Dha Yurt Bülteni -14

14USULSÜZLÜK YAPILAN İHALENİN GELİRİNİN PKK İÇİN KULLANILDIĞI İDDİASI: 10 GÖZALTIVan'da usulsüz yapılan ihalenin kazancının terör örgütü PKK/KCK'nın desteklenmesine yönelik kullanıldığı iddiasıyla 5 ilde düzenlenen operasyonda, 10 kişi gözaltına alındı.

DHA YURT BÜLTENİ -14
USULSÜZLÜK YAPILAN İHALENİN GELİRİNİN PKK İÇİN KULLANILDIĞI İDDİASI:  10 GÖZALTI
Van'da usulsüz yapılan ihalenin kazancının terör örgütü PKK/KCK'nın desteklenmesine yönelik kullanıldığı iddiasıyla 5 ilde düzenlenen operasyonda, 10 kişi gözaltına alındı.
Van Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte yapılan bir ihalede usulsüzlük yapıldığı ve ihaleden gelen paranın da terör örgütü PKK/KCK'nın desteklenmesi amacıyla kullanıldığının tespiti üzerine operasyon düzenlendi. Van merkezli İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve Muş'ta düzenlenen baskınlarda 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ise çok sayıda dijital materyal ve örgütsel doküman ele geçirildi.
Soruşturma kapsamında 3 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
POLİS KEMARASI
------------------
-Adreslere operasyon düzenlenme anı
-İçeri girilip arama yapılırken
-Gözaltına alınan şahısların Emniyet Müdürmüğünü getirilişi
-Şahıslar, araçtan indirilip emniyete götürülmesi
Haber-Kamera: Orhan AŞAN/VAN, - 
====================
BM'DEN İDLİB'E, 29 TIR İNSANİ YARDIM
Birleşmiş Milletler'in (BM) Suriye'nin İdlib kentine insani yardımları devam ediyor.
Reyhanlı'daki lojistik merkezinden yüklenen 29 TIR, İlçe Jandarma Trafik ekipleri ile BM araçlarının eşliğinde Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı'na geldi. Buradaki işlemlerin ardından İdlib kentine hareket etti. TIR'lardaki insani yardımların İdlib ve kırsalındaki sivillere dağıtılacağı belirtildi.
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
Haber: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI (Hatay), - 
==================
KAZADAN YARALI KURTULAN ÇOCUKLAR O ANLARI ANLATTI
Erzincan'ın Refahiye ilçesinde meydana gelen kaza da hayatın kaybeden köy muhtarı dualar eşliğinde toprağa verilirken, takla atan araçtan çıkarak, babasının ölüm haberini köye ulaştıran 7 yaşındaki Demircan ile 10 yaşındaki Sıla kazanın şokunu halen üzerlerinden atamadığı gözlendi.
Önceki gün gece saatlerinde Refahiye ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki Karayaprak Köyü yakınlarında meydana gelen kazada, Demircan ve Sıla isimli iki çocuğu ile birlikte ilçeden dönen Karayaprak Köyü Muhtarı Erkan Celep'in(38) kullandığı 24 M 6072 plakalı minibüs sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 40 metre yükseklikten taklalar atarak dereye uçtu. Kazada Erkan Celep olay yerinde hayatını kaybederken 2 çocuğu ise yaralandı.
GECE YARISI YALINAYAK YÜRÜYEREK KÖYE ULAŞTILAR
Kazada hayatını kaybeden Erkan Celep, yapılan otopsinin ardından bugün öğlen namazında kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi. O gece hurdaya dönen araçta saatler sonra kendi çabaları ile çıkarak 1 kilometrelik yolu yürüyen, 10 yaşındaki Sıla ile kardeşi 7 yaşındaki Demircan Celep, halen şok yaşıyor. Konuşma zorluğu çeken kardeşler annelerine sarılarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar.
 Köye geldikleri sırada bir anda lastiklerin dönmeye başladığını ve aracın yuvarlandığını ifade eden 7 yaşındaki Demircan Celep; "Araç takla atarak ağaca çarptı ve durdu, sonrasını hatırlamıyorum" diye konuştu.
