Dha Yurt Bülteni 12

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ellerini ovuşturanlar hüsrana uğradıCUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi 2018- 2019 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, 'Son günlerde malum döviz kuru biraz yükseldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ellerini ovuşturanlar hüsrana uğradı
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi 2018- 2019 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Son günlerde malum döviz kuru biraz yükseldi. Faizler aynı şekilde biraz arttı, enflasyon kıpırdadı diye birileri ellerini ovuşturmaya başladı. Yine hedeflerimize kilitlendik, gereken tedbirleri alıp yolumuza devam ettik. Biz sağlam durunca, ellerini ovuşturanlar da hüsrana uğradı" dedi.    
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi 2018- 2019 akademik yılı açılış törenine katıldı. Sabancı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törende TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar ile akademisyenler, öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı orkestrası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sürpriz yaparak, mitinglerinden sonra vatandaşlarla birlikte söylediği "Beraber yürüdük bu yollarda' şarkısını seslendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da şarkıya eşlik ettiği ve şarkının sonunda ayağa kalkarak alkışladığı görüldü. Ayrıca yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sevdiği 'Nazende sevgilim' parçası da seslendirildi. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmaya, "Yeni eğitim öğretim yılında üniversitelerimizin hocalarına ve öğrencilerine de ayrıca başarılar diliyorum. Yaklaşık 90 bin öğrencisiyle ülkemizin en büyük yüksek öğrenim kurumları arasında bulunan Dokuz Eylül Üniversitemizin başarısını daha da ileriye taşıyacağına inanıyorum" diyerek başladı. 
'ARA GÜLER SON NEFESİNE KADAR ÜLKEMİZİ TEMSİL ETMİŞTİR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fotoğraf sanatçısı Ara Güler'i, şair Bahattin Karakoç'u ve Prof. Dr. Oya Akgönenç'i rahmetle anarak şöyle konuştu:
Son günlerde her biri kendi alanlarındaki birikimleri, başarıları, eserleriyle, gençlerimize örnek olan üç önemli kayıp yaşadık. Bunlardan biri fotoğraf sanatçısı Ara Güler'dir. Dünyanın son yarım asrına damga vurmuş, tüm önemli liderlerle foto röportajlar gerçekleştirmiş, objektifiyle tarihe tanıklık etmiş büyük ustayı yad ediyorum. Kendisiyle ve objektifiyle ailece ayrıca şahsen tanışma imkanı bulduğumuz bu büyük usta, son nefesine kadar ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil etmiştir. İkinci olarak, ıhlamurların çiçek açtığı mevsimlerin şairi, şiirimizin Beyaz Kartal'ı Anadolu şiirinin ulu çınarı Bahattin Karakoç'tur. Her ölüm hüzünlüdür, ama şairin ölümü yürekleri bir başka burkar. Bize düşen büyük aşk ve dava şairi Abdurrahim Karakoç'un da ağabeyi olan Karakoç'u şiirleriyle yad edmektir. Üçüncü kaybımız, Siyaset bilimi alanındaki akademik çalışmaları yanında, siyasetçi kimliğiyle tanıdığımız Prof. Dr. Oya Akgönenç'tir. Allah'tan rahmet diliyorum. Bu üç isim, her biri kendi alanındaki başarılarıyla gençlerimizin çok iyi tanımaları, öğrenmeleri gereken şahsiyetlerdir. Başarı; hangi işi yaptığınızla değil, işinizi nasıl yaptığınızla ilgilidir. Fotoğrafçıysanız, en iyi fotoğrafları çekiyorsanız gönüllerde yer edinirsiniz. Şairseniz, yürekleri fetheden şiirleri yazıyorsanız isminiz tarihe altın harflerle yazılır. Akademisyenseniz, bunu insanlık için doğru şekilde kullanıyorsanız asla unutulmazsınız. Siyasetçiyseniz, ülkenize yaptığınız hizmetler oranında, kalıcılık ve itibar edersiniz."
