyhan İlçesi'nde bin polisle umuma açık mekanlarda yapılan asayiş uygulamasında 51 kişi gözaltına alındı.
Adana Emniyet Müdürü Osman Ak'ın talimatıyla gerçekleştirilen uygulamaya Ceyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele, Asayiş, Narkotik, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), Özel Harekat ve Çevik Kuvvet Şube müdürlüklerinden bin polis katıldı. İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Türkoğlu'nun yönettiği uygulamada, sık sık sokak gösterilerinin yapıldığı Küçükkırım, Esentepe, Yarsuat, 6 Ocak, Belediye Evleri'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda mahallede, 21 umuma açık mekanda arama yapıldı, çalışanların ve müşterilerin kimlikleri kontrol edildi. Uygulamada 51 kişi gözaltına alındı. Ayrıca, bazı işyerlerinin duvarında terör örgütü PKK'yı övücü nitelikteki takvim ve afişler sökülerek, cezai işlem uygulandı.
Şüpheliler sorgulanmak üzere İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, uygulamaya katılan ekipler, konvoy halinde sirenler çalarak şehir turu yaptı. İlçe sakinleri de bayrak açıp alkış çalarak polise destek verdi.
Görüntü Dökümü:
--------
Zırhlı araçlar ve polis ekiplerinin gelişi
Polis ekiplerinin kahvehane ve sokakta denetleme yapması
Polisin, vatandaşların üstünü araması ve kimlik sorgulama yapması
Şüpheli şahısların gözaltına alınması
Polislerin koşarak kahvehanelere girmesi
Duvarlardaki PKK içerikli posterler ve Selahattin Demirtaş'ın resminin indirilmesi
Mekan içerisinde arama yapan polisler
Polisin konvoy halinde ilerlemesi ve vatandaşların alkışlarla destek vermesi
Haber - Kamera: Ceyhun ÖZER/CEYHAN (Adana),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=============================================
Marmaris'te polisten 'güvenli yeni yıl' denetimi
MUĞLA'nın Marmaris İlçesi'nde, yılbaşının yaklaşmasıyla birlikte polis, 'Güvenli yeni yıl' adı altında asayiş uygulaması yaptı.
Marmaris Emniyet Müdürü Ertan Sarıkaya'nın yönettiği, asayiş, terör, trafik ve kaçakçılık bürosunda görevli 160 polisin katılımıyla 'Güvenli Yeni Yıl' adı altında asayiş uygulaması yapıldı. 'Zed' adlı K9 polis köpeğinin de kullanıldığı uygulamada, Atatürk, Ulusal Egemenlik Caddesi ve Yat Limanı'ndaki işletmeler denetlenerek kimlik kontrolü yapıldı.
Bin 600 kişinin kimlik kontrolünün, 3 bin 600 aracın plaka sorgusunun yapıldığı denetimde, hakkında yakalama ve zorla getirme kararı bulunan 5 kişi gözaltına alındı. Üzerinde haciz bulunan 6 ve evrakları eksik 14 araç ise çekici yardımıyla polis otoparka çekildi.
Marmaris Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada 15 gün boyunca denetimlerin artarak devam edeceği belirtildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------
Denetimlerden görüntü
Araçların aranması, kişilerin kimlik kontrolünden görüntü
"Zed" adlı K9 köpeğinden görüntü
Haberde adı geçen kişilerle röportaj
Genel ve detay görüntü
Haber: Ali GÜNDOĞAN/MARMARİS (Muğla),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================
Fırat Kalkanı'nda yaralan uzman çavuş baba evine getirildi
SURİYE'de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda yaralanan piyade uzman çavuş 24 yaşındaki Mahmut Turmaz, Gaziantep'teki tedavisinin ardından memleketi Adıyaman'a geldi.
Fırat Kalkanı Harekatı'nda, El Bab bölgesinde patlama sonucu yaralanan piyade uzman çavuş Mahmut Turmaz'ın Gaziantep Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ndeki tedavisi tamamlandı ve taburcu edildi. Uzman çavuş Turmaz, memleketi Adıyaman'a getirildi. Yakınları tarafından karşılanan Mahmut Turnaz'ın yatağının yanına Türk bayrağı asıldı.
Nedim Turmaz, oğluna kavuştuğu için mutlu olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"İlk duyduğumuzda nasıl karşılayacağız ben şoke oldum orada olduğunu ben bilmiyordum haberim yoktu. Biz Diyarbakır'da olduğunu biliyorduk bir gün önce konuştuk. Bizden gizlenmiş komutanlarına 'ailemin haberi olmasın' demiş. Biz buradan gittiğimizde şehit olduğunu sandık. Allah yüzümüze baktı yeniden bize verdi. Vatan sağ olsun. Benim tek mesajım bu terörün bitmesini istiyoruz başka hiç bir şey istemiyoruz. Biran evvel bitsin ben başka hiç bir şey istemiyorum. Bu kadar askerimiz bu kadar şehitlerimiz oldu. Eğer biz burada yaşıyorsak askerler sayesinde yaşıyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Dostlarımız bizi bizi yalnız bırakmadı, askerler bizi yalnız bırakmadı hepsine teşekkür ediyorum."
Oğlunu kavuştuğu için sevinç gözyaşı döken Melek Turmaz ise duyguların tarifsiz olduğunu belirterek, "Allah şehit ailelerine sabır versin, yaralılarımıza şifa versin. Allah bir daha göstermesin inşallah bir an önce bu ateş sönsün bu askerlerimiz evlerine dönsün. Biz Diyarbakır'da biliyorduk Suriye'ye gitmiş hiç haberimiz yoktu" dedi.
Piyade uzman çavuş Mahmut Turmaz'ın, Diyarbakır'da görevli iken bir ay önce Fırat Kalkanı harekatı kapsamında Suriye'ye gittiği belirtildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Gazinin baba evi
Annenin oğluna sarılmas
Melek Turmaz'ın açıklaması
Nedim Turmaz'ın açıklaması
Yakınlarının ağlaması
Eve Türk bayrağı asılması
Yakınları sarılması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
400 bin liralık hırsızlık yapan şebeke çökertildi
KAYSERİ'de, O.Ö.Ö.'nün bankadan çektiği yaklaşık 400 bin lira parayı çalan hırsızlık şebekesi çökertildi. Farklı günlerde yakalanan olayın 4 zanlısı tutuklanarak cezaevine konuldu.
Olay, 6 Ekim'de yaşanan olayda bankadan 105 bin 330 dolar ve 70 bin lira olmak üzere toplam 400 bin lira para çeken O.Ö.Ö. otomobili ile çalıştığı Melikgazi ilçesi Organize Sanayi Bölgesi'ne gitti. Bu sırada kendisini takip eden E.P., mağdurun aracından ayrılmasıyla otomobilin camını kırarak paraları çaldı. Olayı ardından paralarının çalındığını fark eden O.Ö.Ö. durumu İl Emniyet Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğine bildirdi. Yapılan araştırmalarda olay yeri güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipleri daha öncede birçok araçtan aynı yöntemle hırsızlık olayı gerçekleştiren E.P.'yi tespit etti. E.P. olayın olduğu gün polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerin ardından mahkemeye çıkarılan zanlı tutuklanarak cezaevine konuldu.