Kazanın ardından saatler sonra kendilerine gelen iki kardeş aracın içerisinde kanlar içerinde kalan babasına seslenmek istediler ancak cevap alamayınca kendisine gelmesi için sallayarak uyandırmaya çalıştılar. Başarılı olamayınca iki kardeş yalınayak şekilde hurdaya dönen aracın pencerelerinden çıkarak önce 40 metre yüksekliğindeki dereyi tırmandılar, Yola çıkmayı başaran Demircan ve Sıla kardeşler daha sonra gece yarısı 1 kilometrelik yolu yürüyerek köye ulaşıp, acı haberi anneleri İpek Celep'e ulaştırdılar.
"ANNE BABAM KANLAR İÇERİSİNDE SALLADIK, SALLADIK UYANDIRAMADIK"
Kazada hayatını kaybeden Erkan Celep'in Eşi İpek Celep (33), sabaha karşı kapı çalındığında karşısında çocukları gördüğünde çok korktuğunu söyledi. Anne Celep, "Çocuklarım 'Anne, biz kaza yaptık, babam aşağı derede kanlar içerisinde salladık, salladık uyanmadı, telefondan aradık bulamadık, yukarı yola çıktık, gözümüzü uyku aldı, sonra yola düştük buraya geldik' dediler. Sabah tam beşte buradaydılar" diye konuştu.
HURDAYA DÖNEN ARACIN ÇIKARTILMASI İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI
Kazanın ardından Erzincan İl Özel İdaresi'ne bağlı ekipler 40 metre derinliğindeki dereye düşen minibüsün çıkartılması için çalışma başlattı. İş makineleri sabah saatlerinde araca ulaşmak için yol açarken, bölgeye çekicide çağırıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------
-Kaza yapan araçtan görüntü
-Aracın çıkartma çalışmaları
-Cenazenin defnedilmesinden görüntü
-Cenazeye katılanlardan görüntü
-Kaza dan yaralı kurtulan iki çocuk ve annesinden görüntü
-Anne İpek Celep'in açıklaması
-Çocuk Demircan Celep'in açıklaması
-Cemevi önünde taziyeden görüntü
Haber-Kamera: Coşkun MENEK / ERZİNCAN, -381mb-3dk10sn
===============
SİNOP'TAN ANKARA'YA ADAYLIK BAŞVURUSUNA GİDERKEN KAZADA ÖLDÜ
Sinop'un Durağan ilçesinden MHP Belediye Başkan adaylığı müracaatı için Ankara'ya gelen Ali Dalkılıç (68), içinde bulunduğu otomobilin kaza yapması sonucu hayatını kaybetti. Kazada, MHP Durağan İlçe Başkanı Osman Yıldırım ve Hayrettin Ateş yaralandı.
Ankara'nın Akyurt ilçesi Tekebeli Mevkiinde sabah saatlerinde meydana gelen kazada, Sinop Durağan MHP İlçe Başkanı Osman Yıldırım yönetimindeki 06 BC 3780 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyeti kaybetmesi sonucu takla attı. Olay yerine gelen 112 Acil sağlık ve itfaiye ekipleri otomobilde oturduğu yerde sıkışan Ali Dalkılıç'ı zorlukla çıkarttı. Dalkılıç'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve durumunun hafif olduğu belirtilen Hayrettin Ateş, Akyurt Devlet Hastanesi'ne, ağır yaralanan araç sürücüsü Durağan MHP İlçe Başkanı Osman Yıldırım ise Ankara Numune Hastanesi'ne sevk edildi.
ESKİ BAŞKAN ADAYLIK MÜRACAATINA GİDİYORDU
Kazada hayatını kaybeden evli ve 4 çocuk babası Ali Dalkılıç'ın 1994-2004 yılları arasında Durağan Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğu, 31 Mart 2019 yerel seçimleri için belediye başkanlığı adaylık 
başvurusu için MHP Genel Merkezi'ne geldiği öğrenildi.
Haber: Hakkı TÜRKDAĞ/AKYURT (Ankara) - 
===================
6 İLDE FETÖ OPERASYONU: 8 GÖZALTI
Zonguldak merkezli 6 ilde, FETÖ/PDY'nin 'Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki yapılanması'na yönelik düzenlenen operasyonda, 8 kişi gözaltına alındı.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nca FETÖ/PDY'nin 'Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki yapılanması'na yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, 'ardışık arama' ve 'kripto şifreleme' yöntemlerini kullanan 8 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince dün sabah saatlerinde Zonguldak merkezli İstanbul, Kocaeli, Edirne, Yozgat ve Siirt'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Bugün de sürdürülen operasyonlarda, 8 kişi gözaltına alındı. 6'sı muvazzaf, 2'si Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen eski askeri öğrenci olan şüpheliler, işlemleri için Zonguldak Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. 
