Dha Yurt Bülteni -13

Kılıçdaroğlu: Yeni Zelanda, inanç üzerinden siyasetin tehlikeli sonuçlar doğuracağını gösteriyorCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki 2 camiye, cuma namazı sırasında düzenlenen silahlı terör saldırısıyla ilgili, 'Acı ve bizi derinden yaralayan bir olay.

Kılıçdaroğlu: Yeni Zelanda, inanç üzerinden siyasetin tehlikeli sonuçlar doğuracağını gösteriyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki 2 camiye, cuma namazı sırasında düzenlenen silahlı terör saldırısıyla ilgili, "Acı ve bizi derinden yaralayan bir olay. Bunu yapanları lanetliyoruz. İnsan sevgisi ve inancı olan herkesin böyle bir olayı lanetlemesi lazım. Batılı dostlarımıza seslenmek isteriz. Müslümanlık ve inanç üzerinden siyaset yapmanın ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağını, Yeni Zelanda örneği gösteriyor" dedi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Yalova'da muhtarlar, esnaf odalarının başkanları, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Raif Dinçkök Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda; Yalova Belediye Başkanı ve 'millet ittifakı'nın 31 Mart yerel seçimi için adayı CHP'li Vefa Salman, CHP Yalova Milletvekili Özcan Özel ile CHP'ye katılan, ANAP'ın kurucularından, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan da yer aldı. Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki 2 camiye, cuma namazı sırasında düzenlenen ve 49 kişinin yaşamını yitirdiği silahlı terör saldırısını lanetleyerek, konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:  
"Her sabah güzel bir güne başlamak isteriz; güneş doğar, güzel haberlerle karşılaşmak isteriz. Bu kez farklı bir şey oldu. Yeni Zelanda'dan acı haberler geldi, Şu ana kadar ulaşan bilgilerden, cuma günü namazını kılan Müslümanların üzerine ateş açıldığını, 49 kişinin hayatını kaybettiğini öğrendik. Acı bir olay, bizi derinden yaralayan bir olay. Bunu yapanları lanetliyoruz. İnsan sevgisi ve inancı olan herkesin böyle bir olayı lanetlemesi lazım. Batılı dostlarımıza seslenmek isteriz. Müslümanlık üzerinden, inanç üzerinden siyaset yapmanın ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağını, Yeni Zelanda örneği gösteriyor. İnsanoğlunun inanç üzerinden siyaseti ağır bedeller ödemesine yol açmıştır. Yüzyıl Savaşları var. Sadece Hristiyan dünyası farklı mezhepler nedeniyle 100 yıl savaşmıştır. 100 yıl insanlar birbirlerini öldürdüler. Niye birbirimizi öldürüyoruz?"
'KİN DUYGUSUYLA SİYASET YAPILMAZ'
Siyaset kurumunun, dini siyasete alet etmemeye özen göstermesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "İnanç üzerinden, kimlik üzerinden siyasetin ağır bedellere yol açtığını hepimiz gördük. İkinci Dünya Harbi'nden Hitler'in dünyayı kana bulaması da kimlik üzerinden siyasetin neler doğurabileceğini gösterdi. Hala bundan ders almayan, dünya tarihini iyi okumayan siyasetçiler var. İnsanlar ibadetlerini yapıyorlar, yüreklerinde hoşgörü var. Neden o insanlar öldürülür, hangi gerekçeyle? Bir toplumun genlerine kin tohumları ekerseniz sonuç felaket olur. Yunus Emre, kin tutmamayı hepimize söylemiştir. Kin tutarak, insana bakılmaz. Kin tutarak, sorunlar çözülmez. Kin ve intikam duygusuyla siyaset yapılmaz" dedi. 
