Dha Yurt Bülteni - 12

CASUSLUKLA SUÇLANAN AMERİKALI'NIN POLİSE SALDIRDIĞI AN KAMERALARA YANSIDINUSAYBİN'de casusluk suçlamasıyla yakalanarak sınırdışı edilmek üzere Kocaeli'deki Geri Gönderme Merkezi'ne getirilen ABD vatandaşı Çinli Joe Chan'ın polise saldırma anı güvenlik kameralarına yansıdı.

CASUSLUKLA SUÇLANAN AMERİKALI'NIN POLİSE SALDIRDIĞI AN KAMERALARA YANSIDI
NUSAYBİN'de casusluk suçlamasıyla yakalanarak sınırdışı edilmek üzere Kocaeli'deki Geri Gönderme Merkezi'ne getirilen ABD vatandaşı Çinli Joe Chan'ın polise saldırma anı güvenlik kameralarına yansıdı.
Amerika Birleşik Devletleri'nden İstanbul'a turist olarak gelen Joe Chan'dan bir süre sonra haber alınamayınca Amerikan Başkonsolosluğu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulundu. Joe Chan 24 Kasım'da Nusaybin'de 'casusluk faaliyetinde bulunmak' suçlamasıyla gözaltına alındı. Joe Chan sınır dışı edilmesi için Kocaeli Göç İdare Müdürlüğü'ne bağlı Geri Gönderme Merkezi'ne gönderildi. Joe Chan 5 Aralık tarihinde Geri Gönderme Merkezi'nde bulunan polislere saldırdı. Polislerin şikayeti üzerine Joe Chan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Joe Chan'ın polislere saldırma anı güvenlik kameralarına yansıdı. Joe Chan polislere saldırması nedeniyle yargılandığı davadan tahliye edilirken, casusluk suçlamasıyla yargılanmasına devam ediyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
Joe Chan'ın polislere saldırma anı
Haber: Faruk KIYAK / İZMİT(Kocaeli), -
=================================================
KIRIKKALE'DE DEAŞ OPERASYONUNDA 12 IRAKLI GÖZALTINA ALINDI
KIRIKKALE Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ortaklaşa yaptığı DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda 12 Irak uyruklu şüpheli gözaltına alındı.
Emniyet timleri, sabah saatlerinde eş zamanlı olarak 7 ayrı eve düzenledikleri operasyonda DEAŞ terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle aranan 12 Irak uyruklu kişiyi gözaltına alarak sorgulamaya başladı.
Haber: Erhan GÖĞEM/KIRIKKALE, -
======================================
Bolu Dağı'nda kar ulaşımı yavaşlattı (2)
ŞEHİR MERKEZİNDE Kar
Öğleden sonra Bolu kent merkezinde aralıklarla kar yağışı etkili oldu. Zaman zaman lapa lapa ve tipi şeklinde yağan kar zeminde tutmasa da yaşam olumsuz etkilendi. Vatandşalar kar ve tipi nedeniyle yürürken zorlandı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
-Şehir merkezinde kar yağışı
-Kar ve tipi altında yürüyenler
Haber: Mutlu YUCA / BOLU,
======================================
8 AYDIR BEKLENEN ADLİ TIP RAPORU GÖZDEN KAÇMIŞ
İZMİR'de çalıştığı otelde geçen yıl elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Hüseyin Coşgun'un 8 aydır beklenen ölüm raporunun, 3 ay önce İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan Çeşme Savcılığı'na gönderildiği ortaya çıktı. Genel evrak kaydıyla gelen raporun, bu nedenle gözden kaçarak dosyaya girmediğinin açıklandığını söyleyen ailenin avukatı Ülkü Doğan, davanın da dün açıldığını öğrendiklerini belirtti.
Balçova'da apartman görevlisi Halil Coşgun ve eşi Şafer'in tek çocuğu, Özel İzmir Lokman Hekim Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Hüseyin Coşgun, eğitim masraflarını karşılayabilmek için geçen yaz Çeşme'deki Ilıca Aqua Toy City'de komi olarak çalışmaya başladı. Hüseyin Coşgun, 15 Temmuz 2016 tarihinde otelde elektrik akımına kapılarak ağır yaralandı. Hazırlanan bilirkişi raporunda uygunsuz bağlantı yapılarak uzatılan bir kabloda meydana gelen elektrik kaçağı nedeniyle gencin akıma kapıldığı belirtildi.
Otelin doktoru, Hüseyin Coşgun'a müdahale ederken, bir arkadaşı da telefon açıp ambulans gönderilmesini istedi. Hüseyin Coşgun, ambulansla Çeşme Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada da duran kalbi 2'nci kez çalıştırılan Hüseyin Coşgun, ambulans helikopter ile İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledildi. Sağ elinde ve sol dizinde yaralanmalar olan Hüseyin Coşgun, 8 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 22 Temmuz'da hayatını kaybetti. Gencin acılı ailesi, olayın sorumlularından şikayetçi oldu.