'İÇERİK VE SİSTEM KONUSUNDA HALA SIKINTILARIMIZ VAR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki üniversitelerin dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında esamesi okunmadığını belirterek, şunları söyledi:  
"Biz kadim bir devlete ve medeniyete sahibiz. Sadece Anadolu'daki varlığımızı korumak için verdiğimiz mücadelenin her biri dahi tek başına bir destandır. Malazgirt'ten 15 Temmuz'a şanlı zaferler silsilesinden bahsetmiyorum. Mesela bugün içinde bulunduğumuz yüksek öğrenim kurumlarımız, dünyanın eski öğretim müesseselerinin mirasçılardır. Şanlıurfa'daki Harran Okulu dünyanın en eski üniversitelerinden biri olarak kabul edilir. Ege Bölgemizdeki binlerce yıllık geçmişe sahip şehirlerimiz, aynı zamanda birer kültür ve ilim yuvasıdır. Nasıl oluyorsa, dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında esamesi okunmuyor? Demek ki bir şeyleri kaybettik, bir yerde bir sıkıntı var. Bir şeyleri unuttuk, ihmal ettik. Yitik, kaybedildiği yerde bulunur. Madem cevher bu topraklarsa saklı, öyleyse sorunun çözümünü de bu yerde arayacağız. Bu süreçte en büyük yatırımı biz eğitim-öğretime yaptık. Ama henüz arzu ettiğimiz neticeleri elde ettiğimizi maalesef söyleyemiyorum. Dün gece Milli Eğitim Bakanımızla uzun uzadıya eğitim öğretimde neler yapacağız, ne gibi adımlar atacağız, değişim neler olacak? Bunlar üzerinde konuştuk. Tabi bakanımızın anlattıklarını dinledikçe umudum daha da arttı. Önümüzdeki kısa zaman içerisinde atacağımız adımlarla, yeni bir çıkış, diriliş gerçekleşecektir diye düşünüyorum. İçerik ve sistem konusunda hala sıkıntılarımız var."
'YENİ DÖNEMDE ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ EĞİTİM'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de 8 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü vurgulayarak, nitelik noktasında sıkıntı olabildiğini  bunun çözümü için çalışıldığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:  
 
"İnşallah yeni dönemde öncelikle hedefimiz eğitimi hem içerik, hem sistem olarak Türkiye'nin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak bir seviyeye çıkartmaktır. Aileden başlayıp üniversiteye, oradan iş hayatına kadar uzanan tüm alanlarda eğitime bakışımızı ve uygulamamızı ülkemizin ihtiyaçlarına göre değiştireceğiz. Bu meseleyi çözmeden diğer hiçbir konuda istediğimiz sonuçlara ulaşamayız. Kendi bireysel çekişmelerinin, ideolojik saplanmalarının ve kariyer hırslarının esiri kadrolarla üniversitelerin böyle hayırlı çıktılar üretmesi mümkün değildir. Kısa bir süre önce malum Almanya'daydım. Almanya'da şansölye ile görüşürken üniversitelerinizde ne kadar öğrenci var diye sordum ve tabii kendisinden aldığım rakam enteresandı. Tüm akademi vesaire; 3 milyon civarında bir rakamdan bahsetti. Bizim ise şu anda 8 milyon üniversitelerimizde öğrencimiz var. Demek ki biz aslında iyiyiz. Yani nitelik noktasında sıkıntılarımız olabilir ama bizim önümüz şu anda açık. 10 yıl sonra yapacağımız çalışmalarla ben inanıyorum ki, siz değerli hocalarımız sayesinde bu nesil çok daha güçlü ve farklı şekilde yetişecek ve biz yarışta o diğer ülkeleri de aşacağız. Aynı şekilde özel sektörümüzü çok zorlu bir süreç bekliyor. Organize sanayi bölgeleriyle okullarımızı iç içe getirmekte kararlıyız. Organize sanayi bölgelerinin içinde orada ağırlıklı ne varsa orada okulumuz da olacak. Teori-pratik buluşmasını buralarda sağlayacağız."