Meydana gelen hırsızlıkla ilgili olaya karışan diğer şüphelileri tespit edilmesine yönelik Hırsızlık Büro Amirliği tarafından özel ekip kuruldu. Olayla ilgili şehir merkezinde ve Kırıkkale'de özel ekipler tarafından yapılan araştırmalarda, olaya karışan diğer zanlıların daha önce tutuklanan E.P. ile akrabalık bağı bulunan ve Kırıkkale'de ikamet ede Ö.M., S.M. ve Ş.M. olduğunu tespit etti. Ayrıca olay sırasında kullanılan 06 HR plakalı araç başka bir plaka ile değiştirilmiş halde bulundu. Tespiti yapılan zanlıların yakalanmasına yönelik çalışmalar yürütülürken Ö.M. Konya'da benzer bir suçtan dolayı yakalanıp, tutuklandığı öğrenildi. Diğer şüpheliler S.M. ve Ş.M. ise Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından başarılı bir operasyonla yakalandı. Yakalanan Ş.M.'nin üzerinde mağdur O.Ö.Ö.'ye ait 15 bin lira nakit para ile çalıntı para ile alındığı tespit edilen 10 bin lira değerinde bilezik ve Ş.M.'nin birlikte yaşadığı Y.T.'nin banka hesabına yatırılan 79 bin lira mahkeme kararı ile el konuldu. Evde yapılan aramada ayrıca Ankara ilinde çalındığı tespit edilen emekli bir subaya ait vizör marka tabancaya da el konuldu. Yakalanan şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
Zanlılardan E.P'nin otomobilin camını kırarak hırsızlığı gerçekleştirme anı ve olay yerinden kaçışı ise güvenlik kameralarına takıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------
-Güvenlik kamerasında hırsızın parayı çalma anı
-Hırsızların araçları ile uzaklaşması
-Zanlıların Adli Tabiplik görüntüsü
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN /KAYSERİ DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================================
FETÖ'nün Tokat avukatlar imamına 15 yıl hapis
Tokat'ta FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında, 'Silahlı Terör Örgütü' yöneticiliğinden dava açılan örgütün Tokat avukatlar imamı Serdar Ateş 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Örgütün avukatlar yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda tutuklanan Serdar Ateş hakkında 'Silahlı Terör Örgütü yöneticiliğinden', tutuksuz yargılanan M.B., F.K., Ş.T. ve K.T. hakkında ise, 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçlarından Tokat Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın son duruşması gerçekleştirildi. Davaya sanıkların yanı sıra avukatları da katıldı. Davada söz alan örgütün Tokat avukatlar imamı olduğu belirlenen ve daha önce özel bir dershanede çalışan sanık Serdar Ateş kendisinin mağdur olduğunu öne sürerek şöyle dedi: "Bu davanın en mağduru benim. İki çocuğum var. Hain yapının çözülmesine yardımcı olmak isterim, keşke yardımcı olabilseydim. Bu yapıda kimseyi koruyacak değilim. Ben kimseden talimat almadım. Bylock programını ben kullanmadım ve indirmedim. Olmayan bir şeyin ispatını yapamam. Kumpasın içinde olduğumu düşünüyorum. Tahliye ve beratımı istiyorum."
Diğer dört sanık da, suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti ise verdiği 15 dakika aranın ardından kararını açıkladı. Kararda Serdar Ateş'e 'Silahlı Terör Örgütü yöneticiliğinden' 15 yıl hapis cezası verildi. 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçlarından ise diğer sanıklardan M.B. 1 yıl 8 ay 18 gün, F.K. 1 yıl 8 ay 8 gün, Ş.T. 2 yıl 1 ay, K.T. ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Serdar Ateş tutuklu bulunduğu cezaevine gönderilirken, diğer sanıklar kararı temyiz edeceklerini söyledi.
Görüntü Dökümü
---------------------
-Tokat Adliyesi
-Detaylar
Haber: Mustafa TURAPOĞLU- Fatih YILMAZ / TOKAT, -
==============================================
Belediyeden yeni evlenen çiftlere skandal kitap
DENİZLİ'de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Pamukkale İlçe Başkanı Avukat Osman Tabu, Pamukkale Belediyesi'nin yeni evlenen çiftlere dağıtılan İslam'da Evlilik ve Mahremiyetleri isimli kitaba tepki gösterdi. CHP'li Tabu, 3 bin 500 çifte dağıtılan kitabın içeriğinde bale ve tiyatronun şeytan ocağı olarak nitelendirildiğini, kadının dövülmesinin mazoşizmle ilgili olduğunu ve mutlu olacağından bahsedildiğini belirterek tepki gösterdi.
CHP Pamukkale İlçe Başkanı Osman Tabu, Pamukkale Belediyesi tarafından ilçede nikah kıyan çiftlere içinde İslam'da Evlilik ve Mahremiyetleri, Kuran-ı Kerim, iki adet fincan ve AK Partili Başkan Hüseyin Gürlesin'in yazısının bulunduğu hediye kutusu dağıtıldığını söyledi. Kutunun içinde ilçede yaşayan ve nikah kıyan 3 bin 500 çifte dağıtılan İslam'da Evlilik ve Mahremiyetleri kitabın içeriğinin son derece sakıncalı ve hastalıklı düşüncelerle dolu olduğunu ifade eden CHP'li Tabu, "Pamukkale Belediyesi ihale yaparak yeni evlenen çiftlere dağıtmak üzere paket hazırlamış. Bu kutu nikahı kıyılan çiftlere veriliyor. Kutunun içinde İslam'da Evlilik ve Mahremiyetleri isimli kitap var. Kitap, bir camide imamlık yaptıktan sonra emekli olmuş imam tarafından hazırlanmış, bu kitabın içeriğinin maalesef Türkiye'nin 21. yüzyılda konuşması gereken tartışması gereken noktalardan çok uzak bir noktada olduğu gördük. Böyle bir kitabın kamu kurumu tarafından belediye tarafından dağıtılması bir algı yönetimi ve irtica yöntemidir. İçiriğinde son derece sakıncalı ve hastalıklı düşünceler olduğunu görüyoruz" dedi.
"HURAFELERİN HALKA DAĞITILDIĞINI GÖRÜYORUZ"
Tabu, kitabın içeriğinde bale ve tiyatronun şeytan adeti olarak nitelendirildiğini ifade ederek, "Kitapta modern sanatın birer basamağı olan baleyi ve tiyatroyu şeytan adeti olarak nitelendiriliyor. Kürtaj haram ve israf olarak görülüyor. Kadınların dövülmesinin mazoşizmle ilgili olduğu ve kadınların bundan mutlu olacağından bahsediliyor. Türkiye koşullarında ve dünya koşullarında insanların beklentisini karşılandığı iddia etmek mümkün değil. Belediyeler, insanlara karşı hizmet yapmak istiyorsa, bilgi edinebilecekleri, hukuki haklarını savunabilecekleri, kadın cinayetlerine, şiddete karşı çözümler öneren çareler gösteren, kadınların ve çocukların korunmasını sağlayacak kaynaklar ortaya koymasını beklerdik. Ancak tam tersine asırlar öncesinde kalmış bazı fikirlerin aslında İslam diniyle ilgisi olmadığını düşündüğümüz, bir takım hurafelerin halka dağıtıldığını görüyoruz. Bizde bu kitapla ilgili suç duyurusunda bulunacağız" diye konuştu.
