Dha Yurt Bülteni-11

Erdoğan: Bizim kanımızda sivilleri vurmak yok ama sizin kanınızda var/EK'BİZE TERÖR ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN YAPILANLAR, MİLLETİMİZİN SAKALINI KESMEYE BENZER'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş'ta salon dışındaki kalabalığa hitap ettikten sonra içeri geçti.

Erdoğan: Bizim kanımızda sivilleri vurmak yok ama sizin kanınızda var/EK
'BİZE TERÖR ÖRGÜTLERİ ÜZERİNDEN YAPILANLAR, MİLLETİMİZİN SAKALINI KESMEYE BENZER'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş'ta salon dışındaki kalabalığa hitap ettikten sonra içeri geçti. Burada kongreye katılanları selamlayan Erdoğan, kimsenin Türkiye'yi, teröristlerin yanında boy göstererek korkutamayacağını ifade etti.
 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 1931 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Oradaki teröristlerle kol kola girmekten çekinmiyorlar. Teröristin yanında poz verdiklerinde, Türkiye'yi korkutabileceklerini sanıyorlar. Halbuki bu görüntü, sadece onların asırlardır dünyaya empoze ettikleri demokrasi, meşruiyet, hak, özgürlük gibi kavramların içini boşaltıyor. Bize terör örgütleri üzerinden yapılanlar, milletimizin sakalını kesmeye benzer. Halbuki biz harekete geçtiğimizde, o teröristleri tümüyle imha ederek inşası için var güçleriyle çalıştıkları yapının kollarını, kanatlarını kırarız, haberleri yok. Kesilen sakal daha gür olarak çıkar ama giden kol, kanat geri gelmez. İşte bu sabah ne oldu sayı; etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 1931."
'HEP BİRLİKTE CEPHEYE YÜRÜRÜZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç halinde kendisi de en önde herkesle cepheye yürüyeceğini kaydederek, şöyle dedi: "15 Temmuz'da ne dedik? 'Meydanlara' dedik. Siz ne yaptınız? 15 Temmuz'da meydanlara döküldünüz ve şimdi de böyle bir karar aldığımız anda hemen haberi veririz önce şahsım, sonra da inanıyorum ki edeler (ağabey) ve milletim hep birlikte cepheye yürürüz, hep birlikte. Az önce söylediğim söz İnebahtı Savaşı'nda donanmamızın bir kısmını kaybettiğimiz fakat aynı zamanda Kıbrıs'ı da ele geçirdiğimiz dönemde söylenmiştir. Biz dün neysek, bugün de oyuz. Biz şuna inandık; 'Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi. Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi. Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namin. Galib et; çünkü bu son ordusudur İslam'ın' dedik ve böyle yürüdük. Hamdolsun dün günlerden cuma idi ve Mehmedimiz cephede cuma namazını kılıyordu. Evde ağlaştık. Elhamdülillah Mehmedimiz cuma ile beraber cephede görevini yerine getiriyor ve düşmana doğru yürüyor. ve bunlar nedir biliyor musunuz? Bunlar, bir milletin küllerinden yeniden dirilişidir. Şimdi yeniden diriliyor bu millet ve hesabını soruyor ve hesabı sormaya devam edeceğiz. Bugün de terör örgütlerini ve onların arkalarındaki güçleri, eninde sonunda çökerteceğiz. Buna tüm kalbimizle inanıyoruz ve iman ediyoruz. Çünkü biz şuna inandık, sevgili Kahramanmaraş, sevgili edeler Rabbim ne buyuruyor; 'Nasrun minallahi ve fethun karib ve beşşiril mü'minin.' Evet 'Allah'ın yardımı evelallah yakındır. Onu müjdele.' diyor ve biz de şimdi o müjdeye doğru ne yapıyoruz, koşuyoruz. Bu millet Mehmetleriyle beraber inşallah o müjdeye nail olacaktır, biz de buna inanıyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında yükselen "Bizi de cepheye gönder" sloganlarına "Gitme kararını verdiğimiz zaman biz sizi buralarda bırakmayız merak etmeyin, beraber gideriz inşallah" yanıtını verdi.