'ORTA DOĞU'DA EGEMEN GÜÇLERİN SAHİP OLACAĞI GÜCÜ KIRMAK ZORUNDAYIZ'
Siyasetin, hizmet yarışı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, düşmanlaştırılarak, kin ve nefretle yapılmaması gerektiğini dile getirip, şunları söyledi:  
"Türkiye, İran, Irak, Suriye bir araya gelmeli, 4 ülkenin kendi içindeki akrabaları bir başka ülke içinde zaten. İnanç birliktelikleri var. Neden bu 4 ülke bir araya gelmiyor da sorunun kaynağı haline geliyor Orta Doğu'da? Orta Doğu'da egemen güçlerin sahip olacakları gücü kırmak zorundayız. Bu düşmanlık neden? Egemen güçlerin kışkırtması. Türkiye'nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacı var, radikal dönüşüme ihtiyacı var, barış ve huzur eksenli siyasete ihtiyacı var. Barışı en çok savunan, savaş meydanlarından gelen Gazi Mustafa Kemal'dir. Yemen'e, Filistin'e de gitmiştir. Anadolu'da her cephede çarpışmıştır; ama savaşın ne kadar acımasız yüzünün olduğunu görmüş ve tanıklığını yapmıştır. O nedenle demiştir 'Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir' diye. Neden savaş? Neden İslam dünyasında kan akıyor? Neden İslam dünyasındaki üniversite sayısı Hindistan'daki üniversite sayısından daha az? Bunların sorgulanması lazım, yeniden düşünmemiz lazım. Yeni bir anlayışa, duruşa ihtiyacımız var. Ahlaklı, insanı esas alan; herkesin kimliğine, inancına saygı duyulan bir anlayışa ihtiyacımız var. Kimseyi ötekileştirmek gibi bir düşünce içine girmeye hakkımız yoktur. İnancımız da kültürümüz de böyle öngörüyor. Birilerinin dolduruşuna gelip, bir arkadaşımızı farklı görmek, toplumun dışına itmek, asla doğru değil."
'BAŞARISIZLIK VAR'
Hükümete yönelik eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Bizim belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 TL. Bunu sağlıyoruz, sağlamak zorundayız. Herkesin yaşamını huzur içinde geçindirmesinin yolu, onun belli bir yaşam standardını sağlamasına bağlı. İşsizlik en temel sorun. Şu anda Türkiye'nin yaşadığı bir sürü sorun var. Sonuçta hepsi geliyor, insana dayanıyor. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Bir babanın, okula giden çocuğuna harçlık vermemesi ne demektir? Bir annenin, akşam çocuğunun karnını doyuramaması ne demektir? Bütün ülkeler bütün programlarının başına istihdamı koyar. İstihdam yaratıyorsan zaten memlekette huzur var demektir. Yeni işsizlik rakamları açıklandı. Resmi rakamlar; yüzde 13,5'e çıktı. Felaket bir şey. 2002 krizinde böyle bir tablo yoktu. İşsiz sayımız 7,5 milyona dayandı. Büyük bir kısmı da üniversite mezunu işsizler. Gençler niye üniversiteye gider? Okusunlar; daha iyi bir hayatları olsun, gelirleri olsun, daha iyi geçinsinler, dünyayı gezsinler görsünler, diye. İşsiz kalacak, diye hangi anne- baba çocuğunu üniversiteye gönderir? Bir iktidar işsizlik sorununu çözüyorsa o iktidar başarılıdır; çözmüyorsa, dünyanın ortak söylemidir, o iktidar başarısızdır. İşsizlik yüzde 13,5'e çıkmışsa başarısızlık vardır" dedi. 
'TÜRKİYE'Yİ CAZİBE MERKEZİ OLMAKTAN ÇIKARDINIZ'
Hükümetin farklı yıllarda açıkladığı teşvik ve destek paketlerine değinen CHP lideri Kılıçdaroğlu, 2004 yılının Şubat ayında 'Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Kanunu'nun çıkarıldığını ve daha sonra açıklananların destek paketleri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "2015'te Sayın Binali Yıldırım, yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlama üzerine paket açıkladı. 'Turkuaz halı sereceğiz' diyor Biz turkuaz halıyı nereye serdiğinizi çok iyi biliyoruz. 2016'da Binali Yıldırım 'Devrim niteliğinde yenilikler yaptık ve teşvik paketi açıkladık' diyor. Nasıl oluyor da 7,5 milyon işsiz? 2016 Eylül ayında çok sayıda bakanla birlikte 'Doğu ve Güneydoğu'da 23 ili cazibe merkezi yapacağız' diyorlar. Hangi il cazibe merkezi oldu? Yatırım yaptılar, Türkiye'yi cazibe merkezi olmaktan çıkardınız. Devam ediyor Binali Yıldırım, 'istihdam seferberliği' diyor. Recep Tayyip Erdoğan, bu sefer 'İstihdam seferberliğinde ikinci dönem' diyor. Hani ne oldu? 7,5 milyon işsiz. Torba yasayı Meclis'ten çıkardılar, istihdama teşvik için. Nasıl oluyor da insanlar işsiz?" diye konuştu. 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ekrem İmamoğlu açıklama yaptı. 'Belediye başkanı olduğumda 150 bin kişiye istihdam yaratacağım' dedi. Rakibi Binali beyin söylemi; 18 Şubat 2009. 'Belediyelerin istihdam görevi yoktur' diyor. Ekrem bey açıklama yaptı, '150 bin demiştim, 200 bin kişilik istihdam yaratacağım' dedi. Sonra Binali bey, '5 yılda 500 bin kişiye istihdam yaratacağım' dedi. Günaydın beyefendi. Devleti kimlerin yönettiğini görüyorsunuz. Tutarsızlıkları, çaresizlikleri görüyorsunuz. Öngörüsüzlükleri görüyorsunuz, neleri yapıp, neleri yapmayacaklarını bilmediklerini görüyorsunuz. Bir ülkenin büyümesinin yolu, işsizlikle mücadelenin bir tek yolu vardır; üretim. Üretirseniz, alın teri dökerseniz kazanırsınız. Yeni fabrikalar kurarsanız istihdam alanı açılır. Başka yolu yok. Peki Türkiye'de ne oldu? Üretimden koparıldı. Eğer bir beka sorunu aranıyorsa Türkiye üretimden koparıldığı için gelecek sorunu vardır."
'ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN, ÖYLE OY VERİN'
Almanya'yı örnek veren Kılıçdaroğlu, "Almanya, Avrupa'nın en güçlü devletlerinden biri. Almanya baktı, Çin'de büyük gelişme var, çok düşük ücretlerle insanlar üretiyorlar. 'Rekabet edemeyeceğim' diyor, 'O zaman benim gelecekte beka sorunum olabilir'. Ne yaptı? Sanayide 4.0'a geçti. Yapay zekalı makineler, basıyorsun düğmeye, 24 saat kesintisiz çalışıyor. Çin'e karşı, Hindistan'a karşı rekabet üstünlüğü sağlamak istiyor. Geleceği öngörerek, planlayarak, yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir planı var mı şu anda? En son kalkınma planının süresi 2018'de bitti. Yarın ne olacağını kimse bilmiyor. 17 yıldır Türkiye'yi yönetenlerin Türkiye'yi getirdikleri nokta budur. Tarlada çalışan, üreten insanın derdi var. Sadece 2018'de Yunanistan'dan 115 milyon dolarlık pamuk ithal ettik. 28 milyon dolarlık buğday ithal ettik, 13 milyon dolarlık tütün ithal ettik. Orta Anadolu buğday ambarıydı, ne oldu? Batı'nın egemen güçleri diyor ki '82 milyonluk Türkiye'yi kim doyuracak?' Hollanda diyor 'Ben doyuracağım', Kanada diyor 'Ben doyuracağım'. 'Mercimeği ben vereyim, eti bir başkası. Samanı Romanya'dan alın'. Üreticiler ne olacak, ne olacak bu çiftçiler? Size illa 'Gidin, A ya da B partisine oy verin' demiyorum; sadece elinizi vicdanınıza koyun, öyle oy verin" diye konuştu. 
Ülkücülere seslendiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim 6 okumuzdan biri milliyetçilik. Vatanseverliktir; vatanımızı, bayrağımızı seviyoruz. Ülkemizi seviyoruz ve biz milliyetçiyiz. Eğer bir kazanç elde edilecekse önce benim ülkem sağlasın, benim ülkem güçlü olsun. Üretmezseniz başkalarının ürettiklerini tüketirsiniz, büyüyemezsiniz. Bir süre sonra onlardan emir almaya başlarsınız" dedi. 
Konuşmasının sonunda muhtarlığın önemli olduğunu vurgulayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, muhtarlığın da bütçesinin olması gerektiğini söyledi.
CANLI YAYINLANDI
GÖRÜNTÜLERİN TAMAMINI, AŞAĞIDA BİLGİLERİ BULUNAN FTP ADRESİNDEN İNDİREBİLİRSİNİZ
FTP adresi: 178.211.55.226
Kullanıcı adı: dhaabone 
Şifre: dha
-Seçim otoüsü ve selamlaması
-Salona gelmesi 
-Hediye verilmesi
Süre: 2.09 dk Boyut: 242 mb
Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER- İsmail ÖZTÜRK- Gürkan DURAL  /  YALOVA,
====================
Polonya'da öldürülen Furkan'ın cenazesi memleketi Konya'ya getirildi (2)
SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Polonya'da uğradığı bıçaklı saldırı sonucu öldürülen Selçuk Üniversitesi   İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler 2'nci sınıf öğrencisi Furkan Kocaman (21), cenazesi morgdan alındıktan  sonra baba evine getirilerek helallik alındı. Burada  anne Ayşegül Kocaman, "Yavrum cennet kuşum" diyerek ağladı. Ardından da cenaze namazının kılınması için Külahçı Camii önüne getirildi. 