KİTAPTA GEÇEN BAZI YAZILAR ŞÖYLE:
"Bugün asrımızda moda olarak halkımızın alışılageldiği ve İslam ahlakına ters düşen bir takım; bale, bar, gazino, caz; köylerde ise içki ve çalgı veya kadın oynatma gibi şeytanın ocağı olan ahlak dışı toplantılar tertip edilmektedir. Bunlar İslam toplumuna zarar vermekte ve gençlerimizin ahlakını bozmaktadırlar"
"Geçimsizlik gösteren kadının dövülmek suretiyle itaat altına alınmasında psikolojik olarak ince bir nokta var. Bazı insanlar ancak zulüm şiddette maruz kalınca şehvetlenir ve ancak bu yoldan cinsi tatmin bulur. Buna Mazoşizm denir"
"Kadının saçını kestirmesi, tıraş olması İslam adet ve an'anesine uygun değildir. Hele berbere giderek tıraş olup, başını yaptırması İslam dininde haramdır ve asla yeri yoktur"
"Evlilik çağının hududu pek sabit değildir, Genellikle bu çağ 13-14 yaşlarında yumurtalıkların faaliyetleri ile başlarsa da asıl tabi çağ, uzviyetin bu yolda tam bir olgunluk gösterdiği, 18-20 yaşlarıdır. Bu yaş kuzey soğuk iklimlerde 20-25 yaşlara kadar yükselir. Güneye doğru sıcak iklimlerde 10-12'ye kadar düşer"
"Erkek ailesini; cadde kenarlarına oturtmamalı, umumi parklara, gayri meşru olan oyun yerlerine, spor sahalarına, gayri ahlaki düğün ve toplantı cemiyetlerine götürmemeli ve gitmesine de müsaade etmemelidir"
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------
Osman Tabu'dan görüntü
Dağıtılan kutudan ve kitaptan görüntü
Sayfalardan görüntü
Yazılardan görüntü
Osman Tabu'nun açıklaması
Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================================
Aslı'nın öldüğü yolda eylem yapıp, üst geçit istediler
MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde 11 gün önce lise öğrencisi Aslı Değirmen'in, okula giderken bir otomobilin çarpmasıyla yaşamını yitirdiği yolda, yakınlarının da aralarında bulunduğu bir grup, ellerinde tepkilerini dile getiren döviz ve pankartlarla eylem yaptı. Yolu 45 dakika süreyle çift yönlü olarak trafiğe kapatan kalabalık, kazanın olduğu yere yapılan trafik lambalarının yeterli olmadığını belirtip, üst geçit istedi. Gözü yaşlı baba Mehmet Değirmen, kızının öldüğü yerin ve kaza tutanaklarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürüp, bu davanın peşini bırakmayacaklarını söyledi.
Bodrum Ayşe Gülsevim Ali Rüştü Kaynak Lisesi 9'uncu sınıf öğrencisi Aslı Değirmen, geçen 5 Aralık'ta, okula gitmek üzere İslamhaneleri Mahallesi'ndeki evlerinden çıktı. Servis minibüsünü beklemek için Turgutreis- Bodrum Karayolu'nun 13'üncü kilometresinde, yolun karşısına geçmeye çalışan Değirmen'e bir otomobil çarptı. Çarpmanın şiddetiyle fırlayarak başını kaldırımın kenarına çarpan Değirmen, ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Değirmen, doktorların müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Tepkilerden korktuğu için aracı olay yerinden ayrılan ve Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı'na giderek teslim olan otomobil sürücüsü Emrah Yeşilkanat tutuklandı.
ÜST GEÇİT İSTEDİLER
Daha önce yolu iki kez trafiğe kapatıp, trafik lambaları konulması veya üst geçit yapılması için eylem yapan Değirmen'in yakını ve İslamhaneleri Mahallesi sakinleri, bugün yine kaza yerindeydi. Ellerinde 'Kaza değil cinayet', 'Trafik canavarına ağır ceza istiyoruz', 'Adalet güçlünün değil haklının yanında ol', Duyarlı ol, sessiz kalma senin de evladın ölebilir', 'Ecel değil ihmal' yazılı dövizler taşıyan yaklaşık 70 kişilik bir grup, üzerinde Aslı Değirmen'in fotoğrafının da bulunduğu 'Kalbimizdesin' ve 'İslamhaneleri'ne üst geçit olsun. Adı da Aslı Değirmen olsun' yazılı pankartlar açıp, Turgutreis- Bodrum Karayolu'nu çift yönlü olarak trafiğe kapattı. Eyleme Değirmen'in annesi Fatma Değirmen, babası Mehmet Değirmen, amcası Ahmet Değirmen ve Değirmen Ailesi'nin avukatı İzzet Barış Dursun da katıldı. 'Trafik lambası değil üst geçit istiyoruz' diyen kalabalık ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman yolun trafiğe açılması için gerginlikler yaşandı. Elinde kızının fotoğrafıyla güçlükle ayakta durabilen anne Fatma Değirmen'e komşuları destek olmaya çalıştı.
"KAZA TUTANAKLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Baba Mehmet Değirmen ise kızının yaşamını yitirdiği yerin ve kaza tutanaklarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Acımız birdi iki oldu. Devlete güvenemeyeceksek kime güveneceğiz? Kazadan sonra peşine düştüğümüz davada, kızımın ölümüne neden olan sürücünün 6 ayda sonra serbest kalacağını söylediler. Bu davanın peşini bırakmayacağız" dedi.
"DAHA KAÇ ÇOCUK ÖLECEK?"
Kazanın meydana geldiği yerin 50 metre ilerisinde 6 yıl önce marketten dönerken bir otomobilin çarpmasıyla yaşamını yitiren 9 yaşındaki kızı Havva Nur Timuçin'in gözü yaşlı annesi 43 yaşındaki Ayfer Timuçin de kucağındaki iki yaşındaki oğlu Cafer Timuçin ile eyleme katılıp, "Göstermelik değil kalıcı önlem alınması için daha kaç çocuğun ölmesini bekliyorlar? İslamhaneleri yolu cinayet yolu oldu. Aslı da cinayette hayatını kaybetti" dedi.
Amca Ahmet Değirmen de kazanın meydana geldiği yola trafik ışıklarının konulmasının yeterli olmadığını ileri sürüp, "Üst geçit istediğimizi söyledik. Çünkü burada bizler yaşıyoruz. Tedbiri alanlar burayı yılda ya bir kez görüyor ya da görmüyor. Şu anda tutuklu olan otomobil sürücüsü kazadan sonra olay yerinden ayrılmış ve 2 saat 5 dakika sonra teslim olmuştur. Bu arada kimlerle ne görüşmüştür? Kazada Aslı'nın öldüğü yer neden yanlış işaretlenmiştir? Tüm bunların aydınlığa kavuşturulmasını ve suçu olanların en ağır cezayı almasını istiyoruz. Aslı'yı geri getiremeyiz ama bu cinayette sorumluluğu olanlardan hesap sorulmalıdır" dedi.
45 DAKİKA SONRA YOL AÇILDI
45 Dakika süren eylemin ardından kalabalık, uzun araç konvoyu oluşan Bodrum-Turgutreis Karayolu'nu trafiğe açıp, eyleme son verdi. Eylemcilerin ayrılmasıyla yolda trafik tekrar normal seyrine döndü.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
---------------------------------
-Yoldaki eylemden görüntü
-Baba Mehmet Değirmen'in açıklaması
-Amca Ahmet Değirmen'in açıklaması
-Anne Fatma Değirmen'in gözyaşı dökmesi
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Yaşar ANTER / BODRUM (Muğla),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================
Neden İzmir'de patlama olmuyor' paylaşımına suç duyurusu
İZMİR Barosu, 10 Aralık'ta İstanbul'daki patlama sonrası sosyal medya üzerinden 'Neden İzmir'de patlama olmuyor', 'Yoksa gavur gavura rahat rahat yaşıyorlar mı' şeklinde paylaşımlarda bulunan E.Ş. hakkında suç duyurusunda bulundu.