'SEFER GÖREV EMRİ OLANLAR ÖNCELİKLE HAZIR OLSUNLAR AMA ŞU ANDA İHTİYAÇ YOK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin'e eğitimli kadroların gönderileceğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: "Şimdi eğitimli kadrolarımızı gönderiyoruz. İnşallah sefer görev emri olanlar bir defa öncelikle hazır olsunlar ama ihtiyaç şu anda yok. Karar verildiği anda yola revan oluruz. Geride sadece yaralanmış dostluk, müttefiklik ilişkileri, kıymeti kalmamış kavramlar, kimsenin itibar etmediği sözler, paçavraya dönmüş itibarlar kalacak. Her dinlediğimizde yüreklerimizi parçalayan o meşhur Maraş türküsünde ne diyor?"
'ŞEHİT OLURSA BAYRAĞI DA İNŞALLAH ÖRTECEKLER'
Erdoğan, bu sırada gözüne takılan, bordo bereli asker üniformalı kız çocuğunu, asker selamı verip ağlarken görünce yanına çağırdı. Kızı öpen Erdoğan, şunları söyledi: "Kız sen ne yapıyorsun? İşte bizim bak bordo berelilerimiz de var ama bordo bereli ağlamaz. Evet JÖH, yarbay, bordo bereli maşallah. Türk bayrağı da cebinde. Şehit olursa bayrağı da inşallah örtecekler. Her şey hazır değil mi?'
'KEŞKE YAPMASAYDIK' DİYECEKLER'
Türkiye'yi 2023'te dünyanın en iyi ekonomileri arasına sokma hedefini gerçekleştirmek için azimli olduklarını da aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Maraş'tan bir haber geldi,/ Dediler ki Merik öldü,/ Keşke Merik ölmeseydi,/Kesileydi elim, kolum. Bunlar da çok yakında 'Keşke yapmasaydık' diyecekler. O zaman belki bu türkü dillerinin ucuna gelecek ama iş işten geçmiş olacak bu böyle biline. Sahada Türkiye'yle baş edemeyeceklerini görenlerin, dünya çapında yalana, iftiraya, çarpıtmaya dayalı bir propaganda savaşı başlatmaları da o zaman işe yaramayacak. Hakikatlerin karşısında bu yalanlar, tıpkı güneşi gören buz kütlesi gibi eriyip, buharlaşıp, gidecek. Sevgili kardeşlerim, bu nesil özellikle de AK Parti teşkilatlarında görev alanlar, partimize gönül verenler, tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Çünkü biz medeniyetimizin köklerini bulduğumuz 'Asr-ı Saadet'ten geleceğe kurulan köprünün tam üzerinde, yeni bir dirilişin arifesinde bulunuyoruz. Çok anlamlı bir nokta. 1071'den, 2071'e uzanan coğrafyamızı, vatanımız haline dönüştürme mücadelemizin yeni ve önemli bir safhasını yürütüyoruz. Çağ kapatıp, çağ açtığımız 1453'ten, 2053'e giden yolda ülkemizi bir üst seviyeye taşıma imkanına sahibiz. 1923'te kurduğumuz Cumhuriyeti 2023 yılında dünyanın en iyi ekonomileri arasına sokma hedefini gerçekleştirmek için azimliyiz. Bütün bunları başardığımızda ülkemizle birlikte umudunu bize bağlamış tüm kardeşlerimizin, tüm dostlarımızın önünde yepyeni bir dönem açılacak. Biz hiçbir zaman elinin ulaşabildiği, gücünün yettiği her yeri sömürüp, tüm zenginlikleri, kaynakları kendisi için kullanan bir millet olmadık, olmayacağız. Biz hiçbir zaman sadece kendi güvenliğini ve refahını düşünüp başkalarının acılarını ve gözyaşlarını ve hatta kanları üzerinden kendimizi suni bir dünya kurmadık, kurmayacağız. Eşrefi mahkulakata yani yaratılmışların en şereflisi olan insana hak ettiği değerle bakmayan hiç kimsenin, hiçbir anlayışın bizim nezdimizde kıymeti olamaz. Dikkat ederseniz bizim kendimize belirlediğimiz tüm vizyonlar, hem tarihi anlamları hem de gelecekteki hedefleri itibariyle kucaklayıcıdır, kuşatıcıdır, inşa edicidir. Dünyayı kimlerin yıktığını, insanları kimlerin değersiz hale getirdiğini şöyle çevremize baktığımızda hep birlikte