Hüseyin Coşgun'un ölümünün ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumu raporu istendi. İzmir Adli Tıp Kurumu, kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini belirterek dosyanın, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti. Çeşme Cumhuriye Savcılığı dosyayı İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderdi. Ancak olayın üzerinden 8 ay geçmesine rağmen henüz dava açılmamış olması Hüseyin Coşgun'un annesi Şafer ve babası Halil Coşgun'un yaşadığı acıyı arttırdı.
Coşgun çiftinin bu konuda yetkililerden yardım istemesiyle ilgili haberler basında yer alınca, İstanbul Adli Tıp Kurumu, dosyanın kendilerine 14 Aralık'ta ulaştığını 21 Aralık'ta Çeşme Savcılığı'na ölüm raporunun gönderildiğini açıkladı.
HER HAFTA SAVCILIK KALEMİNİ ARADILAR
Yaşanan gecikmenin Coşgun çiftinin adalete olan güvenini sarstığını belirten ailenin avukatı Ülkü Doğan, "Müvekkillerimin durumu medya aracılığı ile Türkiye'nin gündemine gelmeden önce yaklaşık 8 aydır oğullarının ölümüne dair Adli Tıp raporunu bekliyorlardı. Teknik bilirkişi, tanık beyanları ve kamera görüntülerine rağmen İzmir Adli Tıp Kurumu ölüm sebebini belirleyememiş, dosyayı İstanbul Adli Tıp Kurumu'na göndermişti. Aile, geçen Aralık ayından beri Çeşme savcılık kalemini her hafta arayıp dosyanın gelip gelmediğini sordu ve her seferinde 'hayır' cevabını aldı. Ben de defalarca dosyanın akıbetini savcılık kaleminden sordum. Tek yavrularını toprağa veren ailenin acısı adli makamlardaki bu gecikme nedeni ile daha da arttı" dedi.
KAÇAK AKIM RÖLESİ OLSAYDI HAYATTAYDI
Ailenin avukatı Ülkü Doğan, "80 lira maliyeti olan kaçak akım rölesinin bulunmaması ya da çalışmaması nedeniyle, ailenin tek çocuğu 16 yaşındaki Hüseyin hayatını kaybetti" diye konuştu.
RAPOR 21 ARALIK'TA GELMİŞ
Türkiye'de adli mekanizmaların çalışması için medyaya veya toplum baskısına gerek kalmaması gerektiğini ifade eden Doğan, "Olayın haber olması üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu, dosyanın kendilerine 14 Aralık 2016'da ulaştığını ve 21 Aralık'ta raporun Çeşme Savcılığı'na gönderildiği açıkladı. Bu açıklama üzerine ulaştığım Çeşme Savcılık kalemindekiler raporun gerçekten 21 Aralık'ta kendilerine gönderildiği, ancak genel evrak olarak geldiği için dosyasına gitmediğini söyledi, bu yaşanan gecikmeden dolayı da özür dilendi. Ben görüşmeyi 13 Mart'ta yaptım, 16 Mart günü de davanın açıldığını öğrendik" diye konuştu.
3 AY BOŞUNA BEKLENDİ
21 Aralık 2016 tarihinden bugüne kadar boşuna beklendiğini ifade eden Doğan, "Yaklaşık 3 aydır boşu boşuna bekleniyor. Eğer, olay basına yansımamış olsaydı daha da bekleyecektik. Unutulmamalıdır ki geç gelen adalet adalet değildir" dedi.
RAPORA GÖRE ÖLÜM NEDENİ ELEKTRİK AKIMI
İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun hazırlayarak Çeşme Savcılığı'na gönderdiği ölüm raporunun sonuç bölümünde, ölüme elektrik akımının neden olduğuna oy birliği ile karar verildiği yer aldı. Raporda şöyle denildi:
"Adli dosyada kayıtlı bilgiler, olayın gelişimi, tanık ifadeleri, iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporu, tıbbi belgeler ile otopside tespit edilen makroskobik ve histopatolojik bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümünün vücudundan elektrik akımı geçmesi ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu oy birliği ile mütalaa olunur."
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Arşiv görüntü (12 Mart 2017)
-Fotoğraflar
Haber: Timur TARLIĞ/İZMİR,
=========================================================
16 YAŞINDAKİ KIZ, İKİNCİ DENEMEDE YAŞAMINA SON VERDİ
GAZİANTEP'te bunalıma girdiği öne sürülen 16 yaşındaki Mürşide Şıltu, 12 katlı apartmanın 11'inci katından atlayıp yaşamına son verdi.
Olay, öğleden sonra Seyrantepe Mahallesi'nde meydana geldi. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Mürşide Şıltu, misafirliğe gittiği adı öğrenilemeyen anneannesinin Nihat Özdemir Caddesi'ndeki evinin balkonuna çıkıp atlamak istedi. 11'inci kattan önce 10'uncu katın balkonuna düşen Mürşide Şıltu, ayağa kalkıp yeniden aşağıya atladı. Beton zemine düşen kızı görenlerin ihbarıyla gelen sağlık görevlileri, onu ambulansla Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne kaldırdı.