İzmir Barosu'nun suç duyurusu dilekçesinde "Türkiye, Beşiktaş'ta gerçekleşen terör saldırısında şehitlerini henüz uğurlarken, birlik ve beraberlik içerisinde yaraların sarılması gereken şu günlerde, E.Ş. adında bir sosyal medya kullanıcısı açıkça halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekte, aşağılamakta ve nefret suçu işlemektedir" denilerek, adı geçenin yaptığı paylaşımın TCK'nın 216. maddesinde ifade edilen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçunun unsurlarını oluşturduğu ifade edildi. Şüphelinin ifadelerinin açıkça şiddet içerdiği belirtilen dilekçede, "Düşünce özgürlüğünün demokratik toplumlardaki mutlak sınırı ise 'şiddet'tir. Bu ifadeler aynı zamanda kamu barışı açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturmakta, şiddete doğrudan hedef gösterme amacı ve sonucu taşımaktadır" denilerek, şüphelinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, hakaret ve TCK'nin ilgili diğer maddeleri ile re'sen araştırma sonucu çıkacak diğer suç maddeleri gereğince hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılmasını talep edildi.
İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "İzmir'e ve İzmirlilere yapılan bu hakareti içimize sindirmemiz mümkün değildir. Kurtuluş Savaşı'nın ilk kurşununun atıldığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!' diyerek onurlandırdığı güzel İzmir'in halkı, vatanın her karış toprağında yaşanan acıları yüreğinde hissetmektedir. Anadolu'da patlayan her bomba, katledilen her insanımız için ayrımsız acı duyan bir kentin insanlarına yönelik ayrımcılık kokan bu paylaşım bizi derinden yaralamıştır ve Avukatlık Kanunu'nun barolara yüklediği, 'hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak' hükmü gereğince İzmirliler adına şikayetçi olma gerekliliğimiz doğmuştur" dedi.
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
Haber: İZMİR, -
===========================
Ailesi, minik Ömer Salih'in tedavi edilmesini istiyor
GAZİANTEP'te yaşayan Ayşe ve Samet Ayaz çifti, fiziksel ve zihinsel engelli çocukları 1.5 yaşındaki Ömer Salih'in tedavi edilmesini istiyor.
Terzilik yapan Samet ile ev kadını eşi Ayşe Ayaz çifti, geçen yıl 22 Haziran'da prematüre olarak dünyaya gelen çocukları Ömer Salih'in doğum sırasında düşürüldüğünü, gece gittikleri özel hastanede anestezi doktoru ve çocuklarının doğumunu takip eden doktorun bulunmadığından dolayı çocuklarında engeller oluştuğunu iddia etti. Doğum esnasında yaşadıkları sorunlar nedeniyle doktordan şikayetçi olduklarını anlatan Ayşe Ayaz, maddi durumlarının olmadığını söyleyerek çocuğunun tedavi edilmesini istedi.
Ayşe Ayaz, yetkililerin ya da hayırseverlerin kendilerine yardım etmelerini isteyerek şunları söyledi:
"Haziran ayının 22'sinde doğum sancısı ile hastaneye gittim. Bir gün öncesinde de hastaneye gitmiştim. Gece sancılanınca tekrar hastaneye gittim. Doktor olmadığı için beni doğum odasına aldılar. Fakat çocuğun başı dönmemişti. Doktor bunu daha öncesinde de biliyordu. 7.5 aylıkken çocuğun daha dönmediğini herhangi bir sorun olduğunda sezaryen olabileceğimi söylemişti. Anestezi doktoru ve benim doktorum hastanede olmadığı için ameliyata alınmadım. 4 saat sonra çocuğum normal doğumla dünyaya geldi. Emzirmek için yoğum bakıma gittiğimde çocuğumun halini gördüm. Çocuğum prematüre ve fiziksel engelli olarak dünyaya geldi. Gözünde ve kollarında şişlikler vardı. Daha sonra başka hastaneye gittik. MR'ı çekildi. Çekilen iki MR sonucunda da çocuğun darbe aldığı söyleniyor. Bazı engellerin anne karnında bazılarının ise sonradan oluştuğu söyleniyor. Bir tedaviye başlanması için tanı konulması lazım. Çocuğa hala tanı konulmadı. Çocuğum doğum esnasında düşürülmüş ve beynine oksijen gitmemiş. 5-6 ay boyunca sürekli kontrole gittim çocuğumun sağlıklı olduğu söyleniyordu. Doktordan ameliyata gelmediği, doğum anında yaşadığımız zorluklar ve çocuğun engelli doğduğu için şikayetçi olduk."
Samet Ayaz ise çocuğunu gördüğünde kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar olduğunu savunarak, çocuklarının tedavisini yaptırabilecek durumlarının olmadığını söyledi. Henüz çocuklarına tanı konulamadığını aktaran İsmet Ayaz, yetkililere seslenerek çocuğu için yardım çağrısında bulundu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
Ayşe Ayaz'ın konuşması
Samet ayaz'ın konuşması
Engelli doğan çocuğun görüntüleri
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Ahmet ÖZER/GAZİANTEP, -
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
6 yıl sonra katıldığı duruşmada tutuklandı
Antalya'da 6 yıl önce 5'inci kattaki dairesinden zemindeki elektronik mağazasının terasına düşen manken 22 yaşındaki Burcu Çağlayan'ın ölümüyle ilgili hakkında yakalama kararı çıkarılan İbrahim Tokgöz, katıldığı duruşmada tutuklandı.
Bir deri mağazasında mankenlik yapan evli ve 1 çocuk annesi Burcu Çağlayan, 24 Temmuz 2010 tarihinde erkek arkadaşı İbrahim Tokgöz'ün, Fener Mahallesi 1964 Sokak Akanay Sitesi 5'inci kattaki dairesinden, zemindeki elektronik mağazasının beton terasına düşerek yaşamını yitirdi. Çağlayan'ın kanında 0.74 promil alkol tespit edildi. Çağlayan'ın, erkek arkadaşı İbrahim Tokgöz'ü başka kadınlardan kıskandığı için intihar ettiği ileri sürüldü. Olaydan sonra tutuklanan İbrahim Tokgöz, ifadesinde Burcu Çağlayan'ın intihar ettiğini söyledi. Tokgöz daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
BALKONDAN ATILDIĞI İDDİASI
Cumhuriyet savcılığının yaptığı araştırmada Burcu Çağlayan'ın balkondan atıldığı kanaatine varılması üzerine İbrahim Tokgöz hakkında 'kasten adam öldürme', üst kattaki dairede kalan komşusu, aynı zamanda yakın arkadaşı Murat Ergüç hakkında ise 'kasten adam öldürmeye yardım etme' suçlamasıyla ömür boyu hapis cezası istemiyle Antalya 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İbrahim Tokgöz hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Tokgöz, aradan geçen süreye rağmen bulunamadı.
6 YIL SONRA DURUŞMAYA KATILDI
6 yıldır firari olan İbrahim Tokgöz, dünkü duruşmaya yakınları ve avukatlarıyla birlikte katıldı. Mahkemede ilk kez ifade veren İbrahim Tokgöz, olay gecesi Burcu Çağlayan'ın bir barda eğlenmeye gittiğini, kendisini de arayıp davet ettiğini söyledi. Tokgöz, dışarda Murat adlı arkadaşıyla alkol aldıktan sonra Çağlayan'ın bulunduğu bara gittiklerini belirtti. Çağlayan'ın yanında bir de kız arkadaşı olduğunu aktaran Tokgöz, "Biz arkadaşlarımla ayrı bir standa oturduk, o ise başka bir standa oturdu ama Burcu ara ara yanımıza gelip gidiyordu, eğleniyordu" dedi. Tokgöz, daha sonra başka bir bara geçerek eğlenmeye devam ettiklerini, Çağlayan'ın da kendisini telefonla arayarak, oldukları yere geldiğini aktardı. Saat 04.30'da Burcu Çağlayan ve arkadaşı ile bardan ayrıldıklarını kaydeden Tokgöz, şunları belirtti:
"Murat ile aynı binada oturuyorum ve o evine gitti. Ben de Burcu ile evime geçtim. Çok alkol aldığım için ikili koltukta uyudum. Burcu ise telefonda sürekli biriyle konuşuyor, küfürler ediyordu. Kiminle konuştuğuna baktığımda benim telefonumla Merve isimli arkadaşımla konuştuğunu gördüm. Telefonu aldım ve Merve'ye 'Kusura bakma' gibi bir şeyler söyledim ve kapattım. Daha sonra 'Bunlar benden daha mı değerli, kendimi atarım' şeklinde sözler söyledi. Hemen ardından, yaklaşık 1-2 saniye sonra 'tak' şeklinde çok güçlü bir ses geldi. İrkildim, balkona çıktım. Burcu'nun balkondan kendisini attığını gördüm."