'KONGREDEN İZİN ÇIKMIYOR' DEDİKLERİNİ ÜRETİR HALE GELDİK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2002 yılı sonunra göreve geldiklerinde ordunun ihtiyaçlarının yüzde 20'sini karşılayabilen hükümetin bugün ihtiyaçları yüzde 65 orannıda karşıladığını belirterek, "Büyük devlet olmak lafla değil icraatla oluyor. Düne kadar teröristlerle kendi sınırlarımız içerinde baş etmekte zorlanırken, bugün Irak'tan Suriye'ye Avrupa'dan Ortaasyaya kadar dünyanın her yerinden teröristlere hayatı zindan ettik. Artık bugüne kadar kapılarına gidip alamadığımız bir çok savunmaya veya taarruza yönelik ihtiyaçlarımızda söyledikleri şu 'Kongreden izin çıkmıyor' ama şimdi o izin çıkmıyor dediklerini, biz bunları üretir hale geldik. 'İnlerine gireceğiz' dedik ve girdik. Şu anda artık kaçacak delik arıyorlar. Bizim İHA'larımız, SİHA'larımız yoktu. Şimdi hepsi var ve İHA ile koordinatlar belirleniyor ve F16'larla gereği yapılıyor. Bazen F-16'ya gerek kalmadan İHA'lar işi bitiriyor. ve bunlar yerli. İman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır" dedi. 
'ENFLASYON KIPIRDADI DİYE BİRİLERİ ELLERİNİ OVUŞTURMAYA BAŞLADI'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki hareketliliği hatırlatarak, şöyle konuştu:  
"Daha düne kadar ancak 10 yılda 20 yılda bir kez büyük yatırımlara imza atılırken, şimdi dünyanın en önemli 10 yatırımından 6'sına aynı anda ev sahipliği yapıyoruz. Son günlerde malum döviz kuru biraz yükseldi. Faizler aynı şekilde biraz arttı, enflasyon kıpırdadı diye birileri ellerini ovuşturmaya başladı. Yine hedeflerimize kilitlendik, gereken tedbirleri alıp yolumuza devam ettik. Biz sağlam durunca, ellerini ovuşturanlar da hüsrana uğradı. İşte bugün açılışını yapacağımız tesis örneği gibi, cari açığı ortadan kaldırmaya yönelik adımları da birer birer atıyoruz. Türkiye bölgenin yükselen yıldızı olarak gelişmesine, büyümesine devam edecektir."
'ÜNİVERSİTESİ OLMAYAN İLİMİZ KALMADI'
Nükhet Hotar'ın konuşmasının ardından kürsüye gelen TBMM Başkanı Binali Yıldırım,  Ak Parti iktidarının göreve gelmesiyle 'her ile bir üniversite' hedefini gerçekleştirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:  
"Dokuz Eylül Üniversitesi bu yıl kuruluşunun 36'ncı yılını kutluyor. Rektörümüz Nükhet Hotar'da üniversitenin ilk öğrencilerinden. Belki de öğrenci olarak okuyup üniversiteye atanan ilk akademisyendir. Dokuz Eylül Üniversitesi bugün 90 bine yakın öğrenci sayısı, 3 bini aşkın akademik personeliyle birçok vilayetten daha büyük bir üniversitedir. Yabancı öğrencilerinde eğitim ve öğretim gördüğü üniversite bu vasfını daha da ileri taşıyacaktır. Üniversite evrensel şehir anlamına gelmektedir. Buralar bilgi ve düşünce