Haber: ZONGULDAK, - 
==============
RÖNTGEN ODASINDAKİ CİNAYETİN SANIĞINA, 'HAKSIZ TAHRİK' İNDİRİMİYLE 12,5 YIL HAPİS
Eskişehir'de, geçirdiği kaza nedeniyle hastaneye kaldırılan Harun Güler'i (31) röntgen odasında bıçaklayarak, öldüren Serdar Aldemir (28), ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılandığı davada 'haksız tahrik' indirimi uygulanıp, 12 yıl 6 ay hapse çarptırıldı.
Olay, 28 Ağustos'ta, Eskişehir Devlet Hastanesi'nde meydana geldi. Farklı hastanede kantin işleten Harun Güler, geçirdiği motosiklet kazasında hafif yaralandı. Kantincinin yanında çalışan Tuğba Aldemir'in (27) eşi Serdar Aldemir, kaza yerinde Güler'in düşürdüğü cep telefonunu buldu. Cep telefonuyla Güler'in yakınlarına kazayı bildirmek isteyen Aldemir, eşi ile kantincinin mesajlaştığını gördü. Serdar Aldemir; telefonda 'Tubik' adıyla kayıtlı eşinin Harun Aldemir'e 'Bebeğim' diye mesaj gönderdiğini, kantincinin de Tuğba Aldemir'e 'Canım, bebeğim, ben de seni seviyorum. Ben sana bitireyim demiyorum. Biz zaten beraberiz, bir plan yapabilmemiz için Serdar'dan kurtulman gerekiyor diyorum' yazdığını gördü. 
10 YERİNDEN BIÇAKLADI
Serdar Aldemir, daha sonra eşi Tuğba Aldemir'i alıp, evlerine götürdü. Serdar Aldemir'in burada dövmeye başladığı eşi, pencereden atlayarak, kaçtı. Serdar Aldemir, bir süre sonra evden ekmek bıçağını alıp, Eskişehir Devlet Hastanesi'ne gitti. Harun Güler'in röntgen odasında olduğunu öğrenen Aldemir, içeri girdi. Üzerindeki ekmek bıçağını çıkaran Aldemir, Güler'i 10 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan Harun Güler, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Hastane polisi ve özel güvenlik görevlileri tarafından yakalanan 1 çocuk babası Aldemir, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Aldemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine gönderildi.
'KARINA SAHİP ÇIKSAYDIN' DEMİŞ
Serdar Aldemir hakkında, Eskişehir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Ömür boyu hapsi istenen tutuklu sanık Aldemir, duruşmada çok pişman olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:  
"Eşim Tuğba, maktul Harun'un iş yerinde çalışıyordu. Eşimle aramızda bazı geçimsizliklerimiz vardı. Eşim Tuğba üstüme üstüme geliyordu. Bir nevi beni tartışmaya çekiyordu. Olaydan 1 gün önce ben Tuğba'ya boşanmayı teklif ettim. Fakat o, bunu kabul etmedi. Olay tarihinde ben maktulün iş yerine birkaç kez eşimin de orada çalışması sebebiyle uğradım. Maktul benim motosikletimi aldı, bulunduğumuz yerden yaklaşık 100 metre kadar ilerledikten sonra kaza yaptı. Bu kaza sebebiyle ben yakınlarına haber vermek istedim. O sırada maktulün cep telefonunu bana verdiler. Ben de maktulün yakınlarını aramak isterken mesaj tuşuna basmışım. Mesajlarda eşimin maktul arasındaki yazışmaları, yani mesajlarını görünce ikisinin arasında bir ilişki olduğunu anladım. Eşim Tuğba ile beraber eve gittik. Aramızda bu nedenle tartışma yaşandı. Tartışma sırasında eşime birkaç kez vurdum. Daha sonra eşim camdan atlayarak evden kaçtı. Ben eşimi korkutmak için mutfaktan bıçak aldım. Hastaneye yani maktulün yanına gitmek gibi bir niyetim yoktu. Maktulü öldürmek gibi bir kastım yoktu. Ancak eşimle aralarındaki ilişkiyi konuşmak için hastaneye gittim. Orada maktulün eniştesi ile karşılaştım. Sonra maktulün bulunduğu röntgen odasına geçtim. Maktule 'Bunu bana nasıl yaparsın? Biz kardeştik' diye söylendim. O da bana 'Karına sahip çıksaydın, erkek olsaydın' şeklinde cevap verince ben o öfkeyle üzerimdeki bıçakla onu bıçakladım."