Tokgöz, sonrasında aynı binada oturduğu arkadaşının yanına gittiğini ve durumu anlattığını, düştüğü yere hiç bakmadığını ve polisi aradıklarını söyledi. Tokgöz, hakkında yakalama kararı çıkarılması üzerine 'gereksiz yere cezaevinde yatmamak için' ifade vermeye gitmediğini dile getirdi.
Mahkeme-, sanığın daha önce yakalama emrinin infazına engel olarak kaçması nedeniyle bu aşamada adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağını göz önünde bulundurarak, 'kasten öldürme' suçundan tutuklanmasına hükmetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ (ARŞİV)
-------------------------------
olay yeri görüntüsü
fotoğraflar
Haber: Mustafa KOZAK/ANTALYA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================================
Yakıtı bittiği için yolda kalan kamyona kamyon çarptı: 1 ölü
İZMİR'in Bornova İlçesi'nde, iddiaya göre yakıtı bittiği için yolun ortasında duran ve uyarı lambaları yanmayan kamyona arkadan çarpan kamyon şoförü 43 yaşındaki Fecri Sezer feci şekilde can verdi. Kazanın ardından kamyona yakıt ikmali yapılınca tartışma çıktı.
Kaza, dün akşam saat 20.30 sıralarında İzmir Çevreyolu Otogar ayrımında meydana geldi. Bornova'dan Aydın yönüne seyir halinde olan ve sürücüsü belirlenemeyen 35 AY 2064 plakalı kamyonun iddiaya göre yakıtı bittiği için yolun ortasında durdu. Uyarı lambaları yanmayan kamyona aynı yöne seyir halinde olan ve nakliyat firmasında 1 hafta önce işe başlayan Fecri Sezer idaresindeki 51 HN 286 plakalı nakliyat kamyonu arkadan çarptı. Kazada kamyon şoförü Sezer hurdaya dönen kamyonun içinde sıkışarak feci şekilde can verdi. Diğer kamyonun sürücüsü ise kaza yerinden kayıplara karıştı. Kazayı gören yoldan geçen sürücüler durumu sağlık, AKS 110 ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen AKS 110 ekipleri Sezer'i sıkıştığı yerden yaklaşık 1 saatlik çalışma sonrasında çıkarabildi.
KAMYONA YAKIT İKMALİ YAPILINCA TARTIŞMA ÇIKTI
Kaza sonrası hayatını kaybeden kamyon şoförü Fecri Sezer'in cansız bedeni savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Bu sırada yakıtı bittiği için yolda kaldığı öne sürülen kamyona firma çalışanları yakıt ikmali yaptı. Bunu gören diğer kamyonun sahipleri duruma tepki gösterdi. Yaşanan tartışmayı polis araya girerek önledi. Kazanın ardından kaçan kamyon şoförünün yakalanması için polis çalışma başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
---------------------------------
Kaza yapan araçlardan görüntü
Ekiplerin çalışmasından görüntü
Fecri Sezer'in cesedinin araçtan çıkarılmasından görüntü
Araçların kaldırılmasından görüntü
Genel ve detay görüntü
Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: Mehmet GÜNEY / İZMİR,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
4'üncü kattan düşen Afgan kız, hayati tehlikeyi atlattı
KIRIKKALE Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi'nde 4'üncü kattan düşerek yaralanan Afganistan uyruklu 15 yaşındaki Atena Golzari, hayati tehlikeyi atlattı.
Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Atena Golzari, 28 Kasım günü, dengesini kaybedip okulun 4'üncü katındaki penceresinden düştü. Vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluşan Atena Golzari, Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından ambulans uçakla Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Yoğum bakım ünitesinde tedaviye alınan Golzari, hayati tehlikeyi atlattı. Golzari'nin ilerleyen günlerde taburcu edileceği belirtildi.
Doktorlara teşekkür eden Atena Golzari, "Okulda ne olduğunu anlamadan birden başım döndü ve 4'üncü kattan düştüm, ama ne olduğunu hatırlamıyorum. Daha sonrasında ise buraya geldik. Burada ise doktorlarımız çok iyi. Onlar için ne desem azdır. Pazartesi taburcu olacağız inşallah. Buradaki herkese çok teşekkür ederim. Bizlere çok iyi davrandılar. Türkiye'yi çok seviyorum" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Ortopedi servisi
Atena Golzari ile röp.
Annesi kızının elini öpmesi
Hemşireler Golzari oyuncak vermesi
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mahir ALAN / ADIYAMAN,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================================
27 kilo uyuşturucuyu kargoyla gönderdiler
KAHRAMANMARAŞ'ta polisin düzenlediği operasyonda, Diyarbakır'dan kargoyla gönderilen 27 kilo 300 gram esrar ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alındı.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Diyarbakır'dan Kahramanmaraş'a kargoyla yüklü miktarda uyuşturcu gönderileceği bilgisi üzerine harekete geçti. Kargo şirketini saptayan polisler, düzenlenen operasyonla bir pakette 27 kilo 300 gram esrar ele geçirdi. Polis, olayla ilgili 24 yaşındaki Ş.Y.'yi gözaltına aldı.
Polisler, ayrıca kentte 38 yaşındaki E.K.'nin adresine düzenlediği operasyonda ise 2 kilo esra ele geçirdi. Olayla ilgili gözaltına alınan K. sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------------
Paketler halindeki esrar
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
Asil Çelik'te grev kararı asıldı
BURSA'da faaliyet gösteren Asil Çelik yönetimi ile Birleşik Metal İş Sendikası arasında süren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Sendika üyeleri dün fabrikaya grev ilanı astı.
DİSK'e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası ile Asil Çelik A.Ş. arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadı. Bunun üzerine fabrika çalışanları ve sendika yöneticileri Asil Çelik'te grev kararı aldı. Alınan bu karar dün, mesai saati sonrası Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Genel Sekreter Özkan Atar, Örgütlenme Sekreteri Hami Baltacı, Bursa Şube Başkanı Ayhan Ekinci tarafından işyerine asıldı.
Adnan Serdaroğlu, bin kişinin çalıştığı çelik üretimi yapılan fabrikada 60 gün içinde greve gidilebileceğini belirterek, "Grev kararını Asil Çilek'e astık. 60 günlük süremiz var. Bu zaman içinde istediğimiz zaman greve gidebiliriz" dedi.
Grev kararıyla birlikte işyerine 'Sefalete teslim olmayacağız', 'Ekmeğimiz, onurumuz, çocuklarımız için direneceğiz', 'İnsanca yaşam insanca ücret' pankartları da asıldı.
GÖRÜNTÜ DMÜMÜ:
--------
-Protesto gösterisi
-Açıklamalar
-Detaylar
Haber: Hasan BOZBEY/ORHANGAZİ (Bursa),
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================
Van'dan Halep'e 100 araçlık konvoy
İNSAN Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı öncülüğünde başlatılan 'Halep'e yol açın' kampanyası çerçevesinde Van'da 100 araçlık konvoy, yaklaşık 800 kişiyle yola çıktı.