üretim merkezidir. Fikirler akademik yapının temelidir. Tehdit altında asla olmamalılar. Güvenlik ve özgürlük ortamında serbestçe her fikir konuşulmalı tartışılmalıdır. Öğretim görevlisi ve öğretim üyesi olmak kendini, ilme adamak demektir. Her eline fırça alan ressam olamayacağı gibi, her önüne gelen de akademik personel olmaz. Türkiye'de bu ölçülerin dışına çıkılan zamanlarda ne yazık ki oldu. Gençlerimiz bilgi yetenek ve zekalarıyla değil kılık ve kıyafetleri ile değerlendirildi. Birçok gencimiz bu nedenle okullarından uzaklaşmak zorunda kaldı. Biz 'oku, yaradan rabbinin adıyla oku' emrine muhatap olan insanlar olarak ilme ve alime kıymet vermek zorundayız. Eğitim ve öğretimin bir bütünlük içersinde değerlendirmek gerekmektedir. Her zaman ve her yaşta eğitime ihtiyaç var. Beynimiz değirmen gibi, gıdası öğrenmedir. Beyin öğrenimden mahrum kaldığında, kendi kendini öğütmeye başlar. Bu nedenle insan her yaşta öğrenmeye mecburdur, devam etmelidir. Öğrenmemeyi asla bırakmamalıdır. Öğrenmeyi bırakan kişi gençte olsa yaşlanır. İnsan için esas olan değişerek gelişmek değil, gelişerek değişmek olmalıdır. Bizim gelişme tarihimizde üniversitelerin özel bir yeri vardır. Türkiye'nin gelişimine İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi yön vermiştir."
ÜNİVERSİTELERİN TARİHİNİ ANLATTI
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:  
"Türkiye'nin gelişimine paralel 4 yeni üniversite daha açılmıştır. Rahmetli Adnan Menderes döneminde 1955 yılında Ege Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi bu üniversitelerdir. Türkiye'de 206 üniversite eğitim ve öğretim faaliyeti veriyor. 2002 yılında liderliğimizde başlattığımız 'her ile bir üniversite' kurulan üniversitelerimizin 129'u devlet, diğerleri de vakıf üniversitesidir. Bugün üniversitesi olmayan ilimiz kalmadığı gibi bazı illerimizde birden fazla üniversite vardır. Dünyada ilk üniversite batılıların dediği gibi İtalya'da değil, 859 yılında Fas'ta kurulmuştur. Eğer batılılara sorarsanız İslam dünyasındaki bu gelişmeleri yok sayarlar. Onlar tarihi kendileri başlatırlar. Avrupalı kadınların içine şeytan girmiş denilerek yakıldığı Orta Çağ'da Fatih Medresesi kurulmuştur. İstanbul Üniversitesi'nin ambleminde kuruluş yılı 1453'tür. Yani 565 yıllık bir geçmişe sahiptir. Kanuni Sultan Süleyman'ın inşa ettirdiği 1558 yılında eğitime başlayan Süleymaniye Medresesi'de ilk üniversitelerimizden biridir. Gelecekte Süleymaniye adıyla bir üniversitenin açılması çok büyük bir vefa örneği olacaktır. Batı karanlıklar içerisinde gezerken İslam alemi ışıklar içerisinde yaşıyordu. İnsanlığın bütün ufukları kapkaranlıkken, ışık olup fışkırmışız da karanlığın koynundan çıkmışız."