EŞİNDEN ŞİKAYETÇİ OLMADI
Eşi Serdar Aldemir'den şikayetçi olmadığını belirten Tuğba Aldemir de "Maktul ile bizim duygusal ilişkimiz vardı. Kendi aramızda mesajlaşıyorduk. Eşim, o gün bu mesajları gördü. Eşimle birlikte eve gittik, eşim bana vurdu. Aramızda tartışma yaşandı. Şikayetçi değilim" dedi.
'HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ' UYGULANDI
Eskişehir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tutuklu sanık Serdar Aldemir'i önce ömür boyu hapis cezasına çarptırdı ardından olayın haksız tahrik nedeniyle işlendiğine kanaat getirerek, cezayı 12 yıl 6 aya indirdi. Serdar Aldemir, jandarmalar tarafından tekrar Eskişehir H Tipi Cezaevi'ne götürüldü.
ESKİŞEHİR, - 
================
İZMİRLİ KADINLARDAN DAVULLU GÖSTERİ
İZMİR'de Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 84'üncü yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende, sadece kadınlardan oluşan '150 Kadın, 150 Davul' grubu ritim gösterisi sergiledi.
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıldönümü nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda bir tören düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sırrı Aydoğan, CHP'li Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun eşi Dr. Türkegül Kocaoğlu, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar ve kadınların katıldığı törende, Mansuroğlu Mahallesi Muhtarı Yasemen Yavuz Cezzar, 84 yıl önce Atatürk önderliğinde kazandığı haklar sayesinde 25 yıldır muhtarlık yaptığını dile getirdi. Kadınların 84 yıldır demokrasinin sesi olarak muhtarlıkta, belediyede ve mecliste görev aldığını dile getiren Cezzar, "Ben meydanlardaki en canlı rengim. Bugün 5 Aralık'ta, bize tanınan değil, zorlu mücadelelerle kazandığımız bu önemli hakkın değerini, sandığın gücünü bir kez daha hatırlıyoruz. Artık hayatın her anında her alanındayız. Sesimiz hiç olmadığı kadar gür, rengimiz hiç olmadığı kadar canlı olsun. Çünkü sen 3 aylık çocuğunu beşiğinde bırakıp harbe katılan o gencecik annesin, Nene Hatunsun, sanıldığından daha cesursun. Burada karanlık yok, senin yolun bilimle, kültürle, sanatla döşendi. Ben eşiyle omuz omuza yürüyen çocuklarını Atatürk'ün ışğında yetiştiren iki kız annesiyim. Yaşamımız boyunca çocuklarımızı bu inançla yetiştirelim" diye konuştu.
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, Atatürk'ün kurtuluşun hemen ardından tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmak için çok önemli devrimleri hayata geçirdiğini, bu önemli devrimler arasında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin de olduğunu dile getirdi. Avrupa'dan çok önce Türk kadınının hakları konusunda hızlı yol aldığını söyleyen Aydoğan, "Ama sonra maalesef kadın haklarında gerileme oldu. Şimdi öyle bir nesil yetiştirilmek isteniyor ki, kız çocukları bir şey isteyemez hale getiriliyor. Eğer bunu önleyemezsek, ileride burada toplanacak kadın bulamayız. Böyle bir nesil felakettir. Kadının iş, siyaset hayatında olmadığı ülkelerde ilerleme yok" diye konuştu. Türkiye'nin bütün ekonomik krizlerden, bütün savaşlardan Türk kadınının gücüyle başarıyla çıktığını anlatan Aydoğan, "Atatürk bu hakları Türk kadınına boşuna vermedi. Çünkü Türk kadınını tanıyordu. Atatürk ve arkadaşlarına minnet duyuyorum. Çocuk evlilikler, töre cinayetleri bitmeden ölürsem, gözüm açık gidecek. Ama sizlere güveniyorum. Çalışarak, birbirimize sarılarak ülkeyi kadınlarla birlikte ayağa kaldıracağız. Sizlere, kadınlarımıza güveniyorum. Işıklı günleri sizlerin sayesinde göreceğiz" diye konuştu.