görüyoruz. Bu çarpık düzene 'dur' demek, millet ve devlet olarak boynumuzun borcudur. Suriye'nin, Irak'ın, Filistin'in, Libya'nın ve gönül coğrafyamızın diğer bölgelerin yıkık şehirlerine, o yıkıntıların altında yitip giden o yavrulara, annelere, ninelere, onların arkasından dökülen gözyaşlarına çekilen çilelere, acılara biz kayıtsız kalamayız. Eğer başkalarının yaptığı gibi bu görüntüleri bir film sahnesi gibi, hissetmeden ve hiddetlenmeden seyredersek, çok geçmeden aynı şeyin bizim başımıza gelmesi kaçınılmaz olur. Aylan bebeklere biz ağladık, Aylan bebeklerin derdiyle biz dertlendik. O denizlere dökülen yavruları bizim askerlerimiz kurtarma mücadelesi verdi, diğerleri sadece izledi. Allah'ın izniyle kimsenin, Türkiye'yi bu hale düşürmesine izin vermeyeceğiz. İnancımızı ve vatanımızı kaybettiğimizde geriye bir kuru tenden başka bir şey kalmayacağını biliyoruz. Yunus Emre 'Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değildir.' İstiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda verdiğimiz şehitlerimize asla ölü nazarında bakmadık, bakmıyoruz. 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler. Siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız.' ve devamında Rabbim onları doyuruyor. Nimeti Rabbimden, dolayısıyla onlar bizi izliyor, onlar bizi takip ediyor ve hani gidiyorlar ya, düğüne gider gibi gidiyorlar ya, işte bu bir aşk, bir sevda, bir inanç. Onun gereğini yapıyorlar. Bu ancak bu millette var. 'Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber. Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber."
'KERAMETİ KENDİNDEN MENKUL OLANLARIN DEVRİ BİTİYOR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye eski Türkiye gözüyle bakanların, gerçekleşi yavaş yavaş görmeye başladıklarını belirterek, "Bugün artık yepyeni bir Türkiye var. Bugün artık ekonomiden, demokrasiye, her alanda dünya çapında söz sahibi kararlığında olan bir Türkiye var. Bugün artık tehditleri ve tehlikeleri, sınırları içinde değil, sınırlarının ötesinde kaynağı her neresi ise oradan imha eden bir Türkiye var. Bugün artık vatandaşlarını tüm hak ve özgürlüklere kavuşturmuş, insanın refah düzeyini sürekli yükselten bir Türkiye var. Bugün artık maziden atiye, kurduğu köprüyle, kim olduğunu bilen, bugün nerede durduğunun farkında, gelecekte nereye gitmek istediğinin şuurunda bir Türkiye var. Bize hala dünkü Türkiye gözüyle bakan, bu şekilde muamele edenler yavaş yavaş gerçeklerin farkına varmaya başladılar. Türkiye'nin silkinişi ve yeni bir diriliş içine girmesi, bölgemizdeki ve dünyadaki pek çok toplumu da harekete geçirmiştir. Kerameti kendinden menkul olanların devri bitiyor" dedi.
BAŞKAN'A 'GOREE ADASI GEZİSİ' TALİMATI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç'a da kentteki gençleri Senegal'de bulunan Goree Adası'na götürmesi yönünde talimat vererek, şunları söyledi: "Sevgili gençlerimize de Belediye Başkanı'na bir talimatım var; Senegal'deki Goree Adası'nın dili olsa da ah bu sömürge dönemini bir anlatsa. Şimdi Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı, bu gençlerimizi alacak Senegal'e, Goree Adası'na götürecek ve o Goree Adası'ndaki, nasıl bir insanlık dışı pazar kurulduğu, insan hayatının ne kadar ucuzlatıldığını, orada bizzat görme imkanı bulacaklar. ve ancak bu şekilde bu milletin ne kadar adil, ne kadar yüce, ne kadar güçlü bir millet olduğunu anlama imkanı bulacaklar. Tamam Başkan."