İkindi namazı öncesi Yukarı Nurşin Camii önünde toplananlar, sık sık tekbir getirdi. Aralarında İHH gibi çeşitli STK temsilcilerinin de bulunduğu vatandaşlar, ilk olarak ikindi namazını kıldı. Daha sonra cami önünde toplanan kalabalık adına Ensar Vakfı Van Şube Başkanı Osman Nuri Gülaçar kısa bir açıklama yaparak dua okudu. Dua okunurken sık sık tekbir getirilirken Gülaçar, konvoyun yerine sorunsuz ulaşması için dua edilmesini istedi. Dua sonrası beraberlerinde yiyecek, giyecek getiren vatandaşlar birbirlerine sarılarak otobüs ve özel araçlarına binerek Hatay'a doğru yola çıktı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
-Toplanan kalabalık
-Vedalaşan vatandaşlar
-Osman Gülaçar'ın konuşması ve dua okuması
-Konvoyun hareket etmesi ve detaylar
Haber: Osman BEKLEYEN/ VAN,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
Sivas'tan Halep'e 9 TIR yardım
SİVAS'ta İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) üyeleri, 'Halep'e yol açın' sloganıyla başlatılan yardım kampanyası kapsamında toplanan 9 TIR yardım malzemesi Halep'e gönderildi.
İHH Sivas Şubesi üyeleri, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Sivas Şubesi üyeleri ve Sivas'ta faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteği ile Suriye'nin Halep şehrindeki savaş mağdurları için başlatılan 'Halep'e yol açın' yardım kampanyası kapsamında toplanan 9 TIR yardım malzemesi düzenlenen törenle Halep'e gönderildi. Kent meydanında düzenlenen törene AK Parti İl Başkanı Ziya Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Altınsoy, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kuran-ı Kerim okunması ve dua ile başlayan törende konuşan Memur-Sen Şube Başkanı Halil İbrahim Temiz, "Orada bir insanlık dramı yaşanıyor. İnsan hakları savunucu olan dernekler nerede? Bir balina için dünyayı ayağa kaldıran dernekler neredeler. Akan kan Müslüman kanı olunca herkes susuyor. Kimsenin sesi çıkmıyor. Halep'te insanlar hayat mücadelesi verirken, açlıktan ölürken sessiz kalamazdık. Yerel ve uluslararası birlikleri harekete geçirmeye çalıştık. Halep için halkımızdan destek bekliyorduk. Halkımızdan ve üyelerimizden çok yoğun bir ilgi gördük. Bu toplanan yardımları Halep'e yolculuyoruz. İnşallah bunun devamı gelecek" dedi. Konuşmanın ardından 7 TIR'ı un ve 2 TIR'da kuru gıdadan oluşan 9 TIR'lık konvoy Halep'e ulaştırılmak üzere yola çıktı.
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Etkinlikten görnütüler
-Kuran okunması ve dua edilmesi
-Açıklama
-TIR'ların uğurlanması
Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================
Gaziantep'te Halep protestosu
GAZİANTEP'te barınan Suriyeli bir grup, Halep'te vatandaşlarının öldürülmesini, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Ofisi'nin önünde protesto etti.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan ve Gaziantep'te barınan 150 kişilik Suriyeli, akşam saatlerinde Fatih Mahallesi'ndeki BM İnsani Yardım Ofisi önünde toplandı. Kalabalık, Halep'teki saldırılardan kaçmaya çalışırken İranlı milisler tarafından rehin alınan 14 sivilin öldürüldüğünü iddia edip eylem yaptı. BM'nin, Halep'e yapılan saldırılara sessiz kaldığını iddia eden yaklaşık grup Türkçe, Arapça ve İngilizce sloganlar atarak İran ve Rusya'nın Halep'ten çıkmasını istedi. Bu sırada kadınlardan oluşan başka bir grup ise BM ofisine yürümek istedi. Emniyet yetkililerinin, ikna etmesiyle yürümekten vazgeçen grup bir süre daha slogan attıktan sonra olaysız dağıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Grubun toplanması
Gruptaki kadınların yürümek istemesi
Polisin müdahalesi
Grubun ellerindeki dövizler
Gruptaki çocuklar
Grubun sloganlar atması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Eyyüp BURUN-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================
Öğrenciler, Beşiktaş şehitler için Hatim yaptı
GAZİANTEP'in İslahiye İlçesi'ndeki Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, İstanbul'daki hain terör saldırısı şehitleri için Hatim yapıp polislere karanfil verdi.
İslahiye Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, İstanbul'daki terör saldırısı şehitleri için 44 Hatim indirip İlçe Emniyet Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Okul öğretmeni tarafından burada şehitler için Kuran okunurken, öğrenciler polislere karanfil verildi.
Okul Müdürü Ali Gül, şehitleri rahmet ve minnetle andıkları kaydederek, şöyle dedi:
"10 Aralıkta gerçekleşen hain saldırıdan dolayı millet olarak hep beraber üzüntü içerisindeyiz. Değerler eğitimi kapsamında öğrencilerimizin okuduğu 44 Hatim duasını İlçe Emniyet Müdürümüzü ziyaret ederek duamızı şehitlerimizin ruhlarına bağışlamak istedik. İnşallah yerine ulaşmıştır. Bu vesileyle tüm şehitlerimize tekrardan Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyoruz."
İlçe Emniyet Müdürü Bedrettin Sarıtaş ise birlik ve beraberliğe dikkat çekerek, "15 Temmuz'da ve 10 Aralık terör olayında böylesine birlik ve beraberlik içinde olması bizi mutlu etti. Okul müdürümüze, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun. İndirdikleri hatimleri Allah kabul etsin. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
Emniyet Müdürünün makam odası
Öğretmenin Kuran okuması
Duaların edilmesi
Okul Müdürü Ali Gül ile röp.
Emniyet Müdürü Sarıtaş ile röp.
Öğrenci ile röp.
Genel ve detay görüntüler
Haber: Kadir ÇELİK/ İSLAHİYE (Gaziantep),-
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================================
İstanbul'daki terör saldırısına çekicilerden eylem
UŞAK'ta, bir araya gelen çekiciler İstanbul'da, Beşiktaş ile Bursaspor maçının ardından çevik kuvvet polislerine yönelik düzenlenen bombalı saldırıyı kınamak için eylem yaptı.
Uşak'ta çekici ve vinç operatörleri dün akşam saatlerinde araçlarına binerek, İstanbul'da yaşanan bombalı terör eylemini tur atıp, korna çalarak protesto etti. Eyleme kullandığı çekiciye 2 çekici ve en üstüne de bir otomobili birden sığdırmayı başaran çekici operatörü ilginç görüntüler oluşturdu. Vinç operatörü 13 tonluk yük taşıma kapasitesi sahip olan kurtarıcının üzerine 3 aracı birden yükleyerek ilgileri üzerine çekti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
Vinç ve çekicilerin şehir turundan görüntü
Çekicinin üzerinde 2 çekici ve bir otomobilin eylemde ilerleyişinden görüntü
Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Yavuz KUŞDEMİR / UŞAK,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================================
Ak Partili gençler, polislerle maç yaptı
ADANA'da Ak Parti İl Gençlik Kolları teşkilatı, destek ve moral vermek amacıyla, polislerle halı sahada futbol maçı organize etti.
AK Parti Adana Gençlik Kolları, İstanbul Beşiktaş'taki terör saldırısının ardından polise destek vermek amacıyla Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polislerle halı saha maçı organize etti. Maçı polisler, 5-4 kazandı. Maçın bitiş düdüğünün ardından polisler ve gençler birbirlerine sarıldı. Partili gençler, kendilerini yenen polisleri tebrik ettikten sonra, baklava ikram etti.