Cenaze namazına Konya'da bulunan Sağlık Bakanı Murat Koca, Vali Cüneyit Orhan Toprak, milletvekilleri, ailesi yakınları, üniversiteden arkadaşları olmak üzere yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Bakan Koca, baba Celalettin Kocaman'a, başsağlığı diledi. İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu'nun kıldırdığı namazın ardından Hacı Fettah Mezarlığı'na defnedildi. 
Görüntü Dökümü 
-------------
cenazenin baba evine getirilmesi 
Hellalik alınması 
Cenazenin cami önüne getirilmesi 
cenaze namazından detay
Omuzlardan taşınması 
-Genel ve detay
Haber- Kamera: KONYA DHA))
=================
Polis babanın en acı günü
Uşak'ta 3 motosikletin çarpıştığı kazada ölen lise öğrencisi Enes Kıtır (18), memleketi Manisa'nın Kula ilçesinde toprağa verildi. Kaza günü görevli olarak gittiği olay yerinde oğlunun cesediyle karşılaşınca büyük acı yaşayan polis memuru baba Fatih Kıtır ve diğer yakınları, cönaze töreninde gözyaşlarını tutamadı.
Kaza, dün (perşembe) saat 17.00 sıralarında, Uşak-İzmir yolu Desan Sitesi Mevkii'nde meydana geldi. Uşak Lisesi 11'inci sınıf öğrencileri Enes Kıtır yönetimindeki 64 EK 033 plakalı motosiklet ve U.D. yönetimindeki 64 AAB 371 plakalı motosiklet, karşı yönden gelen TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Meslek Lisesi öğrencisi N.B.T. yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, motosikletli üç lise öğrencisinden Kıtır'ın kaza yerinde öldüğünü belirledi. Diğer yaralı öğrenciler U.D. ve N.S.T. ise ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralılardan N.B.T.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Uşak Trafik Denetleme Şube Müdürülüğü'nde görevli polis memuru Fatih Kıtır, kaza yerine gittiğinde acı haberle yıkıldı. Kazada ölen gencin oğlu Enes Kıtır olduğunu gören baba Kıtır, gözyaşlarını tutamadı. Meslek hayatında en acı görevine giden polis memuru Kıtır'ı, meslektaşları teselli ettti.
BABA AYAKTA DURMAKTA ZORLANDI
Enes Kıtır'ın morga kaldırılan cenazesi, işlemlerin tamamlanmasının ardından yakınları tarafından teslim alınarak, toprağa verilmek üzere memleketi Manisa'nın Kula ilçesine getirildi. Enes Kıtır, cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, Güvercinlik Mahallesi Ebedi Mezarlığı'nda toprağa verildi. Enes Kıtır'ın ailesi, büyük üzüntü yaşadı. Görevli olarak gittiği kaza yerinde oğlunun öldüğünü görerek sinir krizleri geçiren polis memuru baba Fatih Kıtır, törende güçlükle ayakta durabildi. Acılı baba, meslektaşları ve yakınları tarafından teskin edilmeye çalışıldı. Anne Aynur Kıtır ve talihsiz gencin kızkardeşi Döndü Kıtır'ın da oldukça bitkin oldukları görüldü.
Oldukça kalabalık bir katılımla son yolculuğuna uğurlanan Enes Kıtır'ın cenaze törenine; Kula Kaymakamı Kemal Duru, Kula İlçe Emniyet Müdür Vekili Komiser Yardımcısı Mustafa Yıldırım, Kula Belediye Başkanvekili Vedat Yılmaz, baba Fatih Kıtır'ın mesai arkadaşları, ölen Enes Kıtır'ın öğretmenleri, öğrenci arkadaşları, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle çok sayıda Kulalı katıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
Cenazeden görüntü
Baba Fatih Kıtır'ın ağlaması
Genel ve Detay görüntü
Haber- Kamera: Hasan YİĞEN / KULA (Manisa), DHA)
=================
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yangın (2)
YAKLAŞIK 100 HASTA SPOR SALONUNA TAŞINARAK GÖZETİME ALINDI
İzmir'deki, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'de, yoğun bakım servisi ve yemekhane bölümünün de olduğu A Blok'ta bulunan trafo merkezinde çıkan yangın sonrasında, tahliye edilen yaklaşık 300 hastanın 100'ü, hastanenin yanındaki Orhan Gazi Yiğitbaşı Çok Amaçlı Spor Salonu'na taşındı. Durumu ağır olan hastalar sedyelerle taşınırken, bazı hastalar yakınları tarafından sırtta taşındı. Spor salonu içine yerleştirilen hastane yataklarına yatırılan hastalardan durumu ağır olanlara doktorlar ilk müdahalede bulundu. Hastalar, ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk edilirken, sevk işlemleri hala sürüyor.