'FIRSATIN KAZASI OLMAZ'
Kahramanmaraş ve bölgeye yapılan ve yapılacak hizmetleri de anlatan Erdoğan, yeni İpek Yolu projesine de değinerek konuşmasını şöyle tamamladı: "Dünya ticaretinde yepyeni bir dönemin habercisi olan bu projenin güzergahı üzerinde Kahramanmaraş var. Fırsatları, şehirlerin ve insanların önlerine bu tür büyük projeler çıkarır. Bunu değerlendirmek o şehirlerin ve insanların kendi bilecekleri iştir. Sizin kaçırdığınız her fırsatın müşterisinin hazır olduğunu unutmayın. Fırsatın kazası olmaz. Madem Kahramanmaraş böylesine büyük bir imkanı yakaladı, öyleyse devlet kurumları bir yandan, sizler diğer yandan el ele verip, mümkün olan en iyi neticeye ulaşmanın gayreti içine girmelisiniz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Ahmet Özdemir'in aday olmadığı ve tek liste halinde gidilen kongrede Ömer Oruç Bilal Debgici, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanlığına seçildi.
ERDOĞAN: ÖNCE BEN, SONRA MİLLET HEP BERABER YÜRÜYECEĞİZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş AK Parti 6'ncı Olağan İl Kongresi'nin ardından Osmaniye'ye geçti.Erdoğan Tosyalı Spor Salonu'nda gerçekleştirilen Osmaniye AK Parti İl Kongresi öncesi, salonun önünde toplanan yaklaşık 10 bin kişiye hitap etti. Zeytin Dalı Harekatı'na değinen Erdoğan, alanda toplananların "Bizi Afrin'e götür" sloganları üzerine "Komuta kademesiyle yapmakta olduğumuz müzakerelerde sefer görev emri çıktığında önce ben sonra millet hep beraber yürüyeceğiz" dedi. Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısının 1931'e yükseldiğini belirten Erdoğan, şöyle dedi: "Dün Mehmetimizi cuma namazını kılarken izlediniz değil mi? Bu millet hiçbir teknolojinin, beşeri güçlerin önünde eğilmedi. Sadece rüküda ve secdede eğildi. Biz buyuz. Bizim mücadelemiz teröristle. ve tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadelemiz devem edecek. Hepsini tek tek bitireceğiz. 911 kilometre Türkiye sınırında biz sessiz duracağız, beyefendiler dünyanın bir uçundan çıkıp gelecekler onlar burada söz sahibi olacaklar. Bu nasıl iş. Bir de utanmadan sıkılmadan akıl verecekler. O aklı kendinize saklayın çok ihtiyacınız var. Çünkü siz hiçbir zaman adil olmadınız. Siz hiçbir zaman zulmün karşısında dikilmediniz. Biz tarih boyunca adaletle hükmettik. Hep zulmün karşısına dikildik. Biz Osmanlı'ydık ama bir kişi için zulüm gören bir kişi için Hint Yarımada'sıylaydık. Bizim böyle bir asaletimiz var. Ama bunlarda böyle bir şey yok" dedi.
Görüntü Dökümü
------------------------
Cumurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için toplanan vatandaşlardan görüntü
Bayrak sallayan vatandaşlar
Cuhmurbaşkanı Erdoğan'ın içinde olduğu helikopter'in iniş yapması
Cuhmurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarla birlikte yürümesi
Spor salonu'nda yapılan kongreden görüntüler
SÜRE: 01'04 BOYUT: 65,8MB
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
Polislerin vatandaşları araması
Vatandaşların tesbihlerini vermek istememesi
Aramalardan detaylar
Sütçü İmam, Ömer Halisdemir ve Fethi Sekin'in fotolarının olduğu poster
Salondan detaylar
Alandan detaylar
Erdoğan'ın kalabalığa oyuncak atması
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 123 MB
Haber: Ömer KOÇ-İskender ZENGİN Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ,
============================================
Kapıkule'de 20 kilometre TIR kuyruğu
Edirne'den Bulgaristan'a açılan Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurt dışına çıkış yapmak gelen TIR'lar 20 kilometre kuyruk oluşturdu.
Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Kapıkule Sınır Kapısı üzerinden ihraç yüklerini Avrupa ülkelerine götürmek için gelen TIR'lar son 2 günde 20 kilometre kuyruk oluşturdu. Bulgaristan'a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda ise kuyruk 10 kilometreyi buldu. Sıranın kendisine gelmesini bekleyen TIR sürücüleri yoğunluğun yakıt kuyruğundan ve Bulgaristan'ın oluşan yoğunluğa cevap verememesinden kaynaklandığını söyledi. Saatlerce kuyrukta bekleyen sürücüler, temel ihtiyaçlarını giderememekten şikayetçi oldu. İstanbul'dan yüklediği tekstil yükünü İngiltere'ye götürmek için  Kapıkule Sınır Kapısı'ne gelen 21 saattir çıkış yapmak için beklediğini söyleyen Erdal Kolayma, "Neden beklediğimizi bilmiyoruz. Kimse bize birşey söylemiyor. Kuyruk uzun. Hiç bir yetkili bizimle ilgilenmiyor. Uyduğumuz zaman diğer araçlar bizi soluyor.  Çaresiz uyumadan bazen yemek yemeden burada sırayı bekliyoruz" dedi. Romanya'ya çocuk bezi götürmek için bekleyen Osman Çırala da her hafta aynı sorunu yaşadıklarını, gümrüklerin çalışmamasından şikayet etti. Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlü yetkilileri,  kuyruğun Bulgaristan tarafının yavaş alım yapmasından kaynaklandığını söyledi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Sınırda bekleyen TIR'lar 
-TIR'lardan genel detay
-Sürücülerden detay
-Sürücüler ile röp.
-Türkiye Tabelası
-Kapıkule Sınır Kapısı, tabelası
-Çıkış yapmak için manevra yapan TIR'lar
Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,
===========================================
Bakan Çavuşoğlu Büyükşehir'in üç yatırımının kurdelesini kesti
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin üç projesinin açılış kurdelesini kesti.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bazı tesislerin açılış törenine katıldı. Önce belediyenin ek hizmet binasının açılışı törenine katılan Çavuşoğlu, ardından 60 yaş üstü vatandaşların kullandığı hobi bahçelerinin kurdelesini kesti. Açılışta konuşan Bakan Çavuşoğlu, Antalya'nın 640 kilometre sahili ile büyük bir şehir olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi'nin tüm alanlardan sorumlu olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, "Vatandaşların ihtiyaç duyduğu her alanda belediyelerimize görev düşüyor. Büyükşehir'in kapasitesinin daha yüksek olması gerekiyor.  Belediyemizin açılışlarını tek tek yapmaya kalksak her geldiğimizde her gün açılış yapmamız gerekiyor. Bunları toplayalım, Cumhurbaşkanımız geldiğinde hepsinin açılışını bir anda yapalım" dedi. 
BÜYÜKŞEHİR'İN YENİ SLOGANINI AÇIKLADI
Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Menderes Türel de ek hizmet binasının 30 bin metrekarelik alana sahip olduğunu söyledi. Bitmiş 25 tesisin daha açılışa hazır olduğunu belirten Türel, "Değirmenin suyu nereden geliyor diye soruyorlar. Göreve geldiğimizde sadece sanayide bir esnafa 1 milyon borcumuz vardı. Bir akü alabilecek itibarımız yoktu. Burada tesislerle kendi söküğümüzü kendimiz dikmeye başladık. Burada senede 100 milyon liralık bakım onarım yapılıyor" dedi. Menderes Türel, yeni sloganlarının ise 'Türkiye güzel, Antalya çok güzel' olacağını söyledi.
HER FARKLI PARTİDEN BELEDİYE BAŞKANINA YARDIMCI OLUYORUZ
Buradaki açılışın ardından Hobi Bahçesi'ne geçilen Mevlüt Çavuşoğlu ve beraberindekiler, 60 yaş üstü vatandaşlara düşük ücretle kiraya verilen küçük bahçelerin kurdelesini kesti. Bakan Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada ise belediyenin hizmetleriyle Antalya'nın daha da güzelleştiğini söyledi. Ankara'dan hızlı şekilde hizmetleri getirmeye çalıştıklarını anlatan Çavuşoğlu, "Sadece Ak Partili belediyelerden gelen talepleri değil hangi partiden olursa olsun hiç tereddüt etmeden büyük bir memnuniyetle yardımcı oluyoruz. Çünkü o hizmetler Antalyalılar içindir" diye konuştu.