Saldırıda şehit olan polis ve vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına da sabır ve başsağlığı dileyen Ak Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Alper Güler, "Halı saha maçı düzenleyerek Adana Ak Parti ailesi olarak polisimizin yanında olduğumuzu göstermek istedik. O hain teröristler, bu millet olduğu sürece hiçbir şekilde başaramayacaklar. Bu millet, her zaman polisinin, güvenlik güçlerinin yanındadır" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------
Ak Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Alper Güler ile röp.
Polislerin ve Ak Partili gençlerin birbirlerine sarılması
Futbol maçından görüntüler
Beraber baklava yenmesi
Haber - Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================================
Otomobil gruplarından çevik kuvvete taziye ziyareti
ANTALYA'da iki farklı otomobil grubu üyesi yaklaşık 50 kişi, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne taziye ziyaretinde bulundu.
İstanbul Beşiktaş'ta çevik kuvvet polislerinin hedef alındığı ve çoğunluğu polis 44 kişinin şehit olduğu terör olayına tepkiler devam ediyor. Antalya'da sosyal medya üzerinde bir araya gelen Ford Fiesta Antalya ve Garaj Fiesta grubu üyeleri, Antalya Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne taziye ziyaretinde bulundu. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde bir araya gelen yaklaşık 50 kişi, Türk bayrakları asılı otomobilleriyle Uncalı Mahallesi'ndeki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne doğru harekete geçti.
Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu konvoy, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde Çevik Kuvvet Şube Müdür Yardımcısı Yunus Gez ve çevik kuvvet polisleri tarafından karşılandı. Grup üyeleri ellerindeki karanfilleri çevik kuvvet polislerine verdikten sonra polislere sarılarak taziye dileklerini iletti.
Daha sonra grup üyeleri Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önüne park ettikleri iki otomobilin hoparlörlerinden İstiklal Marşı'nı okudu. Grup adına açıklama yapan Berk Mutlu, Türkiye genelinde yapılan terör saldırılarını kınadıklarını söyledi. İstanbul'da polisin hedef alındığı saldırının ardından tepkilerini belirtmek adına böyle bir etkinlik düzenlediklerini de belirten Mutlu, "Polisimize, askerimize ve vatandaşlarımıza yapılan terör saldırılarını kınıyoruz. Birlik ve beraberlik içinde olacağızö dedi. Grup daha sonra 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganları eşliğinde dağıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
-Otomobillerden detay
-Polislere karanfil verilmesi
-Polislere sarılarak taziye ziyareti
-Türk bayrağı açılması ve İstiklal Marşı okunması
-Berk Mutlu'nun açıklaması
-Grup üyelerinden toplu fotoğraf çekimi sırasında görüntü
-Kaset Durumu: Link geçiliyor
Haber-Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=========================================
100 semazen, 100 sazende ile sema
İZMİT Belediyesi ile Tasavvuf Vakfı Kocaeli Temsilciği işbirliğiyle gerçekleşen Şeb-i Arus etkinliğinde 100 semazen ve 100 sazendenin sema gösterisi ilgiyle izlenildi.
Yahya Kaptan Mahallesi'ndeki Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu'nda yapılan Şeb-i Arus etkinliğine İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, Tasavvuf Vakfı Kocaeli Temsilcisi Selman Karaaslan ile vatandaşlar katıldı. Şeb-i Arus etkinliğinde 100 semazen ve 100 sazendenin sema gösterisi ilgi ile izlenirken, büyük alkış aldı. Türkiye'nin en büyük sema gösterilerinden birini yaptıklarını söyleyen Nevzat Doğan, "Bu akşam vuslatın 743'üncü yıl dönümünde büyük bir heyecan içerisindeyiz. Tasavvuf Vakfı'nın Kocaeli temsilciliği ile birlikte 7'ncisini düzenlediğimiz Şeb-i Arus törenlerindeyiz. Halkımız büyük bir ilgi gösterdi her yıl olduğu gibi. Biz buradan çok iddialı bir şeyi hep söyledik söylemeye devam ediyoruz. Türkiye'de Konya'da dahil katılım açısından ve 100 semazenle birlikte en büyük Şeb-i Arus'u burada yapıyoruz. Coşku içerisinde mesnevi okumaları ile birlikte ve güzel bir sevgi, aşk, birlik beraberlik şöleni gerçekleştirmiş oluyoruz. Hele tarihimizin zor dönemeçlerden birini daha geçirmeye çalıştığımız şu dönemde böyle gecelere çok ihtiyacımız var" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
-Konuşmalar
-Sema gösterileri
-Salondan görüntüler
Haber: HABER-KAMERA: Faruk KIYAK-Orhan UZUN
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=========================================
Çağan Irmak: Türk dizileri seyirciye işkence yapıyor
EDİRNE'de üniversite öğrencileriyle bir arayan gelen ünlü yönetmen Çağan Irmak, Türk dizilerinin uzun sürelerini eleştirerek, " Şimdi bir dizide kapı açılıyor içeri bir kız giriyor ve dakikalarca bir gergin suratlar bir, her kez bir gergin oynuyor zaten o dizilerde. 120 dakika sonra 'tuzu ver' diyor kız. Ben 120 dakikadır neden gerildim sen tuzu isteyeceksen kardeşim" dedi.
Ünlü yönetmen Çağan Irmak, Trakya üniversitesi Sinema Topluluğu öğrencileri daveti üzerine Balkan Yerleşkesi Türkan Sabancı Kültür Merkezi'nde söyleşiye katıldı. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı ve soru cevap şeklinde geçen etkinlikte ünlü yönetmen Çağan Irmak, geleceğin yazarları ve yönetmenlerine tecrübelerine aktardı. Söyleşinin soru cevap bölümünde bir üniversite öğrencisi 'Dizi filmleri izleniyor ama kalitesi çok düşük ne düşünüyorsunuz?' diye sordu.
Türk dizilerinin reyting uğruna olması gereken yere gelemediğini anlatan Çağan Irmak, "Bende dizilerden çok rahatsızım. Televizyon seyircisinin yüzü çok değişti. Yahut da değiştirilmeye çalışıldı, bilmiyorum. O reyting kutucuğu dediğimiz yerler maalesef olması gereken yerlerde değil. Yahut da olması gereken çeşitliliği göstermiyor. Hep halka inmekten bahsedilir, madem sen halka inmekten bahsediyorsun, madem sen halkın üstünde görüyorsun kendini, peki niye halkı kendine doğru çekmeye çalışmıyorsun diye sorarlar adama. Bu biraz okumak ve farklı bir şeyler yapmak gerektiriyorö dedi.