'ÖĞRENMEK HİÇ BİTMEYECEK'
Dokuz Eylül Üniversitesi 2018- 2019 akademik yılı açılışında öğrencilere nasihatlerde de bulunan TBMM Başkanı Yıldırım şunları söyledi:  
"İlkokuldan itibaren eğitim ve öğretim sürecinden geçiyorsunuz. Bu süreç hayatınız boyunca devam edecek. Öğrenmek hiç bitmeyecek. Bu sıralar sizin için bulunmaz bir fırsattır. İyi değerlendirmeniz gerekir. Kendinizi çok yönlü ve iyi yetiştirin. İşsizlik gençlerde dünyanın her yerinde en büyük sorun haline geliyor. İstatistiklere göre gençlerde işsizlik oranı Afrika'da yüzde 43, Orta Doğu'da yüzde 42, Avrupa ülkelerinde yüzde 24 ile yüzde 34 arasında değişiyor.  İyilerin arasında yer almak için teknolojinin gerisinde kalmamalıyız. Teknolojinin esiri olmayın ama her aşamasından faydalanın . Değerini bilmemiz gereken bir hayatımız var. Büyük ve akıllı yatırımlar daha fazla hayatımıza giriyor. Öğrendiğiniz her yeni şey sizi de yenileyecek. Hayata tebessüm ederek bakın hiçbir zaman umutsuz olmayın."
'DÜNYANIN İLK 500 ÜNİVERSİTESİ ARASINDA YER ALMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ'
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, hedeflerinin dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında girmek olduğunu belirterek, "Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer almak için çalışacağız. Fikrini ve düşüncesini paylaşmaktan çekinmeyen bir üniversite olacağız.  İzmir'in sosyal ve ekonomik hayatını zenginleştirecek projeler üretecek, halkımızla temas noktalarını artıracağız. İnsanlara ve sorunlara asla mesafeli durmayacağız. Mensuplarımızın özlük haklarının geliştirilmesine her zaman destek olacağız. İş dünyasıyla işbirliği yapacak; tematik birimleri ve merkezleri hayata geçireceğiz. Türkiye'nin orta ve uzun vadeli projeksiyonunu dikkate alarak yeni bölümleri açacak, güncelliğini yitirmiş programları da gözden geçireceğiz. Sürdürülebilir bir gelecek için üretimden ihracata, iktisadi hayatın zenginleştirilmesinden sosyal politikaların oluşturulmasına kadar birçok unsurda daha etkin rol alacağız" dedi.
Dokuz Eylül Üniversitesi olarak ülke gündemine bağlı olarak çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Hotar, "Öncelikle ülkemizi döviz kuru üzerinden yıpratmaya ve milletimizi zor duruma sokmaya yönelik girişimleri kınadık. Bu noktada kentimizin önde gelen kurum ve kuruluşları ile bir araya gelerek çözümlerimizi içeren bir bildiri de yayınladık. İsrail Parlamentosu'nun Kudüs'teki ırkçı ve ayrımcı politikalarına tepki göstererek İsrail hükümetini senato kararıyla kınadık. Hükümetimizin enflasyonla mücadele konusunda başlattığı indirim kampanyasına destek vererek; üniversitemize bağlı kantinlerde yüzde 10 indirim uyguladık" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Yıldırım akademik yılı açılış töreninin ardından Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın Türkiye'deki en büyük yatırımı olan STAR Rafineri'yi Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla törenle açmak için helikopterle Aliağa'ya hareket etti. 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açılışa gelişi
Genel ve detay görüntü
Mehmet CANDAN – Umut KARAKOYUN – Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===================
Çatıya çıkıp, tabancayla ateş açtı (2)
POLİS İKNA EDİP İNDİRDİ, 'BUNALTTILAR AĞABEY' DEDİ
Gaziantep'te, Valilik ve Emniyet Müdürlüğü gibi kamu kurumlarının bulunduğu bulvar üzerindeki iş merkezinin çatısına çıkıp, elindeki tabancayla ateş açan M.Ş.'yi (30) ikna etmek için olay yerine çok sayıda polis sevk edildi. Polisler, bulvarı araç ve yaya trafiğine kapatarak, çevredekileri uzaklaştırdıktan sonra önlem aldı. İtfaiye ekiplerinin de sevk edildiği bölgede iş merkezinin çatısına çıkan polisler, M.Ş.'yi ikna etmek için çaba sarf etti. Polislerin görüştüğü M.Ş., bir süre sonra elindeki tabancayı bırakıp, polise teslim oldu. Güvenlik önlemleri eşliğinde iş merkezinden çıkarılan M.Ş., kendisini görüntüleyen gazetecilere, "Bunalttılar ağabey" dedi. Emniyete götürülen ve işsiz olduğu için çatıya çıktığını söylediği belirtilen M.Ş.'nin terör bağlantısının da araştırıldığı kaydedildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
Olay yeri
Polis ekipleri
 Şüphelinin çatıda havaya ateş etmesi
Şüpheliyi ikna çabaları
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================================
Polisler tarafından dövüldü, ters kelepçe takıldı
AFYONKARAHİSAR'da sanayi esnafı, evli ve 3 çocuk sahibi Mustafa Uçmak (33), otomobille drift yapan yeğenlerinin gözaltına alındığını duyup, gittiği olay yerinde polis ekiplerince dövüldü. Ters kelepçe de takılan Uçmak, bu halde hastane önüne bırakıldığını söyledi. Uçmak, kendisinin ve 2 yeğeninin dövülmesiyle ilgili şikayetçi olduklarını belirtti. Olay anı ise güvenlik kameralarınca anbean kaydedildi. 
