DHA YURT BÜLTENİ-12

Muharrem İnce: Bu tezgah çözülmeden Türkiye'de CHP'nin temiz siyaset yolculuğu yara alır CHP eski Milletvekili Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü iddialarına memleketi Yalova'dan cevap verdi.

Muharrem İnce: Bu tezgah çözülmeden Türkiye'de CHP'nin temiz siyaset yolculuğu yara alır

 

CHP eski Milletvekili Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü iddialarına memleketi Yalova'dan cevap verdi. İnce, ortada bir tezgah olduğunu söyleyerek, "CHP yönetiminin 82 milyona borcu vardır. Dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezi'nde üretilmiştir, bunu rakiplerim değil, partideki küçük bir grup üretmiştir" dedi. Komplonun çözülmeden CHP'nin yola devam edemeyeceğini ifade eden İnce, "Bu burada bitmez, bunu çözmeden CHP yola devam edemez. CHP'nin temiz siyaset deme hakkı ortadan kalkar. Bu tezgah, bu komplo çözülmeden Türkiye'de CHP'nin temiz siyaset yolculuğu yara alır" dedi.

Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü iddialarına ilişkin memleketi Yalova merkeze bağlı Elmalık köyünde basın açıklaması düzenledi. Kendisi de bir fizik öğretmeni olan Muharrem İnce, sözlerine tüm öğretmenlerin, Öğretmenler Günü'nü kutlayarak başladı. Toplantıyı neden Ankara'daki CHP Genel Merkezi'nde değil de kendi evinin bahçesinde yaptığını da açıklayan İnce, "Emin ellerdesiniz, helal bir arazi üzerinde bulunuyorsunuz. Bu yalan haber çıkınca hissetim, tezgah var dedim ve hemen sabahın köründe arkadaşlara açıklama yapalım, 'Burada komplo, tezgah var' dedim. 21 Kasım günü Sayın Genel Başkan, bir televizyonda Sabah programına çıktı. Gazeteci sordu, 'Saraya giden bir CHP'li var ne diyorsunuz?' diye, 'Doğrudur ama ismi açıklayamam' dedi. 'Eyvah' dedim, parti kaosun içerisine gidecek, partim yara alacak. 21 Kasım Çarşamba saat 11.23'te Sayın Genel Başkanı aradım, 14 dakika sonra Genel Başkan bana geri dönüş yaptı. 8 dakika 19 saniye kendisiyle telefonda konuştum. Dedim ki, 'Bakın burada bir yalan var, partimiz yara alacak yanınıza geleyim, birlikte görüntü verelim, hiçbir CHP'li bunu yapmaz, bu kişi ben değilim. Bu badireyi atlatalım, partimiz yara almasın' dedim. Tartışılacak bu. Aynı 'Atatürk resmini kim indirdi, kim indirmedi'ye benzeyecek. 'CHP yara alacak, geminin kaptanı sizsiniz' dedim. 'Haber vereceğim' dedi, haber vermedi. Ben görevimi yaptım, partimi gözüm gibi sakınırım, partime zarar gelsin istemem, adeta yalvardım" dedi.

'DEDİKODUNUN HEPSİ, CHP GENEL MERKEZİNDE ÜRETİLMİŞTİR'

Öncelikle çıkan haberlerin yalan olduğunu ve bunu da herkesin bildiğini belirten İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Herkes biliyor, Muharrem İnce gitmediği gibi kimse de gitmez. Derdimiz bu değil, artık burası kapandı. Birincisi tezgah var ortada, bu tezgahın sorumluları açığa çıkarılmalıdır. CHP yönetiminin 82 milyona borcu vardır, CHP Türkiye'yi geliştirmeye, yönetmeye talip bir siyasi partidir. CHP, 82 milyona bunu açıklamalıdır. Bu tezgahı kim kurdu? İkincisi; Muharrem İnce, 24 Haziran seçiminden itibaren iftira komplosuyla karşı karşıya. Dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezi'nde üretilmiştir, bunu rakiplerim değil, partideki küçük bir grup üretmiştir. 24 Haziran akşamından bu yana dedikodu üretmeye de devam etmektedir. Bunların Muharrem İnce'den çekinmeleri bana gurur veriyor. Madem siyasette en güçlü dönemdeymiş, niye Muharrem İnce ile uğraşıyorsun. Muharrem İnce'den bu kadar çekinmelerinden gurur duyuyorum. Ama CHP'ye bu kadar gönlünü veren insanların üzerinden entrika çevirmelerinden utanç duyuyorum. Beni yıpratmak için harcadıkları enerjiyi AK Parti'ye harcasalar, iktidar olacağız. Bu kumpasçılar CHP'nin ayağındaki prangadır. Bunu kırmadığı sürece CHP'nin temiz siyaset yolunda ilerlemesi imkansız hale gelecektir. CHP, Türkiye'de temiz siyaset diyorsa ki diyor, bu pisliği temizlemeliyiz. Arınma buradan başlayabilir. Temizlenme, şahlanış buradan başlayabilir. Bu tezgahı ortaya çıkarır, cezalandırır, komployu kuranları partiden atarsak emin olun yeniden şahlanırız."

'İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAZSINIZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da çağrıda bulunan İnce, "Şaşırmadım, biliyorum, isim veremem dediniz. Şaşırmadıysanız önceden bunu duydunuz, ismi biliyorum dediniz, açıklamalısınız. Saray komplosu deyip işin içinden çıkamazsınız. Erdoğan bunun neresinde? Çıktı meydan okudu, 'Ben kimseyle görüşmedim, görüştüğümüz ispatla Cumhurbaşkanlığından istifa ederim' dedi. Sen edebilir misin? Kendin komplo kurarak Erdoğan'a malzeme veriyorsun. Genel başkan yardımcısını bir günde partiden atıyorsunuz, bu haini atmayacak mısınız? Bugün Muharrem İnce'ye, yarın Kemal Kılıçdaroğlu'na bu komplo kurulur. Birlikte temizleyelim dedim, kabul etmedi Genel Başkan. Tek başıma kalsam da yine mücadele edeceğim" ifadelerini kullandı.

'GİZLİ GÖRÜŞME YAPMAZ, GÜVENİYORUZ DEMEMELERİ CİĞERİMİ DAĞLADI'

Politika içerisinde daha önce de pek çok kez iftiralarla karşılaştığını hatırlatan İnce, "40 yıldır partide hiçbir yere gitmeden, tuvaletleri yıkayarak, çay getirerek, partinin bayraklarını asarak partinin Cumhurbaşkanı adayı olmuş birisi olarak Sayın Genel Başkanın 'Ben emekli olduktan sonra geldim, Muharrem İnce çocukluğundan beridir CHP'de, İnce'ye bu yakışmaz ve sadece O'na değil, CHP'nin hiçbir evladına yakışmaz. Bu yalandır, inanmıyorum' demesi gerekir. Partinin sözcüsü ağzını açmadı. Ne diye savunmuyorsunuz arkadaşlar? Bugün partiyi yönetenler ciğerimi yakıyorlar. Kim oluyorsunuz da savunmuyorsunuz, İnce bizim kardeşimizdir, gizli görüşme yapmaz deseler içim yanmazdı. Ben bu ülkede 16 sene milletvekilliği yaptım, Erdoğan'la da görüşürüm, Akşener'le de, Bahçeli ile de, Karamollaoğlu ile de görüşürüm. Önce partinin genel başkanına sorarım, gitmeden önce tweet atarım ki basının haberi olur. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında böyle yaptık. Gerek genel başkanın, gerek parti sözcüsünün biz CHP'lilere güveniyoruz, gizli görüşme yapmaz dememeleri ciğerimi dağladı" şeklinde konuştu.

'DEDİKODULAR CHP GENEL MERKEZİ'NDEN ÇIKIYOR'

CHP'nin tutumunu eleştirmeye devam eden İnce, "CHP'ye kumpas mı var? Sen malzeme verirsen kumpası kurarlar. Dedikoduyu kim çıkarıyor, AKP Genel Merkezi'nden mi CHP Genel Merkezi'nden mi çıkıyor? Bu CHP Genel Merkezi'nden çıkmış, bunu bulmak boynumuzun borcudur. İlk haberi gördüğümde kendimden emin olduğum için CHP'li olamaz, varsa da giden kişi CHP'li olamaz, ama CHP'de bulunabilir dedim. Bunlar aynı kişiler değildir, parti tökezlediğinde CHP'de bulunanlar partiyi terk edecek insanlardır zaten, kirayı ödemek, bayrağı asmak bize kalır. Onlar çıkar için gelmiştir. CHP'li olanlarla CHP'de bulunanlar başka bir şeydir" ifadelerini kullandı.