"DİZİ FİLMLERİNDE İZLEYİCİYE İŞKENCE YAPILIYOR"
Televizyonların reyting kaygısıyla izleyiciyi sürekli gerdiğini belirten Irmak, "Şimdi şu anda bütün televizyonların üzerinden reytingi, reyting kaygısını tamamen kaldırsak öyle ütopik hayal kuralım. Bize Türk film seti olarak beyinleri tokatlayan üç proje yapın deseler de eğer yapabilir miyiz? Yapamayız. Çünkü bir birimizi aşağıya çektikte, çektik. Şimdi bir dizide kapı açılıyor içeri bir kız giriyor ve dakikalarca bir gergin suratlar bir, her kez bir gergin oynuyor zaten o dizilerde. 120 dakika sonra 'tuzu ver' diyor kız. Ben 120 dakikadır neden gerildim sen tuzu isteyeceksen kardeşim. Neden, 120 dakika dolsun diye. Dolayısıyla bu algı seviyesi yerlere düşüyor. Bunu yapanda diyor ki bunu ev kadını seyrediyor. Orada çocuğunu doyuruyor bir taraftan bir taraftan dizi izliyor o yüzden bir lafı on kez söyletiyorum diyor. Anlıyorum da bana neden bu işkenceyi yapıyorsun diyecek başka bir izleyici kitlesi lazım. Bu izleyici kitlesi hayır ben bunu seyretmiyorum kabul etmiyorum diyecek, çünkü kabul edeni var zaten. O biraz kendine gelecek biz biraz ona gideceğiz ortada buluşup belki daha akıllı şeyler yapmaya çalışacağızö
Yaklaşık 3 saat süren söyleşi sonunda, Trakya Üniversitesi tarafından yapılan anket sonucu yılın yönetmeni seçilen Çağan Irmak'a plaket verdi. Ünlü yönetmen Edirne'nin meşhur tava ciğerini yemesinin ardından akşam geç saatlerde kentten ayrıldı.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Salondan genel
-Salondan detay
-Çağan Irmak konuşması
-Çağan Irmak plaket ve çiçek verilmesi
Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================
Doğan Hızlan, Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'nü aldı
TÜRKİYE'nin tek kent edebiyat ödülü olan Mersin Kenti Edebiyat Ödülü, yazar ve sanat eleştirmeni Doğan Hızlan'a verildi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından verilen Türkiye'nin tek kent edebiyat ödülüne yazar ve sanat eleştirmeni Doğan Hızlan layık görüldü. MTSO Konferas Salonu'nda gerçekleşen ödül törenine MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Doğan Hızlan, secici kurul üyeleri Sina Akyol, Celal Soycan, Ogün Kaymak, Metin Cengiz ve Cemal Sakallı, sanat ve edebiyat dünyasından birçok davetli katıldı.
Törende seçici kurul adına ilk olarak söz alan Celal Soycan, Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'nün Türkiye'de kent adına verilen ilk ve tek edebiyat ödülü olduğunu belirterek, "Bu, Mersin kentine yakışır bir ödül. Çünkü Mersin'in geleneğinde edebiyat var. Biz Mersin'de hem konuşur, hem de birbirimizi dinleriz. Bu birçok bölgede olmayan bir özelliktir. Çünkü birçok yer dinlemeyi bilmez, yalnızca konuşur. Edebiyat ise dinleme bilimidir. Dinlemek edebiyatta çok önemlidir. Bir kitap okurken birisiyle konuşur gibi konuşamazsınız, susmak zorundasınız. Susup dinleyerek kendimizi anlarız. Bu nedenle Mersin ve edebiyat özdeş kavramlardır" dedi.
Ardından söz alan yazar, şair Metin Cengiz ise, Hızlan'ın sanat eleştirmeni yönünü ele alarak, şunları söyledi:
"Eleştirmenlerden tüm yazarlar çekinir, çünkü eleştirinin yüzü soğuktur. Doğan Bey ise kriterleri öyle güzel kullanır ki; kimin üzerine yazıyorsa, adeta kucaklar. O yazılarda edebiyat ve sanata olan sevgisini görmemek mümkün değil. Yargılarını incitmeden söyler."
Yazar Sina Akyol ise Hızlan'ın gazeteci kimliğini anlattı. Hızlan'ın gazetedeki yazılarının köşesinin sınırlarını aştığını kaydeden Akyol, daha çok eğitici, gazete okuma kültürü, sanatı, edebiyatı sevdirme misyonu ile yazılan yazılar olduğunu söyledi.
MTSO Başkanı Aşut da, ödülün Mersin'in kültürel anlamda tanıtımının yanı sıra, hayatını edebiyata adayanların emeklerine saygı amacıyla başlatıldığını dile getirdi. Aşut, amaçlarının sembolik bir ödül vermek olmadığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bana göre Sayın Hızlan'a ödül verilme gerekçesi kendisinin bizi bilgiyle, evrensel değerlerle buluşturması ve dünya insanı olma kültürünü oluşturmasıdır. Belki de daha önemlisi, varlık sebebimiz olan Türkçemize yaptığı katkıdır. Kendisinin Türk Dil Kurumu'nda yıllarca yaptığı görev, onun bu çabasının göstergesidir. Her millet kendi dil kökleri ile düşünür, kendi olgularını anlatmak için yarattığı kendi kelimeleriyle düşünce üretir. Başka milletlerle etkileşimlerin sonucunda her dil birbirinden etkilenir. Bu gayet doğaldır. Ancak, bu etkileşim, kendi dilinin yok olması seviyesine kadar gelirse büyük sorunlar ortaya çıkar. Kendinize ait olmayan bir kelime ile düşünemezsiniz. Eğer düşünce üretemezseniz, felsefede, sanatta, bilimde, hatta inanç dünyanızda bile gelişme gösteremezsiniz. Bu anlamda, felsefede, sanatta, bilimde ilerlemek istiyorsak, önce dilimize, önce hazinemiz olan kelime köklerimize sahip çıkmalıyız."
Bugüne kadar ödül verilirken gözetilen ana kriterin Türk diline ve dolayısıyla düşünce üretme gücüne yapılan kaktı olduğunu vurgulayan Aşut, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ülkemizin; dünya, üçüncü bin yıla girerken, hak ettiği noktada olmamasının nedenlerini sadece ihracatta, üretimde, teknolojik gelişmede veya ekonomik faaliyetlerde arayanların aslında tüm bu geri kalmışlıkların nedenlerinin temelinde bulunan ve düşünce üretme becerimizin kaynağı olan 'dilimize' ne kadar sahip çıktığımıza bakmaları gerekir. Başka ağacın meyvelerini kendi ağacınıza takarak meyve ağacı yaratamazsınız. Kendi dil ağacımıza sahip çıkmak zorundayız. Kendi düşüncelerimizi üretebilmemizin tek yolu budur."
'ÖDÜLLENDİRİLMEK ÇOK GÜZEL'
Son olarak kürsüye gelen Doğan Hızlan ise, bugüne kadar hep ödül veren biri olduğunu kaydederek, "Hatırlanmak, unutmamak, ödüllendirilmek çok güzel. Üstelik benim için daha da güzel ve özel, çünkü ben daima jürilerde bulundum. Hep ödül vermeye alıştım. Ödül alınca şaşırıyorum ve tuhaf geliyor. Bu nedenle bugün tuhaf bir duygu yaşıyorum" dedi.
Dilin tüm ülkeler için öemli olduğuna dikkat çeken Hızlan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dilin önemini biz sadece kendi ülkemizde hissetmiyoruz. Başka yerde o dili kullananların da o dille hitap edildiğini, o dille konuşulduğunda bize ne kadar değer ve önem verdiklerini görüyorsunuz. Bu nedenle önemsiyorum."
Bir kentin edebiyat ödülünün olmasının ve 10 yıldır sürdürülüyor olmasının çok önemli olduğunu işaret eden Hızlan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün benimle ilgili yapılan değerlendirmeler çok önemliydi. Bana önemli sorumluluklar da yükledi. Bundan sonra yazacaklarımda hep bugün söylenenler aklıma gelecek ve daha dikkatli yazıp, bunları hak etmeye çalışacağım."
Bu arada, Mersin Kenti Edebiyat Ödülü geçtiğimiz yıllarda, Nezihe Meriç, Tahsin Yücel, Osman Şahin, Latife Tekin, Leyla Erbil, Ahmet Oktay, Demir Özlü, Metin Cengiz ve Cevat Çapan'a da verilmişti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------
Doğan Hızlan salona gelirken
Hızlan'ı alkışlayanlar
Doğan Hızlan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut ile birlikte otururken
Salondan genel ve detay
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut konuşurken
Doğan hızlan konuşurken
Hızlan'a ödülü verilirken
Törenden genel ve detay
Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================================

Kaynak: DHA

17 Aralık 2016 Cumartesi 08:31

Çağlayan, Türkiye, Doğan Hızlan, İbrahim Tokgöz, Politika, Güncel