Acil serviste tedaviye alınan kız, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Genç kızın cesedi otopsi için morga konulurken, olayı haber alarak gelen yakınları sinir krizi geçirip gözyaşı döktü.
Haber: Ahmet ÖZER/GAZİANTEP, -
=========================================================
PROF. DR. SARI: AKDENİZ'DE GÖRÜLEN DEV VATOZLARIN SATIŞI, SERGİLENMESİ ENGELLENMELİ
BANDIRMA Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Akdeniz'de balıkçıların ağlarına takılan dev vatozlar ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. Sarı, üreme hızının yavaş olduğu bu türün avcılığının, satışının ve sergilenmesinin önüne geçecek yeterli yasal altyapı mevcut olduğunu ve ilgililerin acilen tedbir alması gerektiğini söyledi.
Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, balıkçıların Akdeniz'de avlanırken yakaladıkları her biri 150-200 kilo ağırlığındaki 'Manta' türü dev vatozların Akdeniz'de yaşayan tek temsilcisi olduğunu söyledi. Dev vatozlarla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sarı, vatozların Akdeniz'de yüzeye yakın sularda yaşamayı tercih etse de genellikle kışları derin sulara göç ettiğini söyledi. Hayvansal plankton, küçük kabuklular ve küçük balıklarla beslenen Şeytan Vatozu'nun, insan için zararsız ve zehirsiz olduğunu anlatan Sarı, "Ömrü 20 yıl civarında olup, büyüklüğü 5 metreyi geçebilir. Üremesi canlı doğurma olarak gerçekleşen şeytan vatozu, yılda sadece bir yavru yapar. İlk cinsel olgunluğa ulaşması geç olduğu ve yılda sadece bir kez tek bir yavru yaptığı için üreme hızı yavaştır. Denizde insanla karşılaştığında insana saldırdığına veya zarar verdiğine ilişkin kayıt yoktur. Bilakis tüm dünyada dalış turizminde en çok fotoğrafı çekilmek istenen deniz canlılarından biridir. Özellikle Endonezya gibi ülkelere bu türlerin fotoğrafını çekmek için binlerce insan seyahat etmektedir" dedi.
NESLİ TEHLİKE ALTINDA
Şeytan vatozunun etinin ülkemizde tüketilmediğini belirten Prof. Dr. Sarı, "Ancak Akdeniz çevresinde İtalya, Yunanistan, İspanya ve İsrail'de sevilerek tüketildiği bilinmektedir. Uzak Doğu'da diğer manta vatozlarının eti sevilerek tüketildiği gibi, yağı ve derisi için de avcılığı söz konusudur. Geleneksel Çin tıbbında bazı geleneksel ilaçlara katıldığı için özellikle tercih edilmektedir" dedi. Dev vatozların üreme hızı düşük olduğu için zaten denizel ortamda az bulunduğuna da dikkat çeken Sarı, "Doğrudan avcılığı İsrail dışında çoğu zaman yapılmamaktadır. Ancak deniz yüzeyine atılan uzatma ağları ve gırgır avcılığı esnasında hedef dışı olarak kazara avlanmaktadır. Son yıllarda kıyısal alanlardan açık denize doğru kayan balıkçılık filoları sık sık şeytan vatozunu kazara avlamaktadır. Görünümlerinin farklı olması ve büyük olmaları balıkçılarda ilgi uyandırdığı için parasal anlamda değerli olmasa da bu türü, ağdan çıkınca denize geri bırakmak yerine karaya çıkarma yönünde teşvik etmektedir. Bu yüzden son yıllarda şeytan vatozu başta olmak üzere tüm dev vatozların nesli tehlike altına girmiştir. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN), nesli tehlike altında olan türlere ilişkin hazırladığı kırmızı listede 'Nesli Tükenmekte Olan' anlamında şeytan vatozunu 'NT' sınıfına dahil etmiştir"
ACİLEN TEDBİR ALINMASI GEREKİR
Geçmiş yıllarda da benzer haberlerin kamuoyuyla paylaşıldığını belirten Sarı, "Bu haberler ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır. Beslenme göçü esnasında çoğu zaman 50'den fazla bireyin sürü halinde hareket ettiği bilinen şeytan vatozları, muhtemelen Akdeniz'de daha derinlerde kışı geçirdi ve besince bol kıyılara doğru suların ısınmasıyla birlikte beslenme göçü yaparken ağlara takılmış oldu. Yasal olarak balıkçıların ağlarına takılan bu vatozları, ağdan çıkararak denize geri salmaları gerekirdi. Karaya çıkardıkları durumda ise yukarıda sayılan bakanlık ve yerel idarelerin bu türü karaya çıkaranlarla ilgili yasal işlem yapması gerekirdi. Hem Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı yerel teşkilatları bu türün bir balıkçıda sergilenmesini engellemeli, avlayanlar, ticaretini yapanlar ve sergileyenler hakkında yasal işlem yapmalıdır "dedi.
Haber: Gülay KUYUCU/VAN,

Kaynak: DHA

17 Mart 2017 Cuma 16:26

Adli Tıp Kurumu, Kocaeli, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Politika, Güncel