'HİÇBİR HASTAMIZ ZARAR GÖRMEDİ'
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu, gidebilecek durumda olan hastaları evlerine gönderdiklerini söyleyerek, "Yangın tamamen kontrol altına alındı. Duman tahliye edildi. A Blok bu yangından etkilendi. Elektrik kesildiği için ameliyatlarımız durduruldu. Bunun yanı sıra Dahiliye ve Ortopedi servislerinde yatan hastalarımızı tahliye ettik. Bu hastalarımızın çevredeki diğer hastanelere sevki için çalışıyoruz. Durdurduğumuz 15 ameliyatı o bölgede elektrik kesilmediği için tamamlayabildik. Yoğun bakımdaki hastalarımız herhangi bir zarar görmedi. Şu anda hastanemizde canla başla çalışıyoruz. Ancak sevindirici olan hiçbir hastamızın zarar görmemesi" dedi.
Görüntü Dökümü
---------
Spor salonundaki hastalardan görüntü
Haber-Kamera: Davut CAN / İZMİR,
====================
DP'ye geçen başkan AK Parti'yi destekleyeceğini açıkladı 
Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde, 2 dönemdir AK Parti'den Belediye Başkanlığı görevini yürüten, 31 Mart yerel seçimlerinde partisi tarafından aday gösterilmeyince Demokrat Parti'den aday olan Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, AK Parti'nin Büyükşehir Belediyesi adayı Zeynel Abidin Beyazgül'ü destekleyeceğini söyledi.  Seçilmesi durumunda tekrar AK Parti'ye geçeceğini belirten Özyavuz, "Cumhurbaşkanımızın söylediği tren olayı bizler için değildir. Trenden inip, başka kulvardaki arkadaşlar için söylemiştir" dedi.
DP'den Harran belediye başkan adayı olan, mevcut belediye başkanı Mehmet Özyavuz, düzenlediği basın toplantısında AK Parti'nin Büyükşehir Belediyesi adayı Zeynel Abidin Beyazgül'ü destekleyeceğini açıkladı.  Özyavuz basın toplantısında, "Arkadaşların yoğun talebi üzerine Demokrat Parti'den aday olmaya arkadaşlarımızla birlikte karar aldık. Bizim çizgimiz belli, 12 Eylül sonrası ben ve arkadaşlarımın çizgisi belli, bayrağına, vatanına bağlı DP'den girdik. Ülkenin birlik ve beraberliği, bayrağı bizim için çok önemlidir. Onun için bu kararı aldık" diye konuştu.
'YABANCI PARTİ DEĞİL, YUVAMIZ'
31 Mart seçimlerinden yeniden belediye başkanı seçilmesi durumunda AK Parti'ye geçip geçmeyeceği sorulan Özyavuz, "Yabancı bir parti değil, yuvamız. Biz hep nerede olursak olalım, vatanına, bayrağına, başkanımıza bağlıyız" dedi. Cumhurbaşkanın Recep Tayyip Erdoğan'nın 8 Mart'ta Şanlıurfa'da düzenlediği mitingde söylediği "Menfaatleri neredeyse oraya gidiyorlar. Bu trenden inenler bir daha bu trene binemezler" sözlerinin hatırlatılması üzerine de, "Cumhurbaşkanımızın söylediği tren olayı bizler için değildir. Trenden inip başka kulvardaki arkadaşlar için söylemiştir. Bizler için hiçbir alakası yok. Biz nerede olursak olalım vatanına, bayrağına, Cumhurbaşkanı'na bağlı insanız, bu açık ve nettir" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
---------------
Düzenlenen basın toplantısı
Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz
Özyavuz basın açıklaması yapması
Genel ve detay görüntüler
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 197 MB
Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)
====================
Kamyonun çarptığı 3 katlı bina yıkıldı
Kayseri'nin Develi ilçesinde, freni boşalan kamyonun çarpması sonucu kolonları hasar gören 3 katlı binanın yıkılmasına karar verildi. Binanın yıkımına başlandı.