'DOĞRULARI SÖYLEYEN MUHARREM İNCE OLMAYA DEVAM EDECEĞİM'

Sözlerine "Mutlaka hesaplaşacağız, hesabı görmeden helalleşemeyiz bunu da mutlaka sağlayacak" şeklinde devam eden İnce, "82 milyonun vicdanına sesleniyorum, ben bunun neresindeyim? Adımı CHP Genel Merkezi'nde karalayarak, lekeleyerek, yandaş gazeteci bulup haber yaptırarak tartıştırmak yazık günah değil mi? Meydanlara umutları beraber doldurmadık mı, kendiniz aday olamadınız, mecbur kaldınız aday yaptınız. Otobüsüme binmek için torpil yapmadınız mı? Yazık değil mi, bu millet bunu görmüyor mu, ben ne kötülük yaptım size. Kötü insanlardan iyi yönetici olmaz, ben partinin her kademesinde bulundum. 80 yaşında gazeteci yalan yazıyor, torunumu sevdim dedim 'Mücadelem sadece senin için.' Şu tarlada inek otlatıyordum, bugün basın toplantısı yapıyorum. Ben başardım, kişisel olarak derdim yok, derdim ülkem, derdim memleket, sadece bunun peşindeyim. Herkese sesleniyorum, öfkesini de sevgisini de içinde tutamayan olduğu gibi anlatan Muharrem İnce'yim. Doğruları söyleyen Muharrem İnce olmaya devam edeceğim" diye konuştu.

'PARTİLİLİĞİMİ TARTIŞACAK BİR ALLAH'IN KULU YOKTUR'

CHP'nin kendisi için yaşam biçimi olduğu ve kendisine parti içinde devam edip edilmemesi ile ilgili artık soru sorulmamasını isteyen İnce, şöyle devam etti:

"Ben CHP'liyim, CHP'ye İçişleri Bakanlığı'na dilekçe verilerek kurulmuş sıradan bir siyasi parti gözüyle değil, Atatürk'ün emaneti gözüyle bakıyorum. Sayın Genel Başkanı aradığımda 'Bu iş büyüyecek, birlikte çıkalım' dedim. Çıkmadı. Ben söyledim, şimdi yapabileceğim bir şey yok, öngördüm. Lider krizi hissetmektir. Kaptan o, ben kaptan değilim ama tayfaların da akıllı olması lazım. Talat Atilla açıklamalıdır, Sayın Genel Başkan açıklamanı yap demelidir. Saray açıklamasını yaptı, Talat Atilla konuşmalıdır. Kılıçdaroğlu bu işin içerisinde dersem, partim çok yara alır, ben bunu söylemem. Genel Başkana tekrar çağrıda bulunuyorum, benim partililiğimi parti içerisinde tartışacak bir Allah'ın kulu yoktur. Partinin aleyhinde miting yapanlar mı benim partililiğimi sorgulayacak? Genel Başkanla oturup bu kumpası çözmemiz lazım. 'Biliyorum, şaşırmadım' dedi, o zaman kandırılmış. Erdoğan nasıl kandırılmışsa, Genel Başkan da kandırılmış. Ne doğru, ney biliyorsun bunu konuşmak istiyorum. Ben çiğ yemedim ki karnım ağrısın, meydan okuyorum. Onlar kendilerini çok iyi bilirler, aynı teknede yazın tatil yapmışlardır. Başka partiden gelir, CHP'nin ilkelerini benimser, ona itirazım yok, ama sırf çıkar için gelenler var. Sayın Genel Başkan ile insani ilişkilerimizde hiçbir sorun yoktur bunları aştık, biz Türkiye'yi yönetmeyi konuşuyoruz."