HOBİ BAHÇELERİNİ KÜÇÜMSEMEYELİM
Halkın ihtiyaçlarını bilerek bunları karşılamanın önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Hobi bahçelerini küçümsemeyelim. Bizlerin imkanları var, çoğumuz Antalya'da çiftçiyiz. Böyle imkanı olmayanlar var. Belediyenin bunu karşılamış olması çok anlamlıdır" dedi. 
600 BAHÇE DAHA YAPILACAK
Belediye Başkanı Menderes Türel de bu proje ile son derece önemli bir eksikliği giderdiklerini vurguladı. Altyapı sorunlarını çözerken halka dokunan projeler de ürettiklerini kaydeden Türel, "Vatandaşımıza temas eden projelere önem veriyoruz. 348 hobi bahçemiz var. Yan alana 600 bahçe daha ekleyeceğiz. İhaleye hazır. Antalya'nın amelesi olmaktan gurur duyuyorum. Yeni etapta sadece yaşlılar için değil çocuklar için de düşünüyoruz. Burada mangal yakılmasına ve yanıcı maddelere izin verilmiyordu. Ama piknik tüpü serbest artık" diye konuştu.
ŞEHİT DOKTORUN ADININ VERİLDİĞİ MERKEZİ AÇTI
Çavuşoğlu ve Türel, ardından 1996 yılında şehit düşen doktor Atila Nizam'ın adının verildiği Kızıltoprak Mahallesi'ndeki semt polikliniğine geçti. Bu tür merkezleri halkın ayağına götürmekte fayda olduğunu belirten Mevlüt Çavuşoğlu, bin yataklı şehir hastanesinin de bu yılın ilk yarısında ihalesini yapmayı planladıklarını kaydetti. Doktor şehidin adının buraya verilmesinin önemli olduğunu anlatan Çavuşoğlu, "Burada vefa var. Şehitlere vefa borcumuz var. Onlar için ne yapsak azdır. Gazilerimizi ve şehitlerimi hiçbir zaman unutmadık, unutturmayacağız. İsimlerini eserlerde yaşatacağız" dedi. Belediye Başkanı Menderes Türel de Kızıltoprak Sağlıklı Hayat Merkezi ve Semt Polikliniği'nin hastane özelliklerine sahip bir tesis olduğunu ve 7 poliklinik bulunduğunu kaydetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------
Hobi bahçesinden görüntü
RÖP: Ayşe Ertaş   ( Bahçe sahibi )
Bahçede ekilen mahsüllerden görüntü
Protokolün görnütüsü
Bakan  Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşması
Bakan Mevlüt Çavuşoğlu hak sahiplerine belge verirken 
Açılış kurdelasının kemisi
331 MB /// 03.01
haber: Hasan DEMİRBAŞ-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
==============================================
CHP İzmir'den 'camide siyaset' tepkisi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir Kestanepazarı Camisi'nde cuma namazı vaazı veren kişinin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, ismini vererek eleştirdiğini öğrendiklerini belirterek bu duruma tepki gösterdi.