Olay, 14 Ekim Pazartesi günü saat 18.30 sıralarında, Afyonkarahisar 1. Küçük Sanayi Sitesi'nde meydana geldi. Sanayi içinde devriye görevi yapan motorize polis ekipleri, M.T.'nin (17) otomobiliyle drift yaptığını fark etti. Polisin durdurmak istediği M.T. ile ekipler arasında kovalamaca oldu. Daha sonra sanayi içindeki diğer polis ekiplerinin de desteğiyle M.T.'nin kullandığı otomobil durduruldu. Polis, M.T. ile araçta bulunan A.İ.U.'yu (15) gözaltına almak istedi. M.T. ve A.İ.U.'ya, iddiaya göre, zorluk çıkarınca gözaltına alınırken şiddet uygulandı.
DÖVÜP, TERS KELEPÇE TAKTILAR
Ağabeyinin oğlu A.İ.U. ile halasının oğlu M.T.'nin gözaltına alındığını duyan sanayi sitesi esnafı Mustafa Uçmak da olay yerine geldi. Yeğenlerinin durumunu ve neden gözaltına alındığını soran Uçmak, iddiaya göre, polis tarafından dövüldü. Polisin ters kelepçe taktığı Mustafa Uçmak, yere yatırılırken, polislerden biri de başına tekme attı. A.İ.U. ve M.T., polis merkezine götürüldü. Mustafa Uçmak ise iddiaya göre, kelepçeli halde Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nin önünde bırakıldı. Başında, karnında ve bacaklarında yaralar bulunan Uçmak, hastaneden darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek, kendisini dövdüğünü öne sürdüğü polisler hakkında şikayetçi oldu. A.İ.U. ve M.T. de polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakıldıktan sonra aynı olayla ilgili şikayette bulundu.
Olay anı, çevredeki güvenlik kameralarına da yansıdı.
'NE OLDUĞUNU ANLAYAMADIM'
Mustafa Uçmak, olayın şokunu hala atlatamadığını belirterek, "Olay 1. Sanayi Sitesi'nde meydana geldi. Yeğenlerim bir olay yaşamış ve ben de bunu duydum. Yanlarına gittiğimde darp olayını gördüm. Yeğenlerime bunu sorduğumda cevap veremediler. Daha sonra polis ekiplerine sordum. 'Ne oldu ağabey, nasıl oldu?' diye. Ben bu soruyu sorar sormaz darbetmeye başladılar. Ben de ne olduğunu anlayamadım. Benim sorduğum soruya direkt cevap darp oldu" dedi.