'BU KOMPLO ÇÖZÜLMEDEN, CHP'NİN TEMİZ SİYASET YOLCULUĞU YARA ALIR'

FETÖ'den her partinin etkilenebileceğine işaret eden İnce, "Türkiye'de FETÖ varsa bir partinin bundan nasibini alması, diğerlerinin almaması mümkün değildir. CHP de bundan nasibini almıştır, CHP'yi FETÖ ele geçirdi, yakışık laflar değildir. Bu burada bitmez, bunu çözmeden CHP yola devam edemez. CHP'nin 'temiz siyaset deme hakkı ortadan kalkar. İstifaya değil, çözmeye davet ediyorum Sayın Genel Başkanı. Ben buradayım, emrettiği zaman giderim. Bu tezgah, bu komplo çözülmeden, Türkiye'de CHP'nin temiz siyaset yolculuğu yara alır" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜLER GAÇİLDİ 

Huzeyfe ÖZDEMİR - Gürkan DURAL- Semih ŞAHİN- Muammer İRTEM/YALOVA, - 

============================

Binali Yıldırım: İzmir'de hedef, tekli eğitimi yüzde 100'e çıkarmak (2)

BİNALİ YILDIRIM VE BAKAN PAKDEMİRLİ İZMİR'DE FİDAN DİKTİ

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında Torbalı'da düzenlendiği kentteki 850 bin öğrenci adına 850 bin fidan dikimi töreni, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti İzmir Milletvekilleri, öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla yapıldı. Fidan dikme etkinliğinde konuşan Binali Yıldırım, "Binlerce fidanı suyla, toprakla buluşturacağız ve geleceğe nefes olacağız. 11 Kasım'da Cumhurbaşkanımızın dirayetleriyle, katılımıyla, Tarım ve Orman Bakanımız ve ekibinin Türkiye çapında başlattığı fidan dikim kampanyası bir dünya rekoruydu. Biz bugün de Bakanımızın katılımıyla Öğretmenler Günü'ne anlam katabilmek için İzmir'de bir araya geldik" dedi.  

'1 MİLYONUN ÜZERİNDE FİDAN DİKMİŞ OLACAĞIZ'

11 Kasım'da Türkiye'de 81 ilde 7'den 77'ye herkesin 11 milyon fidanı toprakla buluşturduklarını söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ise, "Tüm milletimiz bu rekora ortak oldu ve nesiller boyu rahmet olacak hizmetlerimiz tescillenmiş oldu. Türkiye, orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri. Son 10 yılda orman varlığımızı yüzde 12 artırdık ve 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın tam 1,5 mislini son 17 yılda yaptık. 2002'de 75 milyon fidan üretirken, senelik 300 milyon fidan üretmeye başladık" dedi.

2002'de Türkiye'nin 4'te 1'inin ormanlık alanken, bugün 3'te 1'inin ormanlık alan olduğunu ifade eden Pakdemirli, "Toplam ormanlık alanımızı 1.8 milyar hektar artırmış olduk. İnşallah sizlerin de desteği ile beraber çok önemli bir hedefimiz var. Dünyada yaşayan her insan için bir fidan dikme hedefimiz var. 2023 yılı itibariyle 7 milyar fidana ulaşmayı hedefliyoruz. 11 Kasım'da birlikte yapmış olduğumuz 11 milyon fidan dikiminde, tüm Türkiye'yi kara ve deniz sınırlarına çevirecek olsaydık çepeçevre tüm Türkiye'nin etrafını ağaçlarla çevirmiş oldunuz. Sağ olun, var olun. Aynı zamanda o gün diktiğimiz 11 milyon fidan, 16 bin futbol sahası demek. Şubat ayına kadar bu alanda 1 milyonun üzerinde fidan dikmiş olacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Binali Yıldırım eşi Semiha Yıldırım ve Bakan Pakdemirli ile birlikte fidan dikti. Öğrenciler de, alanda yeni fidanları toprakla buluşturdu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Binali Yıldırım ile Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli'nin alandaki görüntüsü

Kalabalıktan görüntü

Ağaç diken öğrencilerden görüntü

Yıldırım ve Pakdemirli'nin fidan dikmesi, diktikleri fidanları sulaması

Binali Yıldırım ile Bekir Pakdemirli'nin konuşması

Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Tolga TAHÇI/ İZMİR,

========================

Asayiş uygulamalarında 4 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Osmaniye'de polisin gerçekleştirdiği asayiş uygulamalarında 4 ruhsatsız tabanca ve mermi ele geçirildi. Hakkında arama kararı bulunan 1 kişi de yakalandı.