Yazılı açıklama yapan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, dün (23 Şubat Cuma) kılınan cuma namazı öncesinde, Kemeraltı Kestanepazarı Camisi'nde vaaz veren görevlinin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'de, Afrin'deki terör örgütü üyelerine yönelik olarak devam eden Zeytin Dalı Harekatı ve terör belası üzerine konuştuktan sonra, "Bu günleri ancak birlik ve beraberlik içinde olursak aşabiliriz. Bu insani bir sorumluluktur. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu da bu konuda duyarlı olmaya, toplum içindeki huzuru ve barışı zedeleyecek konuşmalar yapmamaya davet ediyoruz" dediğinin kendilerine iletildiğini belirtti. Duyduklarına inanmakta güçlük çektiklerini belirten Yücel, "Açıkçası bu olayı öğrenince, önce inanmak istemedik. Ancak olayı araştırınca ne yazık ki doğru olduğunu öğrendik. Camiler asla ve asla siyaset yeri olamaz, inançlar ve dini duygular siyasete alet edilemez. Yüzlerce hatta belki binlerce Müslüman'ın dini vecibelerini yerine getirerek namaz kılmak için toplandığı bir ortamda, kendini bilmez bir din görevlisinin, CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu, sanki ülkemizin birlik ve beraberliğine, toplumsal huzur ve barışın sağlanmasına karşıymış gibi göstermeye çalışması kabul edilemez. Bunun Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bilinçli yapılmadığını, bireysel, münferit bir olay olduğunu düşünüyoruz. Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Anayasamızın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Laiklik ilkesi devletin her inanca eşit mesafede durması, devletin dini kurallara göre değil hukuk kurallarına göre yönetilmesini ifade ettiği gibi, din görevlilerinin devlet işlerine ve siyasete karışmamasını da ifade eder. Bir din görevlisinin anamuhalefet partisi genel başkanını eleştirmesi, hiçbir hukuk devletinde ve laik bir ülkede söz konusu olamayacağı gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nde de olamaz. Bu konuda Diyanet İşlerinden ve İzmir Müftülüğünden acil açıklama bekliyoruz ve CHP İzmir İl Başkanlığı olarak bu olayın peşini bırakmayacağımızı ifade ediyorum" dedi.
"YASAL YOLLARA BAŞVURACAĞIZ"
Konuyla ilgili olarak 26 Şubat Pazartesi günü müftülükten yazılı bilgi isteyeceklerini, gelmemesi durumunda yasal yollara başvuracaklarını belirten Yücel, "Konuyu Kemeraltı'ndaki duyarlı esnaf bize iletti. Bir diyanet görevlisinin camide siyaset yapması ne hukuk düzenimiz tarafından ne de toplum tarafından kabul edilemez. Yasal yollara başvuracağız. Yaptırım çeşitleri kanunlarda bellidir. Biz de, gerek idari anlamda gerek hukuki ve cezai anlamda Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde gerekli başvuruları yapacağız" diye konuştu. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'in tepki gösterdiği vaazı veren kişinin, ilahiyat fakültesi öğretim görevlisi N.Ş. olduğu iddia edildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'in detay görüntüsü,
-CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ile röp.
Haber: Nevra UÇKAÇ-Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR,
=================================================
İroni yapan öğretmen görevden uzaklaştırıldı
Antalya'nın Kumluca ilçesinde sebze üretimiyle ilgili olumsuz haberlere tepki amacıyla ironi yaptığı video hazırlayıp sosyal medyada paylaşan 19 yıllık edebiyat öğretmeni ve sera üreticisi Muhsin Kavalcı hakkında dava açıldı. Kaymakamlık kararıyla görevinden de uzaklaştırılan Kavalcı, "Bunu bir ironi olarak yaptım. Olumsuz haberlere karşın dikkat çekmek amacıyla yaptım" dedi.
Kumluca'ya bağlı Mavikent Mahallesi'ndeki Ayşe Mustafa Acarbulut Anadolu Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak görev yapan ve ailesine ait arazilerde seracılık yapan Muhsin Kavalcı, bazı televizyon kanallarında serada üretilen sebzelerde zirai ilaç kalıntısı ve hormon kullanıldığı yönündeki haberlere tepki amacıyla video hazırladı. İroni (Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme) olarak hazırladığı ve bir sivri biber üretiminin yapıldığı sera içinde video çeken Muhsin Kavalcı, gerçekte kullanılmadığı halde ironi yapmak amacıyla biberlerin 'kezzap', 'asit', 'karbonmonoksit gazı' ve 'kanser, frengi ve AIDS'li hastalardan alınmış kan dokularıyla laboratuvar ortamında üretilen zararlı böcekler' yardımıyla yetiştirilip 1 günde toplanacak hale getirilebildiğinden bahsetti.