'HASTANE ÖNÜNE BIRAKIP KAÇMIŞLAR'
Kendisiyle birlikte A.İ.U. ve M.T. ile ağabeyi Kenan Uçmak ve oğlu Ş.U.'nun da dövüldüğünü öne süren Mustafa Uçmak, "Fakat en çok darbeyi ben aldım. Haksız yere aldım. Yeğenlerimin neden gözaltına alındıklarını ise bilmiyorum. Tek amacım olayı öğrenmekti. Bana ters kelepçe takarak biber gazı sıktılar. Botlarıyla giriştiler. Daha sonra beni sürüyerek polis arabasının arkasına götürdüler. Arabanın içerisinde kafamı demirlere çarptılar. Bunu 3- 5 sefer yaptılar. Ondan sonra botlarıyla giriştiler. Daha sonra polis arabasıyla hastane önüne bırakıp kaçmışlar" diye konuştu.
Mustafa Uçmak, olay sırasında çevredeki esnaf arkadaşlarının araya girmek istediğini; ancak polisin engel olduğunu ileri sürdü. 
'EŞİMİ KANLAR İÇİNDE GÖRDÜM'
Olayı duyduktan sonra hastaneye giden Şerife Uçmak (30), eşini kanlar içinde gördüğünde baygınlık geçirdiğini dile getirerek, "Eşim beni bıraktı ve olayın olduğu yere gitti. Aradım ve sonradan durumunu öğrendim. Minibüsle hemen hastaneye gittim. Eşimi kanlar içinde gördüm. Bayılmışım. Ne yaptığımı bilmiyordum. Evimin direği eşim" dedi. 
Afyonkarahisar Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü'nden olayla ilgili henüz açıklama yapılmadı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Güvenlik kamerasında polis ekiplerinin Uçmak ve yeğenlerine müdahale ederken detay (farklı açılardan 3 güvenlik kamerası görüntüsü)
Mustafa Uçmak ve çocuklarından detay
Uçmak ve eşinden detay
Genel detay
Eşi Uçmak'a su getirirken detay
Olay anının güvenlik görüntülerini izlerlerken
Uçmak'ın yara yerlerinden detay
Mustafa Uçmak röp
Eşi Şerife Uçmak röp
Uçmak ailesi eşinin desteği ile yürürken detay
Haber- Kamera: Satılmış AKKAŞ/AFYOKARAHİSAR,
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================================
Lisede keskin koku; öğrenciler tahliye edildi
Aziz GÜVENER/ADAPAZARI (Sakarya), - SAKARYA'nın Erenler ilçesinde bulunan bir lisede keskin koku nedeniyle öğrenciler tahliye edildi. Sakarya Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) ve Adapazarı Gaz Dağıtım A.Ş. (AGDAŞ) ekipleri okulda inceleme başlattı.
Olay, Erenler'deki Ali Dilmen Anadolu Lisesi'nde saat 12.30 sıralarında meydana geldi. Öğrenciler dersteyken okulda keskin bir koku yayılmaya başladı. Genizleri yakan koku nedeniyle okulda bulunan yaklaşık 800 öğrenci tahliye edildi. Doğalgaz sızıntısından şüphelenen okul yönetimi durumu AGDAŞ'a ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ne bildirdi. Okula çok sayıda AGDAŞ, 112 Acil ve polis ekibi sevk edildi.
Astım ve çeşitli akciğer hastalığı bulunan öğrencilere ambulanslarda müdahale edildi. Polis de okul ve çevresinde güvenlik önlemi aldı. AGDAŞ ekiplerinin ilk incelemesinde doğalgaz sızıntısına rastlanmadı. Bunun üzerine okula AFAD ekipleri çağrıldı. AFAD ekipler okuldaki kokunun kaynağını bulmak için inceleme başlattı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
-Okulun bahçesindeki öğrenciler
-112 ambulansları, Polis ve AGDAŞ ekipleri
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
======================================

Kaynak: DHA

19 Ekim 2018 Cuma 14:17

Recep Tayyip Erdoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi, Polis, Güncel