Törende konuşmaların ardından, '150 Kadın, 150 Davul' grubundan yaklaşık 100 kadın davullarıyla bir ritim gösterisi sundu. Özellikle turuncu aksesuarlar taşıyan her yaştan kadının davul çaldığı meydanda topluluk, 'Atamın ışığıyla yürüyorum', 'Teşekkürler Atam' yazılı pankartlar taşıdı. Grup daha sonra kortej eşliğinde Kültürpark'a yürüdü. Etkinlik İsmet İnönü Sanat Merkezi'ndeki skeç ve konserlerle devam etti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------
-Meydandan genel ve detay görüntü,
-Konuşmalardan görüntü,
-Kadınların davul gösterisinden görüntü,
-Kültürpark'a kortej halinde yürüyen kadınlardan detay görüntü.
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR,
===================
BAKANLIK DEVREYE GİRDİ, MİNİK ZEYNEP 'BİYONİK KULAK' AMELİYATI OLDU- (YENİDEN)
Gümüşhane'de işitme kaybı yaşayan ve 'biyonik kulak' olarak bilinen 'koklear implant' temin edilemediği için 5 aydır ameliyat olamayan 3,5 yaşındaki Zeynep Mine Koyun için Sağlık Bakanlığı devreye girdi. Küçük kıza, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde koklear implant cihazı takıldı.
Türkiye'de hastaneler ile firmalar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle koklear implant cihazı temin edilemeyince ameliyatlar durmuştu. Bu durum, biyonik kulak ameliyatı olmayı bekleyen çocukları da mağdur etti. Gümüşhane'de asgari ücretle çalışan Ozan Koyun'un işitme kaybı yaşayan 3,5 yaşındaki Zeynep Mine de ameliyat olamadı. 
Sağlık Bakanlığı'nın devreye girmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun cihazı temin etmesiyle aileye 5 ay sonra müjdeli haber geldi. Minik Zeynep Mine, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Servisi'nde ameliyata alındı. Zeynep Mine Koyun'a 'koklear implant' cihazı takıldı. Hastane yetkilileri, aileye, ameliyatın başarılı geçtiğini Zeynep Mine'nin yaklaşık 4 hafta sonra duymaya başlayacağı müjdesini verdi.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emine Demir, "Aile bize telefonla ulaştı, hasta bilgileri mail yoluyla bizlere geldi. Hastamızı çağırdık, kontrollerinizi yaptık. Bizim burada yapmamız gereken testleri yapıp ameliyata karar verdik. Bugün itibarıyla 7 hastamıza 'koklear implant' ameliyatı yaptık. Zeynep'e de bu ameliyatı uyguladık. Hastamızın durumu gayet iyi.Yaklaşık 3 ile 4 hafta süreci sonrasında artık seslere alışıp, duymaya başlayacak" dedi.
'BU BİR EKİP İŞİ'
Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı Başkanı Engin Dursun da başarının bir ekip çalışması sonucu geldiğini belirterek, "Özellikle çocuk ve doğuştan işitme kaybı yaşayan hastalarda eğer uygunsa bu ameliyatları kliniğimizde gerçekleştiriyoruz. Bize bu olanağı sağlayan bakanlığımıza ve tüm yetkilere teşekkür ediyoruz. Bu bir ekip işi. Eğer olanaklar sağlanırsa Sayın Cumhurbaşkanımızın da adını taşıyan bu üniversitemiz kliniğinde iyi işler yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
MUTLUĞU KELİMELERLE ANLATAMADI
Zeynep Mine'nin babası Ozan Koyun ise, çocuklarının sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduklarını söyledi. Ozan Koyun, kızlarının ameliyat sürecinde kendilere destek olan herkese ve Sağlık Bakanlığı'na teşekkür etti.
Haber: Aytekin KALENDER/RİZE, -
05 Aralık 2018 Çarşamba 14:52

DHA, PKK, Güncel