ESKİ MANKEN BEKLERİZ PAYLAŞTI
Muhsin Kavalcı daha sonra hazırladığı bu videoyu sosyal medyadaki hesabından paylaştı. Kısa sürede yüzlerce kişinin izlediği Kavalcı'nın videosu olumlu ve olumsuz tepkiler aldı. Eski manken Doğa Bekleriz de sosyal medya hesabından Kavalcı'nın videolarını paylaştı. Bekleriz'in binlerce takipçisi Kavalcı'ya tepki gösterdi. 
'ÇOĞUNLUK İRONİ OLDUĞUNU ANLADI'
Muhsin Kavalcı eleştiriler üzerine yeni bir video daha yayımladı. Kavalcı bunda ise "Basında sebzelerimizle ilgili sürekli karalama haberleri çıkıyor. Bunlara tepki için video çekmiştim. O videomda 'Biz ürünlerimizi kezzapla, cıvayla, karbonmonoksit gazıyla yetiştiriyoruz' demiştim. Milyonlarca insan tarafından izlendi. Çoğunluk ironi olduğunu anladı ama videoda anlatılanların gerçek olduğunu düşünen insanların sayısı da çok fazlaydı. Doğa (Bekleriz) hanım da instagram hesabından bu videolarımla ilgili paylaşımlar yaptı. Kendisiyle görüştük ve onların ironi olduğunu, sırf tepki amacıyla o videolarımı kendisine ilettiğim zaman anlayışla karşıladı. Bu yanlışı düzeltebileceğimizi söyledi. Doğa hanım ve onun takipçilerine şunu söylüyorum; Kumluca sebzesini siz güvenle tüketebilirsiniz. Ürünlerimizin hiçbirinde kimyasal yok. Biz biyolojik mücadele yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
'İNSANLAR NASIL İNANIR'
Yine başka bir videosunda yaptığı ironinin anlaşılamadığını vurgulayan ve duruma tepki gösteren Kavalcı, şu ifadelere yer verdi: "Videoda 'Biz ürünlerimizi kezzapla yetiştiriyoruz, ürünlerimizi kızartmak için bina dış cephe boyası kullanıyoruz, hidroflorür asitler, nitrik asitler kullanıyoruz, çamaşır suyu, porçöz kullanıyoruz' gibi ifadeler kullandım. Ancak üzülerek gördüm ki insanlarımız bunu ciddiye aldı ve birçok hakaretlere de maruz kaldık. Ama mesaj yerine ulaştı. Benim anlayamadığım şu; insanlarımız bu bitkinin dış cephe boyasıyla kızarabileceğine nasıl inanır. Kezzap dediğiniz madde yanıcı. Çok tehlikeli bir madde. Bunu bırakın kullanmayı, bitkinin dibine az bir şey dökmüş olsanız bu bitkiyi kurutur. Kezzapla biberlerin yetişebileceğine bu ülkenin insanları nasıl inanır? 6 yıldır ürünlerimi biyolojik mücadeleyle yapıyorum. Kumluca'da, Antalya'da üretim yapanlar biyolojik mücadele yapıyor. Biz kendi yemediğimiz ürünleri sizlere göndermiyoruz." 
AÇIĞA ALINDI
Çektiği videolar nedeniyle Muhsin Kavalcı hakkında Kumluca Ziraat Odası tarafından dava açıldı. Dün savcılıkta ifade veren 19 yıllık öğretmen Muhsin Kavalcı, soruşturma tamamlanana kadar açığa alındı. Muhsin Kavalcı yaşadıklarıyla ilgili konuşmak istemedi. Hakkında dava açıldığını belirten Muhsin Kavalcı, "Bunu bir ironi olarak yaptım. Olumsuz haberlere karşın dikkat çekmek amacıyla yaptım. 'Buna da inanır mısınız' dedim" diye konuştu. Kumluca Kaymakamlığı ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
Muhsin Kavalcı'nın paylaşım yaptığı videolardan bölümler
HABER: Ramazan SARIKAYALI- KAMERA: KUMLUCA (Antalya),

Kaynak: DHA

24 Şubat 2018 Cumartesi 17:59

İzmir, Mevlüt Çavuşoğlu, Kahramanmaraş, Recep Tayyip Erdoğan, Politika, Güncel