Önceki gün Aşık Seyrani Caddesinde meydana gelen kazada, Erciyes Dağı'ndan inen Celal Çetiner (50) yönetimindeki 38 JH 157 plakalı kamyon, ilçe merkezine girişte freninin boşalması sonucu kontrolden çıktı. Kamyon, park halindeki 4 otomobile ve ardından yol kenarındaki 3 katlı binaya çarptı. Binanın giriş katında bulunan beyaz eşya deposuna giren kamyonda sürücü Celal Çetiner ve yanındaki Şener Korkmaz (42) öldü, apartmanın önünde bekleyen 2 kişi ise yaralandı.
BİNA YIKILDI
Kazanın ardından binada oturan 19 kişi tahliye edildi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlileri, binada hasar tespit çalışması yaptı. İncelemede, binanın taşıyıcı kolonlarının hasar gördüğü belirlendi. Riskli bulunan binanın yıkılmasına karar verildi. Binada oturanların eşylarını tahliye etmesi ardından bugün apartmanın yıkımına başlandı. İş makinesi ile yapılan çalışma ile binanın yıkımı gerçekleştirildi. Kaza sırasında depoda hasar gören yaklaşık 800 bin lira değerindeki beyaz eşyanın da enkaz altında kaldığı belirtildi.
Görüntü Dökümü
---------
-Binanın yıkılması
-Çevredeki vatandaşlardan görüntü
-Olcay Düzgün tarafından anons
-Genel detay
SÜRE: 1 Dosya 7.05 Dakika / 654 MB
Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ,
==================
Kışanak ve Tuncel'e verilen cezayı az bulan savcıdan itiraz
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Gültan Kışanak ve DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel'e 'terör örgütüne üye olmak' ve 'terör örgütü propagandası yapmak' suçlarından verilen hapis cezalarını az bulan savcı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine başvurarak karara itiraz etti.
Malatya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesinde 1 Şubat'ta karara bağlanan davanın ardından Malatya Cumhuriyet Savcısı Murat Karakuş, 'terör örgütüne üye olmak' suçundan 11 yıl 3 ay, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan ise 3 yıl hapis cezası verilen Kışanak ve 'terör örgütüne üye olmak' suçundan 9 yıl 9 ay, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan da 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptıran Tuncel hakkındaki karara itiraz etti.  Savcı yargılama aşamasında, Kışanak'ın 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 22,5 yıl, Tuncel'in ise 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçundan 15 yıl cezalandırılmasını talep etmişti. Savcı, her iki sanık için 'iki defa zincirleme silahlı terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 26 yıl 8'er ay hapis cezası istemişti. Cumhuriyet Savcısı, itirazında sanıklardan Kışanak'a her ne kadar 'terör örgütüne üye olma' suçundan ceza verilse de 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan da ceza alması gerektiğini ve 'silahlı terör örgütü propagandası yapmak' suçundan da bir kez değil iki kez ceza alması gerektiğini aktararak, cezayı az buldu. Savcı Karakuş, Tuncel için ise alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın üst sınırdan verilmesini istedi.
Haber: Taha AYHAN/MALATYA, - 
==================
'Salda Gölü' özel çevre koruma bölgesi ilan edildi
Burdur'un Yeşilova ilçesinde 'Türkiye'nin Maldivleri' olarak adlandırılan Salda Gölü, Cumhurbaşkanlığı kararıyla 'özel çevre koruma bölgesi' ilan edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Şubat'ta Burdur'da yaptığı mitingde, Yeşilova ilçesindeki turkuaz suyu ve bembeyaz kumsalları ile 'Türkiye'nin Maldivleri', 'Saldivler' gibi isimlerle anılan, son yılların önemli turizm merkezi Salda Gölü ve çevresinin özel koruma alanı ilan edileceğini, etrafına 300 bin metrekarelik millet bahçesi yapılacağını açıklamıştı.
Salda Gölü ve çevresinin 'özel çevre koruma bölgesi' ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Burdur Valisi Hasan Şıldak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımızın 18 Şubat'ta Burdur Cumhuriyet Meydanı'nda müjdesini verdiği Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanına ilişkin 824 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Salda Gölü ve çevresinin doğal, temiz yapısının korunması ve bu şekilde turizme kazandırılmasını sağlayacak olan bu önemli kararın hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Haber: Mesut MADAN/BURDUR, -

Kaynak: DHA

15 Mart 2019 Cuma 16:01

Güncel