İl Emniyet Müdürlüğü'nce, 21- 23 Kasım tarihleri arasında kentteki ana arterler ve otobüs durakları önlerinde asayiş, trafik ve terörle mücadele şubesi ekiplerinin katılımlarıyla uygulama gerçekleştirildi. Uygulama süresince, durdurulan şüpheli kişiler üzerinde ve araçlarda arama yapıldı. Bu aramalarda şüphelilerin üzerinden 4 ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara ait toplam 93 mermi ele geçirildi. Uygulamada kimlik sorgulaması da yapan ekipler, basit yaralama suçundan aranan bir kişiyi yakalayarak gözaltına aldı. Denetimlerde 781 kişinin kimlik sorgusunu yapıldığı, 284 aracın kontrol edildiği ve bir araç sürücüsüne ise trafik yönünden 12 araca ise 12 bin 499 lira ceza kesildiği belirtildi. Ayrıca aramalar sırasında, 2 captagon ve 1 ecstasy uyuşturucu hap ile 11,20 gram esrar maddesi ele geçirildi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Polisin araçta yapılan aramada bulunan narkotik madde

Haber: İbahim EMUL-Kamera: OSMANİYE,

============================

Sivas'ta geliştirilen 'Şemsiye Trocar' hayat kurtarıyor

Sivas'ta veteriner hekim Burhan Pınarbaşı tarafından geliştirilen ve patenti alınan 'Şemsiye Trokar' büyükbaş hayvanların çatlamasını önleyerek hayat kurtarıyor.

Kentte 18 yıldır veteriner hekim olarak çalışan evli ve iki çocuk babası Burhan Pınarbaşı (41), Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren İş Geliştirme Merkezi'nde (İŞGEM) kurduğu şirkette büyükbaş hayvanların çatlamasını önleyen 'Şemsiye Trokar'ı geliştirdi. Cumhuriyet Üniversitesi Teknokent işbirliği ile 4 ayda tasarlanıp yapımı tamamlanan 'Şemsiye Trokar' büyükbaş hayvanların çatlamasını önleyerek hayatını kurtarıyor. Çiftçinin şişen hayvanının başında nöbet tutmasına son veren trokarın uluslararası patentini de alan Pınarbaşı, ürünü başta ABD, Meksika, Kanada gibi birçok Avrupa ülkesine ihraç ediyor.

Tasarımını yaptığı, patentinini aldığı Şemsiye Trocar'ı İŞGEM bünyesinde ürettiklerini ifade eden veteriner hekim Burhan Pınarbaşı "Ürün hayvanlarda ilk defa kullanılan güvenli ilk yardım aleti. 'Şemsiye Trokar' hayvanlarda özellikle şişme vakalarında veteriner hekimlerin güvenle kullandıkları bir alet. Mide içerisinde şemsiye mekanizmasıyla kilitleme yapıyor. İşkembeyi deriye kilitliyoruz. Hayvan üzerinde 10 gün ile 1 ay civarında kalabiliyor. Kilitli mekanizması sayesinde güvenli özelliğinden dolayı mide içeriğini iç organlara bulaştırmıyor. Çoğu zaman veteriner hekimlerimiz hayvanın gazını klasik hortumla, metal trokarlarla aldıkları zaman hayvan tekrar şişebiliyor. Bu ürün sayesinde tekrarlama olayları da son bulmuş oldu. Çoğu zaman vatandaşlarımız hayvan başında nöbet tutuyorlar. Bu sayede artık nöbet tutma olaylarına da son vermiş olduk" dedi.

'HAYAT KURTARIYOR'

Geliştirdiği ürünün acil durumlarda hayvanların hayatını kurtardığını ifade eden Pınarbaşı, "Bir köyde her 100 hayvandan 1'i şişer. Birçok ahırda da bu vakalar oluyor. Yetişebildiğiniz takdirde bu ürün hayat kurtarır. Eğer yetiştemezseniz hayvan midenin akciğere uyguladığı baskı sonucunda boğularak ölüyor. Çoğu zaman 10 dakika bile büyük bir zaman dilimi, veteriner hekimlerimiz bazen yetişemeyebiliyorlar. Bu tür durumlarda da mutlaka bu üründen acil çantalarında bulunması gerekiyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-Aletin görüntüsü

-Geliştiren veterinerin uygulamalı anlatımı

-Röportaj

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI-Uğur YİĞİT/SİVAS,  

============================

Keşan'da yerel gazeteye silahlı saldırı

 

Edirne'nin Keşan ilçesinde yerel olarak yayın yapan gazetenin bürosuna, kimliği belirsiz kişilerce ateş açıldı.

Olay, dün akşam saatlerinde Büyük Cami Mahallesi Prof. Dr. Muammer Aksoy Caddesi'nde meydana geldi. Bir araçla gelen kimliği belirsiz kişiler, yerel yayın yapan Volkan Gazetesi'nin bürosuna tabancayla 7 el ateş açtı. Mermilerin isabet ettiği büronun camları kırıldı, mobilyaları da zarar gördü. Sabah saatlerinde gazeteye gelen çalışanlar, durumu fark edip polise bildirdi. Gelen Polis ekipleri, büroda incelemede yapıp, güvenlik kamerası görüntülerine el koydu. Gazete yetkilileri, saldırıyı kınayarak, şüphelilerin en kısa sürede yakalanmasını istedi.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Polisin olay yerindeki incelemesi

-Çevrede toplananlar

-Boş kovanlar

-Camdaki kurşun delikleri

-Gazete bürosunun içi

-Bürodaki cam kırıkları

-Büro dış genel

-Detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),-

============================

Kadınlardan, 'Ölmek istemiyoruz' isyanı

Konya'da toplanan bir grup kadın, kadın cinayetlerine tepki göstermek amacıyla bir araya geldi. Genç kadınlar, 'Artık öldürülmek istemiyoruz' sloganları attı.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız ve Kadın Meclisleri üyeleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ulaslararası Mücadele Günü nedeniyle Zafer Meydanı'nda bir araya geldi. Grup adına açıklamalarda bulunan Ezgi Çetinkaya, artık öldürülmek istemiyoruz dedi. Çetinkaya, "Güleda Cankel, Emine Bulut, Şule Çet, Ecem Balcı, Helin Palandöken, Özgecan Aslan, Ayşe Paşalı. Bu ülkede öldürülen kadınlardan sadece birkaçı. Bu ülkede 2018'de 440 kadın, 2019'da bugüne kadar tam 420 kadın öldürüldü. 420 kadın arkadaşımız bu hayattan koparıldı. Bu arkadaşlarımız bir felaket, bir doğal afet sonucu ölmedi. İstanbul Sözleşmesi ve kadınların şifresi olan 6284 sayılı Koruma Kanunu etkin bir şekilde uygulansaydı yüzlerce kadın hala hayatta olabilirdi. Yasaların uygulanmadığı hergün erkekler bundan güç alıyor. Kadınların hayatlarına dair karar verme hakkını kendilerinde görüyorlar. Daha bu hafta Güleda Cankel arkadaşımız ayrılmak istediği erkek tarafından öldürüldü. Güleda hayatta kalabilmek için 17 saat mücadale etti. Emine Bulut'un son nefesinde, 'Ölmek istemiyorum' diye haykırışını, kadınların hayatta kalabilmek için zon nefeslerine kadar nasıl mücadele ettiğini görüyor musunuz? Tek bir kadının dahi öldürülmediği bir ülkeye kavuşana kadar durmayacağız"dedi.

Grup, 'Kadın cinayetlerini durduracağız. Artık ölmek istemiyoruz. Öldürülmediğimiz şehirler istiyoruz' sloganları atarak dağıldı.

Görüntü dökümü:

---------------------------

Ezgi Çetinkaya açıklama

Kadınların slogan atması

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA))

============================ 

Aydın'da öğretmenler günü için beğenilen klip

Aydın'ın Söke ilçesinde, 24 Kasım Öğretmenler Günü için öğrencilerin seslendirdiği bestenin klibi sosyal medyada büyük ilgi gördü.

Söke Belediyesi ile Söke Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle açılan çeşitli kurslara katılan her meslek grubundan kursiyerler, 24 Kasım Öğretmenler Günü için özel klip çekti. 'Başöğretmen' adlı türküye çekilen klipte, ilçenin tarihi ve turizme açık yerleri de yer aldı. Sosyal medyada paylaşılan klip, beğeni topladı. Klipte öğretmeninden emlak danışmanına, gitar eğitmeninden; memur, kadın kuaförü, aşçı, emekli, ev hanımı, işçi ve esnaf olan kursiyerler sahne aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Öğretmenler gününe özel çekilen klip görüntüsü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN,


Kaynak: DHA

24 Kasım 2019 Pazar 15:26

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye, Güncel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri